SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fransa

Ekometre - Fransa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fransa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Demir-çelik ihracatında ağustos atağı Haber

Demir-çelik ihracatında ağustos atağı

Türkiye genelinde Almanya, ADMİB’de ise İtalya ağustosun en büyük pazarı oldu. İlk 10 pazar içinde Türkiye’nin ABD’ye ihracatı yüzde 137, ADMİB’in Estonya’ya ihracatı yüzde 210 arttı. Ağustos ayı ihracat performansını değerlendiren ADMİB Başkanı Rahmi İncetan, “Türkiye demir-çelik sektörü olarak ağustos ayında ihracatımızı artırmayı başardık. Özellikle ADMİB’in çelik ihracatındaki yüzde 48,1’lik artış, firmalarımızın zorlu küresel koşullara rağmen pazarlardaki varlığını koruduğunu gösteriyor. Bu olumlu tablonun sürdürülebilir olması için maliyet ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin demir ve demir dışı metaller ile çelik sektörlerindeki ihracat performansı ağustos ayında da yükselişini sürdürdü. Türkiye genelinde ağustos ayında demir ve demir dışı metaller ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,3 artarak 1,3 milyar dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 12,2 artışla 1,5 milyar dolara çıktı. Böylece iki sektörün toplam ağustos ihracatı 2,8 milyar doları aştı. ADMİB’in ağustos ayı performansında ise çelik ihracatındaki yükseliş dikkat çekti. Birliğin demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 12,7 artışla 73 milyon dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 48,1 artışla 270 milyon dolara ulaştı. Ocak-ağustos döneminde ADMİB’in demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 3,7 artışla 549 milyon dolara, çelik ihracatı ise yüzde 19,9 artışla 1,7 milyar dolara yükseldi. ADMİB’in yılın ilk sekiz ayındaki toplam demir ve demir dışı metaller ile çelik ihracatı 2,2 milyar doları aştı. Türkiye genelinde ABD ve Mısır’a ihracatta güçlü artış Türkiye’nin demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında ağustos ayında en büyük pazar Almanya oldu. Almanya’ya 222,4 milyon dolarlık ihracat yapılırken, İtalya 182,1 milyon dolarla ikinci, Birleşik Krallık 163,8 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. İspanya’ya 162,8 milyon dolar, ABD’ye ise 154,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İlk 10 pazar içinde ihracatını oransal olarak en fazla artıran ülke yüzde 137 ile ABD olurken, Mısır’a ihracat yüzde 134, İspanya’ya yüzde 69, Bulgaristan’a yüzde 56 ve Birleşik Krallık’a yüzde 50 arttı. Ocak-ağustos döneminde de Almanya ilk sıradaki yerini korudu. Bu dönemde Almanya’ya yapılan ihracat 1,73 milyar dolara ulaşırken, İtalya 1,48 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı. Romanya 1,2 milyar dolarla üçüncü, Birleşik Krallık 1,09 milyar dolarla dördüncü, Bulgaristan ise 975 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. İlk 10 pazar arasında en yüksek artış yüzde 281 ile Fransa’da kaydedilirken, Almanya’ya ihracat yüzde 260, Polonya’ya yüzde 222 ve Bulgaristan’a yüzde 123 arttı. ADMİB’de ağustosun lideri İtalya, en hızlı artış Estonya’da ADMİB’in ağustos ayı ihracatında İtalya 31,7 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, İspanya 24,6 milyon dolarla ikinci, Mısır 23,4 milyon dolarla üçüncü oldu. Romanya’ya 20 milyon dolar, Irak’a ise 17,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İlk 10 pazar içinde en güçlü artış yüzde 210 ile Estonya’da yaşandı. Birleşik Krallık’a ihracat yüzde 170, Romanya’ya yüzde 148, İspanya’ya yüzde 133, Mısır’a yüzde 127 ve İtalya’ya yüzde 123 arttı. Ocak-ağustos döneminde ADMİB’in en büyük pazarı 155,5 milyon dolarla Romanya olurken, Mısır 140,5 milyon dolarla ikinci, İtalya 133,4 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Fas’a 115,5 milyon dolar, Almanya’ya ise 113,5 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İlk 10 pazar içinde ihracatın en fazla arttığı ülke yüzde 106 ile Birleşik Krallık oldu. Ukrayna’ya ihracat yüzde 67, Libya’ya yüzde 65, Romanya ve Fas’a ihracat yüzde 43 arttı. Ürün bazında Türkiye’de diğer demir-çelik, ADMİB’de boru öne çıktı Türkiye’nin demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında ağustos ayında en fazla ihracat diğer demir-çelik ürün grubunda gerçekleştirildi. Bu gruptan 261,6 milyon dolarlık ihracat yapılırken, demir-çelik çubuk ihracatı 234 milyon dolar, demir-çelik inşaat aksamı ihracatı 230,7 milyon dolar oldu. Demir-çelik yassı sıcak ürünleri 199,6 milyon dolarla dördüncü, demir-çelik boru ihracatı ise 187,2 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. Ocak-ağustos döneminde de sıralamanın ilk üçünde değişiklik yaşanmadı. Diğer demir-çelik ürün grubunda 2,08 milyar dolarlık ihracata ulaşılırken, bunu 1,81 milyar dolarla demir-çelik çubuk ve 1,73 milyar dolarla demir-çelik inşaat aksamı izledi. Demir-çelik yassı sıcak ürünleri 1,38 milyar dolarla dördüncü, alüminyum çubuk ve profiller ise 1,37 milyar dolarla beşinci sırada yer aldı. ADMİB’in ağustos ayındaki demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında en yüksek payı demir-çelik boru ürün grubu aldı. Boru ihracatı 78,1 milyon dolara ulaşırken, demir-çelik yassı sıcak ürünleri 71,8 milyon dolarla ikinci sırada yer aldı. Demir-çelik yassı kaplama ürünleri 34,8 milyon dolar, demir-çelik inşaat aksamı 26 milyon dolar ve diğer demir-çelik ürünleri 20,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sekiz aylık dönemde de boru ihracatı ADMİB’in en önemli ürün grubu olmayı sürdürdü. Ocak-ağustos döneminde demir-çelik boru ihracatı 403,1 milyon dolara ulaşırken, yassı sıcak ürün ihracatı 349,5 milyon dolar, yassı kaplama ürünleri ihracatı 252,3 milyon dolar oldu. İnşaat aksamı 199,2 milyon dolarla dördüncü, diğer demir-çelik ürünleri ise 130,8 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. “Rekabet gücümüzü maliyet yapımızla birlikte ele almalıyız” Ağustos ayı ihracat rakamlarını değerlendiren ADMİB Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi İncetan, küresel rekabetin ihracatçılar üzerindeki maliyet baskısını artırdığını belirterek, destek mekanizmalarının üretim yapısı ve maliyet koşulları dikkate alınarak şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. İncetan, şöyle devam etti: “Türkiye demir-çelik sektörü olarak ağustos ayında ihracatımızı artırmayı başardık. Özellikle ADMİB’in çelik ihracatındaki yüzde 48,1’lik artış, firmalarımızın zorlu koşullara rağmen pazarlardaki varlığını koruduğunu gösteriyor. Ancak bu artışın sürdürülebilir olması için maliyet ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Çin ile fiyat rekabetinde ciddi zorluklar yaşarken, bazı ürün gruplarında Avrupa’daki rakiplerimize karşı maliyet avantajımızı kaybettik. Maliyet artışlarını fiyatlara tam olarak yansıtamadığımız için de kâr marjlarımız baskı altında. Bu nedenle ihracat desteklerinin enerji, işçilik, finansman ve lojistik gibi temel maliyet unsurlarının dikkate alınarak tasarlanması büyük önem taşıyor. Döviz dönüşüm desteğinin devamına ilişkin yaklaşımı olumlu buluyoruz. Demir-çelik ve demir dışı metaller sektörlerinin de yeni düzenlemelerde güçlü şekilde desteklenmesini bekliyoruz. Rekabet gücümüzü korumak için mevcut pazarları güçlendirirken, yeni pazarlara yönelecek ve daha yüksek katma değerli ürünlere odaklanacağız.”

Mobilya ihracatında Avrupa atağı: Fransa pazarı öne çıktı Haber

Mobilya ihracatında Avrupa atağı: Fransa pazarı öne çıktı

Genel tabloda sınırlı daralma yaşanırken Fransa, Fas, Birleşik Krallık ve ABD gibi önemli pazarlardaki artışlar dikkat çekti. Fransa'ya ihracat Türkiye genelinde yüzde 27, AKAMİB bölgesinde ise yüzde 272,6 yükseldi. Sektör temsilcileri, artan maliyetler karşısında ihracatçının fiyat rekabetini koruyabilmesi için desteklerin güçlendirilmesini istiyor. Türkiye mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü ağustos ayında ihracatta sınırlı bir gerileme yaşarken, bazı önemli pazarlardaki güçlü büyüme dikkat çekti. Sektörün toplam ihracatı ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 azalarak 648 milyon 507 bin dolar oldu. Aynı dönemde Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği'nin (AKAMİB) ihracatı yüzde 11,3 gerileyerek 73 milyon 832 bin dolar olarak gerçekleşti. Ocak-ağustos döneminde Türkiye geneli sektör ihracatı yüzde 0,8 düşüşle 5 milyar 121 milyon dolara inerken, AKAMİB'in ihracatı yüzde 14,3 azalarak 540 milyon 473 bin dolara geriledi. Toplam ihracattaki sınırlı daralmaya karşın ülke bazındaki sonuçlar, sektörün farklı pazarlarda birbirinden oldukça farklı bir performans sergilediğini ortaya koydu. Özellikle Fransa'daki yükseliş, ihracat açısından öne çıkan gelişmelerden biri oldu. Fransa'da dikkat çeken yükseliş Türkiye genelinde ağustos ayında sektörün en fazla ihracat yaptığı ülkeler Irak, ABD, Birleşik Krallık, Fas ve Fransa oldu. İlk 10 pazar arasında en yüksek artış yüzde 27 ile Fransa'da gerçekleşti. Fransa'yı yüzde 21,7'lik artışla Fas, yüzde 13,9 ile Birleşik Krallık ve yüzde 10,6 ile ABD izledi. AKAMİB'in ağustos ayı ihracatında ise Irak ilk sıradaki yerini korudu. Fransa, Suriye, Romanya ve Çin de Birliğin en fazla ihracat gerçekleştirdiği pazarlar arasında yer aldı. AKAMİB açısından en dikkat çekici gelişme yine Fransa'da yaşandı. Birliğin Fransa'ya ihracatı ağustosta yüzde 272,6 arttı. Fas'a ihracat yüzde 30,1, Suriye ve ABD'ye ihracat ise yüzde 16 yükseldi. Sekiz aylık tabloda da Fransa öne çıkıyor Fransa'daki hareketlilik yalnızca ağustos ayıyla sınırlı kalmadı. Ocak-ağustos döneminde Türkiye'nin sektör ihracatında ilk 10 pazar arasında en güçlü artışlardan biri Fransa'da kaydedildi. Bu dönemde Fransa'ya ihracat yüzde 18,5 arttı. Bulgaristan'a ihracat da yüzde 13,1 yükseldi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yapılan ihracat ise yüzde 17,6 artışla 86,3 milyon dolara ulaştı. Türkiye'nin sekiz aylık sektör ihracatında Irak, 620,7 milyon dolarla liderliğini sürdürdü. Irak'ın ardından Birleşik Krallık, ABD, Fas ve Libya geldi. AKAMİB'in ocak-ağustos dönemindeki ihracatında da Irak ilk sırada yer alırken Suriye, Fransa, Almanya ve Romanya öne çıkan diğer pazarlar oldu. Bu dönemde en yüksek artış İran pazarında gerçekleşti. İran'a ihracat yüzde 135,6 yükselirken Fransa'ya ihracat yüzde 72,3, Suriye'ye ihracat yüzde 28,4 ve KKTC'ye ihracat yüzde 7,3 arttı. İhracatçı büyümeden önce rekabet gücünü korumak istiyor Sektörün ihracat rakamları, pazar çeşitliliğinin önemini ortaya koyarken üretim maliyetlerindeki artış da ihracatçıların gündemindeki temel sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Mobilya üretiminin önemli ölçüde nitelikli insan emeğine dayanması nedeniyle işçilik maliyetleri sektörün toplam maliyet yapısında önemli bir paya sahip. Enerji, hammadde, lojistik ve finansman giderlerindeki artışlar da eklendiğinde ihracatçının uluslararası pazarlarda fiyat rekabetini koruması zorlaşıyor. AKAMİB Başkanı Adem Derinel, ağustos ayı ihracat sonuçlarını değerlendirirken, bazı pazarlardaki güçlü artışların sektörün yeni fırsatları değerlendirme kapasitesini gösterdiğini belirtti. Derinel, Fransa, Fas, Birleşik Krallık ve ABD gibi pazarlarda elde edilen kazanımların önemine dikkat çekerek, bu ivmenin kalıcı hale gelmesi için ihracatçının maliyet yapısını dikkate alan destek mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu ifade etti. “Fiyat rekabetinde elimizi güçlendirecek desteklere ihtiyaç var” Adem Derinel, küresel pazarlarda rekabetin artık yalnızca kalite ve tasarım üzerinden şekillenmediğini, fiyat unsurunun da giderek daha belirleyici hale geldiğini vurguladı. Derinel, döviz dönüşüm desteğinin ihracatçının finansal yapısını güçlendiren önemli araçlardan biri olduğunu belirterek, destek mekanizmalarının sektörlerin üretim ve maliyet yapıları dikkate alınarak kurgulanması gerektiğini söyledi. Mobilya sektörünün yüksek istihdam sağlayan ve emek yoğun üretim yapan bir yapıya sahip olduğunu belirten Derinel, sektörün daha yüksek oranlarda desteklenmesinin uluslararası fiyat rekabetinde ihracatçının elini güçlendireceğini ifade etti. Yeni pazarlar için maliyet baskısının azaltılması gerekiyor Sektörün önündeki temel sorunlardan biri, artan maliyetlerin ürün fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamaması. İhracatçı, bir yandan mevcut pazarlardaki konumunu korumaya çalışırken diğer yandan yeni pazarlara ulaşabilmek için maliyet avantajını korumak zorunda. Bu nedenle sektör temsilcileri; finansmana erişimin kolaylaştırılması, üretim maliyetlerinin azaltılması ve katma değerli üretimin teşvik edilmesine yönelik desteklerin güçlendirilmesini bekliyor. Ağustos verileri, Türk mobilya sektörünün genel ihracatında henüz güçlü bir büyüme ivmesinin oluşmadığını gösterirken, Fransa başta olmak üzere bazı pazarlardaki yüksek oranlı artışlar yeni ihracat fırsatlarının bulunduğuna işaret ediyor. Sektör açısından önümüzdeki dönemin belirleyici unsuru ise bu pazar kazanımlarının ne ölçüde kalıcı hale getirilebileceği olacak. Bunun için ihracatçının yalnızca yeni talep alanlarına ulaşması değil, aynı zamanda artan üretim ve finansman maliyetleri karşısında rekabet gücünü koruyabilmesi gerekiyor.

Otomotiv ihracatı Ağustosta 2,8 milyar dolar Haber

Otomotiv ihracatı Ağustosta 2,8 milyar dolar

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 11,9 oldu. Yılın ilk sekiz ayında otomotiv endüstrisi ihracatı ise 27,2 milyar dolar barajını aştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, “Euro/TL kur artışı enflasyona göre çok geride kalıyor, satışımız döviz ile ama giderlerimizin önemli bir kısmı TL bazında ve uzun süredir artarak devam eden €/TL ile enflasyon arasındaki fark tüm ihracatçıları olumsuz etkiliyor” dedi. Ağustos ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 208 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın ocak-ağustos döneminde ise tedarik endüstrisi ihracatı 10 milyar 677 milyon dolara ulaştı ve toplam otomotiv ihracatından yüzde 39,2 pay aldı. Ağustos ayında Binek Otomobiller ihracatı 626 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı 521 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı 189 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı 184 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Almanya liderliğini korudu Geçen ay Almanya, 489 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürdü. Birleşik Krallık, 305 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar oldu. Üçüncü büyük pazar Fransa’ya yönelik ihracat ise 288 milyon dolar olarak gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 70 Ağustos ayında Avrupa Birliği Ülkeleri yüzde 70 pay ile Ülke Grubunda ilk sıradaki yerini korudu. AB Ülkelerine ihracat ise 1 milyar 942 milyon dolar oldu. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 13 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer aldı. Yılın ilk sekiz ayı bütününde ise AB ülkeleri yüzde 74 pay ve 20 milyar 60 milyon dolar ihracat ile en önemli pazar konumunu sürdürdü.

AB'de dış politika için kritik çağrı Haber

AB'de dış politika için kritik çağrı

Avrupa Birliği'nde dış politika kararlarının alınma biçimine ilişkin reform tartışmaları yeniden gündeme geldi. Almanya, Fransa ve İspanya'nın da aralarında bulunduğu 11 üye ülke, oybirliği kuralının ve veto mekanizmasının ortak hareket kabiliyetini sınırlandırdığı gerekçesiyle karar alma sisteminde değişiklik yapılması çağrısında bulundu. Euronews'in haberine göre Almanya, Fransa, İspanya, Avusturya, Danimarka, Belçika, Finlandiya, Lüksemburg, Hollanda, Romanya ve İsveç tarafından imzalanan ortak mektup, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'a gönderildi. "Meşruiyetimiz var ama gücümüz olmamalı" Mektupta, AB'nin uzlaşı kültürünün Birliğin meşruiyetinin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanarak, mümkün olan her durumda uzlaşma arayışının sürdürülmesi gerektiği belirtildi. Ancak uzlaşının ortak hareket etmeyi engelleyen bir mekanizmaya dönüşmemesi gerektiğine dikkat çekilen mektupta, aksi durumda Birliğin meşruiyete sahip olmakla birlikte siyasi gücünü kullanamayacağı ifade edildi. 11 ülke, özellikle dış politika alanında kararların tek bir üye ülkenin vetosuyla bloke edilmesinin AB'nin uluslararası gelişmelere hızlı ve etkili biçimde yanıt verme kapasitesini zayıflattığı görüşünü ortaya koydu. Dış politikada "yapıcı çekimserlik" önerisi Ortak mektupta, AB'nin karşı karşıya olduğu jeopolitik ortamın önemli ölçüde değiştiği belirtildi. Stratejik rekabetin, artan istikrarsızlığın ve kurallara dayalı uluslararası düzeni zayıflatmaya yönelik girişimlerin Birliğin dış eylemlerini daha karmaşık hale getirdiği ifade edildi. Bu koşullarda AB'nin kendi çıkarlarını savunabilmesinin, sahip olduğu siyasi, ekonomik ve diplomatik ağırlığı kolektif olarak ne kadar hızlı ve etkili biçimde kullanabildiğine bağlı olduğu kaydedildi. Bu nedenle 11 ülke, dış politika kararlarında "yapıcı çekimserlik" uygulamasının daha fazla kullanılmasını önerdi. Ayrıca üye ülkelerin karşılıklı dayanışma ilkesine bağlı kalması, dış politika kararlarının başka ve ilgisiz meselelerle ilişkilendirilmemesi ve oybirliği şartının yerine nitelikli çoğunluk sistemine geçiş için farklı seçeneklerin değerlendirilmesi istendi. AB'nin karar alma sistemi tartışılıyor Dış politika kararlarında reform yapılması gerektiği yönündeki görüş, bazı AB ülkelerinde giderek daha fazla destek buluyor. Eleştirilerin merkezinde, Birliğin dış politika yapısının karmaşık olması ve mevcut karar alma mekanizmalarının değişen jeopolitik koşullara yeterince hızlı uyum sağlayamaması bulunuyor. Bu tartışmalar kapsamında haziran ayında Almanya ve Fransa'nın öncülük ettiği üç farklı seçeneği içeren bir belge basına yansımıştı. Söz konusu seçeneklerden ikisinin AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciliği makamının rolünü zayıflatacağı, birinin ise makamın etkisini artıracağı belirtilmişti. Reform önerileri dışişleri bakanlarının gündeminde AB'nin dış politika karar alma mekanizmasına ilişkin reform önerilerinin, yarın yapılması beklenen gayriresmi AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda ele alınması bekleniyor. Toplantıda özellikle oybirliği kuralının yarattığı sınırlamalar, yapıcı çekimserliğin kapsamının genişletilmesi ve dış politika alanında nitelikli çoğunluk sistemine geçiş seçeneklerinin değerlendirilmesi bekleniyor.

Türk hazır giyim sektörü Paris’te gücünü gösterecek Haber

Türk hazır giyim sektörü Paris’te gücünü gösterecek

Dünya moda endüstrisinin önemli merkezlerinden Paris’te yılda iki kez düzenlenen Premiere Vision Paris; hazır giyimden kumaşa, iplikten deriye, aksesuardan tasarıma kadar moda endüstrisinin tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturuyor. EHKİB, 19 Türk hazır giyim ihracatçısıyla fuarda yer alarak sektörün üretim kabiliyetini, tasarım gücünü, esnek üretim altyapısını ve sürdürülebilirlik alanındaki dönüşümünü uluslararası alıcılara tanıtacak. Bağcı: “Fransa dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Avrupa Birliği’nin Türkiye hazır giyim sektörünün en önemli ihracat pazarı olduğunu, Fransa’nın ise sektör açısından stratejik ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye’nin Fransa’ya hazır giyim ihracatının 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 468 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini paylaşan Bağcı, şöyle devam etti: “Fransa, Türkiye genelinde en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğimiz 6’ncı büyük pazar konumunda. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz açısından ise Fransa 8’inci büyük ihracat pazarımız. Fransa 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık hazır giyim ithalatı gerçekleştirdi. ABD ve Almanya’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı konumunda bulunuyor. Türkiye ise Çin, Bangladeş ve İtalya’nın ardından Fransa’nın dördüncü büyük giyim tedarikçisi. Bu tablo, Fransa pazarının sektörümüz açısından taşıdığı potansiyeli açık şekilde ortaya koyuyor.” “Türkiye fuarın en güçlü katılımcı ülkeleri arasında” Premiere Vision Paris’in Türk moda endüstrisinin Avrupa’daki konumunu güçlendirmesi açısından kritik bir platform olduğunun altını çizen Bağcı, Türkiye’nin fuardaki güçlü varlığının uzun yıllara dayandığını dile getirdi. Bağcı, “Türkiye; yaklaşık 200 kumaş, hazır giyim, deri ve aksesuar üreticisiyle Premiere Vision Paris’e en fazla katılımcı gönderen ülkelerin başında geliyor. Bu güçlü katılım, Türk moda endüstrisinin küresel tedarik zincirindeki öneminin de göstergesi. Türkiye olarak Avrupa’ya coğrafi yakınlığımız, hızlı ve esnek üretim kabiliyetimiz, güçlü tekstil ve hazır giyim altyapımız, tasarım yetkinliğimiz ve sürdürülebilir üretime yönelik yatırımlarımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz.” diye konuştu. “Fiyat rekabetinden katma değer rekabetine geçmek zorundayız” Türk hazır giyim sektörünün son yıllarda küresel pazarlarda yoğun bir rekabet ortamıyla karşı karşıya olduğuna işaret eden Bağcı, artan üretim maliyetleri nedeniyle Türkiye’nin özellikle fiyat odaklı siparişlerde Asyalı ve Kuzey Afrikalı rakipleriyle rekabet etmekte zorlandığını vurguladı. Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Hazır giyim sektörümüzün küresel rekabette yeniden ivme kazanması için fiyat rekabetinden ziyade tasarım, inovasyon, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, hızlı teslimat ve yüksek katma değerli üretime odaklanması gerekiyor. Avrupa’nın yakın coğrafyadan tedarik eğilimi Türkiye açısından önemli bir fırsat. Bu avantajı kalıcı hale getirmek için müşterilerimizle doğrudan temasımızı artırmamız ve uluslararası fuarlarda güçlü şekilde yer almamız gerekiyor. Premiere Vision Paris’i bu açıdan yalnızca bir fuar değil, sektörümüzün Avrupa’daki mevcut müşterileriyle ilişkilerini geliştirdiği ve yeni iş bağlantıları kurduğu stratejik bir platform olarak görüyoruz.” Seyfeli: “Fransa pazarındaki payımızı korumak ve büyütmek istiyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ise Türk hazır giyim sektörünün son dönemde artan üretim maliyetleri nedeniyle geçmiş yıllardaki maliyet avantajını önemli ölçüde kaybettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin Fransa pazarındaki güçlü konumunu korumasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Seyfeli, “Fransa pazarında hemen arkamızda Hindistan, Vietnam ve Tunus gibi güçlü ihracatçı ülkeler bulunuyor. Bu ülkelere karşı mevcut konumumuzu korumak ve pazar payımızı artırmak için müşterilerimizle yakın temas halinde olmamız gerekiyor. Premiere Vision Paris gibi sektörün küresel ölçekte referans kabul edilen fuarlarına düzenli katılım sağlamamız bu nedenle çok önemli.” dedi. “Müşteriye yakın olmak her zamankinden daha önemli” Avrupalı markaların tedarik kararlarında fiyatın yanı sıra hız, esneklik, kalite, düşük adetli üretim kabiliyeti, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik kriterlerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine işaret eden Seyfeli, Türkiye’nin bu alanlarda önemli avantajlara sahip olduğunu kaydetti. Seyfeli, “Avrupa pazarına yakınlığımız sektörümüzün en önemli avantajlarından biri. Ancak yalnızca coğrafi yakınlık yeterli değil. Alıcıların değişen beklentilerini yakından takip etmek, sürdürülebilir üretim altyapımızı geliştirmek, tasarım ve koleksiyon gücümüzü artırmak ve müşterilerimizle sürekli iletişim halinde olmak zorundayız. PV Paris bu anlamda sektörümüz için son derece değerli. EHKİB olarak fuara 19 firmamızla katılıyoruz. Firmalarımızın yeni müşterilere ulaşmasını sağlarken mevcut müşterileriyle ticari ilişkilerini güçlendirmelerini hedefliyoruz.” diye konuştu. 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üretici Paris’te buluşacak Küresel moda endüstrisinin önemli buluşma noktalarından Premiere Vision Paris Fuarı, dünyanın dört bir yanından tekstil ve moda profesyonellerini bir araya getirecek. Fuar kapsamında iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım başta olmak üzere moda endüstrisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üreticinin koleksiyonlarını uluslararası alıcıların beğenisine sunması bekleniyor. Premiere Vision Paris’in Şubat 2026 edisyonunu yaklaşık 20 bin sektör profesyoneli ziyaret etmişti. Eylül buluşmasında da dünyanın önde gelen moda markalarının satın alma ekipleri, tasarımcılar, üreticiler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerinin Paris’te bir araya gelmesi bekleniyor. EHKİB’den uluslararası pazarlarda kesintisiz tanıtım Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Türk hazır giyim sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmak, ihracatçıların yeni müşterilere ulaşmasını sağlamak ve mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmek amacıyla Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na uzun yıllardır düzenli olarak milli katılım organizasyonu gerçekleştiriyor. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerindeki organizasyonla Premiere Vision Manufacturing Paris’e 21’inci kez milli katılım gerçekleştirerek Ege Bölgesi’nin tasarım, üretim, kalite ve sürdürülebilirlik kabiliyetini dünyanın önde gelen moda profesyonelleriyle buluşturacak.

Okyanus sıcaklıklarında temmuz rekoru Haber

Okyanus sıcaklıklarında temmuz rekoru

Uzman değerlendirmelerine göre okyanuslardaki olağanüstü ısınma, gelecek aylarda El Niño koşullarının güçlenmesine zemin hazırlayabilir. Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesinde faaliyet gösteren Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S), Temmuz 2026’ya ilişkin küresel sıcaklık ve iklim verilerini yayımladı. Verilere göre küresel okyanus yüzeyi sıcaklığı temmuz ayında ortalama 20,96 dereceye ulaştı. Böylece okyanuslarda kayıtlardaki en sıcak temmuz ayı yaşandı ve 2023’teki önceki rekor seviye de aşıldı. Temmuz, küresel ölçekte ikinci en sıcak ay oldu Temmuz 2026, küresel kara yüzeyi sıcaklıkları açısından ise kayıtlardaki en sıcak ikinci temmuz olarak kayıtlara geçti. En sıcak temmuz ayı daha önce 2023 yılında yaşanmıştı. Geçen ay küresel kara yüzeyi sıcaklığı ortalama 16,9 derece olarak ölçüldü. Bu değer, 1991-2020 döneminin temmuz ortalamasının 0,67 derece, sanayi öncesi dönemin ise 1,47 derece üzerinde gerçekleşti. Avrupa’da sıcaklık ve yangın baskısı Avrupa genelinde temmuz ayı ortalama kara yüzeyi sıcaklığı 20,49 dereceye yükseldi. Bu değer, 1991-2020 ortalamasının 0,66 derece üzerinde kaydedildi. Avrupa genelinde Temmuz 2026, en sıcak 11’inci temmuz olurken kıtanın batısında çok daha sert koşullar görüldü. Batı Avrupa’da haziran ve temmuz aylarında ortalama sıcaklık 21,62 dereceye ulaşarak kayıtlardaki en yüksek seviyelere çıktı. Aşırı sıcak ve kurak hava koşulları özellikle İspanya ve Fransa’da orman yangınlarının yayılmasını hızlandırırken, bölgede geniş alanları etkileyen yangınlar yaşandı. El Niño etkisinin güçlenmesi bekleniyor Küresel okyanus sıcaklıklarındaki yüksek seyrin, önümüzdeki aylarda iklim sistemleri üzerindeki etkisinin artması bekleniyor. Pasifik Okyanusu’ndaki sıcaklık değişimleriyle yakından bağlantılı olan El Niño koşullarının güçlenmesi halinde, dünyanın farklı bölgelerinde sıcaklık, yağış rejimi ve aşırı hava olaylarında belirgin değişimler yaşanabileceği değerlendiriliyor. Okyanus yüzeyindeki rekor sıcaklıklar, küresel ısınmanın denizler ve iklim sistemleri üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşırken, önümüzdeki dönemde açıklanacak iklim verileri El Niño’nun seyri açısından yakından izlenecek.

Anadolu Isuzu Fransa’daki başarısını güçlendiriyor Haber

Anadolu Isuzu Fransa’daki başarısını güçlendiriyor

Ticari araç sektöründe 40 yılı aşkın deneyime sahip olan Anadolu Isuzu, araçlarını kendi Ar-Ge merkezinde tasarlayıp geliştirerek akıllı fabrika teknolojileriyle donatılmış modern üretim tesislerinde üretiyor. Esnek ve ihtiyaca özel üretim kabiliyeti sayesinde şirket, uluslararası pazarlarda ülke, belediye ve operatörlerin özel ihtiyaçlarına uygun özelleştirilmiş ulaşım çözümleri sunuyor. Bugün Anadolu Isuzu, 36 distribütörü ile 44 ülkede faaliyet göstererek küresel ayak izini genişletiyor ve Türkiye’nin önde gelen ticari araç ihracatçılarından biri olarak konumunu güçlendiriyor. Fransa pazarında güçlü konum Fransa, Anadolu Isuzu’nun en başarılı uluslararası pazarlarından biri olarak öne çıkıyor. Fast Concept Car (FCC) ile uzun yıllara dayanan iş birliği sayesinde, Anadolu Isuzu Fransa pazarında elektrikli (EV) ve sıkıştırılmış doğal gazlı (CNG) modelleri de dahil olmak üzere 2000’in üzerinde bir araç parkına ulaşmış durumda. Birçok şehirde toplu taşıma ve yolcu mobilitesi ihtiyaçlarına hizmet eden Anadolu Isuzu araçları, Fransa yollarında tanıdık bir görünüm kazanarak markanın pazardaki bilinirliğini ve itibarını yansıtıyor. Bu büyüyen araç parkı, operasyonel başarının ötesinde, Anadolu Isuzu’nun araçlarına, mühendislik yetkinliğine ve müşteri odaklı yaklaşımına duyulan güvenin de somut bir göstergesi niteliği taşıyor. Bugün Anadolu Isuzu, Fransa genelindeki güçlü ve etkin varlığıyla modern, sürdürülebilir mobilite çözümlerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı sürdürüyor. 130 araçlık yeni teslimatlar büyümeyi hızlandırıyor Anadolu Isuzu, bu güçlü ivmeyi iş ortağı Fransa distribütörü Fast Concept Car (FCC) ile birlikte imzalanan 130 araçlık yeni sözleşme kapsamındaki teslimatlarla sürdürüyor. Citiport CNG ve Kendo CNG modellerinden oluşan filo, Fransa'nın daha temiz ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine geçiş sürecine katkı sağlıyor. Bu teslimatlar, Anadolu Isuzu ve FCC’nin değişen müşteri beklentilerine, satın alma kriterlerine ve çevre dostu mobilite çözümlerine yönelik artan talebe etkin şekilde yanıt verme kabiliyetini ortaya koyuyor. Anadolu Isuzu’nun üretim ve mühendislik uzmanlığını, FCC’nin güçlü yerel pazar deneyimi, müşteri desteği ve operasyonel yetkinliğiyle birleştiren iş birliği, Fransa genelinde güvenilir ve sürdürülebilir mobilite çözümleri sunmaya devam ediyor. Paris’teki 130 araçlık filo gibi büyük ölçekli projelerde ise kesintisiz operasyonun sağlanması ve uzun vadeli müşteri memnuniyeti açısından satış sonrası hizmetler ile yedek parça bulunabilirliği kritik önem taşıyor.

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında 20,8 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında 20,8 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini güçlü bir şekilde koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 17,6 olarak gerçekleşti. Yılın ilk altı ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 4,3 artarak 20,8 milyar dolar barajını aştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, endüstrinin haziran ayında sergilediği güçlü performansa dikkat çekerek, “Haziran ayında tüm ana ürün gruplarımızda ihracat artışı yaşanırken; Tedarik Endüstrisi, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ve Çekiciler gruplarımız çift haneli büyümeler kaydetti. En fazla ihracat yaptığımız ilk 10 pazarın 8’ine yönelik artış grafiğimiz, küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizin ve dinamizmimizin sürdüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 393 milyon dolar Haziran ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 18 artış ile 1 milyar 393 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Yılın ilk yarısında (Ocak-Haziran dönemi) ise tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 5 artarak 8 milyar 86 milyon dolara ulaştı ve toplam otomotiv ihracatından yüzde 39,8 pay aldı. Haziran ayında Binek Otomobiller ihracatı yüzde 2,5 artarak 1 milyar 123 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 15 artışla 721 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 6 artışla 311 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı yüzde 26 artışla 227 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 23 arttı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 21, ABD’ye yüzde 27, İtalya’ya yüzde 43, Birleşik Krallık’a yüzde 24, Polonya’ya yüzde 23, İspanya’ya yüzde 22 ve Rusya’ya yüzde 33 ihracat artışı yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 7 azalış gösterdi. Önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 39, İtalya’ya yüzde 35, Slovenya’ve yüzde 29, Polonya’ya yüzde 14, Hollanda’ya yüzde 27 ihracat artışı yaşanırken; Almanya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 25, Belçika’ya yüzde 36 ve Yunanistan’a yüzde 32 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Almanya’ya yüzde 15, Slovenya’ya yüzde 49, Fransa’ya yüzde 25 ihracat artışı kaydedilirken; İspanya’ya yönelik ihracatta yüzde 22 düşüş gerçekleşti. Almanya liderliğini korudu, ilk 10 pazarın 8’i yükseldi Haziran ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden 8’ine ihracat artışı kaydedildi. Almanya, 624 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 15 artış gösterdi. Fransa, 479 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik toplam otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 arttı. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 19 artışla 393 milyon dolar olarak gerçekleşti. Haziran ayında diğer önemli pazarlardan Birleşik Krallık ve İspanya’ya yüzde 17, Slovenya’ya yüzde 20, Polonya’ya yüzde 32, ABD’ye yüzde 25, Hollanda’ya yüzde 62 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya yüzde 16, Avusturya’ya yüzde 20, Fas’a yüzde 27 ve Yunanistan’a yüzde 37 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 74 Haziran ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 74 pay ve 2 milyar 838 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 12 artış gösterdi. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 12 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken; haziran ayında Afrika Ülkelerine yüzde 22, Orta Doğu Ülkeleri’ne yüzde 39, Bağımsız Devletler Topluluğu’na ise yüzde 26 ihracat artışı yaşandı. Yılın ilk yarısı bütününde ise AB ülkeleri yüzde 75 pay ve 15 milyar 569 milyon dolar ihracat ile en önemli pazar konumunu sürdürdü. Aynı dönemde Afrika Ülkelerine yüzde 12 ihracat artışı, Orta Doğu Ülkelerine ise yüzde 16 ihracat düşüşü kaydedildi.

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 16,8 olarak gerçekleşti. Yılın ilk beş ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 2,6 artarak 17 milyar dolar barajına ulaştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, sektörel liderliğin sürdüğüne dikkat çekerek “Mayıs ayında işgünü sayısının geçen yıla göre az olması ihracatımıza olumsuz yansıdı. İlk 10 pazarın 9’unda yaşanan düşüşlere karşı Fransa pazarındaki yüzde 18’lik büyüme ve ABD ile Norveç gibi stratejik pazarlardaki ürün bazlı yüksek oranlı artışlarımız önem taşıyor” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 215 milyon dolar Mayıs ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 14 azalış ile 1 milyar 215 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 23 azalarak 1 milyar 13 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 27 düşüşle 543 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 2,5 düşüşle 269 milyon dolar oldu. Buna karşılık Çekiciler ihracatı yüzde 13 artışla 168 milyon dolara yükseldi. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 11 azaldı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 13, ABD’ye yüzde 18, Romanya’ya yüzde 28, Polonya’ya yüzde 19, İspanya’ya yüzde 14, Belçika’ya yüzde 17 ihracat düşüşü yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 48 artış gösterdi. Önemli pazarlardan İsveç’e yüzde 122, Yunanistan’a yüzde 42 ihracat artışı yaşanırken; İspanya’ya yüzde 27, İtalya’ya yüzde 38, Almanya’ya yüzde 36, Slovenya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 57, Polonya’ya yüzde 41, Belçika’ya yüzde 43 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda Fransa’ya yüzde 40 ihracat artışı yaşanırken; Birleşik Krallık’a yüzde 59, Almanya’ya yüzde 29, İspanya’ya yüzde 31, İtalya’ya yüzde 14, Slovenya’ya yüzde 30, Belçika’ya yüzde 35 ihracat düşüşü kaydedildi. Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ABD'ye yüzde 582, İtalya'ya yüzde 129, Romanya'ya yüzde 56 ihracat artışı yaşanırken; Fransa'ya yüzde 28, Birleşik Krallık'a yüzde 55 düşüş oldu. Çekicilerde ise Norveç’e yüzde 257, Almanya’ya yüzde 50, Slovenya’ya yüzde 42 ihracat artışı sağlandı. Almanya liderliğini korudu, Fransa yükselişini sürdürdü Mayıs ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden Fransa dışındaki 9’unda düşüş kaydedildi. Almanya, 526 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 16 azaldı. Fransa, 452 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18 artış gösterdi. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 8 azalışla 294 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mayıs ayında diğer önemli pazarlardan Hollanda’ya yüzde 15, İsveç’e yüzde 33, Mısır’a yüzde 37 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Birleşik Krallık’a yüzde 49, İspanya’ya yüzde 27, Slovenya’ya yüzde 26, Belçika’ya yüzde 33, Polonya’ya yüzde 27, Romanya’ya yüzde 29 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 75 Mayıs ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 75 pay ve 2 milyar 453 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 13 azaldı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 9,5 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, mayıs ayında Diğer Avrupa Ülkelerine yüzde 42, Orta Doğu Ülkeleri’ne ise yüzde 26 ihracat düşüşü yaşandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.