SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eşel Mobil

Ekometre - Eşel Mobil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eşel Mobil haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Akaryakıta yeni zam Haber

Akaryakıta yeni zam

1 Ekim 2026 itibarıyla benzinin litre fiyatına 4,27 TL, motorinin litre fiyatına ise 3,68 TL zam geldi. Yeni düzenlemeyle birlikte İstanbul’da benzinin litre fiyatı yaklaşık 84,50 TL’ye, motorinin litre fiyatı ise 97,10 TL’ye yükseldi. Akaryakıt fiyatları il ve dağıtım şirketlerine göre farklılık gösterebiliyor. Benzine 4,27 TL zam Akaryakıt ürünlerinde uygulanan ÖTV tutarlarının yeniden belirlenmesiyle benzinin litre fiyatında 4,27 TL’lik artış gerçekleşti. Eşel Mobil Sistemi’nin sona ermesiyle benzinde daha yüksek bir vergi artışı gündeme gelirken, fiyat üzerindeki etkinin tek seferde oluşmasını önlemek amacıyla kademeli geçiş modeline gidildi. Motorine 3,68 TL artış Motorinin litre fiyatı da 1 Ekim 2026 itibarıyla 3,68 TL arttı. Yeni düzenleme sonrasında motorin fiyatları özellikle büyükşehirlerde 97-98 TL bandına yükseldi. ÖTV artışı kademeli uygulanacak Eşel Mobil Sistemi’nin sona ermesiyle benzinde ÖTV’nin eski sisteme dönmesi halinde litre başına yaklaşık 10,39 TL’lik vergi artışı yapılması bekleniyordu. Bu artışın pompa fiyatına yaklaşık 12,47 TL olarak yansıması öngörülüyordu. Ancak ÖTV artışının kademeli uygulanmasıyla fiyat artışının tek seferde gerçekleşmesinin önüne geçildi. Buna göre benzinde ÖTV tutarı ekim ayında litre başına 7,9000 TL, kasım ayında 11,3600 TL ve aralık ayında 14,8277 TL olarak uygulanacak. Bu düzenlemeyle ekim ayında benzinin pompa fiyatındaki artışın yaklaşık 4,15 TL ile sınırlanması hedeflendi. İstanbul’da akaryakıt fiyatları 1 Ekim itibarıyla İstanbul Avrupa Yakası’nda benzinin litre fiyatı 84,50 TL, motorin 97,10 TL ve LPG 36,44 TL seviyesinde bulunuyor. Anadolu Yakası’nda ise benzin 84,40 TL, motorin 96,90 TL ve LPG 35,85 TL seviyesinde. İstasyon, dağıtım şirketi ve bölgesel lojistik maliyetlere bağlı olarak fiyatlarda küçük farklılıklar görülebiliyor. Ankara’da fiyatlar Ankara’da benzinin litre fiyatı 85,50 TL, motorin 98,20 TL ve LPG 36,54 TL seviyesinde bulunuyor. İzmir’de fiyatlar İzmir’de benzinin litre fiyatı 85,80 TL’ye yükselirken motorin 98,50 TL, LPG ise 36,44 TL seviyesinde bulunuyor. Akaryakıtta yeni fiyat dönemi ÖTV düzenlemesinin kasım ve aralık aylarında da devam etmesi bekleniyor. Bu nedenle akaryakıt fiyatlarının önümüzdeki iki ayda vergi düzenlemeleri ve petrol fiyatlarındaki değişimlere bağlı olarak yeniden şekillenmesi bekleniyor.

Akaryakıtta Eşel Mobil dönemi bitiyor zamlar geliyor Haber

Akaryakıtta Eşel Mobil dönemi bitiyor zamlar geliyor

Motorin daha önce sistemden çıkarılırken, benzin ve LPG'de kalan uygulamanın da kaldırılmasıyla akaryakıtta serbest piyasa fiyatlamasına geçilecek. Eşel mobil kademeli olarak kaldırıldı Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin tüketiciye yansımasını sınırlamak amacıyla 5 Mart 2026'da devreye alınan eşel mobil sistemi, yaklaşık yedi ayın ardından tamamen sona eriyor. Sistem kapsamında petrol fiyatlarındaki artışın belirli bir bölümü ÖTV'den karşılanarak pompa fiyatındaki yükseliş sınırlandırılıyordu. Temmuz ayında yapılan düzenlemeyle sistemin üç ay içinde kademeli olarak sonlandırılması kararlaştırılmıştı. Buna göre rafineri fiyatlarındaki artışların ÖTV üzerinden karşılanma oranı önce yüzde 50'ye, ardından 1 Ağustos-30 Eylül döneminde yüzde 25'e düşürüldü. Sistem için belirlenen son tarih ise 1 Ekim oldu. Motorin sistemden çıkarılmıştı Eşel mobilde ilk önemli değişiklik ağustos ayında motorin için yapıldı. Motorin eşel mobil kapsamından çıkarılırken, ÖTV tutarı ağustos ayının kalan bölümünde sıfırlandı ve yıl sonuna kadar her ay 3 lira artırılacak şekilde kademeli bir uygulamaya geçildi. Buna göre motorindeki ÖTV eylülde 3 lira, ekimde 6 lira, kasımda 9 lira ve aralıkta 12 lira olarak uygulanacak. 1 Ocak 2027'den itibaren ise ÖTV'nin litre başına 13,9006 liraya çıkarılması öngörülüyor. Benzin ve LPG'de de son gün Motorinin ardından benzin ve LPG'de uygulanan eşel mobil mekanizması da 30 Eylül itibarıyla sona eriyor. Böylece 1 Ekim'den itibaren rafineri fiyatlarındaki değişimlerin ÖTV üzerinden otomatik olarak dengelenmesini sağlayan mekanizma bulunmayacak. Yeni dönemde akaryakıt fiyatlarının petrol fiyatları, döviz kuru ve piyasa koşullarındaki değişimlere daha doğrudan tepki vermesi bekleniyor. Eşel mobil sisteminin sonlandırılmasıyla birlikte ÖTV'nin fiyat hareketlerine bağlı otomatik ayarlanması da sona erecek. Sistemin amacı neydi? Mart ayında uygulamaya alınan sistemde, petrol ürünlerinin fiyatındaki artışın yüzde 75'ine kadar olan bölümünün ÖTV'den karşılanmasına imkan sağlanmıştı. Örneğin vergisiz akaryakıt fiyatındaki 10 liralık artışın 7,5 liralık bölümü vergiden karşılanırken, 2,5 liralık bölümünün pompa fiyatına yansıması öngörülüyordu. Hazine ve Maliye Bakanlığı, sistemin devreye alınmasında temel amacın jeopolitik gelişmeler kaynaklı petrol fiyat artışlarının enflasyon ve vatandaş bütçesi üzerindeki etkisini sınırlamak olduğunu açıklamıştı. Sistemin sonlandırılmasına ilişkin temmuz düzenlemesinde ise petrol fiyatlarındaki düşüş eğilimi ve bütçe üzerindeki etkinin sona erdirilmesi gerekçeleri yer aldı. Akaryakıtta yeni dönem başlıyor 1 Ekim itibarıyla eşel mobil mekanizmasının tamamen kaldırılmasıyla birlikte akaryakıt fiyatlarında vergisel tampon mekanizması sona ermiş olacak. Bundan sonraki süreçte benzin ve LPG fiyatlarındaki değişimlerin petrol piyasalarındaki gelişmeler ve döviz hareketleriyle birlikte izlenmesi gerekecek.

Şimşek: Dezenflasyon süreci beklenenden uzun sürebilir Haber

Şimşek: Dezenflasyon süreci beklenenden uzun sürebilir

Motorindeki uygulamanın ise yıl sonuna kadar kısmi olarak sürdürüleceğini belirten Şimşek, 2026 bütçesinde sistem nedeniyle önemli miktarda kamu gelirinden feragat edildiğini söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program (OVP), bütçe dengesi, enflasyon ve reel sektöre yönelik desteklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, ekonomi politikasında dezenflasyon hedefinin korunduğunu ancak sürecin öngörülenden daha yavaş ilerlediğini belirtti. Eşel mobil 2027'de devam etmeyecek Akaryakıt fiyatlarına yönelik eşel mobil uygulamasının geleceğine ilişkin açıklama yapan Şimşek, gelecek yılın bütçe planlamasında sistemin devamının öngörülmediğini söyledi. Şimşek, uygulamanın motorinde yıl sonuna kadar kısmi olarak sürdürüleceğini belirterek, bunun nedeninin motorinin taşımacılık ve tarım başta olmak üzere rekabet gücü açısından önemli bir maliyet unsuru olması olduğunu ifade etti. Bakan Şimşek, 2026 yılında eşel mobil uygulaması nedeniyle kamu gelirlerinden önemli ölçüde feragat edildiğini de kaydetti. Bütçe açığı beklentisi yüzde 3,1 Şimşek, OVP açısından en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu vurguladı. 2026 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5 olan hedefin altında, yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini belirten Şimşek, eşel mobil nedeniyle gelir kaybına rağmen bütçe performansının hedeflerin üzerinde olduğunu söyledi. Dezenflasyon süreci beklenenden uzun sürebilir Ekonomi politikalarının temel çerçevesinin son üç yıldır korunduğunu belirten Şimşek, önceliğin dezenflasyon olduğunu ancak sürecin arzulanan hızda ilerlemediğini ifade etti. Şimşek, dış şokların enflasyon görünümü üzerinde önemli etkisi bulunduğunu belirterek, savaş yaşanmamış olsaydı enflasyonun mevcut seviyesinden en az 7 puan daha düşük olacağını söyledi. Yıl sonu enflasyonuna ilişkin de değerlendirmede bulunan Şimşek, savaşın etkisi olmasaydı yıl sonunda enflasyonun yüzde 20-22 civarında gerçekleşebileceğini ifade etti. Kamu çalışanları ve emeklilere enflasyon mesajı Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarının en az enflasyon oranında artırılacağını belirtti. Dezenflasyon politikasının seçim sürecinde de sürdürüleceğini kaydeden Şimşek, hayat pahalılığıyla mücadelenin ekonomi yönetiminin öncelikleri arasında bulunduğunu vurguladı. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3 Türkiye ekonomisinin yaşanan dış şoka rağmen 2026 yılında yüzde 3,3 büyümesinin beklendiğini belirten Şimşek, büyüme hedefindeki sapmanın şokun büyüklüğüne kıyasla sınırlı kaldığını söyledi. Tek haneli enflasyon sonrası kur rejimi mesajı Şimşek, Türkiye'de normal koşullarda dalgalı kur rejiminin ideal olduğunu ancak mevcut şartların daha esnek bir kur rejimine geçişe izin vermediğini söyledi. Enflasyonun tek haneye gerilemesi halinde daha esnek bir kur rejiminin gündeme gelebileceğini belirten Şimşek, mevcut koşullarda ise bunun için erken olduğunu ifade etti. Reel sektöre hedefli destek vurgusu Ekonomi politikalarında yalnızca kur üzerinden değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını belirten Şimşek, rekabet gücünün artırılması için enerji maliyetleri, finansmana erişim ve verimlilik gibi başlıkların birlikte ele alınacağını söyledi. Şimşek, reel sektöre yönelik desteklerin seçici ve hedefli şekilde sürdürüleceğini belirtirken, genel para politikasının gevşetilmesi yaklaşımını doğru bulmadıklarını ifade etti. Çiftçi kredilerinde ortalama faiz yüzde 12 Tarım sektörüne yönelik finansman desteğine de değinen Şimşek, çiftçilere kullandırılan kredilerde ortalama faiz oranının yüzde 12 olduğunu söyledi. Yaklaşık 1 milyon çiftçiye kredi imkânı sağlandığını belirten Şimşek, kredi faizlerinin yüzde 70'inin kamu tarafından karşılandığını ifade etti. Eximbank'ın kredi kapasitesi 60 milyar dolara ulaştı İhracatçılara yönelik desteklerin artırıldığını belirten Şimşek, Eximbank'ın bu yıl sağlayabileceği kredi kapasitesinin 60 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Şimşek ayrıca belirlenen 284 ürün grubunda yatırım yapacak şirketlere 10 yıl vadeli, toplam büyüklüğü 750 milyar TL olan yatırım kredisi imkânı sunulduğunu belirtti. İmalat sanayisine yönelik işletme sermayesi desteğinin ise bu yıl 250 milyar TL ile başlatılacağını ve ilerleyen dönemde artırılabileceğini açıkladı. Sosyal konut programına 250 milyar TL Deprem konutlarının önemli ölçüde tamamlandığını belirten Şimşek, önümüzdeki birkaç yıl boyunca yılda 750 bin sosyal konut inşa edilmesinin planlandığını söyledi. Sosyal konut programı için bütçeden 250 milyar TL kaynak ayrılacağını açıkladı. 2027 bütçesinde gelir artışı bekleniyor Şimşek, 2027 bütçesinde gelir artışının önemli bölümünün nominal GSYH büyümesinden kaynaklanacağını, kalan bölümün ise eşel mobil uygulamasının sona ermesi ve kayıt dışılıkla mücadeleden elde edilecek gelirlerle ilişkilendirildiğini belirtti. Bu çerçevede 2027 yılı itibarıyla eşel mobil uygulamasının bütçe planlamasından çıkarılması, akaryakıt fiyatlarının kamu gelirleri ve tüketici fiyatları üzerindeki etkisi açısından izlenecek başlıklardan biri olacak.

Motorine yeni zam kapıda Haber

Motorine yeni zam kapıda

Zam gerçekleşirse motorindeki toplam artış, son 8 günde 11 lira 79 kuruşa ulaşacak. Akaryakıt maliyetlerindeki hızlı yükseliş, başta lojistik, ulaşım ve taşımacılık olmak üzere birçok sektörde maliyet baskısını artırmaya devam ediyor. Küresel enerji piyasalarındaki hareketlilik ve rafineri kaynaklı maliyetler, motorin fiyatlarında yeni bir zam beklentisini gündeme taşıdı. 14 Ağustos'ta motorinin litresine yapılan 8 lira 89 kuruşluk artışın ardından, 22 Ağustos Cumartesi günü gece yarısından itibaren 2 lira 90 kuruşluk yeni bir zam yapılması bekleniyor. Beklenen artışın pompaya yansıması halinde motorinin litre fiyatı yalnızca 8 günlük süreçte toplam 11 lira 79 kuruş yükselmiş olacak. Eşel mobil devrede ancak fiyat baskısı sürüyor Küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmanın tüketiciye yansımasını sınırlamak amacıyla ağustos ayında motorinde eşel mobil sistemi kapsamında Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV) sıfırlandığı belirtildi. Ancak bu vergi desteğine rağmen küresel motorin fiyatlarındaki yükseliş ve rafineri marjlarındaki artış, pompa fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının devam etmesine neden oluyor. Zam gelirse büyükşehirlerde motorin ne kadar olacak? Motorine beklenen 2 lira 90 kuruşluk zammın gerçekleşmesi halinde İstanbul, Ankara ve İzmir'de tahmini litre fiyatlarının şu seviyelere çıkması bekleniyor: İstanbul Avrupa Yakası: 82,63 TLİstanbul Anadolu Yakası: 82,48 TLAnkara: 83,73 TLİzmir: 84,02 TL Benzin fiyatlarında ise yeni bir değişiklik beklenmiyor. Buna göre benzinin litre fiyatının İstanbul Avrupa Yakası'nda 71,46 TL, Anadolu Yakası'nda 71,31 TL, Ankara'da 72,43 TL ve İzmir'de 72,73 TL seviyelerinde kalması öngörülüyor. Şimşek: Mazot-Brent marjı 5 katına çıktı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, motorin fiyatları üzerindeki baskının küresel enerji piyasalarındaki olağanüstü koşullardan kaynaklandığını belirtti. Ham petrol fiyatlarında savaş dönemindeki zirvelere kıyasla gerileme yaşansa da taşımacılıkta yaşanan aksamalar ve rafineri kesintilerinin arz sıkışıklığını artırdığına dikkat çeken Şimşek, mazot fiyatlarındaki yükseliş baskısının bu nedenle devam ettiğini ifade etti. Şimşek, Mazot-Brent petrol marjının uzun dönem ortalamasının yaklaşık 5 katına çıkarak varil başına 100 dolar seviyelerinde seyrettiğini belirterek, eşel mobil uygulamasıyla küresel şokun vatandaşlara yansımasının sınırlandırılmaya çalışıldığını ve bütçe disiplininin korunmaya devam edildiğini vurguladı. Akaryakıt zammı enflasyon baskısını artırıyor Motorin fiyatlarındaki yükseliş yalnızca araç sahiplerini değil, taşımacılığa bağlı tüm sektörleri doğrudan etkiliyor. Lojistik maliyetlerindeki artışın ürün fiyatlarına yansıması, akaryakıt fiyatlarındaki hareketliliği enflasyon açısından da önemli hale getiriyor. Beklenen zammın gerçekleşmesiyle birlikte gözler, önümüzdeki günlerde küresel petrol piyasalarında ve rafineri maliyetlerinde yaşanacak gelişmelere çevrilecek.

Merkez Bankası 11,6 milyar dolarlık döviz aldı Haber

Merkez Bankası 11,6 milyar dolarlık döviz aldı

QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre geçen haftaki alım 11.6 milyar doları buldu. ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın ilk günlerinden itibaren TL’yi korumak için döviz satışı yapan Merkez Bankası 10 Nisan ile biten haftada haftalık nette ilk kez alıma döndü. 28 Şubat’ta başlayan savaş döneminde 5 hafta üst üste döviz satışı gerçekleştiren Merkez Bankası QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre 10 Nisan haftasında 11.6 milyar dolar döviz aldı. Geçen hafta ABD ve İran iki haftalık ateşkes ilan ederek müzakerelere başlanacağını duyurmuştu. Böylece savaşın başından itibaren döviz satışı 37.6 milyar dolara indi. Uzmanlar rezerv artış eğiliminin tersine dönmemesi durumunda gelecek haftaki PPK’da faiz artırım ihtimalini azalttığını dile getirdi. QNB ekonomistlerinin analizine göre 10 Nisan haftasında toplam rezervler 9.1 milyar dolar artışla 170.8 milyar dolara yükseldi. Geçen hafta içerisinde bankaların TCMB’de zorunlu karşılık ve teminat depo çerçevesinde tuttukları döviz miktarının 0.6 milyar dolar azalması, brüt rezervi olumsuz etkiledi. Bunu hariç tutan net uluslararası rezerv ise 9.7 milyar dolar artışla 55.3 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezerv de önceki haftaya göre 13.4 milyar dolar artışla 31.8 milyar dolara yükselerek savaştan bu yana ilk kez artış gerçekleştirdi. Altın fiyatları olumlu etkiledi Şebnem Turhan'ın haberine göre, net rezerv içinde değerlendirilen yurt içi bankalarla yapılan swap hacminin 10 Nisan haftasında 3.7 milyar dolar azalmasının, net rezervi olumsuz etkilediğini belirten QNB ekonomistleri altın fiyatlarının yükselmesinin ise net rezervde 1.8 milyar dolarlık artışa yol açtığını hesapladı. Kamunun döviz mevduatı da incelenen hafta içerisinde 1.5 milyar dolar düşerken çoğunluğu eurobond itfasıyla ilgili olan bu çıkış, TCMB’nin geçici hesabında tutulduğu için henüz döviz rezervine yansımadı. QNB ekonomistleri “Sonuç olarak, bu saydığımız işlemler net rezervin geçen hafta 1.9 milyar dolar gerilemesine neden olmuştur. Net rezervdeki değişimi dikkate aldığımızda, bunun dışında kalan işlemlerle toplamda 11.6 milyar dolar döviz alışı gerçekleştiğini hesaplıyoruz” dedi. Karahan'dan ABD'de sunum IMF –Dünya Bankası Bahar Toplantıları için New York’ta bulunan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan programı kapsamında ilk sunumunu gerçekleştirdi. Karahan, "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" başlıklı sunumunda, mart ayında yıllık enflasyonun yüzde 30,9’a gerilediğini belirten Karahan, düşüş hızının değişmekle birlikte dezenflasyonun tüm alt gruplarda sürdüğünü kaydetti. Karahan, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde düşüşün görüldüğüne dikkati çekerek, kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılığın dezenflasyonu desteklediğini ve bu desteğin bu yıl devam etmesinin beklendiğini bildirdi. Rezervler daha güçlü Eşel mobil sisteminin enflasyonist baskıları sınırlandırdığını vurgulayan Karahan, iktisadi faaliyette yavaşlamanın görüldüğünü aktardı. Karahan, kapasite kullanımının zayıf seyrettiğini belirterek, talep göstergelerinin iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ettiğini vurguladı. Ankete dayalı göstergelerin, iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı doğruladığını aktaran Karahan, kredi büyümesinin yılın ilk çeyreğinde yavaşladığını ifade etti. Karahan, enerji ve turizmle şekillenen cari işlemler açığının tarihsel ortalamanın altında seyrettiğini vurguladı. Altın fiyatlarındaki gerilemenin hanehalkı döviz talebinde etkili olduğunu kaydeden Karahan, rezervlerin düzeyinin daha önceki çıkış dönemlerinde olduğundan daha güçlü olduğunu bildirdi.

Erdoğan: Türkiye karamsar tablonun dışındadır Haber

Erdoğan: Türkiye karamsar tablonun dışındadır

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplandı. Yaklaşık üç saat süren toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Türkiye’nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tabii burada bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inanıyorum. Değerli arkadaşlar, İran’a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor." dedi. Hürmüz Boğazı kaynaklı gerilimin ekonomilere etkisine değinen Erdoğan Türkiye'nin aldığı önlemler hakkında "Gübre ve ham madde tedarik yerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergisini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde de gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transferini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız." şeklinde konuştu Erdoğan savaşın küresel ticarete etkileri hakkında ise, "Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından, özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz. Biz üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi güçlü desteklerle koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz. Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyumuzla paylaştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkânını devreye aldık. Bu kredi 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum." ifadelerini kullandı. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları: "Aile, dış politika, ekonomi, enerji ve diğer başlıklarda kapsamlı istişareler yaptığımız bir kabine toplantımızı daha tamamlamış bulunuyoruz. Öncelikle aldığımız kararların ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Birileri bu vatan için meydanlarda nutuk atarken kimileri de yolsuzluklarını perdelemek için Nutuk önünde poz verirken Cumhurbaşkanı ve kabinesi olarak Türkiye Yüzyılı'nı inşa mücadelemizi azimle sürdürüyoruz. Türkiye yapay gündemlere takılmadan hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor. Açık ve net ifade etmek isterim ki hükümetimiz gündemine hakimdir. Bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse Türkiye'nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz, enfekte edemez. Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum. "Milletimize hizmet etme peşindeyiz" Bölgemizde krizler, çatışmalar, büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek bir gündemimiz vardır; o da ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir. Bunun dışındaki her tartışmayı havanda su dövmek olarak görüyoruz. Biz havanda su dövme değil iş yapma, hizmet üretme, milletimize hizmet etme peşindeyiz. Biz yatırıma, üretime, hizmete, kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele etmenin çabasındayız. Biz ülkemizin itibarını hem ulusal ölçekte hem uluslararası ölçekte daha da artırmanın mücadelesini veriyoruz. Başkaları ne yaparsa yapsın biz işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz. Türkiye'yi güçlü ekonomisiyle, büyük ekonomisiyle küresel oyuncu haline getirmeye bakıyoruz. Nitekim son toplantımızdan bu yana teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş bir yelpazede eser ve hizmet maratonumuzu sürdürdük. 27 Mart Cuma günü İstanbul'da önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptık. Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi Toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini Türkiye'de ağırladık. Toplantıya 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, varlık yönetimi gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız toplantıda iş dünyası temsilcilerine Türkiye'nin yatırım iklimi, küresel değer zincirlerindeki konumu, sunduğu yatırım fırsatları ve ekonomik görünümü hakkında bilgi verdi. 'Ne gerek var' denen yatırımlarımız bugün görüyoruz ki Türkiye'yi küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getiriyor. Türkiye'nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası olarak, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tabii burada bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inanıyorum. Değerli arkadaşlar, İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor. "Küresel ekonomiyi derinden sarsıyor" Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Hürmüz sıradan bir geçiş olmanın ötesinde dünyadaki petrolün yüzde 20'sinin ve doğal gazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır. Mesele sadece enerji de değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor. Yani Hürmüz'ün kapanması yalnızca bir sektörü değil enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. "Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır" Mesela Avrupa'nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğal gaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti. Dünyaya şöyle bir göz attığımızda tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır. Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok. Türkiye'nin Basra'dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG tedariki bulunmuyor. Yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatımız buradan gelmesine karşın bunlar bizim kolayca yönetebileceğimiz oranlardır. Enerjide kaynak ülke çeşitlendirme politikamızın değeri işte bugünlerde anlaşılmaktadır. Gübre ve hammadde tedariklerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergilerini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde de gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız. Fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine kan doğrayan savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Yine sivil havacılık, denizcilik ve karayolu tarafında da önlemlerimizi aldık. Aziz milletim, hîn-i hacette kullanmak amacıyla biriktirdiğimiz rezervlerimiz aynı şekilde yeterli ve güçlüdür. Dış borcumuzun ve toplam dış finansman ihtiyacımızın milli gelire oranı tarihsel ortalamaların altındadır. Dış dengeden bütçe disiplinine, Merkez Bankası rezervlerinden bankacılık sektörümüze kadar temel göstergelerde geçmişte karşılaşılan dış şoklara kıyasla çok daha sağlam bir noktadayız. Bunlara ilaveten krizin ekonomiye ve piyasaya menfi etkilerini proaktif bir yaklaşımla sınırlı tutmaya gayret ediyoruz. "Vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk" Savaşın başlamasından sadece 5 gün sonra Eşel Mobil sistemini devreye aldık. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk. Motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet Eşel Mobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu. Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz. Ancak biz üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi güçlü desteklerle koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz. Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyumuzla paylaştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkanını devreye aldık. Bu kredinin toplam büyüklüğü 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum. "Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın" Dezenflasyon programımızda da herhangi bir taviz söz konusu değildir. Her zaman söylediğimiz gibi istihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz olmayı sürdürecektir. Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın. İş dünyamız müsterih olsun. Türkiye stratejik coğrafyasıyla, güçlü ve modern altyapısıyla, genç ve nitelikli iş gücüyle, İstanbul Finans Merkezi'yle ve daha birçok avantajıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya namzettir. Dünyanın önde gelen şirketleriyle gerçekleştirdiğimiz toplantımızda bunun emarelerini bizzat gördük. Yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladık. Ülkemize düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye'nin yeni dönemin parlayan yıldızı olacağına dair haberler yazılıyor.

Enflasyonun ana eğilimi martta geriledi Haber

Enflasyonun ana eğilimi martta geriledi

TCMB Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’nda akaryakıt fiyatlarındaki yüzde 9,52’lik yükselişin ulaştırma hizmetlerini doğrudan etkilediği vurgulanırken; gıda enflasyonundaki yavaşlama ve dayanıklı tüketim mallarındaki ılımlı seyrin, genel enflasyon görünümündeki bozulmayı dengelediği belirtildi. TCMB, Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporuna göre, tüketici fiyatları mart ayında yüzde 1,94 arttı, yıllık enflasyon 0,66 puan azalışla yüzde 30,87 seviyesinde gerçekleşti. Mart ayında tüketici enflasyonunda, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak enerji fiyatları ve bunun ulaştırma hizmetlerine olan yansımaları öne çıktı. İlgili dönemde, enerji fiyatları ham petrol fiyatlarındaki gelişmelere istinaden akaryakıt fiyatları öncülüğünde yüzde 4,75 artarken eşel mobil uygulaması uluslararası enerji fiyat gelişmelerinin enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı. Enerji dışı aylık tüketici enflasyonu ise yüzde 1,74 ile sınırlı oranda gerçekleşti. Yılın ilk iki ayında gıda enflasyonunda gözlenen yüksek seyir mart ayında hız kesti. Temel mal enflasyonu dayanıklı tüketim mallarındaki görünümün de etkisiyle düşük seyrini sürdürdü. Diğer taraftan, mevsimsel etkilerden arındırıldığında, aylık hizmet enflasyonu jeopolitik gelişmelerle güçlenen ulaştırma fiyatları kaynaklı olarak yüksek seyrini korudu. Yurt içi üretici fiyatları mart ayında yüzde 2,30 artışla yüksek seyretmeye devam etti ve yıllık üretici enflasyonu 0,52 puanlık artışla yüzde 28,08 oldu. Eşel mobil uygulaması tüketici fiyatları üzerinde sınırlayıcı bir etki oluştururken vergi dışı derlenen üretici fiyatlarının küresel gelişmelerden daha fazla etkilendiği görüldü. Tüketici fiyatları mart ayında arttı Rapora göre, mart ayında tüketici fiyatları artışı yüzde 1,94 olarak gerçekleşti ve yıllık enflasyon 0,66 puan azalarak yüzde 30,87‘ye geriledi. Yıllık tüketici enflasyonundaki düşüşe karşın B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları yaklaşık 0,20’şer puan artışla sırasıyla yüzde 30,11 ve 29,68 olarak gerçekleşti. Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, gıda ve alkolsüz içecekler, temel mallar ile alkol tütün ve altın gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,84, 0,30 ve 0,22 puan azalırken enerji ile hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,36 ve 0,34 puan arttı. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla zayıfladı. Bu dönemde gıda enflasyonu yavaşlarken gıda dışı tüketici enflasyonu enerji fiyat gelişmelerine bağlı olarak yükseldi. Aylık artışlar, B endeksinde düşerken C endeksinde yükseliş kaydetti. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel mallarda bir miktar yükselirken hizmette yatay seyretti, işlenmiş gıdada ise önemli ölçüde zayıfladı. TCMB bünyesinde takip edilen göstergeler, mart ayında enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine işaret etti. Göstergeler üç aylık ortalamalar bazında ise belirgin bir değişim sergilemedi. Hizmet fiyatları mart ayında yüzde 2,39 yükseldi, grup yıllık enflasyonu 0,59 puan artarak yüzde 40,26 seviyesinde gerçekleşti. Bu gelişmede ulaştırma hizmetleri etkili olurken yıllık enflasyon ulaştırma ve haberleşmede arttı, diğer alt gruplarda geriledi. Jeopolitik gelişmelerle mart ayında, artan akaryakıt fiyatlarının etkisiyle ulaştırma hizmetleri fiyatları aylık yüzde 6,07 yükseldi. Bu dönemde, hava yolu ile yurt dışı yolcu taşımacılığı fiyatları (yüzde 10,94) öne çıktı, şehir içi ulaşım hizmetleri fiyat ayarlamalarının gerçekleşen ve sarkan etkileri ile yükselirken şehirlerarası otobüs ücretlerinde akaryakıta ek olarak bayram etkisi gözlendi. Haberleşme hizmetlerinde aylık enflasyon yüzde 3,03 ile görece yüksek seyretti. Kiralarda aylık artış yüzde 2,41 olurken, kira yıllık enflasyonu 1,46 puan azalışla yüzde 52,45’e geriledi. Öte yandan, eğitim başta olmak üzere diğer hizmetler ile lokanta-otel hizmetleri alt grupları bu dönemde görece ılımlı bir seyir izledi. Temel mal grubu fiyatları sınırlı arttı Temel mal grubu fiyatları mart ayında yüzde 0,44 ile sınırlı bir oranda arttı, grup yıllık enflasyonu 0,51 puan düşüşle yüzde 16,06’ya geriledi. Bu dönemde, dayanıklı mal (altın hariç) fiyatları yüzde 0,81 ile ılımlı bir oranda yükseldi. Mart ayında beyaz eşya, otomobil ve mobilya fiyatları sırasıyla yüzde 2,39, yüzde 0,93 ve yüzde 0,76 artarken, diğer elektrikli ve elektriksiz alet fiyatları yüzde 0,26 azaldı. Bu dönemde, giyim ve ayakkabı fiyatları yüzde 2,17 geriledi. Diğer temel mallar alt grubunda aylık enflasyon yüzde 2,20 ile önceki aya kıyasla güçlendi. Enerji fiyatları mart ayında yüzde 4,75 arttı, grup yıllık enflasyonu 6,05 puan yükselerek yüzde 34,24 oldu. Bu gelişmede, ham petrol fiyatlarına paralel olarak artan akaryakıt fiyatları (yüzde 9,52) öne çıktı. Eşel mobil uygulamasıyla, rafineri ürün fiyatlarındaki artışların önemli bir bölümünün maktu ÖTV tutarından karşılanması daha olumsuz bir görünümü sınırladı. Ayrıca, yağışlara bağlı olarak hidroelektriğin elektrik üretimindeki artan payı neticesinde son kaynak tedarik tarifesi (SKTT) kaynaklı elektrik fiyatındaki gerilemenin (yüzde eksi 1,24) sürmesi olumlu katkı verdi. Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatlarının artışı yavaşladı Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatlarının artışı yüzde 1,79 ile son iki aya kıyasla yavaşladı, grup yıllık enflasyonu ise 4,09 puan düşüşle yüzde 32,36 oldu. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada belirgin oranda gerilerken, işlenmiş gıdada görece yatay seyretti. Ayrıca bu dönemde her iki grupta aylık fiyat artışları ivme kaybetti. İşlenmemiş gıda grubunda yılın ilk iki ayında sebze fiyatlarında kaydedilen yüksek artışlar, mart ayında yerini görece düşük oranlı bir yükselişe bırakırken et fiyatlarındaki güçlü seyir devam etti. Mart ayında işlenmiş gıdada aylık fiyat artışının yüzde 0,62 ile son iki aya kıyasla belirgin bir şekilde yavaşladığı izlendi. Alkollü içecekler ve tütün grubunda fiyatlar, tütün ürünlerinde şubat ayında yapılan artışın mart ayına sarkan etkisiyle yüzde 4,36 yükseldi. Yurt içi üretici fiyatları arttı Yurt içi üretici fiyatları mart ayında yüzde 2,30 artışla yüksek seyretmeye devam etti ve yıllık üretici enflasyonu 0,52 puan yükselerek yüzde 28,08 oldu. Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, enerji fiyatları jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yüzde 4,65 ile yüksek bir oranda arttı. Diğer taraftan, yağışların seyrine bağlı olarak elektrikte üretici fiyatlarının yüzde 11,2 gerilemesi, enerjide daha olumsuz bir görünümü sınırladı. Ayrıca, dayanıklı tüketim ile sermaye malları fiyatlarında ılımlı bir seyir (sırasıyla yüzde 0,89 ve yüzde 0,68 artış) izlendi. Eşel mobil mekanizması tüketici fiyatları üzerinde sınırlayıcı bir etki oluştururken vergi dışı derlenen üretici fiyatları küresel gelişmelerden daha fazla etkilendi. TCMB açıklamasında "Bu nedenle gelecek dönemde üretici ve tüketici enflasyonları arasında bir ayrışma gözlenmesi söz konusu olabilecektir." değerlendirmesine yer verdi.

Orta Doğu'daki savaşın etkileri enerji krizini derinleştiriyor Haber

Orta Doğu'daki savaşın etkileri enerji krizini derinleştiriyor

Orta Doğu'daki savaşın tetiklediği enerji krizi derinleşirken, tedarik kıtlığına karşı dünya çapında birçok ülke, tüketimi azaltmak ve artan maliyetlerin etkisini sınırlandırmak için bir dizi önlem devreye aldı. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) "2026 Enerji Krizi Politika Takip Aracı" ve hükümetlerin açıklamalarından derlenen bilgilere göre, ülkeler bir yandan talebi düşürmeye yönelik tasarruf politikalarını devreye alırken, diğer yandan vergi indirimleri, sübvansiyonlar ve fiyat kontrolleriyle hane halklarını korumaya çalışıyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kesintisi, Brent petrolün varil fiyatının savaş öncesi döneme göre yüzde 50'ye yakın artmasına neden oldu. Dünya genelinde doğal gaz fiyatları da hızla arttı. Pek çok ülke, yüksek fiyatlar ve arz kısıtı karşısında talebi düşürmek için önlem almaya başladı. Asya'da sert tasarruf ve kısıtlama politikaları Orta Doğu'dan gelen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikine yüksek bağımlılığı olan Asya ülkeleri, enerji tüketimini doğrudan sınırlayan önlemlerle öne çıkıyor. Körfez ülkeleri ve İran'dan önemli miktarda ham petrol ithal eden Çin ise yurt içindeki rafine petrol ürünlerinin fiyatlarına yönelik geçici sınırlama getirdi. Bangladeş'te kamu binalarında klima sıcaklığı 25 dereceyle sınırlandırıldı, üniversiteler geçici olarak kapatıldı, gereksiz aydınlatmanın azaltılması ve toplu taşıma kullanımının artırılması istendi. Endonezya'da kamu çalışanları için haftada bir gün uzaktan çalışma uygulaması başlatılırken, kamu görevlilerinin seyahatleri sınırlandırıldı ve kamu binalarında enerji tasarrufu önlemleri sıkılaştırıldı. Ülkede biyoyakıt üretim programının hızlandırılması kararlaştırıldı. Hindistan, sanayide doğal gaz kullanımını sınırlandırdı, LPG yerine boru hattıyla gaz kullanımını yaygınlaştırma kararı aldı ve ticari LPG kullanımına sınırlama getirdi. Hindistan petrol ihtiyacının yüzde 50'sinden fazlasını Orta Doğu'dan alıyordu. Güney Kore'de kamu kurumlarında araç kullanımına yönelik haftalık sınırlama sistemi uygulanırken, enerji yoğun sektörlerde tasarruf kampanyaları yürütülüyor. Petrol fiyatlarının 120-130 dolar bandına çıkması halinde özel araç kullanımına da kısıtlama getirilmesi planlanıyor. Laos'ta kamu çalışanları için uzaktan çalışma ve vardiyalı sistem uygulanırken, okullarda haftalık eğitim süresi 5 günden 3 güne indirildi. Ulusal acil durum ilan edilen Filipinler'de kamu çalışanları için 4 günlük çalışma sistemine geçildi, gereksiz kamu seyahatleri sınırlandırıldı ve bazı şehirlerde öğrenci ve çalışanlara ücretsiz toplu taşıma imkanı sağlandı. Filipinler enerji ihtiyacının neredeyse tamamını Orta Doğu'dan karşılıyordu. Myanmar'da kamu görevlileri için haftada bir gün zorunlu uzaktan çalışma uygulanırken, araçlar için dönüşümlü kullanım sistemi ve "yakıt kotası" uygulaması devreye alındı. Sri Lanka'da kamu kurumları haftanın belirli günlerinde kapatılırken, uzaktan çalışma teşvik ediliyor. QR kodlu yakıt dağıtım sistemi ve araç başına yakıt kotası uygulamaya konuldu. Ayrıca reklam panolarının aydınlatması gece saatlerinde kapatıldı. Tayland'da uzaktan çalışma ve çevrim içi toplantılar teşvik edilirken, kamu görevlilerinin yurt dışı seyahatleri sınırlandırıldı ve ortak araç kullanımı (carpooling) özendirildi. Ülkede ofis çalışanlarının asansör yerine merdivenleri kullanması ve kullanılmayan cihazların kapalı tutulması istendi. Vietnam'da uzaktan çalışma yaygınlaştırılırken, özel araç kullanımını azaltmaya yönelik kampanyalar ve toplu taşıma teşvikleri devreye alındı. Singapur'da vatandaşların enerji tasarrufu için verimliliği yüksek cihazlar kullanması tavsiye edildi. Afrika ülkeleri tasarrufa odaklandı Nijerya'da özellikle sanayi kuruluşlarının enerji verimliliğine odaklanması istendi. Etiyopya'da kamu ve özel sektörde uzaktan çalışma ve çevrimiçi toplantılar teşvik edilirken, hükümet yakıt sübvansiyonlarını artırdı ve vatandaşlara enerji tasarrufu çağrısı yaptı. Mısır'da kamu çalışanları için haftada bir gün uzaktan çalışma uygulaması başlatıldı, kamu binalarında aydınlatma ve elektronik cihaz kullanımı sınırlandırıldı, başkentte kamu kurumlarının çalışma saatleri kısaltıldı. Halka enerji tasarrufu için çağrıda bulunulurken, dükkanların hafta sonu biraz daha erken kapatılması istendi. Senegal'de vatandaşlara enerji tüketimini azaltma çağrısı yapıldı. Avrupa'da fiyat kontrolleri ve vergi indirimleri Avrupa ülkeleri enerji krizine daha çok ekonomik araçlarla müdahale ediyor. Almanya'da akaryakıt istasyonlarının fiyat artışlarını günde bir defa ile sınırlandıran düzenleme yürürlüğe girerken, Fransa ulaşım, balıkçılık ve tarım sektörlerine yönelik doğrudan mali destek paketleri açıkladı. İspanya'da enerji verimliliği yatırımları ve yenilenebilir enerji kurulumlarına yönelik vergi indirimleri devreye alınırken, akaryakıtlar için de KDV indirimine gidildi. İsveç'te araç yakıtlarına yönelik vergiler geçici olarak düşürüldü. Polonya ve Hırvatistan'da benzin ve dizel fiyatlarına tavan fiyat uygulanırken, Slovenya'da yakıt alımları geçici olarak sınırlandırıldı. Sırbistan'da ise yakıtlara tavan fiyat konuldu ve vergi indirimleri yürürlüğe alındı. İngiltere'de düşük gelirli ailelere yönelik yakıt desteği açıklandı. İrlanda'da akaryakıt vergileri düşürüldü, emekliler ve engelliler gibi kırılgan gruplara yönelik hedefli destek programları hayata geçirildi. İtalya'da yakıt üzerindeki tüketim vergileri azaltılırken, Portekiz'de de akaryakıt vergilerinde geçici indirim uygulandı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu da Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji arzı üzerindeki etkileri nedeniyle üye ülkelerden, vatandaşlarını daha az araç kullanmaya, daha az uçuş yapmaya ve evden çalışmaya teşvik etmelerini istedi. Öte yandan, Orta Doğu'daki çatışmanın başlangıcından bu yana AB'de gaz fiyatları yaklaşık yüzde 70, petrol fiyatları yüzde 60 artarken, 30 günlük çatışmanın Birliğin fosil yakıt ithalat faturasına 14 milyar avro ekledi. Türkiye, akaryakıt fiyatlarındaki artışın tüketiciye yansımasını sınırlandırmak için mart başında eşel mobil mekanizmasını devreye aldı. Meksika ve latin amerika'da önlemler Brezilya'da yakıt üreticileri ve ithalatçılarına yönelik destekler artırılırken, dizele yönelik vergiler düşürüldü. Şili'de kerosen fiyatları donduruldu ve yakıt kredileri askıya alındı. Meksika'da akaryakıt fiyatlarını sınırlamak için sektörle anlaşmalar yapılırken, Barbados'ta fuel oil fiyatları geçici olarak sabitlendi ve elektrik sübvansiyonları artırıldı. Arjantin'de yakıt vergisi artışları ertelendi, bazı ülkelerde biyoyakıt karışım oranlarının artırılması gibi alternatif çözümler devreye alındı. Avustralya'da hükümet, artan maliyetleri hafifletmek amacıyla akaryakıt vergilerini geçici olarak yarıya indirdi ve akaryakıt istasyonlarının kar marjlarını sınırlandırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.