SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enerji

Ekometre - Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TCK BY Kıraç’tan 2026’ya 8 milyar TL ciro hedefi Haber

TCK BY Kıraç’tan 2026’ya 8 milyar TL ciro hedefi

TCK by Kıraç markasıyla yol güvenliği, enerji ve savunma sanayinde faaliyet gösteren Kıraç Galvaniz, gerçekleştirdiği yatırımcı sunumunda büyüme stratejisini, yeni yatırımlarını ve küresel hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya yerli ve yabancı yatırımcılar, portföy yönetim şirketleri ve finans kuruluşları yoğun ilgi gösterdi. Bozüyük yatırımıyla üretimde sıçrama 2025 yılında devreye alınan ve yaklaşık 1,35 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip Bozüyük entegre üretim tesisi, şirketin kapasite ve verimlilik yapısında belirleyici rol oynadı. Dijital izlenebilirlik sistemleri, robotik hatlar ve çevreci galvaniz teknolojileriyle donatılan tesis, TCK by Kıraç’ın operasyonel verimliliğini artırarak şirketi bölgesel üretici konumundan küresel rekabet düzeyine taşıdı. Bursa Başköy’de yapımı devam eden ve makine parkuru hariç inşaat ve altyapı yatırım harcamasının 500 milyon TL olması öngörülen yeni üretim tesisinin 2027 yılında tamamlanması hedefleniyor. Savunma ve Enerjide stratejik konumlanma Kıraç Galvaniz, savunma sanayinde attığı adımlarla yalnızca üretim kapasitesini değil, küresel sistemlere entegrasyon gücünü de yukarı taşıyor. Şirketin NATO Support and Procurement Agency (NSPA) tedarik sistemine kabul edilmesi, uluslararası savunma projelerine doğrudan erişim sağlayan kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE) tedarikçi platformuna dahil olunması, yerli projelerdeki operasyonel rolünü derinleştiriyor. Bu çift yönlü konumlanma, TCK by Kıraç’ı hem global hem de yerel savunma ekosisteminde aktif bir oyuncu haline getiriyor. Enerji tarafında ise güneş enerjisi altyapı konstrüksiyonları üretimiyle büyümesini sürdüren şirket, yenilenebilir enerji yatırımlarındaki ivmeyi fırsata çevirerek portföyünü genişletiyor. Yol güvenliği sistemleri, solar enerji altyapısı ve savunma sanayi olmak üzere üç ana iş kolunda ilerleyen bu yapı; Avrupa, Orta Doğu ve Balkanlar’da süren faaliyetlerin yanı sıra Gürcistan ve Romanya’daki yapılanmalarla desteklenerek uluslararası pazarlarda daha derin ve sürdürülebilir bir büyüme modeline dönüşüyor.Müşteri portföyünde Amerika’ dan Çin’ e kadar sektörlerinde önemli birçok firmayla işbirliği yapan TCK by KIRAÇ, global şirket olma vizyonuyla çalışmalarını büyük bir tititizlikle yürütüyor. “Küresel oyuncu konumumuzu güçlendiriyoruz” TCK by Kıraç Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, şirketin dönüşüm sürecine ve küresel hedeflerine dikkat çekti. Malçok, “son yıllarda hayata geçirdiğimiz yatırımlar ve stratejik adımlar sayesinde, TCK by Kıraç’ı küresel ölçekte rekabet eden bir yapıya taşıdık. Bozüyük fabrika yatırımımız ve planladığımız yeni tesislerle üretim gücümüzü büyütürken; savunma sanayi, solar enerji ve yol güvenliği sistemlerinde kurduğumuz dinamik yapı ile daha güçlü, daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir bir küresel oyuncu haline geliyoruz” dedi.

Türkiye-Norveç ticaretinde yeni dönem başlıyor Haber

Türkiye-Norveç ticaretinde yeni dönem başlıyor

Türkiye-Norveç Ortak Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) 1. Dönem Toplantısı, Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile Norveç Ticaret ve Sanayi Bakan Yardımcısı Siri Martinsen eş başkanlıklarında düzenlendi. Ticaret Bakanlığının, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşım yapıldı. Paylaşımda, Türkiye-Norveç JETCO 1. Dönem Toplantısı'nın, Tuzcu ve Martinsen eş başkanlıklarında Bakanlıkta gerçekleştirildiği belirtildi. İki ülkenin bakan yardımcıları arasında yapılan görüşmede, karşılıklı ticaret hacminin ve yatırım ilişkilerinin değerlendirildiği bildirilen paylaşımda, şu ifadeler kullanıldı: "Norveç'in de taraf olduğu Türkiye-Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) Serbest Ticaret Anlaşması'nın sunduğu imkanlar da dikkate alınarak karşılıklı olarak çeşitlendirilmesi ve derinleştirilmesi hususları ele alınmıştır. Ardından gerçekleştirilen JETCO 1. Dönem Toplantısı'nda ülkemiz ile Norveç arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler değerlendirilerek, yatırımlar, enerji, finans, dijital hizmetler, savunma, müteahhitlik ve yeşil dönüşüm konularındaki işbirliği alanları belirlendi. Toplantıda 'Türkiye-Norveç JETCO Kurucu Deklarasyonu' ile 'Türkiye-Norveç JETCO 1. Dönem Protokolü' imzalanmıştır." "Ortak hedeflerimiz doğrultusunda somut adımlar ele alındı" Paylaşımda, iki ülkenin iş dünyası çatı kuruluşlarının katılımıyla bir yuvarlak masa toplantısı yapıldığı da bildirildi. Bu toplantıda ise mevcut işbirliğinin kapsamlı şekilde değerlendirildiği belirtilen paylaşımda, "Ticari ve yatırım ilişkilerimizin çeşitlendirilmesi ve artırılması amacıyla önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası belirlenmiştir. Ortak hedeflerimiz doğrultusunda somut adımlar ele alınırken, özel sektörün sürece etkin katılımının taşıdığı kritik önemin altı çizilmiştir." bilgisi verildi.

Tarımda maliyet artışı yükselmeye devam ediyor Haber

Tarımda maliyet artışı yükselmeye devam ediyor

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), şubatta yıllık bazda yüzde 31,55, aylık bazda yüzde 3,1 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), şubat ayına ilişkin Tarım-GFE verilerini açıkladı. Buna göre, endeks şubatta bir önceki aya kıyasla yüzde 3,1, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,08, Şubat 2025'e kıyasla yüzde 31,55 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 32,64 yükseldi. Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 2,96, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 3,94 artış kaydedildi. Geçen yılın aynı ayına göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 32,81, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 24,31 yükseliş görüldü. Alt gruplar Yıllık Tarım-GFE'ye göre 6 alt grup daha düşük, 5 alt grup daha yüksek değişim gösterdi. Şubatta yıllık bazda artışın az olduğu alt gruplar, yüzde 18,33 ile tarımsal ilaçlar, yüzde 21,11 ile enerji ve yağlayıcılar oldu. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise yüzde 41,37 ile veteriner harcamaları, yüzde 37,7 ile hayvan yemi olarak kayıtlara geçti. Aylık Tarım-GFE'ye göre 7 alt grup daha düşük ve 4 alt grup daha yüksek değişim sergiledi. Şubatta bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar, yüzde 0,25 ile veteriner harcamaları, yüzde 0,97 ile bina bakım masrafları olarak kayıtlara geçti. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 4,31 ile malzemeler, yüzde 3,73 ile hayvan yemi olarak hesaplandı.

Merkez Bankası 11,6 milyar dolarlık döviz aldı Haber

Merkez Bankası 11,6 milyar dolarlık döviz aldı

QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre geçen haftaki alım 11.6 milyar doları buldu. ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın ilk günlerinden itibaren TL’yi korumak için döviz satışı yapan Merkez Bankası 10 Nisan ile biten haftada haftalık nette ilk kez alıma döndü. 28 Şubat’ta başlayan savaş döneminde 5 hafta üst üste döviz satışı gerçekleştiren Merkez Bankası QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre 10 Nisan haftasında 11.6 milyar dolar döviz aldı. Geçen hafta ABD ve İran iki haftalık ateşkes ilan ederek müzakerelere başlanacağını duyurmuştu. Böylece savaşın başından itibaren döviz satışı 37.6 milyar dolara indi. Uzmanlar rezerv artış eğiliminin tersine dönmemesi durumunda gelecek haftaki PPK’da faiz artırım ihtimalini azalttığını dile getirdi. QNB ekonomistlerinin analizine göre 10 Nisan haftasında toplam rezervler 9.1 milyar dolar artışla 170.8 milyar dolara yükseldi. Geçen hafta içerisinde bankaların TCMB’de zorunlu karşılık ve teminat depo çerçevesinde tuttukları döviz miktarının 0.6 milyar dolar azalması, brüt rezervi olumsuz etkiledi. Bunu hariç tutan net uluslararası rezerv ise 9.7 milyar dolar artışla 55.3 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezerv de önceki haftaya göre 13.4 milyar dolar artışla 31.8 milyar dolara yükselerek savaştan bu yana ilk kez artış gerçekleştirdi. Altın fiyatları olumlu etkiledi Şebnem Turhan'ın haberine göre, net rezerv içinde değerlendirilen yurt içi bankalarla yapılan swap hacminin 10 Nisan haftasında 3.7 milyar dolar azalmasının, net rezervi olumsuz etkilediğini belirten QNB ekonomistleri altın fiyatlarının yükselmesinin ise net rezervde 1.8 milyar dolarlık artışa yol açtığını hesapladı. Kamunun döviz mevduatı da incelenen hafta içerisinde 1.5 milyar dolar düşerken çoğunluğu eurobond itfasıyla ilgili olan bu çıkış, TCMB’nin geçici hesabında tutulduğu için henüz döviz rezervine yansımadı. QNB ekonomistleri “Sonuç olarak, bu saydığımız işlemler net rezervin geçen hafta 1.9 milyar dolar gerilemesine neden olmuştur. Net rezervdeki değişimi dikkate aldığımızda, bunun dışında kalan işlemlerle toplamda 11.6 milyar dolar döviz alışı gerçekleştiğini hesaplıyoruz” dedi. Karahan'dan ABD'de sunum IMF –Dünya Bankası Bahar Toplantıları için New York’ta bulunan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan programı kapsamında ilk sunumunu gerçekleştirdi. Karahan, "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" başlıklı sunumunda, mart ayında yıllık enflasyonun yüzde 30,9’a gerilediğini belirten Karahan, düşüş hızının değişmekle birlikte dezenflasyonun tüm alt gruplarda sürdüğünü kaydetti. Karahan, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde düşüşün görüldüğüne dikkati çekerek, kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılığın dezenflasyonu desteklediğini ve bu desteğin bu yıl devam etmesinin beklendiğini bildirdi. Rezervler daha güçlü Eşel mobil sisteminin enflasyonist baskıları sınırlandırdığını vurgulayan Karahan, iktisadi faaliyette yavaşlamanın görüldüğünü aktardı. Karahan, kapasite kullanımının zayıf seyrettiğini belirterek, talep göstergelerinin iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ettiğini vurguladı. Ankete dayalı göstergelerin, iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı doğruladığını aktaran Karahan, kredi büyümesinin yılın ilk çeyreğinde yavaşladığını ifade etti. Karahan, enerji ve turizmle şekillenen cari işlemler açığının tarihsel ortalamanın altında seyrettiğini vurguladı. Altın fiyatlarındaki gerilemenin hanehalkı döviz talebinde etkili olduğunu kaydeden Karahan, rezervlerin düzeyinin daha önceki çıkış dönemlerinde olduğundan daha güçlü olduğunu bildirdi.

Ticaret savaşları Türkiye'nin cari açığını tırmandırdı Haber

Ticaret savaşları Türkiye'nin cari açığını tırmandırdı

Türkiye şubat ayında 7 milyar 501 milyon do­larla geçen yılın ay­nı ayına göre yüzde 43,8 daha fazla cari işlemler açığı verdi. Böylece, savaşın henüz baş­lamadığı ancak artan jeopoli­tik gerilimle olumsuz etkile­rinin yoğun hissedildiği ara­lık-şubat döneminde üç ay üst üste 7 milyar doların üzerinde seyreden cari açıkta büyüme eğilimi kalıcı bir görüntü ver­di. 28 Şubat’ta fiilen başlayan sıcak savaşın cari açığa etki­si ise gelecek ay açıklanacak mart verisinde görülecek. Merkez Bankası verileri­ne göre şubatta cari açık aynı zamanda, ABD’nin açıkladı­ğı fahiş gümrük vergileri üze­rine şiddetlenen küresel tica­ret savaşı etkisiyle arızi yük­selişle 8 milyar doları aştığı Nisan 2025’ten sonraki döne­min en yüksek aylık düzeyini gördü. Anılan ayda 8,4 milyar dolar olan aylık cari açık, ma­yısta 1,1 milyar, haziranda 2,2 milyar dolara gerilemiş, izle­yen üç ayda ise cari denge faz­la vermişti. Türkiye, kasım­dan itibaren 4,1 milyar dolar­la yeniden cari açık vermeye başladı. Aralıktaki 7,4 milyar dolardan sonra bu yıl ocakta da 7 milyar doların üzerinde bir cari açık verildi, büyüme ivmesi şubatta da devam etti. Ocak-şubat dönemi kümüla­tif cari açığı geçen yılın eş dö­nemine göre yüzde 57,2 artışla 14 milyar 543 milyon dolar ol­du. Şubat sonu itibarıyla yıllık cari işlemler açığı da 35 mil­yar 447 milyon dolarla, son 26 ayın en yüksek düzeyine çıktı. Enerji ve altın hariç açık da büyüdü Enerji ve altın hariç cari iş­lemler dengesi de şubat ayın­da 3 milyar 408 milyon dolarla geçen yılın aynı ayındakinin 5,7 kat üzerinde gerçekleşti. Bu bazda ilk iki aydaki açık 6 milyar 255 milyon dolara ulaş­tı. Nisan 2025’te 4 milyar 707 milyon dolar açık verdikten sonra, ekim sonuna kadar faz­la veren, kasımdan itibaren yeniden açık vermeye başla­yan altın ve enerji hariç den­gede de şubatta söz konusu dö­nemin en yüksek açığı verildi. Yıllıklandırılmış verilere göre enerji ve altın hariç dengede Şubat 2025’te 32 milyar 708 milyon dolar olan fazla, bu yıl aynı ayda 10 milyar 308 mil­yon dolara kadar geriledi. Rezervde yılık erime 24,2 milyar dolar Yıllıklandırılmış verilere göre ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 73,2 milyar dolar oldu. Bu dönemde hizmetler alanında 62,6 milyar dolar net giriş kaydedilirken, birincil gelir dengesinde 24 milyar, ikincil gelir dengesinde ise 875 milyon dolar net çıkış yaşandı. Son bir yılda 35,4 milyar dolar olan cari işlemler açığı, bir yıl önceki düzeyine göre yüzde 113,3 büyüdü. Son bir yıldaki cari açık da ağırlıkla bankalar ve şirketlerin kullandığı dış krediler, yabancıların mevduat hareketleri ve ticari krediler yoluyla finanse edildi. Yıllık cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 2,6 milyar dolar, net portföy yatırımları 2,4 milyar dolar katkı verdi. Aynı dönemde dışarıdan net 38 milyar dolar kredi ve net 1,3 milyar dolar ticari kredi kullanıldı. Buna karşılık yabancıların efektif ve mevduatlarında net 11,5 milyar dolar azalış yaşandı. Böylece “diğer yatırımlar” alanındaki net katkı 27,9 milyar dolar oldu. Net hata ve noksan verisine göre son bir yılda 21,4 milyar dolarlık kaynağı belirsiz çıkış yaşanırken, Merkez Bankası’nın döviz rezervleri 24,2 milyar dolar azaldı. Cari açığı dış ticaret büyüttü Şubat ayında da cari açığı büyüten ana faktör dış ticaretteki gelişmeler oldu. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret verilerine göre aylık ihracat 20 milyar 670 milyon dolarla geçen yılın aynı ayındakinin yüzde 2,2 altında kalırken, ithalat yüzde 5,7 artışla 28 milyar 148 milyon dolar oldu ve 7 milyar 478 milyon dolarla geçen yıla göre yüzde 36,6 daha büyük dış ticaret açığı verildi. Uluslararası taşımacılık, turizm, dış müteahhitlik gibi faaliyetleri kapsayan hizmetler alanında kaydedilen aylık net 2 milyar 14 milyon dolarlık giriş geçen yılın aynı ayındakinin yüzde 11,1 altında kaldı ve bunun dış ticarette oluşan açığı kompanse etme oranı geriledi. Hizmetler alanındaki net girişlerin net 1 milyar 841 milyon dolarını seyahat gelirleri de geçen yıla göre yüzde 2,5 geriledi. Karşılıklı yatırımlardaki gelir-giderler ile faiz gelir-giderini kapsayan “birincil gelir dengesi” de şubatta net 1 milyar 859 milyon dolar açık verdi. Karşılıksız transferlerle ilgili ikincil gelir dengesinde de 178 milyon dolar açık oluştu. Bir ayda 10 milyar dolar rezerv kullanımı Portföy yatırımlarındaki net giriş ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 69,6 azalarak 780 milyon dolarda kaldı. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 932 milyon ve DİBS piyasasında 366 milyon dolar net alış yaptığı görüldü. Yurt dışındaki tahvilde ise yurt dışı yerleşikler banka ihraçlarında 43 milyon ve genel hükümet ihraçlarında 674 milyon dolar net alış, diğer sektör ihraçlarında ise 81 milyon dolar net satış yaptı. Yurt dışı yerleşiklerin açtığı krediler ve mevduatları kapsayan diğer yatırımlarda ise bir aylık net giriş 2 milyar 734 milyon dolarla geçen yıla göre yüzde 75,8 arttı. Bakır'ın haberine göre, Yurt dışından bankalar 17 milyon, genel hükümet 226 ve diğer sektörler 1 milyar 478 milyon dolar net kredi kullanımı gerçekleştirdi. Diğer yatırımlar altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, Türk lirası cinsinden 882 milyon dolar net artış ve yabancı para cinsinden 2 milyar 390 milyon dolar net azalış olmak üzere toplam 1 milyar 508 milyon dolar net azalış kaydetti. Bu gelişmelerle cari açığı karşılayacak toplam döviz girişi 3 milyar 376 milyon dolarda kaldı. Net hata noksan kalemindeki 6 milyar 471 milyon dolarlık sistem dışına çıkışla birlikte büyüyen finansman ihtiyacı, rezerv varlıkları bir ayda net 10 milyar 630 milyon dolar eritti.

TÜMKAD Bilim dostu gençleri keşfediyor Haber

TÜMKAD Bilim dostu gençleri keşfediyor

Bunun en güncel örneğini 4-5 Nisan günlerinde Nilüfer Pancar Deposu’nda gerçekleştirdiği “Fikrini Sadece Düşünmekle Kalma! Sahneye Taşı…” mottosu ile 18-28 yaş arasındaki gençlerin 2 ya da 4’er kişiden oluşan 15 ekiple; enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki fikirlerini mentorluk desteğiyle yarıştırdığı bilgi yarışması ile gösteren TÜMKAD, genç fikirleri bilim dünyasına kazandırıyor. TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Futurizm Komisyonu tarafından hayata geçirilen “GIF-T Ideathon Girişimcilik Yarışması” adıyla düzenlenen etkinlik, genç fikirlerin ve görüşlerin filizlenip yeşermesine zemin oluşturan bir sürecin fitilini de ateşliyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ARSİYAD) Başkanı Erdinç Acar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, bilime gönül veren gençler, TÜMKAD üyeleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı etkinliğin açılışında konuşan TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk, gerçekleştirdikleri etkinliğin sadece bir projenin açılışı olmayıp, bir fikrin, bir cesaretin ve bir geleceğin başlangıcı olduğunu vurguladı. “Geleceği tasarlayanlar kazanacak” TÜMKAD olarak, mühendisliğin teknik bir alan olmakla birlikte dönüştüren, iyileştiren ve geleceği inşa eden bir güç olduğuna inandıklarını ifade eden Öztürk, “Tam da bu inançla, ‘GİF-T – Bir Fikrim Var Projesi’ni hayata geçirdik. Şunu artık çok net biliyoruz ki geleceği bekleyenler değil, tasarlayanlar kazanacak. Sevgili gençler, bugün burada bulunan her birinizin içinde bir fikir var. Belki henüz net değil, belki cesaret bekliyor. Ancak şunu unutmayın: Bir fikrin en büyük gücü, ona inanan bir insanla başlar. GİF-T tam olarak bunun için var. Sadece fikir üretmek için değil, o fikri geliştirmek, test etmek ve gerçeğe dönüştürmek için projelendirildi. Bu süreçte sizlere sadece bilgi değil, ilham, rehberlik ve güçlü bir ekosistem sunacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki birlikte üreten, birlikte düşünen ve birlikte gelişen yapılar, her zaman daha güçlüdür. Bugün burada attığımız bu adım, belki bir girişimin, belki bir iş birliğinin, belki de bir hayat hikayesinin başlangıcı olacak. Yıllar sonra dönüp baktığınızda, ‘ben o gün oradaydım’ diyeceksiniz. Gelecek, cesaret edenlerin olacak. Biz bugün burada, o cesareti büyütmek için bir aradayız” diye konuştu. Projede emeği bulunanlara teşekkür Projenin hayata geçirilmesinde büyük emekleri bulunduğunu söylediği GIF Komisyon Başkanı Merve Kara Oral’a , proje liderliğini üstlenen Yarenur Türe Özkan’a, projenin fikir annesi Rahşan İlkay Yorulmaz’a ve GIF komisyonundaki tüm üyelerine teşekkür eden Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Projemizin iki önemli paydaşı, bizleri her zaman destekleyen Nilüfer Belediyesi İnovasyon Merkezi İş Geliştirme Müdürü Sayın Gülşah Ayzit’e, Merve Hasret’e ve Nilüfer Belediye Başkanımız Sayın Şadi Özdemir’e, Referans Holding Sayın Feray Uzunçayır ve tüm ekibine çok teşekkür ederiz. Projelere mentörlük yapacak değerli gönüllü mentörlerimize, tüm fikirlerin değerlendirileceği jüride bulunan kıymetli jüri üyelerimize, MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Osman Akın’a, İnci Akü Arge Müdürü Sayın Alper Turhan’a, Apra Mühendislik Kurucusu ve değerli TÜMKAD üyemiz sayın Rahşan Yorulmaz’a, Bosch Rexroth Proje Geliştirme Müdürü Sayın Koray Yazdalı’ya çok teşekkür ederiz. Hepinize ilham dolu, üretken ve dönüştürücü bir yolculuk diliyorum.” Genç fikirlerin bilim sınavı TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Başkanı Merve Kara Oral da birçok gencin geleceğe yön vermeye aday özgün fikirleri bulunduğunu belirterek, genç fikirlerin hayata geçirilmesinin büyük öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu tespitten hareketle “GIF-T Ideathon Girişimcilik Yarışması”nın startını verdiklerine işaret eden Oral, yarışmada projeleriyle yarışacak gençlere başarı dileklerinde bulundu. TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Proje Lideri Yarenur Türe Özkan ise yarışma sürecinden söz etti. Yarışmaya 18-28 yaş aralığındaki 2 ya da 4’er kişilik gruplardan oluşan 15 ekibin katılacağını ifade eden Özkan, enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki genç fikirlerin mentorluk desteğiyle yarışacağını dile getirdi. Dereceye giren genç fikirlerin çeşitli ödüllerle ödüllendirileceğine işaret eden Özkan, yarışmanın gençlere vereceği en büyük kazanımın bilimsel düşünce yeteneğinin gelişimine zemin hazırlayacak olması olduğunu dile getirdi. ‘Bilimle dost’ gençler Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de konuşmasında gerçekleştirdikleri etkinlik nedeniyle TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk’ün şahsında TÜMKAD yönetimine teşekkür etti. Geleceğin gençlerin omuzları üzerinde yükseleceğine dikkat çeken Özdemir, “Geleceğimizin teminatı gençlerimizi, bilimsel düşüncenin temellendirdiği eğitim sistemi ile yarınlara hazırlamalıyız. Bilimi, sanatı ve kültürel gelişimi ihmal eden bir toplumun geleceği karanlık demektir. Bu nedenle ülkemizin yarınlarında söz sahibi olacak gençlerimizi ‘bilimle dost’ yapabilmenin arayışlarında olmalıyız. Burada en büyük görev şüphesiz devlete düşüyor. Bununla birlikte sivil toplum kuruluşlarının da bu doğrultuda gerçekleştirebilecekleri pek çok etkinliğin bulunduğunu göz ardı etmemeliyiz. Bu konuda örnek oluşturan TÜMKAD’ı kutluyorum” diye konuştu. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e teşekkür plaketi Konuşmaların ardından TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk, etkinliğin düzenlenmesinde bulundukları katkı nedeniyle Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e teşekkür plaketi takdim etti. Öztürk ayrıca etkinlik projesinin uygulanmasında emeği bulunan TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Başkanı Merve Kara Oral ile TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Proje Lideri Yarenur Türe Özkan’a da teşekkür plaketi verdi. Nefes kesen yarışmada dereceye giren ekipler Etkinliğin ikinci gününde 18-28 yaş aralığındaki 2 ve 4’er kişilik gruplardan oluşan 15 ekipte yer alan 50 genç, nefeslerin tutulduğu heyecanı yüksek yarışmada; enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki fikirlerini yarıştırdı. MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, İnci Akü Ar-Ge Müdürü Alper Turhan, Apra Mühendislik Kurucusu ve TÜMKAD Üyesi Rahşan Yorulmaz ve Bosch Rexroth Proje Geliştirme Müdürü Koray Yazdalı’dan oluşan jüri heyetinin değerlendirmeleri neticesinde şu ekipler ilk 3 dereceyi paylaştı: Ekip Adı: Chemech/Döngüsel Biyodizel. Sloganları: Dışa bağımlılık: Sıfır Atık. Katılımcı Listesi: Yarkın Artunel, Nilsu Baysal.Ekip Adı: Aqua Energy. Sloganları: Geleceği geri kazanıyoruz. Katılımcı Listesi: Esma Tarlak, Süleyman Can Duman, Sevilay Sevim, Fatmanur Ors.Ekip Adı: Ekoprocess team. Sloganları: Tekstil fabrikalarının boyahanelerindeki voc zararlı gazının salınımını azaltmak ve doğalgaz tasarrufu sağlamak. Katılımcı Listesi: Afra Nur Kara, Huzeyfe Akyol, Bilgesu Köse, İrem Oza. Dereceye girenlere ödül ve proje eğitimi desteği Eskişehir Ideathon kapsamında ödül almaya hak kazanan ilk 3 girişimci adayı, Eskişehir Teknopark Tepebaşı Girişim Ofisi tarafından sunulan 15.000 TL değerindeki ‘Ön Kuluçka Programı’ ile ödüllendirildi. ‘Ön Kuluçka Programı’ kapsamında katılımcılar; Girişimcilik eğitimleri, deneyimli mentörlerden birebir destek, iş fikirlerini geliştirmeye yönelik kapsamlı içerikler, patent eğitimi, proje yazma eğitimi ile 2 ay boyunca girişimlerini bir üst seviyeye taşıma fırsatı elde edecekler. Dereceye giren yarışmacılar ayrıca, TÜMKAD tarafından verilecek olan patent ve proje eğitimleri almaya da hak kazandı.

Erdoğan: Türkiye karamsar tablonun dışındadır Haber

Erdoğan: Türkiye karamsar tablonun dışındadır

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplandı. Yaklaşık üç saat süren toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Türkiye’nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tabii burada bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inanıyorum. Değerli arkadaşlar, İran’a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor." dedi. Hürmüz Boğazı kaynaklı gerilimin ekonomilere etkisine değinen Erdoğan Türkiye'nin aldığı önlemler hakkında "Gübre ve ham madde tedarik yerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergisini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde de gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transferini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız." şeklinde konuştu Erdoğan savaşın küresel ticarete etkileri hakkında ise, "Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından, özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz. Biz üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi güçlü desteklerle koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz. Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyumuzla paylaştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkânını devreye aldık. Bu kredi 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum." ifadelerini kullandı. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları: "Aile, dış politika, ekonomi, enerji ve diğer başlıklarda kapsamlı istişareler yaptığımız bir kabine toplantımızı daha tamamlamış bulunuyoruz. Öncelikle aldığımız kararların ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Birileri bu vatan için meydanlarda nutuk atarken kimileri de yolsuzluklarını perdelemek için Nutuk önünde poz verirken Cumhurbaşkanı ve kabinesi olarak Türkiye Yüzyılı'nı inşa mücadelemizi azimle sürdürüyoruz. Türkiye yapay gündemlere takılmadan hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor. Açık ve net ifade etmek isterim ki hükümetimiz gündemine hakimdir. Bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse Türkiye'nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz, enfekte edemez. Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum. "Milletimize hizmet etme peşindeyiz" Bölgemizde krizler, çatışmalar, büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek bir gündemimiz vardır; o da ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir. Bunun dışındaki her tartışmayı havanda su dövmek olarak görüyoruz. Biz havanda su dövme değil iş yapma, hizmet üretme, milletimize hizmet etme peşindeyiz. Biz yatırıma, üretime, hizmete, kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele etmenin çabasındayız. Biz ülkemizin itibarını hem ulusal ölçekte hem uluslararası ölçekte daha da artırmanın mücadelesini veriyoruz. Başkaları ne yaparsa yapsın biz işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz. Türkiye'yi güçlü ekonomisiyle, büyük ekonomisiyle küresel oyuncu haline getirmeye bakıyoruz. Nitekim son toplantımızdan bu yana teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş bir yelpazede eser ve hizmet maratonumuzu sürdürdük. 27 Mart Cuma günü İstanbul'da önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptık. Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi Toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini Türkiye'de ağırladık. Toplantıya 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, varlık yönetimi gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan yatırımcılar iştirak etti. İlgili bakanlarımız toplantıda iş dünyası temsilcilerine Türkiye'nin yatırım iklimi, küresel değer zincirlerindeki konumu, sunduğu yatırım fırsatları ve ekonomik görünümü hakkında bilgi verdi. 'Ne gerek var' denen yatırımlarımız bugün görüyoruz ki Türkiye'yi küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getiriyor. Türkiye'nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası olarak, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tabii burada bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inanıyorum. Değerli arkadaşlar, İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor. "Küresel ekonomiyi derinden sarsıyor" Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Hürmüz sıradan bir geçiş olmanın ötesinde dünyadaki petrolün yüzde 20'sinin ve doğal gazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır. Mesele sadece enerji de değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor. Yani Hürmüz'ün kapanması yalnızca bir sektörü değil enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. "Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır" Mesela Avrupa'nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğal gaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti. Dünyaya şöyle bir göz attığımızda tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır. Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok. Türkiye'nin Basra'dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG tedariki bulunmuyor. Yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatımız buradan gelmesine karşın bunlar bizim kolayca yönetebileceğimiz oranlardır. Enerjide kaynak ülke çeşitlendirme politikamızın değeri işte bugünlerde anlaşılmaktadır. Gübre ve hammadde tedariklerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergilerini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde de gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız. Fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine kan doğrayan savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Yine sivil havacılık, denizcilik ve karayolu tarafında da önlemlerimizi aldık. Aziz milletim, hîn-i hacette kullanmak amacıyla biriktirdiğimiz rezervlerimiz aynı şekilde yeterli ve güçlüdür. Dış borcumuzun ve toplam dış finansman ihtiyacımızın milli gelire oranı tarihsel ortalamaların altındadır. Dış dengeden bütçe disiplinine, Merkez Bankası rezervlerinden bankacılık sektörümüze kadar temel göstergelerde geçmişte karşılaşılan dış şoklara kıyasla çok daha sağlam bir noktadayız. Bunlara ilaveten krizin ekonomiye ve piyasaya menfi etkilerini proaktif bir yaklaşımla sınırlı tutmaya gayret ediyoruz. "Vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk" Savaşın başlamasından sadece 5 gün sonra Eşel Mobil sistemini devreye aldık. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk. Motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet Eşel Mobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu. Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz. Ancak biz üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi güçlü desteklerle koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz. Hafta sonu yeni bir paketi daha kamuoyumuzla paylaştık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkanını devreye aldık. Bu kredinin toplam büyüklüğü 120 milyar liradır. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımladık. Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedefliyoruz. Turizm sektörümüze ve ihracatçılarımıza hayırlı olsun diyorum. "Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın" Dezenflasyon programımızda da herhangi bir taviz söz konusu değildir. Her zaman söylediğimiz gibi istihdamın, üretimin ve ihracatın korunması bu süreçte de önceliğimiz olmayı sürdürecektir. Vatandaşlarımız endişeye kapılmasın. İş dünyamız müsterih olsun. Türkiye stratejik coğrafyasıyla, güçlü ve modern altyapısıyla, genç ve nitelikli iş gücüyle, İstanbul Finans Merkezi'yle ve daha birçok avantajıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya namzettir. Dünyanın önde gelen şirketleriyle gerçekleştirdiğimiz toplantımızda bunun emarelerini bizzat gördük. Yurt dışında da bunun sinyallerini şimdiden almaya başladık. Ülkemize düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye'nin yeni dönemin parlayan yıldızı olacağına dair haberler yazılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.