SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gıda Israfı

Ekometre - Gıda Israfı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Israfı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Turizm rekoru gıda lojistiğini hareketlendirdi Haber

Turizm rekoru gıda lojistiğini hareketlendirdi

Akca Lojistik, turizm bölgelerine yönelik sevkiyatlarının geçen yıla göre yüzde 10 arttığını açıklarken, sıcak hava nedeniyle soğuk zincir yönetiminin gıda kayıplarını önlemede kritik rol oynadığına dikkat çekiyor. Türkiye'nin yaz sezonuna girmesiyle birlikte turizm hareketliliği, gıda tedarik zincirinde de yoğunluğu artırdı. TÜİK verilerine göre geçen yıl Türkiye'yi ziyaret eden yaklaşık 64 milyon turistin 23,6 milyonu yalnızca Temmuz-Eylül döneminde ülkeye gelirken, oteller, restoranlar ve turizm bölgelerindeki perakende satış noktalarında artan gıda talebi lojistik operasyonlarını hızlandırdı. Akca Lojistik'in verilerine göre şirketin turizm bölgelerine yönelik sevkiyat hacmi 2025 yılında yüzde 10 artış gösterdi. Yaz aylarında özellikle yaş meyve-sebze, süt ürünleri ve sıcaklık kontrollü taşınması gereken gıdalarda operasyon yoğunluğu yükselirken, depolama, dağıtım ve soğuk zincir yönetimi sektörün en kritik başlıkları arasında yer alıyor. Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, Türkiye'nin turizmde ulaştığı büyüklüğün lojistik sektörünü doğrudan etkilediğini belirterek şunları söyledi: "Turizm hareketliliğinin etkisini ilk hisseden sektörlerden biri lojistik oluyor. Turizm bölgelerine hizmet veren satış noktalarının gıda talebi ciddi şekilde artıyor. Biz de bu hareketliliği depolama, mikro dağıtım ve nakliye operasyonlarımızda doğrudan görüyoruz.” Yazın en büyük riski: Gıda kaybı Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,5 milyar ton, Türkiye'de ise 23-26 milyon ton gıda israf ediliyor. Kişi başına düşen yıllık gıda israfı 102 kilogram seviyesinde seyrediyor. Verilere göre bu israfın yüzde 60'ı hanelerde, yüzde 28'i hizmet sektöründe, yüzde 12'si ise perakende sektöründe meydana geliyor. Uzmanlara göre yaz aylarında yükselen sıcaklıklar ve artan tüketim, uygun koşullarda taşınmayan ürünlerde kayıp riskini daha da artırıyor. Lojistik süreçlerin gıda israfının azaltılmasında kritik bir sorumluluk üstlendiğini belirten Akça, şunları söyledi: "Bir gıda ürünü tüketiciye ulaşıncaya kadar ömrünün önemli bölümünü lojistik operasyonlarının içinde geçiriyor. Gıda, hata toleransının en düşük olduğu ürün gruplarından biri. Bir gıda ürünü bozulduğunda bunu geri döndürmek mümkün olmuyor ve ürün zayi oluyor. Bu nedenle ürünün doğru koşullarda depolanması, taşınması ve zamanında teslim edilmesi çok önemli. Yapılan hesaplamalar, Türkiye'de gıda israfının yüzde 10 azaltılmasıyla yaklaşık 50 milyar TL tasarruf sağlanabileceğini ortaya koyuyor. Lojistik süreçleri ne kadar doğru planlar ve etkin yönetebilirsek, ürün kayıplarını o ölçüde azaltır, ülke ekonomisine de o kadar fazla katkı sağlayabiliriz.” İzlenebilirlik gıda güvenliğini destekliyor Teknolojinin gıda lojistiğinde verimliliğin yanında ürün güvenliği açısından da önemli katkılar sağladığını belirten Enes Akça; "Bugün lojistikte en önemli konulardan biri izlenebilirlik. Operasyonu ne kadar iyi takip ederseniz, olası risklere o kadar hızlı müdahale edebilirsiniz. Biz de bu anlayışla dijital altyapılarımız sayesinde depolarımızı, araçlarımızı ve ürün hareketlerimizi anlık olarak izliyoruz. Sıcaklık değişimlerini veya herhangi bir sapmayı anında tespit ederek gerekli aksiyonları alabiliyoruz. Süreçlerin dijital olarak yönetilmesi operasyonel verimlilik ve gıda güvenliği açısından çok önemli” dedi.

Gıda israfı enflasyonu tetikliyor Haber

Gıda israfı enflasyonu tetikliyor

Türkiye’de gıda israfı artık yalnızca bir tüketim alışkanlığı sorunu değil, talep baskısını artırarak fiyatları yukarı çeken doğrudan bir enflasyon dinamiğine dönüştü. Uzmanlar, belirsizlik, indirim psikolojisi ve plansız alışverişle büyüyen ihtiyaç fazlası satın alma davranışlarının hem hane bütçesini zayıflattığını hem de piyasa üzerinde görünmez bir maliyet oluşturarak enflasyonist baskıyı derinleştirdiğini vurguluyor. Talebi artıran psikolojik faktörler İstanbul Ticaret Üniversitesi İktisat Bölümü’nden Prof. Dr. Elçin Aykaç Alp, tüketicilerin çoğu zaman mevcut ihtiyaçlarına değil, geleceğe dair beklentilerine göre hareket ettiğini söyledi. Fiyat artışı beklentisinin ve kampanyaların yarattığı etkinin, talebin kısa sürede doğal seviyesinin üzerine çıkmasına yol açtığına dikkat çeken Prof. Dr. Alp, bu durumun hem ürün bulunurluğunu hem de fiyat dengesini bozarak ek bir enflasyonist baskı yarattığını vurguladı. Prof. Dr. Alp, satın alınan fakat tüketilmeyen gıdanın yalnızca bireysel bir kayıp olmadığını belirterek, “Tarladan sofraya kadar uzanan zincirdeki kayıpların maliyeti tüketiciye geri dönüyor. Tüketici sadece sepete koyduğu ürünü değil, kaybolan kısmın da bedelini ödüyor. Böylece israf, örtük bir maliyet yaratıyor” dedi. Kaygı rasyonellikten uzaklaştırıyor İstanbul Ticaret Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Kuş ise özellikle belirsizlik dönemlerinde tüketicilerin kontrol hissini korumak için daha fazla ürün satın aldığını belirtti. Bu davranışın psikolojik bir savunma mekanizması olduğunu ifade eden Kuş, şunları söyledi: “İndirim ve fırsat algısı da rasyonel karar vermeyi zorlaştırıyor. Hedonik yani haz odaklı tüketim motivasyonu yüksek bireyler, çoğu zaman ‘indirim kaçırmama’ duygusuyla gereğinden fazla ürün satın alıyor. Bu durum hem ev içi israfı büyütüyor hem de toplam talebi yapay biçimde artırarak fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor.” ‘İndirim kaçırmama’ güdüsünün tüketicinin karar verme mekanizmasını rasyonel zeminden uzaklaştırdığını belirten Kuş, bunun gıda israfını doğrudan artırdığını söyledi. Bazı bireyler için alışverişin ürünün işlevinden çok haz, heyecan ve fırsat yakalama duygusu etrafında şekillendiğini ifade eden Kuş, bu hedonik tüketim motivasyonunun kişiyi kısa sürede tüketemeyeceği miktarda gıda almaya yönlendirdiğini kaydetti. Araştırmalarında duygusallığı yüksek bireylerde hedonik tüketimin daha güçlü olduğunu gözlemlediklerini dile getiren Kuş, “Bu kişiler kısa vadeli hazza odaklandıkları için uzun vadeli ihtiyaçlarını doğru tahmin edemezler” dedi. Kuş, hedonik motivasyonla yapılan alışverişlerde tüketicilerin ‘indirimli’, ‘fırsat’ ya da ‘evde bulunsun’ gerekçeleriyle gereğinden fazla ürün satın aldığını, fazla alınan ürünlerin evde doğru yönetilemediğinde hızla israfa dönüştüğünü belirtti. Kuş, Türkiye’deki yüksek gıda israfının önemli bir bölümünün arkasında da bu haz odaklı, plansız satın alma davranışının yer aldığını söyledi. İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Eda Nur Çapkan Altun da fazla satın alma davranışının temelinde ‘kaybetme korkusu’ bulunduğuna ve promosyonların beynin ödül sistemini harekete geçirerek anlık haz yarattığına dikkat çekti. Altun, tasarruf amacıyla yapılan stoklamanın, çoğu zaman bozulma kaynaklı israfa dönüştüğünü belirterek, “Nominal kazanç, reel kayba dönüştüğünde fiyatlar üzerindeki baskı daha da güçleniyor” dedi. Buzdolabı envanteri ve küçük ambalajlar Altun, farkındalık sonrasında dürtme temelli ve planlama odaklı adımların devreye girmesi gerektiğini de vurguladı. Süpermarketlerde küçük boy ambalajların göz hizasına yerleştirilmesi, buzdolabında ‘önce bunu tüket’ bölümü oluşturulması, son kullanma tarihi etiketlerinin daha anlaşılır hale getirilmesi, haftalık menü planlaması ve buna bağlı alışveriş listesi oluşturulması gibi uygulamaların etkili olabileceğini söyledi. Dijital araçlarla buzdolabı envanteri takibinin yaygınlaşmasının da yararlı olacağını belirten Altun, “Sosyal norm mesajlarının ve topluluk düzeyinde gıda paylaşım ağlarının hem israfı azaltabileceğini hem de sosyal bağları güçlendirebilir. Kalıcı değişim için tek tek müdahalelerin yeterli olmadığını, görselleştirme, planlama araçları, sosyal normlar ve çevresel düzenlemelerin bir arada kullanılması gerekiyor” dedi. Önce tüket bölümü olmalı Uzmanlara göre gıda israfıyla mücadelede ilk adım farkındalık yaratmak. Buzdolabında ‘önce tüket’ bölümü oluşturulması, küçük ambalajlı ürünlerin göz hizasına yerleştirilmesi, sadeleştirilmiş son kullanma tarihi etiketleri gibi dürtme temelli uygulamalar, tüketim davranışını olumlu yönde etkileyebilir. Dijital buzdolabı envanteri uygulamalarının yaygınlaşması ve mahalle ölçeğinde gıda paylaşım ağlarının güçlendirilmesi, hem israfı hem de ekonomik yükü azaltabilecek stratejiler arasında yer alıyor. Dünyada gıda kaybının boyutu * %13.2: Perakendeye ulaşmadan kaybolan gıda * %19: Hane, restoran ve perakende aşamalarında israf * 1.25 milyar ton: Perakende öncesi kayıp Kaynak: FAO, UNEP Tüketici davranışını tetikleyen unsurlar * Fiyat artışı beklentisi * Kıtlık ve kaybetme korkusu * ‘İndirim kaçırmama’ psikolojisi * Haz odaklı tüketim * Aile içi iletişim eksikliği * Plansız alışveriş Çözüm önerileri * Haftalık menü-alışveriş listesi * ‘Önce tüket’ düzeni * Küçük ambalajların teşviki * Son kullanma tarihi etiketlerinin sadeleştirilmesi * Dijital envanter uygulamaları * Gıda paylaşım ağları

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.