SON DAKİKA
Hava Durumu

#Faiz Artışı

Ekometre - Faiz Artışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Faiz Artışı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altın fiyatları yeniden yükselişte Haber

Altın fiyatları yeniden yükselişte

Ons altın da yüzde 1,73 yükselerek 4 bin 200 dolar seviyesini aştı. Altın fiyatları neden yükseliyor? Altın piyasasında haftanın son işlem gününde yukarı yönlü hareket öne çıktı. Gram altın yüzde 1,92 değer kazanarak 6 bin 668 liradan işlem görürken, gün içindeki en yüksek seviyesi 6 bin 671 lira oldu. Ons altın ise yüzde 1,73 yükselişle 4 bin 200 dolar seviyesini aştı. Altındaki yükselişte doların değer kazanımının hız kesmesi ve ABD Hazine tahvil getirilerindeki gerileme etkili oldu. Doların yükselişinin duraklaması, dolar cinsinden fiyatlanan altın ve gümüşü diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha erişilebilir hale getirdi. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi de üst üste ikinci seansta geriledi. Trump’ın İran açıklaması piyasaları destekledi ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD’nin kasım ayında yapılacak ara seçimlerden önce İran’a saldırmayacağını açıklaması da piyasalarda yakından takip edildi. Trump, iki ülke arasında yaklaşık altı aydır devam eden savaşı sona erdirmek amacıyla “verimli” görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Açıklamalar, Orta Doğu’daki gelişmeleri izleyen piyasalarda risk iştahını destekleyen unsurlardan biri oldu. Enflasyon endişesi altın için risk oluşturuyor Critical Metals Üst Yöneticisi Tony Sage, olası para politikası sıkılaştırmasının altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi. Sage, Orta Doğu’da arz kesintisi risklerinin artmasıyla petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini canlı tuttuğunu belirtti. Devam eden merkez bankası talebinin ise altındaki olası kayıpları sınırlayabileceğini ifade etti. Gözler Fed’in faiz kararında Yatırımcılar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına ilişkin yeni ipuçları verebilecek ekonomik verileri takip ediyor. Açıklanacak verilerin, Fed’in ekim ayındaki toplantısı öncesinde piyasa beklentileri üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed, geçen ay politika faizini 25 baz puan artırmıştı. Aralık faiz artışı beklentisi güçlendi CME FedWatch verilerine göre piyasalarda ekim ayında faiz artırımı ihtimali yüzde 18, aralık ayında ise yüzde 82 olarak fiyatlanıyor. Altın, geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak değerlendirilirken, yüksek faiz oranları faiz getirisi sağlamayan değerli metalin cazibesini azaltabiliyor. Önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının seyrinde Fed’in faiz politikası, ABD tahvil getirileri, doların yönü ve Orta Doğu’daki gelişmeler belirleyici olacak.

ECB’den faiz politikasında temkinli mesaj Haber

ECB’den faiz politikasında temkinli mesaj

Eylül toplantısı tutanaklarında, Avro Bölgesi enflasyon görünümüne ilişkin risklerin yukarı yönlü olduğu konusunda üyelerin görüş birliğine vardığı belirtildi. ECB nötr iletişim tercih etti Avrupa Merkez Bankasının 9-10 Eylül 2026 tarihli para politikası toplantısına ilişkin tutanaklar yayımlandı. Tutanaklar, ECB Yönetim Konseyinin enerji fiyatlarındaki olağanüstü oynaklık ve ekonomik belirsizlik nedeniyle “aşırı ihtiyatlı” bir yaklaşımı sürdürdüğünü ortaya koydu. Üyeler, Avro Bölgesi enflasyon görünümüne ilişkin risklerin yukarı yönlü olduğu konusunda birleşti. ECB yetkilileri, belirsizliğin yüksek olduğu mevcut ortamda iletişimde nötr bir dil kullanılmasının önemine dikkat çekti. Böylece eylül ayında alınan faiz artışının önceden belirlenmiş bir sıkılaştırma döngüsünün başlangıcı olduğu izleniminin oluşmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı belirtildi. Tutanaklarda ayrıca, söz konusu faiz artışının “son faiz artışı” olduğu yönünde bir sinyal verilmesinden kaçınıldığı ve para politikasında ihtiyatlı yaklaşımın sürdürülmesi gerektiği vurgulandı. Enerji fiyatları enflasyon riskini artırıyor ECB üyeleri, enerji şokunun daha da derinleşmesi halinde bunun ürün fiyatları ve ücretler üzerindeki etkisinin önceki tahminlerden daha güçlü olabileceği uyarısında bulundu. Piyasa bazlı enflasyon beklentilerinin büyük ölçüde enerji fiyatlarındaki gelişmeler tarafından şekillenmeye devam ettiği belirtilirken, olası arz kesintileri ve düşük depolama seviyeleriyle birlikte yaşanabilecek soğuk bir kışın doğal gaz fiyatlarını yeniden yukarı çekebileceği ifade edildi. Enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalma süresi uzadıkça, bunun genel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskısının da artabileceği değerlendirildi. İkinci tur etkiler yakından izleniyor Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı yüksek enerji maliyetlerinin tüketiciler ve şirketler üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. ECB yetkilileri, bu durumun ücretler ve fiyatlar arasında birbirini besleyen ikinci tur etkiler oluşturabileceği konusunda da uyarıda bulundu. Yüksek enerji maliyetlerinin etkisiyle Avro Bölgesi'nde enflasyon eylülde yüzde 3,8'e çıkarak son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ECB, genel enflasyonun 2027'nin ilk yarısına kadar yüzde 2'lik hedefin belirgin şekilde üzerinde kalmasını bekliyor. Piyasaların gözü aralık toplantısında Finansal piyasalarda, ECB Yönetim Konseyinin bu ay sonunda gerçekleştireceği toplantıda politika faizini yüzde 2,50 seviyesinde sabit bırakacağı beklentisi öne çıkıyor. Buna karşılık piyasalarda, aralık ayında yılın üçüncü faiz artışının gündeme gelebileceği fiyatlanıyor.

Fed’in ekim faiz artışı beklentisi geriledi Haber

Fed’in ekim faiz artışı beklentisi geriledi

Ekim ayında 25 baz puanlık faiz artışı olasılığı yaklaşık yüzde 70’ten yüzde 50 seviyesine inerken Williams, yeni bir adım için aciliyet bulunmadığını söyledi. Fed’in eylül toplantısında gerçekleştirdiği faiz artışının ardından piyasaların odağı ekim kararına çevrilirken Williams’tan gelen açıklamalar, para politikasına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirdi. Ekim faiz artışı beklentisi geriledi Williams’ın açıklamalarının ardından piyasalarda Fed’in 27-28 Ekim toplantısına ilişkin fiyatlamalar değişti. Daha önce yaklaşık yüzde 70 seviyesinde bulunan 25 baz puanlık faiz artışı beklentisi, yüzde 50 civarına geriledi. Williams, eylül ayındaki faiz artışının ardından Fed’in yeni ekonomik verileri değerlendirmek için zamana sahip olduğunu belirterek para politikasında yeni bir adım atılması konusunda aciliyet bulunmadığını ifade etti. Fed eylülde faizi 25 baz puan artırdı Fed, eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak hedef aralığını yüzde 3,75-4,00 seviyesine yükseltti. Bu karar, 2023’ten bu yana gerçekleştirilen ilk faiz artışı oldu. Williams, söz konusu artışın ardından ekonomik görünümün ve enflasyon dinamiklerinin değerlendirilmesi için Fed’e zaman kazandırdığını belirtti. Yılın ilerleyen bölümünde yeni artış sinyali Williams, ABD ekonomisinin Fed’in beklentileri doğrultusunda ilerlemesi halinde federal fon hedef aralığında yılın ilerleyen döneminde bir yukarı yönlü ayarlamanın daha uygun olabileceğini söyledi. Ancak Williams’ın açıklamaları belirli bir toplantıya yönelik kesin bir faiz artışı taahhüdü içermedi. Fed’in bundan sonraki kararlarında özellikle temel enflasyon eğilimi ile ekonomideki arz ve talep dengesinin seyri belirleyici olacak. Fed’in önünde iki toplantı kaldı Fed’in resmi takvimine göre 2026 yılında iki FOMC toplantısı daha gerçekleştirilecek. Federal Açık Piyasa Komitesi 27-28 Ekim’de, ardından 8-9 Aralık’ta toplanacak. Bu nedenle Williams’ın yılın ilerleyen bölümünde olası bir faiz artışına ilişkin değerlendirmesi, doğrudan ekim ya da aralık toplantısına yönelik kesin bir sinyal olarak değerlendirilmiyor. Faiz kararında önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon ve istihdam verileri kritik rol oynayacak. Yapay zeka yatırımları ve enerji fiyatları izleniyor Williams, mevcut enflasyon baskılarının kaynakları arasında Orta Doğu’daki çatışmaların yanı sıra yapay zeka yatırımlarındaki güçlü artışa da dikkat çekti. Yapay zeka yatırımlarının oluşturduğu talep etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğini belirten Williams, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin de daha uzun sürebileceği değerlendirmesinde bulundu. Williams’ın beklentisine göre enflasyonun 2026 sonunda yaklaşık yüzde 3,5 seviyesine gerilemesi, 2027’de Fed’in yüzde 2 hedefinin bir miktar üzerinde seyretmesi ve 2028’de yüzde 2 hedefine ulaşması bekleniyor. Bazı Fed üyeleri daha sıkı politika mesajı veriyor Williams’ın daha temkinli ve zamana yayılan yaklaşımına karşılık bazı Fed yetkilileri para politikasında daha sıkı bir duruşun gerekebileceğine işaret ediyor. St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, mevcut para politikasının hâlâ “bir miktar destekleyici” olduğunu belirtirken Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ise kalıcı arz şokları karşısında faiz artışlarının gündeme alınması gerekebileceğini ifade etti. Fed’in önündeki süreçte enflasyonun seyri, enerji fiyatları, iş gücü piyasası ve yapay zeka yatırımlarının oluşturduğu talep etkisi, faiz politikasının yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alacak.

İngiltere'de faiz artışı beklentisi güçleniyor Haber

İngiltere'de faiz artışı beklentisi güçleniyor

Capital Economics, politika faizinin iki adet 25 baz puanlık artışla yüzde 3,75'ten yüzde 4,25'e çıkabileceğini öngörürken, enflasyonun gelecek yılın başında yüzde 4,2 seviyesine ulaşabileceğini tahmin ediyor. İngiltere ekonomisinde enerji maliyetleri ve yeniden hızlanan fiyat baskıları, para politikasının geleceğine ilişkin beklentileri değiştirmeye başladı. İngiltere Merkez Bankası, eylül toplantısında politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde sabit tutarken, enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerindeki etkisine dikkat çekti. Öncü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri de şirketlerin maliyetleri ve satış fiyatlarında baskının yeniden güçlendiğine işaret etti. Ekonomistler, enflasyonun 2027'nin ilk aylarında yüzde 4 seviyesinin üzerine çıkabileceğini değerlendiriyor. BoE'de faiz artışı tartışması yeniden gündemde İngiltere Merkez Bankası, eylül toplantısında politika faizini yüzde 3,75'te sabit tuttu. Karar, Para Politikası Kurulu üyelerinin 6'ya karşı 3 oyuyla alındı. Üç kurul üyesi, faiz oranının yüzde 4'e yükseltilmesi yönünde oy kullandı. Oylama sonucu, enflasyonist baskılar karşısında kurul içinde faiz politikasına ilişkin farklı görüşlerin bulunduğunu ortaya koydu. Enflasyonun yüzde 4'ü aşması bekleniyor BoE, eylül ayındaki değerlendirmesinde enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümünü olumsuz etkilediğini belirtti. Mevcut enerji fiyatları üzerinden yapılan hesaplamalara göre tüketici enflasyonunun 2026'nın son çeyreğinde yaklaşık yüzde 3,75'e, 2027'nin ilk çeyreğinde ise yüzde 4'ün biraz üzerine çıkabileceği öngörüldü. Enerji maliyetlerinin seyri ve bu maliyetlerin şirketler tarafından ürün ve hizmet fiyatlarına yansıtılması, enflasyonun gelecek dönemdeki yönü açısından kritik unsurlar arasında yer alıyor. PMI verileri maliyet baskısına işaret etti Eylül ayına ilişkin öncü PMI göstergeleri, İngiltere'de şirketlerin girdi maliyetleri ve satış fiyatlarında yeniden artan baskıları ortaya koydu. RSM UK ekonomisti Thomas Pugh, hem girdi maliyetleri hem de satış fiyatları göstergelerinin son aylarda görülen yüksek seviyelere yaklaştığını belirtti. Pugh, enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyonun gelecek yılın başında yüzde 4'ün üzerine çıkmasına neden olabileceğini ve bu durumun BoE üzerindeki faiz artışı baskısını artırabileceğini ifade etti. Capital Economics'ten yüzde 4,25 faiz tahmini Capital Economics, İngiltere Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde iki faiz artışı gerçekleştirebileceğini öngörüyor. Kurumun tahminine göre politika faizi, mevcut yüzde 3,75 seviyesinden iki adet 25 baz puanlık artışla yüzde 4,25'e yükselebilir. Capital Economics kıdemli ekonomisti Ashley Webb, enerji maliyetlerindeki yükselişin şirketlerin girdi maliyetlerini artırdığını ve firmaların bu artışları satış fiyatlarına yansıtmaya başladığını belirtti. Enflasyon için yüzde 4,2 tahmini Capital Economics, İngiltere'de enflasyonun 2027'nin başlarında yaklaşık yüzde 4,2 seviyesine ulaşabileceğini tahmin ediyor. Bununla birlikte, iş gücü piyasasındaki zayıflığın ücret ve fiyatlar üzerinden ortaya çıkabilecek ikinci tur enflasyon etkilerini sınırlayabileceği değerlendiriliyor. İş gücü piyasasındaki gelişmeler, ücret artışlarının seyri ve şirketlerin maliyet artışlarını tüketici fiyatlarına ne ölçüde yansıttığı, enflasyonun kalıcılığı açısından önem taşıyor. Piyasa fiyatlamaları daha yüksek faiz patikasına işaret ediyor Piyasa fiyatlamaları, bazı ekonomist tahminlerinin üzerinde bir faiz patikasına işaret ediyor. BoE'nin eylül toplantısı tutanaklarında, kısa vadeli faiz eğrisinin 2027 sonuna doğru yaklaşık yüzde 4,9 seviyesine kadar yükseldiği belirtilmişti. Banka, söz konusu fiyatlamada artan risk primlerinin de etkili olduğunu vurguladı. Son piyasa fiyatlamalarında kasım ayında faiz artışı ihtimalinin de belirgin şekilde yükseldiği ifade ediliyor. Kasım toplantısı yakından izlenecek İngiltere Merkez Bankası'nın bir sonraki faiz kararı 5 Kasım'da açıklanacak. Toplantı öncesinde enerji fiyatlarının seyri, enflasyon beklentileri, ücret artışları ve iş gücü piyasasının görünümü yakından takip edilecek. BoE, eylül kararında enflasyon risklerinin yukarı yönlü olduğunu belirtirken, Orta Doğu kaynaklı enerji şokunun ne kadar kalıcı olacağının para politikasının yönü açısından belirleyici olacağına dikkat çekti.

New York Borsası haftaya yükselişle başladı Haber

New York Borsası haftaya yükselişle başladı

ABD hisse senetleri, enerji fiyatlarındaki gerileme ve tahvil getirilerindeki düşüşün etkisiyle haftaya pozitif başladı. Açılışta Dow Jones endeksi 254 puan artarak 51 bin 936,76 seviyesine yükseldi. S&P 500 endeksi yüzde 0,55 değer kazanarak 7 bin 692,83 puana çıktı. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise yüzde 0,76 yükselişle 26 bin 723,19 puana ulaştı. Nasdaq, üç ana endeks arasında en güçlü açılışı gerçekleştirdi. Petrol fiyatlarındaki düşüş piyasaları destekledi Piyasalardaki olumlu havanın temel unsurlarından biri petrol fiyatlarındaki gerileme oldu. Brent petrolün varil fiyatı, Orta Doğu’da diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine yönelik beklentiler ve Körfez bölgesindeki arz akışının toparlandığına ilişkin işaretlerle 101 dolar seviyesine geriledi. Enerji fiyatlarındaki düşüş, son dönemde artan maliyetlerin enflasyon üzerindeki baskısını azaltabileceği beklentisini güçlendirdi. Bu gelişme, küresel hisse senedi piyasalarında risk iştahını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. ABD tahvil getirileri geriledi Wall Street’te yükselişi destekleyen bir diğer gelişme tahvil piyasasında yaşandı. ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi, geçen hafta yüzde 5 seviyesinin üzerine çıkmasının ardından yeni haftada geri çekildi. Uzun vadeli tahvil faizlerindeki düşüş, özellikle teknoloji ve büyüme şirketlerinin değerlemeleri üzerindeki baskıyı hafifletti. Faizlerdeki gerileme, yatırımcıların yeniden daha riskli varlıklara yönelmesine katkı sağladı. Piyasalarda Trump-Şi zirvesi izleniyor ABD ile Çin arasındaki diplomatik temaslar da yatırımcıların gündemindeki önemli başlıklardan biri oldu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, New York’taki görüşmelerini tamamladı. Görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında 24 Eylül’de yapılması planlanan zirvenin gündemini şekillendirmesi bekleniyor. Zirvede ticaret ateşkesinin sürdürülmesi, yapay zekâ, kritik tedarik zincirleri ve jeopolitik gelişmelerin ele alınması öngörülüyor. İki ülke arasında kapsamlı bir politika değişikliği beklentisi sınırlı kalırken, ticari gerilimin yeniden tırmanmaması piyasalarda olumlu karşılanıyor. Yapay zekâ hisselerinde toparlanma Geçen hafta satış baskısıyla karşılaşan teknoloji ve yarı iletken şirketlerinde yeni haftada toparlanma görüldü. Yapay zekâ talebinin güçlü kalmaya devam ettiğine ilişkin değerlendirmeler, teknoloji hisselerine yönelik ilgiyi destekledi. Intel, AMD ve Super Micro Computer gibi çip ve yapay zekâ yatırımlarıyla bağlantılı şirketlerde yükselişler görüldü. Yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımların devam etmesi, sektör hisselerinde toparlanmayı destekleyen temel unsurlar arasında yer aldı. Accenture ve Anthropic’ten 2 milyar dolarlık yapay zekâ anlaşması Teknoloji sektöründe öne çıkan gelişmelerden biri, Accenture ile Anthropic arasında yapılan yeni anlaşma oldu. İki şirket, ileri yapay zekâ modellerinin bağımsız olarak değerlendirilmesi ve güvenlik testlerinin yürütülmesi amacıyla önümüzdeki beş yıl içinde toplam en az 2 milyar dolarlık kaynak ayıracaklarını açıkladı. Anlaşmanın ardından Accenture hisselerinde yükseliş görülürken, gelişme yapay zekâ güvenliği ve altyapısına yönelik yatırımların devam ettiğine ilişkin beklentileri destekledi. Fed politikası belirsizliği sürüyor Borsalardaki yükselişe rağmen para politikası kaynaklı riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Fed, geçen hafta politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Piyasalarda ekim ayında yeni bir faiz artışı yapılabileceğine ilişkin beklentiler de izlenmeye devam ediyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, güçlü talebin enerji ve diğer arz şoklarıyla birleşmesi halinde enflasyon baskısının artabileceğine dikkat çekti. Yatırımcılar, enerji fiyatlarındaki gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin önümüzdeki günlerde vereceği mesajları da takip edecek. Piyasaların gündeminde dört başlık var Wall Street’te haftanın kalanında Fed yetkililerinin faiz politikasına ilişkin açıklamaları, Trump-Şi zirvesinden çıkacak mesajlar, ABD ile İran arasında doğrudan temas kurulma ihtimali ve petrol fiyatlarının seyri öne çıkacak. Enerji fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi ve tahvil getirilerinin gerilemesi, hisse senedi piyasalarındaki olumlu havayı destekleyebilir. Buna karşılık enflasyon veya faiz artışı beklentilerinin güçlenmesi, piyasalarda oynaklığın yeniden artmasına neden olabilir.

Fed’den 25 baz puanlık faiz artışı Haber

Fed’den 25 baz puanlık faiz artışı

Temmuz 2023’ten bu yana gerçekleştirilen ilk faiz artışı, piyasa beklentileri doğrultusunda geldi. Fed’in yeni projeksiyonları ise yıl içinde bir faiz artışının daha gündemde olduğunu gösterdi. Küresel piyasaların odaklandığı Fed toplantısının ardından faiz kararı açıklandı. Fed, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve ABD’de beklentilerin üzerinde gerçekleşen çekirdek tüketici enflasyonu verilerinin ardından politika faizinde 25 baz puanlık artışa gitti. Piyasalarda yaklaşık yüzde 90 ihtimalle fiyatlanan artış sonrasında politika faizinin hedef aralığı yüzde 3,75-4,00 seviyesine yükseldi. Karar, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyelerinin tamamının oyuyla alındı. Karar metninde enflasyon vurgusu öne çıktı FOMC’nin karar metninde, faiz artışının fiyat istikrarı hedefine ulaşılması açısından önem taşıdığı belirtildi. Metinde, alınan politika adımının Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefine daha zamanında dönmesine katkı sağlayacağı ifade edildi. Fed yetkilileri ayrıca enflasyonun yüzde 2’lik hedefe ulaşacağı beklentisini bir yıl öteleyerek 2029 yılına işaret etti. Yeni faiz artışı için kapı açık bırakıldı Toplantının ardından yayımlanan yeni nokta grafiği, Fed yetkililerinin bu yıl içinde ilave bir sıkılaşma adımını gündemde tuttuğunu ortaya koydu. 16 Fed yetkilisi, 2026 yılı sona ermeden en az bir faiz artışı daha yapılması gerektiğini öngördü. Fed yetkililerinin 2026 sonu medyan faiz tahmini de yüzde 3,8’den yüzde 4,1’e yükseltildi. Trump’ın faiz çağrılarına rağmen artış kararı Faiz kararı, ABD Başkanı Donald Trump’ın borçlanma maliyetlerinin düşürülmesi yönündeki çağrıları ve Fed yetkililerine yönelik eleştirilerinin bulunduğu bir dönemde alındı. Fed yönetimi, yükselen enflasyon risklerini dikkate alarak para politikasında sıkılaşma yönünde adım attı. Büyüme tahminleri yukarı çekildi Fed, faiz kararıyla birlikte 2026-2028 dönemine ilişkin makroekonomik projeksiyonlarını da güncelledi. Buna göre Fed’in 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 2,2’den yüzde 2,3’e, 2027 yılı büyüme tahmini ise yüzde 2,3’ten yüzde 2,4’e yükseltildi. İşsizlik oranına ilişkin tahminler de aşağı yönlü revize edildi. 2026 ve 2027 yılları için daha önce yüzde 4,3 olarak öngörülen işsizlik oranı yüzde 4,1’e çekildi. Fed ekonomide verimlilik ve yatırımlara dikkat çekti Komite, ekonomik değerlendirmesinde verimlilik artışının güçlü seyrettiğini, sermaye yatırımlarının sağlamlığını koruduğunu ve istihdam piyasasının dengeli görünümünü sürdürdüğünü belirtti. Fed’in faiz artışıyla birlikte yayımladığı yeni projeksiyonlar, para politikasında enflasyonla mücadele önceliğinin korunduğunu ve yılın geri kalanında yeni bir faiz artışı ihtimalinin gündemde tutulduğunu gösterdi.

Altın fiyatlarında sert düşüş Haber

Altın fiyatlarında sert düşüş

Ons altın 4 bin 396 dolara gerilerken gram altın iki işlem gününde 365 TL düşerek 6 bin 818 TL seviyesini gördü. Piyasalarda Fed’in eylül ayında faiz artırabileceği beklentisi yüzde 60’a yükseldi. Altın piyasası yeni haftaya sert satışlarla başladı. Jackson Hole toplantısının ardından güçlenen düşüş eğilimi, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın faiz politikasına ilişkin şahin mesajlarıyla devam ederken, Orta Doğu’daki gerilimin petrol fiyatlarını yukarı taşıması da piyasalardaki enflasyon endişelerini artırdı. Satışların etkisi hem küresel hem de yurt içi altın fiyatlarında belirgin şekilde hissedildi. Gram altın iki işlem gününde 365 TL değer kaybederken ons altın da 19 Ağustos’tan bu yana gördüğü en düşük seviyeye geriledi. Gram altında iki günde 365 TL’lik kayıp Yurt içinde gram altındaki düşüş cuma günü başladı ve yeni haftanın ilk işlem gününde de devam etti. Cuma günü 7 bin 183 TL seviyesinde bulunan gram altın, gün içinde 6 bin 886 TL’ye kadar geriledi. Satış baskısının yeni haftada da sürmesiyle fiyat 6 bin 818 TL seviyesini gördü. Böylece gram altın yalnızca iki işlem gününde 365 TL değer kaybetmiş oldu. Ons altın 4 bin 396 dolara indi Küresel piyasalarda spot altın fiyatı da düşüşünü derinleştirdi. Ons altın 4 bin 396 dolara kadar gerileyerek 19 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. Değerli metal, cuma günü de yüzde 3’ün üzerinde kayıp yaşamıştı. ABD altın vadeli işlemlerinde ise düşüş yüzde 1,4 oldu. Vadeli altın fiyatı 4 bin 466,80 dolara çekildi. Warsh’ın şahin mesajları satış baskısını artırdı Altındaki düşüşün temel nedenlerinden biri, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole toplantısında verdiği mesajlar oldu. Warsh, enflasyonun yüzde 2 hedefi doğrultusunda yeterince ikna edici bir şekilde gerilememesi halinde Fed’in ilave adımlar atması gerekebileceğine işaret etti. Piyasalar bu açıklamaları, faiz artışlarının yeniden gündeme gelebileceği yönünde değerlendirdi. CME FedWatch fiyatlamalarına göre yatırımcılar, Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimalini yaklaşık yüzde 60 seviyesinde fiyatlıyor. Faiz beklentisi yükseldikçe altının cazibesi azalıyor Altının faiz getirisi sağlamaması, yüksek faiz beklentilerinin güçlendiği dönemlerde değerli metal üzerindeki baskıyı artırabiliyor. Yatırımcıların tahvil ve benzeri getirili varlıklara yönelme ihtimali, faiz artışı beklentileriyle birlikte altının görece cazibesini sınırlıyor. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, altının Warsh’ın Jackson Hole’daki şahin tonunun etkisini hâlâ üzerinden atmaya çalıştığını belirtti. Waterer ayrıca Orta Doğu’daki askeri gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı taşımasının enflasyon endişelerini yeniden güçlendirdiğine dikkat çekti. Petrol yükseldi, enflasyon endişesi arttı Altın piyasasında fiyatlamaları etkileyen bir diğer gelişme ise Orta Doğu’daki gerilim oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın önemli enerji merkezlerinden Harg Adası’nın hedef alındığını açıklamasının ardından küresel petrol fiyatlarında yüzde 2’nin üzerinde yükseliş görüldü. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki baskıyı canlı tutabileceği beklentisi, Fed’in daha sıkı bir para politikası izleyebileceğine ilişkin endişeleri artırdı. Bu durum da faiz getirisi bulunmayan altın üzerindeki satış baskısının güçlenmesine katkıda bulundu. Piyasaların gözü ABD istihdam verilerinde Altının bundan sonraki yönünde ABD’den gelecek istihdam verileri kritik önem taşıyor. Bu hafta piyasaların gündeminde JOLTS açık iş ilanları, ADP özel sektör istihdam verileri, haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verisi bulunuyor. Tim Waterer, özellikle tarım dışı istihdam verisinin altının Jackson Hole sonrasında başlayan zayıf seyrini sürdürüp sürdürmeyeceği açısından belirleyici olabileceğini ifade etti. Gümüş, platin ve paladyum da satıştan etkilendi Altındaki düşüş diğer değerli metallere de yayıldı. Spot gümüş yüzde 0,4 gerileyerek 66,30 dolara düşerken, platin yüzde 1,3 kayıpla 1.797,03 dolara indi. Paladyumda ise günlük kayıp yüzde 2,5 oldu ve fiyat 1.386,96 dolara geriledi. BMI, yatırım talebi ve sınırlı maden arzının gümüş fiyatlarını desteklemeyi sürdürebileceğini öngördü. Bununla birlikte, fiziksel arz sıkışıklığının azalması halinde gümüşteki yükseliş potansiyelinin de sınırlanabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Fed’in Jackson Hole mesajı piyasayı değiştirdi Haber

Fed’in Jackson Hole mesajı piyasayı değiştirdi

Açıklamaların ardından piyasalarda eylül ayında faiz artışı ihtimali yaklaşık yüzde 50’ye yükseldi. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh, Jackson Hole Sempozyumu’nda verdiği mesajlarla para politikasının önceliğinin değişmediğini ortaya koydu. Enflasyonun yüzde 2 hedefine ikna edici ve sürdürülebilir bir hızda ilerlemediğini belirten Warsh, fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar Fed’in kararlı duruşunu koruyacağı sinyalini verdi. Warsh’ın açıklamaları finansal piyasalarda hızlı bir karşılık buldu. Faiz vadeli işlem piyasalarında Fed’in eylül toplantısında faiz artırabileceğine yönelik fiyatlama, konuşma öncesindeki yaklaşık yüzde 36 seviyesinden yüzde 50 civarına yükseldi. Enflasyonda kalıcı iyileşme görülmüyor Wyoming’de gerçekleştirilen Jackson Hole Sempozyumu’nda konuşan Warsh, temel enflasyon göstergelerinin Fed’in yüzde 2 hedefiyle uyumlu bir patikaya henüz yeterince güçlü biçimde girmediğini belirtti. Yaz aylarında açıklanan TÜFE ve PCE verilerinde olumlu gelişmeler görülmesine karşın, enflasyondaki ana eğilimin kalıcı biçimde iyileştiğine ilişkin yeterli kanıt bulunmadığını vurgulayan Warsh, Fed’in fiyat istikrarı hedefinden geri adım atmayacağını ifade etti. Yüzde 2 hedefi Fed’in temel çıpası Warsh’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefi oldu. Fed Başkanı, fiyat artışlarının hedefe doğru net ve sürdürülebilir biçimde ilerlediğinden emin olunması gerektiğini belirterek, gerekli görülmesi halinde ilave politika adımlarının gündeme gelebileceği mesajını verdi. Bu yaklaşım, Fed’in enflasyonla mücadelede erken bir gevşemeye gitmek yerine mevcut politika duruşunu koruyabileceği şeklinde yorumlandı. Finansal koşullar hâlâ yeterince sıkı değil Warsh ayrıca mevcut finansal koşulların enflasyonu hedef seviyeye çekmek açısından yeterince sıkı olmadığını söyledi. Faiz oranlarının para politikasının temel araçlarından biri olmaya devam edeceğini belirten Fed Başkanı’nın bu ifadeleri, piyasalarda doğrudan şahin bir mesaj olarak değerlendirildi. Eylül toplantısı yeniden kritik hale geldi Warsh’ın açıklamaları, Fed’in bir sonraki toplantısına ilişkin beklentileri de önemli ölçüde değiştirdi. Konuşma öncesinde yaklaşık yüzde 36 düzeyinde bulunan eylül ayında faiz artışı ihtimali, açıklamaların ardından yüzde 50 seviyesine yaklaştı. Böylece yatırımcıların bir bölümü, Fed’in enflasyonla mücadelede daha sıkı bir politika izleyebileceği ihtimalini yeniden fiyatlamaya başladı. İstihdam ve tüketim verileri yakından izlenecek Fed’in bundan sonraki kararlarında enflasyonun yanı sıra istihdam piyasasındaki gelişmeler ve ekonomik aktivitenin seyri belirleyici olacak. Perakende satışlardaki zayıflama ve istihdam piyasasında görülen soğuma işaretleri daha önce faiz artışı beklentilerini aşağı çekmişti. Ancak Jackson Hole’dan gelen şahin mesajlar, enflasyonun Fed açısından hâlâ birincil risk olduğunu yeniden ortaya koydu. Bu nedenle piyasaların odağında artık yalnızca ekonomik büyüme ve istihdam değil, fiyat baskılarının önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceği de bulunuyor. Fed’in eylül toplantısına kadar açıklanacak enflasyon ve istihdam verileri, faiz kararına ilişkin beklentilerin yönünü belirleyecek.

Küresel piyasalar Jackson Hole'a kilitlendi Haber

Küresel piyasalar Jackson Hole'a kilitlendi

PCE enflasyonunun beklentileri aşmasının ardından piyasalarda faiz artışı beklentisi de gündemde kalmayı sürdürüyor. Küresel finans piyasalarında Jackson Hole öncesi temkinli bir görünüm hakim. Dolar ve ABD tahvil faizleri dar bantta hareket ederken, yatırımcıların ana gündemini Fed Başkanı Kevin Warsh'ın sempozyumda yapacağı konuşma oluşturuyor. Bu yıl Jackson Hole'da yalnızca kısa vadeli faiz kararlarına ilişkin sinyaller değil, Warsh yönetimindeki Fed'in para politikası anlayışı ve piyasalarla kuracağı iletişimin çerçevesi de izlenecek. Son PCE verilerinin enflasyon baskısının sürdüğüne işaret etmesi ise Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentileri daha da kritik hale getirdi. Warsh, Jackson Hole'a ilk kez Fed Başkanı olarak katılıyor Kansas City Fed tarafından düzenlenen Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu öncesinde piyasalardaki beklenti, Kevin Warsh'ın vereceği mesajlara yoğunlaştı. Isio Investment Management CIO'su Ajith Nair, yatırımcıların doğal olarak faiz görünümünü takip edeceğini ancak bu yılki toplantının en önemli başlığının Warsh'ın Jackson Hole'a ilk kez Fed Başkanı sıfatıyla katılması olduğunu ifade etti. Nair'e göre Warsh'ın konuşması, Fed'in önümüzdeki dönemdeki vizyonu ve merkez bankasının finansal piyasalarla iletişiminde benimseyeceği yaklaşım konusunda önemli işaretler verebilir. Fed'in yeni iletişim anlayışı da masada Warsh döneminde piyasalarda öne çıkan değerlendirmelerden biri, Fed'in ekonomik tahminler ve politika projeksiyonları üzerinden yapılan yönlendirmeye daha az bağımlı bir iletişim modeli benimseyebileceği yönünde. Jackson Hole'daki konuşmanın, bu yaklaşımın kapsamına ilişkin daha net mesajlar vermesi bekleniyor. Bu nedenle yatırımcılar yalnızca bir sonraki faiz kararına ilişkin ipuçlarını değil, Fed'in uzun vadede piyasaları nasıl yönlendireceğini de takip edecek. Dolar endeksi 99,13 seviyesinde Sempozyum öncesinde döviz piyasalarında sınırlı hareketler yaşanıyor. Dolar endeksi, sekiz günlük zirvesinin ardından elde ettiği kazanımların bir bölümünü geri verse de 99,13 seviyesinde yatay seyrini sürdürüyor. Euro, dolar karşısında yüzde 0,05 değer kazanarak 1,1655'e yükseldi. Sterlin ise yüzde 0,05 düşüşle 1,3586 dolar seviyesine geriledi. Avustralya doları da yüzde 0,18 artışla 0,718 dolara çıktı. PCE enflasyonu beklentilerin üzerinde geldi Fed'in para politikası beklentilerini etkileyen son önemli gelişme, ABD'de açıklanan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi oldu. Temmuz ayında yıllık PCE enflasyonu yüzde 3,7 ile bir önceki aya göre değişmezken, yüzde 3,6 seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerine çıktı. Aylık artış ise yüzde 0,2 olarak gerçekleşti. Piyasalarda aylık bazdaki beklenti yüzde 0,1 düzeyindeydi. Veriler, enflasyonist baskıların Fed açısından tamamen ortadan kalkmadığına işaret ederken, faiz beklentilerinin de canlı kalmasına neden oldu. Faiz artışı beklentisi gündemde kalıyor Westpac ekonomisti Ryan Wells, açıklanan enflasyon verilerinin yıl sonuna kadar Fed'den faiz artırımı beklentisini desteklediğini belirtti. Wells'e göre piyasaların asıl odağı ise Kevin Warsh'ın Jackson Hole'da kullanacağı ton olacak. Danske Bank analisti Jesper Fjarstedt de çekirdek PCE enflasyonunun yıllık yüzde 3,3 seviyesinde kalmasının ve “supercore” enflasyondaki yeniden hızlanmanın, Warsh üzerinde daha şahin mesaj verme baskısı oluşturduğunu ifade etti. Buna karşın Fjarstedt, Fed Başkanı'nın Jackson Hole konuşmasında belirgin ve doğrudan bir politika taahhüdünde bulunmaktan kaçınmasının daha olası olduğunu değerlendirdi. Japonya'da faiz artışı olasılığı yüzde 86 Asya piyasalarında da merkez bankalarının para politikası adımları yakından takip ediliyor. Japon yeni dolar karşısında 159,30 seviyesinde yatay hareket ederken, Japonya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Ryozo Himino, zamanında yapılacak faiz artırımlarının ilerleyen dönemde daha sert bir parasal sıkılaşma ihtiyacını azaltabileceğini söyledi. Himino, eylül ayındaki toplantıya ilişkin açık bir yönlendirme yapmazken, Totan Tanshi verilerine göre piyasalar BOJ'un gelecek ay faiz artırma ihtimalini yüzde 86 olarak fiyatlıyor. Güney Kore'den ikinci faiz artırımı Güney Kore Merkez Bankası'nın politika faizini 25 baz puan yükselterek yüzde 3'e çıkarmasının ardından Güney Kore wonu dolar karşısında yüzde 0,39 değer kazandı. Söz konusu karar, merkez bankasının art arda gerçekleştirdiği ikinci faiz artırımı olarak kayıtlara geçti. ABD tahvil faizleri yüksek seviyesini koruyor ABD tahvil piyasasında da Fed'in daha sıkı bir politika izleyebileceği beklentisi etkisini sürdürüyor. 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizi yüzde 4,652 civarında işlem görürken, 30 yıllık tahvil faizinde yüzde 5,171 seviyesi öne çıkıyor. Küresel piyasaların gözü şimdi Jackson Hole'da Kevin Warsh'ın yapacağı konuşmaya çevrilmiş durumda. Warsh'ın enflasyon görünümü, faizlerin gelecekte izleyeceği rota ve Fed'in yeni iletişim stratejisine ilişkin vereceği mesajların, önümüzdeki dönemde piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.