SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fomc

Ekometre - Fomc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fomc haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altında kritik gün gözler ABD istihdam verisinde Haber

Altında kritik gün gözler ABD istihdam verisinde

Küresel piyasalarda ise yatırımcıların odağında bugün açıklanacak ABD istihdam verileri yer alıyor. Verinin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması beklenirken, altın fiyatlarında gün içinde hareketliliğin artabileceği değerlendiriliyor. Altın fiyatlarında son durum 2 Ekim Cuma sabahı itibarıyla gram altın 6 bin 600 TL seviyelerinde işlem görüyor. Çeyrek altının satış fiyatı ise 10 bin 800 TL'nin üzerinde seyrediyor. Uluslararası piyasalarda ons altın yaklaşık 4 bin 170 dolar seviyesinde bulunuyor. Fiyatlarda gün içerisinde veri sağlayıcıya ve işlem saatlerine bağlı olarak farklılık görülebiliyor. Piyasaların odağı ABD istihdamında Altın piyasasında haftanın son işlem gününün en önemli gündem maddesi ABD'den gelecek istihdam raporu olacak. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun (BLS) eylül ayına ilişkin istihdam verileri Türkiye saatiyle 15.30'da açıklanacak. İstihdam piyasasının güçlü seyrini koruduğunu gösteren bir veri, Fed'in faiz indirimlerinde daha temkinli hareket edebileceği beklentisini güçlendirebilir. Böyle bir tablo dolar ve ABD tahvil faizlerini desteklerken, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı oluşturabilir. Buna karşılık beklentilerin altında kalacak bir istihdam verisi, Fed'in daha güvercin bir para politikası izleyebileceğine yönelik beklentileri güçlendirebilir. Bu durumun altın fiyatlarına destek vermesi mümkün. Güçlü dolar altını baskılıyor Altın fiyatlarında son dönemde doların seyri ve ABD tahvil faizlerindeki hareketlilik belirleyici oluyor. Doların güçlenmesi, dolar dışındaki para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından altının maliyetini artırırken, tahvil getirilerindeki yükseliş de faiz getirisi bulunmayan altına yönelik talebi sınırlayabiliyor. Reuters verilerine göre spot altın cuma günü 4 bin 184 dolar civarında işlem görürken, değerli metal haftalık bazda yüzde 2'nin üzerinde kayba yöneldi. Fed toplantısı yaklaşıyor ABD istihdam verileri, Fed'in 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştireceği Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesinde takip edilen önemli göstergeler arasında bulunuyor. Piyasaların önündeki bir diğer önemli veri ise 14 Ekim'de açıklanması beklenen ABD eylül ayı tüketici enflasyonu olacak. İstihdam ve enflasyon göstergelerinin birlikte değerlendirilmesi, Fed'in önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikasına ilişkin beklentilerin şekillenmesinde etkili olacak. Bu nedenle altın piyasasında bugün açıklanacak istihdam verisinin ardından dolar, tahvil faizleri ve ons altındaki hareketlerin yakından izlenmesi bekleniyor.

Fed’in ekim faiz artışı beklentisi geriledi Haber

Fed’in ekim faiz artışı beklentisi geriledi

Ekim ayında 25 baz puanlık faiz artışı olasılığı yaklaşık yüzde 70’ten yüzde 50 seviyesine inerken Williams, yeni bir adım için aciliyet bulunmadığını söyledi. Fed’in eylül toplantısında gerçekleştirdiği faiz artışının ardından piyasaların odağı ekim kararına çevrilirken Williams’tan gelen açıklamalar, para politikasına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirdi. Ekim faiz artışı beklentisi geriledi Williams’ın açıklamalarının ardından piyasalarda Fed’in 27-28 Ekim toplantısına ilişkin fiyatlamalar değişti. Daha önce yaklaşık yüzde 70 seviyesinde bulunan 25 baz puanlık faiz artışı beklentisi, yüzde 50 civarına geriledi. Williams, eylül ayındaki faiz artışının ardından Fed’in yeni ekonomik verileri değerlendirmek için zamana sahip olduğunu belirterek para politikasında yeni bir adım atılması konusunda aciliyet bulunmadığını ifade etti. Fed eylülde faizi 25 baz puan artırdı Fed, eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak hedef aralığını yüzde 3,75-4,00 seviyesine yükseltti. Bu karar, 2023’ten bu yana gerçekleştirilen ilk faiz artışı oldu. Williams, söz konusu artışın ardından ekonomik görünümün ve enflasyon dinamiklerinin değerlendirilmesi için Fed’e zaman kazandırdığını belirtti. Yılın ilerleyen bölümünde yeni artış sinyali Williams, ABD ekonomisinin Fed’in beklentileri doğrultusunda ilerlemesi halinde federal fon hedef aralığında yılın ilerleyen döneminde bir yukarı yönlü ayarlamanın daha uygun olabileceğini söyledi. Ancak Williams’ın açıklamaları belirli bir toplantıya yönelik kesin bir faiz artışı taahhüdü içermedi. Fed’in bundan sonraki kararlarında özellikle temel enflasyon eğilimi ile ekonomideki arz ve talep dengesinin seyri belirleyici olacak. Fed’in önünde iki toplantı kaldı Fed’in resmi takvimine göre 2026 yılında iki FOMC toplantısı daha gerçekleştirilecek. Federal Açık Piyasa Komitesi 27-28 Ekim’de, ardından 8-9 Aralık’ta toplanacak. Bu nedenle Williams’ın yılın ilerleyen bölümünde olası bir faiz artışına ilişkin değerlendirmesi, doğrudan ekim ya da aralık toplantısına yönelik kesin bir sinyal olarak değerlendirilmiyor. Faiz kararında önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon ve istihdam verileri kritik rol oynayacak. Yapay zeka yatırımları ve enerji fiyatları izleniyor Williams, mevcut enflasyon baskılarının kaynakları arasında Orta Doğu’daki çatışmaların yanı sıra yapay zeka yatırımlarındaki güçlü artışa da dikkat çekti. Yapay zeka yatırımlarının oluşturduğu talep etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini belirten Williams, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin de daha uzun sürebileceği değerlendirmesinde bulundu. Williams’ın beklentisine göre enflasyonun 2026 sonunda yaklaşık yüzde 3,5 seviyesine gerilemesi, 2027’de Fed’in yüzde 2 hedefinin bir miktar üzerinde seyretmesi ve 2028’de yüzde 2 hedefine ulaşması bekleniyor. Bazı Fed üyeleri daha sıkı politika mesajı veriyor Williams’ın daha temkinli ve zamana yayılan yaklaşımına karşılık bazı Fed yetkilileri para politikasında daha sıkı bir duruşun gerekebileceğine işaret ediyor. St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, mevcut para politikasının hâlâ “bir miktar destekleyici” olduğunu belirtirken Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ise kalıcı arz şokları karşısında faiz artışlarının gündeme alınması gerekebileceğini ifade etti. Fed’in önündeki süreçte enflasyonun seyri, enerji fiyatları, iş gücü piyasası ve yapay zeka yatırımlarının oluşturduğu talep etkisi, faiz politikasının yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alacak.

Fed’den 25 baz puanlık faiz artışı Haber

Fed’den 25 baz puanlık faiz artışı

Temmuz 2023’ten bu yana gerçekleştirilen ilk faiz artışı, piyasa beklentileri doğrultusunda geldi. Fed’in yeni projeksiyonları ise yıl içinde bir faiz artışının daha gündemde olduğunu gösterdi. Küresel piyasaların odaklandığı Fed toplantısının ardından faiz kararı açıklandı. Fed, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve ABD’de beklentilerin üzerinde gerçekleşen çekirdek tüketici enflasyonu verilerinin ardından politika faizinde 25 baz puanlık artışa gitti. Piyasalarda yaklaşık yüzde 90 ihtimalle fiyatlanan artış sonrasında politika faizinin hedef aralığı yüzde 3,75-4,00 seviyesine yükseldi. Karar, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyelerinin tamamının oyuyla alındı. Karar metninde enflasyon vurgusu öne çıktı FOMC’nin karar metninde, faiz artışının fiyat istikrarı hedefine ulaşılması açısından önem taşıdığı belirtildi. Metinde, alınan politika adımının Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefine daha zamanında dönmesine katkı sağlayacağı ifade edildi. Fed yetkilileri ayrıca enflasyonun yüzde 2’lik hedefe ulaşacağı beklentisini bir yıl öteleyerek 2029 yılına işaret etti. Yeni faiz artışı için kapı açık bırakıldı Toplantının ardından yayımlanan yeni nokta grafiği, Fed yetkililerinin bu yıl içinde ilave bir sıkılaşma adımını gündemde tuttuğunu ortaya koydu. 16 Fed yetkilisi, 2026 yılı sona ermeden en az bir faiz artışı daha yapılması gerektiğini öngördü. Fed yetkililerinin 2026 sonu medyan faiz tahmini de yüzde 3,8’den yüzde 4,1’e yükseltildi. Trump’ın faiz çağrılarına rağmen artış kararı Faiz kararı, ABD Başkanı Donald Trump’ın borçlanma maliyetlerinin düşürülmesi yönündeki çağrıları ve Fed yetkililerine yönelik eleştirilerinin bulunduğu bir dönemde alındı. Fed yönetimi, yükselen enflasyon risklerini dikkate alarak para politikasında sıkılaşma yönünde adım attı. Büyüme tahminleri yukarı çekildi Fed, faiz kararıyla birlikte 2026-2028 dönemine ilişkin makroekonomik projeksiyonlarını da güncelledi. Buna göre Fed’in 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 2,2’den yüzde 2,3’e, 2027 yılı büyüme tahmini ise yüzde 2,3’ten yüzde 2,4’e yükseltildi. İşsizlik oranına ilişkin tahminler de aşağı yönlü revize edildi. 2026 ve 2027 yılları için daha önce yüzde 4,3 olarak öngörülen işsizlik oranı yüzde 4,1’e çekildi. Fed ekonomide verimlilik ve yatırımlara dikkat çekti Komite, ekonomik değerlendirmesinde verimlilik artışının güçlü seyrettiğini, sermaye yatırımlarının sağlamlığını koruduğunu ve istihdam piyasasının dengeli görünümünü sürdürdüğünü belirtti. Fed’in faiz artışıyla birlikte yayımladığı yeni projeksiyonlar, para politikasında enflasyonla mücadele önceliğinin korunduğunu ve yılın geri kalanında yeni bir faiz artışı ihtimalinin gündemde tutulduğunu gösterdi.

Küresel piyasalar baskı altında Haber

Küresel piyasalar baskı altında

Yatırımcılar bugün ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yayımlayacağı toplantı tutanaklarında faiz politikasının geleceğine ilişkin ipuçlarını arayacak. Küresel piyasalarda haftanın üçüncü işlem gününde riskten kaçış eğilimi öne çıkıyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, tahvil piyasalarındaki satış baskısı ve özellikle çip şirketlerinde görülen sert kayıplar hisse senedi piyasalarını aşağı çekiyor. Reuters'a göre ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi salı günü yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyelerinden birine yükseldikten sonra yüzde 5,27 civarında dengelendi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,69 seviyesinde bulunuyor. Petrol 91 doların üzerinde Küresel piyasaların en önemli risklerinden biri enerji fiyatlarındaki yükseliş olmaya devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı 91 doların üzerinde seyrediyor. ABD ile İran arasındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikler, petrol arzına yönelik endişeleri canlı tutuyor. Brent petrol salı günü 91,6 dolar civarına kadar yükselmişti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, piyasalar açısından yalnızca enerji maliyetleri anlamına gelmiyor. Daha yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği endişesi, merkez bankalarının faiz indirimleri konusunda daha temkinli davranabileceği beklentisini güçlendiriyor. Tahvil satışları borsaları baskılıyor Küresel tahvil piyasasındaki satış dalgası da riskli varlıklar üzerindeki baskıyı artırıyor. ABD'de uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükselişe Avrupa ve Japonya piyasalarındaki hareketler de eşlik ediyor. Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,9 seviyesinin üzerine çıkarken, Almanya ve Fransa'da uzun vadeli borçlanma maliyetleri de son yılların yüksek seviyelerine ulaştı. Yüksek tahvil getirileri, şirketlerin finansman maliyetlerini artırırken hisse senetlerinin değerlemeleri üzerinde de baskı yaratıyor. Özellikle gelecekteki nakit akışlarına daha yüksek iskonto oranı uygulanan teknoloji şirketleri bu ortamdan daha fazla etkileniyor. Teknoloji hisselerinde sert kayıplar Wall Street'te teknoloji hisselerindeki satışlar salı günü belirginleşti. Nvidia, Micron Technology ve Broadcom gibi çip şirketlerinin hisselerindeki düşüşler, Nasdaq başta olmak üzere ABD borsalarını aşağı çekti. S&P 500 yüzde 0,69, Nasdaq yüzde 1,33 ve Dow Jones yüzde 0,22 geriledi. Asya piyasalarında da teknoloji satışları hızlandı. Güney Kore'de Kospi yaklaşık yüzde 6 düşerken, Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 3'ün üzerinde geriledi. Samsung Electronics ve SK Hynix hisselerindeki sert kayıplar, bölge borsalarındaki satışlarda belirleyici oldu. Gözler Fed tutanaklarında Piyasaların bugün en fazla takip edeceği gelişme ise Fed'in temmuz ayındaki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına ilişkin tutanaklar olacak. Yatırımcılar özellikle Fed üyelerinin enflasyon, enerji fiyatları ve faiz politikasına ilişkin değerlendirmelerine odaklanacak. Son dönemde açıklanan bazı zayıf ABD ekonomik verileri, kısa vadede faiz artışı beklentilerini sınırlarken, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve uzun vadeli tahvil getirilerindeki artış Fed'in önündeki enflasyon riskini yeniden gündeme taşıyor. Bu nedenle tutanaklarda özellikle enflasyonun görünümüne ve faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin ifadeler piyasaların yönü açısından önem taşıyor. Avrupa'da da satış baskısı sürüyor Avrupa borsalarında da tahvil faizleri ve enerji fiyatları nedeniyle risk iştahı zayıf. Fransa'nın CAC 40 endeksi yüzde 0,82, Almanya'nın DAX 40 endeksi yüzde 0,71 ve İtalya'nın FTSE MIB endeksi yüzde 1,06 geriledi. İngiltere'nin FTSE 100 endeksi ise yüzde 0,07 yükseldi. Almanya'da yatırımcı güvenini ölçen ZEW endeksinin ağustosta 34,2 puana yükselmesi ise Avrupa ekonomisine ilişkin beklentiler açısından olumlu bir gelişme oldu. Buna karşın yüksek enerji maliyetleri ve kamu borçlarının finansmanına ilişkin endişeler Avrupa tahvil piyasalarındaki baskının sürmesine neden oluyor. Asya'da teknoloji şoku Asya borsalarında satışların merkezinde teknoloji ve yarı iletken şirketleri yer aldı. Güney Kore'de Kospi yüzde 5,7 gerilerken, Japonya'da Nikkei 225 yüzde 3,1 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 2 değer kaybetti. Hong Kong'da Hang Seng ise yüzde 0,2 yükseldi. Asya piyasalarındaki düşüşte ABD teknoloji hisselerindeki satışların yanı sıra yüksek tahvil getirileri ve küresel faiz beklentileri etkili oldu. Borsa İstanbul güne düşüşle başladı BIST 100 endeksi salı gününü yüzde 0,03 düşüşle 14.127,98 puandan tamamladı. Endeks bugün ise yüzde 0,17 düşüşle 14.103,63 puandan açıldı. Bilişim endeksi açılışta yüzde 1,63 gerileyerek en fazla düşen sektör oldu. Analistler BIST 100'de 14.000 ve 13.900 seviyelerini destek, 14.300 ve 14.400 puanları ise direnç olarak izliyor. Piyasaların gündeminde yoğun veri akışı Bugün yatırımcıların izleyeceği başlıkların başında Fed tutanakları geliyor. Bunun yanında Avro Bölgesi enflasyon verisi ve ABD mortgage başvuruları da takip edilecek. Küresel piyasalarda kısa vadede yönü belirleyecek üç temel unsur ise petrol fiyatları, tahvil getirileri ve Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler olacak. Petrolün 90 doların üzerinde kalması ve uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seviyelerini koruması halinde hisse senetlerinde oynaklığın devam etmesi beklenirken, Fed tutanaklarının vereceği mesajlar piyasanın bundan sonraki yönü açısından belirleyici olabilir.

Fed faizleri sabit tuttu Haber

Fed faizleri sabit tuttu

Fed, bu yıl üst üste dördüncü toplantısında da faiz oranlarında değişikliğe gitmedi. Karar, Fed Başkanlığı görevini Jerome Powell'dan devralan Kevin Warsh'ın başkanlık ettiği ilk Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında alındı. Piyasaların yakından takip ettiği toplantı sonrası yapılan açıklamalarda, enflasyonla mücadele vurgusu öne çıktı. Enflasyon hedefinin üzerinde seyrediyor Fed Başkanı Kevin Warsh, enflasyonun uzun süredir bankanın yüzde 2'lik hedefinin üzerinde kaldığını belirterek fiyat istikrarını sağlamaya kararlı olduklarını söyledi. "Bu Komite fiyat istikrarını sağlayacak" diyen Warsh, Fed'in bu konuda hem gerekli araçlara hem de kararlılığa sahip olduğunu vurguladı. Büyüme beklentisi düştü Fed üyeleri, 2026 yılına ilişkin büyüme beklentisini yüzde 2,4'ten yüzde 2,2'ye indirirken, çekirdek enflasyon tahminini yüzde 2,7'den yüzde 3,6'ya yükseltti. İşsizlik beklentisi ise yüzde 4,4'ten yüzde 4,3'e çekildi. 2027 yılı için çekirdek enflasyon beklentisi yüzde 2,3'e yükselirken, büyüme beklentisi yüzde 2,3 seviyesinde korundu. Faiz indirimi sinyalleri metinden çıkarıldı Warsh yönetimindeki ilk toplantının ardından yayımlanan karar metninde dikkat çeken değişiklikler yapıldı. Önceki dönemlerde yer alan ve gelecekte faiz indirimi ihtimaline işaret eden ifadeler metinden çıkarıldı. Fed, ekonomik faaliyetlerin Orta Doğu'daki jeopolitik risklere rağmen büyümeyi sürdürdüğünü belirtirken, fiyat istikrarının sağlanmasının öncelikli hedef olmaya devam ettiğini vurguladı. 2026 için faiz artışı ihtimali Fed'in güncellenen projeksiyonlarında federal fon oranı tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesi dikkat çekti. Banka, yıl sonu faiz beklentisini yüzde 3,4'ten yüzde 3,8'e yükseltti. Bu değişiklik, piyasalarda Fed'in 2026 yılında faiz artırımı seçeneğini masada tuttuğu şeklinde yorumlandı. Warsh, faiz artırımı ihtimaline ilişkin soruya ise "Bu masanın etrafındaki 19 kişiden hiçbiri tarafından dile getirilmedi. Altı hafta sonra tekrar toplanacağız ve konuyu yeniden değerlendireceğiz" yanıtını verdi. Fed'de yeni dönem Yeni başkan Warsh, Fed'in iletişim politikası, bilanço yönetimi, veri kullanımı, verimlilik ve istihdam ile enflasyon çerçevesi başlıklarında beş ayrı çalışma grubu kurulacağını açıkladı. Warsh, bu ekiplerin mevcut uygulamaları gözden geçirerek politika yapıcılara öneriler sunacağını ve çalışmaların büyük bölümünün yıl sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.

FED tutanaklarında yeni faiz artışı sinyali Haber

FED tutanaklarında yeni faiz artışı sinyali

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yayımladığı Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tutanaklarında, politika faizinin yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutulduğu toplantıda yetkililerin büyük bölümünün temkinli duruşunu koruduğu görüldü. Tutanaklarda, enflasyonun halen yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrettiği, ekonomik aktivitenin ise güçlü kalmaya devam ettiği belirtildi. Buna karşın istihdam piyasasında büyümenin yavaşladığı ve işsizlik oranında belirgin bir değişim yaşanmadığı ifade edildi. Fed yetkilileri, özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceği vurgulandı. Tutanaklarda dikkat çeken en önemli mesaj ise bazı üyelerin, enflasyonun kalıcı şekilde yüksek seyretmesi halinde ilave sıkılaşmanın uygun olabileceğini değerlendirmesi oldu. Böylece Fed’in yeniden faiz artırımı ihtimalini masada tuttuğu görüldü. Öte yandan bazı üyeler, dezenflasyon sürecinin yeniden güç kazanması veya iş gücü piyasasında belirgin zayıflama görülmesi halinde yılın ilerleyen dönemlerinde faiz indiriminin mümkün olabileceğini belirtti. Fed yetkilileri ayrıca enerji fiyatlarının uzun süre yüksek kalmasının enflasyon beklentilerini bozabileceği ve para politikasında daha zor bir denge yaratabileceği uyarısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.