SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gayrimenkul

Ekometre - Gayrimenkul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gayrimenkul haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kızılay’ın 9 taşınmazı değerinin altında mı satıldı? Haber

Kızılay’ın 9 taşınmazı değerinin altında mı satıldı?

Satışlar, TBMM İçişleri Komisyonu raporunda yer alırken muhalefet işlemleri eleştirdi. Taşınmaz devirleri Meclis raporuna girdi Sözcü gazetesinden Veli Toprak’ın haberine göre, Kızılay’ın taşınmaz devirlerine ilişkin bilgiler, TBMM’de görüşülmesi beklenen Kızılay kanun teklifine yönelik İçişleri Komisyonu raporunda yer aldı. AKP’li 83 milletvekilinin hazırladığı kanun teklifine ilişkin muhalefet şerhlerinde, İçişleri Bakanlığı denetçilerinin tespit ettiği 9 taşınmazın devri gündeme getirildi. Muhalefet temsilcileri, piyasa değeri ile satış bedelleri arasındaki farkı eleştirerek işlemleri “mal kaçırma” olarak nitelendirdi. Haberde yer alan bilgilere göre İstanbul, Ankara, Konya, Kocaeli, Kayseri ve Tekirdağ’daki taşınmazlar, Kızılay’ın kurduğu Kızılay Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş.’ye devredildi. İçişleri Bakanlığı denetçilerinin, işlemler hakkında soruşturma açılıp açılmadığını Kızılay’a resmi yazıyla sorduğu belirtildi. Dokuz taşınmazın satış bedelleri tartışma yarattı Muhalefet şerhlerinde yer alan bilgilere göre, taşınmazların belirtilen değerleri ile devir bedelleri arasında önemli farklar bulunuyor. İstanbul Maltepe’deki taşınmazın değeri 80 milyon lira olarak belirtilirken satış bedeli 23 milyon lira oldu. Kayseri’deki taşınmazın 35,76 milyon liralık değerine karşılık 20,1 milyon lira ödendi. Konya’daki hastane binası, 54,4 milyon lira değer biçilmesine rağmen 12,5 milyon liraya devredildi. İstanbul Fatih’teki apartman bloğu, 80 milyon lira değer karşılığında 17,1 milyon liraya satıldı. Ankara Çankaya’daki Memnune Caner İş Merkezi’nin 41 milyon liralık değerine karşılık satış bedeli 7,5 milyon lira oldu. İstanbul Kartal’daki hastane binası, 72,2 milyon lira değer biçilmesine rağmen 14 milyon liraya devredildi. Kocaeli’deki beş katlı bina, 90 milyon lira değerine karşılık 9 milyon liraya satıldı. İstanbul Bakırköy’deki taşınmazın 32,3 milyon liralık değerine karşılık satış bedeli 5 milyon lira oldu. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Kızılay binası ise 2022 yılında 11,2 milyon lira değer biçilmesine rağmen 802 bin liraya devredildi. Soruşturma açılıp açılmadığı soruldu İçişleri Bakanlığı denetçilerinin, söz konusu devir işlemleriyle ilgili soruşturma başlatılıp başlatılmadığı konusunda Kızılay’dan bilgi istediği aktarıldı. Taşınmazların değer tespitlerinin hangi yöntemlerle yapıldığı, satış süreçlerinin nasıl yürütüldüğü ve devirlere ilişkin soruşturma bulunup bulunmadığı, tartışmanın temel başlıkları arasında yer aldı.

Konut fiyatlarında reel kayıp sürüyor Haber

Konut fiyatlarında reel kayıp sürüyor

Merkez Bankası verilerine göre ağustos ayında konut fiyatları yıllık yüzde 23 arttı ancak reel bazda yüzde 6,5 geriledi. Ortalama konut fiyatının 5 milyon 311 bin TL’ye ulaştığı piyasada yüksek finansman maliyetleri talebi baskılarken, uzmanlar finansmanı hazır alıcılar açısından pazarlık imkanlarının devam ettiğine dikkat çekiyor. Konut fiyatlarında reel gerileme Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Ağustos 2026 Konut Fiyat Endeksi verilerine göre konut fiyatları aylık yüzde 0,9, yıllık ise yüzde 23 arttı. Ancak enflasyondan arındırılmış konut fiyatları aynı dönemde yıllık yüzde 6,5 geriledi. Böylece konut fiyatlarında nominal artış devam etmesine karşın, enflasyon karşısındaki reel kayıp da sürdü. Ortalama konut fiyatı 5,3 milyon TL Emlakjet’in Endeksa verileriyle hazırladığı Ağustos 2026 Konut Değer Raporu’na göre Türkiye genelinde ortalama konut satış fiyatı 5 milyon 311 bin TL’ye yükseldi. Ortalama metrekare fiyatı ise 42 bin 488 TL olarak hesaplandı. Metrekare fiyatlarında yıllık nominal artış yüzde 23,5 olurken, reel bazda yüzde 6,2 düşüş kaydedildi. Konutun reel değeri geriliyor Gayrimenkul Strateji Derneği (GİSP) Başkanı Işıl Dinçer, konut fiyatlarındaki nominal yükselişin yatırımcı açısından doğrudan reel kazanç anlamına gelmediğini belirtti. Dinçer, konut fiyatlarının TL bazında artmasına rağmen bu artışın enflasyonun altında kalması nedeniyle konutun reel değerinin azaldığını söyledi. Konut yatırımının performansının yalnızca satış fiyatındaki değişim üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dinçer; enflasyondan arındırılmış fiyatların, kira gelirlerinin ve alternatif yatırım araçlarının performansının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Finansmanı hazır alıcı için pazarlık alanı Yüksek finansman maliyetleri ve satın alma gücündeki gerilemenin konut talebini baskıladığını belirten Dinçer, reel fiyatlardaki düşüşün orta vadede alım fırsatları oluşturabileceğini söyledi. Arsa ve inşaat maliyetleri nedeniyle konut fiyatlarında TL bazında sert düşüşler beklemenin kolay olmadığını ifade eden Dinçer, piyasanın değerlendirilmesinde nominal fiyat artışının yanı sıra reel fiyat hareketleri, kira getirisi ve alternatif yatırım araçlarına göre performansın da dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Konut yatırımında uzun vade öne çıkıyor Konut fiyatlarının enflasyon karşısındaki gerilemesi, yatırımın toplam getirisinde kira gelirinin ve elde tutma süresinin önemini artırıyor. Konutun bulunduğu bölgenin gelişimi, arz-talep dengesi ve kira potansiyeli de uzun vadeli getiriyi belirleyen unsurlar arasında yer alıyor. Son bir yılda konutunu elinde tutan yatırımcıların durumuna ilişkin değerlendirmede bulunan Dinçer, gayrimenkul yatırımlarının kısa vadeli fiyat hareketleri yerine uzun vadeli perspektifle ele alınması gerektiğini belirtti. Bazı bölgelerde fiyat artışlarının enflasyonun altında kalabileceğini söyleyen Dinçer, bölgesel gelişim ve kira geliri potansiyelinin uzun vadede belirleyici olmaya devam edeceğini ifade etti. Alıcının ödeme gücü belirleyici İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen ise konut fiyatlarının enflasyonun gerisinde kalmasında finansmana erişimin önemli rol oynadığını söyledi. Konut fiyatlarını yalnızca inşaat maliyetlerinin belirlemediğini belirten Hepşen, alıcının ödeme kapasitesinin de fiyatlar üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Yüksek faiz ortamında hanehalkının satın alma gücünün konut fiyatlarındaki nominal artışı desteklemekte zorlandığını kaydetti. Her konut aynı yatırım getirisini sunmuyor Hepşen, konutun enflasyona karşı koruma özelliğinin kısa vadede zayıfladığını ancak bundan kalıcı bir sonuç çıkarılmaması gerektiğini belirtti. Gayrimenkul performansının yalnızca bir yıllık fiyat değişimiyle ölçülemeyeceğini ifade eden Hepşen, kira gelirinin de toplam getiriye dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Lokasyon, konutun niteliği, deprem güvenliği, arz durumu ve kira potansiyelinin yatırım kararında daha fazla önem kazandığını belirten Hepşen, gayrimenkulün uzun vadeli bir reel varlık olmayı sürdürdüğünü ancak her konutun otomatik olarak iyi bir yatırım anlamına gelmediğini vurguladı. Faiz düşerse talep yeniden hızlanabilir Türkiye’de ertelenmiş önemli bir konut talebi bulunduğunu belirten Hepşen, konut ihtiyacı devam etmesine rağmen yüksek finansman maliyetleri nedeniyle satın almaların ertelendiğini söyledi. Faizlerin belirgin biçimde gerilemesi halinde bekleyen talebin hızla piyasaya dönebileceğini ifade eden Hepşen, satışa sunulan konut arzının yeterince artmaması durumunda fiyat baskısının yeniden güçlenebileceği uyarısında bulundu. Hepşen, konut kredilerinin ucuzlamasının tek başına yeterli olmayacağını, talebi destekleyen finansman politikalarının konut arzındaki artışla birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti. Faiz beklentisi ile fiyat riski arasında denge Konut almayı planlayanlar açısından mevcut dönemde iki temel seçenek öne çıkıyor: Bugünkü pazarlık imkanlarından yararlanmak veya faizlerin daha da gerilemesini beklemek. Hepşen’e göre faizlerin düşmesi kredi maliyetlerini azaltabilir ancak ertelenmiş talebin aynı dönemde piyasaya dönmesi, satıcıların pazarlık gücünü artırabilir. Kendi oturacağı evi almak isteyen ve finansmanı hazır olan kişiler açısından mevcut piyasanın fırsatlar barındırabileceğini belirten Hepşen, yalnızca daha düşük faiz beklentisiyle beklemenin satın alınmak istenen konutun fiyatında değişiklik riskini de beraberinde getirdiğine dikkat çekti. Yatırım amacıyla konut alacakların ise kira çarpanı, lokasyon, binanın niteliği, aidat yükü, deprem riski ve alternatif yatırım araçlarının getirilerini birlikte değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. İstanbul’da ortalama fiyat 7,3 milyon TL Emlakjet’in Endeksa verilerine göre İstanbul’da ortalama konut satış fiyatı Ağustos 2025’te 5 milyon 996 bin TL iken, Ağustos 2026’da 7 milyon 359 bin 550 TL’ye yükseldi. Yaklaşık 1,4 milyon TL’lik nominal artışa rağmen İstanbul’da metrekare fiyatları reel bazda yıllık yüzde 3,4 geriledi. Veriler, İstanbul’da konut fiyatlarının TL bazında yükselmeye devam ettiğini ancak enflasyondan arındırıldığında reel fiyat performansının zayıfladığını ortaya koyuyor.

BTSO’da kaç meslek komitesi var? Haber

BTSO’da kaç meslek komitesi var?

Yönetim kurulu başkanı ve diğer yönetim organları için sandık 8 Ekim’de kurulacak. 159 Meclis Üyesi de Komitelerin faaliyet alanlarına göre dağılımı ise şöyle: 1. Hayvan Yetiştiriciliği ile Et ve Et Ürünleri 2. Orman Ürünleri İmalatı ve Ticareti 3. Sebze ve Meyve Ticareti ve İlgili Faaliyetler 4. Madenler ve Diğer Doğal Kaynaklar ile İlgili Faaliyetler 5. Ev Tekstil Ürünleri İmalatı 6. Hazır Giyim İmalatı 7. Kimyevi Maddeler ve İmali, Toptan ve Perakende Ticareti 8. Her Türlü Makine İmalatı 9. Metallere Şekil Verilmesi 10. Model, Kalıp, Döküm ve Kaplama İşleri 11. Otomotiv, Savunma Sanayi, Hava Araçları, Raylı Sistemler ve Motorlu Araçların ve Yedek Parçalarının İmalatı 12. Oturma Grupları, Mutfak, Büro ve Bahçe Mobilyaları İmalatı 13. İplik İmal ve Ticareti 14. Plastik Ürünler İmalatı ve Ticareti 15. Pamuklu Dokuma İmalatı 16. Un ve Unlu Mamuller İmalatı ile Ticareti 17. Tekstil Ürünleri ile İlgili Boya-Baskı-Apre-Kaplama İşleri 18. Teknik Fonksiyonel Kumaş İmalatı Yapanlar 19. Ağır Metal Sanayi 20. Metal Alaşımlı Ürünler ve Bağlantı Elemanları İmalatı 21. Enerji Sektörü 22. İnşaat Malzemeleri ve Yapı Elemanları İmal ve Ticareti 23. İkamet Amaçlı Konut İnşaatları 24. İkamet Dışı Her Türlü İnşaat Faaliyetleri 25. İnşaat Sektörü Yardımcı İnşaat Faaliyetleri 26. Marketler, Süpermarketler ve Hipermarketler 27. Gıda ve İhtiyaç Maddelerinin İmalatı, Toptan ve Perakende Ticareti 28. Değerli Metaller, Gözlük, Mikro Mekanik Ürünler İmal ve Ticareti 29. Mutfak ve Ev Gereçleri İmal ve Ticareti 30. Ev Tekstil Ürünleri Ticareti 31. Hazır Giyim Toptan Ticareti 32. Hazır Giyim Perakende Ticareti 33. Ayakkabı, Çanta ve Diğer Deri Ürünleri İmal ve Ticareti 34. Katı, Sıvı ve Gazlı Yakıtlar ve Türevlerinin İmal ve Ticareti ile Servis Hizmetleri 35. Makine Ticareti, Bakım, Onarım ve Servis Hizmetleri 36. Dış Ticaret 37. Hava, Deniz ve Kara Motorlu Taşıtlarının Ticareti 38. Her Türlü Mobilya Ticareti 39. Tekstil Ürünleri, İplik, Kumaş ve Manifatura-Tuhafiye Ürünleri Ticareti 40. Hırdavat, Nalburiye ve Elektrik Malzemeleri İmal ve Ticareti 41. Dayanıklı Tüketim ve Küçük Ev Aletleri 42. Turizm ve Seyahat Acenteleri 43. Yolcu ve Servis Taşımacılığı 44. Yük Taşıma İşleri ile Gümrükleme, Antrepo ve Lojistik Faaliyetleri 45. Konaklama, Spor ve Eğlence Yerleri 46. Fast-Food, Lokanta ve Restoranlar 47. Catering ve Diğer Yeme İçme Faaliyetleri 48. Bilgi Teknolojileri, Çevre Birimlerinin İmalatı, Ticareti, Bakım ve Onarım Faaliyetleri 49. Matbaa, Ambalaj, Kağıt, Kırtasiye Ürünleri İmal ve Ticareti 50. Uydu Teknolojileri, Elektrikli, Elektronik Ürünler İmalatı ve Ticareti ile Servis Hizmetleri 51. Bankalar 52. Faktoring, Leasing ve Diğer Finansal Faaliyetler 53. Sigorta ve Aracılık Hizmetleri 54. Gayrimenkul Acenteleri ve Benzeri Faaliyetler 55. Müşavirlik ve Danışmanlık Hizmetleri 56. Mimarlık ve Mühendislik Faaliyetleri 57. İdari, Teknik Destek Hizmetleri 58. Reklam Ajansları, Organizasyon Hizmetleri, Fotoğraf Stüdyoları, Tercümanlık vb. ile Hediyelik Eşya Ticareti Yapanlar 59. Eğitim ve Öğretim Hizmetleri ile Kurslar 60. Medikal Ürünler İmal ve Ticareti 61. Sağlık Sektörü ve Sosyal Hizmetler 62. Atıkların Toplanması, Geri Dönüşüm Hizmetleri ile Hafriyat İşleri ve Ticareti 63. Kişisel ve Genel Bakım Hizmetleri 64. Tarım Ürünleri Yetiştiriciliği ve Ticareti 65. Bebek ve Çocuk Ürünleri İmalatı ve Ticareti 66. Kauçuk Ürünler İmalatı ve Ticareti 67. Kapı ve Pencere vb. Ürünler ile Tamamlayıcı Ürünler İmalatı ve Ticareti 68. Hava, Deniz ve Kara Motorlu Taşıtlarının Bakım, Onarım Hizmetleri ve Yedek Parça Ticareti 69. Bilgisayar Programlama ve Yazılım Faaliyetleri 70. E-Ticaret Faaliyetleri

İnşaat sektörünü kamu yatırımları ayakta tutuyor Haber

İnşaat sektörünü kamu yatırımları ayakta tutuyor

İnşaat sektörüne ilişkin ikinci çeyrek verileri, sektörün ekonomik büyümeye katkısını sürdürmesine rağmen finansman koşullarındaki sıkılaşmanın etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini gösteriyor. Analizlere göre kamu yatırımları büyümeyi desteklemeye devam ederken, özel sektör yatırımlarındaki yavaşlama sektörün büyüme hızını sınırlıyor. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyürken, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise yüzde 3 büyüme kaydetti. Böylece sektör üst üste 14 çeyrektir büyümesini sürdürmesine rağmen, önceki yıllarda görülen yüksek büyüme temposunun gerisinde kaldı. Raporda, sıkı para politikası, yüksek faiz ortamı ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerin yatırım kararları üzerinde belirleyici olmaya devam ettiği belirtiliyor. Deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ile kamu altyapı yatırımları sektöre destek sağlarken, özel sektör yatırımlarındaki zayıflık büyümenin önündeki temel engeller arasında gösteriliyor. Üretim göstergeleri ise sektörün kapasitesini koruduğuna işaret ediyor. Yapı ruhsatlarındaki artış yeni projeler açısından olumlu sinyal verirken, inşaat güven endeksinin eşik değer olan 100 puanın altında kalmayı sürdürmesi sektör temsilcilerinin geleceğe ilişkin temkinli beklentilerini ortaya koyuyor. İşçilik ve finansman maliyetleri de şirketlerin kârlılığı üzerindeki baskısını sürdürüyor. Konut piyasasında haziran ayında hareketlenme gözlendi. İlk el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,1, ikinci el satışlar ise yüzde 12,5 arttı. Buna rağmen ilk el satışlardaki toparlanmanın sınırlı kalması, yeni konut üretimini destekleyecek talep koşullarının henüz kalıcı şekilde güçlenmediğine işaret ediyor. Finansman tarafında ise ipotekli konut satışlarında artış yaşansa da krediyle yapılan satışların toplam satışlar içindeki payı yaklaşık yüzde 20 seviyesinde kaldı. Bu görünüm, konut finansmanında tam anlamıyla normalleşme sağlanamadığını ve kredi maliyetlerinin satın alma kararları üzerindeki etkisini sürdürdüğünü gösteriyor. Uluslararası müteahhitlik hizmetlerinde ise küresel gelişmeler belirleyici olmaya devam ediyor. Yılın ilk yarısında yurt dışında üstlenilen proje hacmi 2,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, jeopolitik riskler ve küresel finansman koşullarının uluslararası proje pazarında büyümeyi sınırladığı değerlendiriliyor. Analizde ayrıca küresel ekonomide büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiği, jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarındaki oynaklık ve sıkı para politikalarının hem dünya ekonomisi hem de inşaat sektörü açısından belirsizlikleri artırdığı vurgulanıyor. Bu versiyon, basın bültenindeki tanıtım dilini çıkararak farklı kaynaklardan derlenmiş araştırma haberi formatına dönüştürülmüş bir metindir.

Yalnız yaşayanların sayısı 10 yılda yüzde 66,5 arttı Haber

Yalnız yaşayanların sayısı 10 yılda yüzde 66,5 arttı

Yalnız yaşayanların sayısı 10 yılda yüzde 66,5 arttı Türkiye'de tek kişilik hanelerin sayısı son 10 yılda dikkat çekici bir artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla tek başına yaşayanların sayısı 5 milyon 523 bin 321'e ulaştı. Aynı dönemde ortalama hanehalkı büyüklüğü ise 3,08 kişiye gerileyerek değişen demografik yapının konut sektörüne etkisini gözler önüne serdi. TÜİK verilerine göre Türkiye'deki toplam hane sayısı 26 milyon 977 bin 795'e yükselirken, tek kişilik hanelerin sayısı 5,5 milyonu aştı. Artan bireyselleşme, evlilik yaşındaki yükseliş ve yaşam alışkanlıklarındaki değişim, daha küçük ve fonksiyonel konutlara yönelik talebi artırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hane Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yusuf Keklik, konut ihtiyacının artık yalnızca nüfus artışı üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirtti. Keklik, "Hane sayısındaki artış, yaşam biçimlerindeki değişim ve bireyselleşmenin etkisiyle konut talebi farklı bir boyuta taşınıyor. Özellikle tek kişilik yaşayan bireylerin ve küçük ailelerin artması, daha fonksiyonel, ulaşılabilir ve yaşam kalitesini artıran konut projelerine olan ihtiyacı güçlendiriyor." dedi. Geleceğin konut projelerinin yalnızca metrekare odaklı olmayacağını vurgulayan Keklik, kullanıcı deneyimi, sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik kriterlerinin ön plana çıkacağını ifade etti. Kentleşme ve bireysel yaşamın yaygınlaşmasının sektörde önemli bir dönüşüm yarattığını belirten Keklik, "Gayrimenkul sektöründe artık önemli olan yalnızca daha fazla konut üretmek değil, değişen yaşam biçimlerine uygun, kullanıcı odaklı ve uzun vadeli değer sunan projeler geliştirmektir." değerlendirmesinde bulundu.

Konut üreticisinin iştahı azalıyor Haber

Konut üreticisinin iştahı azalıyor

Buna karşın metrekare üretim maliyeti 40 bin 500 TL'ye yükseldi. Sektör temsilcileri, artan maliyetler ve yüksek faiz nedeniyle yeni konut üretiminde yavaşlama yaşandığını belirtiyor. Konut piyasasında fiyat artış hızı yavaşlarken, üretim maliyetleri yükselmeye devam ediyor. EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, yüksek maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan zorlukların yeni konut üretimini baskıladığını söyledi. "Oturum amaçlı alıcı için fırsat dönemi" Mayıs ayında konut fiyatlarının yıllık bazda nominal yüzde 24,5 arttığını, ancak reel olarak gerilediğini belirten Yazıcı, yatırım yerine oturum amacıyla konut almak isteyenler için mevcut piyasa koşullarının fırsat sunduğunu ifade etti. 2023 yılındaki hızlı fiyat artışlarının geride kaldığını vurgulayan Yazıcı, piyasanın daha dengeli bir yapıya kavuştuğunu söyledi. Metrekare maliyeti 40 bin 500 TL'ye çıktı Bayındırlık Bakanlığı verilerine göre konutun metrekare üretim maliyetinin 40 bin 500 TL'ye yükseldiğini belirten Yazıcı, bir yıl önce yaklaşık 20 bin TL seviyesinde olan maliyetlerin kısa sürede iki katına yaklaştığına dikkat çekti. İnşaat maliyetlerindeki artışın üreticilerin yatırım iştahını azalttığını belirten Yazıcı, konut, AVM ve iş merkezi maliyetlerinin birbirine yaklaşmasının sektör açısından sağlıklı olmadığını ifade etti. Yüksek faiz yeni projeleri yavaşlatıyor Konut üreticilerinin projelerini büyük ölçüde satış gelirleriyle finanse ettiğini belirten Yazıcı, yüksek faiz ortamı ve finansman maliyetleri nedeniyle yeni proje geliştirme konusunda daha temkinli davranıldığını söyledi. Konut arzındaki yavaşlamanın uzun vadede kira piyasasını da etkileyeceğini belirten Yazıcı, yatırım amaçlı alımların azalmasının yeni konut üretimini sınırladığını, bunun da kiralar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini ifade etti. Gözler yılın son çeyreğinde Jeopolitik risklerin azalması ve faiz indirimlerinin başlaması halinde yılın son çeyreğinde konut piyasasında hareketlenme beklediklerini söyleyen Yazıcı, özellikle eylül sonrası dönemin sektör açısından kritik olacağını belirtti. Mortgage faizlerinde olası gerilemenin, mevduatta bekleyen tasarrufların yeniden gayrimenkul piyasasına yönelmesini sağlayabileceğini ifade eden Yazıcı, mevcut hareketliliğin önemli bölümünün ise kentsel dönüşüm projelerinden kaynaklandığını söyledi. Sosyal konut projelerinin piyasaya katkı sağlayacağını belirten Yazıcı, ancak mevcut konut arzı açığı nedeniyle kira fiyatlarında tek başına belirgin bir düşüş beklenmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İnşaat sektörünü şekillendirecek yatırım trendleri Haber

İnşaat sektörünü şekillendirecek yatırım trendleri

Gayrimenkul ve inşaat sektörü, değişen ekonomik dinamikler, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda dönüşümünü sürdürürken, 2026 yılında sektöre yön verecek yatırım trendleri de netleşmeye başladı. Deprem güvenliği, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve yaşam kalitesi odaklı projeler yatırımcıların karar süreçlerinde belirleyici unsurlar haline gelirken, sektör temsilcileri de geleceğin ihtiyaçlarına uygun projeler geliştirmeye odaklanıyor… SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, gayrimenkul sektöründe yaşanan dönüşümü değerlendirerek yatırımcı davranışlarının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Artukoğlu, “Geçmişte yatırım kararlarında öncelikli kriter lokasyon ve fiyat olurken, bugün güvenli yapılaşma, sosyal yaşam alanları, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi unsurlar da en az bunlar kadar önem taşıyor. Özellikle deprem gerçeğinin daha fazla hissedildiği bir dönemde yatırımcılar yalnızca bir mülk satın almıyor; güvenli ve uzun vadeli bir yaşam alanına yatırım yapıyor” ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir projeler ön plana çıkıyor Küresel ölçekte çevresel farkındalığın artmasıyla birlikte sürdürülebilir yapıların önem kazandığını belirten Artukoğlu, enerji tasarrufu sağlayan sistemlerin ve çevre dostu uygulamaların yeni projelerin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ifade etti. “Yeşil bina uygulamaları, yenilenebilir enerji çözümleri ve düşük karbon ayak izine sahip projeler artık yatırımcıların tercih sebepleri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik odaklı projelerin sektördeki payının daha da artacağını öngörüyoruz” diye konuştu. Akıllı teknolojiler yatırım değerini artırıyor Dijitalleşmenin inşaat ve gayrimenkul sektöründe de etkisini gösterdiğine dikkat çeken Artukoğlu, akıllı bina teknolojilerinin yatırım kararlarında giderek daha fazla rol oynadığını belirtti. Artukoğlu, “Enerji tüketimini optimize eden sistemler, uzaktan yönetilebilen yaşam alanları ve güvenlik teknolojileri artık modern projelerin standartları arasında yer alıyor. Akıllı teknolojilere sahip yapılar hem kullanıcı deneyimini artırıyor hem de uzun vadede yatırım değerine katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. Ankara ve gelişen şehirler yatırımcıların radarında Türkiye’de yatırımcı ilgisinin yalnızca büyük metropollerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Artukoğlu, gelişen şehirlerin ve yeni yaşam merkezlerinin öne çıkmaya başladığını söyledi. “Ulaşım yatırımları, yeni ticaret alanları ve planlı şehirleşme projeleri sayesinde Ankara başta olmak üzere birçok şehir yatırım açısından önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle yaşam kalitesini yükselten, sosyal donatıları güçlü ve ulaşım avantajı sağlayan projeler yatırımcıların dikkatini çekmeye devam edecek” dedi. ‘Geleceğin projeleri bugünden şekilleniyor’ 2026 yılında sektörün odağında güven, sürdürülebilirlik ve teknoloji ekseninin yer alacağını belirten Artukoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Gayrimenkul sektörü yalnızca yapı üretmekten ibaret değil. İnsanların yaşamlarına değer katan, şehirlerin gelişimine katkı sağlayan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir alanlar bırakan projeler geliştirmek gerekiyor. Biz de SOA Holding olarak geleceğin ihtiyaçlarını bugünden analiz ederek, uzun vadeli değer üreten projelere odaklanmayı sürdürüyoruz” ifadelerinde bulundu.

Dubai’de yeni projeler ekonomiye güç verdi Haber

Dubai’de yeni projeler ekonomiye güç verdi

Dubai yönetimi tarafından duyurulan yeni ekonomi programları kapsamında özellikle yapay zekâ, finans teknolojileri ve sürdürülebilir enerji yatırımlarına yönelik teşviklerin genişletileceği belirtildi. Emirlikte açıklanan yeni projeler, uluslararası yatırımcı ilgisini yeniden artırdı. Turizmde güçlü sezon beklentisi Yılın ilk aylarında otel doluluk oranlarının yüksek seyretmesi ve yeni uçuş bağlantılarının devreye girmesi, Dubai turizminde güçlü yaz sezonu beklentisini artırdı. Özellikle Avrupa, Körfez ve Asya pazarlarından gelen rezervasyonlarda artış yaşandığı belirtiliyor. Gayrimenkul piyasasında hareketlilik sürüyor Dubai’de lüks konut ve yatırım amaçlı projelere olan talep hız kesmeden devam ediyor. Yeni marina, yaşam merkezi ve karma proje yatırımlarıyla birlikte yabancı yatırımcı ilgisinin yükseldiği ifade ediliyor. Uzmanlar, düşük vergi politikası ve yüksek kira getirilerinin Dubai’yi küresel yatırımcı açısından cazip kılmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Yapay zekâ ve teknoloji yatırımları öne çıkıyor Dubai’nin dijital ekonomi hedefleri kapsamında yeni teknoloji serbest bölgeleri ve yapay zekâ merkezleri için çalışmalar hız kazandı. Yetkililer, Emirliğin önümüzdeki dönemde Orta Doğu’nun en büyük teknoloji ve finans merkezlerinden biri olmayı hedeflediğini açıkladı. “Bölgesel merkez olma hedefi güçleniyor” Ekonomi çevreleri, lojistik, finans, turizm ve teknoloji yatırımlarındaki büyümenin Dubai’nin bölgesel merkez konumunu daha da güçlendirdiğini değerlendiriyor. Önümüzdeki dönemde yeni uluslararası fon girişleri ve mega projelerle birlikte Dubai ekonomisindeki büyümenin sürmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.