SON DAKİKA
Hava Durumu

#Güven Endeksi

Ekometre - Güven Endeksi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven Endeksi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Alman ekonomisinde güven artıyor Haber

Alman ekonomisinde güven artıyor

Ifo İş Dünyası Güven Endeksi 86,6 seviyesine yükselirken, gelecek döneme ilişkin beklentiler üst üste üçüncü ayda da iyileşti. Ancak mevcut ekonomik koşullara ilişkin değerlendirmelerde zayıflama dikkat çekti. Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya'da iş dünyasının geleceğe yönelik iyimserliği güçleniyor. Ifo Enstitüsü tarafından açıklanan temmuz ayı verileri, iş dünyası güveninin beklentilerin üzerinde arttığını ortaya koyarken, ekonomik toparlanmaya ilişkin umutları da destekledi. Verilere göre Ifo İş Dünyası Güven Endeksi, temmuz ayında 86,6 seviyesine yükselerek piyasa beklentisi olan 86,0 puanın üzerine çıktı. Beklentiler güçlenmeye devam ediyor Ekonominin geleceğine ilişkin beklentileri gösteren Beklentiler Endeksi, haziran ayında revize edilen 84,3 seviyesinden 86,7 puana yükseldi. Piyasalar endeksin 84,8 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyordu. Böylece Alman şirketlerinin gelecek aylara ilişkin beklentileri üst üste üçüncü ayda da iyileşme gösterdi. Mevcut koşullar zayıfladı Olumlu beklentilere rağmen mevcut ekonomik koşulları ölçen Cari Koşullar Endeksi ise beklentilerin aksine geriledi. Endeks, haziran ayındaki 87,0 seviyesinden 86,5 puana düştü. Bu tablo, şirketlerin geleceğe daha umutlu baktığını ancak mevcut faaliyet ortamında enerji maliyetleri, yüksek finansman giderleri ve küresel belirsizliklerin etkisini hissetmeye devam ettiğini gösteriyor. Ifo Başkanı: "Ekonomi daha az karamsar" Ifo Başkanı Clemens Fuest, Basra Körfezi'nde süren jeopolitik belirsizliklere rağmen Alman ekonomisinin önceki aylara kıyasla daha az karamsar bir görünüm sergilediğini söyledi. Son dönemde Alman hükümetinin büyümeyi desteklemeye yönelik reform paketlerini açıklaması da iş dünyasının beklentilerini olumlu etkileyen gelişmeler arasında yer aldı. Toparlanma sinyalleri güçleniyor Son haftalarda açıklanan PMI verileri, yatırımcı güven endeksleri ve diğer öncü göstergeler de Almanya ekonomisinde toparlanma eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor. Almanya Ekonomi Bakanlığı da yayımladığı son raporda, ekonomik göstergelerin yılın ikinci yarısında büyümenin yeniden ivme kazanabileceğini gösterdiğini belirtti. Riskler devam ediyor Buna karşın ekonomistler, toparlanmanın önünde önemli risklerin bulunduğuna dikkat çekiyor. Özellikle; Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler,enerji fiyatlarındaki yükseliş,Çin ekonomisindeki yavaşlama,ihracat talebindeki zayıflama Almanya'nın ihracata dayalı ekonomik yapısı açısından en önemli risk unsurları olarak görülüyor. Avrupa ekonomisi için kritik gösterge Ifo İş Dünyası Güven Endeksi, Avrupa ekonomisinin yönünü gösteren en önemli öncü göstergelerden biri olarak kabul ediliyor. Temmuz ayında beklentilerin üzerinde gelen veriler, Alman şirketlerinin geleceğe ilişkin güveninin yeniden güçlenmeye başladığını ortaya koyarken, mevcut ekonomik koşullardaki zayıflık ise toparlanma sürecinin kırılganlığını koruduğunu gösteriyor. Ekonomistler, önümüzdeki aylarda enerji fiyatlarının seyri, Avrupa Merkez Bankası'nın para politikası ve küresel ticaretteki gelişmelerin Alman ekonomisinin toparlanma hızını belirleyecek temel unsurlar olacağını değerlendiriyor.

Hizmet ve inşaatta güven arttı perakendede fren sinyali Haber

Hizmet ve inşaatta güven arttı perakendede fren sinyali

Özellikle satış beklentilerindeki düşüş, iç talepte temkinli seyrin sürdüğüne işaret etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin mevsim etkilerinden arındırılmış sektörel güven endeksi verilerini yayımladı. Açıklanan verilere göre, hizmet ve inşaat sektörlerinde güven artışı yaşanırken, perakende ticaret sektöründe düşüş kaydedildi. Verilere göre hizmet sektörü güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,4 artarak 112 seviyesine yükseldi. İnşaat sektörü güven endeksi ise yüzde 0,6 artışla 83,5 olurken, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,6 gerileyerek 111 seviyesine indi. Hizmet sektöründe talep beklentisi güçlendi Hizmet sektöründe güven artışını gelecek döneme ilişkin iyimser beklentiler destekledi. Son üç aylık dönemde iş durumu göstergesi yüzde 0,5 yükselirken, gelecek üç aylık dönemde hizmetlere yönelik talep beklentisi yüzde 3,7 arttı. Buna karşılık son üç aylık dönemde hizmetlere olan mevcut talep yüzde 0,2 gerileyerek sektörün mevcut faaliyetlerinde sınırlı bir yavaşlamaya işaret etti. Perakendede satış beklentileri zayıfladı Temmuz ayında en dikkat çekici gelişme perakende ticaret sektöründe yaşandı. Son üç aylık dönemde iş hacmi ve satışlar yüzde 0,5 azalırken, mevcut mal stok seviyesi yüzde 0,1 geriledi. Gelecek üç aya ilişkin iş hacmi ve satış beklentisindeki yüzde 3,8'lik düşüş, sektör temsilcilerinin önümüzdeki döneme daha temkinli baktığını ortaya koydu. Uzmanlar, yüksek finansman maliyetleri ve iç talepteki yavaşlamanın perakende sektöründeki güven üzerinde baskı oluşturmayı sürdürdüğünü değerlendiriyor. İnşaatta siparişler arttı, istihdam beklentisi zayıfladı, inşaat sektöründe ise karışık bir tablo dikkat çekti. Mevcut kayıtlı siparişlerin düzeyi yüzde 3,9 artarak sektör açısından olumlu bir sinyal verirken, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi yüzde 2,3 geriledi. Bu görünüm, firmaların yeni iş almaya devam ettiğini ancak istihdam konusunda temkinli davrandığını gösteriyor. Ekonomide sektörler farklı yönlerde ilerliyor Temmuz ayı verileri, Türkiye ekonomisinde sektörler arasında ayrışmanın sürdüğünü ortaya koyuyor. Hizmet sektöründe geleceğe yönelik iyimserlik güç kazanırken, inşaat sektöründe sipariş artışı dikkat çekiyor. Buna karşın perakende ticarette satış beklentilerindeki gerileme, tüketici talebindeki yavaşlamanın sektöre yansımaya devam ettiğini gösteriyor. Önümüzdeki aylarda enflasyon, finansman koşulları ve iç talebin seyri, sektörel güven endekslerinin yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

Borsa güne yükselişle başladı Haber

Borsa güne yükselişle başladı

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftanın yeni işlem gününe yükselişle başladı. Endeks, açılışta önceki kapanışa göre 36,25 puan artarak 14.010,38 puana yükseldi ve yeniden 14 bin puan seviyesinin üzerine çıktı. BIST 100 endeksi, dün satış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü yüzde 0,69 değer kaybıyla 13.974,14 puandan tamamlamıştı. Bugünkü açılışta ise piyasalarda sınırlı da olsa alıcılı bir görünüm öne çıktı. Sektör endeksleri incelendiğinde, bankacılık endeksi yüzde 0,05 gerilerken, holding endeksi yüzde 0,17 değer kazandı. Günün ilk işlemlerinde yatırımcısına en fazla kazandıran sektör yüzde 1,07 ile inşaat olurken, menkul kıymet yatırım ortaklığı endeksi yüzde 1,34'lük düşüşle en fazla gerileyen sektör olarak kayıtlara geçti. Küresel piyasalarda ise Orta Doğu'daki jeopolitik riskler gündemdeki yerini korurken, ABD'de hız kazanan bilanço sezonunda özellikle teknoloji şirketlerinden gelen olumlu finansal sonuçlar risk iştahını desteklemeye devam ediyor. Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak Reel Kesim Güven Endeksi ile Kapasite Kullanım Oranı verilerinin piyasaların yönü açısından yakından izleneceğini belirtiyor. Yurt dışında ise yatırımcıların odağında ABD haftalık mortgage başvuruları bulunuyor. Teknik açıdan değerlendirildiğinde, analistler 14.100 ve 14.200 puan seviyelerini direnç, 13.900 ve 13.800 puan seviyelerini ise destek olarak öne çıkarıyor. Açılışta 14 bin puanın üzerine çıkan BIST 100 endeksinin bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlayıp sağlayamayacağı gün içi işlemlerde yakından takip edilecek.

Türkiye’nin En İyi İşverenleri 2026 sahnesindeydi Haber

Türkiye’nin En İyi İşverenleri 2026 sahnesindeydi

21 Nisan akşamı düzenlenen ödül töreniyle duyurulan liste; Türkiye genelinde 600’den fazla organizasyonu ve 175 binden fazla çalışanın geri bildirimini kapsayan, iş dünyasının en kapsamlı güven endeksi araştırmasının sonuçlarını temsil ediyor. Bu yıl Türkiye’nin dört bir yanından farklı sektörlerde faaliyet gösteren 137 organizasyon, yüksek güven kültürüne dayalı çalışan deneyimiyle “En İyi İşveren” unvanını tescilledi. Lojistikten teknolojiye, finanstan üretime kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilen analizlerde; listede yer alan şirketler, çalışan deneyiminin tüm çalışanlar için tutarlı seviyede pozitif olması anlamına gelen “For All™” kriterlerinde en yüksek performansı gösterenler oldu. Kategorilere Göre Başarı Tablosu Organizasyonların çalışan sayısına göre altı kategoride açıklandığı listede; 10-49 çalışan kategorisinde [41], 50-99 kategorisinde [20], 100-249 kategorisinde [30], 250-499 kategorisinde [16], 500-999 kategorisinde [10] ve 1.000 üzeri çalışan kategorisinde ise [20] şirket yer alarak bu prestijli unvanın sahibi oldu. Eyüp Toprak: “Güveni Bir Performans Matematiğine Dönüştürenler Kazandı” Ödül töreninde yaptığı konuşmada bu yılki sonuçları değerlendiren Great Place To Work® Türkiye CEO’su Eyüp Toprak: “Great Place To Work® olarak bu yıl 175 binden fazla çalışanın sesini dinledik. Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki; Türkiye iş dünyası için güven artık sadece duygusal bir kavram değil, en stratejik performans birimidir. Listemizde yer alan organizasyonları diğerlerinden ayıran en temel fark, güveni sistematik bir matematik gibi yönetebilmeleridir. Güvenin yüksek olduğu yapılar, belirsizlik dönemlerinde hızlanıp değer üretirken; güvenin düşük olduğu yapılarda en iyi yatırımlar bile karşılığını bulmakta zorlanıyor.” dedi. Yapay Zekâ ve İnsan Odaklı Liderlik Dengesi Teknolojik dönüşümün çalışan deneyimine etkisine de değinen Toprak: “Şirketler yapay zekâya devasa bütçeler ayırsa da gerçek verimlilik ancak psikolojik güvenliğin olduğu ekosistemlerde ortaya çıkıyor. Bu yılın En İyi İşverenleri, teknolojiyi bir tehdit değil, bir destekçi olarak konumlandırmayı başaran; çalışanına 'deneme cesareti' aşılayan vizyoner liderliğe sahip kurumlar oldu. Geleceğin iş dünyasını, teknolojiyi insan odaklı bir güven kültürüyle birleştirenler inşa edecek.” şeklinde konuştu. Hakkaniyet ve Şeffaflık Ön Planda Araştırma sonuçlarına göre, çalışan deneyiminde en belirleyici unsurlardan birinin “Hakkaniyet” algısı olduğuna dikkat çeken Toprak; yüksek maaş politikalarından ziyade adil yönetim, fırsat eşitliği ve şeffaf iletişimin çalışan adanmışlığı üzerindeki etkisinin her geçen yıl arttığını vurguladı. Farklı sektörlerden bu prestijli listeye giren şirketlerin tam listesi ise şöyle: 10-49 Çalışan Sayısı Kategorisi DE LA PAU COFFEE DOĞA HR DANIŞMANLIK RENART GLOBAL WORIMEX TRIPY DOUBLE EVENTS TERA FİNANS FAKTORING CIRCLE GAMES IFF FORWARDING İZGÖREN AKADEMİ BAR OTOMOTİV VAKIF GYO NEOWISE TEKNOLOJİ NGC THE MEDIOLOGY MELINO TRAVEL MAXELANCE MONART LOJİSTİK BYTE TEKNOLOJİ LAYHER AD VENTURE DIGITAL RICH PRODUCTS TÜRKİYE SECURE FUTURE BİLGİ TEKNOLOJİLERİ CALIGO TEKLİFİMGELSİN TSKB GYO PEKİN & PEKİN BROTHERS & PARTNERS ORTAK SAĞLIK GÜVENLİK BİRİMİ ADL KURUMSAL GALAKSİYA BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ İLETİŞİM YAZILIM STOIKK PRESULT İLETİŞİM LEARTES STUDIOS CELLMARK NS GLOBAL LOJİSTİK ANAPET TAŞIMACILIK YSL ULUSLARARASI NAKLİYAT PULSE MÜHENDİSLİK KEY EVENT BUHLER TÜRKİYE 50 – 99 Çalışan Sayısı Kategorisi ERSOY HOLDİNG REMAX TÜRKİYE AKLEASE MYNET SICPA TÜRKİYE GALATA WIND ENERJİ DOĞAN YATIRIM BANKASI ETHICA SİGORTA CHIESI BROWN FORMAN TÜRKİYE SMARTPULSE TEKNOLOJİ TTS ULUSLARARASI NAKLİYAT WHITE CITY HOTELS VISA PRINTPARK OFSET VE AMBALAJ ARKEM KİMYA PRIME SİSTEM VE TEKNOLOJİ YM İDİS MÜHENDİSLİK KIPERIN COLLAGEN LİMAK YATIRIM ENERJİ ÜRETİM 100-249 Çalışan Sayısı Kategorisi MAGNA SEATING ANKA BİLİM KOLEJİ TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ALLIANZ PARTNERS ING HUBS TÜRKİYE SERVIER İLAÇ VE ARAŞTIRMA VIESSMANN ANKARA SİGORTA STRYKER KATILIM EMEKLİLİK PERNOD RICARD TREPAŞ FERSAN FERMANTASYON EDENRED HEWLETT PACKARD ENTERPRISE AGROTECH İKAS TEKNOLOJİ ZOETIS LILLY TÜRKİYE TIMAC AGRO LİMA LOJİSTİK GALATA TAŞIMACILIK ODINE AON TÜRKİYE TAKEDA EKİN SMART CITY TEKNOLOJİ CONTINENTAL TÜRKİYE KRON TEKNOLOJİ ONEINGAGE PLAN-S 250-499 Çalışan Sayısı Kategorisi PLUXEE TÜRKİYE ABBVIE ORGANİK KİMYA AMCOR SPECIALTY CARTONS İZMİR CODEWAY SIEMENS HEALTHINEERS AG VIATRIS KALKINMA YATIRIM BANKASI METLIFE BEGÜM REFERANS HOLDİNG TEKNASYON FLORA FOOD GROUP SELUZ ALPLA ALBARAKATECH ECZACIBAŞI İLAÇ PAZARLAMA 500-999 Çalışan Sayısı Kategorisi ESBAŞ ASTRAZENECA TÜRKİYE MİKROGRUP FRAPORT TAV ANTALYA ARCHITECHT TOM KINAY TAŞIMACILIK VE LOJİSTİK COATS GLOBAL KHC TÜRKİYE TREDAŞ 1000+ Çalışan Sayısı Kategorisi TUI HOTELS & RESORTS TÜRKİYE ALLIANZ TÜRKİYE MARRIOTT INTERNATIONAL MEGASARAY HOTELS GROUP HUGO BOSS HILTON ERİŞİM MÜŞTERİ HİZMETLERİ ETB GROUP TP SAAT&SAAT ENERJİSA FPS TÜRKİYE MEDICAL POINT DHL FOUNDEVER TÜRKİYE SİGORTA ETIYA BİLGİ TEKNOLOJİLERİ BURGAN BANK ANADOLU SİGORTA PENTİ

Ekonomik Güven Endeksi Mart ayında yüzde 2,8 düştü Haber

Ekonomik Güven Endeksi Mart ayında yüzde 2,8 düştü

Güvende en sert düşüşler yüzde 3,9’la reel sektör ve inşaatta. Perakende ticarette yüzde 2, tüketicide yüzde 0,8 ve hizmet sektöründe de yüzde 0,5 düşüş var. ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın yarattığı jeopolitik gerilim, başta petrol arzı olmak üzere uluslararası ticarette ortaya çıkan aksama ve ileriye yönelik belirsizlikler, Türkiye’de tüm ekonomik aktörlerin beklentilerine olumsuz yansıdı ve genel güven düzeyinde sert düşüşe yol açtı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre Ekonomik Güven Endeksi, martta önceki aya göre yüzde 2,8 düşerek 97,9 oldu. Böylece ülke ekonomisindeki genel güven düzeyini yansıtan endeksin değeri yeniden 100 eşiğinin altına indi. Endeksin bileşenlerini oluşturan ekonomideki tüketici ve üretici tüm kesimlerin güven düzeyi mart ayında aşağı geldi. Alt endekslerdeki düşüşler, savaşın yarattığı dış şokun özellikle üretim ve yatırım tarafında daha güçlü hissedildiğine işaret etti. Tüketici Güven Endeksi, mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet, perakende ticaret, inşaat sektörleri güven endeksleri ile Merkez Bankası tarafından yayımlanan reel kesim (imalat sanayii) güven endeksi alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşturuluyor. Ekonomik güven endeksi 0-200 aralığında değer alabiliyor. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise kötümserliği gösteriyor. Savaşın ilk şoku Dünya'dan Naki Bakır'ın haberine göre, Ekonomik Güven Endeksi verisi, savaşın ilk bir aylık dönemine denk gelen mart ayını temsil ediyor. Ancak, endeksin bileşenleri olan reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endeksleri TÜİK ve Merkez Bankası iş birliği ile her ayın 1-15’i arasında yürütülen İktisadi Eğilim Anketi; tüketici güveni de Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanıyor. Buna göre tüketici, hizmet, perakende, inşaat güven düzeyleri, anketler ayın ilk yarısında yapıldığı için bu dönemdeki algıyı yansıtıyor. Reel kesim güven düzeyi de ilgili anket ayın 15’i civarında tamamlandığı için sanayicilerin ay ortasındaki algı durumunu gösteriyor. Bu durum dikkate alınırsa, sonuçlar aslında savaşla geçen mart ayının ilk yarısındaki şoku ifade ediyor. Martın ikinci yarısında savaş sürecinin aldığı boyuta bağlı olarak güven düzeyinde yaşanan değişim izleyen ay açıklanacak endekslerde görülecek. En sert düşüş reel sektör ve inşaatta Mart ayında güven düzeyinde en belirgin gerileme reel kesim/imalat sanayii ile inşaat sektörlerinde görüldü. Reel Kesim Güven Endeksi önceki aya göre yüzde 3,9 oranında 4,1 puan düşerek eşik değer olan 100’e, başka deyişle güvende iyimser bölgenin sınırına indi. Reel sektördeki düşüş, ihracat pazarlarına ilişkin belirsizlik, enerji fiyatlarında artış riski ve finansman koşullarına yönelik kaygıların arttığını gösteriyor. Marttaki düşüşlerle Reel Kesim Güven Endeksi bir yıl önceki düzeyinin 3,2 puan altına ve son sekiz ayın dip düzeyine geldi. Uzunca bir dönemdir zaten kötümser bölgede seyreden İnşaat Sektörü Güven Endeksi de martta yüzde 3,9 düşerek 80,6’ya kadar geriledi. İnşaat tarafındaki gerileme ise zaten zayıf seyreden talep ortamının jeopolitik risklerle daha da kırılgan hale geldiği, gelecek döneme ilişkin beklentilerde kötüleşmenin arttığına işaret ediyor. İnşaat Sektörü Güven Endeksi bir yıl önceye göre yüzde 9,3’lük düşüşle Mart 2025 düzeyinin 8,3 puan altına indi. Düşüş perakende de güçlü, hizmette sınırlı İç talebe daha duyarlı sektörlerde düşüş reel sektör ve inşaata göre daha sınırlı kaldı. Ancak perakende ticaret güven endeksi önceki aya göre yine güçlü bir güven kaybı sayılacak yüzde 2 ile görece düşüşle 113,6’ya geriledi. Bu düşüş, savaşın ilk bir aylık döneminde tüketim faaliyetini tamamen bozmadığını, ancak mağazalar, zincir marketler ve giyim, elektronik gibi alanlarda doğrudan tüketiciyle temas eden firmaları kapsayan perakende ticarette risklerin büyüdüğü, gerilimin arttığı, işletmelerin gelecek aylara ilişkin temkinli bir beklentiye geçtiğini gösterdi. Turizm, ulaştırma, konaklama, bilgi-iletişim gibi alt sektörleri kapsayan hizmet sektörü endeksi ise yüzde 0,5’le daha sınırlı bir düşüş kaydederek 113,2’ye geriledi. Sektörde, güven düzeyindeki düşüş sınırlı kalmakla birlikte, gelecek döneme ilişkin talep daralması ve fiyat düzeyinde gerileme beklentilerinin güçlendiği gözlendi. Belirsizlik kanalı çalışıyor Ekonomistler, savaşın Türkiye ekonomisine olumsuz etkisinin ilk etapta başlıca şu üç kanal üzerinden ortaya çıktığını belirtiyor: * Enerji fiyatlarında yükseliş ve bunun de­vam etme riski * Finansal piyasalarda oynaklık ve sermaye çıkışlarında hızlanma * Dış talep ve ticaret beklentilerinde zayıflama. Güven endeksle-rindeki bozulma ekonomideki aktörlerin ilk şokunu yansıtırken, savaşın temel ekonomik göstergelerde yol açtığı somut ektiler ise istatistiki verilere henüz yeterince yansımadı. Ancak izleyen aylarda bunun daha somut olarak görüleceği ve ekonomik aktörlerin üretim, yatırım ve tüketim kararlarının daha temkinli hale gelebileceğine işaret ediliyor. Tüketici güveni daha da dibe indi Zaten uzun süredir iyimserlik eşiği olan 100’ün oldukça altında bulunan Tüketici Güven Endeksi de martta yüzde 0,8 düşüşle 85’e indi. Bu değişim, hane halkının enflasyon, gelir ve gelecek beklentilerinde sınırlı bir kötüleşmeye işaret ediyor. Ancak söz konusu endeks TÜİK ve Merkez Bankası tarafından her ayın 1-15’i arasında yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplandığı için, mart ayı verisi, savaşın süresi ve sonucunun henüz öngörülemediği ilk iki haftadaki durumu yansıtıyor. Hanelerin kendi maddi durumları ve genel ekonomiye ilişkin değerlendirmeleri ile geleceğe ilişkin beklentileri ve harcama eğilimini yansıtan Tüketici Güven Endeksini oluşturan ve çoğu 100 baz değerin altında seyreden alt endekslerde, savaşın henüz yeni olduğu ve ne kadar süreceğinin kestirilemediği ilk iki haftadaki bu düşüşler, beklentilerde genel bir bozulmaya işaret ediyor.

TC Finansal Hizmetler Güven Endeksi 7,6 puan düştü Haber

TC Finansal Hizmetler Güven Endeksi 7,6 puan düştü

Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE), şubatta bir önceki aya göre 7,6 puan azalarak 176 seviyesine geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), şubat ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi’ni açıkladı. Finansal sektörde faaliyet gösteren 147 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edilen anket sonuçlarına göre, 2026 yılı Şubat ayında FHGE, bir önceki aya göre 7,6 puan azalarak 176 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu ile gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisinin FHGE’yi artış yönünde etkilediği, son üç aydaki hizmetlere olan talebin ise endeksi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla bir miktar güçlendiği gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmelerin zayıfladığı, gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin ise bir miktar güçlendiği görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyir bir miktar zayıflarken, gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyir ise güçlendi. 2026 yılı Şubat ayında NACE Rev. 2 sektör sınıflamasına göre “Finans ve Sigorta Faaliyetleri” sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre “64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)” ve “65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)” sektörlerinde sırasıyla 8,4 ve 0,3 puanlık azalış, “66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler” sektöründe ise 21,1 puanlık artış olduğu gözlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.