SON DAKİKA
Hava Durumu

#Faiz Artışı

Ekometre - Faiz Artışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Faiz Artışı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Euro/dolar paritesi ihracatçının kârlılığını zorluyor Haber

Euro/dolar paritesi ihracatçının kârlılığını zorluyor

Uzmanlar, şirketlerin parite riskini finansal yapıları ve nakit akışlarına uygun yöntemlerle yönetmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Fed'in mesajları doları güçlendirdi Fed'in haziran ayında politika faizini sabit tutmasına rağmen enflasyonla mücadelede sıkı duruşunu koruyacağı mesajını vermesi, doların küresel piyasalarda değer kazanmasına neden oldu. Haziran ortasında 1,16 seviyelerinde bulunan Euro/dolar paritesi, ay sonunda 1,1340 seviyesine kadar gerileyerek yaklaşık son bir yılın en düşük düzeylerini gördü. Temmuz ayında ABD'de açıklanan beklentilerin altındaki istihdam verileri ise faiz artışı beklentilerini zayıflattı. Bunun etkisiyle Euro/dolar paritesi yeniden 1,14 seviyesinin üzerine çıkarken, dolar endeksi de 101 seviyesinin altına geriledi. Parite ihracatçıyı nasıl etkiliyor? Paritedeki gerileme en çok, satış gelirlerini Euro ile elde ederken hammadde, enerji, ara malı ve finansman giderlerini dolar üzerinden karşılayan şirketleri etkiliyor. Örneğin, 1 milyon Euro ihracat geliri elde eden bir şirket, paritenin 1,16 olduğu dönemde yaklaşık 1 milyon 160 bin dolar karşılığı gelir elde ederken, paritenin 1,14'e gerilemesiyle aynı satıştan elde ettiği dolar karşılığı gelir 20 bin dolar azalıyor. Dolar cinsinden maliyetlerin değişmediği durumda bu fark doğrudan kâr marjını aşağı çekiyor. Buna karşılık maliyetleri de büyük ölçüde Euro olan, yerli girdi oranı yüksek bulunan veya kur riskini finansal araçlarla yöneten şirketlerde paritenin etkisi daha sınırlı kalabiliyor. Parite riskine karşı beş öneri Uzmanlar, ihracatçıların yalnızca kur hareketlerine odaklanmak yerine kapsamlı bir risk yönetimi uygulaması gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda öne çıkan öneriler şöyle sıralanıyor: Forward ve opsiyon işlemleriyle kur riskinin kademeli olarak yönetilmesi,Uzun vadeli sözleşmelere parite uyarlama maddeleri eklenmesi,Ticari koşulların uygun olduğu durumlarda çift para birimli fiyatlama yapılması,Gelir ve giderlerin mümkün olduğunca aynı para biriminde dengelenmesi,Tek pazara bağımlılığı azaltacak şekilde müşteri ve pazar çeşitliliğinin artırılması.Tedarik kararlarında yalnızca kur belirleyici olmamalı Uzmanlara göre güçlü dolar pozisyonuna sahip şirketler, Euro cinsinden tedarik seçeneklerini değerlendirebilir. Ancak tedarikçi seçiminde yalnızca parite avantajı değil; ürün kalitesi, teslim süresi, navlun, gümrük maliyetleri, ödeme koşulları ve tedarik güvenliği gibi unsurlar da birlikte analiz edilmeli. Gözler yeni verilere çevrildi Piyasalarda Euro/dolar paritesinin yönünü önümüzdeki dönemde ABD enflasyonu, istihdam verileri, Fed yetkililerinin açıklamaları ve enerji fiyatlarının seyri belirleyecek. Uzmanlar, şirketlerin kısa vadeli kur hareketlerine göre karar almak yerine, uzun vadeli risk yönetimi stratejileri oluşturmasının finansal sürdürülebilirlik açısından daha sağlıklı olacağı görüşünde.

Fed faizleri sabit tuttu Haber

Fed faizleri sabit tuttu

Fed, bu yıl üst üste dördüncü toplantısında da faiz oranlarında değişikliğe gitmedi. Karar, Fed Başkanlığı görevini Jerome Powell'dan devralan Kevin Warsh'ın başkanlık ettiği ilk Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında alındı. Piyasaların yakından takip ettiği toplantı sonrası yapılan açıklamalarda, enflasyonla mücadele vurgusu öne çıktı. Enflasyon hedefinin üzerinde seyrediyor Fed Başkanı Kevin Warsh, enflasyonun uzun süredir bankanın yüzde 2'lik hedefinin üzerinde kaldığını belirterek fiyat istikrarını sağlamaya kararlı olduklarını söyledi. "Bu Komite fiyat istikrarını sağlayacak" diyen Warsh, Fed'in bu konuda hem gerekli araçlara hem de kararlılığa sahip olduğunu vurguladı. Büyüme beklentisi düştü Fed üyeleri, 2026 yılına ilişkin büyüme beklentisini yüzde 2,4'ten yüzde 2,2'ye indirirken, çekirdek enflasyon tahminini yüzde 2,7'den yüzde 3,6'ya yükseltti. İşsizlik beklentisi ise yüzde 4,4'ten yüzde 4,3'e çekildi. 2027 yılı için çekirdek enflasyon beklentisi yüzde 2,3'e yükselirken, büyüme beklentisi yüzde 2,3 seviyesinde korundu. Faiz indirimi sinyalleri metinden çıkarıldı Warsh yönetimindeki ilk toplantının ardından yayımlanan karar metninde dikkat çeken değişiklikler yapıldı. Önceki dönemlerde yer alan ve gelecekte faiz indirimi ihtimaline işaret eden ifadeler metinden çıkarıldı. Fed, ekonomik faaliyetlerin Orta Doğu'daki jeopolitik risklere rağmen büyümeyi sürdürdüğünü belirtirken, fiyat istikrarının sağlanmasının öncelikli hedef olmaya devam ettiğini vurguladı. 2026 için faiz artışı ihtimali Fed'in güncellenen projeksiyonlarında federal fon oranı tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesi dikkat çekti. Banka, yıl sonu faiz beklentisini yüzde 3,4'ten yüzde 3,8'e yükseltti. Bu değişiklik, piyasalarda Fed'in 2026 yılında faiz artırımı seçeneğini masada tuttuğu şeklinde yorumlandı. Warsh, faiz artırımı ihtimaline ilişkin soruya ise "Bu masanın etrafındaki 19 kişiden hiçbiri tarafından dile getirilmedi. Altı hafta sonra tekrar toplanacağız ve konuyu yeniden değerlendireceğiz" yanıtını verdi. Fed'de yeni dönem Yeni başkan Warsh, Fed'in iletişim politikası, bilanço yönetimi, veri kullanımı, verimlilik ve istihdam ile enflasyon çerçevesi başlıklarında beş ayrı çalışma grubu kurulacağını açıkladı. Warsh, bu ekiplerin mevcut uygulamaları gözden geçirerek politika yapıcılara öneriler sunacağını ve çalışmaların büyük bölümünün yıl sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor Haber

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor

Altın fiyatları, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinin seyrine yönelik belirsizlik nedeniyle perşembe günü yatay bir görünüm sergiledi. Yatırımcıların odağında ayrıca gün içinde açıklanacak kritik ABD enflasyon verileri yer aldı. Spot altın, ons başına 4 bin 720 dolarda sınırlı değişim gösterdi. ABD’de haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,8 düşüşle 4 bin 736,50 dolara geriledi. Gram altın ne kadar? Gram altın fiyatları yeni güne 6 bin 756 lira seviyesinde başladı. GoldSilver Central Genel Müdürü Brian Lan, altının kısa vadede net bir yön arayışında olmadığını belirterek, “Ateşkes sonrası gelişmelere dair spekülasyonlar sürüyor. Altın şu an için belirgin bir hareket sinyali vermiyor” dedi. Lan, fiyatların yakın vadede 4 bin 607 ile 4 bin 860 dolar aralığında konsolide olmasını beklediğini ifade etti. Jeopolitik riskler piyasaları baskılıyor Çarşamba günü İsrail’in Lübnan’a yönelik bugüne kadarki en yoğun saldırılarını gerçekleştirmesi ve yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesi, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. İran’dan gelen misilleme tehdidi ise risk iştahını baskıladı. Öte yandan petrol fiyatları, Ortadoğu’daki arzın ateşkese rağmen tam olarak toparlanamayabileceğine yönelik endişelerle yükseldi. Altında savaş sonrası sert geri çekilme Spot altın, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yüzde 10’dan fazla değer kaybetti. Artan enerji fiyatlarının enflasyon baskısını güçlendirmesi, piyasaların faiz beklentilerini yeniden şekillendirmesine neden oldu. Faiz getirisi bulunmayan altın, genellikle düşük faiz ortamlarında daha güçlü performans gösteriyor. FED mesajları ve veri gündemi belirleyici olacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 17-18 Mart tarihli toplantı tutanakları, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmesi nedeniyle daha fazla faiz artışı ihtimalinin güç kazandığını ortaya koydu. Özellikle İran savaşı kaynaklı enflasyon baskısı bu beklentiyi destekledi. Piyasalar şimdi ABD’de açıklanacak şubat ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisi ile cuma günü yayımlanacak mart ayı enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Bu verilerin, Fed’in para politikası patikasına dair yeni ipuçları sunması bekleniyor. Standard Chartered tarafından yayımlanan notta ise kısa vadeli dalgalanmalara rağmen, artan jeopolitik riskler nedeniyle altının önümüzdeki aylarda yeniden yükseliş trendine girebileceği öngörüldü. Diğer değerli metallerde düşüş Diğer değerli metallerde ise satış baskısı öne çıktı. Spot gümüş yüzde 0,5 düşüşle ons başına 73,71 dolara, platin yüzde 0,6 kayıpla 2.017,26 dolara ve paladyum yüzde 0,4 gerileyerek 1.549,18 dolara indi.

JPMorgan Türkiye için faiz beklentisini yükseltti Haber

JPMorgan Türkiye için faiz beklentisini yükseltti

JPMorgan, Türkiye ekonomisine yönelik yayımladığı raporda, enerji fiyatlarındaki yükselişin oluşturduğu risklere dikkat çekerek faizlerdeki yüksek seyrin beklenenden daha uzun süre korunabileceği öngörüsünde bulundu. Raporda Türkiye’de yıllık enflasyonun mart ayında yüzde 30,87’ye gerilediği hatırlatılırken, yıl sonu enflasyon beklentisi enerji fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle daha önce yüzde 26,4 olan seviyesinde yüzde 28’e yükseltildi. Faiz beklentisi de yükseldi JPMorgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizine ilişkin yıl sonu beklentisini yüzde 32’den yüzde 34’e çıkardı. Kısa vadede faiz artışı ihtimalinin de masada olduğu ifade edilerek, TCMB'nin 22 Nisan'da yapacağı PPK toplantısında politika faizini yüzde 37'den yüzde 40'a yükseltmesini bekledikleri belirtildi. Gecelik borç verme faizinin de yüzde 43’e çıkması beklenirken, temmuzda faiz indirimlerinin yeniden başlayabileceği öngörüldü. Faiz indirimlerinde yıl sonuna dek 100'er baz puanlık 3 adım beklendiği belirtildi. Elektrik ve doğalgaza zam beklentisi Raporda, elektrik ve doğalgaz fiyatlarında artış öngörülürken, bu kalemlerde yıllık enflasyonun yüzde 39 seviyesine ulaşabileceği tahmin edildi. JPMorgan’a göre enerji fiyatları kaynaklı enflasyon baskısı devam ettiği sürece, para politikasında sıkı duruş korunacak. Bu da Türkiye’de faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek kalacağı anlamına geliyor.

Devlet Bahçeli: İç ve dış borç artışı felaketin diğer adıdır Haber

Devlet Bahçeli: İç ve dış borç artışı felaketin diğer adıdır

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gündemdeki konuları değerlendirdi. Bahçeli'nin gündeminde ekonomi de vardı Bahçeli, 'faiz artışı' ile ilgili çarpıcı mesajlar verirken "Faiz artışı yatırımı caydıran, üretim çarkına çomak sokan, kredi ihtiyacını pahalandıran politik bir tercihtir. Ancak alınması gereken kısa dönemli ve bazen de can yakan tedbirler vardır. Parlak geleceğimiz için bugünkü külfete katlanmak kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı. Bahçeli ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde "Açık veren bütçenin ilk sancılı sonucu iç borç artışıdır. Daralan ve durgunluk politikasına mahkûm olan bir ekonomide iç ve dış borç artışı felaketin diğer adıdır" sözleriyle de dikkat çekti. "Felaketin diğer adıdır" Güven ortamını kalıcı ve kurumsal hale getirmek müşterek vazifemizdir. MHP yeni kabinenin ekonomi politikalarına ve enflasyonla mücadele kararlılığına güvenmektedir. Ekonomi politikaları bütünlük içinde eşgüdüm halinde uygulanıp piyasa şartlarıyla insan ve toplum huzurunu dengelediği sürece anlamlı ve başarılı olacaktır. Cari fazlayı temin etmek amacıyla iç tasarruf hacmimizi artırmanın yanı sıra yeni ihracat pazarlarını keşfetmemiz Türk markalarını dünyanın en ücra köşelerine taşımamız ülkemizin gücüne güç katacaktır. Bugün 27 ihracatçı sektörde faaliyet gösteren 115 bine yakın firmamız ihracat yapmaktadır. Türkiye'nin 2022'deki mal ihracatı 254,2 milyar dolar, hizmet ihracatı 90 milyar doları bulmuştur. Bu bir rekordur. Açık veren bütçenin ilk sancılı sonucu iç borç artışıdır. Daralan ve durgunluk politikasına mahkûm olan bir ekonomide iç ve dış borç artışı felaketin diğer adıdır. Birincisi hedeflenen büyümeyi sağlamak, ikincisi fiyat istikrarını ve adaletli vergi sistemini kurmak, üçüncüsü de alınan borçlarla hazineye gelir yaratacak üretken varlıklara yatırım yapmaktır. Türkiye ekonomisi 11 çeyrektir büyümektedir. Bizim görüşümüze göre ekonomik adalet, ekonomik özgürlük, ekonomik güvenlik taviz verilmemesi gereken ilkeler olmalıdır. "Faiz artışı politik bir tercihtir" Son günlerde politika faizinin arışı hususunda beklentileri yükseltmek amacıyla iç ve dış lobilerin son derece faal olduğu gözlemlenmektedir. MHP'nin faize karşı bakışı bellidir, değişme göstermemiştir. Teorik ve pratik uygulamada faiz artışı yatırımı caydıran, üretim çarkına çomak sokan, kredi ihtiyacını pahalandıran politik bir tercihtir. Ancak Türkiye'nin ekonomik istikrarı ve huzuru elde etmesi için de alınması gereken kısa dönemli ve bazen de can yakan tedbirler vardır. Parlak geleceğimiz için bugünkü külfete katlanmak kaçınılmaz hale gelmektedir. Batan gemiyi ilk terk eden, korkaklar ve korsanlardır. Batık gemiyi limana sağlam götürmekten bahseden Kılıçdaroğlu'nun baba-oğul arasındaki saltanat kavgasından nasıl çıkacağı da merak konusudur. Mensuplarının birbirine güvenmediği, inanmadığı, arkadan dolaşmanın, fitne yaymanın geçer akçe sayıldığı bir siyasi bünyenin çürüyüp kadavraya dönüşmesi kaçınılmaz bir gerçektir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.