SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ham Petrol

Ekometre - Ham Petrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ham Petrol haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hürmüz'de petrol trafiği yeniden başladı Haber

Hürmüz'de petrol trafiği yeniden başladı

Yaklaşık 5 milyon varil petrol taşıyan üç İran tankeri, aylar sonra ilk kez bölgeden çıkış yaptı. Gemi takip ve veri analitiği şirketi Kpler'in verilerine göre, İran bağlantılı üç petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayı aşarak bölgeden ayrıldı. ABD yaptırım listesinde yer alan İran Ulusal Tanker Şirketi'ne ait Diona ve Hero 2 isimli iki süpertanker, toplam 3,8 milyon varil ham petrol taşıyarak Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yaptı. İran bağlantılı üçüncü tanker de yaklaşık 1 milyon varil ham petrolle bölgeden ayrıldı. Böylece toplamda yaklaşık 5 milyon varil petrol taşıyan üç tanker, aylar sonra ilk kez Hürmüz Boğazı'ndan geçmeyi başardı. Gözler Cenevre'deki anlaşmada ABD ile İran'ın yaklaşık dört aydır devam eden ve bölgeyi savaşın eşiğine getiren gerilimi sona erdirmek amacıyla hafta başında çevrim içi olarak bir ön barış mutabakatı imzaladığı belirtiliyor. Tarafların nihai anlaşma metnini cuma günü İsviçre'nin Cenevre kentinde imzalaması bekleniyor. Anlaşmanın detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmazken, mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası gemi trafiğine açılması ve İran petrol ihracatına yönelik bazı kısıtlamaların gözden geçirilmesinin gündemde olduğu değerlendiriliyor. Uzmanlar, boğazdaki petrol trafiğinin yeniden başlamasının küresel enerji piyasaları açısından önemli bir gelişme olduğunu ve petrol fiyatları üzerindeki arz baskısını azaltabileceğini belirtiyor.

Türkiye'nin petrol ithalatı nisanda yüzde 12,6 geriledi Haber

Türkiye'nin petrol ithalatı nisanda yüzde 12,6 geriledi

Ham petrol ve motorin ithalatındaki gerileme dikkat çekti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) "Nisan 2026 Petrol Piyasası Sektör Raporu"na göre, Türkiye'nin toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 12,6 azalarak 3 milyon 757 bin 501 ton olarak gerçekleşti. Toplam ithalatın en büyük bölümünü oluşturan ham petrol ithalatı, nisanda yıllık bazda yüzde 9,19 düşüşle 2 milyon 620 bin 645 tona geriledi. Motorin türleri ithalatı da yüzde 26,22 azalarak 802 bin 329 ton oldu. Kalan ithalat kalemlerini ise havacılık ve denizcilik yakıtları ile diğer petrol ürünleri oluşturdu. Türkiye'nin en fazla ham petrol ve petrol ürünü ithal ettiği ülke 1 milyon 758 bin 314 tonla Rusya oldu. Rusya'yı 529 bin 551 tonla Kazakistan ve 314 bin 827 tonla Irak takip etti. Yurt içi satış verileri incelendiğinde ise benzin tüketimindeki artış öne çıktı. Benzin satışları nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,08 yükselerek 466 bin 449 tona ulaştı. Buna karşılık motorin satışları yüzde 4,10 azalarak 2 milyon 4 bin 871 ton olarak gerçekleşti. Toplam petrol ürünü satışları ise yüzde 2,06 düşüşle 2 milyon 602 bin 949 ton seviyesinde kaldı. Petrol ihracatı yüzde 22,78 azaldı Türkiye'nin petrol piyasasındaki toplam ihracatı da nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,78 azalarak 1 milyon 69 bin 143 ton oldu. Ürün bazında değerlendirildiğinde denizcilik yakıtları ihracatı yüzde 47,82 artışla 98 bin 578 tona yükselirken, motorin ihracatı yüzde 77,47 düşüşle 101 bin 235 tona geriledi. Havacılık yakıtları ihracatı yüzde 14,29 azalarak 508 bin 950 ton, benzin ihracatı ise yüzde 39,98 düşüşle 4 bin 190 ton olarak kaydedildi. Rafineri üretimi geriledi Nisan ayında toplam rafineri petrol ürünleri üretimi de yıllık bazda yüzde 6,07 azalarak 3 milyon 200 bin 59 ton oldu. Üretim kalemlerinde ise farklı bir görünüm ortaya çıktı. Havacılık yakıtı üretimi yüzde 16,61 artışla 669 bin 985 tona, benzin üretimi yüzde 5,02 artışla 445 bin 902 tona yükseldi. Motorin üretimi ise yüzde 7,44 düşüşle 1 milyon 300 bin 381 ton olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin jet yakıtı ihracatında güçlü sıçrama Haber

Türkiye’nin jet yakıtı ihracatında güçlü sıçrama

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) mart ayına ilişkin Petrol Piyasası Sektör Raporu’na göre, Türkiye’nin havacılık yakıtı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41,14 artarak 683 bin 467 tona ulaştı. Aynı dönemde petrol piyasasında toplam ihracat ise yüzde 0,92 artışla 1 milyon 339 bin 667 ton olarak gerçekleşti. Petrol ithalatı yükseldi Mart ayında Türkiye’nin toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı yıllık bazda yüzde 7,79 artışla 4 milyon 123 bin 407 tona çıktı. Toplam ithalat içinde en büyük kalemi oluşturan ham petrol ithalatı yüzde 11,81 artarak 2 milyon 799 bin 824 ton oldu. Motorin ithalatı ise yüzde 6,26 düşüşle 987 bin 708 ton seviyesine geriledi. Türkiye’nin en fazla ham petrol ve petrol ürünü ithal ettiği ülke 2 milyon 46 bin 981 tonla Rusya olurken, onu Irak ve Kazakistan izledi. İç piyasada akaryakıt talebi arttı Yurt içi benzin satışları mart ayında yıllık bazda yüzde 8,09 artarak 480 bin 187 ton oldu. Toplam petrol ürünleri satışları yüzde 7,90 yükselişle 2 milyon 877 bin 758 tona, motorin satışları ise yüzde 8,13 artışla 2 milyon 260 bin 390 tona ulaştı. Rafineri üretiminde çift haneli büyüme Mart ayında toplam rafineri petrol ürünleri üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,47 artarak 3 milyon 593 bin 804 ton olarak gerçekleşti. Havacılık yakıtları üretimi yüzde 26,09 artışla 679 bin 578 tona yükselirken, benzin üretimi yüzde 20,31 artarak 528 bin 121 ton oldu. Motorin üretimi ise yüzde 4,30 artışla 1 milyon 467 bin 986 ton seviyesinde kaydedildi.

Trump gerilimi petrolü yükseltti Haber

Trump gerilimi petrolü yükseltti

Piyasalar, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin uzayabileceği endişesiyle yeniden hareketlendi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4’ün üzerinde artarak 105 dolar seviyesini aşarken, ABD tipi ham petrol (WTI) ise 99 doların üzerine çıktı. Trump, sosyal medya paylaşımında İran’ın teklifini “tamamen kabul edilemez” olarak değerlendirdi. Hürmüz Boğazı endişesi büyüyor Şubat sonunda başlayan çatışmalar sonrası Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin büyük ölçüde durması, küresel enerji sevkiyatında ciddi aksamalara yol açtı. Ham petrol, doğalgaz ve yakıt taşımacılığındaki sorunların fiyat baskısını artırdığı belirtiliyor. Uzmanlar, enerji arzındaki sıkıntının küresel enflasyon riskini yeniden yükseltebileceği uyarısında bulunuyor. “Fiyatlarda yeni yükseliş alanı oluşabilir” ING Group Emtia Stratejisi Başkanı Warren Patterson, ABD ile İran arasında kısa vadede anlaşma ihtimalinin zayıfladığını belirterek, çatışmaların yeniden tırmanabileceğine dikkat çekti. Patterson, artan jeopolitik risklerin petrol fiyatlarında yeni yükseliş alanı oluşturabileceğini söyledi. Bölgedeki saldırılar sürüyor Öte yandan Katar açıklarında bir yük gemisine insansız hava aracıyla saldırı düzenlendiği bildirildi. Saldırı sonrası gemide kısa süreli yangın çıkarken, olay bölgedeki deniz taşımacılığı risklerini yeniden gündeme taşıdı. Saudi Aramco CEO’su Amin Nasser ise Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamaların birkaç hafta daha sürmesi halinde enerji piyasalarının ancak 2027 yılında normalleşebileceğini ifade etti.

ABD’nin ham petrol stokları beklentilerin altında Haber

ABD’nin ham petrol stokları beklentilerin altında

ABD’de ticari ham petrol stokları geçen hafta piyasa beklentilerinin altında düşüş gösterdi. Piyasalarda beklenti stokların yaklaşık 3 milyon 400 bin varil azalması yönündeydi. Açıklanan verinin beklentinin altında kalması, enerji piyasalarında dikkatle takip edildi. Stratejik petrol stoklarında da düşüş yaşandı Ticari stoklara dahil olmayan stratejik ham petrol stokları ise 5 milyon 200 bin varil azalarak 392 milyon 700 bin varil seviyesine indi. Aynı dönemde ABD’nin benzin stoklarında da düşüş görüldü. Benzin stokları yaklaşık 2 milyon 500 bin varil azalarak 219 milyon 800 bin varil oldu. ABD’nin petrol üretimi geriledi EIA verilerine göre ABD’nin günlük ham petrol üretimi de düşüş gösterdi. 25 Nisan-1 Mayıs haftasında günlük üretim 13 bin varil azalarak 13 milyon 573 bin varile geriledi. Öte yandan: Ham petrol ithalatı günlük 273 bin varil azalışla 5 milyon 477 bin varile,ham petrol ihracatı ise günlük 1 milyon 688 bin varil düşüşle 4 milyon 750 bin varile indi.Enerji piyasaları verileri izliyor Uzmanlar, ABD petrol stok verilerinin küresel enerji piyasaları açısından önemli sinyaller verdiğini belirtiyor. Son dönemde Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, üretim tarafındaki dalgalanmalar ve küresel talep görünümü nedeniyle petrol piyasalarında yüksek oynaklık yaşanırken, stok verileri fiyatlamalarda etkili olmaya devam ediyor. EIA’nın yayımladığı “Nisan 2026 Kısa Dönem Enerji Görünümü Raporu”na göre ABD’nin günlük ortalama ham petrol üretiminin bu yıl 13 milyon 510 bin varil seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Petrol direnç göstermeye devam ediyor Haber

Petrol direnç göstermeye devam ediyor

OPEC+ grubunun üretim artışının, bölgesel arz kaybını telafi etmekte yetersiz kalabileceği öngörülüyor. Trump’ın Hürmüz hamlesi fiyatları aşağı çekti ancak ABD-İran çıkmazı petrolü 100 doların üzerinde tutmaya devam ediyor. Haziran vadeli Brent petrol 108,63 dolara gerilerken, ABD Batı Teksas tipi ham petrol (WTI) 102 dolar seviyesine indi. Trump’ın Hürmüz hamlesi fiyatları aşağı çekti ancak ABD-İran çıkmazı petrolü 100 doların üzerinde tutmaya devam ediyor. Petrol fiyatları haftanın ilk işlem gününde gerilerken, düşüşte Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemilerin çıkarılması için girişim başlatacaklarını açıklaması etkili oldu. Cnbc-e'de yer alan habere göre haziran vadeli Brent petrol 108,63 dolara gerilerken, ABD Batı Teksas tipi ham petrol (WTI) 102 dolar seviyesine indi. Ancak bu düşüş sınırlı kaldı ve fiyatlar kritik 100 dolar eşiğinin üzerinde tutunmayı sürdürdü. Hürmüz düğümü çözülmedi Fiyatların yüksek kalmasının temel nedeni ise ABD ile İran arasında henüz somut bir barış anlaşmasına ulaşılamamış olması. Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin hâlâ sınırlı olması, küresel arz endişelerini canlı tutuyor. Hafta sonu tarafların karşılıklı teklifleri değerlendirmeye devam etmesine rağmen, müzakerelerde ilerleme sağlanamaması piyasada belirsizliği artırdı. Müzakerelerde tıkanma sinyali Analistler, tarafların “kırmızı çizgilerinden” geri adım atmaması nedeniyle görüşmelerin tıkandığını belirtiyor. ABD, İran’ın nükleer programını müzakerelerin merkezine almak isterken; İran ise savaş sona ermeden ve Körfez’deki karşılıklı ablukalar kaldırılmadan bu başlığın ertelenmesini savunuyor. Bu durum, kısa vadede çözüm ihtimalini zayıflatıyor. OPEC+ Üretim artışı etkisiz kalabilir OPEC ve müttefikleri, haziran ayında günlük 188 bin varillik üretim artışı kararı aldı. Bu, üst üste üçüncü aylık artış olarak kaydedildi. Ancak İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının sekteye uğraması, bu artışın piyasada sınırlı etki yaratabileceğine işaret ediyor. Teknik seviyeler ne söylüyor? Brent petrolde 111,06 dolar seviyesi kısa vadede direnç olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması halinde fiyatların 113,58–116,03 dolar bandına yönelmesi bekleniyor. Aşağı yönlü hareketlerde ise 106,31 dolar destek seviyesi olarak izlenirken, bu seviyenin kırılması durumunda 101,57 dolara doğru geri çekilme ihtimali gündeme gelebilir.

Para Politikası Kurulu toplantı özeti açıklandı Haber

Para Politikası Kurulu toplantı özeti açıklandı

Küresel Ekonomi 1. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve ölçüsü enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir. 2. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, başta Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olmak üzere birçok ekonomide 2026 yılı için büyüme öngörüleri aşağı yönde güncellenmiştir. Diğer taraftan, 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesi ile büyüme oranlarının toparlanması beklenmektedir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin yıllık bazda bir önceki PPK dönemine göre 2026 yılı için bir miktar aşağı,2027 yılı için ise bir miktar yukarı yönde revize edilerek sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 2,4 oranında artacağı tahmin edilmektedir. 3. Emtia fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırmıştır. Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Gelişmiş ülke merkez bankalarının fiyatlanan politika faizi patikaları, geçtiğimiz PPK dönemine göre belirgin olarak yukarı kaymıştır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır. Parasal ve Finansal Koşullar 4. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 13 Mart–17 Nisan döneminde yüzde 3,2 seviyesine ulaşmıştır. Bu artışta ihtiyaç ve taşıt kredileri etkili olmuştur. Türk lirası (TL) ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,9, kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması ise yüzde 2,5 seviyesine yükselmiştir. 5. TL mevduat faiz oranları, 13 Mart ile biten haftaya kıyasla 260 baz puan artarak 17 Nisan ile biten haftada yüzde 47,2 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 121 baz puan artışla yüzde 49,3 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 441 baz puan artarak yüzde 63,1; konut kredisi faizleri 267 baz puan artarak yüzde 36,8; oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faizleri ise 397 baz puan artarak yüzde 39,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 6. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 27 Mart tarihinde, makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla Türk lirası cinsinden kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında değişiklikler yapmıştır. Buna göre, deprem bölgesine kullandırılan kredilere ilişkin istisnalar kaldırılmış, istisna krediler arasında yer alan esnaf kredilerinin kapsamı daraltılmıştır. 7. TCMB brüt uluslararası rezervleri, 13 Mart’tan bu yana 15,2 milyar ABD doları azalarak 17 Nisan itibarıyla 174,5 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 11 Mart’tan bu yana yaklaşık 20 baz puan düşerek 21 Nisan itibarıyla 233 baz puan seviyesine gerilemiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 21 Nisan itibarıyla 11 Mart’a kıyasla yüzde 9,3 seviyesine gerilerken, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 21,0 seviyesine yükselmiştir.Önceki PPK toplantı haftasından 17 Nisan’a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasından 4,2 milyar ABD doları çıkış, hisse senedi piyasasına ise 0,5 milyar ABD doları giriş olmak üzere toplam 3,7 milyar ABD doları net portföy çıkışı gerçekleşmiştir. Talep ve Üretim 8. Şubat ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 0,2 oranında azalış, çeyreklik bazda ise yüzde 4,5 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışlarda aylık bazda sınırlı yükseliş gözlenmekle birlikte çeyreklik artış manşet rakama göre daha düşük olmuştur. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,6 oranında düşüş, çeyreklik bazda ise yüzde 1,2 oranında artış göstermiştir. Hizmet üretim endeksinde şubat ayında, aylık bazda yüzde 1,2, çeyreklik bazda ise yüzde 1,1 oranında artış olmuştur. Ulaştırma ve konaklama gibi hanehalkı talebiyle daha yakından ilişkilendirilebilecek alt kalemlerde çeyreklik görünüm daha zayıftır. Kartla yapılan harcamalar ilk çeyrekte sınırlı bir artış göstermiştir. Beyaz eşya satışları şubat ayında yükselmekle birlikte çeyreklik olarak düşmüştür. Otomobil satışları ise yılın ilk çeyreğinde gerilemiştir. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın ilk çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde bir miktar artışa, geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde ise gerilemeye işaret etmiştir. Nisan ayına ilişkin veriler, kayıtlı iç piyasa siparişlerinde ılımlı bir seyir ile geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde sınırlı bir iyileşme ima etmektedir. Özetle, göstergeler iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret etmektedir. 9. Şubat ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2,6 oranında, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 2,2 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, şubat ayı itibarıyla ilk çeyrekte yatay seyretmiştir. Şubat ayında, ocak ayında sanayi üretimindeki daralmada önemli rolü olan inşaat bağlantılı sektörlerin üretiminde artış olmakla birlikte, söz konusu artış ocak ayındaki gerilemeyi kısmen telafi etmiştir. Böylece, şubat ayı itibarıyla inşaat bağlantılı sektörlerde üretim çeyreklik olarak azalmıştır. Tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında, sanayi üretimi çeyreklik bazda sınırlı bir gerileme göstermiştir. Bu çerçevede, sanayi üretiminin ana eğilimi zayıf seyretmektedir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, mart ayında savaş kaynaklı etkilerle geleceğe yönelik üretim beklentilerinde bozulma ima etmiştir. Nisan ayı iktisadi yönelim anketi verileri de üretim beklentilerindeki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Diğer taraftan kapasite kullanım oranı mart ve nisan aylarında yatay bir seyir izlemiştir. İnşaat üretim endeksi ise, şubat ayı itibarıyla yılın ilk çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,4 oranında, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 6,9 oranında yükseliş kaydetmiştir. Böylece, ilk çeyrekte inşaat üretim endeksinin çeyreklik ve yıllık büyüme oranları gerilemiştir. 10. Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,2 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 1,3 oranında azalmıştır. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,8 puan düşmüştür. İstihdamda ve katılım oranındaki gerilemelerin birbirini büyük ölçüde dengelemesiyle işsizlik oranı çeyreklik olarak yüzde 8,3 seviyesinde yatay seyretmiştir. Anket göstergeleri, imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir. 11. Şubat ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 7,5 milyar ABD doları açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 2,3 milyar ABD doları artarak 35,4 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri aylık bazda 2,7 milyar ABD doları, 12 aylık birikimli olarak 60,1 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 62,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür. 12. Mart ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalat, savaşın olumsuz etkilerine rağmen artış kaydetmiştir. Bununla birlikte, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre yükselmiştir. Söz konusu dönemde, altın ithalatı bir miktar gerilemiştir. Mart ayı itibarıyla 12 aylık birikimli altın ithalatı 23,6 milyar ABD doları olmuştur. Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açığın mart ayında artacağı öngörülmektedir. Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin nisan ayında da süreceği, söz konusu etkilerin boyutunun ise gelişmelerin süresi ve ölçüsüne göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Yılın ilk çeyreğinde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı bir önceki çeyreğe göre gerilemiştir. Mart ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ve nisan ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta sınırlı artışa işaret etmektedir. 13. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı şubat ayında yüzde 159,7 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 214,9 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir. Enflasyon Gelişmeleri ve Beklentiler 14. Tüketici fiyatları mart ayında yüzde 1,94 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,66 puan azalarak yüzde 30,87’ye gerilemiştir. Mart ayında tüketici enflasyonunda, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan enerji fiyatları ve bunun ulaştırma hizmetlerine olan yansımaları öne çıkmıştır. Bu çerçevede, yıllık enflasyon enerji ile hizmet gruplarında bir miktar yükselirken, diğer ana gruplarda gerilemiştir. Yıllık tüketici enflasyonundaki düşüşe karşın, B endeksinin (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı ile C endeksinin (gıda ve alkolsüz içecekler, enerji, alkollü içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı her iki endekste de yaklaşık 0,20 puan artışla sırasıyla yüzde 30,11 ve yüzde 29,68 olarak gerçekleşmiştir. 15. Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, gıda ve alkolsüz içecekler, alkol-tütün-altın ve temel mallar gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,83, 0,22 ve 0,21 puan azalırken; enerji ve hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,35 ve 0,25 puan artmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla zayıflamıştır. Bu dönemde gıda enflasyonu yavaşlarken, gıda dışı tüketici enflasyonu enerji fiyat gelişmelerine bağlı olarak yükselmiştir. 16. Mart ayında tüketici enflasyonundaki yükselişte enerji grubunun etkisi öne çıkmıştır. Bu dönemde, enerji fiyatları ham petrol fiyatlarındaki gelişmelere istinaden akaryakıt fiyatları öncülüğünde yüzde 4,75 oranında artarken, eşel mobil uygulaması uluslararası enerji fiyat gelişmelerinin enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırlamıştır. Yağışlara bağlı olarak hidroelektriğin elektrik üretimindeki artan payı ile son kaynak tedarik tarifesi (SKTT) üzerinden elektrik fiyatında kaydedilen gerileme bu grupta daha olumsuz bir görünümü sınırlayan bir diğer unsur olmuştur. Yılın ilk iki ayında gıda enflasyonunda gözlenen yüksek seyir mart ayında yavaşlamıştır. İşlenmemiş gıda fiyatlarında temelde sebze ile et fiyatları öne çıkarken, işlenmiş gıda grubunda fiyat artışları önemli ölçüde yavaşlamıştır. Hizmet enflasyonu aylık bazda gerilerken, mevsimsel etkilerden arındırıldığında, haberleşme ile jeopolitik gelişmelerle güçlenen ulaştırma hizmetleri fiyatlarındaki artışların da katkısıyla yüksek seyrini korumuştur. Diğer taraftan, temel mal grubu enflasyonu, giyim ve ayakkabı fiyatlarında mevsimsel gerilemeye ek olarak, dayanıklı tüketim malları fiyatlarındaki görünümün etkisiyle düşük seyrini sürdürmüştür. 17. Enflasyonun ana eğilimi mart ayında gerilemiştir. Ana eğilim bileşenlerinden olan, mevsimsellikten arındırılmış aylık B enflasyonu düşerken, C enflasyonu yükselmiştir. Bu ayrışmada işlenmiş gıda enflasyonundaki yavaşlama etkili olmuştur. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel mallarda bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdürmüş, hizmette yatay seyretmiş, işlenmiş gıdada ise önemli ölçüde zayıflamıştır. Ana eğilim göstergeleri, üç aylık ortalamalar bazında ise belirgin bir değişim göstermemiştir. 18. Mart ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama enflasyon bir önceki aya kıyasla hem temel mallarda hem de hizmetler sektöründe görece yatay seyretmiştir. 19. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmakta ve hizmet enflasyonu mal enflasyonuna göre yüksek seyretmektedir. Mart ayı itibarıyla yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 26, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında seyretmektedir. Mart ayında hizmet sektörü alt kalemleri arasında ulaştırma hizmetleri aylık yüzde 5,06’lık artış ile öne çıkmış, bu gelişmede akaryakıt fiyat gelişmelerinin yansımaları hissedilmiştir. Haberleşme hizmetlerinde aylık enflasyon yüzde 3,03 ile görece yüksek seyretmiştir. Diğer hizmetler grubunda en belirgin yükseliş yüzde 4,51 ile paket turda gözlenmiş, bunu yüzde 4,35 oranındaki artışla finansal hizmetler kalemi izlemiştir. Eğitim hizmetlerinde ise aylık fiyat artışı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük gerçekleşmiştir. Bu dönemde, kira enflasyonu aylık bazda yüzde 2,42 olurken yıllık bazda yüzde 52,45’e gerilemiştir. Lokanta-otel grubunda fiyatlar, yüzde 1,18 ile bir önceki aya göre sınırlı oranda artmıştır. 20. Yurt içi üretici fiyatları mart ayında yüzde 2,30 oranında artmış, yıllık üretici enflasyonu 0,52 puan yükselişle yüzde 28,08 olmuştur. Tüketici fiyatlarında olduğu gibi üretici tarafında da enerji fiyat gelişmeleri öne çıkmıştır. Enerji fiyatları aylık yüzde 4,65 oranı ile belirgin ölçüde yükselirken, yağışların seyrine bağlı olarak elektrikte üretici fiyatlarının gerilemesi, enerji fiyatlarında daha olumsuz bir görünümü sınırlamıştır. Mart ayında dayanıklı tüketim ile sermaye malları fiyatlarında ılımlı bir seyir izlenmiştir. Eşel mobil mekanizması tüketici fiyat artışlarını sınırlarken, vergi dışı derlenen üretici fiyatları küresel gelişmelerden daha fazla etkilenmektedir. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde tüketici ve üretici enflasyonları arasında bir ayrışma gözlenmesi söz konusu olabilecektir. 21. Brent ham petrol fiyatları jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hem mart hem de nisan ayında genel olarak yükseliş göstermiş ve güçlü oynaklık sergilemiştir. Petrol fiyatlarına benzer şekilde, TTF doğal gaz fiyatları arz kısıtları endişesiyle mart ayının ortalarında belirgin bir oranda yükseldikten sonra nisan ayında düşüş eğilimi göstermiştir. Ayrıca enerji ile bağlantılı emtia fiyatları dalgalı bir seyir izlemiştir. Enerji ve hammadde akışındaki küresel ölçekte kesintiler, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yüksek artışla birlikte üretim maliyetlerini artırarak küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır. 22. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi mart ayında tarihsel ortalamasının üzerinde seyretmiştir. Mart ayında, Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler ve alternatif rota arayışları teslimat sürelerini uzatırken, güvenlik riskleri nedeniyle sigorta primleri ve navlun fiyatları yükselmiştir. Nisan ayında, Çin’e yönelik konteyner endeksi yüksek seviyelerini sürdürürken, küresel konteyner endeksinde ve kuru yük taşımacılık endekslerinde de belirgin fiyat artışları kaydedilmiştir. Döviz kuru sepeti nisan ayının ilk üç haftası itibarıyla ılımlı seyrini sürdürmüştür. Mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri mart ayında hem girdi fiyatlarında hem de ürün fiyatlarında yükselişe işaret etmiştir. Veriler teslim sürelerinde kısmi bir uzamaya işaret ederken, henüz üretimi aksatacak boyutta bir tedarik sorununu ima etmemektedir. 23. Nisan ayında enflasyon beklentilerinde yükseliş gözlenmiştir. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 2,2 puan yükselerek yüzde 27,5 seviyesinde; 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi 1,4 puan artışla yüzde 20,1 düzeyinde gerçekleşmiştir. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 1,2 puan yukarı yönlü güncelleme ile yüzde 23,4 olurken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,7 puan artışla yüzde 18,0 oranında ölçülmüştür. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,3 puan yükselerek yüzde 11,9 düzeyine çıkmıştır. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, mart ayında 0,9 puan artarak yüzde 32,9 seviyesine yükselmiştir. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 1,1 puan artarak yüzde 49,9 olmuştur. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Yakın dönemdeki gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkileri önem taşıyacaktır. 24. Öncü veriler, nisan ayında tüketici fiyatlarının seyrinde enerji ve gıda fiyatlarının öne çıkacağına, ana eğilimin ise bir miktar yükseleceğine işaret etmektedir. Yurt içi enerji fiyatlarında meskenlere yönelik doğalgaz ve elektrik fiyat artışlarına istinaden önemli bir yükseliş izlenmektedir. Doğalgazda, elektriktekine benzer şekilde, meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmiştir. Bu uygulamanın da etkisiyle nisan ayında meskenlere yönelik doğal gaz fiyatları yüksek bir oranda artmaktadır. Jeopolitik gelişmelerle artan petrol fiyatlarının etkisiyle akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş sürmektedir. Öncü veriler nisan ayında gıda fiyatlarında bir miktar yükselişe işaret etmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatları temelde sebze ile et kalemleri öncülüğünde artarken, işlenmiş gıda tarafında ekmek fiyatlarındaki yükseliş öne çıkmaktadır. Hizmet grubunda, akaryakıt fiyatlarındaki artışın yansımasıyla ulaştırma hizmetlerinde (özellikle havayolu taşımacılığı tarafında) artış devam etmektedir. Temel mal grubunda yeni sezona geçişle giyim ve ayakkabı tarafında mevsimsel fiyat artışları izlenirken, dayanıklı tüketim mallarında aylık enflasyon mobilya ve beyaz eşyadaki artışlara karşın, otomobil sektöründeki indirim kampanyaları ile ılımlı seyretmektedir. Emtia fiyatlarındaki oynaklığın ve arz kısıtlarının boyutu dikkate alındığında, enflasyon görünümüne yönelik belirsizlik önemli ölçüde yükselmiştir. Söz konusu gelişmeler ile yurt içi enerji fiyatlarının maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir. Para Politikası 25. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tutmuştur. 26. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır. 27. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. 28. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.