SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enerji

Ekometre - Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

2027'de yatırımın adresi değişiyor Haber

2027'de yatırımın adresi değişiyor

Ulaştırma yatırımlarında liderliğini koruyacak Türkiye'nin 2027 yılı yatırım planlamasında ulaştırma sektörü en yüksek payı alacak. Toplam sabit sermaye yatırımlarının yüzde 36,1'inin bu alanda gerçekleştirilmesi öngörülüyor. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'na göre konut yatırımları yüzde 32'lik payla ikinci, imalat sanayisi ise yüzde 15,8'lik payla üçüncü sırada bulunacak. İlk iki sektör yatırımların yüzde 68,1'ini alacak Ulaştırma ve konut sektörlerinin toplam sabit sermaye yatırımlarından alacağı pay yüzde 68,1'e ulaşacak. Böylece 2027 yılında planlanan yatırımların yaklaşık üçte ikisinden fazlası bu iki sektörde yoğunlaşacak. İmalat sanayisi ise yüzde 15,8'lik payla yatırım dağılımında üçüncü sıradaki yerini alacak. 2026'ya göre ulaştırma ve imalatın payı artacak 2026 yılı cari fiyatlarla toplam sabit sermaye yatırımlarında ulaştırmanın payının yüzde 35,9, konutun yüzde 32,4, imalat sanayisinin ise yüzde 15 olması bekleniyor. 2027 yılında ulaştırma ve imalat sanayisinin toplam yatırımlar içindeki payının yükselmesi, konutun payının ise sınırlı ölçüde gerilemesi öngörülüyor. Kamu yatırımlarında imalat ve enerji öncelikli olacak Kamu kesiminin 2027 yılı sabit sermaye yatırımlarında imalat sanayisi ve enerji alt sektörlerinin ağırlığının artırılması hedefleniyor. 2026 yılında kamu yatırımlarının ağırlıklı olarak ulaştırma, diğer hizmetler, eğitim, tarım, madencilik ve sağlık sektörlerinde yoğunlaşması bekleniyor. Kamu yatırımlarının yüzde 49,8'ini merkezi yönetim üstlenecek 2027 yılında cari fiyatlarla kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 49,8'inin merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler tarafından gerçekleştirilmesi bekleniyor. Yerel yönetimlerin payının yüzde 27,3, kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) payının yüzde 21,7 olması öngörülüyor. Döner sermayeli kuruluşlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarının toplam payının ise yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşmesi planlanıyor. Özel sektör yatırımlarında yüzde 3,7 artış beklentisi Özel kesim sabit sermaye yatırımlarının 2027 yılında reel olarak yüzde 3,7 artacağı tahmin ediliyor. Özel sektör yatırımlarında imalat sanayisi, madencilik ve eğitim alt sektörlerinin öne çıkması bekleniyor. Böylece imalat sanayisi hem toplam yatırım dağılımında hem de özel sektörün yatırım tercihlerinde önemli bir yer tutacak. 2026'da özel sektör yatırımları yüzde 4,2 artacak 2026 yılında özel kesim sabit sermaye yatırımlarında reel yüzde 4,2 artış öngörülüyor. Bu yıl özel sektör yatırımlarının ağırlıklı olarak imalat sanayisi, ulaştırma ve konut sektörlerinde yoğunlaşması beklenirken 2027'de madencilik ve eğitimin de öncelikli alanlar arasına girmesi planlanıyor. Merkezi yönetimin kamu yatırımlarındaki payı gerileyecek 2026 yılında kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının yüzde 55,4'ünün merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idareler tarafından gerçekleştirilmesi bekleniyor. Yerel yönetimlerin payı yüzde 22,4, KİT'lerin payı yüzde 21 olarak tahmin edilirken döner sermayeli kuruluşlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarının payının yüzde 1,2 olması öngörülüyor. 2027 yılında merkezi yönetimin kamu yatırımlarındaki payının azalması, yerel yönetimlerin payının ise artması bekleniyor. 2027'nin yatırım öncelikleri netleşiyor 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'ndaki öngörüler, sabit sermaye yatırımlarında ulaştırma ve konutun ağırlığını koruyacağını ortaya koyuyor. Kamu kesiminde imalat sanayisi ve enerji, özel sektörde ise imalat sanayisi, madencilik ve eğitim yatırımlarının öne çıkması bekleniyor. Böylece gelecek yılın yatırım dağılımında ulaştırma ve konut toplam yatırımların büyük bölümünü oluştururken üretim ve enerji alanları da yatırım planlamasında yer alacak.

Yurt dışı üretici fiyatları eylülde yüzde 33,64 arttı Haber

Yurt dışı üretici fiyatları eylülde yüzde 33,64 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) verilerini açıkladı. Sanayinin yurt dışına yönelik üretim maliyetlerindeki değişimi gösteren endeks, eylülde hem aylık hem de yıllık bazda artış kaydetti. YD-ÜFE, eylülde bir önceki aya göre yüzde 2,82, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 28,69 ve geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33,64 yükseldi. On iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 32,82 olarak gerçekleşti. Madencilik ve imalatta yıllık artış Sanayinin iki ana sektöründeki yıllık fiyat değişimleri incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 44,35, imalat sektöründe ise yüzde 33,45 artış görüldü. Ana sanayi gruplarında yıllık fiyat artışları ara mallarında yüzde 32,87, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 28,97, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 29,82 ve sermaye mallarında yüzde 20,66 olarak hesaplandı. Enerji grubundaki yıllık artışın yüzde 130,31’e ulaşması dikkati çekti. Aylık artışta enerji öne çıktı Eylül ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 3,15, imalat sektöründe ise yüzde 2,81 arttı. Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında ara mallarında yüzde 2,21, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,35, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,55 ve sermaye mallarında yüzde 1,32 artış kaydedildi. Enerji grubunda aylık fiyat artışı yüzde 15,45 olarak gerçekleşti.

Trump’tan Grönland açıklaması Haber

Trump’tan Grönland açıklaması

Grönland’ın ABD ve Avrupa’nın savunması açısından stratejik önemine dikkat çeken Trump, bölgenin olası saldırılara karşı savunma sistemleri için kritik bir konumda bulunduğunu savundu. Trump’tan Grönland’da enerji ve maden arama mesajı ABD Başkanı Donald Trump, daha önce ABD kontrolünde olması gerektiğini savunduğu Grönland hakkında sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Trump, bölgede büyük çaplı petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerinin başlamak üzere olduğunu bildirdi. Grönland’ın hem ABD’nin hem de Avrupa’nın savunması ve güvenliği açısından benzersiz bir öneme sahip olduğunu belirten Trump, bölgenin stratejik konumuna vurgu yaptı. Grönland’a savunma sistemleri yerleştirilmesi gündemde Trump, ABD’ye yönelik gelecekte gerçekleşebilecek herhangi bir saldırının Grönland üzerinden geçmek zorunda kalacağını ileri sürdü. Bölgede konuşlandırılacak savunma sistemlerinin insansız hava araçlarını, füzeleri ve gelecekte geliştirilebilecek farklı silahları etkisiz hale getirebileceğini savunan Trump, Grönland’ın ABD’ye zaman, konum ve görüş hattı açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Grönland’ın stratejik önemi yeniden gündemde Trump, Grönland’a ulusal güvenlik gerekçeleriyle ihtiyaç duyduklarını daha önce de birçok kez dile getirmişti. Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland ise ABD’nin kontrolüne ilişkin açıklamalara tepki göstermişti. Bölge, stratejik konumu ve doğal kaynak potansiyeli nedeniyle enerji, madencilik ve savunma politikaları açısından önem taşıyor. ABD, Danimarka ve Grönland arasında güvenlik görüşmeleri Haberde aktarılan bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen, 22 Eylül’de New York’ta ABD’nin Grönland’daki güvenlik kontrollerine ilişkin bir anlaşmaya imza attı. Trump’ın son açıklamaları, Grönland’ın doğal kaynaklarının değerlendirilmesi ve bölgedeki güvenlik politikalarının geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Ancak petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerinin kapsamı, takvimi ve hangi şirketler tarafından yürütüleceğine ilişkin ayrıntılar paylaşılan metinde yer almıyor.

Tera’nın 5 milyar TL’lik yatırım planı Haber

Tera’nın 5 milyar TL’lik yatırım planı

Ortaklığın kamuoyuna açıklanmasının ardından planlanan yatırımların akıbeti tartışılırken, White Bridge yöneticisi Gentry Thomas Beach hakkında Wall Street Journal’da yayımlanan haber de dikkat çekti. Tera Holding ile ABD merkezli yatırım ve proje geliştirme şirketi White Bridge Global, Nisan 2025’te Dubai merkezli bir ortak girişim kurmak üzere iş birliği anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında veri merkezleri, enerji, petrol, madencilik, finans ve teknoloji gibi stratejik alanlarda faaliyet gösterilmesi planlandı. Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in açıklamalarına göre ortak girişim kapsamında teknoloji ve enerji başta olmak üzere yatırımların 12 ay içerisinde hayata geçirilmesi ve toplam yatırım büyüklüğünün 5 milyar TL seviyesine ulaşması hedeflendi. Aradan geçen sürede söz konusu yatırım planının hangi aşamaya geldiği ve ortak girişimin planlanan yapıda faaliyete geçip geçmediği konusunda kamuoyuna yansıyan bilgiler sınırlı kaldı. Ortaklık nasıl duyuruldu Tera Holding ve White Bridge Global arasındaki anlaşma, 15 Nisan 2025’te İstanbul’da düzenlenen törenle kamuoyuna açıklandı. Anlaşmaya Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile White Bridge Global Yönetim Kurulu Başkanı Gentry Thomas Beach imza attı. Taraflar, Dubai merkezli olarak kurulması planlanan ortak girişimin dijital altyapı, enerji, doğal kaynaklar ve yeni nesil teknolojiler gibi alanlarda yatırım yapacağını açıkladı. Tera tarafından yapılan açıklamalarda ortak girişimin yüzde 50-50 ortaklık yapısıyla oluşturulmasının planlandığı ve uluslararası yatırımların Türkiye ile bölge ülkelerine çekilmesinin hedeflendiği belirtildi. 5 milyar TL hedefi açıklanmıştı Tera Holding’in yatırım planına ilişkin daha sonraki açıklamalarda, White Bridge Global ile kurulması planlanan ortak girişim için 12 aylık dönemde yaklaşık 5 milyar TL'lik teknoloji ve enerji yatırımı hedeflendiği aktarıldı. Ancak bu hedefin ne kadarının gerçekleştiğine ilişkin kamuya açık kaynaklarda kapsamlı bir gerçekleşme tablosu bulunmuyor. Bu nedenle 5 milyar TL'lik yatırımın gerçekleşmediği yönünde kesin bir hüküm vermek yerine, planın gerçekleşme durumunun belirsiz kaldığını belirtmek gerekiyor. Beach hakkında WSJ haberi Ortaklığın diğer tarafındaki isim Gentry Thomas Beach hakkında ise Ekim 2025’te Wall Street Journal’da dikkat çeken bir araştırma yayımlandı. WSJ, Texaslı yatırımcı Beach’in Donald Trump Jr. ile uzun yıllara dayanan arkadaşlığını uluslararası iş görüşmelerinde öne çıkardığını ve farklı ülkelerde milyarlarca dolarlık iş anlaşmaları arayışında olduğunu yazdı. Habere göre Beach’in Trump ailesiyle olan bağlantısının ticari görüşmelerde nasıl kullanıldığı konusunda bazı soru işaretleri oluştu. Haberde ayrıca Donald Trump Jr.’ın avukatlarının Beach’e, kendisini Trump Jr.’ın iş ortağı gibi tanıtmaması yönünde bir ihtar gönderdiği aktarıldı. Beach ise söz konusu ihtarı almadığını savundu. “Trump’ın oğlu ortak” ifadesi tartışıldı 2025’teki Tera-White Bridge iş birliğinin duyurulduğu dönemde bazı medya haberlerinde White Bridge Global’in ortakları arasında Donald Trump Jr.’ın da bulunduğu yönünde ifadeler kullanıldı. Ancak WSJ’nin daha sonraki araştırması, Beach ile Trump Jr. arasındaki ticari ilişkinin niteliğine ilişkin farklı bir tablo ortaya koydu. Dolayısıyla White Bridge Global ile Tera arasındaki ortaklığın kendisi ile Donald Trump Jr.’ın ortaklıktaki konumunun birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor. Yatırım planının akıbeti merak ediliyor Tera Holding ile White Bridge Global arasında imzalanan anlaşma, 2025 yılında yatırım, enerji, teknoloji ve dijital altyapı alanlarında büyük ölçekli projelerin habercisi olarak duyurulmuştu. Özellikle 12 ay içinde 5 milyar TL seviyesinde yatırım hedefinin açıklanması, ortak girişimin faaliyetlerinin ve planlanan projelerin ne ölçüde hayata geçirildiği sorusunu gündeme getiriyor. Kamuoyuna açıklanan hedeflerle gerçekleşen yatırımlar arasındaki farkın ortaya konulabilmesi için ortak girişimin kuruluşu, sermaye yapısı, hayata geçirilen projeler ve gerçekleşen yatırım tutarlarına ilişkin güncel ve resmi bilgilerin açıklanması önem taşıyor.

Türkiye’nin Türk devletleriyle ticareti 72,2 milyar dolara ulaştı Haber

Türkiye’nin Türk devletleriyle ticareti 72,2 milyar dolara ulaştı

Türkiye bu dönemde söz konusu ülkelere 41,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, 30,6 milyar dolarlık ithalat yaptı. Böylece dış ticaret fazlası 10,9 milyar dolar oldu. Ticaret 72,2 milyar dolara çıktı Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı üyesi Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan ile 2021-2025 dönemindeki toplam ticaret hacmi 72,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde dört ülkeye yapılan toplam ihracat 41,6 milyar dolar olurken, ithalat 30,6 milyar dolarda kaldı. Türkiye 10,9 milyar dolar fazla verdi Türkiye’nin söz konusu ülkelerle ticaretinde ihracatın ithalatı aşması dikkat çekti. 2021-2025 döneminde Türkiye’nin toplam ihracatı 41,6 milyar dolar, ithalatı ise 30,6 milyar dolar oldu. Böylece Türkiye, dört ülkeyle ticaretinde 10,9 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdi. İhracat 4,8 milyar dolar oldu Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, bu yılın ilk 9 ayında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a yapılan toplam ihracat 4,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkileri ticaretin yanı sıra yatırım, ulaştırma, enerji, teknoloji ve dijital ticaret alanlarında da gelişiyor. En fazla ihracat Azerbaycan’a Türkiye’nin 2021-2025 döneminde dört ülke arasında en fazla ihracat yaptığı ülke Azerbaycan oldu. Bu dönemde Azerbaycan’a 13,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Azerbaycan’ı 12,4 milyar dolarla Kazakistan, 9,9 milyar dolarla Özbekistan ve 5,6 milyar dolarla Kırgızistan izledi. İthalatta Kazakistan önde Türkiye’nin söz konusu ülkelerden gerçekleştirdiği ithalatta ilk sırayı Kazakistan aldı. 2021-2025 döneminde Kazakistan’dan 16,7 milyar dolarlık ithalat yapıldı. Özbekistan’dan 6,9 milyar dolar, Azerbaycan’dan 6,2 milyar dolar ve Kırgızistan’dan 951,9 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. TDT 2009’da kuruldu Türk Devletleri Teşkilatı, Türk dünyasındaki ülkeler arasında işbirliğini geliştirmek amacıyla 3 Ekim 2009’da “Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi” adıyla kuruldu. Teşkilat, 2021 yılında Türk Devletleri Teşkilatı adını aldı. Üye ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal işbirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor. Orta Koridor öne çıkıyor TDT’nin hedefleri arasında üye ülkeler arasında emtia, sermaye, hizmet, teknoloji ve insan kaynaklarının serbest dolaşımının kademeli olarak sağlanması bulunuyor. Orta Koridor’un daha hızlı, güvenli ve ekonomik bir lojistik güzergaha dönüştürülmesi de teşkilatın öncelikleri arasında yer alıyor. Yenilenebilir enerji, akıllı şebeke teknolojileri ve ortak yatırımlar da işbirliği alanları arasında bulunuyor. Azerbaycan ile ticaret güçleniyor Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik işbirliği enerji, ulaştırma, savunma, teknoloji ve medya gibi farklı alanlara yayılıyor. Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı da iki ülke arasındaki ulaştırma bağlantılarının önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Kazakistan ile yeni alanlar Türkiye ve Kazakistan arasındaki ekonomik ilişkiler özellikle Orta Koridor üzerinden gelişiyor. İki ülke arasındaki işbirliği yapay zeka, inovasyon, uzay faaliyetleri ve madencilik gibi alanlarda da genişliyor. Kırgızistan ve Özbekistan Türkiye’nin Kırgızistan ve Özbekistan ile ekonomik ilişkilerinde ulaştırma, enerji, madencilik, dijital ticaret ve yatırımlar öne çıkıyor. Orta Koridor’un geliştirilmesiyle birlikte Türkiye’nin Orta Asya ülkeleriyle ticari bağlantılarının daha da genişletilmesi hedefleniyor.

BAE’den Almanya’ya 40 milyar euroluk yatırım hamlesi Haber

BAE’den Almanya’ya 40 milyar euroluk yatırım hamlesi

Berlin’deki temaslarda enerji, yapay zeka, dijital altyapı ve ileri teknoloji alanlarında işbirliğinin güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Almanya ile ekonomik ve stratejik ilişkilerini yeni yatırımlarla güçlendirmeye hazırlanıyor. BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın 9-11 Eylül 2026 tarihlerindeki Almanya ziyareti kapsamında, ülkenin Almanya’da 40 milyar euroluk yatırım paketi planladığı açıklandı. Almanya ve BAE liderlerinin ortak açıklamasına göre yatırım paketinin, Almanya’nın sanayi rekabetçiliğini, teknolojik kapasitesini ve uzun vadeli ekonomik büyümesini desteklemesi hedefleniyor. Paketin önemli başlıkları arasında gelişmiş dijital altyapı ve yaklaşık 1 gigavat kapasiteli yeni veri merkezleri bulunuyor. BAE’nin açıklamasına göre 40 milyar euroluk paketin 10 milyar euroluk bölümü Bavyera’daki yatırımlara ayrılacak. Yatırımların sanayi, ileri teknoloji, yapay zeka, dijital altyapı ve enerji gibi stratejik alanlara yönelmesi bekleniyor. Berlin’de stratejik ortaklık yeniden canlandırıldı Ziyaret kapsamında BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier tarafından askeri törenle karşılandı. Al Nahyan, temasları kapsamında Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile de görüştü. İki ülke liderleri, 2004 yılında kurulan Kapsamlı Stratejik Ortaklığı yeniden canlandırmak amacıyla yeni bir Stratejik Diyalog mekanizması oluşturulmasını kararlaştırdı. Yeni mekanizmanın uluslararası ve bölgesel güvenlik, savunma, ticaret ve yatırım, enerji ve iklim, gelişmekte olan teknolojiler, dijitalleşme, ulaşım, çevre, kültür ve eğitim gibi alanlarda işbirliğini koordine etmesi planlanıyor. Almanya-BAE Yatırım Konseyi kuruluyor Ziyaret kapsamında kamu ve özel sektör arasındaki yatırımları güçlendirmek amacıyla Almanya-BAE Yatırım Konseyi kurulmasına yönelik ortak niyet beyanı da imzalandı. Konseyin iki ülke arasındaki yatırımları teşvik eden ve kamu ile özel sektör arasındaki işbirliğini güçlendiren bir platform olarak faaliyet göstermesi planlanıyor. 29 anlaşmanın değeri 9,3 milyar euroyu aştı Ekonomik temasların en dikkat çekici sonuçlarından biri de iki ülke şirketleri arasında imzalanan anlaşmalar oldu. BAE ve Alman şirketleri arasında 29 mutabakat zaptı ve anlaşma imzalanırken, söz konusu anlaşmaların toplam değerinin 9,356 milyar euroyu aştığı açıklandı. Anlaşmalar, iki ülke arasındaki özel sektör işbirliğinin kapsamının genişletilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Enerji ve sanayi alanında Covestro, RWE, ADNOC ve Masdar gibi şirketler arasındaki ortaklıkların da genişletilmesi gündeme geldi. BAE’nin yatırım kuruluşu XRG’nin Alman kimya şirketi Covestro’daki yaklaşık 15 milyar euroluk mevcut yatırımı da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Enerji ve teknolojide işbirliği genişliyor Yeni yatırım paketinde enerji güvenliğinin yanı sıra ileri teknoloji ve dijital altyapı öne çıkıyor. İki ülke, yapay zeka, veri merkezleri, enerji ve yeni teknolojilerde ortak projelerin geliştirilmesini hedeflerken, Almanya’nın sanayi ve teknoloji kapasitesi ile BAE’nin yatırım gücünün bir araya getirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda yaklaşık 1 GW kapasiteli yeni nesil veri merkezlerinin kurulması planlanıyor. BAE, Almanya’nın Körfez’deki önemli ticaret ortağı BAE, Almanya’nın Körfez bölgesindeki en önemli ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Almanya hükümeti de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesini stratejik ortaklığın temel başlıklarından biri olarak değerlendiriyor. Berlin yönetimi, enerji, yatırım, savunma teknolojileri, yapay zeka ve ticaret başta olmak üzere farklı alanlarda BAE ile işbirliğinin derinleştirilmesini destekliyor. Berlin’deki son ziyaretle birlikte iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın yalnızca mevcut ticaret hacminin artırılmasıyla sınırlı kalmayıp, enerji, teknoloji, dijital altyapı ve yüksek katma değerli sanayiyi kapsayan daha geniş bir yatırım ilişkisine dönüştürülmesi hedefleniyor.

Şimşek: Türkiye ekonomisi yüzde 2,3 büyüdü Haber

Şimşek: Türkiye ekonomisi yüzde 2,3 büyüdü

Türkiye ekonomisi, 2026’nın ikinci çeyreğinde zorlu küresel ve jeopolitik koşullara rağmen büyümesini sürdürdü. Ekonomi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 2,3 büyürken, yıllıklandırılmış milli gelir 1,7 trilyon doların üzerine çıktı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, büyüme verilerini değerlendirirken ekonominin iç ve dış talebin desteğiyle dengeli bir görünüm sergilediğini belirtti. Sanayi ve tarımdan büyümeye güçlü katkı İkinci çeyrekte büyümeye sektörlerden de önemli katkılar geldi. Şimşek’in verdiği bilgilere göre sanayi katma değeri yıllık bazda yüzde 2,4 arttı. Bu performansta teknoloji yoğun sektörlerdeki olumlu görünüm etkili oldu. Tarım sektöründe ise büyüme yüzde 13,3 olarak gerçekleşti. Özel tüketim yüzde 3,5, yatırımlar yüzde 0,6 büyürken net dış talep de büyümeye pozitif katkı sağladı. Böylece ikinci çeyrekte büyümenin hem iç hem de dış talep tarafından desteklendiği bir yapı oluştu. Cari açık 38,9 milyar dolara yükseldi Jeopolitik gelişmelerin Türkiye’nin ticaret ortakları üzerindeki etkisi ve özellikle enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükseliş cari denge üzerinde baskı oluşturdu. Şimşek, yıllıklandırılmış cari açığın ikinci çeyrekte 38,9 milyar dolar olduğunu açıkladı. Cari açığın milli gelire oranı ise yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşti. Şimşek, söz konusu oranın sürdürülebilir seviyelerde bulunduğunu belirtti. Bütçe performansı olumlu seyrini korudu Şimşek, kayıt dışılıkla mücadele, vergide adaletin güçlendirilmesi ve harcama disiplininin mali alan oluşturduğunu ifade etti. Küresel fiyat şoklarının vatandaşlar üzerindeki etkisini sınırlamak ve dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla eşel mobil uygulaması kapsamında önemli miktarda vergi gelirinden vazgeçilmesine rağmen bütçe performansının olumlu seyrini koruduğunu söyledi. Dış borcun milli gelire oranı yüzde 31,6 Türkiye’nin dış borç göstergelerinde de ikinci çeyrekte önemli bir değişim yaşanmadı. Şimşek, brüt dış borç stokunun milli gelire oranının yüzde 31,6 seviyesinde yatay seyrettiğini belirtti. Türkiye’nin toplam borcunun milli gelire oranının ise yüzde 91 olduğunu ifade eden Şimşek, bu oranın gelişmekte olan ülkeler ortalaması olan yüzde 229’un ve dünya ortalaması olan yüzde 306’nın oldukça altında bulunduğuna dikkat çekti. Şimşek: Ekonominin şoklara karşı direnci artıyor Şimşek, ekonomide güçlenen makroekonomik temellerin dış şoklara karşı dayanıklılığı artırdığını vurguladı. Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve küresel koşulların daha destekleyici hale gelmesiyle birlikte büyümenin önümüzdeki dönemde kademeli olarak artmasını beklediklerini söyledi. Yeni OVP büyüme hedeflerine odaklanacak Ekonomi yönetiminin bir sonraki önemli gündem maddelerinden biri 2027-2029 dönemini kapsayacak Orta Vadeli Program olacak. Şimşek, yeni OVP ile fiyat istikrarının sağlanmasının yanı sıra teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışı yoluyla Türkiye’nin büyüme potansiyelinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Programın aynı zamanda kalıcı refah artışını destekleyecek bir yol haritası ortaya koyacağını ifade eden Şimşek, ekonomi politikalarının temel hedefinin dezenflasyon sürecini sürdürürken büyüme potansiyelini daha sağlam bir zemine taşımak olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin yapay zekâ planında KOBİ’ler öne çıkıyor Haber

Türkiye’nin yapay zekâ planında KOBİ’ler öne çıkıyor

Plan kapsamında 5 milyon vatandaşa yapay zekâ eğitimi verilmesi, 10 bin uzman ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi, veri merkezi kapasitesinin 2030’a kadar 1 gigavata çıkarılması ve yapay zekâ altyapısına en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi planlanıyor. Türkiye, yapay zekânın ekonomide kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla yeni bir yol haritasını uygulamaya alıyor. 2026-2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı; insan kaynağı, veri, hesaplama altyapısı, finansman, girişimcilik ve kamu kullanımını birlikte ele alıyor. Plan, 13 Haziran 2026'da Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi'nde kamuoyuna açıklanmıştı. Dört ana eksen üzerine kurulan planın odağında yapay zekânın Türkiye'de geliştirilmesinin yanı sıra ekonomik ve toplumsal kullanımının yaygınlaştırılması bulunuyor. KOBİ’lere yapay zekâ desteği Eylem Planı'nın ekonomi açısından dikkat çeken başlıklarından biri KOBİ'lerin yapay zekâ kullanımının artırılması. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli sektörlerde KOBİ'lerin yapay zekâ çözümlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla yapay zekâ kuponları uygulanması planlanıyor. Ayrıca enerji ve dijital altyapısı hazır Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleri kurulması hedefleniyor. Bu yaklaşım, yapay zekâ yatırımlarının yalnızca büyük teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmaması açısından önem taşıyor. Yapay zekânın üretim, lojistik, perakende, ihracat ve hizmet sektörlerindeki işletmeler tarafından kullanılmaya başlaması, teknolojinin ekonomik verimliliğe dönüşmesinde belirleyici olacak. 5 milyon kişiye yapay zekâ eğitimi İnsan kaynağı da planın önemli başlıkları arasında. Türkiye, iki yıl içerisinde 81 ilde 5 milyon vatandaşa yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi vermeyi hedefliyor. Bunun yanında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyonelinin yetiştirilmesi planlanıyor. Bu hedefler, yapay zekânın yalnızca yazılım geliştiricilerinin uzmanlık alanı olmaktan çıkarılarak daha geniş bir iş gücüne yayılmasını amaçlıyor. Veri merkezi kapasitesi 1 GW’a çıkarılacak Yapay zekâ yatırımlarının büyümesi, hesaplama kapasitesi ve veri merkezi altyapısına olan ihtiyacı da artırıyor. Eylem Planı kapsamında Türkiye'nin veri merkezi kurulu gücünün 2030'a kadar en az 1 gigavata çıkarılması hedefleniyor. Ayrıca veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi planlanıyor. Bu hedef, yapay zekâ ekonomisinin yalnızca yazılım tarafında değil, enerji, veri merkezi, bulut bilişim ve yüksek başarımlı hesaplama altyapısında da yeni yatırım ihtiyacı oluşturacağını gösteriyor. Kamu, yerli yapay zekâ için ilk müşteri olacak Plan kapsamında kamu yatırım programlarından yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayrılması hedefleniyor. Ayrıca kamu kurumlarının başarılı yerli yapay zekâ çözümlerinin ilk kullanıcılarından olması planlanıyor. Böylece kamu alımlarının, yerli yapay zekâ şirketleri için yalnızca gelir kaynağı değil, aynı zamanda referans ve ürün doğrulama mekanizması olarak kullanılması amaçlanıyor. En az 2 bin kamu veri seti erişime açılacak Yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesinde veri altyapısı da planın temel unsurlarından biri. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden erişime açılması planlanıyor. Verilerin güncel, güvenilir, kullanılabilir ve güvenli biçimde erişilebilir olması; kişisel verilerin korunması ve veri güvenliğiyle birlikte ele alınacak. Yapay zekâ yatırımlarında finansman büyüyecek Türkiye'nin yapay zekâ ekosistemini büyütme planında girişim sermayesi ve teknoloji finansmanı da yer alıyor. 2030'a kadar veri merkezi ve yapay zekâ altyapısında 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi hedefleniyor. Bu kaynakların girişimlere, veri merkezlerine ve yüksek teknoloji yatırımlarına ne ölçüde aktarılacağı, planın ekonomik sonuçları açısından önemli olacak. Asıl ölçüm verimlilikte yapılacak Türkiye'nin yapay zekâ politikasında önemli eşik, açıklanan yatırım ve insan kaynağı hedeflerinin gerçekleşmesinden sonra ortaya çıkacak. Çünkü yapay zekâ yatırımlarının ekonomik karşılığı yalnızca kurulan veri merkezi veya geliştirilen model sayısıyla ölçülmeyecek. Üretim maliyetlerinin düşmesi, ihracat kapasitesinin artması, işletmelerin verimliliğinin yükselmesi ve yeni teknoloji şirketlerinin küresel pazarlara açılması daha belirleyici göstergeler olacak. Yapay zekânın gerçek ekonomik değerinin, teknoloji şirketlerinin dışına çıkarak üretim yapan işletmeler ve KOBİ'ler tarafından kullanılmaya başlamasıyla ortaya çıkması bekleniyor. Türkiye'nin 2026-2030 dönemindeki yapay zekâ politikasının başarısı da bu nedenle “kaç model geliştirildi?” sorusundan çok, “yapay zekâ ekonominin ne kadarına yayıldı?” sorusunun yanıtında ölçülecek.

Irak'tan Türk şirketlerine yeni yatırım kapısı Haber

Irak'tan Türk şirketlerine yeni yatırım kapısı

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Türk şirketlerini havaalanları, demir yolu, enerji, metro, tarım ve su projelerinde yatırım yapmaya çağırırken, iki ülke ticaret hacmini orta vadede 30 milyar dolara çıkarma hedefini koruyor. Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkiler, yeni altyapı ve enerji projeleriyle birlikte yeni bir aşamaya giriyor. Irak yönetimi, ülkenin yeniden yapılanma ve kalkınma sürecinde Türk şirketlerinin daha fazla rol üstlenmesini isterken, özellikle ulaştırma ve enerji yatırımları öne çıkıyor. Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Türk iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmede, ülkedeki yatırım fırsatları ve Türk şirketlerinin üstlenebileceği projeler ele alındı. Zeydi, Türk şirketlerini Irak'taki yatırım imkanlarından yararlanmaya davet etti. Öncelik ulaşım ve enerji projelerinde Irak'ın yatırım gündeminde havaalanlarının yapımı ve işletilmesi, Kalkınma Yolu Projesi kapsamındaki demir yolu hatları, Necef-Kerbela arasındaki metro projesi ve enerji yatırımları bulunuyor. Bunun yanında termik ve güneş enerjisi santralleri, barajlar, tarım ve su yönetimi alanlarında da yatırım fırsatları değerlendiriliyor. Kalkınma Yolu, Irak'ın Basra Körfezi'ndeki Faw Limanı'nı Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına bağlamayı hedefleyen yaklaşık 1.200 kilometrelik stratejik bir ulaştırma koridoru olarak öne çıkıyor. Projenin ilk aşamasında demir yolu altyapısına öncelik verilmesi planlanıyor. Türkiye-Irak ticaretinde hedef 30 milyar dolar Yatırım çağrısı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik hedeflerin de gündemde olduğu bir döneme denk geliyor. Türkiye ve Irak, temmuz ayında gerçekleştirdikleri görüşmelerde orta vadede 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini yeniden teyit etti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye'nin Irak'a ihracatı 2025'te yaklaşık 12,4 milyar dolar oldu. Irak, Türkiye'nin geçen yıl en fazla ihracat yaptığı beşinci ülke olarak kayıtlara geçti. Bu nedenle yeni yatırım projeleri, yalnızca müteahhitlik faaliyetleri açısından değil; makine, enerji ekipmanları, lojistik, finansman ve hizmet sektörleri açısından da Türk şirketleri için yeni pazar oluşturabilir. Kalkınma Yolu'nda uygulama aşaması hızlanıyor İki ülke arasında temmuz ayında yapılan görüşmelerde Kalkınma Yolu'nun sahadaki uygulamasına başlanması konusunda önemli adımlar atıldı. Irak tarafı projenin demir yolu ve kara yolu bölümlerine ilişkin teknik çalışmalarını ilerletirken, finansman mekanizmasının oluşturulması da gündemin önemli başlıkları arasında bulunuyor. Projenin hayata geçmesi halinde Irak'ın yalnızca petrol ihracatına dayalı ekonomik yapısını çeşitlendirmesi ve bölgesel bir lojistik merkez haline gelmesi hedefleniyor. Türkiye açısından ise Körfez'i Avrupa'ya bağlayan yeni bir ticaret koridorunun ortaya çıkması söz konusu. Enerjide işbirliği de genişliyor Türkiye-Irak ilişkilerinde enerji başlığı da giderek daha fazla önem kazanıyor. İki ülke ağustos ayında Irak petrolünün Türkiye üzerinden Ceyhan'a taşınmasına ilişkin yeni bir anlaşmaya imza attı. Anlaşma kapsamında Irak petrolünün Irak-Türkiye Boru Hattı üzerinden taşınması için günlük en az 750 bin varillik kapasite öngörülüyor. Taraflar ayrıca petrolün yanı sıra elektrik ve su kaynaklarını da kapsayan daha geniş bir işbirliği çerçevesi üzerinde çalışıyor. Bu gelişmeler, Türk şirketlerinin Irak'taki enerji yatırımlarında daha fazla rol üstlenmesinin önünü açabilecek bir ekonomik çerçeve oluşturuyor. Türk şirketleri için pazar genişliyor Irak'ın yatırım programı yalnızca büyük altyapı projeleriyle sınırlı değil. Tarım, sağlık, enerji, sanayi, lojistik, su yönetimi ve finans gibi farklı sektörlerde de Türk şirketleri için fırsatlar bulunuyor. Temmuz ayında Irak'ta Türk iş dünyası temsilcileriyle yapılan görüşmelerde de inşaat, sağlık, enerji, sanayi, gıda, lojistik, finans ve imalat sektörlerindeki yatırım imkanları ele alınmıştı. Irak yönetiminin Türk yatırımcılara yönelik çağrıları, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yalnızca ihracat-ithalat ekseninden çıkarılarak karşılıklı yatırım ve ortak proje modeline taşınmak istendiğini gösteriyor. Asıl sınav finansman ve uygulamada Irak'ın önündeki en önemli konu ise açıklanan projelerin finansmanı ve sahada uygulanabilir hale getirilmesi olacak. Özellikle Kalkınma Yolu gibi büyük ölçekli projelerde finansman modeli, teknik altyapı, sınır geçişleri ve proje takvimi yatırımcıların kararlarında belirleyici olacak. Türkiye açısından ise Irak'ın kalkınma yatırımları, Türk müteahhitlik ve hizmet şirketleri için yeni bir büyüme alanı yaratabilir. İki ülkenin 30 milyar dolarlık ticaret hedefi ve enerji ile ulaştırma alanındaki yeni anlaşmalar, ekonomik ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha çok yatırım ve ortak proje ekseninde ilerleyebileceğine işaret ediyor. Bu haber için dış görselde yazı kullanmadan; Irak-Türkiye haritası, Faw Limanı, demir yolu hattı, enerji santrali ve Türk-Irak bayraklarını bir araya getiren aydınlık, gerçekçi bir ekonomi haber görseli daha uygun olur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.