SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hain Akp

Ekometre - Hain Akp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hain Akp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yollar da Köprüler de Türk Milletindir Haber

Yollar da Köprüler de Türk Milletindir

Kamuoyunda ses getiren konuya ilişkin açıklama yapan Millet Partisi Bursa İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız, “Köprüler ve otoyollar; yalnızca birer ulaşım hattı değil; milletimizin ortak emeğinin ve fedakârlığının eseridir.” açıklamasını yaptı. ‘Ehil insan kalmadı mı?’ Söz konusu devasa yapıların, gelirleriyle birlikte 25 yıl süreyle özel şirketlere devredilmesine göz yumulamayacağını kaydeden Millet Partisi Bursa İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız, “İstanbul’daki iki köprünün yıllık kârı 112 milyon dolar, özelleştirilmek istenen otoyolların yıllık kârı ise 179 milyon dolardır. Bugün devletin kasasına giren bu gelirlerin yarın yabancı şirketlerin hanesine yazılması kabul edilemez. Bu memlekette bu işleri yapacak ehil insanlar kalmadı mı? Büyük Türk milleti, hiçbir imtiyazlı zümreye mahkûm değildir. Bu millet; yaptığı yolu da, köprüyü de kendi imkânlarıyla yönetebilecek kudrete sahiptir.” ‘Kamu kaynağı, kamuya yük olmamalı’ Geçmiş büyük ihalelerde yaşanan uygulamalara da dikkati çeken Akyıldız, yüklenici firmaların üretimi çoğu zaman alt yüklenicilere devrettiğini, finansmanın ise kamu bankaları üzerinden sağlandığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu: “Sonuçta kamu kaynağıyla yapılan projelerin maliyeti, yeniden kamuya yüklenmiştir. Aynı hataların tekrar edilmesi kabul edilemez. Geçici bir rahatlık uğruna kalıcı millî değerler gözden çıkarılamaz.” dedi. ‘Milli ekonomi esas olmalıdır’ Akyıldız, ihale süreçlerinin belirli gruplara yoğunlaşacak biçimde değil; rekabeti, şeffaflığı ve hesap verebilirliği esas alan usullerle yürütülmesi gerektiğini de belirterek şu çağrıda bulundu: “Özelleştirme söz konusu olacaksa, süreç yerli sermaye ve ulusal ekonomik aktörler üzerinden tasarlanmalı; kamu varlıklarının mülkiyet ve kontrolü, millî ekonomi içinde muhafaza edilmelidir. Yiğitlik; satmak değil, taş üstüne taş koymaktır. Müflis tüccar gibi günü kurtarmak değil, geleceği inşa etmektir. Milletimizi yerli ve millî kaynaklarımızı harekete geçirmeye, vatandaşlarımızın ortaklık modelleriyle bu projelere iştirakini sağlamaya davet ediyoruz.”

Ümit Özdağ'dan Devlet Bahçeli'ye cevap Haber

Ümit Özdağ'dan Devlet Bahçeli'ye cevap

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugün (5 Kasım) partisinin TBMM Grup Toplantısında sarfettiği, bebek katili Öcalan’a özgürlük çağrısı olan umut hakkı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tekrar seçilmesi sözlerine cevap verdi. Prof. Dr. Ümit Özdağ: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün MHP Grup Toplantısında yaptığı konuşmada terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan’ın umut hakkı çerçevesinde affını istemiş ve TBMM’de DEM grubuna hitap ederek PKK’nın lağv edilmesini istemesini tekrar gündeme getirmiştir. Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın serbest kalması için çalışmaktadır. Türkiye Yüzyılı, süper güç, gibi süslü lafların arkasına saklanarak terör örgütü elebaşısı Öcalan’ı İmralı’dan çıkarmak için mücadele etmektedir. Bahçeli, ‘Tabular kalktıkça, ezberler bozuldukça statüko delindikçe, insanlar birbirine dürüst davrandıkça içlerinden geçeni özgürce söyledikçe bir anlaşma ve mutabakat noktasından diğerine küçük adımlar ile ilerlemek daha kolaydır.’ Diyerek açıkça Öcalan ve PKK terör örgütü ile müzakereleri savunmaktadır. Öcalan’a umut hakkı vermek, Türk Milletinin gelecek umudunu elinden almaktır. Öcalan’a umut hakkı vermek binlerce asker, polis, jandarma, öğretmen, savcı, hakim, korucu şehidinin ailelerinin adalet umudunu ellerinden almaktır. Öcalan’a umut hakkı vermek, bacağını, kolunu gözünü bazen hepsini kaybetmiş şehitlerimizin gazilerimizin adalet umutlarını ellerinden almaktır. Bahçeli Türk Milletini Öcalan’ın serbest bırakılmasının ile terörün biteceği konusunda aldatmaktadır. Öcalan’ı ‘TBMM’ye gelse ve PKK’yı lağvettim, terörü lanetliyorum’ dese de PKK içinde birçok grup bu açıklamayı reddedecek, PYD Suriye’de, PJAK İran’da varlığını ve terör eylemlerini sürdürecek, Türkiye için tehdit olmaya devam edecektir. Devlet Bahçeli, terörist başının ‘TBMM DEM parti grubuna gelmesine itiraz ediyor da İmralı’da kalmasına niye tepki göstermiyor? Bu ne yaman çelişkidir’ diyor. İnanılır gibi değil. TBMM Gazi, İstiklal Harbi vermiş milli mabettir. İmralı ise Türk adaletinin terörist başını yolladığı hapishane. Nasıl bir akıl bahçelinin söylediğini söyleyebilir. Bunu Türk Milletinin sağ duyusuna bırakıyorum. Öcalan’ı TBMM’de konuşmaya davet etmek, Türkiye Cumhuriyeti’ni terör örgütü karşısında mağlup etmek demektir. Bahçeli, Atatürk’ün Şeyh Sait’i TBMM’de konuşmaya davet ettiğini duymuş mu? Bahçeli, Atatürk’ün Seyyit Rıza’yı TBMM’de konuşma yapmaya davet ettiğini duymuş mu? Türk Milleti hiç böyle rezil bir teklif ile karşı karşıya gelmedi. Bahçeli, ‘Zaman Türk ve Türkiye yüzyılı zamanıdır’ diyor. Biz de Bahçeli’ ye soruyoruz, Türk ve Türkiye yüzyılını Öcalan’ı TBMM de konuşturarak mı kuracaksınız? Bahçeli, ‘Osmanlı İmparatorluğu yerel kültürleri ve etnik toplulukları bünyesinde nasıl bir arada tutup barış ve sükunet ortamına tesis etmişse, ecdadımızın ayak izlerini takip ederek Türk barışı devrinde aynısını yaşatabilecektir ’diyor. Türkiye Cumhuriyeti milli- üniter- laik devletinin 101. yılında bahçelinin kafasında gelmiş olduğu yer burası mıdır? Üstelik Osmanlı yerel kültür ve etnik toplulukları bünyesinde tutamadığı için parçalanmıştır Şimdi, Türk Milleti önünde ve Türk tarihi önünde Devlet Bahçeli’ye soruları soruyorum: Mayıs 2023 de ‘önümüzdeki günlerde çok şey değişecek inşallah Türkiye değişmez’ dediniz. Türkiye’yi nasıl bir badireye sürükleyeceksiniz ki inşallah Türkiye değişmez diyorsunuz? Yapacaklarınız Türkiye’nin parçalanmasına neden olabilir mi? Mayıs 2024’te TBMM’de ‘Türkiye Milleti’ dediniz. Milletimizin adını bu şekilde mi değiştireceksiniz? Öcalan sizden PKK’yı dağıtmak için ne istedi, siz ne verdiniz? Osmanlı Devleti’nin verdiği hakları mevcut Anayasamızın ilk dört maddesini değiştirmeden nasıl vereceksiniz? Erdoğan ve Bahçeli’nin temel amacı Erdoğan’ın ölene değin cumhurbaşkanlığı yapacak bir düzenleme için Türk Devleti ve Türk Milletini bir tehdit ile karşı karşıya getiriyorlar. Bahçeli basın toplantısında ‘Sefaletin doruk noktası bir başkasının iradesine bağımlı olmaktır.’ diyor. Evet, gerçekten de bu sefaletin doruk noktasıdır. Son olarak size İmralı’da ilçe başkanlığı açmanızı öneririm. Bir oy bir oydur. Türk milliyetçilerinden alamadığınız oyu Öcalan’dan alın.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.