SON DAKİKA
Hava Durumu

#Faktoring

Ekometre - Faktoring haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Faktoring haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Borsa İstanbul haftaya sınırlı yükselişle başladı Haber

Borsa İstanbul haftaya sınırlı yükselişle başladı

Bankacılık hisseleri yükselirken holding endeksinde düşüş görüldü. Küresel piyasalarda ise ABD ara seçimleri ve yoğun veri gündemi yakından izleniyor. BIST 100 cuma günkü kayıpların ardından toparlandı Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, cuma günü yaşanan satış baskısının ardından yeni haftaya sınırlı yükselişle girdi. Cuma gününü yüzde 3,64 değer kaybıyla 10.759,56 puandan tamamlayan endeks, haftanın ilk işlem gününde önceki kapanışına göre 5,52 puan artarak 10.765,09 puana ulaştı. Bankacılık endeksi yükseldi, holding geriledi Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,51 değer kazanırken holding endeksi yüzde 0,17 geriledi. Sektör endeksleri arasında en fazla yükseliş yüzde 0,73 ile turizm sektöründe gerçekleşti. En fazla değer kaybeden sektör ise yüzde 4,38 düşüşle finansal kiralama ve faktoring oldu. Küresel piyasalar temkinli iyimser Küresel piyasalar, siyasi, jeopolitik ve ekonomik gelişmelerin yoğunlaşacağı haftaya temkinli iyimser bir görünümle başladı. ABD'de devam eden Kongre ara seçimleri, yatırımcıların odağındaki başlıca gelişmeler arasında yer alıyor. Başkan Donald Trump yönetiminin Kongre'deki çoğunluğunu koruyup koruyamayacağına ilişkin beklentiler, varlık fiyatlamaları üzerinde etkili oluyor. SPK yönetiminde yeni atamalar Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yönetiminde de yeni görevlendirmeler yapıldı. SPK Başkanlığına Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, Başkan Vekilliğine Ersin Başar Ekmekci, üyeliğe ise Yasemin Girici atandı. Yatırımcıların gözü imalat sanayi PMI verilerinde Analistler, yurt içinde imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ile haftalık para ve banka istatistiklerinin takip edileceğini belirtiyor. Yurt dışında ise dünya genelinde açıklanacak imalat sanayi PMI verileri piyasaların gündeminde olacak. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.900 ve 11.000 puan seviyeleri direnç, 10.600 ve 10.500 puan seviyeleri ise destek olarak izleniyor.

Borsa İstanbul’da Fed baskısı Haber

Borsa İstanbul’da Fed baskısı

Yarım günlük seansta yatırımcıların odağında Fed’in faiz kararı ve endeksin 11.000 puan desteği bulunuyor. Borsa İstanbul’da yatay seyir yeni işlem gününde de devam etti. Küresel piyasalardaki teknoloji hissesi iyimserliği BIST 100 endeksinde güçlü bir yükselişe dönüşmezken bankacılık ve holding hisselerindeki kayıplar endeks üzerinde baskı oluşturdu. BIST 100 güne yatay başladı BIST 100 endeksi, açılışta önceki kapanışına göre 0,07 puanlık düşüşle 11.150,96 puana geriledi. Endeks, önceki işlem gününü 11.151,03 puandan tamamlamıştı. Açılış verileri, piyasada belirgin bir yön değişikliğinin yaşanmadığını ortaya koydu. Bankacılık ve holding hisselerinde kayıp Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,44, holding endeksi ise yüzde 0,61 değer kaybetti. Sektör endeksleri arasında metal eşya makina yüzde 2,74 yükselişle pozitif ayrıştı. Finansal kiralama ve faktoring endeksi ise yüzde 2,12 düşüşle en fazla gerileyen sektör oldu. Fed kararı öncesi temkinli bekleyiş Küresel piyasalarda teknoloji hisselerindeki yükselişin desteğiyle olumlu bir görünüm öne çıksa da Borsa İstanbul’da yatırımcıların Fed kararı öncesinde temkinli hareket ettiği görülüyor. ABD Merkez Bankasının açıklayacağı faiz kararı; dolar, tahvil faizleri ve küresel risk iştahı üzerinden gelişmekte olan ülke piyasalarının yönünü etkileyebilecek başlıca gelişmeler arasında yer alıyor. Piyasalarda faiz oranlarının sabit tutulması beklentisi öne çıkarken karar metnindeki mesajlar ve aralık ayına ilişkin faiz politikası sinyalleri yakından izlenecek. Daha şahin bir iletişim, dolar ve ABD tahvil faizlerini destekleyerek gelişmekte olan piyasalarda risk iştahını sınırlayabilir. Daha dengeli mesajlar ise hisse senedi piyasalarına destek sağlayabilir. BIST 100’de 11.000 puan desteği öne çıkıyor Teknik görünümde 11.000 ve 10.900 puan seviyeleri destek, 11.300 ve 11.400 puan seviyeleri ise direnç olarak takip ediliyor. Dar bantta hareket eden endeks açısından 11.000 puan üzerindeki seyrin korunması ve 11.300 puan direncinin aşılıp aşılamaması, kısa vadeli yön arayışında belirleyici olacak. Borsa İstanbul’da bugün yarım gün seans Borsa İstanbul’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesinde bugün işlemler saat 13.00’e kadar sürecek. 29 Ekim Perşembe günü ise resmi tatil nedeniyle piyasalar kapalı olacak. Kısa seans nedeniyle gün içindeki fiyat hareketlerinin sınırlı kalması mümkün. Fed kararının ardından oluşacak küresel piyasa tepkisinin, tatil sonrasındaki işlemlerde daha belirgin hissedilmesi beklenebilir. Pay piyasasında takas takvimi değişti 27 Ekim Salı ve 28 Ekim Çarşamba günlerinde gerçekleştirilen pay piyasası işlemlerinin takası 2 Kasım Pazartesi günü yapılacak. 26 Ekim Pazartesi tarihli işlemlerin takası ise 30 Ekim Cuma günü gerçekleştirilecek. Cumhuriyet Bayramı tatili nedeniyle 28 Ekim’deki işlemlerin takas süreci kasım ayına uzanacak. Yurt içinde dış ticaret ve H-ÜFE verileri izlenecek Yurt içinde eylül ayı dış ticaret dengesi ve Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) verileri takip edilecek. Küresel piyasalarda ise ABD’den açıklanacak toptan eşya stokları ve haftalık mortgage başvuruları gündemde olacak. Piyasaların ana gündem maddesi, TSİ 21.00’de açıklanacak Fed faiz kararı ve TSİ 21.30’da başlayacak Fed Başkanı Kevin Warsh’ın basın toplantısı olacak. Fon ödemelerinde yeni aşama Yurt içi piyasalarda izlenen bir diğer konu, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fon ödemeleri oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın verdiği bilgiye göre, 23 Ekim itibarıyla toplam 93 fona ve 71 bin 899 hesaba 68 milyar lira ödeme yapıldı. Olağanüstü tasfiye kapsamında 1 milyon liraya kadar olan ödemelerin cuma günü İş Bankası ve Ziraat Bankası üzerinden başlaması planlanıyor. Piyasada yön arayışı Fed sonrasında sürecek Borsa İstanbul’da yarım günlük seansın ardından Cumhuriyet Bayramı tatiline girilecek olması, yatırımcıların Fed kararına yönelik beklentilerini öne çıkarıyor. BIST 100’de kısa vadeli görünüm açısından 11.000 puan desteğinin korunması ve 11.300 puan direncinin aşılması yakından izlenecek. Küresel piyasalardaki fiyatlamalar ve Fed’in vereceği mesajlar, tatil sonrasındaki işlemlerde endeksin yönü üzerinde etkili olabilecek.

Karşılıksız çeklerde alarm tutar 198 milyar liraya çıktı Haber

Karşılıksız çeklerde alarm tutar 198 milyar liraya çıktı

Yılın ilk yedi ayında karşılıksız çıkan çeklerin toplam tutarı 198 milyar liraya ulaşırken, ticari kredilerdeki reel büyümenin zayıflaması şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacını daha önemli hale getiriyor. Türkiye ekonomisinde sıkı finansal koşulların şirketlerin nakit akışı üzerindeki etkisi daha belirgin hale geliyor. Bankaların ticari kredi büyümesinde daha temkinli hareket etmesi ve ticari faaliyetlerdeki yavaşlama, işletmelerin tahsilat sürelerini ve işletme sermayesi ihtiyacını gündeme taşıyor. Yılın ilk yedi ayında karşılıksız çıkan çeklerin toplam tutarının yaklaşık 198 milyar liraya ulaşması, şirketler arasındaki ödeme zincirinde yaşanan sorunların boyutuna ilişkin önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Karşılıksız çek tutarı 198 milyar liraya ulaştı Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre, yılın ilk yedi ayında bankalara ibraz edildiğinde karşılıksız çıkan çeklerin toplam tutarının 198 milyar liraya ulaştığı belirtiliyor. Geçen yılın tamamında bu tutar 128 milyar lira seviyesindeydi. Bu gelişme, özellikle işletmelerin birbirinden olan alacaklarının tahsil edilmesinin ve nakit akışının önemini artırıyor. Bir şirketin müşterisinden tahsilat yapamaması, aynı şirketin kendi tedarikçisine veya bankasına olan yükümlülüklerini yerine getirmesini de zorlaştırabiliyor. Böylece ödeme zincirinde yaşanan sorunlar, tedarik zincirinin diğer halkalarına da yayılabiliyor. Ticari kredilerde reel büyüme zayıfladı Bankacılık sistemindeki kredi koşulları da şirketlerin finansman imkanları açısından belirleyici olmaya devam ediyor. BDDK haftalık verilerine göre ticari kredi hacmi 26 Aralık 2025-31 Temmuz 2026 döneminde yüzde 19,6 artarak 20,7 trilyon liraya yükseldi. Ancak aynı dönemde enflasyonun yüksek seyretmesi, nominal kredi artışının reel olarak sınırlı kalmasına neden oldu. Bu tablo, şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacını yalnızca banka kredileriyle karşılamasını zorlaştırırken, ticari vadelerin önemini artırıyor. Vadeler uzadıkça şirketlerin alacak riski büyüyor Bankacılık kredilerine erişimin daha maliyetli hale geldiği dönemlerde şirketler, müşterilerine daha uzun vadeler sunarak ticari faaliyetlerini sürdürmeye çalışabiliyor. Bu durumda satıcı şirket açısından ticari alacaklar yükselirken, nakdin işletmeye dönüş süresi uzuyor. Özellikle tahsilatın gecikmesi, işletmelerin kendi ödemelerini yapabilmek için ilave finansmana ihtiyaç duymasına yol açıyor. Büyük şirketler güçlü bilançoları sayesinde bu süreci daha uzun süre taşıyabilirken, sermaye yapısı daha sınırlı olan KOBİ'ler açısından tahsilat sorunları daha ciddi bir finansman baskısı yaratabiliyor. Ticarette yavaşlama dikkat çekiyor Ticari faaliyetlerdeki ivme kaybı da şirketlerin nakit akışını etkileyen unsurlar arasında. TÜİK'in Mayıs 2026 verilerine göre ticaret satış hacmi yıllık bazda yüzde 1,4 geriledi. Buna karşılık perakende satış hacmi yüzde 13,7 arttı. Veriler, ticaretin alt kalemlerinde farklılaşan bir görünüm olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle karşılıksız çeklerdeki artışın yalnızca kredi politikasına bağlanması yerine; satış hacmi, finansman maliyetleri, tahsilat süreleri ve şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. KOBİ'ler daha kırılgan Tahsilat süresinin uzaması, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için önemli bir risk oluşturuyor. Büyük işletmeler daha yüksek nakit rezervleri veya alternatif finansman kaynaklarıyla ödeme zincirindeki gecikmeleri daha uzun süre karşılayabilirken, KOBİ'lerde birkaç büyük müşteriden yapılacak tahsilatın gecikmesi bile nakit akışını bozabiliyor. Bu nedenle karşılıksız çeklerdeki yükseliş, yalnızca çek sahiplerinin ödeme gücü açısından değil, şirketler arasındaki ticari alacak zinciri açısından da izlenmesi gereken bir gösterge haline geliyor. Faktoringe olan ihtiyaç artıyor Şirketlerin vadeli alacaklarını daha erken nakde çevirmek için kullandığı faktoring de bu ortamda önem kazanıyor. Faktoring, özellikle bankacılık kredisine erişimin sınırlı veya maliyetli olduğu dönemlerde şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacını karşılamada alternatif bir finansman kanalı olarak öne çıkıyor. Ancak alacakların finansman kuruluşlarına devredilmesi, ticari faaliyetlerdeki tahsilat probleminin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Asıl belirleyici unsur, mal ve hizmet satışından doğan alacağın vadesinde tahsil edilip edilememesi olmaya devam ediyor. Gözler şirketlerin nakit akışında Önümüzdeki dönemde karşılıksız çek verileri, ticari kredi hacmi, satış göstergeleri ve şirketlerin finansal tablolarındaki ticari alacaklar birlikte izlenecek. Özellikle KOBİ'lerde tahsilat sürelerinin uzaması ve işletme sermayesi ihtiyacının artması, finansman koşullarının şirketler üzerindeki baskısının devam ettiğine işaret edebilir. Türkiye'de dezenflasyon süreci devam ederken ticari faaliyetlerin ve kredi koşullarının nasıl şekilleneceği, şirketlerin nakit akışları açısından belirleyici olmaya devam edecek.

Ticari krediler daraldı faizler yüzde 55’e yükseldi Haber

Ticari krediler daraldı faizler yüzde 55’e yükseldi

Döviz kredisine erişim neredeyse dururken; TL kredilere yönelen talep, faizlerin yüzde 55 seviyelerine yükselmesine yol açtı. Sektör temsilcileri tahsilatların aksadığı piyasada ‘yaprak dökümü’ uyarısında bulunurken, savaşın 2026’yı da ‘kayıp yıla’ dönüştürmesinden endişeli. ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların gerilimi sürerken, savaşın ateşi iç piyasayı ısıtmaya devam ediyor. Küresel enerji koridorunun merkezi konumundaki Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla petrol kaynaklı hammadde krizi, başta plastik olmak üzere birçok sektörde maliyetleri ve belirsizliği artırırken, reel sektörün daralan finansman kanallarını iyice sıkıştırdı. Savaşın başlamasının hemen ardından Merkez Bankası’nın (TCMB) önlem amacıyla attığı sıkılaştırma adımlarının yanı sıra artan döviz kredilerine erişimin neredeyse durması kredi maliyetlerini fırlattı. Bankalar kredi faiz oranlarını yüzde 45’ler seviyesinden yüzde 55’lere kadar yükseltirken, yüksek maliyetine katlanan firmaların dahi kredi bulmakta zorlandığı iddia ediliyor. Savaşın doğurduğu petrol krizinin enflasyonist etkisinden endişe edinen reel sektör, finansman ve operasyonel maliyetlerde yukarı yönlü hareketin 2026’yı da tıpkı 2025 gibi kayıp yıla çevirmesinden endişe ediyor. FAYAT: TL kredi kıymete bindi Merve Yiğitcan'ın haberine göre, piyasadaki finansal sıkışıklığa ilişkin değerlendirmelerde bulunan TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sanayi Meclisi Başkanı Şeref Fayat, Merkez Bankası’nın politika faizine dokunmadan attığı adımların piyasa faizlerini yukarı çektiğini söyledi. Fayat, “Merkez Bankası, birkaç regülasyonla politika faizini artırmadan gecelik borçlanma maliyetini yaklaşık 300 baz puan yukarı çekmiş oldu. Bu hamle, bankaları döviz kredisi kullandırmama noktasına itti. Şu an hangi bankaya gitseniz ‘döviz yok’ yanıtını alıyorsunuz” dedi. Döviz kanallarının kapanmasıyla TL kredilere yönelik bir talep yığılması olduğunu dile getiren Fayat, “Adeta TL kredi kıymete bindi. Son iki haftada faizlerin yüzde 10 gibi çok yüksek bir oranda yukarı çekildiğini görüyoruz, yüzde 55 oranları konuşulmaya başlandı. Hem bayram öncesi ödemeler hem de çalışan maliyetleri bu talebi artırmış olabilir ancak asıl tetikleyici, döviz verilmemesi sebebiyle TL faizinin tırmanmasıdır” diye konuştu. Sektörün gelecek projeksiyonuna dair endişelerini de dile getiren Fayat, “Avrupa’nın satın alma endeksinin yükselmesiyle yılın ikinci yarısında bir toparlanma bekliyorduk ancak savaş kaynaklı ortaya çıkan bu finansal sıkıntılar ile bir çeyrek daha kaybetmiş olduk. Son çeyreğe kadar önümüzü göremeyeceğimiz bir hasar aldık. Eğer bu durum biraz daha uzarsa, 2025 yılını komple ‘kayıp yıl’ olarak geçirebiliriz. Risk gerçekten çok büyük” uyarısında bulundu. EROĞLU: En ufak sıkıntıda dahi kredi bulmak zorlaşıyor TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu, savaşın başlamasıyla kredi maliyetlerinin bir anda yükselmesinin sanayiciyi şaşırtmadığını, ancak zor durumda bıraktığını anlattı. Eroğlu, “Biz sanayiciler olarak şunu hep yaşıyoruz, en ufak bir sıkıntı olduğunda kredi bulmak zorlaşıyor. Bankalar biraz nazlı davranıyor böyle zamanlarda, ilk adım olarak kredileri zorlaştırıyorlar. Zaten bu kadar zorken kredi bulmak, kaynağı elinde bulunduranların bu kadar sıkı davranması ister istemez durumu sanayiciler için daha da güçleştiriyor” şeklinde konuştu. ÖNEL: Kredi bulamayan faktoringe yöneldi İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel de, finansman maliyetlerindeki artışın reel sektörü faktoring kıskacına ittiğini belirtirken, bankaların ‘isteksiz’ tavrına dikkat çekti. Önel, piyasadaki son durumu şu sözlerle aktardı: “Bankalar arası para piyasasında maliyetler hızla artarken, reel tarafta borçlanma imkanları neredeyse durdu. Bankalar artık kredi kullandırma taraftarı değil. Hatta maliyetine katlanıp yüksek faizle kredi almak isteyene dahi kaynak yaratılmıyor. Kredi bulamayan işletmeler zorunlu olarak faktoring firmalarına yöneliyor ancak orada da maliyetlerin yüzde 100 sınırını aşması kaçınılmaz hale geldi. Bir taraftan hammadde tedarikinde lojistik sıkıntılar var, diğer taraftan paraya ulaşamıyorsun. Bu tabloda üretimin ve ticaretin sürdürülebilirliği ortadan kalkıyor.” Piyasadaki nakit akışının bozulmasının bir ‘yaprak dökümüne’ dönüşebileceği uyarısında bulunan Önel, tahsilat sürelerinin dramatik şekilde uzamasının büyük bir risk olduğuna işaret etti. Savaşın piyasada güveni zedelediğine dikkat çeken Önel, “Savaş ve bölgesel riskler bahane edilerek tahsilat süreleri çok uzatıldı. Piyasada talep zaten düşük, bir de üzerine tahsilatların durma noktasına gelmesi işletmelerin öz sermayesini tamamen tüketti. İcra ve iflas dosyalarındaki ivmeli artış ile kapanan işletme sayılarındaki yükseliş piyasanın ne kadar sıkıştığını net bir şekilde gösteriyor. Kamunun selektif kredi türleri veya sektörel destek paketleriyle piyasayı rahatlatacak farklı kanallar açması artık bir zorunluluk haline geldi” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.