SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eximbank

Ekometre - Eximbank haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eximbank haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şimşek: Dezenflasyon süreci beklenenden uzun sürebilir Haber

Şimşek: Dezenflasyon süreci beklenenden uzun sürebilir

Motorindeki uygulamanın ise yıl sonuna kadar kısmi olarak sürdürüleceğini belirten Şimşek, 2026 bütçesinde sistem nedeniyle önemli miktarda kamu gelirinden feragat edildiğini söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program (OVP), bütçe dengesi, enflasyon ve reel sektöre yönelik desteklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, ekonomi politikasında dezenflasyon hedefinin korunduğunu ancak sürecin öngörülenden daha yavaş ilerlediğini belirtti. Eşel mobil 2027'de devam etmeyecek Akaryakıt fiyatlarına yönelik eşel mobil uygulamasının geleceğine ilişkin açıklama yapan Şimşek, gelecek yılın bütçe planlamasında sistemin devamının öngörülmediğini söyledi. Şimşek, uygulamanın motorinde yıl sonuna kadar kısmi olarak sürdürüleceğini belirterek, bunun nedeninin motorinin taşımacılık ve tarım başta olmak üzere rekabet gücü açısından önemli bir maliyet unsuru olması olduğunu ifade etti. Bakan Şimşek, 2026 yılında eşel mobil uygulaması nedeniyle kamu gelirlerinden önemli ölçüde feragat edildiğini de kaydetti. Bütçe açığı beklentisi yüzde 3,1 Şimşek, OVP açısından en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu vurguladı. 2026 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5 olan hedefin altında, yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini belirten Şimşek, eşel mobil nedeniyle gelir kaybına rağmen bütçe performansının hedeflerin üzerinde olduğunu söyledi. Dezenflasyon süreci beklenenden uzun sürebilir Ekonomi politikalarının temel çerçevesinin son üç yıldır korunduğunu belirten Şimşek, önceliğin dezenflasyon olduğunu ancak sürecin arzulanan hızda ilerlemediğini ifade etti. Şimşek, dış şokların enflasyon görünümü üzerinde önemli etkisi bulunduğunu belirterek, savaş yaşanmamış olsaydı enflasyonun mevcut seviyesinden en az 7 puan daha düşük olacağını söyledi. Yıl sonu enflasyonuna ilişkin de değerlendirmede bulunan Şimşek, savaşın etkisi olmasaydı yıl sonunda enflasyonun yüzde 20-22 civarında gerçekleşebileceğini ifade etti. Kamu çalışanları ve emeklilere enflasyon mesajı Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarının en az enflasyon oranında artırılacağını belirtti. Dezenflasyon politikasının seçim sürecinde de sürdürüleceğini kaydeden Şimşek, hayat pahalılığıyla mücadelenin ekonomi yönetiminin öncelikleri arasında bulunduğunu vurguladı. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3 Türkiye ekonomisinin yaşanan dış şoka rağmen 2026 yılında yüzde 3,3 büyümesinin beklendiğini belirten Şimşek, büyüme hedefindeki sapmanın şokun büyüklüğüne kıyasla sınırlı kaldığını söyledi. Tek haneli enflasyon sonrası kur rejimi mesajı Şimşek, Türkiye'de normal koşullarda dalgalı kur rejiminin ideal olduğunu ancak mevcut şartların daha esnek bir kur rejimine geçişe izin vermediğini söyledi. Enflasyonun tek haneye gerilemesi halinde daha esnek bir kur rejiminin gündeme gelebileceğini belirten Şimşek, mevcut koşullarda ise bunun için erken olduğunu ifade etti. Reel sektöre hedefli destek vurgusu Ekonomi politikalarında yalnızca kur üzerinden değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını belirten Şimşek, rekabet gücünün artırılması için enerji maliyetleri, finansmana erişim ve verimlilik gibi başlıkların birlikte ele alınacağını söyledi. Şimşek, reel sektöre yönelik desteklerin seçici ve hedefli şekilde sürdürüleceğini belirtirken, genel para politikasının gevşetilmesi yaklaşımını doğru bulmadıklarını ifade etti. Çiftçi kredilerinde ortalama faiz yüzde 12 Tarım sektörüne yönelik finansman desteğine de değinen Şimşek, çiftçilere kullandırılan kredilerde ortalama faiz oranının yüzde 12 olduğunu söyledi. Yaklaşık 1 milyon çiftçiye kredi imkânı sağlandığını belirten Şimşek, kredi faizlerinin yüzde 70'inin kamu tarafından karşılandığını ifade etti. Eximbank'ın kredi kapasitesi 60 milyar dolara ulaştı İhracatçılara yönelik desteklerin artırıldığını belirten Şimşek, Eximbank'ın bu yıl sağlayabileceği kredi kapasitesinin 60 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Şimşek ayrıca belirlenen 284 ürün grubunda yatırım yapacak şirketlere 10 yıl vadeli, toplam büyüklüğü 750 milyar TL olan yatırım kredisi imkânı sunulduğunu belirtti. İmalat sanayisine yönelik işletme sermayesi desteğinin ise bu yıl 250 milyar TL ile başlatılacağını ve ilerleyen dönemde artırılabileceğini açıkladı. Sosyal konut programına 250 milyar TL Deprem konutlarının önemli ölçüde tamamlandığını belirten Şimşek, önümüzdeki birkaç yıl boyunca yılda 750 bin sosyal konut inşa edilmesinin planlandığını söyledi. Sosyal konut programı için bütçeden 250 milyar TL kaynak ayrılacağını açıkladı. 2027 bütçesinde gelir artışı bekleniyor Şimşek, 2027 bütçesinde gelir artışının önemli bölümünün nominal GSYH büyümesinden kaynaklanacağını, kalan bölümün ise eşel mobil uygulamasının sona ermesi ve kayıt dışılıkla mücadeleden elde edilecek gelirlerle ilişkilendirildiğini belirtti. Bu çerçevede 2027 yılı itibarıyla eşel mobil uygulamasının bütçe planlamasından çıkarılması, akaryakıt fiyatlarının kamu gelirleri ve tüketici fiyatları üzerindeki etkisi açısından izlenecek başlıklardan biri olacak.

İTO’dan yeni OVP için üretim çağrısı Haber

İTO’dan yeni OVP için üretim çağrısı

Avdagiç, yeni OVP için finansman, kur, vergi ve sosyal güvenlik yükleri ile ithalat politikalarını kapsayan 5 maddelik öneri sundu. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İTO’nun ağustos ayı Meclis Toplantısı’nda Türkiye ekonomisinin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sıkı para politikasının enflasyonla mücadelede önemli bir dengeleme sağladığını belirten Avdagiç, yüksek faiz ve finansman maliyetlerinin özellikle üretici firmalar ve KOBİ’ler üzerindeki baskısına dikkat çekti. Avdagiç, eylül ayında güncellenmesi beklenen OVP’de para politikasının yanında, dezenflasyon sürecine zarar vermeyecek şekilde “hedefli bir üretim koruma politikası” geliştirilmesini önerdi. “Türkiye’nin yeni ekonomik politikası, enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında bir tercih yapmak arasında sıkışamaz” diyen Avdagiç, üretim kapasitesini, ihracatı ve yatırımları koruyacak seçici ve hedefli finansman mekanizmalarına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Üretim ve ihracata yönelik 5 maddelik öneri Avdagiç, yeni OVP kapsamında reel sektörün finansmana erişimini güçlendirmek amacıyla beş başlıkta politika önerisi sundu. 1. Uzun vadeli finansman güçlendirilmeli İhracatçı ve üretici firmalar için uzun vadeli, sürdürülebilir ve öngörülebilir finansman kanallarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Avdagiç, Eximbank ve benzeri mekanizmaların yalnızca mevcut ihracatçılara değil, ihracat potansiyeli taşıyan üreticilere de açılmasını istedi. İşletme sermayesi ve yatırım kredilerinde üretim ve ihracat performansının dikkate alınması gerektiğini kaydetti. 2. Yatırım ve işletme kredileri ayrıştırılmalı Avdagiç, yatırım kredileri ile işletme sermayesi kredilerinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek, teknoloji yatırımı yapan, ihracat kapasitesi oluşturan ve ithal girdiyi azaltan yatırımlar için daha uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman kanalları oluşturulmasını önerdi. 3. Kur ve ihracatçı arasındaki maliyet dengesi korunmalı İhracatçıların artan maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Avdagiç, kurun ihracatçının maliyet artışlarını karşılayabilecek şekilde dengelenmesine yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda döviz dönüşüm desteğinin sembolik olmaktan çıkarılarak daha etkin hale getirilmesini isteyen Avdagiç, enflasyon ile kur arasındaki farkın ihracatçı üzerindeki baskıyı artırmasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. 4. Üretim ve istihdama yönelik seçici destek sağlanmalı Üretim yapan ve istihdam sağlayan firmaların vergi ve sosyal güvenlik yükleri konusunda seçici düzenlemelerin gündeme alınmasını isteyen Avdagiç, özellikle yüksek istihdam ve ihracat sağlayan sektörlerde maliyet artışlarının istihdam kaybına dönüşmesini önleyecek mekanizmalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. 5. İthalat politikası sanayi politikasıyla birlikte ele alınmalı Avdagiç, ithalat politikasının yalnızca korumacı reflekslerle değil, sanayi politikası perspektifiyle ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin üretmediği kritik girdilerde maliyetleri düşürecek bir gümrük rejiminin uygulanması, yerli üretim kapasitesinin bulunduğu alanlarda ise haksız rekabetin önlenmesi gerektiğini belirtti. “Üretim tabanının korunması gerekiyor” Sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli olduğunu ancak bunun üretim tarafındaki maliyetinin giderek daha görünür hale geldiğini belirten Avdagiç, yüksek faizlerin işletme sermayesi maliyetlerini artırdığını, özellikle KOBİ’lerin finansmana erişim sorunlarının sürdüğünü söyledi. Avdagiç, “Geldiğimiz noktada temel sorun, dezenflasyonun kendisi değil, dezenflasyonun üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artmasıdır” değerlendirmesinde bulundu. Üretim tabanının korunması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, ihracatın sürdürülebilirliğinin yalnızca dış talebe değil, Türkiye’deki üretim kapasitesine ve bu kapasitenin maliyet ve finansman koşullarına da bağlı olduğunu ifade etti. “Emek yoğun sektörlerde kapasite kaybına izin verilmemeli” Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal ve makine gibi emek yoğun sektörlerde yüksek finansman maliyetlerinin firmaların fiyat rekabetçiliğini zorladığını belirten Avdagiç, bu alanlarda kapasite kaybının önlenmesi gerektiğini söyledi. Avdagiç, kısa vadede dezenflasyonun korunmasının, orta ve uzun vadede ise üretim kapasitesi ile ihracat rekabetçiliğinin sürdürülebilmesinin birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti. “Türkiye bunu başarabilecek güce sahip” Türkiye’nin enflasyonla mücadele ile üretimin korunması arasında bir tercih yapmak zorunda olmadığını belirten Avdagiç, seçici, hedefli ve etkili politika araçları geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin ekonomik birikimi ve kapasitesiyle kendi çıkış yolunu oluşturabileceğini söyleyen Avdagiç, iş dünyası olarak hükümetin beklentileri karşılayacak adımları hızlandıracağına inandıklarını belirtti. Avdagiç’ten “Terörsüz Türkiye” mesajı İTO Başkanı Avdagiç, konuşmasında “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin siyasi partilerin geniş mutabakatıyla yasalaşmasını değerlendiren Avdagiç, sürecin Türkiye için yeni bir dönemin kapılarını araladığını söyledi. Avdagiç, iş dünyası olarak sürecin milli birlik ve ekonomik kalkınmaya olumlu katkı sağlamasını temenni ettiklerini belirterek, yasada af düzenlemesine yer verilmemesini ve eli kana bulaşmış kişilerin kapsam dışında tutulmasını önemsediklerini ifade etti. Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir terörle mücadele ettiğini belirten Avdagiç, bundan sonraki dönemde ülkenin üretim ve kalkınma gündeminin daha güçlü şekilde öne çıkacağına inandıklarını söyledi. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde veri bilimi bölümü açıldı Avdagiç ayrıca İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Veri Bilimi ve Analitiği Bölümünün açıldığını duyurdu. İş dünyasının dijital dönüşüm ve veri odaklı karar alma süreçlerine uyum sağlaması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Avdagiç, üniversitenin dijital dönüşüm alanındaki insan kaynağı ihtiyacına yönelik olarak 2026-2027 akademik yılında Veri Bilimi ve Analitiği Bölümü’ne ilk kez öğrenci kabul edeceğini açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.