SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enerji Verimliliği

Ekometre - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

OİB’in yeni dönemdeki başkanı Kemal Yazıcı Haber

OİB’in yeni dönemdeki başkanı Kemal Yazıcı

Tek liste girilen seçimlerin sonucunda Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, katılan üyelerinin tamamının oylarını alarak OİB Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. OİB’in 2026-2030 dönemini kapsayacak Kemal Yazıcı Başkanlığında yeni Yönetim Kurulunda; Beyçelik Gestamp, Ford Otomotiv, Martur Sünger ve Koltuk Tesisleri, Bosch Sanayi ve Ticaret, Toyota Otomotiv, Oyak Renault, Tofaş Türk, İnci GS Yuasa Akü, Teknorot Otomotiv ve Valeo Otomotiv, Denetim Kurulu’nda ise TKG Otomotiv, OSKİM Pazarlama ve Canel Otomotiv yer aldı. Çelik: “Sekiz yıla devasa bir dönüşümü sığdırdık” Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

Isı yalıtımının iklim üzerindeki 5 kritik rolü Haber

Isı yalıtımının iklim üzerindeki 5 kritik rolü

Bu kapsamda yürürlüğe giren standartlar ve İklim Kanunu, sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir çerçeve sunuyor. Binalarda tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 80’inin ısıtma ve soğutma kaynaklı olduğuna dikkat çeken Baumit Türkiye CEO’su Atalay Özdayı, “Nitelikli ısı yalıtımı, binalarda enerji tüketimini yüzde 60’a varan oranlarda azaltarak hem karbon emisyonlarını düşürüyor hem de iklim krizine karşı en hızlı ve en düşük maliyetli çözümlerden birini sunuyor” dedi. Dünya genelinde toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ından ve karbon salınımının önemli bir bölümünden sorumlu olan binalar, doğru yalıtım uygulamalarıyla önemli bir dönüşüm potansiyeli barındırıyor. Uzmanlara göre nitelikli ve doğru uygulanmış ısı yalıtımı sayesinde binaların enerji ihtiyacı yüzde 50 ila 60 oranında azaltılabiliyor. Bu da sera gazı emisyonlarının doğrudan düşürülmesine katkı sağlıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baumit Türkiye CEO’su Atalay Özdayı, “İklim kriziyle mücadelede en temiz enerji, hiç harcanmayan enerjidir. Isı yalıtımı, enerji tüketimini azaltarak karbon salımını düşüren en hızlı uygulanabilir çözümlerin başında geliyor. Aynı zamanda kullanıcıya anında tasarruf sağlıyor. Bu yönüyle hem çevre hem de ekonomi için kazan-kazan yaklaşımı sunuyor” ifadelerini kullandı. Binalarda dönüşümün anahtarı ısı yalıtımı Isı yalıtımının iklim kriziyle mücadelede kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Atalay Özdayı, bu etkinin 5 temel başlıkta öne çıktığını belirtti: 1.Emisyonların azaltılması Isı yalıtımı, ısınma ve soğutma için gereken enerji ihtiyacını önemli ölçüde azaltarak atmosfere salınan sera gazlarını doğrudan düşürür. 2. Enerji Verimliliği ve Kaynak Tasarrufu Yalıtımlı binalar daha az enerji tüketir. Bu durum, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltırken enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına katkı sağlar. 3. Kentsel Isı Adası etkisinin azaltılması Isı yalıtımı, binaların ısıtma ve soğutma ihtiyacını azaltarak enerji tüketimini düşürür; bu sayede hem karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlar hem de şehirlerin genel enerji verimliliğinin artırılmasına destek olur. 4. İklim dirençli yapılar ve konfor Aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarına karşı iç mekân sıcaklığını koruyarak yaşam konforunu artırır, iklimlendirme ihtiyacını azaltır. 5.Yapı ömrünün uzaması ve sürdürülebilirlik Nem, küf ve korozyon gibi riskleri önleyerek yapı ömrünü uzatır; böylece yeni yapı malzemelerine duyulan ihtiyacı azaltır ve karbon ayak izini düşürür. Isı yalıtımının yalnızca bireysel tasarruf aracı olmadığını, aynı zamanda küresel ölçekte stratejik bir yatırım olduğunu belirten Özdayı, “Bugün atılacak doğru adımlar, gelecekte hem çevresel hem de ekonomik anlamda önemli kazanımlar sağlayacak” diyerek sözlerini tamamladı.

Orta Doğu'daki savaşın etkileri enerji krizini derinleştiriyor Haber

Orta Doğu'daki savaşın etkileri enerji krizini derinleştiriyor

Orta Doğu'daki savaşın tetiklediği enerji krizi derinleşirken, tedarik kıtlığına karşı dünya çapında birçok ülke, tüketimi azaltmak ve artan maliyetlerin etkisini sınırlandırmak için bir dizi önlem devreye aldı. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) "2026 Enerji Krizi Politika Takip Aracı" ve hükümetlerin açıklamalarından derlenen bilgilere göre, ülkeler bir yandan talebi düşürmeye yönelik tasarruf politikalarını devreye alırken, diğer yandan vergi indirimleri, sübvansiyonlar ve fiyat kontrolleriyle hane halklarını korumaya çalışıyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kesintisi, Brent petrolün varil fiyatının savaş öncesi döneme göre yüzde 50'ye yakın artmasına neden oldu. Dünya genelinde doğal gaz fiyatları da hızla arttı. Pek çok ülke, yüksek fiyatlar ve arz kısıtı karşısında talebi düşürmek için önlem almaya başladı. Asya'da sert tasarruf ve kısıtlama politikaları Orta Doğu'dan gelen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikine yüksek bağımlılığı olan Asya ülkeleri, enerji tüketimini doğrudan sınırlayan önlemlerle öne çıkıyor. Körfez ülkeleri ve İran'dan önemli miktarda ham petrol ithal eden Çin ise yurt içindeki rafine petrol ürünlerinin fiyatlarına yönelik geçici sınırlama getirdi. Bangladeş'te kamu binalarında klima sıcaklığı 25 dereceyle sınırlandırıldı, üniversiteler geçici olarak kapatıldı, gereksiz aydınlatmanın azaltılması ve toplu taşıma kullanımının artırılması istendi. Endonezya'da kamu çalışanları için haftada bir gün uzaktan çalışma uygulaması başlatılırken, kamu görevlilerinin seyahatleri sınırlandırıldı ve kamu binalarında enerji tasarrufu önlemleri sıkılaştırıldı. Ülkede biyoyakıt üretim programının hızlandırılması kararlaştırıldı. Hindistan, sanayide doğal gaz kullanımını sınırlandırdı, LPG yerine boru hattıyla gaz kullanımını yaygınlaştırma kararı aldı ve ticari LPG kullanımına sınırlama getirdi. Hindistan petrol ihtiyacının yüzde 50'sinden fazlasını Orta Doğu'dan alıyordu. Güney Kore'de kamu kurumlarında araç kullanımına yönelik haftalık sınırlama sistemi uygulanırken, enerji yoğun sektörlerde tasarruf kampanyaları yürütülüyor. Petrol fiyatlarının 120-130 dolar bandına çıkması halinde özel araç kullanımına da kısıtlama getirilmesi planlanıyor. Laos'ta kamu çalışanları için uzaktan çalışma ve vardiyalı sistem uygulanırken, okullarda haftalık eğitim süresi 5 günden 3 güne indirildi. Ulusal acil durum ilan edilen Filipinler'de kamu çalışanları için 4 günlük çalışma sistemine geçildi, gereksiz kamu seyahatleri sınırlandırıldı ve bazı şehirlerde öğrenci ve çalışanlara ücretsiz toplu taşıma imkanı sağlandı. Filipinler enerji ihtiyacının neredeyse tamamını Orta Doğu'dan karşılıyordu. Myanmar'da kamu görevlileri için haftada bir gün zorunlu uzaktan çalışma uygulanırken, araçlar için dönüşümlü kullanım sistemi ve "yakıt kotası" uygulaması devreye alındı. Sri Lanka'da kamu kurumları haftanın belirli günlerinde kapatılırken, uzaktan çalışma teşvik ediliyor. QR kodlu yakıt dağıtım sistemi ve araç başına yakıt kotası uygulamaya konuldu. Ayrıca reklam panolarının aydınlatması gece saatlerinde kapatıldı. Tayland'da uzaktan çalışma ve çevrim içi toplantılar teşvik edilirken, kamu görevlilerinin yurt dışı seyahatleri sınırlandırıldı ve ortak araç kullanımı (carpooling) özendirildi. Ülkede ofis çalışanlarının asansör yerine merdivenleri kullanması ve kullanılmayan cihazların kapalı tutulması istendi. Vietnam'da uzaktan çalışma yaygınlaştırılırken, özel araç kullanımını azaltmaya yönelik kampanyalar ve toplu taşıma teşvikleri devreye alındı. Singapur'da vatandaşların enerji tasarrufu için verimliliği yüksek cihazlar kullanması tavsiye edildi. Afrika ülkeleri tasarrufa odaklandı Nijerya'da özellikle sanayi kuruluşlarının enerji verimliliğine odaklanması istendi. Etiyopya'da kamu ve özel sektörde uzaktan çalışma ve çevrimiçi toplantılar teşvik edilirken, hükümet yakıt sübvansiyonlarını artırdı ve vatandaşlara enerji tasarrufu çağrısı yaptı. Mısır'da kamu çalışanları için haftada bir gün uzaktan çalışma uygulaması başlatıldı, kamu binalarında aydınlatma ve elektronik cihaz kullanımı sınırlandırıldı, başkentte kamu kurumlarının çalışma saatleri kısaltıldı. Halka enerji tasarrufu için çağrıda bulunulurken, dükkanların hafta sonu biraz daha erken kapatılması istendi. Senegal'de vatandaşlara enerji tüketimini azaltma çağrısı yapıldı. Avrupa'da fiyat kontrolleri ve vergi indirimleri Avrupa ülkeleri enerji krizine daha çok ekonomik araçlarla müdahale ediyor. Almanya'da akaryakıt istasyonlarının fiyat artışlarını günde bir defa ile sınırlandıran düzenleme yürürlüğe girerken, Fransa ulaşım, balıkçılık ve tarım sektörlerine yönelik doğrudan mali destek paketleri açıkladı. İspanya'da enerji verimliliği yatırımları ve yenilenebilir enerji kurulumlarına yönelik vergi indirimleri devreye alınırken, akaryakıtlar için de KDV indirimine gidildi. İsveç'te araç yakıtlarına yönelik vergiler geçici olarak düşürüldü. Polonya ve Hırvatistan'da benzin ve dizel fiyatlarına tavan fiyat uygulanırken, Slovenya'da yakıt alımları geçici olarak sınırlandırıldı. Sırbistan'da ise yakıtlara tavan fiyat konuldu ve vergi indirimleri yürürlüğe alındı. İngiltere'de düşük gelirli ailelere yönelik yakıt desteği açıklandı. İrlanda'da akaryakıt vergileri düşürüldü, emekliler ve engelliler gibi kırılgan gruplara yönelik hedefli destek programları hayata geçirildi. İtalya'da yakıt üzerindeki tüketim vergileri azaltılırken, Portekiz'de de akaryakıt vergilerinde geçici indirim uygulandı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu da Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji arzı üzerindeki etkileri nedeniyle üye ülkelerden, vatandaşlarını daha az araç kullanmaya, daha az uçuş yapmaya ve evden çalışmaya teşvik etmelerini istedi. Öte yandan, Orta Doğu'daki çatışmanın başlangıcından bu yana AB'de gaz fiyatları yaklaşık yüzde 70, petrol fiyatları yüzde 60 artarken, 30 günlük çatışmanın Birliğin fosil yakıt ithalat faturasına 14 milyar avro ekledi. Türkiye, akaryakıt fiyatlarındaki artışın tüketiciye yansımasını sınırlandırmak için mart başında eşel mobil mekanizmasını devreye aldı. Meksika ve latin amerika'da önlemler Brezilya'da yakıt üreticileri ve ithalatçılarına yönelik destekler artırılırken, dizele yönelik vergiler düşürüldü. Şili'de kerosen fiyatları donduruldu ve yakıt kredileri askıya alındı. Meksika'da akaryakıt fiyatlarını sınırlamak için sektörle anlaşmalar yapılırken, Barbados'ta fuel oil fiyatları geçici olarak sabitlendi ve elektrik sübvansiyonları artırıldı. Arjantin'de yakıt vergisi artışları ertelendi, bazı ülkelerde biyoyakıt karışım oranlarının artırılması gibi alternatif çözümler devreye alındı. Avustralya'da hükümet, artan maliyetleri hafifletmek amacıyla akaryakıt vergilerini geçici olarak yarıya indirdi ve akaryakıt istasyonlarının kar marjlarını sınırlandırdı.

SIEMENS Türkiye enerji verimliliğini dijital dönüşümün merkezine alıyor Haber

SIEMENS Türkiye enerji verimliliğini dijital dönüşümün merkezine alıyor

Enerji Verimliliği Haftası kapsamında bir açıklamada bulunan Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, “Dünya, iklim değişikliğinin yarattığı acil sorunlarla karşı karşıya. Bu dönemde dijital dönüşüm, yalnızca teknolojik bir adım değil, sürdürülebilirlik ve büyüme için önemli bir itici güç olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ, IoT, bulut bilişim ve dijital ikiz gibi teknolojiler yalnızca operasyonel ve maliyet verimliliğini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda çevresel koşullara gerçek zamanlı uyum sağlayabilen akıllı altyapıların temelini oluşturuyor. Siemens Türkiye olarak, enerji verimliliğini ve dijital dönüşümü değer zincirimizin her aşamasına entegre ediyor, enerji tüketiminin yüksek olduğu sektörlerde hayata geçirdiğimiz iş birlikleriyle enerji verimliliği ve dijital dönüşüme katkı sunuyoruz” dedi. Sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümü odağına alan Siemens Türkiye, mühendislik ve teknoloji gücüyle enerjinin daha verimli kullanılmasına yönelik çözümler geliştiriyor. Sanayi, altyapı ve binalarda dijitalleşme odaklı yaklaşımıyla düşük karbonlu dönüşüme katkı sunan Siemens Türkiye, 5–11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında enerji verimliliğinin iklim kriziyle mücadelede ve sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolüne dikkat çekiyor. Hüseyin Gelis: “Dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik için güçlü bir itici güç” Enerji verimliliği ve dijital dönüşümün sürdürülebilirlik açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, “Dünya, iklim değişikliğinin yarattığı acil sorunlarla karşı karşıya. Bu dönemde dijital dönüşüm, yalnızca teknolojik bir adım değil, sürdürülebilirlik ve büyüme için önemli bir itici güç olarak öne çıkıyor. Ancak bugün sürdürülebilirlik alanındaki en büyük risk, teknoloji eksikliği değil; kısa vadeli düşünme ve karar alma alışkanlıkları. Hükümetlerin, endüstri ve kurumların karbon salımını azaltmaya, kaynakları daha verimli kullanmaya ve belirsizlikler karşısında daha dayanıklı yapılar oluşturmaya odaklanması büyük önem taşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın bu hafta yaptığı ve ‘2030 vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin enerjisini verimlilikle büyütme’ hedeflerini vurgulayan açıklama da ülkemizin bu konuya verdiği önemin en güçlü göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu hedef doğrultusunda dijitalleşmenin, gerekli altyapının tasarımından işletilmesine kadar tüm süreçleri kapsayarak dönüşümü hızlandıran güçlü bir araç sunduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik açısından sunduğu fırsatlara dikkat çeken Hüseyin Gelis, bu dönüşümün aynı zamanda önemli zorluklar barındırdığını vurgulayarak şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik için dijitalleşme önemli bir adım olsa da aşılması gereken ciddi zorluklar bulunuyor. Bugün birçok altyapı sistemi uzun yıllardır kullanılıyor ve dijital teknolojilerle kolayca entegre edilemiyor. Bununla birlikte, verinin birçok noktada mevcut olmasına rağmen bu verinin bütünleşmiş, tutarlı ve güvenilir bir yapıda karar alma süreçlerine yansıtılamaması da önemli bir darboğaz oluşturuyor. Dijital yetkinlik ile sürdürülebilirlik bilgisini bir araya getirebilecek insan kaynağının sınırlı olması da bu süreci yavaşlatan önemli faktörlerden biri. Yatırım boşlukları ve kısa vadeli finansal bakış açıları, uzun vadeli sürdürülebilirlik faydalarının önüne geçebiliyor. Bütünleşmiş veri sistemlerinin eksikliği ise veri silolarına yol açarak dijital dönüşümün tüm potansiyelinden yararlanılmasını zorlaştırıyor. Tüm bu süreçlerin, veri gizliliği, siber güvenlik ve etik yapay zekâ gibi başlıkları kapsayan güçlü bir yönetişim anlayışıyla desteklenmesi büyük önem taşıyor.” Hüseyin Gelis: “Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan... Değişime en çok uyum sağlayabilendir, hayatta kalan” sözü bugünkü dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yolculuğunun özünü anlatıyor Tüm bu zorluklara rağmen, dijitalleşmenin sürdürülebilir verimlilik için güçlü bir kaldıraç sunduğunu belirten Gelis, “Yapay zekâ, IoT, bulut bilişim ve dijital ikizler gibi teknolojiler yalnızca operasyonel ve maliyet verimliliğini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda çevresel koşullara gerçek zamanlı uyum sağlayabilen akıllı altyapıların temelini oluşturuyor. Bu dönüşüm, teknik bir güncellemenin ötesinde sürdürülebilirliği tasarımdan işletmeye, oradan da sürekli optimizasyona uzanan bir yaşam döngüsü olarak ele alan bütüncül bir yaklaşımı ifade ediyor. Kentlerin ve endüstriyel sistemlerin bu bakış açısıyla yeniden ele alınması gerekiyor. Bu nedenle kamu, özel sektör, akademi ve teknoloji sağlayıcılarının ortak bir vizyonla hareket etmesi, sürdürülebilir bir gelecek için kritik önem taşıyor. Dijital dönüşümün kalıcı etki yaratabilmesi için yalnızca teknolojiye yatırım yapmak yeterli değil. Ölçülebilirlik, sahiplenme ve hesap verebilirlik olmadan sürdürülebilir sonuçlardan söz etmek pek mümkün görünmüyor. Güçlü bir yönetişim anlayışı dijital dönüşümün ayrılmaz bir parçası” dedi. Siemens Türkiye’den enerji verimliliğinde somut kazanımlar Siemens Türkiye, geçtiğimiz yıl hem kendi operasyonlarında hem de müşterilerinde önemli kazanımlar elde etti. Şirket, 2025 yılında, müşterilerinin operasyonlarında 148 bin tCO2-eşd emisyon azaltımına katkı sundu. Aynı dönemde hayata geçirilen enerji verimliliği projeleri sayesinde müşteriler için 448 adet enerji tasarruf önlemi ile 21,72 milyon avroluk tasarruf potansiyeli ortaya çıkarıldı. Siemens Türkiye, proje bazlı çalışmalarının yanı sıra 2009 yılından bu yana sürdürdüğü Sertifikalı Enerji Yöneticisi eğitimleriyle, enerji verimliliği alanında nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Siemens Türkiye farklı sektörlerde enerji verimliliğini destekliyor Siemens Türkiye, enerji tüketiminin yüksek olduğu sektörlerde hayata geçirdiği iş birlikleriyle enerji verimliliği ve dijital dönüşüme katkı sunuyor. Bu kapsamda Siemens Türkiye, Yıldız Holding bünyesinde faaliyet gösteren sakız ve şekerleme şirketi Continental Confectionery Company (CCC) ile yürüttüğü projede, üretim süreçlerinde enerji verimliliği ve dijitalleşmeyi birlikte ele alıyor. Çorlu’daki üretim tesisinde soğutma sistemlerinin dönüşümünü kapsayan ve Enerji Performans Sözleşmesi (EPS) modeliyle hayata geçirilen projede, dijital ikiz teknolojileriyle sistemler izlenip yönetilirken, enerji tasarrufu ve operasyonel verimliliğin artırılması hedefleniyor. Petrokimya sektöründe ise Siemens Türkiye, SOCAR Türkiye ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle, Petkim’in Aliağa’daki tesislerinde enerji altyapısının modernizasyonuna katkı sağlıyor. Elektrik altyapısının yenilendiği ve dijital izleme–kontrol sistemleriyle desteklenen çalışmalarla, enerji kayıplarının azaltılması, güvenliğin artırılması ve üretim süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi hedefleniyor. Uzun yıllara yayılan bu iş birliği, ağır sanayide dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik açısından örnek uygulamalar arasında yer alıyor. Siemens Türkiye’nin Kardemir’de gerçekleştirdiği elektrifikasyon ve otomasyon modernizasyonları ve dijital enerji yönetimi çözümleri, üretim süreçlerinde hem verimliliğin artmasına hem de kesintisiz ve güvenli enerji hedeflerinin desteklenmesine katkı sağladı. Bu çalışmalar, demir-çelik sektöründe dijitalleşmenin etkisini güçlü bir şekilde hissettirdi. Siemens, entegre ağaç sektöründe Starwood Orman Ürünleri ile yürüttüğü enerji verimliliği projesiyle üretim süreçlerinde verimlilik ve dijitalleşmeyi birlikte ele alırken, makine imalatı alanında Mert Makina ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle otomasyon ve dijital çözümler aracılığıyla üretim performansının artırılmasına katkı sağlıyor. Dijital izleme ve kontrol sistemleriyle desteklenen bu çalışmalar, sürdürülebilir ve verimli üretim süreçlerinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.

Karbon Ayak İzi için enerji izleme ve yönetme gerekiyor Haber

Karbon Ayak İzi için enerji izleme ve yönetme gerekiyor

VAT Enerji Genel Müdürü Altuğ Karataş, Sınırda Karbon Düzenlenmesi ile ilgili bilgi verdi ve enerji izleme konusunun önemine dikkat çekti. Karataş, “Yeşil mutabakatla birlikte Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), 31 Aralık 2025 ‘ten sonra devreye giriyor. Artık son 2 yıl içerisindeyiz. Üreticilerimizin çok fazla zamanı kalmadı. Bu kapsamda karbon salımını azaltacak faaliyetleri hızlı bir şekilde hayata geçirip izlemesi ve raporlaması gerekiyor. İşte Observer tam da bu noktada devreye giriyor ve enerji verimliliği potansiyellerinin tespiti, karbon salımının azaltılması, birim ürün başına karbon ayak izinin hesaplanması ve Ocak 2024’ten itibaren AB ülkelerindeki ithalatçılara ulaştırılacak raporların hazırlanması için , gerekli altyapıyı sunuyor” dedi. “Yeşil dönüşümü ağlamak zorundayız” Karataş, konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle anlattı: “Sınırda karbon düzenleme mekanizması ile artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Tüm sanayicilerimizi ve mühendislerimizi enerji tüketimleri ile karbon ayak izlerinin azaltılması için kalan bu kısa sürede aksiyon almaya ve enerjilerini yönetmeye davet ediyorum. Enerjisini izleyen ve yöneten firmalar mevcut pazarlarını büyütme ve pazarda karbon salımı yüksek olanlar firmaların önüne geçme şansına sahip olacaklardır. Yeşil ekonomi dönüşümü kaçınılmaz olarak önümüzde duruyor. Ya bu yeşil dönüşümü sağlayacağız ya da sağlayacağız, Türk sanayisi için başka bir yol gözükmemektedir.” Observer Enerji Verimliliği sürdürülebilir hale geliyor Bir VAT ENERJİ markası olan OBSERVER ile enerji verimliliği ve karbon salımını azaltma çalışmalarınızı sürdürülebilir hale getirebilir, uygulamalarınızın enerji verimliliği ile enerji tasarrufu hesaplarını ve karbon salımındaki azalmalarını anlık olarak takip edebilirsiniz. ISO 50001 Enerji yönetim modülü ile de tüm bu başlıkların takibi, hedeflerin belirlenmesi ve kontrolü OBSERVER ile mümkün oluyor.

Siemens Türkiye'nin enerji verimliliği projesi Haber

Siemens Türkiye'nin enerji verimliliği projesi

Siemens Türkiye'nin Starwood Orman Ürünleri Tesisleri'nde gerçekleştirdiği enerji verimliliği projesiyle, üretimde yüzde 68'e varan enerji tasarrufu, yıllık 400 bin avronun üzerinde maliyet tasarrufu ve yaklaşık 4 bin ton karbon emisyonu azaltımı sağlandı. İhtiyaç duyan her kurum ve kuruluşa özel olarak hazırladığı enerji verimliliği projeleri ile müşterilerinin daha sürdürülebilir yöntemlerle ve daha az kaynak kullanarak hedeflerine ulaşmalarına destek olan Siemens Türkiye, bu çalışmalarına bir yenisini ekledi. Bu kapsamda Türkiye entegre ağaç sektöründe tek çatı altında en yüksek üretim hacmine sahip Starwood İnegöl Fabrikası'ndaki 13 ayrı ünitede enerji verimliliği projesini hayata geçiren Siemens Türkiye, üretimde yüzde 68'e varan enerji tasarrufu sağladı. Üretim aşamasında dünyada ilk kez uygulanan çalışmaları da başlatan proje ile yıllık 400 bin avronun üzerinde maliyet tasarrufu ve yaklaşık 4 bin ton karbon emisyonu azaltımı sağlandı. Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Dr. Hüseyin Gelis, Siemens Türkiye'nin DNA'sında bulunan sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek, şunları kaydetti: "Siemens Türkiye olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak hedefi ile var gücümüzle çalışıyoruz. 167 yıllık tecrübemiz ile yenilikçi, verimli, enerji tasarruflu çözümler sunmaya ve gelecek için bugünün dönüşümüne hız kazandırmaya devam ediyoruz. Sunduğumuz çözümlerle, ülkemizin önde gelen kurum ve kuruluşlarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı oluyoruz." Gelis, uzun yıllardır birlikte başarılı çalışmalara imza attıkları Starwood Orman Ürünleri ile örnek bir projeyi daha hayata geçirmekten büyük mutluluk duyduklarını aktararak, "Bu projenin odağındaki sürdürülebilirlik bizim en önemli önceliklerimiz arasında bulunuyor. Starwood ile gerçekleştirdiğimiz ve hedeflenen rakamların üzerinde bir verimlilik sağladığımız bu enerji verimliliği projemizde de olduğu gibi, ihtiyacı olan kurum ve kuruluşlarla çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. “Projelerin yüzde 30'luk yatırım tutarının devlet tarafından desteklenmesi sağlandı" Siemens Türkiye Dijital Endüstriler Genel Müdürü Kerim Oal da Siemens Türkiye'nin sunduğu yenilikçi çözümlerin, bir taraftan kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlarken, diğer taraftan şirketlerin üretim süreçlerini iyileştirdiğine ve onlara rekabet avantajı kazandırdığına vurgu yaptı. Oal, "Hayata geçirdiğimiz projelerle enerji tüketimi kayda değer ölçüde azalan müşterilerimiz, önemli maliyet tasarrufları elde edebiliyor." değerlendirmesinde bulundu. Siemens Türkiye'nin, Starwood İnegöl Fabrikası'nda gerçekleştirdiği 13 projeden 2'sinde dünyada ilk kez uygulanan çalışmaların yapıldığını aktaran Oal, şöyle devam etti: "Siemens Türkiye, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından lisans verilen Enerji Verimliliği Danışmanlık şirketlerinden biri. Bu danışmanlığımız kapsamında, projeler için Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) hazırlayarak, teşvik programına da dahil olduk. Böylece Starwood Orman Ürünleri'nin yaptığı yatırımın yüzde 30'luk kısmının devlet tarafından desteklenmesine olanak sunduk." "SİEMENS Türkiye ile dünyada ilk olan çalışmaları hayata geçirdik" Starwood Orman Ürünleri Üst Yöneticisi (CEO) Hüseyin Yıldız da projeye yönelik şu değerlendirmede bulundu: "Sürdürülebilir üretim hedeflerimiz doğrultusunda, uzun yıllardır iş birliği yaptığımız ve sektördeki uzmanlığına güvendiğimiz Siemens Türkiye ile çalışmayı tercih ettik. Bu çalışma sonucunda Türkiye'de, hatta dünyada ilk olan uygulamaları hayata geçirdik. Gerçekleştirdiğimiz projeler ile sistemlerimizde yüzde 68'e varan enerji tasarrufuna ulaştık ve karbondioksit emisyonlarımızda ciddi bir azalma sağlandı. Ayrıca tesislerimiz, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi standardının gerekliliklerini tam anlamıyla yerine getiriyor." Yüksek miktarda üretimin gerçekleştiği Starwood'da en kritik konulardan birinin duruş planlaması ve devreye alma çalışmalarının koordinasyonu olduğunu belirten Starwood Proje Yöneticisi Nuri Önlü de "Bu koordinasyon Siemens Türkiye'nin uzman ekipleri tarafından çok başarılı bir şekilde yapılarak projenin zamanında hayata geçirilmesi sağlandı. Bu doğrultuda üretim prosesleri odaklı otomasyon ve yazılım uygulamaları, sürücü uygulamaları ve verimli motor dönüşümüne yönelik, dünyada başka bir teknoloji sağlayıcısı olmayan uygulamalar başarılı bir şekilde gerçekleştirildi." görüşlerini aktardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.