SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fransa

Ekometre - Fransa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fransa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 16,8 olarak gerçekleşti. Yılın ilk beş ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 2,6 artarak 17 milyar dolar barajına ulaştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, sektörel liderliğin sürdüğüne dikkat çekerek “Mayıs ayında işgünü sayısının geçen yıla göre az olması ihracatımıza olumsuz yansıdı. İlk 10 pazarın 9’unda yaşanan düşüşlere karşı Fransa pazarındaki yüzde 18’lik büyüme ve ABD ile Norveç gibi stratejik pazarlardaki ürün bazlı yüksek oranlı artışlarımız önem taşıyor” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 215 milyon dolar Mayıs ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 14 azalış ile 1 milyar 215 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 23 azalarak 1 milyar 13 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 27 düşüşle 543 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 2,5 düşüşle 269 milyon dolar oldu. Buna karşılık Çekiciler ihracatı yüzde 13 artışla 168 milyon dolara yükseldi. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 11 azaldı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 13, ABD’ye yüzde 18, Romanya’ya yüzde 28, Polonya’ya yüzde 19, İspanya’ya yüzde 14, Belçika’ya yüzde 17 ihracat düşüşü yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 48 artış gösterdi. Önemli pazarlardan İsveç’e yüzde 122, Yunanistan’a yüzde 42 ihracat artışı yaşanırken; İspanya’ya yüzde 27, İtalya’ya yüzde 38, Almanya’ya yüzde 36, Slovenya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 57, Polonya’ya yüzde 41, Belçika’ya yüzde 43 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda Fransa’ya yüzde 40 ihracat artışı yaşanırken; Birleşik Krallık’a yüzde 59, Almanya’ya yüzde 29, İspanya’ya yüzde 31, İtalya’ya yüzde 14, Slovenya’ya yüzde 30, Belçika’ya yüzde 35 ihracat düşüşü kaydedildi. Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ABD'ye yüzde 582, İtalya'ya yüzde 129, Romanya'ya yüzde 56 ihracat artışı yaşanırken; Fransa'ya yüzde 28, Birleşik Krallık'a yüzde 55 düşüş oldu. Çekicilerde ise Norveç’e yüzde 257, Almanya’ya yüzde 50, Slovenya’ya yüzde 42 ihracat artışı sağlandı. Almanya liderliğini korudu, Fransa yükselişini sürdürdü Mayıs ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden Fransa dışındaki 9’unda düşüş kaydedildi. Almanya, 526 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 16 azaldı. Fransa, 452 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18 artış gösterdi. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 8 azalışla 294 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mayıs ayında diğer önemli pazarlardan Hollanda’ya yüzde 15, İsveç’e yüzde 33, Mısır’a yüzde 37 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Birleşik Krallık’a yüzde 49, İspanya’ya yüzde 27, Slovenya’ya yüzde 26, Belçika’ya yüzde 33, Polonya’ya yüzde 27, Romanya’ya yüzde 29 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 75 Mayıs ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 75 pay ve 2 milyar 453 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 13 azaldı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 9,5 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, mayıs ayında Diğer Avrupa Ülkelerine yüzde 42, Orta Doğu Ülkeleri’ne ise yüzde 26 ihracat düşüşü yaşandı.

Türkiye-Fransa ticaret hacmi 24,2 milyar dolara ulaştı Haber

Türkiye-Fransa ticaret hacmi 24,2 milyar dolara ulaştı

İki ülke arasındaki ticaret hacminin son beş yılda yaklaşık yüzde 70 artarak 24,2 milyar dolara yükseldiğini belirten Bolat, ekonomik iş birliğinin daha da güçlendirilmesi için çalışacaklarını söyledi. Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği'nde Fransız İş Adamları ve Sanayiciler Derneği (MEDEF) üyeleriyle gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bolat, Fransa'nın Türkiye'nin en önemli ve güvenilir ticaret ortaklarından biri olduğunu vurguladı. Türkiye ile Fransa arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerin Osmanlı dönemine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğunu ifade eden Bolat, Fransa'da yaşayan yaklaşık 800 bin Türk vatandaşının iki ülke arasında önemli bir köprü görevi gördüğünü belirtti. Paris'te bulunan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenen Bakanlar Konseyi Toplantısı'na katılmak üzere Fransa'da bulunduğunu hatırlatan Bolat, ziyaret kapsamında Fransa'da yaşayan Türk girişimcilerle de bir araya geleceğini söyledi. Bolat, Fransa Dış Ticaret ve Ekonomik Çekicilikten Sorumlu Delege Bakanı Nicolas Forissier ile yaklaşık 3,5 ay önce İstanbul'da düzenlenen Türkiye-Fransa 8. Dönem Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) Toplantısı kapsamında görüştüklerini anımsatarak, bir sonraki JETCO toplantısının 17 Şubat 2027'de Paris'te gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade etti. Türkiye-Fransa ilişkileri ile Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin birbirine bağlı ve entegre konular olduğuna dikkat çeken Bolat, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüdüğünü ve ekonominin üst üste 23 çeyrektir büyümesini sürdürdüğünü belirtti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin son beş yılda 14 milyar dolardan 24,2 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Bolat, "Bu tablo, her iki ülkenin iş dünyası açısından umut verici bir geleceğe işaret ediyor" dedi. Konuşmasında küresel gelişmelere de değinen Bolat, son dönemde Orta Doğu'da yaşanan çatışmaların ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin dünya ekonomisi üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirterek, bu durumun tedarik zincirleri ve enerji fiyatları üzerinde önemli baskılar oluşturduğunu söyledi.

Otomotiv Endüstrisinin mart ayı ihracatı 3,3 milyar dolar oldu Haber

Otomotiv Endüstrisinin mart ayı ihracatı 3,3 milyar dolar oldu

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik: “Otomotiv endüstrisi olarak martta yaşadığımız kısmi daralmaya rağmen ülke ihracatındaki liderliğimizi ve stratejik önemimizi korumaya devam ediyoruz. Binek otomobillerdeki düşüşe karşılık Otobüs ve Minibüs grubundaki yüzde 10’luk artış, ürün çeşitliliğimizin küresel pazardaki rekabet gücünü ve esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Bu yıl sonundaki sürdürülebilir ihracat hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz.” Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin mart ayı ihracatı yüzde 6,3 düşüşe rağmen Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini korudu. Geçen ay 3 milyar 293 milyon dolarlık ihracata imza atan sektörün ülke ihracatından aldığı pay da %16,9 oldu. Mart ayında Binek otomobiller ihracatı %20 azalırken, Otobüs minibüs midibüs ihracatı %10 arttı. İspanya’ya %23, Slovenya’ya %16, Polonya’ya %20 ihracat düşüşü dikkat çekti. Yılın ilk üç ayında otomotiv endüstrisi ihracatı %4,3 artmış ve 9 milyar 896 milyon USD olarak gerçekleşti. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Otomotiv endüstrisi olarak martta yaşadığımız kısmi daralmaya rağmen ülke ihracatındaki liderliğimizi ve stratejik önemimizi korumaya devam ediyoruz. Binek otomobillerdeki düşüşe karşılık Otobüs ve Minibüs grubundaki yüzde 10’luk artış, ürün çeşitliliğimizin küresel pazardaki rekabet gücünü ve esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Bu yıl sonundaki sürdürülebilir ihracat hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz” dedi. Tedarik endüstrisi 1,3 milyar dolar oldu Martta en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre hemen hemen aynı kalarak 1 milyar 318 milyon USD oldu. Binek Otomobiller ihracatı %20 azalarak 909 milyon USD, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı %3,5 düşüşle 553 milyon USD, Otobüs-minibüs-midibüs ihracatı %10 artışla 293 milyon USD ve Çekiciler ihracatı da %5 artışla 178 milyon USD olarak gerçekleşti. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu ve bu ülkeye ihracat %2 arttı. Önemli pazarlardan İtalya’ya %25, Birleşik Krallık’a %13, Hollanda’ya %25 ve Slovenya’ya %71 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya %20, İspanya’ya %18 ihracat düşüşü oldu. Martta Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat %18 azaldı. İspanya’ya %30, Slovenya’ya %19, Birleşik Krallık’a %21, Polonya’ya %49, Belçika’ya %32 ihracat düşüşü, Fas’a %100, Mısır’a %50 ihracat artışı yaşandı. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a %1, Fransa’ya %51, Avustralya’ya %134 ihracat artışı, Almanya’ya %12, Slovenya’ya %32, İtalya’ya %25, İspanya’ya %45 ihracat düşüşü kaydedildi. Otobüs Minibüs Midibüs ürün grubunda Fransa’ya %14, Almanya’ya %29, Birleşik Krallığa %48 ihracat düşüşü yaşanırken, İtalya’ya %56, Romanya’ya %204, İspanya’ya %200, Çekya’ya %143 ihracat artışı kaydedildi. Çekicilerde ise Almanya’ya %35, Birleşik Krallık’a %14 ihracat düşüşü, Fransa, İtalya ve Polonya’ya üç haneli artışlar yaşandı. Almanya’ya ihracatta yüzde 6 düşüş Martta en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya yüzde 6 düşüşle 525 milyon USD’lik ihracat yapıldı. İkinci büyük Pazar Fransa’ya yüzde 1 düşüşle 456 milyon USD’lik ihracat yapılırken, İtalya’ya yönelik ihracatımız ise %8 artışla 306 milyon USD oldu. Önemli pazarlardan İspanya’ya %23, Slovenya’ya %16, Belçika’ya %13, Polonya’ya %20 ihracat düşüşü yaşanırken, Fas ve Çekya’ya %36, Avustralya ve Sırbistan’a %23, İsveç’e %29 ihracat artışı oldu. AB ülkelerine ihracatta yüzde 6 azalış oldu Martta yüzde 74’lük pay ile en büyük pazar olarak Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 6 azalışla 2 milyar 440 milyon USD ihracat yapıldı. Diğer Avrupa Ülkeleri %10,8 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer aldı. Mart ayında Orta Doğu Ülkeleri’ne %63 ihracat düşüşü yaşanırken, Okyanusya Ülkelerine ihracat %33 arttı.

Trump: ABD artık İngiltere ve Fransa'ya yardım etmeyecek Haber

Trump: ABD artık İngiltere ve Fransa'ya yardım etmeyecek

Washington’ın askeri ve lojistik yardımlarının karşılıklılık esasına göre şekilleneceğini söyleyen Trunp "ABD artık size yardım etmeyecek, tıpkı sizin bize yardım etmediğiniz gibi" ifadesini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı ile ilgili yaşanan krizden dolayı jet yakıtı tedarikinde sorun yaşayan ülkelere, ABD'den satın almaları veya "Hürmüz Boğazı'na giderek kendilerinin almaları" tavsiyesinde bulundu. Trump, sosyal medya platformundan konuya ilişkin paylaşım yaptı. ABD Başkanı paylaşımında, "Hürmüz Boğazı yüzünden jet yakıtı alamayan tüm ülkeler, örneğin İran'ın başsız bırakılmasına karışmayı reddeden Birleşik Krallık gibi, size bir önerim var. Birincisi, ABD'den satın alın, bizde bol miktarda var ve ikincisi, biraz cesaret toplayın, Boğaz'a gidin ve onu alın." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca paylaşımda ülkelerin, "kendi başlarına savaşmayı öğrenmeleri gerektiğini" savunarak, "ABD artık size yardım etmeyecek, tıpkı sizin bize yardım etmediğiniz gibi. İran esasen yerle bir edildi. Zor kısım bitti. Gidin kendi petrolünüzü alın!" değerlendirmesine yer verdi. ABD Başkanı bir diğer paylaşımında da "Fransa'nın İsrail'e giden askeri malzeme yüklü uçakların kendi hava sahasını kullanmasına izin vermediğini, Paris yönetiminin, başarıyla ortadan kaldırılan 'İran Kasabı' ile ilgili çok da yardımcı olmadığını, ABD'nin bunu unutmayacağını" belirtti. İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, dönemin İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

Legrand Türkiye Grubu’nda bayrak değişimi Haber

Legrand Türkiye Grubu’nda bayrak değişimi

Pascal DECONS, Legrand Türkiye Grubu’nun yeni Ülke Müdürü ve CEO’su olarak 1 Nisan 2026 itibarıyla göreve başlayacak. DECONS, Türkiye’deki faaliyetlerin geliştirilmesine ve inovatif çözümlerin pazara sunulmasına öncülük ederek, grubun sürdürülebilir büyüme hedeflerine de önemli katkılar sağlayacak. Pascal DECONS, Legrand’daki 26 yılı aşkın kariyeri boyunca farklı bölgelerde stratejik liderlik rollerinde bulundu. İngiltere’de pazarlama alanında başladığı kariyerini, Fransa’da kanal yönetimi deneyimi ile pekiştirdi. Ardından Orta Afrika’dan Lübnan’a, Fas’tan İspanya’ya ve Rusya-BDT ülkelerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada ülke müdürlüğü ve genel müdürlük rollerini üstlendi. En son Polonya’da genel müdür olarak görev alan DECONS, küresel ölçekte ekip yönetimi, büyüme stratejileri ve inovatif çözümlerin pazara sunulması konularındaki kapsamlı deneyimiyle tanınıyor. Legrand bünyesinde farklı pazarlarda önemli görevler üstlenen DECONS, Türkiye’deki sorumluluğunun yanı sıra Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinin ülke müdürlüğü görevini de sürdürmektedir. Legrand Türkiye Grubu’nda ülke müdürü ve CEO görevini 10 yıldır başarıyla sürdürmekte olan Levent ILGIN ise, 1 Nisan 2026 itibarıyla kariyerine Legrand Grup’un İngiltere ve İrlanda operasyonlarından sorumlu Ülke Müdürü olarak devam edecek. Sayın ILGIN, yeni görevinde Legrand, CP Electronics, Electrak ve Power Control şirketlerinden oluşan grup şirketlerinin yönetimini üstlenirken, üç fabrikayı kapsayan operasyonlardan sorumlu olacak.

Türkiye’den çıkan sağlık teknolojisi girişimi Haber

Türkiye’den çıkan sağlık teknolojisi girişimi

Ledbim venture stüdyo modeliyle geliştirdiği sağlık yazılımlarını Avrupa’ya ihraç ediyor. 100’ün üzerinde kurumsal müşteriyle çalışan şirketin portföyünün yaklaşık yüzde 70’i sağlık teknolojilerinden oluşuyor. Eczane yönetimi ve sağlık veri sistemlerine odaklanan çözümler geliştiren Ledbim’in WISE ERP/CRM sistemi, Lokman Ecza Deposu’nda yıllık ortalama 5-10 milyon lira düzeyinde operasyonel verimlilik sağlamasıyla öne çıkıyor. Şirket, kaynaklarının yüzde 20’sini Ar-Ge’ye ayırarak yeni nesil sağlık teknolojileri ürünleri geliştirmeye devam ediyor. Sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren Ledbim, venture stüdyo modeliyle geliştirdiği yazılım ürünlerini uluslararası pazarlara taşıyor. İngiltere’de özel kliniklere geliştirilen CRM çözümleriyle başlayan yazılım ihracatı bugün, Avrupa pazarında aktif kullanılan ürünlerle büyümeye devam ediyor. Ledbim Kurucusu Taha Öz, şirketin küresel büyüme stratejisini ve venture stüdyo modelinin sunduğu avantajları değerlendirdi. Teknoloji ihracatının kuruluş vizyonlarının merkezinde yer aldığını vurgulayan Öz, müşteri bazlı hizmetten ürün ihracatına geçişle birlikte küresel pazarlara odaklandıklarını ifade etti. “Venture stüdyo modeline geçmeden önce İngiltere’deki özel kliniklere CRM sistemleri geliştirip ihraç ettik. Bu deneyim, farklı sağlık sistemi dinamiklerinde ürün geliştirebileceğimizi bize erken gösterdi. Bugün ise kendi ürünlerimizi küresel pazarlara taşıyoruz” diyen Öz, Hollanda, Almanya ve Fransa’da aktif varlığı bulunan Menta ürününün bu dönüşümün somut örneği olduğunu belirtti. Öz, Avrupa’nın komşu ülkeleri ve MENA bölgesine yönelik girişimlerin de sürdüğünü aktararak, “Venture stüdyo modeli bize coğrafyayı; ürünün büyüme ekseni olarak tasarlama imkânı sağladı” dedi. Sağlık teknolojilerinde küresel ölçekte büyüme vizyonu Ledbim’in geliştirdiği WISE ERP/CRM sisteminin, Lokman Ecza Deposu’nda operasyonların yönetildiği merkezi yazılım altyapısı haline geldiğini vurgulayan Öz, “Sistem sayesinde depo operasyonlarında yılda ortalama 5-10 milyon TL arasında operasyonel açık tespit edilerek kâra dönüştürülebiliyor” dedi. Öz, “WISE yazılımımız ile Lokman Ecza Deposu, Türkiye’nin ilk tek merkezden ve en kolaylaştırılmış şartlar ile tüm ülkeye çevrimiçi satış yapan ecza deposu konumuna yükseldi. Toplamda 30 bini aşkın ürünü ileri ERP, İntralojistik ve otomasyon sistemleriyle yönettiğimiz altyapı, 2025 yılında ulusal ölçekte devreye alındı. E-ticaret sistemiyle sektörde yeni bir dönemin kapısı aralanmış oldu” diye ekledi. Ledbim’in spinoff bir şirket olduğunu sözlerine ekleyen Öz, “Başlangıçta Lokman Ecza Deposu’nun yazılım departmanı olarak faaliyet gösteriyorduk. WISE, tam da bu geçiş döneminde, Lokman için yazılmaya başlanan ve Ledbim bağımsızlaştıktan sonra ilk büyük projemiz haline gelen entegre bir ERP/CRM çözümü. Lokman’ın tüm deposu bu yazılım üzerinden yönetiliyor. Bizim için anlamı ise rakamın çok daha ötesinde: WISE, Lokman’ın kurumsallaşma sürecinde belirleyici rol oynadı. Süreçleri kişiye bağımlı olmaktan çıkarıp sürdürülebilir ve denetlenebilir bir sistem altyapısına bizzat dönüştürdük. Daha önce parçası olduğumuz bir kurumda bu dönüşümü yaşatmış olmak, taşıdığımız sorumluluğun ve yapabileceğimizin en somut kanıtı” ifadelerini kullandı. Ledbim ’de tüm kararlar veriye dayanıyor Venture stüdyo modeliyle ürün geliştiren Ledbim ‘de ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde veri ve ölçüm metrikleri yer alıyor. Tüm kararların veriye dayalı olduğunu belirten Taha Öz, “Bu tercih aynı zamanda çalışma şeklimizin temeli. Geliştirdiğimiz her ürünün içine baştan kapsamlı ölçüm metrikleri yerleştiriyoruz. Bu metrikler hem MVP sürecinde hem de olağan akışta düzenli olarak değerlendiriliyor. Bir sonraki adımda alınması gereken kararları doğrudan şekillendiriyor. Ürün tarafında olduğu kadar ekip tarafında da aynı anlayışı uyguluyoruz. Ekip, çıktıları sürekli ölçümleyerek olası sorunları henüz etki yaratmadan tespit ediyor ve ilgili ekip arkadaşlarımızla birlikte çözüme ulaştırıyoruz. Veri, bizim için hem ürünü geliştiren hem de organizasyonu sağlıklı tutan ortak dil.” Türkiye’nin ilk eczane teknisyeni AI asistanını geliştiriyoruz Önümüzdeki dönemde sağlık sektöründe en büyük dönüşümün yapay zekâ ile yaşanacağını belirten Taha Öz, Ledbim’in bu dönüşümde aktif rol almayı hedeflediğini ifade etti. Öz, “Sağlıkta önümüzdeki dönemin belirleyici gücü yapay zekâ olacak. Müşteri ilişkilerinden tanıya, ürün tüketim alışkanlıklarından günlük sağlık verilerinin işlenmesine kadar AI hayatın her noktasına dokunacak. Bu dönüşümde en kritik mesele veri gizliliği, sağlık verileri son derece hassas ve bu konuyu her zaman önceliğimizin merkezine koyuyoruz. Ledbim olarak buna somut bir cevap üretiyoruz: Türkiye’nin ilk eczane teknisyeni AI asistanını geliştiriyoruz. Ayrıca dijital dönüşüm süreçlerini istedikleri hızda ilerletemeyen paydaşlarımız için bu geçişi kolaylaştıracak AI ürünleri üzerinde çalışıyoruz. Kendimizi bu dönüşümün sahada uygulayıcısı olarak konumlandırıyoruz” diye konuştu.

Fransa İngiltere ve Almanya: Savunma eylemimiz hazır Haber

Fransa İngiltere ve Almanya: Savunma eylemimiz hazır

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD ve İsrail’in saldırılarına misilleme yapan İran’a ilişkin ortak açıklama yaptı. Açıklamada, "E3 liderleri, İran’ın, ilk ABD ve İsrail askeri operasyonlarına katılmayan ülkeler dahil bölge ülkelerine karşı başlattığı ayrım gözetmeyen ve orantısız füze saldırıları karşısında dehşete düşmüştür. İran’ın pervasız saldırıları, yakın müttefiklerimizi hedef almış olup, bölgedeki askeri personelimizi ve sivillerimizi tehdit etmektedir." ifadelerine yer verildi. İran’a saldırılarını derhal durdurması çağrısı yapılan açıklamada, E3 ülkelerinin ve bölgedeki müttefiklerinin çıkarlarını savunmak için "İran’ın füze ve İHA fırlatma kapasitesini kaynağında yok etmeye yönelik gerekli ve orantılı savunma tedbirlerinin desteklenmesi dahil adımlar atılacağı" kaydedildi. İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını duyurdu.

500.000’inci Opel Mokka üretim hattından indi Haber

500.000’inci Opel Mokka üretim hattından indi

Şubat 2021’den bu yana Opel’in yeni tasarım dilini temsil eden Mokka, modern çizgileri ve ileri teknolojisiyle kısa sürede markanın en çok tercih edilen modellerinden biri haline geldi. Yenilenen tasarım, gelişmiş bilgi-eğlence sistemleri ve bağlantı çözümleriyle Mokka, B-SUV segmentindeki iddiasını daha da güçlendiriyor. Fransa’daki Poissy fabrikasında üretilen model, Opel’in kalite ve inovasyon odaklı üretim anlayışını yansıtıyor. Alman otomotiv üreticisi Opel’in B-SUV segmentindeki iddialı karakteriyle öne çıkan modeli Mokka, 500.000’inci kez üretim hattından inerek önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Alman markanın modern tasarımıyla dikkat çeken ve kullanıcılar tarafından büyük beğeni gören modeli, Şubat 2021’de üretimin başlamasından bu yana, Opel’in yeni tasarım dilini tamamen yansıtan ve markanın en çok tercih edilen modellerinden biri haline geldi. Yenilenen tasarımı ve teknolojisi ile iddialı konumunu güçlendirdi 2024’ün sonunda üretime giren yeni Mokka, kompakt SUV segmentindeki iddialı konumunu daha da güçlendiren tasarım ve teknoloji geliştirmeleri sayesinde güçlü karakterini yeniden ortaya koyuyor. Multimedya ve opsiyonel olarak sunulan navigasyon özellikli bilgi-eğlence sistemindeki yenilikler, Mokka’yı bir üst seviyeye taşıyor. Mokka’nın yenilenen kokpiti, Qualcomm Technologies’in yeni nesil Snapdragon Cockpit Platformu ve Snapdragon Auto Connectivity Platformu sayesinde gelişmiş bağlantı teknolojileri, yeni nesil grafik alt yapısı ve zengin multimedya özellikleriyle yüksek kalitede bir iç mekân deneyimi sunuyor. Ayrıca Mokka, standart olarak sunulan 10 inç dijital sürücü bilgi ekranı ve aynı boyutta renkli dokunmatik ekran ile donatılıyor. Dokunmatik ekran, akıllı telefon kullanımına benzer widget tabanlı yapısı sayesinde kolay ve sezgisel bir kullanım sunuyor. Opsiyonel olarak tercih edilebilen navigasyon sistemi ile doğal sesli komut özelliği devreye giriyor ve yalnızca “Hey, Opel” komutuyla birçok fonksiyon kolayca yönetilebiliyor. Sistem, akıllı telefondaki sürücü profilini otomatik olarak tanıyor ve bağlantı tamamen kablosuz gerçekleşiyor. Merkezi ekran üzerinden farklı sanal kısayollar oluşturulabilirken, çeşitli renk temaları sayesinde kişiselleştirme seçenekleri de sunuluyor. Opel Mokka, Fransa’daki Poissy fabrikasında üretiliyor. 1938 yılında kurulan bu fabrika, son yıllarda yüksek kaliteye sahip B-SUV üretiminde uzmanlaşmış bir tesise dönüştürüldü. Üretim süreçlerinde yüksek seviyedeki endüstriyel bilgi birikimi ile üstün kalite standartları bir araya geliyor. Poissy fabrikası, 2019 yılında elektrikli araç üretimine başlayarak bu alanda uzmanlaşan öncü tesislerden biri oldu.

Louvre Müzesindeki hırsızlık için Interpol alarma geçti Haber

Louvre Müzesindeki hırsızlık için Interpol alarma geçti

Interpol’ün de listesine giren çalıntı mücevherlerin, parçalanarak satılmasından endişe ediliyor. Fransa’nın başkenti Paris’teki dünyanın en önde gelen müzelerinden Louvre, film senaryolarını aratmayan bir planla soyuldu. Yüksek güvenlik önlemleriyle bilinen müzeye dışarıdan yük asansörü ile giren hırsızlar, sadece 7 dakika içinde 1800’lü yıllardan kalma Bonapart Koleksiyonu’nu çalıp kaçtı. Fransız yetkililer, soyguncuların yakalanması ve eserlerin geri alınması amacıyla 60 kişiden oluşan özel bir ekip kurulduğu açıklarken, koleksiyonun parçalara ayrılarak yurtdışına çıkarılması ihtimaline karşı Interpol de devreye girdi. Çalınan mücevherler Interpol’ün “Çalınan Sanat Eserleri” veritabanına eklendi. Listeler güncellenecek Salim Uzun'un haberine göre, Birleşmiş Milletler’e bağlı ülkeler arasında yapılan özel protokol gereği gümrük kapılarındaki “Kırmızı Liste”lere çalınan eserlerin tüm detayları işlenecek. Dışişleri bakanlıkları aracılığıyla söz konusu eserlerin satılmasının ve alınmasının yasak olduğu ilan edilecek. Uzmanlar, söz konusu eserlerin parçalanarak elden çıkarılacağı ihtimali üzerinde duruyor. Ancak bir kesim ise eserlerin bütün olarak çok değerli olduğu, bu nedenle eserlerin bütün olarak elden çıkarılmaya çalışılacağı görüşünde. Paris Savcısı Laure Beccuau, RTL kanalında katıldığı programda, 4 hırsızın 8 tarihi eseri çalmayı başardığı soyguna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Müze küratörünün, hırsızlar tarafından çalınan eserlerin değerini 88 milyon Euro (4.3 milyar TL) olarak tahmin ettiğini belirten Savcı Beccuau, bu rakamın oldukça yüksek olduğunu ancak maddi zararın eserlerin tarihi değeriyle kıyaslanamayacağını söyledi. Eserleri parçalamazlar Louvre Müzesi’nden çalınan eserlerin bütünlüğünün korunma ihtimalinin yüksek olduğunu savunan Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik “Bu koleksiyon parçalandığında eski değeri kalmaz. Çünkü o eserleri eşsiz kılan şey üzerindeki değerli taşlar değil, tarihi değeri. Böyle bir soygunu yapan kişiler de bunun farkındadır. Bana göre o eserlerin parçalanarak elden çıkarılma ihtimali çok düşük” dedi. Tarihi miras eritilebilir Louvre Müzesi’nden 19 Ekim’de dört kişilik çete tarafından yedi dakika içinde çalınan sekiz paha biçilmez mücevherin, kara borsada satılmak üzere eritilmesinden endişe ediliyor. İngiltere merkezli Sky News’a konuşan sanat eseri kurtarma uzmanı Christopher A. Marinello, “Bu tür mücevherleri çalan hırsızlar onları satmak için değil, eritip taşlarını çıkarmak için çalıyor” diyerek çetelerin yok ettikleri sanat eserlerinin ve kültürel mirasın bütünlüğüne hiç saygı göstermediklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.