SON DAKİKA
Hava Durumu

#Güney Kore

Ekometre - Güney Kore haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güney Kore haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Küresel piyasalarda savaşın faturası 14 trilyon dolar Haber

Küresel piyasalarda savaşın faturası 14 trilyon dolar

Orta Doğu’da bir ayı geride bırakan askeri gerilim, küresel hisse senedi piyasalarında yaklaşık 14 trilyon dolarlık değer kaybına yol açarken, borsaların toplam piyasa değeri 157,5 trilyon dolardan 143,5 trilyon dolara geriledi. ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırılar ve ardından Tahran yönetiminin misillemeleri sonrası bölgesel bir gerginliğe dönüşen çatışmalar 1 ayı geride bıraktı. ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan Orta Doğu'daki gerilimlerde ilk ay geride kalırken çatışmaların piyasalarda oluşturduğu tahribat dikkat çekici boyutlara ulaştı. Savaşın başladığı 28 Şubat'tan itibaren geçen bir ayda, küresel borsaların 157,5 trilyon dolar olan toplam piyasa değeri 30 Mart itibarıyla 143,5 trilyon dolara indi. Bu dönemde piyasalardaki değer kaybı yaklaşık 14 trilyon dolar olarak hesaplandı. Söz konusu kayıp, Almanya, Japonya, İngiltere ve Fransa gibi birçok gelişmiş ülkenin yıllık Gayri Safi Yurt İçi Hasılasını (GSYH) geride bıraktı. En fazla Güney Kore borsası geriledi Bu dönemde Amerika, Avrupa ve Asya'daki en çok takip edilen ülke endekslerinin tamamı negatif seyrederken, en fazla gerileyen borsa yüzde 16,8 ile Güney Kore'de Kospi endeksi oldu. Analistler, Temmuz 2025’ten bu yana yükseliş trendinde olan Kospi endeksindeki geri çekilmelerde, dünya genelinde artan risk algısına ek olarak yatırımcıların kar realizasyonu isteğinin de etkili olduğunu belirtti. Bu endeksi, yüzde 12 kayıpla Japonya'da Nikkei 225, yüzde 10,7 düşüşle Almanya'da DAX 40 endeksi, yüzde 9,4 azalışla Fransa'da CAC 40 endeksi, yüzde 7,6 değer kaybıyla İspanya'da IBEX 35 endeksi, yüzde 7,2 geri çekilmeyle İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi ve FTSE 100 endeksi izledi. Bu dönemde Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 6, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 7,4 geriledi. ABD'de New York borsasında da büyük kayıplar görüldü. Savaşın başından beri S&P 500 endeksi yüzde 7,7, Nasdaq endeksi yüzde 8,2 ve Dow Jones endeksi yüzde 7,6 değer kaybetti. Söz konusu gelişmelerle piyasalarda "korku endeksi" olarak bilinen ve S&P 500'deki dalgalanmayı gösteren VIX Endeksi, bu periyotta yaklaşık yüzde 46'lık artışla 31,3 seviyesine çıktı. Merkez Bankalarına yönelik "Şahinleşen" beklentiler tahvil piyasalarını sarstı Savaş süresinde ABD ve İran tarafından savaşın seyrine ilişkin gelen çelişkili mesajlar, piyasalarda risk algısının yüksek kalmasına neden oldu. Gelişmelere ilişkin olumlu ve olumsuz haberler piyasalarda dalgalanmaları beraberinde getirirken, petrol fiyatlarındaki artışın devam etmesi, küresel çapta enflasyon endişelerinin sürmesine yol açtı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceğine ilişkin görüşler öne çıkıyor. Başta Fed olmak üzere önemli merkez bankalarının para politikalarında beklenen gevşeme sürecini öteleyebileceği değerlendiriliyor. Piyasa fiyatlamalarında Fed başta olmak üzere önemli merkez bankalarına yönelik daha önceki "güvercin" beklentiler, yerini "şahin" adımlara bıraktı. Para piyasalarında, bankanın bu yıl politika faizini sabit tutması güçlü şekilde fiyatlanırken olası faiz artırımı senaryoları hala masada kalmayı sürdürüyor. Özellikle son dönemde açıklanan makroekonomik verilerin enflasyonda katılığa işaret etmesi ve jeopolitik risklerin enerji fiyatları üzerinden ek baskı yaratması, piyasalarda faiz indirim beklentilerinin zayıflamasına neden oldu. Bu gelişmeler ışığında dünya genelinde devam eden enflasyon endişeleri küresel tahvil piyasalarını da sarstı. ABD, Avrupa ve Asya tarafında ülke tahvil piyasaları satış baskısı altında kalırken, ABD 10 yıllık tahvil faizi 27 Mart'ta yüzde 4,4870 seviyesine çıkarak Temmuz 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini test etti. Avrupa'da tahvil faizleri son 18 yılın zirvelerinde Avrupa'da artan enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıları güçlendireceğine yönelik endişelerle, para piyasalarında Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yıl sonuna kadar 3 faiz artırımına gidebileceği fiyatlanmaya başlandı. Devam eden enflasyon kaygıları bölge tahvillerinde satış baskısının sürmesine neden oldu. Bu süreçte Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,09 ile, Haziran 2011'den, Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,83 ile Haziran 2009'dan, İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,99 ile Temmuz 2008'den bu tarafa en yüksek seviyesini gördü. Asya'da Çin tahvilleri ayrıştı Asya tarafında enflasyonist baskıların sürdüğü Japonya'da, para politikasının sıkılaşabileceği tahminleri öne çıkıyor. Piyasalarda Japonya Merkez Bankasının (BoJ) nisan ayında faiz artırımına gidebileceği öngörüleri yüzde 70 ihtimalle fiyatlanıyor. Bu süreçte Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,39'le 1999'dan bu yana en yüksek seviyeyi görürken, Çin'in 10 yıllık tahvil faizleri ise çatışmaların başından itibaren yüzde 1,80 ile yatay seviyesini korudu. Analistler, bu süreçte Çin tahvillerinin ise deflasyon risklerinden dolayı Çin Merkez Bankasının (PBoC) para politikasında sıkılaşmaya gidemeyeceği düşüncesiyle bu ülkelerden ayrıştığını belirtti. FED Başkanı Powell "Temkinli duruş" mesajları verdi ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell dün, Harvard Üniversitesinde "İktisadın İlkeleri" dersinde konuşma yaptığı konuşmada, Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin benzin fiyatlarını etkileyeceğini belirterek, "Ancak politikalarımızın, gelişmelerin seyrini bekleyip görmek için uygun bir konumda olduğunu düşünüyoruz." dedi. Powell, para politikası araçlarının, talep üzerinde etkisi olduğunu ve arz şoklarıyla karşılaşıldığında kısa vadede kayda değer bir etkisi bulunmadığını belirtti. Bir arz şoku meydana geldiğinde, "Buna bir tepki verilmeli mi?" sorusunun gündeme geldiğine işaret eden Powell, enerji şoklarının genellikle oldukça hızlı şekilde ortaya çıkıp kaybolma eğiliminde olduğunu, para politikasının ise uzun ve değişken gecikmelerle işlediğini vurguladı. Powell, para politikasının etkileri hissedilmeye başladığında, petrol fiyatlarındaki şokun muhtemelen çoktan geride kalacağına değinerek, arz şoklarının art arda yaşanmasının zamanla enflasyon beklentilerinin yükselmesine yol açabileceğinin altını çizdi. Bu gelişmelere paralel olarak ABD-İran hattındaki gelişmeler ve bunların küresel ekonomiye olası etkilerinin nisan ayında da piyasalarda ana gündem maddesi olması bekleniyor.

Asya borsaları pozitif seyir izliyor Haber

Asya borsaları pozitif seyir izliyor

Orta Doğu’da gerilimin azalabileceğine yönelik mesajlar ve enerji fiyatlarındaki sınırlı geri çekilme, Asya piyasalarında alımları destekledi. Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin her türlü haber akışı varlık fiyatlarını etkilemeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, önceki günkü Orta Doğu'da bir anlaşma zemini üzerinde çalışıldığına yönelik açıklamalarına ek dün de İran ile müzakere halinde olduklarını ifade etmesi bölgedeki gerilimlerin yakın zamanda sona erebileceğine dair umutları artırdı. Bölgede tansiyonun tam olarak yatışmaması yatırımcıları temkinli hareket etmeye yöneltirken bu durum piyasaların güçlü bir toparlanmaya girmesini engelliyor. Asya piyasalarında enerji maliyetlerindeki sınırlı geri çekilme ve gerilimlerin azalacağına yönelik iyimserliklerle alış ağırlıklı bir seyir izleniyor. Bölge genelinde jeopolitik gelişmeler yakından takip edilirken Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi telefonda görüştü. Erakçi, görüşmede, uluslararası enerji ve mal ticareti açısından kritik bir nakil hattı olan deniz yolunun durumuna ilişkin, "Hürmüz Boğazı herkese açıktır ve tüm gemiler güvenle geçebilir fakat (bizimle) savaşan ülkeler söz konusu değildir." ifadesini kullandı. Çinli Bakan Vang da krizlerin güç kullanımıyla değil diyalog ve müzakereyle çözümünden yana olduklarını, bunun İran devletinin ve halkının çıkarına olduğu kadar uluslararası toplumun da genel arzusu olduğunu vurguladı. Vang, tarafların barış için tüm fırsatları ve fırsat pencerelerini değerlendirmelerini ve barış sürecini en kısa zamanda başlatmalarını umut ettiklerini belirtti. Analistler, Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji açısından Çin'i yakından ilgilendirdiğini ifade ederken Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaştığını hatırlattı. Öte yandan, uluslararası derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Orta Doğu savaşının tetiklediği enerji şokuna karşın Asya'da teknoloji odaklı ekonomiler ve sektörlerin desteğiyle büyümenin süreceğini tahmin etti. Buna ek olarak, Çin'de düzenlenen Boao Asya Forumu'nun "Asya'da Ekonomik Görünüm ve Bütünleşmenin Gelişimi" başlıklı raporunda, Asya ülkelerinin toplam gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) bu yıl yüzde 4,5 artacağının öngörüldüğü bildirildi. Raporda Asya-Pasifik ekonomilerinin bölgesel entegrasyon yoluyla küresel değer zincirlerine eklemlenme sürecinin hızlandığı, ülkelerin bölgesel dayanışma sayesinde değer zincirinde hızla üst basamaklara tırmandığına işaret edildi. Makroekonomik veri tarafında ise Japonya'da ekonomik faaliyetlerdeki gelecek yönlü eğilimi ölçmek için kullanılan öncü endeks, ocakta 112,1 oldu. Bu gelişmelerle Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1,6 yükselişle 5.642 puandan, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,8 artışla 53.727 puandan günü tamamladı. Şu sıralarda Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,2 değer kazancıyla 3.926 puandan, Hong Kong'da Hang Seng endeksi ise bir önceki kapanışına göre yüzde 0,3 primle 25.147 puandan işlem görüyor. Hindistan'da Sensex endeksi ise yüzde 2,2 yükselişle 75.668 puan seviyesinde bulunuyor.

Trump NATO müttefiklerine tepki gösteriyor Haber

Trump NATO müttefiklerine tepki gösteriyor

ABD Başkanı Donald Trump, NATO ülkelerinin, ABD'nin ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı ve karşılıklı saldırılarla devam eden bölgesel çatışmaya katılmalarına artık "ihtiyaçlarının" kalmadığını ya da bu yardımı istemediklerini ifade etti. Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu. NATO müttefiklerinin çoğundan, ABD'nin ve İsrail'in İran'a yönelik yürüttüğü askeri operasyona dahil olmak istemedikleri yönünde bilgi aldığını aktaran Trump, "Oysa neredeyse her ülke, yaptıklarımıza şiddetle katılıyordu ve İran'ın hiçbir şekilde, hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olmasına izin verilemezdi." değerlendirmesinde bulundu. Trump, "Ancak bu davranışları beni şaşırtmadı çünkü her yıl bu ülkeleri korumak için yüz milyarlarca dolar harcadığımız NATO'yu her zaman tek yönlü bir yol olarak gördüm. Biz onları koruyacağız ama onlar bizim için hiçbir şey yapmayacak, özellikle de ihtiyaç duyduğumuzda." yorumunu yaptı. İran'ın ordusunu ve farklı kademelerdeki liderlerini yok ettiklerini öne süren Trump, "Böylesine büyük bir askeri başarı elde etmiş olmamız nedeniyle artık NATO ülkelerinin yardımına 'ihtiyacımız' yok ya da istemiyoruz. Asla ihtiyacımız olmadı. Aynı şekilde Japonya, Avustralya veya Güney Kore'nin de yardımına ihtiyacımız yok." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump, daha önce verdiği bir röportajda, NATO müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamamasının "NATO'nun geleceği için çok kötü" olacağı uyarısında bulunmuştu. Trump, İrlanda Başbakanı Michael Martin'i kabulünde de, Oval Ofis'te İran gündemini değerlendirdi. İran'a saldırılara başlarken tüm Avrupa'nın bunu desteklediğini ancak iş askeri desteğe gelince kimsenin destek vermediğini ifade eden Trump, bu konuda birkaç kez "hayal kırıklığı" içinde olduğunu vurguladı. "Biz onlara Ukrayna’da yardım ettik ama onlar iran’da yardım etmediler" Rusya-Ukrayna Savaşı boyunca NATO'ya çok destek olduklarını hatırlatan ABD Başkanı, "Biz, onlara Ukrayna’da yardım ettik ama onlar İran’da yardım etmediler. Bence NATO, çok aptalca bir hata yapıyor." değerlendirmesini yaptı. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda sadece Körfez ülkelerinin ve İsrail'in destek verdiğini kaydederek, "Ortadoğu’dan büyük bir destek var. Katar, Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve elbette İsrail güçlü destek veriyor." dedi. İran'ın askeri kapasitesini büyük oranda ortadan kaldırdıklarını savunan Trump, "(İran) Her zaman Boğaza mayın döşeyebilirler, bu adeta terör eylemi gibi. Bu yüzden Avrupa’nın bu konuda yardım edeceğini düşündük çünkü ellerinde mayın tarama gemileri var." diye konuştu. Trump, bu konuda yardım etmeyecekleri bildiren ülkelere tepki gösterdi. "NATO'dan ayrılmayı düşünüyor musunuz?" sorusuna yanıt ABD Başkanı Trump, NATO'nun İran konusunda ABD'ye destek vermemesi nedeniyle ABD'nin İttifaktan ayrılmayı düşünüp düşünmediği yönündeki soruya, "Bunu düşünmeleri gerektiğini ancak şu an aklında öyle bir şeyin olmadığını" söyleyerek yanıt verdi. ABD olarak NATO için trilyonlarca dolar harcadıklarını vurgulayan Trump, "NATO konusunda hayal kırıklığına uğradım. Bu konu, kesinlikle üzerinde düşünmemiz gereken bir konu. (NATO'dan ayrılma) Bu karar için de Kongre'ye ihtiyacım yok, bu kararı kendim verebilirim. Ama yeniden düşünmek dediğinizde, şu an düşünmüyorum. Şu anda aklımda bir şey yok." ifadelerini kullandı. ABD terörle mücadele direktörü'nün istifası Trump, ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in "İran'la savaş, ABD'nin çıkarına değil" şeklinde tepki göstererek istifa etmesi konusundaki soruya da yanıt verdi. ABD Başkanı, Kent'in istifasını, "Onun açıklamasını okudum. Kendisi aslında iyi bir insan ancak güvenlik konusunda zayıftı. Açıklamasında, İran’ın bir tehdit olmadığını söylemiş, halbuki İran sadece bizim için değil dünya için de bir tehdittir. 'İran, tehdit değil' diyen birinin görevden ayrılması iyi olmuş." şeklinde değerlendirdi. "İRAN, 2-3 gün gün içinde sonuçlanacak bir şeydi" İran'ı sadece "askeri bir operasyon" olarak gördüğünü kaydeden Trump, saldırılara başladıktan kısa süre sonra sürecin biteceğini düşündüğünü belirtti. Trump, "İran, esasen 2 ya da 3 gün içinde büyük ölçüde sonuçlanacak bir şeydi çünkü donanmasını yok ettik, sonra hava kuvvetlerini ortadan kaldırdık ve uçaksavarlarını yok ettik. İstesek elektrik altyapısını bir saat içinde devre dışı bırakabiliriz." diye konuştu. Ali Laricani'nin öldürülmesi İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin, dün bir hava saldırısında öldürüldüğünü belirten ABD Başkanı Trump, "İran'ın önemli liderlerinden biri öldürüldü, kendisi binlerce göstericinin öldürülmesinden sorumluydu." yorumunu yaptı. Trump'tan Starmer'a iran tepkisi Diğer yandan Trump, İngiltere'nin İran konusunda ABD'ye çok geç destek vermek istediğini ve bunun kendileri için bir anlamı olmadığını belirtti. "Başbakanı Keir’den dolayı hayal kırıklığı içindeyim, savaş bittikten sonra 2 uçak gönderebileceğini söyledi." diyen Trump, Keir'in görevine devam edip etmemesi konusundaki fikrinin sorulması üzerine, bu kararın İngiliz halkına ait olduğunu vurguladı. Trump, "Asıl önemli olan, Birleşik Krallık halkının, Keir’e güven duymasıdır. Keir’e karşı oldukça eleştirel davrandım ama bunu dostane bir şekilde yaptım." dedi.

Güney Kore karışıyor Haber

Güney Kore karışıyor

Güney Kore'de Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol'un dün gece yaptığı sürpriz sıkıyönetim ilanı ve bunun kaldırılmasının ardından, Başkan'ın kıdemli danışmanlarının istifalarını sunduğu bildirildi. İstifalar, Devlet Başkanı Yoon'un dün gece, televizyonda yaptığı konuşmada muhalefetin "devlet karşıtı aktivitelere" bulaşmasını gerekçe göstererek sıkıyönetim ilan etmesi, ardından bu kararını parlamentonun oylaması ve bakanlar kurulu onayıyla geri almasının ardından geldi. Yoon, sıkıyönetimin "Kuzey Kore yanlısı güçleri ortadan kaldırmayı ve anayasal özgürlük düzenini korumayı amaçladığını" savunmuştu. Sıkıyönetim ilanının ardından Ulusal Meclis'te yapılan acil oturumda kararın kaldırılmasına ilişkin verilen önerge, 190 milletvekilinin oyuyla kabul edilmişti. Güney Kore Ulusal Meclis Başkanlığı Ofisi, sıkıyönetimin, yapılan oylamanın ardından "hükümsüz" hale geldiğini bildirmişti. Yoon, bunun üzerine bakanlar kurulunu toplamış, kabinenin onayının ardından sıkıyönetimi sona erdirdiğini duyurmuştu. Muhalefet Devlet Başkanı Yoon'un istifasını istiyor Güney Kore'de Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol'un dün geceki sürpriz sıkıyönetim ilanı ve bunun kaldırılmasının ardından, muhalefetteki Demokratik Parti (DP), Başkanın istifasını talep etti. Yonhap'ın haberine göre, DP milletvekilleri, Ulusal Meclis'te yaptıkları acil toplantıda, Yoon kendi rızasıyla görevden ayrılmazsa mecliste azil sürecini başlatacaklarını duyurdu. DP Meclis Grubu Başkanı Park Chan-dae, milletvekilleri adına yaptığı açıklamada, "Yoon'un sıkıyönetim ilanı, Anayasa'nın açık ihlalidir. Sıkıyönetim ilanı için öngörülen hiçbir koşul geçerli değildir. Bu, ciddi bir isyan eylemi ve azline sebeptir." ifadesini kullandı.

Güney Kore ekonomisi ilk çeyrekte büyüme gösterdi Haber

Güney Kore ekonomisi ilk çeyrekte büyüme gösterdi

Bir grup ekonomiste göre, ülkenin gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYH) Ocak-Mart döneminde mevsimsel etkilerden arındırılmış olarak bir önceki çeyreğe göre %0,6 oranında artmıştır. Bu genişleme oranı 2023'ün son çeyreğinde gözlenen büyüme ile uyumludur. Çeyrek büyümesine ilişkin tahminler farklılık göstermiş, bazı ekonomistler %0,3 gibi düşük bir artış öngörürken bazıları da %1,1 gibi yüksek bir artış tahmininde bulunmuştur. Capital Economics'in kıdemli Asya ekonomisti Gareth Leather, Ocak ve Şubat aylarına ait perakende satış verilerinin harcamalardaki düşüşün devam ettiğini göstermesiyle tüketici talebinin karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekti. Leather bu zayıflığı, talebi daha da azaltması beklenen yüksek faiz oranlarına ve soğuyan işgücü piyasasına bağladı. Buna karşın, imalat ve ihracat sektörleri, yarı iletkenlere yönelik küresel talepteki artışla birlikte direnç göstermiştir. Leather, yakın vadede küresel büyümedeki potansiyel zorluklara rağmen, teknoloji döngüsündeki bir dönüşle desteklenen ihracatın güçlü kalacağını öngörüyor. Güney Kore'nin GSYH'sinin ilk çeyrekte yıllık bazda %2,4 oranında büyümesi beklenmektedir ki bu bir önceki çeyrekte görülen %2,2'lik büyümeden daha hızlı bir orandır. Bu tahmin gerçekleşirse, 2022'nin üçüncü çeyreğinden bu yana en hızlı büyüme oranını temsil edecektir. Ancak toparlanma, Güney Kore'nin en büyük ticaret ortağı olan Çin'deki dengesiz büyümeden kaynaklanan ve devam eden ekonomik yükselişi etkileyebilecek potansiyel risklerle karşı karşıya. Ekonomik zorluklara ek olarak, dünyanın en borçlu ülkelerinden biri olan Güney Kore'de, Kore Merkez Bankası'nın (BOK) Ağustos 2021'den bu yana yaptığı toplam 300 baz puanlık bir dizi faiz artırımı nedeniyle harcamalar kısıtlandı. Merkez bankası, enflasyon %2 hedefine yaklaşana kadar borçlanma maliyetlerini düşürmeyi düşünmeyeceğini belirtti. Mart ayında %3,1 olarak açıklanan enflasyonla birlikte, yüksek borçlanma maliyetlerinin şimdilik tüketici harcamalarını baskılamaya devam edeceği görülüyor.

Kuzey Kore uzun menzilli balistik füze fırlattı Haber

Kuzey Kore uzun menzilli balistik füze fırlattı

Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı açıklamasında, Kuzey Kore, başkent Pyongyang yakınlarından yerel saatle 10.00 sularında Japon Denizi yönüne "uzun menzilli balistik füze" fırlattığı kaydedildi. Açıklamada, Güney Kore ordusunun, izleme ve teyakkuzumuzu güçlendirdiği ve ABD ile yakın işbirliği içinde tam bir hazırlık halini sürdürdüğü vurgulandı. Japonya Sahil Güvenliği de Kuzey Kore'nin balistik füze denemesi yaptığını doğruladı. Japonya Savunma Bakanlığı, füzenin yerel saatle 11.13'te, kuzeydeki Hokkaido Adası'nın 250 kilometre açıklarına ve Japon münhasır ekonomik bölgesi dışına düştüğünü duyurdu. Bakanlık, "kıtalararası balistik" şeklinde nitelediği füzenin 6 bin kilometre irtifaya ulaştığı ve havada 1000 kilometre yol katettiğini bildirdi. Füzenin düştüğü bölgede seyreden hava ve deniz unsurlarına yönelik olası hasar tespiti yapılacağı kaydedildi. Japonya Kabine Baş Sekreteri Matsuno Hirokazu, açıklamasında, füze denemesini kınadı ve "balistik füze fırlatmak bölgenin barış ve güvenliğine tehdittir" dedi. Hafta içinde, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un kız kardeşi Kim Yo-jong, ABD Hava Kuvvetlerinin keşif uçuşları sırasında, ülkesinin hava sahasını ihlal ettiğini iddia etmişti. Kim Yo-Jong, "ABD yasa dışı ihlallere devam ederse unutulmaz bir uçuş deneyimi yaşayacak." ifadelerini kullanmıştı. Denemenin, bu açıklama sonrası gelmesi dikkati çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.