SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fas

Ekometre - Fas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fas haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Demir-çelik ihracatında ağustos atağı Haber

Demir-çelik ihracatında ağustos atağı

Türkiye genelinde Almanya, ADMİB’de ise İtalya ağustosun en büyük pazarı oldu. İlk 10 pazar içinde Türkiye’nin ABD’ye ihracatı yüzde 137, ADMİB’in Estonya’ya ihracatı yüzde 210 arttı. Ağustos ayı ihracat performansını değerlendiren ADMİB Başkanı Rahmi İncetan, “Türkiye demir-çelik sektörü olarak ağustos ayında ihracatımızı artırmayı başardık. Özellikle ADMİB’in çelik ihracatındaki yüzde 48,1’lik artış, firmalarımızın zorlu küresel koşullara rağmen pazarlardaki varlığını koruduğunu gösteriyor. Bu olumlu tablonun sürdürülebilir olması için maliyet ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin demir ve demir dışı metaller ile çelik sektörlerindeki ihracat performansı ağustos ayında da yükselişini sürdürdü. Türkiye genelinde ağustos ayında demir ve demir dışı metaller ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,3 artarak 1,3 milyar dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 12,2 artışla 1,5 milyar dolara çıktı. Böylece iki sektörün toplam ağustos ihracatı 2,8 milyar doları aştı. ADMİB’in ağustos ayı performansında ise çelik ihracatındaki yükseliş dikkat çekti. Birliğin demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 12,7 artışla 73 milyon dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 48,1 artışla 270 milyon dolara ulaştı. Ocak-ağustos döneminde ADMİB’in demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 3,7 artışla 549 milyon dolara, çelik ihracatı ise yüzde 19,9 artışla 1,7 milyar dolara yükseldi. ADMİB’in yılın ilk sekiz ayındaki toplam demir ve demir dışı metaller ile çelik ihracatı 2,2 milyar doları aştı. Türkiye genelinde ABD ve Mısır’a ihracatta güçlü artış Türkiye’nin demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında ağustos ayında en büyük pazar Almanya oldu. Almanya’ya 222,4 milyon dolarlık ihracat yapılırken, İtalya 182,1 milyon dolarla ikinci, Birleşik Krallık 163,8 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. İspanya’ya 162,8 milyon dolar, ABD’ye ise 154,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İlk 10 pazar içinde ihracatını oransal olarak en fazla artıran ülke yüzde 137 ile ABD olurken, Mısır’a ihracat yüzde 134, İspanya’ya yüzde 69, Bulgaristan’a yüzde 56 ve Birleşik Krallık’a yüzde 50 arttı. Ocak-ağustos döneminde de Almanya ilk sıradaki yerini korudu. Bu dönemde Almanya’ya yapılan ihracat 1,73 milyar dolara ulaşırken, İtalya 1,48 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı. Romanya 1,2 milyar dolarla üçüncü, Birleşik Krallık 1,09 milyar dolarla dördüncü, Bulgaristan ise 975 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. İlk 10 pazar arasında en yüksek artış yüzde 281 ile Fransa’da kaydedilirken, Almanya’ya ihracat yüzde 260, Polonya’ya yüzde 222 ve Bulgaristan’a yüzde 123 arttı. ADMİB’de ağustosun lideri İtalya, en hızlı artış Estonya’da ADMİB’in ağustos ayı ihracatında İtalya 31,7 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, İspanya 24,6 milyon dolarla ikinci, Mısır 23,4 milyon dolarla üçüncü oldu. Romanya’ya 20 milyon dolar, Irak’a ise 17,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İlk 10 pazar içinde en güçlü artış yüzde 210 ile Estonya’da yaşandı. Birleşik Krallık’a ihracat yüzde 170, Romanya’ya yüzde 148, İspanya’ya yüzde 133, Mısır’a yüzde 127 ve İtalya’ya yüzde 123 arttı. Ocak-ağustos döneminde ADMİB’in en büyük pazarı 155,5 milyon dolarla Romanya olurken, Mısır 140,5 milyon dolarla ikinci, İtalya 133,4 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Fas’a 115,5 milyon dolar, Almanya’ya ise 113,5 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İlk 10 pazar içinde ihracatın en fazla arttığı ülke yüzde 106 ile Birleşik Krallık oldu. Ukrayna’ya ihracat yüzde 67, Libya’ya yüzde 65, Romanya ve Fas’a ihracat yüzde 43 arttı. Ürün bazında Türkiye’de diğer demir-çelik, ADMİB’de boru öne çıktı Türkiye’nin demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında ağustos ayında en fazla ihracat diğer demir-çelik ürün grubunda gerçekleştirildi. Bu gruptan 261,6 milyon dolarlık ihracat yapılırken, demir-çelik çubuk ihracatı 234 milyon dolar, demir-çelik inşaat aksamı ihracatı 230,7 milyon dolar oldu. Demir-çelik yassı sıcak ürünleri 199,6 milyon dolarla dördüncü, demir-çelik boru ihracatı ise 187,2 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. Ocak-ağustos döneminde de sıralamanın ilk üçünde değişiklik yaşanmadı. Diğer demir-çelik ürün grubunda 2,08 milyar dolarlık ihracata ulaşılırken, bunu 1,81 milyar dolarla demir-çelik çubuk ve 1,73 milyar dolarla demir-çelik inşaat aksamı izledi. Demir-çelik yassı sıcak ürünleri 1,38 milyar dolarla dördüncü, alüminyum çubuk ve profiller ise 1,37 milyar dolarla beşinci sırada yer aldı. ADMİB’in ağustos ayındaki demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında en yüksek payı demir-çelik boru ürün grubu aldı. Boru ihracatı 78,1 milyon dolara ulaşırken, demir-çelik yassı sıcak ürünleri 71,8 milyon dolarla ikinci sırada yer aldı. Demir-çelik yassı kaplama ürünleri 34,8 milyon dolar, demir-çelik inşaat aksamı 26 milyon dolar ve diğer demir-çelik ürünleri 20,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sekiz aylık dönemde de boru ihracatı ADMİB’in en önemli ürün grubu olmayı sürdürdü. Ocak-ağustos döneminde demir-çelik boru ihracatı 403,1 milyon dolara ulaşırken, yassı sıcak ürün ihracatı 349,5 milyon dolar, yassı kaplama ürünleri ihracatı 252,3 milyon dolar oldu. İnşaat aksamı 199,2 milyon dolarla dördüncü, diğer demir-çelik ürünleri ise 130,8 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. “Rekabet gücümüzü maliyet yapımızla birlikte ele almalıyız” Ağustos ayı ihracat rakamlarını değerlendiren ADMİB Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi İncetan, küresel rekabetin ihracatçılar üzerindeki maliyet baskısını artırdığını belirterek, destek mekanizmalarının üretim yapısı ve maliyet koşulları dikkate alınarak şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. İncetan, şöyle devam etti: “Türkiye demir-çelik sektörü olarak ağustos ayında ihracatımızı artırmayı başardık. Özellikle ADMİB’in çelik ihracatındaki yüzde 48,1’lik artış, firmalarımızın zorlu koşullara rağmen pazarlardaki varlığını koruduğunu gösteriyor. Ancak bu artışın sürdürülebilir olması için maliyet ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Çin ile fiyat rekabetinde ciddi zorluklar yaşarken, bazı ürün gruplarında Avrupa’daki rakiplerimize karşı maliyet avantajımızı kaybettik. Maliyet artışlarını fiyatlara tam olarak yansıtamadığımız için de kâr marjlarımız baskı altında. Bu nedenle ihracat desteklerinin enerji, işçilik, finansman ve lojistik gibi temel maliyet unsurlarının dikkate alınarak tasarlanması büyük önem taşıyor. Döviz dönüşüm desteğinin devamına ilişkin yaklaşımı olumlu buluyoruz. Demir-çelik ve demir dışı metaller sektörlerinin de yeni düzenlemelerde güçlü şekilde desteklenmesini bekliyoruz. Rekabet gücümüzü korumak için mevcut pazarları güçlendirirken, yeni pazarlara yönelecek ve daha yüksek katma değerli ürünlere odaklanacağız.”

Mobilya ihracatında Avrupa atağı: Fransa pazarı öne çıktı Haber

Mobilya ihracatında Avrupa atağı: Fransa pazarı öne çıktı

Genel tabloda sınırlı daralma yaşanırken Fransa, Fas, Birleşik Krallık ve ABD gibi önemli pazarlardaki artışlar dikkat çekti. Fransa'ya ihracat Türkiye genelinde yüzde 27, AKAMİB bölgesinde ise yüzde 272,6 yükseldi. Sektör temsilcileri, artan maliyetler karşısında ihracatçının fiyat rekabetini koruyabilmesi için desteklerin güçlendirilmesini istiyor. Türkiye mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü ağustos ayında ihracatta sınırlı bir gerileme yaşarken, bazı önemli pazarlardaki güçlü büyüme dikkat çekti. Sektörün toplam ihracatı ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 azalarak 648 milyon 507 bin dolar oldu. Aynı dönemde Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği'nin (AKAMİB) ihracatı yüzde 11,3 gerileyerek 73 milyon 832 bin dolar olarak gerçekleşti. Ocak-ağustos döneminde Türkiye geneli sektör ihracatı yüzde 0,8 düşüşle 5 milyar 121 milyon dolara inerken, AKAMİB'in ihracatı yüzde 14,3 azalarak 540 milyon 473 bin dolara geriledi. Toplam ihracattaki sınırlı daralmaya karşın ülke bazındaki sonuçlar, sektörün farklı pazarlarda birbirinden oldukça farklı bir performans sergilediğini ortaya koydu. Özellikle Fransa'daki yükseliş, ihracat açısından öne çıkan gelişmelerden biri oldu. Fransa'da dikkat çeken yükseliş Türkiye genelinde ağustos ayında sektörün en fazla ihracat yaptığı ülkeler Irak, ABD, Birleşik Krallık, Fas ve Fransa oldu. İlk 10 pazar arasında en yüksek artış yüzde 27 ile Fransa'da gerçekleşti. Fransa'yı yüzde 21,7'lik artışla Fas, yüzde 13,9 ile Birleşik Krallık ve yüzde 10,6 ile ABD izledi. AKAMİB'in ağustos ayı ihracatında ise Irak ilk sıradaki yerini korudu. Fransa, Suriye, Romanya ve Çin de Birliğin en fazla ihracat gerçekleştirdiği pazarlar arasında yer aldı. AKAMİB açısından en dikkat çekici gelişme yine Fransa'da yaşandı. Birliğin Fransa'ya ihracatı ağustosta yüzde 272,6 arttı. Fas'a ihracat yüzde 30,1, Suriye ve ABD'ye ihracat ise yüzde 16 yükseldi. Sekiz aylık tabloda da Fransa öne çıkıyor Fransa'daki hareketlilik yalnızca ağustos ayıyla sınırlı kalmadı. Ocak-ağustos döneminde Türkiye'nin sektör ihracatında ilk 10 pazar arasında en güçlü artışlardan biri Fransa'da kaydedildi. Bu dönemde Fransa'ya ihracat yüzde 18,5 arttı. Bulgaristan'a ihracat da yüzde 13,1 yükseldi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yapılan ihracat ise yüzde 17,6 artışla 86,3 milyon dolara ulaştı. Türkiye'nin sekiz aylık sektör ihracatında Irak, 620,7 milyon dolarla liderliğini sürdürdü. Irak'ın ardından Birleşik Krallık, ABD, Fas ve Libya geldi. AKAMİB'in ocak-ağustos dönemindeki ihracatında da Irak ilk sırada yer alırken Suriye, Fransa, Almanya ve Romanya öne çıkan diğer pazarlar oldu. Bu dönemde en yüksek artış İran pazarında gerçekleşti. İran'a ihracat yüzde 135,6 yükselirken Fransa'ya ihracat yüzde 72,3, Suriye'ye ihracat yüzde 28,4 ve KKTC'ye ihracat yüzde 7,3 arttı. İhracatçı büyümeden önce rekabet gücünü korumak istiyor Sektörün ihracat rakamları, pazar çeşitliliğinin önemini ortaya koyarken üretim maliyetlerindeki artış da ihracatçıların gündemindeki temel sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Mobilya üretiminin önemli ölçüde nitelikli insan emeğine dayanması nedeniyle işçilik maliyetleri sektörün toplam maliyet yapısında önemli bir paya sahip. Enerji, hammadde, lojistik ve finansman giderlerindeki artışlar da eklendiğinde ihracatçının uluslararası pazarlarda fiyat rekabetini koruması zorlaşıyor. AKAMİB Başkanı Adem Derinel, ağustos ayı ihracat sonuçlarını değerlendirirken, bazı pazarlardaki güçlü artışların sektörün yeni fırsatları değerlendirme kapasitesini gösterdiğini belirtti. Derinel, Fransa, Fas, Birleşik Krallık ve ABD gibi pazarlarda elde edilen kazanımların önemine dikkat çekerek, bu ivmenin kalıcı hale gelmesi için ihracatçının maliyet yapısını dikkate alan destek mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu ifade etti. “Fiyat rekabetinde elimizi güçlendirecek desteklere ihtiyaç var” Adem Derinel, küresel pazarlarda rekabetin artık yalnızca kalite ve tasarım üzerinden şekillenmediğini, fiyat unsurunun da giderek daha belirleyici hale geldiğini vurguladı. Derinel, döviz dönüşüm desteğinin ihracatçının finansal yapısını güçlendiren önemli araçlardan biri olduğunu belirterek, destek mekanizmalarının sektörlerin üretim ve maliyet yapıları dikkate alınarak kurgulanması gerektiğini söyledi. Mobilya sektörünün yüksek istihdam sağlayan ve emek yoğun üretim yapan bir yapıya sahip olduğunu belirten Derinel, sektörün daha yüksek oranlarda desteklenmesinin uluslararası fiyat rekabetinde ihracatçının elini güçlendireceğini ifade etti. Yeni pazarlar için maliyet baskısının azaltılması gerekiyor Sektörün önündeki temel sorunlardan biri, artan maliyetlerin ürün fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamaması. İhracatçı, bir yandan mevcut pazarlardaki konumunu korumaya çalışırken diğer yandan yeni pazarlara ulaşabilmek için maliyet avantajını korumak zorunda. Bu nedenle sektör temsilcileri; finansmana erişimin kolaylaştırılması, üretim maliyetlerinin azaltılması ve katma değerli üretimin teşvik edilmesine yönelik desteklerin güçlendirilmesini bekliyor. Ağustos verileri, Türk mobilya sektörünün genel ihracatında henüz güçlü bir büyüme ivmesinin oluşmadığını gösterirken, Fransa başta olmak üzere bazı pazarlardaki yüksek oranlı artışlar yeni ihracat fırsatlarının bulunduğuna işaret ediyor. Sektör açısından önümüzdeki dönemin belirleyici unsuru ise bu pazar kazanımlarının ne ölçüde kalıcı hale getirilebileceği olacak. Bunun için ihracatçının yalnızca yeni talep alanlarına ulaşması değil, aynı zamanda artan üretim ve finansman maliyetleri karşısında rekabet gücünü koruyabilmesi gerekiyor.

Sanipak, Arch Peninsula çatısı altında yeni büyüme dönemine girdi Haber

Sanipak, Arch Peninsula çatısı altında yeni büyüme dönemine girdi

Şirket, yeni dönemde küresel ölçekte büyümesini hızlandırmayı ve bölgesel liderliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Tamamlanan işlemle birlikte Sanipak, dünyanın önde gelen entegre selüloz, kâğıt ve ambalaj üretim gruplarından biri olan Arch Peninsula'nın bir parçası oldu. Şirket, grubun küresel üretim gücü ve sektörel uzmanlığını, Türkiye ve Fas'taki üretim altyapısı ile güçlü marka portföyüyle birleştirerek uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor. Yeni dönemde Sanipak'ın temizlik kâğıtları kategorisindeki liderliğini pekiştirirken, kişisel bakım ve ev bakım kategorilerindeki büyümesini hızlandırması ve dünya standartlarında yenilikçi ürünleri pazara sunmaya devam etmesi hedefleniyor. "Büyüme yolculuğunda yeni bir sayfa açılıyor" Grubun Yatırımlar Eş Başkanı ve Sanipak Yönetim Kurulu Başkanı Nishant Grover, işlemin Sanipak'ın büyüme yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, "Sanipak; güçlü markaları, deneyimli ekibi ve Türkiye ile Fas'taki modern üretim altyapısıyla sağlam temeller üzerine kurulmuş bir şirket. Bu yatırım, bölgedeki portföyümüzü genişletme stratejimiz açısından önemli bir adım. Önümüzdeki dönemde Sanipak'ın inovasyon gücünü destekleyerek markalarının bölgesel erişimini daha da artıracağız. Kullanıcılarımıza üstün deneyim sunarken iş ortaklarımız için de uzun vadeli değer üretmeyi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı. Yatırımlar ve ihracat büyümeye devam edecek Sanipak CEO'su Bülent Kozlu ise yeni ortaklık yapısının şirket için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, son dört yılda döviz bazında cirolarını iki katına çıkardıklarını, Türkiye'deki pazar payını artırırken ihracat ağını genişlettiklerini ve Fas'taki operasyonlarını büyüttüklerini söyledi. Kozlu, "Yeni sermayedarımızın küresel ölçeği ve uzmanlığıyla bu güçlü performansı daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Türkiye ve Fas'taki üretim altyapımıza, markalarımıza ve ihracat kapasitemize yatırım yapmayı sürdüreceğiz. Tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratırken, Türkiye'de istihdama ve ekonomik büyümeye katkımızı artırmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan işlem kapsamında Barclays Bank PLC, Arch Peninsula'nın finansal danışmanı olarak görev alırken, hukuki danışmanlığı Paksoy ve Mehigan, borç finansmanının yapılandırılmasını Dome Financial Advisors, finansal ve vergisel durum tespiti çalışmalarını ise EY Türkiye yürüttü.

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor Haber

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor

Rapora göre Türkiye açısından en kritik rakipler artık Bangladeş, Fas ve Tunus olarak öne çıkıyor. Türkiye, Avrupa Birliği dışı hazır giyim tedarikçileri arasında yüzde 9,1 payla üçüncü sırada yer alırken, Çin yüzde 30,9 ve Bangladeş yüzde 19,3 paya sahip bulunuyor. Ancak TGSD, Türkiye'nin asıl rekabeti Avrupa'ya yakınlık avantajını kullanan Fas ve Tunus ile yaşadığına dikkat çekiyor. Yakın üretim avantajı paylaşılıyor Fas ve Tunus, Avrupa markalarına kısa teslim süreleri sunarak Türkiye'nin en önemli avantajlarından biri olan "yakın üretim" modelinde güçlü alternatifler haline geliyor. Her iki ülkenin Avrupa pazarındaki payı henüz yüzde 5 seviyelerinde olsa da son yıllardaki büyüme hızları dikkat çekiyor. Bangladeş ise düşük maliyetli üretim gücü ve Avrupa Birliği'ne sağlanan gümrük avantajları sayesinde özellikle temel ürün gruplarında Türkiye'nin pazar payı üzerinde baskı oluşturuyor. Raporda, sektörün fiyat rekabetine odaklanmak yerine hız, kalite, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve katma değerli üretim alanlarında farklılaşması gerektiği vurgulanıyor. Avrupa bağımlılığı risk oluşturuyor TGSD raporunda Türkiye'nin ihracatta Avrupa pazarına yüksek bağımlılığına da dikkat çekildi. Küresel hazır giyim talebinin yaklaşık yarısı Avrupa kaynaklı olsa da bu durum sektör için önemli bir risk olarak değerlendiriliyor. Dünyanın en büyük hazır giyim ithalatçısı konumundaki ABD'nin yıllık ithalatı 97,9 milyar dolar seviyesinde bulunurken, Türkiye'nin bu pazardaki payı yalnızca yüzde 1,24 olarak ölçülüyor. Almanya ve Hollanda öne çıkıyor Rapora göre Türkiye'nin özellikle Almanya, Hollanda ve İspanya gibi yüksek hacimli Avrupa pazarlarında büyüme fırsatları bulunuyor. Almanya tek başına 22,7 milyar euro tutarında AB dışı hazır giyim ithalatı gerçekleştirirken, Hollanda Avrupa'nın önemli dağıtım merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. İngiltere Stratejik Fırsat Sunuyor Brexit sonrası değişen tedarik zincirleri, İngiltere'yi Türkiye açısından önemli bir büyüme pazarı haline getirdi. Yıllık 24 milyar dolarlık hazır giyim ithalatına sahip olan İngiltere'de Türkiye, 1,6 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 6,7 pazar payıyla dördüncü sırada bulunuyor. TGSD'ye göre kısa teslim süresi, esnek üretim yapısı ve coğrafi yakınlık avantajı sayesinde Türkiye, İngiltere pazarındaki payını artırma potansiyeline sahip. Rekabette yeni dönem Rapor, Türkiye'nin Bangladeş, Fas ve Tunus'tan gelen rekabete fiyat indirimiyle karşılık vermesinin sürdürülebilir olmadığını ortaya koyuyor. Sektörün kumaştan hazır giyime uzanan güçlü üretim altyapısını, sürdürülebilirlik uyumunu ve orta-üst segmentteki kalite avantajını öne çıkararak rekabet gücünü koruyabileceği belirtiliyor.

Legrand Türkiye Grubu’nda bayrak değişimi Haber

Legrand Türkiye Grubu’nda bayrak değişimi

Pascal DECONS, Legrand Türkiye Grubu’nun yeni Ülke Müdürü ve CEO’su olarak 1 Nisan 2026 itibarıyla göreve başlayacak. DECONS, Türkiye’deki faaliyetlerin geliştirilmesine ve inovatif çözümlerin pazara sunulmasına öncülük ederek, grubun sürdürülebilir büyüme hedeflerine de önemli katkılar sağlayacak. Pascal DECONS, Legrand’daki 26 yılı aşkın kariyeri boyunca farklı bölgelerde stratejik liderlik rollerinde bulundu. İngiltere’de pazarlama alanında başladığı kariyerini, Fransa’da kanal yönetimi deneyimi ile pekiştirdi. Ardından Orta Afrika’dan Lübnan’a, Fas’tan İspanya’ya ve Rusya-BDT ülkelerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada ülke müdürlüğü ve genel müdürlük rollerini üstlendi. En son Polonya’da genel müdür olarak görev alan DECONS, küresel ölçekte ekip yönetimi, büyüme stratejileri ve inovatif çözümlerin pazara sunulması konularındaki kapsamlı deneyimiyle tanınıyor. Legrand bünyesinde farklı pazarlarda önemli görevler üstlenen DECONS, Türkiye’deki sorumluluğunun yanı sıra Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinin ülke müdürlüğü görevini de sürdürmektedir. Legrand Türkiye Grubu’nda ülke müdürü ve CEO görevini 10 yıldır başarıyla sürdürmekte olan Levent ILGIN ise, 1 Nisan 2026 itibarıyla kariyerine Legrand Grup’un İngiltere ve İrlanda operasyonlarından sorumlu Ülke Müdürü olarak devam edecek. Sayın ILGIN, yeni görevinde Legrand, CP Electronics, Electrak ve Power Control şirketlerinden oluşan grup şirketlerinin yönetimini üstlenirken, üç fabrikayı kapsayan operasyonlardan sorumlu olacak.

Fas Türkiye'ye yatırım çağrısı yaptı Haber

Fas Türkiye'ye yatırım çağrısı yaptı

Türk iş insanlarını Fas'taki yatırım fırsatlarını değerlendirmeye davet eden Lazreq, özellikle 2030 FIFA Dünya Kupası hazırlıklarının büyük projeler ve yeni imkanlar yaratacağını vurguladı. Türkiye ile Fas Krallığı arasındaki ticaret hacmi ilk kez 5 milyar doları geçti. Fas Krallığı'nın Ankara Büyükelçisi Mohammed Ali Lazreq, "Ticaret hacmi, 'Serbest Ticaret Anlaşması'nın yürürlüğe girmesinden bu yana ilk kez 5 milyar dolar seviyesini aşmıştır." dedi. Türkiye ile Fas Krallığı arasındaki ticari ilişkiler, son yıllarda istikrarlı bir gelişme gösteriyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2024 yılında 4,9 milyar doları aştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre ise Türkiye'nin Fas Krallığı'na ihracatı 2025 yılında 3,9 milyar doların üzerine çıktı. Bu olumlu seyrin 2026 yılında da devam ettiği görülürken, yılın ilk ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,7 artarak 305 milyon doların üzerine yükseldi. İki ülke arasındaki ilişkileri ve ticaretteki olumlu seyri değerlendiren Fas Krallığı'nın Ankara Büyükelçisi Mohammed Ali Lazreq, Türkiye ile Fas Krallığı arasındaki ilişkilerin tarihi derinliğe ve karşılıklı saygı temelinde şekillenen işbirliğine dayandığını, bu sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fas Kralı 6. Muhammed'in iradeleri doğrultusunda daha da pekiştirildiğini söyledi. Lazreq, "Son yıllardaki ikili ilişkiler özellikle ekonomik ve ticari düzeylerde somut bir ivme kazanmış ve ticaret hacmi, 'Serbest Ticaret Anlaşması'nın yürürlüğe girmesinden bu yana ilk kez 5 milyar dolar seviyesini aşmıştır." diye konuştu. İkili ticari ilişkileri sağlıklı bir dengede artırmak için çalışmalar sürdürdüklerini belirten Lazreq, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu hacim, Türk ürün ve hizmetlerinin güçlü cazibesini açıkça yansıtmakla birlikte Fas Krallığı aleyhine bir dengesizliği de ortaya koymakta, giderek artan bir dış ticaret açığına işaret etmektedir. Bu durum, hükümetimizi Türk tarafıyla istişare içinde, ikili ticari ilişkilere yeni bir ivme kazandıracak ve ticaret dengesinde daha sağlıklı bir denge oluşturacak yöntem ve araçları araştırmaya sevk etmiştir. Bu çerçevede hükümetimiz, Türk tarafıyla birlikte Ankara ve Rabat'ta gerçekleştirilen toplantılar sırasında, ülkemizin ticaret açığını azaltmaya yönelik bir yol haritası ve mekanizmalar oluşturulması amacıyla yakın zamanda görüşmelere başlamıştır. İki ülkenin sahip olduğu potansiyelin, bugüne kadar elde edilen ve kayda geçirilen kazanımların çok ötesinde olduğuna inancım tamdır." "Fas Krallığı ticaret ve yatırım alanında iş insanları için önemli bir cazibe merkezi" Büyükelçi Lazreq, Fas Krallığı'nın ticaret ve yatırım alanında iş insanları için önemli bir cazibe merkezi olduğuna dikkati çekerek, ülkede uygulanan teşvikler ve yatırım destek mekanizmalarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Fas Krallığı'nın siyasi ve makroekonomik istikrarı, stratejik coğrafi konumu, modern altyapı ağı ve yatırımı teşvik etmeye yönelik hayata geçirilen önemli reformlar, ülkeyi cazip bir yatırım merkezi haline getiren başlıca unsurlar arasında yer almaktadır. Fas pazarı, Krallık'ın cazibesini artırmayı ve ülkeyi Avrupa ile Afrika’nın kesişim noktasında rekabetçi bir sanayi ve lojistik platformu olarak konumlandırmayı amaçlayan uyumlu vergi teşvikleri ve yatırım destek mekanizmaları sayesinde, Türk firmaları da dahil olmak üzere yabancı şirketlere genel olarak elverişli bir ortam sunmaktadır." Lazreq, ayrıca Fas makamlarının, yabancı şirketlerin kuruluş ve faaliyet süreçlerini basitleştirmek ve hızlandırmak amacıyla özellikle bölgesel yatırım merkezleri aracılığıyla şirket kuruluşu ve gerekli izinlerin alınmasına ilişkin idari işlemleri kolaylaştıran çeşitli tedbirleri hayata geçirdiğini anlattı. İthalat kalemlerine ilişkinse Lazreq, Fas Krallığı’nın başlıca ithalat sektörleri arasında otomotiv sanayisi, tekstil, enerji ve sanayi ham maddelerinin yer aldığını belirtti. Türk iş insanlarına davet Büyükelçi Lazreq, iki ülke arasındaki artan ticaret hacminin kalıcı ve sürdürülebilir hale getirilmesi için atılması gereken adımlara da değindi. İki ülkenin dengeli bir işbirliği geliştirmesi, ekonomik ve ticari ortaklığını güçlendirmesi, kazan-kazan anlayışı çerçevesinde ikili yatırım fırsatlarının teşvik edilmesi ve genişletilmesinin büyük önem taşıdığını aktaran Lazreq, şunları kaydetti: "Fas Krallığı'nın İspanya ve Portekiz ile birlikte 2030 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmaya hazırlandığını da özellikle vurgulamak isterim. Bu büyük uluslararası organizasyonun, yapılandırılmış projeler aracılığıyla oluşacak ivmeye katılmak isteyen yatırımcılar için yeni fırsatlar sunacağına inanıyorum. Bu doğrultuda, Türk şirketlerini Fas’taki yatırım imkanlarını araştırmaya ve lojistik yakınlık, ticari açıklık ile sektörel teşvikler gibi sunduğu avantajlardan yararlanmaya davet ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.