SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enerji

Ekometre - Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edge AI ile yapay zeka sahanın merkezine taşınıyor Haber

Edge AI ile yapay zeka sahanın merkezine taşınıyor

Son yıllarda bulut bilişim, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve yapay zeka teknolojilerindeki gelişmeler, kritik sektörlerde dijital dönüşümü hızlandırmaya devam ediyor. Özellikle üretim, enerji, kamu hizmetleri ile ulaşım ve lojistik gibi alanlarda faaliyet gösteren kuruluşlar, yapay zekayı operasyonel süreçlerine entegre ederek verimliliklerini arttırmayı ve daha hızlı karar almayı hedefliyor. Ancak saha operasyonlarında internet bağlantısının her zaman mümkün olmaması, bulut tabanlı yapay zeka çözümlerinin kullanımını sınırlandırabiliyor. “Yapay zeka, küresel ekonomiye yaklaşık 15,7 trilyon dolarlık katkı sağlayacak” Edge AI teknolojisinin bu soruna çözüm sunduğunun altını çizen Getac Teknoloji Şirketi Başkan Yardımcısı Jerry Huang, yapay zeka yeteneklerini doğrudan sahaya taşıyan yeni nesil dayanıklı cihazların kritik sektörlerde önemli bir dönüşüm başlattığını belirtiyor. Son 20 yılda yaşanan teknolojik gelişmeleri değerlendiren Huang, sözlerine şöyle devam ediyor: "20 yıllık süreçte üretim, enerji, kamu hizmetleri ile ulaşım ve lojistik gibi kritik sektörlerde iş yapış biçimlerini köklü şekilde değiştirdi. Bulut bilişim, ölçeklenebilir BT altyapıları ve merkezi veri yönetimi gibi önemli avantajlar sunarken, IoT teknolojileri de gerçek zamanlı izleme, öngörüye dayalı bakım ve otomatik iş akışlarını mümkün hale getirdi. Bugün ise yapay zeka, dijital dönüşümün yeni aşamasını temsil ediyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre yapay zeka, 2030 yılına kadar küresel gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) %14’e kadar katkı sağlayacak ve yaklaşık 15,7 trilyon dolarlık ekonomik değer yaratacak. Bu potansiyel, işletmelerin yapay zekayı operasyonlarına entegre etme konusunda neden bu kadar hızlı hareket ettiğini açıkça ortaya koyuyor." Bağlantı bağımlılığı yapay zekanın yaygınlaşmasını sınırlandırıyor Bulut tabanlı yapay zeka modellerinin güçlü internet bağlantısına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Huang, bunun özellikle saha ekipleri açısından önemli bir kısıt oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: "Uzak tesislerde çalışan bakım mühendisleri, endüstriyel sahalardaki teknisyenler veya zorlu koşullarda görev yapan lojistik ekipleri, ihtiyaç duydukları anda bulut tabanlı yapay zeka araçlarına sürekli erişemeyebiliyor. Bağlantının olmadığı durumlarda ise çalışanlar, kendilerine destek olmak amacıyla geliştirilen teknolojilerden yararlanamama riskiyle karşı karşıya kalıyor." Edge AI ile yapay zeka doğrudan cihaz üzerinde çalışıyor Edge AI yaklaşımının yapay zekayı kullanıcıya yaklaştırdığını belirten Huang, dayanıklı Copilot+ PC'lerin bu dönüşümde önemli rol üstlendiğini söyledi. Huang, "Tamamen bulut işlemeye bağımlı kalmak yerine Edge AI, güçlü yapay zeka uygulamalarının doğrudan cihaz üzerinde çalışmasını mümkün kılıyor. Bu sayede daha hızlı yanıt süreleri, daha yüksek operasyonel bağımsızlık ve bağlantının sınırlı olduğu ortamlarda dahi güvenilir bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Özel Nöral İşlem Birimleri (NPU) ise yapay zeka iş yüklerini doğrudan cihaz üzerinde işleyerek performans, enerji verimliliği ve veri gizliliği açısından önemli avantajlar sağlıyor” açıklamasında bulundu. Saha ekiplerinin çalışma biçimi değişiyor Edge AI teknolojisinin yalnızca teknik bir gelişme olmadığını ifade eden Jerry Huang, bunun saha operasyonlarını doğrudan dönüştürdüğünün altını çizerek şunları söyledi: "Uzak bir trafo merkezinde çalışan saha mühendisi, artık yüzlerce sayfalık teknik dokümanı manuel olarak incelemek yerine yaşadığı sorunu doğal bir dille ifade ederek yapay zekadan saniyeler içinde doğru yönlendirmeleri alabiliyor. Bu yaklaşım yalnızca zamandan tasarruf sağlamıyor; aynı zamanda doğruluğu arttırıyor, duruş sürelerini azaltıyor ve uzmanların bilgi aramak yerine sorun çözmeye odaklanmasına imkan tanıyor." Veri güvenliği ve operasyonel bağımsızlık öne çıkıyor Edge AI çözümlerinin veri güvenliği açısından da önemli avantajlar sunduğunu belirten Huang, verilerin doğrudan cihaz üzerinde işlenmesinin hem güvenliği arttırdığını hem de internet bağlantısına olan bağımlılığı azalttığını ifade etti. Huang, "Yapay zekanın geleceği yalnızca daha güçlü modeller geliştirmekten ibaret olmayacak. Asıl önemli olan, bu teknolojileri onlara en çok ihtiyaç duyan insanların erişimine sunabilmek. Dayanıklı Edge AI çözümleri, yapay zekayı gerçek çalışma ortamlarının gerektirdiği güvenilirlik ve mobiliteyle buluşturarak saha ekiplerinin bulundukları her yerde yapay zeka desteğinden yararlanmasını sağlıyor” açıklamasında bulundu.

Ankara'da Kritik Türkiye-Irak zirvesi Haber

Ankara'da Kritik Türkiye-Irak zirvesi

Görüşmelerde güvenlikten enerjiye, ticaretten su yönetimine kadar iki ülke arasındaki stratejik iş birliği başlıkları ile bölgesel gelişmeler masaya yatırılacak. Türkiye ile Irak arasındaki diplomatik temaslar yeni bir ziyaretle devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, yarın Ankara'da resmi temaslarda bulunacak. Ziyarete ilişkin açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, görüşmelerde iki ülke ilişkilerinin kapsamlı şekilde ele alınacağını bildirdi. Stratejik başlıklar masada Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilmesi beklenen görüşmelerde; güvenlik,terörle mücadele,ticaret,enerji iş birliği,ulaştırma projeleri,su yönetimi başta olmak üzere Türkiye-Irak ilişkilerinin stratejik gündem maddeleri değerlendirilecek. Tarafların mevcut iş birliği projelerini gözden geçirmesi ve yeni ortak adımları ele alması bekleniyor. Bölgesel gelişmeler de değerlendirilecek Liderlerin yalnızca ikili ilişkileri değil, Orta Doğu'da son dönemde yaşanan gelişmeleri de masaya yatırması öngörülüyor. Bölgesel güvenlik, sınır güvenliği, enerji arzı ve bölgesel istikrarın görüşmelerin önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor. Ticaret hacminin artırılması hedefleniyor Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi de ziyaretin öncelikli başlıkları arasında bulunuyor. Enerji, lojistik, ulaştırma koridorları ve yatırım alanlarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmeler yapılması beklenirken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik yeni adımların da ele alınacağı ifade ediliyor. Yüksek düzeyli temaslar sürüyor Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Ankara ziyareti, Türkiye ile Irak arasında son dönemde hız kazanan üst düzey diplomatik temasların devamı niteliğini taşıyor. Uzmanlar, ziyaretin özellikle güvenlik iş birliği, Kalkınma Yolu Projesi, enerji ve bölgesel istikrar açısından iki ülke ilişkilerinde yeni bir döneme katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.

AB'den Rusya'ya 21. yaptırım paketi Haber

AB'den Rusya'ya 21. yaptırım paketi

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, Rusya'ya yönelik 21. yaptırım paketini resmen onayladı. Yeni yaptırım paketi; enerji, finans, kripto varlıklar ve ticaret başta olmak üzere Rus ekonomisinin kritik gelir kaynaklarını hedef alıyor. AB Konseyi Dönem Başkanı İrlanda'nın Dışişleri, Ticaret ve Savunma Bakanı Helen McEntee, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dönem başkanlıklarının ilk haftalarında 21. yaptırım paketi üzerinde uzlaşmaya varılmasından memnuniyet duyduğunu belirtti. McEntee, yeni paketin Rusya'nın gelir kaynaklarını daha fazla hedef aldığını, "gölge filo" olarak adlandırılan yaptırımları aşmaya yönelik deniz taşımacılığı ağını engellediğini ve tedarik zincirlerini sekteye uğrattığını ifade etti. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise yaptırımların, Ukrayna'nın sahada askeri ivme kazandığı bir dönemde Rusya'nın savaş ekonomisini zayıflatmayı sürdüreceğini vurguladı. Von der Leyen, 21. yaptırım paketi kapsamında 32 Rus bankasının daha işlem yasağı listesine eklendiğini, bazı kripto varlık şirketleri ile petrol ticaret platformlarının da yaptırım kapsamına alındığını açıkladı. Yeni düzenlemeyle ayrıca, Rusya'nın uluslararası yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı belirtilen gölge filoya destek veren gemilere yönelik yaptırımlar da ilk kez devreye alındı. Petrol fiyat tavanına ilişkin mevcut uygulamanın ise bir yıl süreyle korunacağı bildirildi. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da yaptırımların enerji, finansal hizmetler, kripto varlıklar ve ticaret gibi Rus ekonomisi açısından en yüksek etkiye sahip sektörleri hedef aldığını belirterek, Moskova üzerindeki ekonomik baskının artırılacağını söyledi. Müzakerelerde Yunanistan itirazı AB Komisyonu tarafından haziran ayında sunulan yaptırım paketi, üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle uzun süren müzakerelerin ardından kabul edildi. Sürecin en önemli tartışma başlıklarından biri, Rus sıvılaştırılmış doğal gazının (LNG) AB dışındaki ülkelere taşınmasına yönelik düzenleme oldu. Yunanistan, AB şirketlerinin Rus LNG'sini üçüncü ülkelere taşımasını yasaklayan öneriye karşı çıkarak, söz konusu düzenlemenin beklenen sonucu vermeyeceğini ve gemilerin AB dışına kayıt yaptırarak faaliyetlerini sürdürebileceğini savundu. Yapılan müzakerelerin ardından pakette bazı düzenlemeler revize edilerek üye ülkelerin uzlaşması sağlandı.

Türkiye'nin petrol ithalatı nisanda yüzde 12,6 geriledi Haber

Türkiye'nin petrol ithalatı nisanda yüzde 12,6 geriledi

Ham petrol ve motorin ithalatındaki gerileme dikkat çekti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) "Nisan 2026 Petrol Piyasası Sektör Raporu"na göre, Türkiye'nin toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 12,6 azalarak 3 milyon 757 bin 501 ton olarak gerçekleşti. Toplam ithalatın en büyük bölümünü oluşturan ham petrol ithalatı, nisanda yıllık bazda yüzde 9,19 düşüşle 2 milyon 620 bin 645 tona geriledi. Motorin türleri ithalatı da yüzde 26,22 azalarak 802 bin 329 ton oldu. Kalan ithalat kalemlerini ise havacılık ve denizcilik yakıtları ile diğer petrol ürünleri oluşturdu. Türkiye'nin en fazla ham petrol ve petrol ürünü ithal ettiği ülke 1 milyon 758 bin 314 tonla Rusya oldu. Rusya'yı 529 bin 551 tonla Kazakistan ve 314 bin 827 tonla Irak takip etti. Yurt içi satış verileri incelendiğinde ise benzin tüketimindeki artış öne çıktı. Benzin satışları nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,08 yükselerek 466 bin 449 tona ulaştı. Buna karşılık motorin satışları yüzde 4,10 azalarak 2 milyon 4 bin 871 ton olarak gerçekleşti. Toplam petrol ürünü satışları ise yüzde 2,06 düşüşle 2 milyon 602 bin 949 ton seviyesinde kaldı. Petrol ihracatı yüzde 22,78 azaldı Türkiye'nin petrol piyasasındaki toplam ihracatı da nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,78 azalarak 1 milyon 69 bin 143 ton oldu. Ürün bazında değerlendirildiğinde denizcilik yakıtları ihracatı yüzde 47,82 artışla 98 bin 578 tona yükselirken, motorin ihracatı yüzde 77,47 düşüşle 101 bin 235 tona geriledi. Havacılık yakıtları ihracatı yüzde 14,29 azalarak 508 bin 950 ton, benzin ihracatı ise yüzde 39,98 düşüşle 4 bin 190 ton olarak kaydedildi. Rafineri üretimi geriledi Nisan ayında toplam rafineri petrol ürünleri üretimi de yıllık bazda yüzde 6,07 azalarak 3 milyon 200 bin 59 ton oldu. Üretim kalemlerinde ise farklı bir görünüm ortaya çıktı. Havacılık yakıtı üretimi yüzde 16,61 artışla 669 bin 985 tona, benzin üretimi yüzde 5,02 artışla 445 bin 902 tona yükseldi. Motorin üretimi ise yüzde 7,44 düşüşle 1 milyon 300 bin 381 ton olarak gerçekleşti.

TCK BY Kıraç’tan 2026’ya 8 milyar TL ciro hedefi Haber

TCK BY Kıraç’tan 2026’ya 8 milyar TL ciro hedefi

TCK by Kıraç markasıyla yol güvenliği, enerji ve savunma sanayinde faaliyet gösteren Kıraç Galvaniz, gerçekleştirdiği yatırımcı sunumunda büyüme stratejisini, yeni yatırımlarını ve küresel hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya yerli ve yabancı yatırımcılar, portföy yönetim şirketleri ve finans kuruluşları yoğun ilgi gösterdi. Bozüyük yatırımıyla üretimde sıçrama 2025 yılında devreye alınan ve yaklaşık 1,35 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip Bozüyük entegre üretim tesisi, şirketin kapasite ve verimlilik yapısında belirleyici rol oynadı. Dijital izlenebilirlik sistemleri, robotik hatlar ve çevreci galvaniz teknolojileriyle donatılan tesis, TCK by Kıraç’ın operasyonel verimliliğini artırarak şirketi bölgesel üretici konumundan küresel rekabet düzeyine taşıdı. Bursa Başköy’de yapımı devam eden ve makine parkuru hariç inşaat ve altyapı yatırım harcamasının 500 milyon TL olması öngörülen yeni üretim tesisinin 2027 yılında tamamlanması hedefleniyor. Savunma ve Enerjide stratejik konumlanma Kıraç Galvaniz, savunma sanayinde attığı adımlarla yalnızca üretim kapasitesini değil, küresel sistemlere entegrasyon gücünü de yukarı taşıyor. Şirketin NATO Support and Procurement Agency (NSPA) tedarik sistemine kabul edilmesi, uluslararası savunma projelerine doğrudan erişim sağlayan kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE) tedarikçi platformuna dahil olunması, yerli projelerdeki operasyonel rolünü derinleştiriyor. Bu çift yönlü konumlanma, TCK by Kıraç’ı hem global hem de yerel savunma ekosisteminde aktif bir oyuncu haline getiriyor. Enerji tarafında ise güneş enerjisi altyapı konstrüksiyonları üretimiyle büyümesini sürdüren şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarındaki ivmeyi fırsata çevirerek portföyünü genişletiyor. Yol güvenliği sistemleri, solar enerji altyapısı ve savunma sanayi olmak üzere üç ana iş kolunda ilerleyen bu yapı; Avrupa, Orta Doğu ve Balkanlar’da süren faaliyetlerin yanı sıra Gürcistan ve Romanya’daki yapılanmalarla desteklenerek uluslararası pazarlarda daha derin ve sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüşüyor.Müşteri portföyünde Amerika’ dan Çin’ e kadar sektörlerinde önemli birçok firmayla işbirliği yapan TCK by KIRAÇ, global şirket olma vizyonuyla çalışmalarını büyük bir tititizlikle yürütüyor. “Küresel oyuncu konumumuzu güçlendiriyoruz” TCK by Kıraç Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, şirketin dönüşüm sürecine ve küresel hedeflerine dikkat çekti. Malçok, “son yıllarda hayata geçirdiğimiz yatırımlar ve stratejik adımlar sayesinde, TCK by Kıraç’ı küresel ölçekte rekabet eden bir yapıya taşıdık. Bozüyük fabrika yatırımımız ve planladığımız yeni tesislerle üretim gücümüzü büyütürken; savunma sanayi, solar enerji ve yol güvenliği sistemlerinde kurduğumuz dinamik yapı ile daha güçlü, daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir bir küresel oyuncu haline geliyoruz” dedi.

Türkiye-Norveç ticaretinde yeni dönem başlıyor Haber

Türkiye-Norveç ticaretinde yeni dönem başlıyor

Türkiye-Norveç Ortak Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) 1. Dönem Toplantısı, Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile Norveç Ticaret ve Sanayi Bakan Yardımcısı Siri Martinsen eş başkanlıklarında düzenlendi. Ticaret Bakanlığının, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşım yapıldı. Paylaşımda, Türkiye-Norveç JETCO 1. Dönem Toplantısı'nın, Tuzcu ve Martinsen eş başkanlıklarında Bakanlıkta gerçekleştirildiği belirtildi. İki ülkenin bakan yardımcıları arasında yapılan görüşmede, karşılıklı ticaret hacminin ve yatırım ilişkilerinin değerlendirildiği bildirilen paylaşımda, şu ifadeler kullanıldı: "Norveç'in de taraf olduğu Türkiye-Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) Serbest Ticaret Anlaşması'nın sunduğu imkanlar da dikkate alınarak karşılıklı olarak çeşitlendirilmesi ve derinleştirilmesi hususları ele alınmıştır. Ardından gerçekleştirilen JETCO 1. Dönem Toplantısı'nda ülkemiz ile Norveç arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler değerlendirilerek, yatırımlar, enerji, finans, dijital hizmetler, savunma, müteahhitlik ve yeşil dönüşüm konularındaki işbirliği alanları belirlendi. Toplantıda 'Türkiye-Norveç JETCO Kurucu Deklarasyonu' ile 'Türkiye-Norveç JETCO 1. Dönem Protokolü' imzalanmıştır." "Ortak hedeflerimiz doğrultusunda somut adımlar ele alındı" Paylaşımda, iki ülkenin iş dünyası çatı kuruluşlarının katılımıyla bir yuvarlak masa toplantısı yapıldığı da bildirildi. Bu toplantıda ise mevcut işbirliğinin kapsamlı şekilde değerlendirildiği belirtilen paylaşımda, "Ticari ve yatırım ilişkilerimizin çeşitlendirilmesi ve artırılması amacıyla önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası belirlenmiştir. Ortak hedeflerimiz doğrultusunda somut adımlar ele alınırken, özel sektörün sürece etkin katılımının taşıdığı kritik önemin altı çizilmiştir." bilgisi verildi.

Tarımda maliyet artışı yükselmeye devam ediyor Haber

Tarımda maliyet artışı yükselmeye devam ediyor

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), şubatta yıllık bazda yüzde 31,55, aylık bazda yüzde 3,1 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), şubat ayına ilişkin Tarım-GFE verilerini açıkladı. Buna göre, endeks şubatta bir önceki aya kıyasla yüzde 3,1, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,08, Şubat 2025'e kıyasla yüzde 31,55 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 32,64 yükseldi. Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 2,96, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 3,94 artış kaydedildi. Geçen yılın aynı ayına göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 32,81, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 24,31 yükseliş görüldü. Alt gruplar Yıllık Tarım-GFE'ye göre 6 alt grup daha düşük, 5 alt grup daha yüksek değişim gösterdi. Şubatta yıllık bazda artışın az olduğu alt gruplar, yüzde 18,33 ile tarımsal ilaçlar, yüzde 21,11 ile enerji ve yağlayıcılar oldu. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise yüzde 41,37 ile veteriner harcamaları, yüzde 37,7 ile hayvan yemi olarak kayıtlara geçti. Aylık Tarım-GFE'ye göre 7 alt grup daha düşük ve 4 alt grup daha yüksek değişim sergiledi. Şubatta bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar, yüzde 0,25 ile veteriner harcamaları, yüzde 0,97 ile bina bakım masrafları olarak kayıtlara geçti. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 4,31 ile malzemeler, yüzde 3,73 ile hayvan yemi olarak hesaplandı.

Merkez Bankası 11,6 milyar dolarlık döviz aldı Haber

Merkez Bankası 11,6 milyar dolarlık döviz aldı

QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre geçen haftaki alım 11.6 milyar doları buldu. ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın ilk günlerinden itibaren TL’yi korumak için döviz satışı yapan Merkez Bankası 10 Nisan ile biten haftada haftalık nette ilk kez alıma döndü. 28 Şubat’ta başlayan savaş döneminde 5 hafta üst üste döviz satışı gerçekleştiren Merkez Bankası QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre 10 Nisan haftasında 11.6 milyar dolar döviz aldı. Geçen hafta ABD ve İran iki haftalık ateşkes ilan ederek müzakerelere başlanacağını duyurmuştu. Böylece savaşın başından itibaren döviz satışı 37.6 milyar dolara indi. Uzmanlar rezerv artış eğiliminin tersine dönmemesi durumunda gelecek haftaki PPK’da faiz artırım ihtimalini azalttığını dile getirdi. QNB ekonomistlerinin analizine göre 10 Nisan haftasında toplam rezervler 9.1 milyar dolar artışla 170.8 milyar dolara yükseldi. Geçen hafta içerisinde bankaların TCMB’de zorunlu karşılık ve teminat depo çerçevesinde tuttukları döviz miktarının 0.6 milyar dolar azalması, brüt rezervi olumsuz etkiledi. Bunu hariç tutan net uluslararası rezerv ise 9.7 milyar dolar artışla 55.3 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezerv de önceki haftaya göre 13.4 milyar dolar artışla 31.8 milyar dolara yükselerek savaştan bu yana ilk kez artış gerçekleştirdi. Altın fiyatları olumlu etkiledi Şebnem Turhan'ın haberine göre, net rezerv içinde değerlendirilen yurt içi bankalarla yapılan swap hacminin 10 Nisan haftasında 3.7 milyar dolar azalmasının, net rezervi olumsuz etkilediğini belirten QNB ekonomistleri altın fiyatlarının yükselmesinin ise net rezervde 1.8 milyar dolarlık artışa yol açtığını hesapladı. Kamunun döviz mevduatı da incelenen hafta içerisinde 1.5 milyar dolar düşerken çoğunluğu eurobond itfasıyla ilgili olan bu çıkış, TCMB’nin geçici hesabında tutulduğu için henüz döviz rezervine yansımadı. QNB ekonomistleri “Sonuç olarak, bu saydığımız işlemler net rezervin geçen hafta 1.9 milyar dolar gerilemesine neden olmuştur. Net rezervdeki değişimi dikkate aldığımızda, bunun dışında kalan işlemlerle toplamda 11.6 milyar dolar döviz alışı gerçekleştiğini hesaplıyoruz” dedi. Karahan'dan ABD'de sunum IMF –Dünya Bankası Bahar Toplantıları için New York’ta bulunan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan programı kapsamında ilk sunumunu gerçekleştirdi. Karahan, "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" başlıklı sunumunda, mart ayında yıllık enflasyonun yüzde 30,9’a gerilediğini belirten Karahan, düşüş hızının değişmekle birlikte dezenflasyonun tüm alt gruplarda sürdüğünü kaydetti. Karahan, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde düşüşün görüldüğüne dikkati çekerek, kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılığın dezenflasyonu desteklediğini ve bu desteğin bu yıl devam etmesinin beklendiğini bildirdi. Rezervler daha güçlü Eşel mobil sisteminin enflasyonist baskıları sınırlandırdığını vurgulayan Karahan, iktisadi faaliyette yavaşlamanın görüldüğünü aktardı. Karahan, kapasite kullanımının zayıf seyrettiğini belirterek, talep göstergelerinin iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ettiğini vurguladı. Ankete dayalı göstergelerin, iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı doğruladığını aktaran Karahan, kredi büyümesinin yılın ilk çeyreğinde yavaşladığını ifade etti. Karahan, enerji ve turizmle şekillenen cari işlemler açığının tarihsel ortalamanın altında seyrettiğini vurguladı. Altın fiyatlarındaki gerilemenin hanehalkı döviz talebinde etkili olduğunu kaydeden Karahan, rezervlerin düzeyinin daha önceki çıkış dönemlerinde olduğundan daha güçlü olduğunu bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.