SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gıda Güvensizliği

Ekometre - Gıda Güvensizliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Güvensizliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yemen’de gıda ve yakıt krizi derinleşiyor Haber

Yemen’de gıda ve yakıt krizi derinleşiyor

Benzin fiyatları yüzde 135’in üzerinde, mutfak tüpü fiyatları yaklaşık yüzde 300 arttı. Birleşmiş Milletler, ülkede 800 bin kişiye insani yardım ulaştırılamadığı uyarısında bulunurken Taiz’de buğday unu stoklarının neredeyse tükendiği bildiriliyor. Yemen’de yıllardır devam eden çatışmalar, Taiz kentinde ana ikmal yollarının kapanmasıyla yeni bir insani krize dönüştü. Ekim ayında ulaşım güzergâhlarının kapanması ve çatışmaların yoğunlaşması, yakıt ve temel gıda ürünlerinin tedarikini aksattı. Fiyat artışları sivillerin günlük yaşamını zorlaştırırken hastanelerde ilaç, tıbbi malzeme ve yakıt sıkıntısı kritik seviyeye ulaştı. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), 14 Ekim’de yaptığı açıklamada Yemen genelinde yaklaşık 800 bin kişiye hayat kurtarıcı insani yardım ulaştırılamadığını bildirdi. Taiz’de ise 600 binden fazla kişinin insani yardıma erişemediği belirtildi. Yakıt ve mutfak tüpü fiyatları hızla yükseldi Anadolu Ajansının 18 Ekim tarihli haberine göre Taiz’de ana ikmal yollarının kapanmasının ardından benzin fiyatları kuşatma öncesine kıyasla yüzde 135’ten fazla, mutfak tüpü fiyatları ise yaklaşık yüzde 300 arttı. Yakıt tedarikindeki sıkıntılar ulaşım maliyetlerini yükseltirken alternatif güzergâhlar üzerinden gerçekleştirilen sevkiyatlar da ürünlerin fiyatlarına yansıyor. Özellikle düşük gelirli aileler, temel ihtiyaçlarını karşılamakta giderek daha fazla zorlanıyor. Mutfak tüpü fiyatlarındaki keskin artış, yemek hazırlamak gibi günlük ihtiyaçları dahi güçleştiriyor. Gıda ve diğer tüketim ürünlerinin taşınmasının pahalılaşması, kentteki ekonomik baskıyı artırıyor. Hastanelerde ilaç ve yakıt stokları tükeniyor Yemen Sağlık ve Nüfus Bakanlığı, 10 Ekim’de yayımladığı açıklamada Taiz’deki sağlık kuruluşlarında ilaç, damar içi tedavi solüsyonları, tıbbi malzemeler ve yakıt stoklarının tükenmek üzere olduğu uyarısında bulundu. Bakanlık, tedarik sıkıntısının sürmesi halinde acil servisler, ameliyathaneler, yoğun bakım üniteleri, diyaliz merkezleri ve yenidoğan bakım hizmetlerinin durma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini bildirdi. Yakıt yetersizliği yalnızca ambulansların çalışmasını değil, hastanelerdeki jeneratörlerin ve tıbbi cihazların kullanımını da etkiliyor. İlaçların uygun koşullarda muhafaza edilmesi de düzenli enerji ve tedarik imkânlarına bağlı bulunuyor. Mevcut durum, özellikle düzenli tedaviye ihtiyaç duyan hastalar, yaralılar, hamile kadınlar ve yenidoğanlar açısından ciddi risk oluşturuyor. Diyaliz seansları 2,5 saate indirildi Taiz’deki Cumhuriyet Hastanesi Böbrek Diyaliz Bölümü Başkanı Dr. İsam Mahyub Dahhan, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, Aden vilayetinden gönderilen temel tıbbi malzemelerin yolların kapanması nedeniyle hastaneye ulaştırılamadığını belirtti. Dahhan, diyaliz malzemelerinin temin edilememesi ve yakıt sıkıntısının tedavi hizmetlerini aksattığını söyledi. Tedarik sorunları nedeniyle diyaliz seanslarının kısaltılmak zorunda kaldığını belirten Dahhan, hastaların seans sürelerinin 3,5-4 saatten 2,5 saate indirildiğini açıkladı. Diyaliz tedavisinin aksaması, böbrek yetmezliği hastalarının sağlık durumunu doğrudan tehdit ediyor. Hastane yönetimi, gerekli tıbbi malzemelerin ve yakıtın kesintisiz biçimde ulaştırılması çağrısında bulunuyor. WFP: 800 bin kişiye insani yardım ulaştırılamıyor Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, 14 Ekim’de Yemen’de çatışmaların yoğunlaşması, cephe hatlarının değişmesi ve yolların kapanması nedeniyle insani yardım faaliyetlerinin ciddi biçimde aksadığını duyurdu. WFP’ye göre Taiz’de 600 binden fazla kişi, aralarında 200 binden fazla kadın ve çocuğun da bulunduğu ihtiyaç sahibi nüfus, insani yardımlara erişemiyor. Ülkenin diğer bölgelerindeki erişim sorunlarıyla birlikte yardım ulaştırılamayan kişi sayısı yaklaşık 800 bine yükseldi. WFP, Taiz’deki 16 ilçenin 10’unun daha önce gıda güvensizliği bakımından acil durum seviyesinde sınıflandırıldığını bildirdi. Kurum ayrıca kentte buğday unu stoklarının neredeyse tükendiğini ve pazarlarda kalan gıda ürünlerinin de kısa sürede tükenebileceğini belirtti. Yardımların güvenli biçimde ulaştırılamaması, zaten ekonomik sıkıntılar yaşayan ailelerin gıdaya erişimini daha da zorlaştırıyor. Su tedarikindeki sorunlar yaşam koşullarını ağırlaştırıyor Taiz’de yaşanan kriz, gıda ve sağlık hizmetleriyle sınırlı kalmıyor. Kentin bazı bölgelerinde su temininde de sorunlar yaşandığı bildiriliyor. Avukat ve insan hakları savunucusu Yasir el-Meliki, ikmal yollarının kapanmasının kentteki ekonomik ve insani koşulları ağırlaştırdığını belirtti. Meliki, Husileri kente yönelik kuşatmadan ve temel ihtiyaç maddelerinin ulaştırılmasının engellenmesinden sorumlu tuttu. Meliki ayrıca Husilerin kontrolündeki bölgelerde bulunan ed-Dıbbab havzasından su tedarikinin kesildiğini öne sürdü. Bu iddia bağımsız kaynaklarla ayrıca doğrulanmış değil. Kentteki su ve gıda tedarikinin aksaması, çatışmalardan kaçarak bölgeye sığınan ailelerin ihtiyaçlarıyla birlikte mevcut kaynaklar üzerindeki baskıyı artırıyor. İkmal yollarının açılması için çağrılar artıyor Taiz’de insani koşulların iyileştirilmesi için temel ihtiyaç maddelerinin kente ulaştırılması önem taşıyor. Gıda, yakıt, mutfak tüpü, ilaç ve tıbbi malzeme sevkiyatının yeniden düzenli hale getirilmesi gerekiyor. Hastanelerin ve su tesislerinin çalışabilmesi için yakıt tedarikinin sağlanması, ambulansların hareketlerinin engellenmemesi ve insani yardım ekiplerinin güvenli geçişinin mümkün kılınması da öncelikler arasında bulunuyor. WFP, yardımların ihtiyaç sahiplerine güvenli biçimde ulaştırılabilmesi için insani erişimin sağlanması gerektiğini vurguluyor. Yemen’de çatışmalar yeniden şiddetlendi Yemen’deki iç savaş, Husilerin Eylül 2014’te başkent Sana’yı ele geçirmesinin ardından derinleşti. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise Mart 2015’te Yemen hükümetini desteklemek amacıyla askeri müdahalede bulundu. Taiz, yıllardır süren çatışmalar ve ulaşım kısıtlamaları nedeniyle temel ihtiyaçlara erişimin zorlaştığı kentlerden biri. Ekim ayında çatışmaların yoğunlaşması ve ana güzergâhların kapanması, bölgedeki insani koşulları yeniden ağırlaştırdı. Benzin ve mutfak tüpü fiyatlarındaki keskin artış, hastanelerdeki tedarik sıkıntısı, suya erişimde yaşanan sorunlar ve buğday unu stoklarının tükenme noktasına gelmesi, krizin boyutunu ortaya koyuyor. İkmal yollarının kapalı kalması halinde gıda ve sağlık hizmetlerine erişimin daha da zorlaşması ve insani ihtiyaçların büyümesi bekleniyor.

BM'den kritik El Nino uyarısı Haber

BM'den kritik El Nino uyarısı

50 milyon kişi akut açlık riskiyle karşı karşıya Kurum, El Nino'nun küresel ısınmayla birleşmesi halinde 2027 yılı sonuna kadar yaklaşık 50 milyon insanın daha akut açlık riskiyle karşı karşıya kalabileceğini açıkladı. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), El Nino hava olayının küresel gıda güvenliği üzerindeki olası etkilerine ilişkin dikkat çeken bir rapor yayımladı. Rapora göre hızla güçlenen El Nino, kuraklık, aşırı sıcaklık ve düzensiz yağışlarla birlikte tarımsal üretimi olumsuz etkileyerek milyonlarca insanın gıdaya erişimini zorlaştırabilir. 50 milyon kişi daha açlık riski altında WFP'nin değerlendirmesine göre El Nino'nun etkileri, halihazırda akut gıda güvensizliği yaşayan 225 milyon kişinin bulunduğu 45 ülkede krizi daha da derinleştirecek. Kurum, önümüzdeki yılın sonuna kadar yaklaşık 50 milyon kişinin daha akut açlık riskiyle karşı karşıya kalabileceğini öngörüyor. En fazla etkilenecek bölgeler Raporda, Orta ve Güney Amerika, Karayipler ile Güney Afrika'nın El Nino'dan en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığı belirtildi. Güney ve Güneydoğu Asya'da ise yağışların normalin altında kalmasının tarımsal üretim, su kaynakları ve çiftçiler üzerinde ciddi baskı oluşturabileceği ifade edildi. Son 70 yılın en güçlü El Nino'su olabilir Uzmanlar, Pasifik Okyanusu'nda belirli aralıklarla oluşan El Nino'nun son 70 yılın en güçlü seviyelerinden birine ulaşabileceğini belirtiyor. İklim değişikliğinin etkisiyle daha da güçlenmesi beklenen hava olayının, küresel sıcaklık rekorlarını da beraberinde getirebileceği değerlendiriliyor. Bilim insanları, 2027 yılının dünyanın şimdiye kadar kaydedilen en sıcak yılı olabileceği uyarısında bulunuyor. Tarımsal üretim ve gıda fiyatları baskı altında WFP, El Nino'nun kuraklık ve aşırı hava olayları nedeniyle tarımsal üretimi azaltacağını, bunun da küresel gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturacağını belirtti. Raporda ayrıca Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin ve savaşların gıda tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi. Erken önlem için 80 milyon dolarlık plan Dünya Gıda Programı, olası insani krizin etkilerini azaltmak amacıyla erken uyarı sistemleri ve önleyici yardım faaliyetleri için en az 80 milyon dolarlık kaynak ayrıldığını açıkladı. Kurum, afet yaşanmadan önce yapılacak desteklerin hem insani kayıpları hem de ekonomik maliyetleri önemli ölçüde azaltabileceğini vurguladı. Geçmişte milyonlarca kişiyi etkiledi 2015-2016 dönemindeki güçlü El Nino hava olayı nedeniyle dünya genelinde 60 ila 100 milyon kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmıştı. Uzmanlar, bu kez hava olayının daha güçlü olabileceğini ancak erken müdahale programları sayesinde insani etkilerin sınırlanmasının mümkün olduğunu belirtiyor. Küresel kuruluşlar ise ülkeleri, gıda ihracatına yönelik kısıtlamalardan kaçınmaları ve uluslararası iş birliğini artırmaları konusunda uyarıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.