SON DAKİKA
Hava Durumu

#Geri Dönüşüm

Ekometre - Geri Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geri Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Depozito sistemi ekonomiye hammadde kazandırıyor Haber

Depozito sistemi ekonomiye hammadde kazandırıyor

PET, alüminyum ve cam ambalajlardan oluşan bu hacmin yaklaşık 4 bin tonluk ikincil hammadde potansiyeli taşıdığı belirtilirken, sistemin büyümesiyle enerji tasarrufu ve hammadde ithalatında azalma hedefleniyor. Türkiye'nin geri dönüşüm altyapısında yeni bir dönem başlatan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sisteminde ilk sonuçlar ortaya çıkmaya başladı. 1 Temmuz 2026'da başlayan ulusal entegrasyon sürecinin ilk 41 gününde 100 milyon 182 bin 985 içecek ambalajı sisteme dahil edildi. Toplanan ambalajların 66 milyon 146 bin 145'ini PET şişeler, 17 milyon 43 bin 567'sini alüminyum içecek kutuları, 16 milyon 993 bin 273'ünü ise cam şişeler oluşturdu. İlk veriler yalnızca atık toplama açısından değil, Türkiye ekonomisine kazandırılabilecek ikincil hammadde açısından da önemli bir potansiyele işaret ediyor. Toplanan ambalajların geri dönüşüm zincirine kazandırılmasıyla yaklaşık 4 bin tonluk hammadde elde edilebileceği hesaplanıyor. 100 milyon ambalajın ekonomik karşılığı DOA sistemindeki 100 milyonluk eşik, depozito uygulamasının ekonomik boyutunu da gündeme taşıdı. Toplanan ambalajların yaklaşık ağırlığına ilişkin henüz resmi bir tonaj açıklanmamış olsa da PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, uluslararası ambalaj sektöründeki ortalama ambalaj ağırlıkları üzerinden yapılan gösterge niteliğindeki hesaplamaya göre yaklaşık 1.000 ton PET, 200 ton alüminyum ve 3 bin ton cam olmak üzere toplam 4 bin ton civarında malzemenin geri dönüşüm zincirine girmiş olabileceğini belirtti. Bu malzemenin yeniden üretime kazandırılması, Türkiye'nin yerli ikincil hammadde arzını artırırken birincil hammadde, enerji ve doğal kaynak kullanımının azaltılmasına katkı sağlayabilir. Depozito bedeli ile ekonomik değer aynı değil PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, sistemin ekonomik etkisi değerlendirilirken tüketiciden alınan depozito bedeli ile geri dönüşümün yarattığı gerçek ekonomik değerin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekti. Her ambalaj için uygulanan 1 TL'lik depozito bedeli üzerinden bakıldığında, 100 milyon 182 bin 985 ambalaj yaklaşık 100,2 milyon TL'lik depozito hareketi anlamına geliyor. Ancak bu tutarın doğrudan ekonomik katma değer olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Çünkü tüketicinin ödediği depozito, ambalajın iade edilmesiyle yeniden tüketiciye dönüyor. Asıl ekonomik kazanım ise atık niteliğindeki malzemenin toplanarak işlenmesi ve yerli ikincil hammaddeye dönüştürülmesiyle ortaya çıkıyor. Sanayinin ihtiyacı kaliteli ve düzenli hammadde Eroğlu'na göre DOA sisteminin sanayi açısından en önemli sonuçlarından biri, üreticilerin ihtiyaç duyduğu kaliteli geri dönüştürülmüş hammaddenin daha düzenli biçimde temin edilebilmesi. Döngüsel ekonominin etkin biçimde çalışabilmesi için atığın kaynağında ayrı toplanması ve kirlenmeden geri dönüşüm zincirine girmesi kritik önem taşıyor. Bu nedenle DOA'nın başarısının yalnızca toplanan ambalaj adediyle değil, geri kazanılan malzemenin kalitesi, yeniden üretimde kullanım oranı ve oluşturduğu ekonomik değerle ölçülmesi gerekiyor. Enerji ve ithalat faturasında tasarruf potansiyeli Geri dönüşümün ekonomik etkisi yalnızca hammadde arzıyla sınırlı değil. PET'in yeniden hammaddeye dönüştürülmesi birincil petrokimyasal hammadde ihtiyacını azaltırken, alüminyum ve camın geri kazanılması da enerji ve doğal kaynak kullanımında tasarruf sağlayabiliyor. Daha önce Depozito Yönetim Sistemi için hazırlanan kamu projeksiyonlarında yaklaşık 1,3 milyar kWh enerji ve 3,6 milyon varil petrol tasarrufu öngörülmüştü. DOA sisteminin yaygınlaşmasıyla birlikte bu tür tasarrufların yanı sıra ithal hammaddeye duyulan ihtiyacın da azaltılması hedefleniyor. Hammadde fiyatlarında etkisi zamanla görülecek Sistemin geri dönüşüm sektörüne yeni bir hammadde kaynağı sağlaması, hammadde fiyatları üzerindeki olası etkisini de gündeme getiriyor. Ancak ilk 100 milyon ambalajın piyasa fiyatlarını tek başına değiştirecek büyüklüğe henüz ulaşmadığı belirtiliyor. Eroğlu, PAGEV verilerine göre plastik sektörünün yaklaşık 8 milyon ton birincil polimer ve 1,5 milyon ton geri dönüşüm hammaddesi kullandığını belirterek, DOA'nın mevcut ölçekte fiyatlar üzerinde belirgin bir etki yaratmasının beklenmemesi gerektiğini ifade etti. Buna karşın sistemin ölçeğinin büyümesi, geri dönüştürülmüş hammaddenin arzını artırarak zaman içinde ithal hammadde bağımlılığının azaltılmasına ve fiyat istikrarına katkı sağlayabilir. Çevre politikası sanayi politikasıyla birleşiyor DOA'nın ortaya koyduğu tablo, geri dönüşümün yalnızca çevre politikası değil, aynı zamanda sanayi ve hammadde politikası açısından da stratejik bir araç haline geldiğini gösteriyor. Eroğlu, sıfır atık yaklaşımıyla sanayinin karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini belirterek, hedefin üretimi azaltmak değil, daha az doğal kaynak kullanarak daha yüksek katma değer yaratmak olduğunu vurguladı. Bu açıdan DOA, tüketim sonrası ortaya çıkan ambalaj atıklarının ekonomiden tamamen çıkmak yerine yeniden üretim sürecine dahil edilmesini sağlayan mekanizmalardan biri olarak öne çıkıyor. Geri kazanım oranı yüzde 37,53'e yükseldi Türkiye'nin genel geri dönüşüm performansında da son yıllarda artış kaydedildi. Sıfır Atık Vakfı tarafından açıklanan verilere göre geri kazanım oranı 2017'de yüzde 13 seviyesindeyken 2025 sonunda yüzde 37,53'e yükseldi. Bugüne kadar geri kazanıldığı bildirilen 90 milyon tonu aşkın atığın, 2026 fiyatlarıyla ekonomik karşılığının yaklaşık 365 milyar TL olduğu ifade ediliyor. Asıl hedef: Atığı ithal hammaddenin alternatifi yapmak DOA sisteminin ilk 41 günlük sonuçları, Türkiye'de atık yönetiminin ekonomik boyutunu daha görünür hale getirdi. 100 milyonun üzerinde ambalajın kısa sürede sisteme dahil edilmesi, geri dönüşüm altyapısının ölçek büyütme potansiyelini ortaya koyarken, bundan sonraki aşamada kritik gösterge toplanan ambalaj sayısından çok bu malzemenin ne kadarının yüksek kalitede ikincil hammaddeye dönüştürülerek sanayiye geri kazandırılacağı olacak. Sistemin yaygınlaşması halinde depozito uygulamasının çevresel kazanımının yanında Türkiye'nin hammadde arz güvenliğine, enerji tüketimine, ithalat bağımlılığına ve sanayinin maliyet yapısına da katkı sağlaması bekleniyor.

Geleceğin meslekleri artık 3d üretim etrafında şekilleniyor Haber

Geleceğin meslekleri artık 3d üretim etrafında şekilleniyor

Savunma ve havacılıktan otomotive, sağlıktan medikale, enerjiden kalıpçılığa kadar birçok sektörde hızla yaygınlaşan bu teknoloji, üniversite adayları ve kariyerini yüksek teknoloji odaklı alanlarda şekillendirmek isteyen gençler için önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye'de bu dönüşüme dikkat çekmek amacıyla 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek 3D Baskı Teknolojileri ve Katmanlı Üretim Fuarı (Expo3D İstanbul), sektör profesyonellerini, yatırımcıları, akademisyenleri ve gençleri aynı çatı altında buluşturmaya hazırlanıyor. Eklemeli imalat teknolojilerinin yalnızca üretim anlayışını değil, kariyer planlamasını da değiştirdiğini belirten Expo3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, "Dünyada üretim anlayışı yapay zekâ, otomasyon ve dijital üretim teknolojileriyle yeniden şekillenirken, gelecekte yalnızca mühendislere değil; 3D tasarım, dijital üretim, ileri malzeme teknolojileri, tersine mühendislik, kalite yönetimi, medikal üretim ve sürdürülebilir üretim gibi alanlarda uzmanlaşmış nitelikli insan kaynağına olan ihtiyaç da hızla artacak. Üniversite tercihinde bulunacak gençlerin yalnızca bugünün popüler mesleklerine değil, önümüzdeki 10-20 yılın üretim teknolojilerine odaklanmaları gerekiyor. Eklemeli imalat; mühendislikten tasarıma, sağlık teknolojilerinden savunma sanayiine kadar çok geniş bir alanda yeni kariyer fırsatları sunuyor. Dijital üretim çağında rekabet avantajı elde etmek isteyen hem bireylerin hem de kurumların bu dönüşüme bugünden hazırlanması büyük önem taşıyor” dedi. 3D Teknolojileriyle yapılabilecek 10 yeni iş alanı Ünverdi, geleceğin öne çıkacak 3D mesleklerini; dijital tasarım süreçlerini yöneten 3D Tasarım Uzmanı, üretim süreçlerini yöneten 3D Yazıcı Operatörü, katmanlı üretim teknolojileri geliştiren Eklemeli İmalat Mühendisi, kişiye özel protez ve implant üretimi yapan Medikal 3D Baskı Uzmanı, üç boyutlu proje ve maketler hazırlayan Mimari Görselleştirme ve Maket Tasarımcısı, kişiselleştirilmiş moda ve takı ürünleri geliştiren 3D Moda ve Takı Tasarımcısı, 3D tabanlı eğitim materyalleri geliştiren Eğitim Teknolojileri Uzmanı, şirketlerin dijital üretim dönüşümüne rehberlik eden 3D Baskı Danışmanı, çevre dostu malzeme ve üretim süreçleri geliştiren Geri Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim Uzmanı ile 3D teknolojilerine yönelik eğitim ve dijital içerikler hazırlayan 3D İçerik Üreticisi ve Eğitmeni olarak sıraladı. Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor. Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sağlaması amaçlanan organizasyon, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı ile akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle bir araya getirecek.

Nilüfer’de atık kağıtları getiren hediye kazanıyor Haber

Nilüfer’de atık kağıtları getiren hediye kazanıyor

6-10 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen etkinlikte, eski kitap ve defterlerini getirenlere sürpriz hediyeler veriliyor. Nilüfer Belediyesi, Şanlı Geri Dönüşüm şirketi ile “Eski Kitaplarınız Hediyeye, Desteğiniz Geleceğe Dönüşsün” sloganıyla kağıt atık toplama kampanyası başlattı. Çamlıca Kapalı Pazar Alanı’nda başlatılan kampanya kapsamında, Nilüferli vatandaşlar yıl boyunca biriken kitap, dergi ve defterlerini geri dönüşüm noktalarına teslim ederek; hem doğaya katkıda bulunuyor, hem de sürpriz hediyeler kazanıyor. Daha yeşil ve sürdürülebilir bir Nilüfer hedefi doğrultusunda toplumsal bilincin artırılması amacıyla başlatılan kampanyada teslim edilen materyallerin ağırlığına göre farklı ödüller veriliyor. Buna göre 20-30 kilogram arası atık getirenlere oyun seti, 30-40 kilogram arası için futbol, voleybol veya basketbol topları, 40-50 kilogram arası için mangala veya jenga oyun setleri, 50 kilogram ve üzeri için ise satranç takımı hediye ediliyor. Etkinliğe katılarak çalışmaları yerinde inceleyen Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, ambalaj atıklarının ekonomiye geri kazandırılmasının önemine dikkat çekti. Nilüfer Belediyesi’nde 1995 yılından bu yana ambalaj atığı topladıklarını hatırlatan Güleş, “Okulların kapanmasıyla birlikte her birimizin evinde biriken kitap ve defterleri ekonomiye geri kazandırmak ve toplumda farkındalık oluşturmak için bu çalışmayı başlattık. Çamlıca Kapalı Pazar Alanı’nda başladığımız bu çalışmada, vatandaşlarımızın getirdiği atıklar karşılığında onlara çeşitli hediyeler sunuyoruz. Yeni yürürlüğe giren Depozito Yönetmeliği ile birlikte ambalaj atıklarının ekonomiye geri kazandırılması için çalışma yaptık. Kampanyamız bu yıl başarılı olursa önümüzdeki yıllarda da geleneksel hale getirerek devam etmeyi planlıyoruz” dedi. 5 Gün 10 farklı nokta 10 Temmuz Cuma gününe kadar devam edecek geri dönüşüm kampanyasının programı ise şu şekilde olacak: 7 Temmuz Salı | Saat 09.00 - Üçevler Kapalı Pazar Alanı 7 Temmuz Salı | Saat 13.00 - Balkan Mahalle Muhtarlığı önü 8 Temmuz Çarşamba | Saat 09.00- Balkan Melisa Parkı 8 Temmuz Çarşamba | Saat 13.00 - Görükle Kapalı Pazar Alanı 9 Temmuz Perşembe | Saat 09.00- Nâzım Hikmet Kültürevi önü 9 Temmuz Perşembe | Saat 13.00 - Altınşehir Gençlik Merkezi önü 10 Temmuz Cuma | Saat 09.00 - İhsaniye Agora Çarşı 10 Temmuz Cuma | Saat 13.00 - Ataevler Magazin Outlet Alışveriş Merkezi önü.

Osmangazi belediyesi çocuklara çevre bilinci kazandırıyor Haber

Osmangazi belediyesi çocuklara çevre bilinci kazandırıyor

Çocukların eğitimine büyük önem veren ve çevreye duyarlı nesiller yetiştirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, Candan Genceroğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi’nde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Dünya İklim Günü kapsamında gerçekleştirilen programda çocuklara sıfır atık, geri dönüşüm, enerji tasarrufu, doğal kaynakların korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi gibi konularda bilgilendirmelerde bulunuldu. Osmangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Sütçüoğlu tarafından minik öğrencilere çevreyi korumanın önemi anlatılırken, çocukların yaş seviyelerine uygun şekilde hazırlanan sunumlarda, günlük hayatta uygulanabilecek küçük davranışların doğanın korunmasına büyük katkı sağlayabileceği vurgulandı. Eğitici sunumun ardından gerçekleştirilen drama atölyesinde ise çocuklar çeşitli oyunlar ve canlandırmalar eşliğinde öğrendiklerini uygulama fırsatı yakaladı. “Küçük Adımlar, Büyük Değişimlere Sebebiyet Verir” İklim değişikliğinin artık yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli sorunlarından biri haline geldiğini belirten İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Sütçüoğlu, bu doğrultuda çocuklarla bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını ifade etti. Geleceğin teminatı olan çocuklarla çok verimli bir etkinlik gerçekleştirdiklerine değinen Rüveyşa Burça Sütçüoğlu, “Artan sıcaklıklar, kuraklık, su kaynaklarının azalması ve çevre kirliliği hepimizi etkiliyor. Ancak unutmamalıyız ki doğamızı korumak için atacağımız küçük adımlar, büyük değişimlere sebebiyet verir. Biliyoruz ki çevreye duyarlı bireyler, küçük yaşlarda yetişirler. Burada çocuklara vereceğimiz her güzel mesaj, gelecekte daha temiz, daha yeşil ve daha yaşanabilir bir dünya için umut olacaktır. Doğamızı korumak sadece kurumlarımızın değil, hepimizin ortak sorumluluğundadır. Atık azaltımı, suyun ve enerjinin tasarruflu kullanımı, geri dönüşümüne önem vermek ve çevre kirliliğini önlemek, geleceğimize atacağımız büyük adımlardır. Dünya İklim Günü’nün çevre bilincinin artması açısından bir vesile olmasını diliyor, ‘Gelecek İçin Şimdiden Harekete Geç’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi Haber

Nilüfer’de kadınlar yeteneklerini sergiledi

2005 yılından bu yana kadınların eğitim, üretim ve sosyal yaşamda daha aktif yer almasına katkı sunan Nilüfer Belediyesi Sürekli Mesleki Eğitim Merkezi’nin Fethiye Eğitim Merkezi kursiyerleri tarafından hazırlanan yıl sonu sergisi açıldı. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir’in de katıldığı sergide; geleneksel el nakışından ev tekstiline, çini boyama çalışmalarından takı tasarımına kadar 21 farklı branşta eğitim alan bin 493 kursiyerin ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. “NİLSEM bizim gözbebeğimiz” Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, merkezin kadınların sosyal yaşama aktif katılımını destekleyen önemli bir dayanışma ve üretim alanı olduğunu söyledi. Nilüfer’de binlerce kadının bu merkezlerde yeni beceriler kazandığını belirten Şahin, şunları söyledi: “Nilüfer Belediyesi Sürekli Mesleki Eğitim Merkezi bizim gözbebeğimiz. Bu yıl mutluluğumuz daha da büyük. 2025-2026 eğitim döneminde ağımızı daha da genişlettik. Fethiye, Yüzüncüyıl, Üçevler ve Ataçarşı merkezlerimiz aralıksız hizmet verdi. Ayrıca bu yıl Kültür ve Balkan NİLSEM merkezlerimizi de faaliyete geçirdik. Böylece çok daha fazla mahallede, çok daha fazla kadına ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” Kadınların üretime katılmasını ve yaşam boyu eğitim olanaklarından yararlanmasını önemsediklerini vurgulayan Şahin, “Kadının emeğinin olduğu her yerde yaşam güzelleşir, toplum güçlenir. Sergide yer alan her üründe sabır, emek, yetenek ve özveri var. NİLSEM, kadınların mesleki, sanatsal ve kişisel gelişimine katkı sunmayı büyüyerek sürdürecek” dedi. Nilüfer Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Alaattin Sarı da Nilüfer Belediyesi ile birçok ortak çalışma yürüttüklerini belirterek, “Kursiyerlerin aldığı eğitimler çok kıymetli. Buradan edindikleri bilgi ve becerilerle girişimci olmaları ve meslek edinmeleri bizim için büyük bir mutluluk” ifadelerini kullandı. Sevgi, özveri ve el emeği ürünler Fethiye Mahalle Muhtarı Mustafa Ormanlı ile Nilüfer İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Hayri Akyol da kursiyerleri tebrik etti. NİLSEM kursiyerlerinden Arzu İşlerer ise kurs süresince hem yeni beceriler kazandıklarını hem de üretmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, “Sergimizde yer alan her çalışma sevginin, özverinin ve el emeğinin bir ürünü” dedi. Konuşmaların ardından Mustafa Karaarslan şefliğindeki Ataçarşı Bağlama Topluluğu mini konser verdi. Eğitmenlere teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından katılımcılar sergiyi gezdi. Geleneksel el nakışı, ev tekstili, çini boyama, giyim, takı tasarımı, dekoratif dokuma, geri dönüşüm çanta, wayu çanta ve iğne oyası gibi farklı alanlarda hazırlanan ürünlerden oluşan sergi, 16 Mayıs tarihine kadar Fethiye Mahalle Muhtarlığı’nda ziyaret edilebilecek.

Kirlilikle mücadelede yeni bir sayfa açılıyor Haber

Kirlilikle mücadelede yeni bir sayfa açılıyor

Bu çevreci teknik, tekstil ve şişe atıklarını ekonomiye kazandırarak kirlilikle mücadelede yeni bir sayfa açıyor. Küresel plastik atık krizine çözüm bulma arayışları, atıkların büyük çoğunluğunun enerji geri kazanımı için yakılması ve bunun sonucunda çevre kirliliğinin artması nedeniyle her zamankinden daha acil bir hal aldı. Mevcut sistemde atıkların yalnızca çok küçük bir kısmı düzgün bir şekilde toplanıp yeni malzemelere dönüştürülebiliyor. Bu soruna yanıt arayan Tokyo Metropolitan Üniversitesi'nden Profesör Kotohiro Nomura ve ekibi, PET şişeler ve tekstil atıklarını seçici olarak ayrıştırmak için oldukça verimli yeni bir yöntem geliştirdi. Plastik krizine çözüm Polyester ve özellikle PET; şişelerde, tekstil ürünlerinde, halılarda ve perdelerde yaygın olarak kullanılan bir plastik türü olarak biliniyor. PET şişeler toplanıp geri dönüştürülse de elde edilen malzemenin kalitesi genellikle orijinalinden daha düşük oluyor. Bu durum, kimyasal geri dönüşümü, yani ester bağlarını kırarak orijinal kimyasal yapı taşlarını geri kazanmayı kritik bir hedef haline getiriyor. Ancak geleneksel yöntemlerin yüksek sıcaklıklar ve büyük miktarlarda asit veya baz gerektirmesi, süreci maliyetli ve çevreye zararlı hale getiriyordu. Demir katalizörü mucizesi Japon araştırma ekibi, ACS Sustainable Resource Management dergisinde yayımlanan çalışmalarında, asit ve baz içermeyen basit bir yöntemle bu sorunu aştı. Araştırmacılar, ucuz ve yaygın olarak bulunan bir malzeme olan demir(III) klorürden (FeCl3) yapılan ve belirli bir aminin az bir miktarıyla birleştirilen bir katalizör sisteminin olağanüstü bir performans gösterdiğini tespit etti. Alkolleri bu ucuz demir katalizörüyle birleştiren yaklaşım, sürdürülebilir ve pratik bir çözüm sunuyor. Yüksek verim oranı Geliştirilen bu işlem, PET atıklarını seçici bir şekilde değerli tereftalik asit türevlerine ayrıştırıyor. Yapılan testlerde bu işlemin, ölçeklendirildiğinde dahi yüzde 99,7 ila yüzde 99,9 oranında verim sağladığı görüldü. Sisteme eklenen az miktarda aminin, seçiciliği azaltmadan katalitik aktiviteyi artırdığı ve böylece PET ayrıştırma işlemine oldukça verimli ve çevreci bir nitelik kazandırdığı belirtildi. Karmaşık atıklar ayrışacak Sistem, PET atıklarını 120 ila 180 derece arasındaki nispeten ılımlı sıcaklıklarda işleyebiliyor. Bu durum, daha zorlu koşullar gerektiren geleneksel yöntemlere kıyasla uygun maliyetli bir alternatif oluşturuyor. Yeni yöntemin en dikkat çekici özelliklerinden biri de pamuk ve diğer plastik türleriyle karıştırıldığında bile PET'in seçici olarak ayrıştırılmasına olanak tanıması. Bu sayede karmaşık atık akışlarının işlenmesinde büyük bir çok yönlülük sağlanıyor. Uzmanlar, bu tekniğin polyesterin hedeflenen kimyasal dönüşümü için yeni yollar açtığını, dairesel ekonomi uygulamalarını ilerletmek ve plastik atıkların çevresel etkisini azaltmak adına atılmış önemli bir adım olduğunu vurguluyor.

Geri Dönüşüm sektörünü ‘hurdacı’ gibi görenleri ayıplıyoruz Haber

Geri Dönüşüm sektörünü ‘hurdacı’ gibi görenleri ayıplıyoruz

Türkiye atık bertarafında iddialı hedefler ortaya koyarken, kaynağında ayrıştırılmış her türlü atığı yeniden ulusal ekonomiye kazandıran geri dönüşüm sektörü, uygun yatırım altyapısından mahrum kalıyor. Yaşanan sorunla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer; geri dönüşüm sektörüne yatırım yapan sanayicileri hâlâ “hurdacı” olarak gören bir anlayışın egemen olmasından üzüntü duyduklarını belirterek, “Milli ekonomi için hayati öneme sahip olan bu sanayi yatırımların önemini hâlâ anlamayanları ayıplıyoruz.” dedi. “OSB yönetimleri istemiyor” Geri dönüşüm tesislerini tek çatı altında buluşturacak, her türlü altyapısı oluşturulmuş organize sanayi bölgelerinin eksikliğinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini hatırlatan Gençer, bu yatırımların mevcut OSB’ler içinde kurulmasının önünde de yönetimsel engeller olduğunun altını çizdi. Mevcut OSB’lerin Yönetim Kurulu ve Mütevelli Heyet üyelerinin olumsuz tutum takındığını kaydeden EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer, şu değerlendirmeyi yaptı: “Doluluk oranı düşük olan OSB’lerimizde yatırım yapılabilecek alanlar var. Bu bölgeler, geri dönüşümü de içeren karma OSB olarak daha çok değer yaratabilir. Ayrıca bu tesisler atık üretmeyen, mevcut atığı işleyen ve pek çok sektörden çok daha temiz üretim yapan tesislerdir. Yangın güvenliğinden iş güvenliğine kadar birçok sanayi tesisine göre çok daha ağır standartlara ve yönetmelik hükümlerine tâbi durumdadırlar. Ayrıca bu kurumların, atıkların üretildikleri yerlerde bulunması, karbon ayak izinin azaltılması açısından da büyük önem taşımaktadır. OSB Yasası’nda yapılacak düzenlemeyle geri dönüşüm tesislerine de mevcut OSB’lerde yer açılması gerektiğini kamu otoritelerimiz ve iş dünyamızla paylaşmaktayız.” 2050 yılında dünya üzerinde kullanılan plastiklerin yüzde 60’ının geri dönüşüm kaynaklı olacağına dikkat çeken Gençer, başta yerel yönetimler olmak üzere atık yönetiminin tüm paydaşlarının Geri Dönüşüm OSB’leri için harekete geçmesi çağrısında bulundu. Türkiye’nin 81 ilinde ve pek çok ilçesinde atık ayrıştırma tesislerinin bulunduğunu anımsatan EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer, bu çalışmaların yüksek teknolojili geri dönüşüm tesislerinin kümeleneceği Geri Dönüşün OSB’ler ile daha da ivme kazanacağını vurguladı. Milli ekonomiye katkı… Şener Gençer, şu değerlendirmeyi yaptı: “Sadece plastikte değil, tüm atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşümü dünyada azalan enerji, hammadde ve doğal kaynaklar için büyük önem taşıyor. Sektörün bu vizyonla kümelenmesi; çevre etkisinin asgariye indirilmesi, lojistik avantajların öne çıkması, geri dönüşüm sektörünün ölçek ekonomisine uygun olarak büyümesi için kritik bir faktör. Mümkünse her şehrimize bir Geri Dönüşüm OSB kazandıralım. Nüfusu ve atık rezervi az olan bazı illerimizin komşu illeri ile birlikte kullanacakları ortak organize sanayi bölgesi alanları belirleyelim. Geri dönüşüm sektörü, daha az termoplastik hammaddesi ithalatı sağlayarak cari açığı yüzde 36 azaltma potansiyeli sunuyor. Ülkemiz son 6 yılda 26 milyon ton geri kazanılabilir atık işledi ve yaklaşık 7 milyon ton atığı heri kazandı. Milli ekonomiye 50 milyar TL’nin üzerinde katkı sunuldu. Türkiye mevcut büyümesini sürdürürse geri dönüşüm sektörü 2050 yılında 73 milyar dolarlık bir büyüklüğe kavuşmuş olacak.” Kutu Dünyada ve türkiye’de atık yönetimi İnsanoğlu her yıl 2,1 milyar ton katı atık üretiyor. Bu atıkların sadece yüzde 19'unu geri dönüştürülebilirken, yüzde 11’i yakılarak enerji üretilyor. 2050'ye kadar küresel atık miktarının yüzde 70 artması bekleniyor. Bu atıklar, döngüsel ekonomi modelleri sayesinde 2050 yılına kadar 4,5 trilyon dolarlık bir ekonomik fayda üretebilecek. Türkiye’de her gün 100 bin ton belediye atığı oluşuyor ve bu atığın sadece yüzde 10'u enerjiye dönüşüyor. Küresel ölçekteki atık miktarı, enerji ve madencilik alanlarının üretiminden kaynak verimliliğine, tüketiminden atık yönetiminde kadar bizi yeni bir paradigmaya doğru zorluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.