SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fatih Karahan

Ekometre - Fatih Karahan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fatih Karahan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BIST 100 güne düşüşle başladı Haber

BIST 100 güne düşüşle başladı

Küresel piyasalarda ise yatırımcıların odağı ABD’de açıklanacak enflasyon verisine ve Fed’in Bej Kitap raporuna çevrildi. BIST 100 endeksi 12.231 puandan açıldı Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 18,71 puan ve yüzde 0,15 değer kaybederek güne 12.231,97 puandan başladı. Endeks, önceki işlem gününde alış ağırlıklı bir seyir izleyerek yüzde 0,82 yükselmiş ve günü 12.250,68 puandan tamamlamıştı. Bankacılık ve holding endekslerinde düşüş Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,17, holding endeksi ise yüzde 0,45 geriledi. Sektör endeksleri arasında farklı bir görünüm öne çıktı. Orman, kağıt ve basım sektörü yüzde 1,01 ile en fazla yükselen sektör oldu. Finansal kiralama ve faktoring endeksi ise yüzde 4,87 düşüşle en fazla değer kaybeden sektör olarak kaydedildi. Küresel piyasalar ABD enflasyon verisine odaklandı Küresel piyasalarda teknoloji şirketlerinin hisselerindeki dalgalanmalar, yükselen petrol fiyatları ve ABD bankalarının bilançolarından gelen karışık sinyaller nedeniyle yön arayışı sürüyor. Yatırımcıların gündeminde bugün açıklanacak ABD enflasyon verisi bulunuyor. Verinin, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası beklentileri üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed’in Bej Kitap raporu da yurt dışı piyasalarda takip edilecek gelişmeler arasında yer alıyor. TCMB Başkanı Karahan’dan Türk lirası mesajı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Bangkok’ta gerçekleştirdiği “Türkiye’de Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası” başlıklı sunumda, yüksek enerji fiyatlarına rağmen temel enflasyondaki yavaşlamaya dikkat çekti. Karahan, sıkı para politikası altında Türk lirasına yönelik tercihin güçlü kalmaya devam ettiğini belirtti. Fon çıkışlarının, yerleşiklerin TL cinsi varlıklara yönelik tercihini kayda değer ölçüde zayıflatmadığını ifade etti. BIST 100’de 12.100 ve 12.000 puan destek konumunda Analistler, yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu belirtirken BIST 100 endeksinde teknik seviyelerin izleneceğini değerlendiriyor. Endekste 12.100 ve 12.000 puan seviyeleri destek, 12.400 ve 12.500 puan seviyeleri ise direnç olarak öne çıkıyor. Küresel piyasalardaki gelişmeler ve ABD enflasyon verisinin, Borsa İstanbul’da gün içindeki fiyatlamalar üzerinde etkili olması bekleniyor.

Merkez Bankası başkanları küresel ekonomide risklere dikkat çekti Haber

Merkez Bankası başkanları küresel ekonomide risklere dikkat çekti

TCMB Başkanı Fatih Karahan jeopolitik gelişmelerin enerji ve ticaret akışlarını yeniden şekillendirdiğini belirtirken, Fransa Merkez Bankası Başkanı Emmanuel Moulin yapay zeka yatırımlarının mevcut aşamada enflasyonist baskı oluşturduğunu söyledi. Jeopolitik riskler öne çıkıyor İstanbul Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen “Küresel Ekonomide Stratejik Görünüm” panelinde küresel ekonominin karşı karşıya olduğu riskler ele alındı. Panelin moderatörlüğünü yapan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, son 5-6 yılda küresel ekonomide önemli değişimler yaşandığını belirterek, ekonomi politikası yapıcıları açısından istisnai bir dönemden geçildiğini ifade etti. Jeopolitik gelişmelerin enerji ve ticaret akışlarını giderek daha fazla şekillendirdiğine işaret eden Karahan, merkez bankaları açısından temel meselenin ortaya çıkan etkilerin ne kadarının geçici, ne kadarının kalıcı olduğunu belirlemek olduğunu söyledi. Merkez bankalarının iletişim stratejileri değişiyor Karahan, merkez bankalarının piyasalarla iletişim konusunda önemli deneyim kazandığını ancak firmalar ve hane halklarıyla iletişimin de giderek daha önemli hale geldiğini dile getirdi. Sosyal medya üzerinden ekonomi ve enflasyon konusunda görüş paylaşan “influencer” ve “finfluencer”ların sayısının arttığını belirten Karahan, bu görüşlerin her zaman yeterli uzmanlık bilgisine dayanmadığını söyledi. Merkez bankalarının doğru bilgiye sahip kurumlar olarak sosyal medya ve diğer iletişim kanallarında daha görünür olması gerektiğini ifade eden Karahan, beklentileri daha etkin yönetebilmek için farklı iletişim yöntemleri üzerinde çalıştıklarını aktardı. Yapay zeka yatırımları hızlanıyor Karahan, yapay zeka yatırımlarının artırılması gerektiğini belirtirken, enerji güvenliği ve savunma gibi alanlarda da uzun vadeli yatırımların önemini koruduğunu söyledi. Küresel nüfusun yaşlanmasının tasarruf eğilimlerini değiştirdiğine ve kamu harcamaları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Karahan, asıl sorunun gerçekleştirilen yatırımların ne kadar hızlı biçimde verimlilik artışına dönüşeceği olduğunu ifade etti. Yeşil dönüşüm faizleri etkileyebilir Fransa Merkez Bankası Başkanı Emmanuel Moulin, merkez bankalarının güvenilirliğinin uzun vadeli enflasyon beklentilerinin istikrarı açısından kritik olduğunu söyledi. Moulin, Fransa Merkez Bankası tarafından yapılan çalışmalara göre merkez bankası güvenilirliğinin 1970'lerdeki kadar düşük olması halinde, 2022-2024 döneminde politika faizinin yüzde 4 yerine yüzde 8 seviyesine çıkarılmasının gerekebileceğini belirtti. Yeşil dönüşüm için yapılacak yatırımların orta vadede reel faiz oranlarını yukarı çekebileceğini ifade eden Moulin, dönüşüm kaynaklı arz şoklarının enflasyonist etkilerini kontrol altında tutmak için reel faizlerde önemli ve kalıcı artış gerekebileceğini kaydetti. Yapay zeka yatırımları enflasyonist baskı yaratıyor Moulin, yapay zeka yatırımlarında son dönemde güçlü bir artış yaşandığına dikkat çekti. Atıfta bulunduğu bir çalışmaya göre yapay zeka yatırımlarının geçen yüzyıldaki demir yolu ve diğer altyapı yatırımlarını aştığını ve GSYH'nin yaklaşık yüzde 3,6'sına ulaştığını belirten Moulin, mevcut aşamada yapay zeka yatırımlarının açık biçimde enflasyonist bir etki yarattığını söyledi. Bu yatırımların verimlilik üzerindeki etkisinin henüz tam olarak ortaya çıkmadığını belirten Moulin, uzun vadede verimlilik artışının faiz oranları üzerinde aşağı yönlü bir etki oluşturabileceğini ifade etti. Avrupa’da bankacılık birliği çağrısı Hollanda Merkez Bankası Başkanı Olaf Sleijpen, kamu maliyesindeki dengelerin güçlendirilmesinin hem kamu hem de özel yatırımlar için alan yaratacağını söyledi. Mali konsolidasyonun ekonomilerin şoklara karşı hareket alanını genişleteceğini belirten Sleijpen, birçok ülkede bu esnekliğin ya bulunmadığını ya da önemli ölçüde azaldığını ifade etti. Küresel ölçekte kamu borcunun yüksek seviyelerde bulunduğuna dikkat çeken Sleijpen, özel yatırımların canlandırılması için borç yükünün azaltılması gerektiğini söyledi. Sleijpen ayrıca Avrupa’da bankacılık birliğinin tamamlanması ve gerçek anlamda bir tasarruf ve yatırım birliği oluşturulması gerektiğini dile getirdi. Merkez bankaları krizlere hazırlıklı olmalı Suudi Arabistan Merkez Bankası Başkanı Ayman Al-Sayari ise küresel gelişmelerin mevcut politika çerçevelerinde köklü değişiklikler gerektirmediğini ancak hazırlıklı olmanın önemini artırdığını belirtti. Enflasyonist baskıların geçici olup olmadığının veya ikinci tur etkiler yoluyla kalıcı hale gelip gelmediğinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Al-Sayari, bu gelişmelerin enflasyon beklentileri üzerinde etkili olabileceğine işaret etti. Merkez bankalarının likidite ve kriz yönetimi çerçevelerinin önceden oluşturulması ve gerektiğinde hızlı biçimde devreye alınabilecek durumda olması gerektiğini belirten Al-Sayari, jeopolitik şokların sınır ötesi niteliğine dikkat çekti. Al-Sayari, uluslararası koordinasyon ve zamanında bilgi paylaşımının önemini vurgulayarak, krizler ortaya çıkmadan önce tampon mekanizmaların oluşturulmasının ekonomik dayanıklılığı artıracağını söyledi.

Karahan’dan enflasyon mesajı: Fiyat baskıları zayıflıyor Haber

Karahan’dan enflasyon mesajı: Fiyat baskıları zayıflıyor

Karahan, temmuz ayından itibaren enflasyonun ana eğiliminde yeniden gerileme görüldüğünü ifade etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, “Yatırımın Yeni Odağı Geleceğe Değer Üretmek” zirvesinde para politikası, enflasyon ve yatırım ortamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sıkı para politikası duruşunun iç talepteki yavaşlamayı belirginleştirdiğini belirten Karahan, fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesinin yatırım ortamını da daha elverişli bir yapıya kavuşturacağını söyledi. Dezenflasyon yeniden hızlanacak Karahan, şokların etkisinin hafiflemesiyle dezenflasyon sürecinin yeniden ivme kazanacağını belirtti. Temmuz ayından itibaren enflasyonun ana eğiliminde yeniden gerileme görüldüğünü ifade eden Karahan, para politikasındaki sıkı duruşun iç talep üzerindeki etkilerinin belirginleştiğine dikkat çekti. Fiyat istikrarı için sıkı duruş sürecek Fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda tüm politika araçlarının kararlılıkla kullanılmaya devam edileceğini belirten Karahan, enflasyondaki kalıcı düşüşün yatırım kararları açısından daha elverişli bir ortam oluşturacağını söyledi. Karahan, fiyat istikrarının uzun vadeli yatırım kararları için önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Enerji hariç enflasyonda gerileme Enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmesinde Karahan, eylül itibarıyla alt gruplar bazında enerji dışında yıllık enflasyonun gerilediğini belirtti. Bu yıl dezenflasyon sürecinde yaşanan ivme kaybının jeopolitik gelişmelerden kaynaklandığını söyleyen Karahan, dezenflasyon kazanımlarının korunması için ihtiyatlı duruşun sürdürüleceğini ifade etti. Rezervlerde toparlanma sürüyor Karahan, savaş sonrasında rezervlerde yaşanan gerilemenin bir bölümünün telafi edildiğini belirtti. Türk lirasına yönelik istikrarlı talep ile cari işlemler dengesindeki görünümün rezervlere de yansıdığını ifade eden Karahan, rezervlerdeki toparlanmaya dikkat çekti. Cari açığın milli gelire oranı gerileyecek Cari açığın ikinci çeyrekte olumsuz dış koşullara rağmen gerilediğini belirten Karahan, 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Temel mal enflasyonu ılımlı seyrediyor Jeopolitik gelişmelerin yol açtığı maliyet artışlarına rağmen temel mal enflasyonunun ılımlı seyrini koruduğunu belirten Karahan, zayıf talep koşullarının maliyetlerin fiyatlara geçişini sınırladığını söyledi. Karahan, para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını, talepteki zayıflamayla birlikte enflasyonun ana eğiliminin düşüş yönünde olduğunu ifade etti. Bununla birlikte yıl başında öngörülen enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin henüz sağlanamamasının dezenflasyon süreci açısından risk oluşturduğunu belirten Karahan, bu nedenle ihtiyatlı para politikası duruşunun korunmasının gerekli olduğunu söyledi. Türk lirasının payı yüzde 61 Mevduat tercihleri ve para birimi kompozisyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahan, Türk lirasına yönelik tercihin mevcut TL payıyla uyumlu olduğunu belirtti. Yatırım fonları dahil veya hariç hesaplamalarda Türk lirasının payının yüzde 61 seviyesinde kalmaya devam ettiğini ifade etti.

Küresel ekonominin patronları İstanbul’da buluşuyor Haber

Küresel ekonominin patronları İstanbul’da buluşuyor

Fed ve İngiltere Merkez Bankası’ndan üst düzey isimlerin de katılacağı forumda faiz, borçluluk, yapay zeka ve küresel ekonomik belirsizlikler masaya yatırılacak. Küresel ekonomide faiz politikaları, artan borçluluk ve jeopolitik belirsizliklerin öne çıktığı bir dönemde merkez bankalarının üst düzey yöneticileri İstanbul’da buluşacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ev sahipliğinde düzenlenecek İstanbul Ekonomi Forumu, 8-9 Ekim tarihlerinde İstanbul Finans Merkezi’ndeki TCMB yerleşkesinde gerçekleştirilecek. Forumda farklı bölgelerden merkez bankası başkanları, başkan yardımcıları, bakanlar ve üst düzey politika yapıcıları bir araya gelecek. 16 merkez bankası başkanı katılacak İstanbul Ekonomi Forumu’na 2 bakan, 16 merkez bankası başkanı ve 8 merkez bankası başkan yardımcısının katılması bekleniyor. Katılımcılar arasında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile TCMB Başkanı Fatih Karahan da bulunuyor. ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller ve İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey de forumda yer alacak üst düzey isimler arasında bulunuyor. Para politikası masada Forumun temel gündem maddeleri arasında küresel ekonomide artan parçalanma ve belirsizlik ortamında para politikalarının nasıl şekilleneceği yer alıyor. Merkez bankalarının değişen küresel koşullara vereceği tepkiler, para politikası kararlarının büyüme ve enflasyon üzerindeki etkileri ile finansal istikrar açısından ortaya çıkabilecek sonuçlar değerlendirilecek. Borç yükü tartışılacak Küresel ekonominin önemli gündem başlıklarından biri olan borç dinamikleri de forum kapsamında ele alınacak. Kamu ve özel sektör borçluluğu, yükselen borçlanma maliyetleri ve finansman koşullarındaki değişimlerin ekonomik büyüme ve finansal istikrar üzerindeki etkileri değerlendirilecek. Yapay zeka da gündemde Forumda para politikalarının yanı sıra teknolojik dönüşümün ekonomi üzerindeki etkileri de tartışılacak. Yapay zeka ve dijital inovasyonun makroekonomik politikalar, verimlilik, finansal sistem ve merkez bankacılığı üzerindeki etkileri ele alınacak. Teknolojik gelişmelerin ekonomik karar alma süreçlerinde oluşturduğu fırsatlar ve yeni riskler de gündemin önemli başlıkları arasında bulunacak. Küresel işbirliği hedefleniyor İstanbul Ekonomi Forumu’nun farklı ülkelerden politika yapıcıları aynı platformda buluşturarak uluslararası ekonomik diyaloğu güçlendirmesi hedefleniyor. Merkez bankaları arasındaki işbirliğinin geliştirilmesinin yanı sıra küresel ekonominin daha dayanıklı, yenilikçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasına yönelik politikalar da değerlendirilecek. İstanbul Ekonomi Forumu, 8-9 Ekim tarihlerinde İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Şimşek New York'ta yatırımcılara seslendi Haber

Şimşek New York'ta yatırımcılara seslendi

Şimşek; savunma sanayii, turizm, sağlık turizmi, televizyon dizileri ve mobil oyunlar başta olmak üzere dijital hizmet ihracatını fırsat sunan alanlar arasında gösterdi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı, New York'ta ABD'li doğrudan yatırımcılarla Türk iş dünyasını bir araya getirdi. Konferansın ilk gününde Citi iş birliğiyle gerçekleştirilen "Türkiye'nin Ekonomik Görünümü ve Yatırım Fırsatları Toplantısı"na Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan katıldı. Program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın da yer aldığı yuvarlak masa toplantıları düzenlenirken, 400'den fazla iş insanının katıldığı bir resepsiyon gerçekleştirildi. Şimşek yatırım fırsatlarını sıraladı Türkiye'nin nitelikli iş gücü, gelişmiş imalat ve hizmet sektörleriyle güvenilir bir tedarikçi konumunda olduğunu belirten Şimşek, ABD'li yatırımcılara farklı sektörlerdeki potansiyeli aktardı. Bakanın öne çıkardığı alanlar arasında savunma sanayii, turizm, sağlık turizmi, televizyon dizileri ve mobil oyunlar başta olmak üzere dijital hizmet ihracatı yer aldı. Şimşek, savunma sanayiinin imalat sanayisindeki dönüşümün önemli itici güçlerinden biri olduğunu ifade etti. Ekonominin dayanıklılığına vurgu yaptı Küresel koşullara ve bölgesel çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisinin güçlü ve dayanıklı olduğunu savunan Şimşek, ekonominin şoklara karşı direncini destekleyen yapısal unsurlara dikkat çekti. Şimşek, sabit sermaye yatırımlarının kişi başına gelire oranla yüksek olduğunu ve son iki yılda verimlilik artışında güçlü bir ivme yakalandığını söyledi. Toplam borçluluk oranının düşük olması, kamu maliyesindeki hareket alanı, azalan dış kırılganlıklar, artan uluslararası rezervler ve Kur Korumalı Mevduat'tan (KKM) çıkışın ekonominin dayanıklılığını desteklediğini belirtti. Vergi teşvikleriyle yatırım ortamı güçlendirilecek Türkiye'nin stratejik konumu, gelişmiş imalat ve hizmet sektörleri, altyapısı ve nitelikli iş gücüyle güvenilir bir tedarikçi olduğunu belirten Şimşek, yeşil ve dijital dönüşüm ile üretken altyapı yatırımlarının hızlandırıldığını ifade etti. Bakan, son dönemde açıklanan vergi teşvikleriyle yatırım ve ihracat ortamının güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Şimşek, Türkiye'nin büyük ve emsallerine kıyasla güçlü büyüyen bir ekonomi olduğunu belirterek, sanayide dönüşümün yanı sıra dijital hizmet ihracatında da fırsatlar bulunduğunu dile getirdi. Türk ve Amerikalı iş insanları temaslarını sürdürdü Konferans kapsamında bir araya gelen Türk ve Amerikalı iş dünyası temsilcileri, ikili ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni iş birliği imkanlarını değerlendirdi. Etkinlikte gerçekleştirilen görüşmelerle önümüzdeki dönemde Türkiye'ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların artırılmasına katkı sağlanması hedefleniyor.

BofA’dan TCMB’ye ekim ayında 100 baz puanlık indirim tahmini Haber

BofA’dan TCMB’ye ekim ayında 100 baz puanlık indirim tahmini

BofA, yıl sonu politika faizi beklentisini yüzde 36, yıl sonu enflasyon tahminini ise yüzde 29,5 olarak korudu. Bank of America (BofA), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası görünümüne ilişkin yeni değerlendirmesini yayımladı. Banka, yüksek enflasyon beklentileri ve devam eden jeopolitik riskler nedeniyle TCMB’nin doğrudan faiz indirimleri için hareket alanının sınırlı olduğunu belirtirken, eylül ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinin sabit tutulmasını bekledi. BofA’ya göre TCMB, yılın ilk ve tek doğrudan politika faizi indirimini ekim ayında gerçekleştirecek. Banka, 100 baz puanlık indirimle politika faizinin yüzde 36 seviyesine çekileceğini öngörüyor. Likidite normalleşmesi dikkat çekti Ekonomist Hande Küçük imzalı değerlendirmede, TCMB’nin İran Savaşı sonrasında oluşan makro-finansal riskler nedeniyle ara verdiği bir haftalık repo ihalelerine yeniden başlaması, likidite politikalarında normalleşme adımı olarak yorumlandı. Söz konusu gelişmeyle birlikte ortalama fonlama maliyeti ve TLREF oranının yüzde 40 seviyelerinden savaş öncesindeki yaklaşık yüzde 37 düzeyine gerilediğine dikkat çekildi. Rezervler ve sermaye girişleri etkili oldu BofA, TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın 13 Ağustos’taki Enflasyon Raporu toplantısında verdiği mesajların ardından atılan adımın zamanlamasına da işaret etti. Brüt ve net rezervlerdeki güçlü toparlanma, carry-trade girişlerindeki artış ve iç talepte gözlenen belirgin yavaşlamanın, likidite koşullarındaki normalleşmenin öne çekilmesinde etkili olduğu belirtildi. Eylül ayında faiz değişikliği beklenmiyor Bankaya göre efektif faizlerde yaklaşık 300 baz puanlık düşüş yaşanmasına rağmen, politika faizinde doğrudan bir indirim için mevcut koşullar henüz yeterli değil. Enflasyon beklentilerinin yüksek seyretmesi ve jeopolitik belirsizliklerin sürmesi nedeniyle BofA, TCMB’nin eylül ayındaki PPK toplantısını pas geçmesini ve politika faizini mevcut seviyesinde tutmasını bekliyor. Eylül enflasyonu yüzde 30 bandına gerileyebilir Bank of America, baz etkisinin desteğiyle eylül ayında yıllık enflasyonun yüzde 30-30,5 aralığına gerilemesini öngörüyor. BofA’nın tahminine göre enflasyondaki bu gerilemenin ardından TCMB, politika faizinde indirime gitmek için ekim ayını tercih edecek. Ekimde 100 baz puanlık indirim öngörüsü Banka, yılın ilk ve tek doğrudan politika faizi indiriminin ekim ayında yapılacağını tahmin ediyor. BofA’ya göre TCMB, politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 36 seviyesine çekecek. Bu tahmin doğrultusunda Bank of America’nın Türkiye için yıl sonu politika faizi beklentisi de yüzde 36 seviyesinde bulunuyor. Yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,5 BofA, Türkiye ekonomisine ilişkin yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 29,5 seviyesinde korudu. Banka, 2027 yıl sonu için politika faizi beklentisini yüzde 32, enflasyon tahminini ise yüzde 26 olarak açıkladı. Banka, mevcut enflasyon görünümü ve küresel risklerin hızlı ve geniş kapsamlı bir faiz indirim sürecini sınırladığını değerlendirirken, ekim ayında 100 baz puanlık sınırlı bir indirim senaryosunu öne çıkardı.

Karahan: Enflasyon beklentileri iyileştikçe faizler geriliyor Haber

Karahan: Enflasyon beklentileri iyileştikçe faizler geriliyor

TCMB Başkanı Fatih Karahan, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nda (ETSO) düzenlenen toplantıda yaptığı sunumda, Merkez Bankası'nın reel sektörle güçlü bir iletişim içinde olduğunu söyledi. 2013 yılından bu yana farklı sektör ve ölçeklerdeki firmalarla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Karahan, "2026 yılında Erzurum ve bölge illerinde 132, son beş yılda ise toplam 1.413 firma ile görüşme yaptık." ifadelerini kullandı. Karahan, bu görüşmelerden elde edilen güncel bilgilerin para politikası kararlarında önemli rol oynadığını, firmalardan gelen beklenti ve önerilerin ilgili kamu kurumlarıyla paylaşıldığını belirterek, reel sektörle çift yönlü bir iletişim yürüttüklerini söyledi. Dezenflasyonda ilerleme sürüyor Sunumunda enflasyondaki gelişmelere de değinen Karahan, Temmuz ayında yıllık enflasyonun yüzde 31,8 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlattı. Mayıs 2024'ten bu yana enflasyonda genele yayılan bir gerileme yaşandığını belirten Karahan, özellikle kira ve eğitim kalemlerindeki katılığın azalmasının dezenflasyon sürecini desteklediğini ifade etti. İş yeri kira enflasyonundaki düşüşün maliyet baskılarını hafiflettiğini vurgulayan Karahan, iç talepte dengelenmenin sağlandığını, tüketici ve firmaların enflasyon beklentilerinde de gerileme görüldüğünü söyledi. Buna karşın gıda fiyatlarında ürün bazında yüksek oynaklığın sürdüğünü, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarında yukarı yönlü baskının devam ettiğini belirten Karahan, kira ve eğitimde dezenflasyonun süreceğini, ancak savaş kaynaklı maliyet artışlarının yurt içi fiyatlar üzerinde etkisini sürdürdüğünü kaydetti. "Politika faizindeki gerileme piyasa faizlerine yansımaktadır" İç talepteki yavaşlamanın daha belirgin hale geldiğini ifade eden Karahan, bu durumun ithalattaki artışı da 2022'ye kıyasla sınırladığını söyledi. Reel sektörün enflasyon beklentilerinin savaş dönemindeki yükselişin ardından gerilemeye başladığını dile getirdi. Kredi faizlerinin enflasyon ve enflasyon beklentilerinden doğrudan etkilendiğini vurgulayan Karahan, şöyle konuştu: "Faiz indirimleri ancak enflasyon kontrol altındayken etkili olabilir. Enflasyon beklentileri iyileştikçe kredi ve tahvil faizleri gerilemektedir. Politika faizindeki gerileme piyasa faizlerine yansımaktadır." Küresel risklere dikkat çekti Karahan, savaşın küresel ekonomiye etkilerinin sürdüğünü belirterek, küresel büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edilirken enflasyon tahminlerinin yükseldiğini söyledi. Savaşın enflasyonist baskıları artırdığını ifade eden Karahan, yıl sonu piyasa beklentilerine göre ABD Merkez Bankası (Fed) politika faizinin yüzde 3,97, Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika faizinin ise yüzde 2,59 seviyesinde öngörüldüğünü aktardı. Jeopolitik gelişmeler ve yapay zekâ yatırımlarının küresel büyüme dinamiklerini değiştirdiğini belirten Karahan, küresel tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanmanın Türkiye'nin ihracatına olumlu katkı sağladığını ve ihracatçı firmaların beklentilerinin olumlu seyrettiğini söyledi. "Sıkı para politikası sürecek" Fiyat istikrarının yatırım ve üretim ortamını güçlendirdiğini vurgulayan Karahan, dezenflasyon sürecinin verimliliği desteklediğini belirtti. Çalışan başına üretimin 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık yüzde 3,8 arttığını ifade eden Karahan, sıkılaşma dönemlerinde AR-GE harcamalarının yükseldiğini ve yüksek verimliliğe sahip firmaların ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı olduğunu söyledi. Konuşmasının sonunda para politikasına ilişkin mesaj veren Karahan, fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Kurul, politika faizine ilişkin adımları enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilimi ve beklentilerini dikkate alarak belirleyecektir. Para politikası kararları toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması halinde para politikası duruşu ilave sıkılaştırılacaktır."

TCMB Başkanı Karahan Washington'daki sunumunu gerçekleştirdi Haber

TCMB Başkanı Karahan Washington'daki sunumunu gerçekleştirdi

Karahan, "Talep koşullarının enflasyonun düşme sürecini bozmasına izin vermeyeceğiz" dedi. Karahan, Washington'da gerçekleştirdiği “Türkiye'de Makroekonomik Verileri Okumada Karşılaşılan Zorluklar” başlıklı sunumunda, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve veri analizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Dijitalleşme veri okunurluğunu zorlaştırıyor” Karahan, ekonomik faaliyetin gücüne ilişkin farklı kaynakları arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu belirterek, dijitalleşmenin bazı veri setlerinin yorumlanmasını belirsizleştirdiğini söyledi. Karahan, “Dijitalleşmeye geçiş, çeşitli veri yayınlarını belirsizleştirerek makroekonomik verilerin okunmasını zorlaştırmaktadır” ifadelerini kullandı. “Faaliyette ılımlılık sürüyor” TCMB Başkanı, bankanın gerçek zamanlı çıkarımlar yapabilmek için çok çeşitli göstergeleri izlediğini vurgulayarak, “Ekonomik faaliyet ve talep göstergeleri bir araya getirildiğinde, ılımlılığın devam ettiğine işaret ediyor” dedi. “Talep koşullarının enflasyonun düşme sürecini bozmasına izin vermeyeceğiz” Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağını söyledi. Bu duruşun talep, döviz kuru ve beklenti kanalları aracılığıyla enflasyonun düşüş sürecini destekleyeceğini söyleyen Karahan, “Talep koşullarının enflasyonun düşme sürecini bozmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Karahan: Dezenflasyon süreci yavaşlıyor Haber

Karahan: Dezenflasyon süreci yavaşlıyor

Karahan, "Ana eğilim göstergeleri dezenflasyon sürecinin yavaşladığına işaret ediyor" ifadelerini kullandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan medyan enflasyonda ana eğilimin yüzde 26 civarını ima ettiğini belirterek “Bu seviyeler mevcut tüketici enflasyonu olan yüzde 33,3’ün altında olsa da, bize dezenflasyon sürecinin yavaşladığını gösteriyor” dedi. TBMM’de Plan Bütçe Komisyonu’nda sunum yapan Karahan dezenflasyonun yavaşlamasında gıda, enflasyonun seviyesinde hizmetin öne çıktığını belirtti. "Sıkı para politikamızın sonuçlarını kademeli bir şekilde almaya devam ediyoruz" Karahan'ın öne çıkan mesajları şunlar oldu: "Sıkı para politikamızın sonuçlarını kademeli bir şekilde almaya devam ediyoruz." "Yurt içi talep yavaşlama seyrini sürdürürken talep koşulları dezenflasyonist düzeyde seyrediyor. 2024 yılı haziran ayından bu yana devam eden dezenflasyon süreci yavaşlasa da atacağımız adımlarla enflasyonun ara hedeflerle uyumlu şekilde seyretmesini sağlayacağız." "Fiyat istikrarının sağlanması amacı doğrultusunda aldığımız mesafeyi önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz." "Küresel enflasyona ilişkin riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Merkez bankaları faiz indirimlerini bu riskleri de dikkatle gözeterek sürdürüyor." "Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonundaki dengelenme devam ediyor. Önceki yılların aynı dönemleriyle kıyasladığımızda, 2025 yılının ilk altı aylık döneminde toplam tüketimin yıllık büyümesinin yavaşladığını, toplam yatırımların büyümesinin ise arttığını görüyoruz." "Bildiğiniz üzere, talebi yakından anlamak için satış ve tüketim göstergelerini düzenli şekilde takip ediyoruz. Ve bu göstergelerin de normal eğilimlerine kıyasla hangi düzeyde olduğunu anlamamız önem taşıyor. Bunun için, bu serileri trendden arındırıp inceliyoruz." Dezenflasyonda yavaşlama vurgusu "Eylül ayında yıllık tüketici enflasyonunda bir yükseliş gördük. Bu seyirde, gıda ile hizmet fiyat gelişmeleri öne çıktı. Nitekim aylık hizmet enflasyonu okula dönüş etkisi öncülüğünde yükselirken, gıda fiyatları üzerinde arz yönlü unsurların etkisini hissettik." "Hizmet grubundaki dinamikleri yakından incelediğimizde, zamana bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi yüksek olan kalemlerin hizmet enflasyonundaki ataleti artırdığını görüyoruz." "Nitekim, son bir yıllık dönemdeki enflasyon gelişmelerine baktığımızda; eğitim ve kira kalemleri öne çıkıyor. Lokanta-otel gibi talep koşullarına duyarlılığı yüksek olan hizmet alt kalemlerinde ise görece ılımlı fiyat artışları söz konusu." "Kira enflasyonunun, deprem ve kentsel dönüşüm gibi konut sektörüne özgü arz yönlü unsurların da etkisiyle, öngördüğümüzden daha yüksek seyrettiğini not etmemiz gerekiyor." "Yıllık enflasyon, son 12 aydaki aylık değişimlerin bileşimi olması nedeniyle, bünyesinde geçmiş yüksek artışları da barındırabiliyor. Bu nedenle enflasyonun yakın dönemdeki seyrini anlayabilmek amacıyla, ana eğilim göstergelerinin son üç aydaki gelişimini inceliyoruz." "Son üç aydaki yıllıklandırılmış ana eğilimi hesapladığımızda, takip ettiğimiz altı göstergenin ortalaması, yüzde 28 seviyelerine işaret ediyor." "Tahmin performansı görece daha iyi olan medyan enflasyon ise ana eğilimin yüzde 26 civarında olduğunu ima ediyor. Bu seviyeler mevcut tüketici enflasyonu olan yüzde 33,3’ün altında olsa da, bize dezenflasyon sürecinin yavaşladığını gösteriyor." "Enflasyon beklentileri gerileme kaydetmekle birlikte yukarı yönlü risk oluşturuyor" "Dezenflasyon sürecinde, enflasyon beklentilerinin seyri de büyük önem arz ediyor. Enflasyon beklentilerinin sektörler genelinde gerilediğini izliyoruz." "Beklentiler, iyileşse de halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor. Bu yönüyle beklentiler, dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ediyor." "Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecek" "Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğiz. Son Enflasyon Raporunda, veri akışına bağlı olarak revize edebileceğimiz “enflasyon tahminlerimizin” yanı sıra, ara hedeflerimizi de açıklamaya başladık." "Bu ara hedefler, enflasyonun orta vadeli hedefimiz olan yüzde 5’e gittiği süreçte, daha kısa vadelerde ulaşmayı taahhüt ettiğimiz yıl sonu enflasyon düzeyleridir." "Ara hedeflerimizi rapor dönemleri arasında olağanüstü gelişmeler olmadığı sürece değiştirmeyeceğimizi kamuoyu ile paylaştık." "2026 ve 2027 yılları için enflasyon ara hedeflerimizi sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak belirledik." "Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda ise, para politikası duruşumuzu sıkılaştıracağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.