SON DAKİKA
Hava Durumu

#Finansal Hizmetler

Ekometre - Finansal Hizmetler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansal Hizmetler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bankaların %11’i güvenilir yapay zeka yetkinliğine ulaşabildi Haber

Bankaların %11’i güvenilir yapay zeka yetkinliğine ulaşabildi

Bankacılıkta güven bir tercih değil, temel bir gerekliliktir. Ancak bankalar yapay zeka yatırımlarını diğer sektörlere kıyasla daha hızlı artırıyor. Buna rağmen çoğu kurum, bu teknolojiyi güven oluşturacak yönetişim, gözetim ve altyapıdan yoksun şekilde hayata geçiriyor. IDC’nin araştırma verilerine dayanan SAS Veri ve Yapay Zeka Etki Raporu: Güven Esası (The Trust Imperative), sektördeki bu temel çelişkiye dikkat çekiyor. Araştırmada, incelenen dört sektör arasında bankacılık; hem yapay zeka harcamalarında hem de güvenilir yapay zeka uygulamalarının benimsenmesinde kamu, sigorta ve yaşam bilimleri sektörlerini geride bırakıyor. Nitekim bankaların yaklaşık dörtte biri (%23), IDC’nin Güvenilir Yapay Zeka Endeksi’nde en yüksek seviyede yer alıyor. Ancak bu avantajlara rağmen, kurumların büyük çoğunluğu raporun "ideal durum" olarak tanımladığı "yüksek iç güven ve kanıtlanmış güvenilirlik" kombinasyonunun çok uzağında kalıyor. Rapora göre: Bankaların yalnızca %11’i hem kurum içi yapay zekâ güvenini yüksek seviyede tesis edebilmiş hem de somut olarak güvenilirliği kanıtlanmış yapay zekâ sistemlerine sahip. Bankaların yaklaşık yarısı (%47) IDC’nin “güven ikilemi” olarak tanımladığı noktada konumlanıyor. Bu kurumlar ya güven eksikliği nedeniyle güvenilir yapay zekayı yeterince kullanamıyor ya da doğrulanmamış sistemlere aşırı bağımlı hale geliyor. SAS Risk, Dolandırıcılık ve Uyum Çözümlerinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Stu Bradley, konuya ilişkin şunları söyledi: “Güvenilir yapay zeka söz konusu olduğunda bankacılık, bu çalışmadaki tüm sektörlerin önünde yer alıyor. Buna rağmen çoğu bankanın temel hazırlık seviyesi olması gereken noktanın oldukça gerisinde kalıyor. Yaklaşık 10 bankadan 9'u henüz güven algısını somut kanıtlarla hizalayamadı ve her beş bankadan biri hâlâ izole edilmiş (silo) veri yapılarıyla çalışıyor. Yapay zeka hedefleri ile hazırlık seviyesi arasındaki bu boşluğu kapatmak, tüm bankalar için yönetim katında bir öncelik olmalıdır.” Yatırımlar artıyor, ancak temeller hâlâ kırılgan Dünya genelinde 2.375 BT ve iş dünyası liderinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor: Yapay zeka yetkinliklerine yapılan yatırımlar; bu teknolojiyi güvenilir kılan "sorumlu inovasyon" ilkeleri ile yapılan yatırımlarla eşleşmiyor. Tek bir model hatasının bile ağır düzenleyici cezalara yol açabileceği veya müşteri güvenini bir gecede yerle bir edebileceği bu sektörde, söz konusu kopukluk ciddi bir risk arz ediyor. Sorun yatırım eksikliği değil: Bankaların yapay zeka harcama grafiği, araştırmadaki diğer tüm sektörlerin üzerinde seyrediyor. Bankaların %60’ı bu alanda %4 ile %20 arasında bir büyüme beklerken, %12’lik bir kesim çok daha keskin artışlar öngörüyor. Bu ivmeye rağmen, çalışmada şu kritik temel yapısal zayıflıklara dikkat çekiyor: Veri siloları: Bankaların %19’u hâlâ silo veri altyapısıyla faaliyet gösteriyor; bu oran araştırmadaki en yüksek seviye. Yetersiz veri temelleri: Bankaların önemli bir bölümü etkin veri yönetişimi (%45) ve/veya merkezi ya da optimize edilmiş veri altyapısından (%41) yoksun. Yetenek açığı: Kurumların %42’si uzmanlaşmış yapay zekâ yetkinliklerinde eksiklik yaşıyor. Bu sorunları aşmak için bankaların %52’si yapay zekâ mimarisini genişletmeyi, %43’ü ise özel yapay zekâ ekipleri kurmayı veya büyütmeyi planlıyor. Ancak yalnızca %31’i doğrudan yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesine odaklanmayı hedefliyor. Bu da karşı karşıya olunan engellerin teorik değil, doğrudan yapısal olduğunu ortaya koyuyor. IDC Yapay Zeka ve Otomasyon Bölümü Araştırma Direktörü Kathy Lange, “Bankacılık sektörü yapay zekanın potansiyelini açıkça anlıyor, ancak anlamak ile uygulamak aynı şey değil. Güçlü veri mimarileri, yönetişim çerçeveleri ve yetkin insan kaynağı olmadan bankalar, yatırım getirisi (ROI) sağlayamayan projelere kaynak ayırma riskiyle karşı karşıya kalır. Daha da önemlisi, bu durum güven temelini zedeleyebilir.” uyarısında bulundu. Yapay zekada gerçek değer: maliyet değil, inovasyon Rapor, yapay zekânın bankacılıktaki temel değerinin maliyet azaltımı olduğu yönündeki yaygın varsayımı da sorguluyor. Buna karşılık bankacılık sektörü, yapay zekâdan elde edilen değerin ana kaynağı olarak süreç verimliliği yerine ürün ve hizmet inovasyonunu önceliklendiren tek sektör olarak öne çıkıyor. Sektörler arası yatırım getirisi (ROI) verileri de bu yaklaşımı destekliyor. Yapay zekayı müşteri deneyimini iyileştirmek için kullanan kurumlar, yapılan her 1 dolarlık yatırım karşılığında 1,83 dolar ile en yüksek getiriyi elde ediyor. Pazar payını artırmaya odaklananlar 1,74 dolar ile ikinci sırada yer alırken, maliyet tasarrufuna odaklananların getirisi 1,54 dolar ile en düşük seviyede kalıyor. Ayrıca güvenilir yapay zekâyı önceliklendiren kurumların, yapay zekâ yatırımlarından elde ettikleri toplam getiriyi iki katına çıkarma olasılığı %60 daha yüksek. Bankalar aynı zamanda agentic AI (ajan tabanlı yapay zeka) konusunda diğer sektörlere göre daha kararlı adımlar atıyor. Kurumların yaklaşık üçte biri, daha otonom sistemleri desteklemek için güvenilir yapay zeka yatırımlarını artırmayı planlıyor. Ancak yapay zeka sistemleri daha fazla karar verme yetkisi kazandıkça, zayıf yönetişimin doğuracağı sonuçlar da bir o kadar ağırlaşıyor. SAS Global Finansal Hizmetler Direktörü Alex Kwiatkowski ise şunları söyledi: “Düzenleyici kurumlar ve müşteriler süreci yakından takip ediyor. Şu anda bankaların neredeyse yarısı ya doğrulanmamış yapay zekalar kullanıyor ya da onayladıkları teknolojileri hayata geçirmekte tereddüt ediyor,” diyerek ekledi: “Hiçbir banka bu rekabetçi rekabette geri planda kalan oyuncu olmak istemez ancak maliyet tasarrufu tek başına onları yarışta tutmaya yetmeyecektir. Kazananlar; yönetişim, açıklanabilirlik, şeffaflık ve güçlü veri temellerine işi ölçeklendirmeden önce, yani henüz bir şeyler bozulmadan yatırım yapan bankalar olacak.” dedi.

Mart ayı finansal hizmetler güven endeksi açıklandı Haber

Mart ayı finansal hizmetler güven endeksi açıklandı

Buna göre mart ayında Finansal Hizmetler Güven Endeksi, bir önceki aya göre 0,7 puan azalış kaydederek 170,3 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), mart ayına ilişkin Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verilerini yayımladı. Buna göre, finans sektöründe faaliyet gösteren 148 kuruluşun yanıtlarıyla oluşturulan endeks, mart ayında bir önceki aya göre 0,7 puan düşüşle 170,3 seviyesine geriledi. Gelecek döneme yönelik talep beklentisi zayıfladı İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla güçlendiği gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir miktar güçlendiği, gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin ise zayıfladığı görüldü. İstihdam artışı sürüyor İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin güçlendiği, gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise zayıfladığı gözlemlendi. Alt sektörlerde nasıl değişimler oldu? NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre, finans ve sigorta faaliyetlerinde farklı eğilimler gözlendi. Finansal Hizmet Faaliyetleri sektöründe 0,8 puan, Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler" sektöründe 20,1 puanlık azalış yaşandı. Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları" sektöründe ise güven endeksi 1,5 puan yükseldi.

Finansal hizmetler güven endeksi arttı Haber

Finansal hizmetler güven endeksi arttı

TCMB, Finansal hizmetler güven endeksi (FHGE) verilerini yayınladı. Finans sektöründeki 148 kuruluşun anket sorularına verdiği yanıtların ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edilen endeks Şubat ayında 171 değerini aldı. Bu değer bir önceki aya göre 2,5 puanlık artış ifade etti. FHGE'yi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu ile gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisinin FHGE’yi artış yönünde etkilediği, son üç aydaki hizmetlere olan talebin ise FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumunda iyileşme bildirenlerin sayısı arttı İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla güçlendiği gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmeler bir miktar zayıflarken, gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentiler ise güçlendi. 2025 yılı Şubat ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre "Finans ve Sigorta Faaliyetleri" sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre “64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)” ve "66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler“ sektörlerinde sırasıyla 3,3 ve 18,2 puanlık artış, "65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)“ sektöründe ise 10,2 puanlık azalış olduğu gözlendi.

Sabancı “Finansal Hizmetler” Grup Başkanı Hakan Binbaşgil Haber

Sabancı “Finansal Hizmetler” Grup Başkanı Hakan Binbaşgil

1 Nisan 2025 tarihinden itibaren geçerli olacak kararla birlikte kurulan Bankacılık ve Finansal Hizmetler Grup Başkanlığı’na, halen Sabancı Holding Bankacılık Grup Başkanı olarak görev yapan Hakan Binbaşgil atandı. Öte yandan, Sabancı Topluluğu’nda 1995 yılından bu yana farklı stratejik iş kollarında Grup Başkanı olarak önemli hizmetler veren ve son olarak Sabancı Holding Finansal Hizmetler Grup Başkanı olarak görev yapan Haluk Dinçer, 31 Mart 2025 tarihi itibariyle bu görevinden ayrılacak. Haluk Dinçer, bundan sonraki dönemde Agesa, Aksigorta ve Medisa şirketlerinin Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almaya devam edecek.   Bankacılık ve Finansal Hizmetler şirketleri arasındaki sinerji artacak Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, yeni organizasyon yapısıyla birlikte bankacılık ve finansal hizmetler iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerin çok daha büyük bir sinerjiyle çalışacağının altını çizerken, “2029 yol haritamızda ifade ettiğimiz gibi önümüzdeki 5 yılda, net aktif değerimizi iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedefe ilerlerken, bir yandan ana işlerimizi koruyup büyütecek, bir yandan da şirketlerimizin yeni büyüme platformlarında ilerlemesini sağlayacağız. Bu yolculukta, Sabancı Topluluğu şirketleri arasındaki sinerjiyi artırmak ve şirketlerimizin dijital yetkinliklerini güçlendirmek en büyük önceliklerimizden biri. Son yıllarda bankacılık iş kolumuzun ortaya koyduğu dijital dönüşüm başarısının mimarlarından olan Hakan Binbaşgil’in, bu yeni organizasyon yapısıyla Bankacılık ve Finansal Hizmetler Grup Başkanı olarak görev alacak olması, Topluluğumuzun büyüme yolculuğunun da önemli itici güçlerinden birisi olacaktır. Kendisine yeni görevinde başarılar diliyorum” dedi. Finansal Hizmetler Grup Başkanlığı görevinden ayrılacak Haluk Dinçer’in sadece Sabancı Topluluğu için değil aynı zamanda Türk iş dünyası için çok önemli bir isim olduğunu vurgulayan Cenk Alper, “Haluk Dinçer, Topluluğumuzda 30 yıldır sürdürdüğü Grup Başkanlıkları görevlerinde büyük başarılara imza atarken; gıda, perakende ve finansal hizmetler alanında faaliyet gösteren şirketlerimizin gelişmesinde önemli roller üstlendi. Yeni dönemde, sigorta şirketlerimizle onun tecrübelerinden faydalanmaya devam edeceğiz. Kendisine Topluluğumuza yaptığı değerli katkılardan dolayı teşekkür ediyor, bundan sonraki hayatında başarılarının devamını diliyorum” ifadelerini kullandı. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.