SON DAKİKA
Hava Durumu

#Emek Yoğun

Ekometre - Emek Yoğun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emek Yoğun haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İhracatçıya döviz dönüşüm desteği yüzde 6’ya çıkıyor Haber

İhracatçıya döviz dönüşüm desteği yüzde 6’ya çıkıyor

Mevcut yüzde 3 olan destek oranının yüzde 6’ya yükselmesiyle ihracatçılara daha güçlü kur desteği sağlanacak. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen IFCO Hazır Giyim ve Moda Fuarı’nda yaptığı konuşmada, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinde önemli bir artışa gidileceğini açıkladı. Bolat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 1 Ekim itibarıyla yeni bir uygulamayı devreye alacağını belirterek, özellikle emek yoğun sektörler ile üretim, katma değer ve istihdama katkı sağlayan alanların önceliklendirileceğini söyledi. Bakan Bolat, “Özellikle emek yoğun sektörler ve üretimde katma değer oluşturan, üretime ve istihdama destek veren sektörler öncelenerek bu döviz dönüşüm primi iki katı artışla uygulanacak. 1 Ekim’de bu da başlıyor” dedi. Mevcut yüzde 3'lük destek yüzde 6'ya yükselecek TCMB'nin, firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerini Türk lirasına dönüştürmelerini teşvik etmek ve rezerv birikimini desteklemek amacıyla uyguladığı döviz dönüşüm desteğinde yeni bir dönem başlayacak. Halihazırda yüzde 3 olarak uygulanan destek oranı, Bakan Bolat'ın açıklamasına göre iki katına çıkarılarak yüzde 6'ya yükseltilecek. Bu düzenlemeyle ihracatçıların dövizlerini Türk lirasına çevirmeleri karşılığında sağlanan destek önemli ölçüde artırılmış olacak. Katma değere dayalı yeni sistem uygulanacak TCMB tarafından daha önce yapılan düzenlemeyle firmalara katma değer esaslı döviz satış limiti getirilmişti. Yeni sistemde firmaların limitleri; katma değerleri, kârlılıkları ve iş gücü maliyetleri dikkate alınarak hesaplanacak. Aracı ihracatçıların ise kendi katma değere dayalı limitlerini doldurmaları halinde, katma değeri yüksek tedarikçileri adına döviz dönüşüm işlemi yapabilmelerine imkan tanınacak. Bu durumda sağlanan döviz dönüşüm desteği doğrudan tedarikçinin hesabına aktarılacak. Kur 48 TL ise destekli karşılık 50,88 TL'ye çıkabilecek Örneğin piyasa kurunun 48 TL olduğu bir senaryoda, yüzde 6'lık destek ihracatçıya döviz başına 2 lira 88 kuruşluk ilave avantaj sağlayacak. Böylece dövizin destekli TL karşılığı 50,88 TL'ye ulaşabilecek. Yeni uygulamanın, özellikle hazır giyim, tekstil ve diğer emek yoğun sektörlerin finansman ve rekabet koşullarına önemli katkı sağlaması bekleniyor.

İTO’dan yeni OVP için üretim çağrısı Haber

İTO’dan yeni OVP için üretim çağrısı

Avdagiç, yeni OVP için finansman, kur, vergi ve sosyal güvenlik yükleri ile ithalat politikalarını kapsayan 5 maddelik öneri sundu. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İTO’nun ağustos ayı Meclis Toplantısı’nda Türkiye ekonomisinin gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sıkı para politikasının enflasyonla mücadelede önemli bir dengeleme sağladığını belirten Avdagiç, yüksek faiz ve finansman maliyetlerinin özellikle üretici firmalar ve KOBİ’ler üzerindeki baskısına dikkat çekti. Avdagiç, eylül ayında güncellenmesi beklenen OVP’de para politikasının yanında, dezenflasyon sürecine zarar vermeyecek şekilde “hedefli bir üretim koruma politikası” geliştirilmesini önerdi. “Türkiye’nin yeni ekonomik politikası, enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında bir tercih yapmak arasında sıkışamaz” diyen Avdagiç, üretim kapasitesini, ihracatı ve yatırımları koruyacak seçici ve hedefli finansman mekanizmalarına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Üretim ve ihracata yönelik 5 maddelik öneri Avdagiç, yeni OVP kapsamında reel sektörün finansmana erişimini güçlendirmek amacıyla beş başlıkta politika önerisi sundu. 1. Uzun vadeli finansman güçlendirilmeli İhracatçı ve üretici firmalar için uzun vadeli, sürdürülebilir ve öngörülebilir finansman kanallarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Avdagiç, Eximbank ve benzeri mekanizmaların yalnızca mevcut ihracatçılara değil, ihracat potansiyeli taşıyan üreticilere de açılmasını istedi. İşletme sermayesi ve yatırım kredilerinde üretim ve ihracat performansının dikkate alınması gerektiğini kaydetti. 2. Yatırım ve işletme kredileri ayrıştırılmalı Avdagiç, yatırım kredileri ile işletme sermayesi kredilerinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek, teknoloji yatırımı yapan, ihracat kapasitesi oluşturan ve ithal girdiyi azaltan yatırımlar için daha uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman kanalları oluşturulmasını önerdi. 3. Kur ve ihracatçı arasındaki maliyet dengesi korunmalı İhracatçıların artan maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Avdagiç, kurun ihracatçının maliyet artışlarını karşılayabilecek şekilde dengelenmesine yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda döviz dönüşüm desteğinin sembolik olmaktan çıkarılarak daha etkin hale getirilmesini isteyen Avdagiç, enflasyon ile kur arasındaki farkın ihracatçı üzerindeki baskıyı artırmasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. 4. Üretim ve istihdama yönelik seçici destek sağlanmalı Üretim yapan ve istihdam sağlayan firmaların vergi ve sosyal güvenlik yükleri konusunda seçici düzenlemelerin gündeme alınmasını isteyen Avdagiç, özellikle yüksek istihdam ve ihracat sağlayan sektörlerde maliyet artışlarının istihdam kaybına dönüşmesini önleyecek mekanizmalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. 5. İthalat politikası sanayi politikasıyla birlikte ele alınmalı Avdagiç, ithalat politikasının yalnızca korumacı reflekslerle değil, sanayi politikası perspektifiyle ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin üretmediği kritik girdilerde maliyetleri düşürecek bir gümrük rejiminin uygulanması, yerli üretim kapasitesinin bulunduğu alanlarda ise haksız rekabetin önlenmesi gerektiğini belirtti. “Üretim tabanının korunması gerekiyor” Sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli olduğunu ancak bunun üretim tarafındaki maliyetinin giderek daha görünür hale geldiğini belirten Avdagiç, yüksek faizlerin işletme sermayesi maliyetlerini artırdığını, özellikle KOBİ’lerin finansmana erişim sorunlarının sürdüğünü söyledi. Avdagiç, “Geldiğimiz noktada temel sorun, dezenflasyonun kendisi değil, dezenflasyonun üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artmasıdır” değerlendirmesinde bulundu. Üretim tabanının korunması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, ihracatın sürdürülebilirliğinin yalnızca dış talebe değil, Türkiye’deki üretim kapasitesine ve bu kapasitenin maliyet ve finansman koşullarına da bağlı olduğunu ifade etti. “Emek yoğun sektörlerde kapasite kaybına izin verilmemeli” Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal ve makine gibi emek yoğun sektörlerde yüksek finansman maliyetlerinin firmaların fiyat rekabetçiliğini zorladığını belirten Avdagiç, bu alanlarda kapasite kaybının önlenmesi gerektiğini söyledi. Avdagiç, kısa vadede dezenflasyonun korunmasının, orta ve uzun vadede ise üretim kapasitesi ile ihracat rekabetçiliğinin sürdürülebilmesinin birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti. “Türkiye bunu başarabilecek güce sahip” Türkiye’nin enflasyonla mücadele ile üretimin korunması arasında bir tercih yapmak zorunda olmadığını belirten Avdagiç, seçici, hedefli ve etkili politika araçları geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin ekonomik birikimi ve kapasitesiyle kendi çıkış yolunu oluşturabileceğini söyleyen Avdagiç, iş dünyası olarak hükümetin beklentileri karşılayacak adımları hızlandıracağına inandıklarını belirtti. Avdagiç’ten “Terörsüz Türkiye” mesajı İTO Başkanı Avdagiç, konuşmasında “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin siyasi partilerin geniş mutabakatıyla yasalaşmasını değerlendiren Avdagiç, sürecin Türkiye için yeni bir dönemin kapılarını araladığını söyledi. Avdagiç, iş dünyası olarak sürecin milli birlik ve ekonomik kalkınmaya olumlu katkı sağlamasını temenni ettiklerini belirterek, yasada af düzenlemesine yer verilmemesini ve eli kana bulaşmış kişilerin kapsam dışında tutulmasını önemsediklerini ifade etti. Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir terörle mücadele ettiğini belirten Avdagiç, bundan sonraki dönemde ülkenin üretim ve kalkınma gündeminin daha güçlü şekilde öne çıkacağına inandıklarını söyledi. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde veri bilimi bölümü açıldı Avdagiç ayrıca İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Veri Bilimi ve Analitiği Bölümünün açıldığını duyurdu. İş dünyasının dijital dönüşüm ve veri odaklı karar alma süreçlerine uyum sağlaması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Avdagiç, üniversitenin dijital dönüşüm alanındaki insan kaynağı ihtiyacına yönelik olarak 2026-2027 akademik yılında Veri Bilimi ve Analitiği Bölümü’ne ilk kez öğrenci kabul edeceğini açıkladı.

İstihdam verileri düştü Haber

İstihdam verileri düştü

Ancak aynı dönemde istihdam edilen kişi sayısı 294 binden 139 bine indi. Bir yandan bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması diğer yandan istihdamın artırılması amacıyla sürdürülen ve geçtiğimiz yıl Mayıs ayından itibaren değişen teşvik sistemi, her iki amacın da gerçekleşmesine fayda sağlayamadı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yatırım teşviklerine ilişkin istatistiklerinden yapılan hesaplamalara göre yükselen enflasyona rağmen, teşvikli yatırımlar TL cinsinden ciddi anlamda geriledi. 2020 yılında 1 trilyon 225 milyar lira olan sabit yatırım tutarı, 2021’de 1 trilyon 215 milyar liraya gerilerken, 2022’de 220 milyar liralık artışla 1 trilyon 435 milyar liraya yükseldi. 2023 yılı teşvikli yatırımlarda rekor yılı oldu ve 1 trilyon 661 milyar liralık yatırım yapıldı. Takip eden 2024 yılında teşvikli yatırımlar 386 milyar liralık azalışla 1 trilyon 275 milyar liraya geriledi. Geçen yıl ise 273 milyar lira daha azalarak 1 trilyon 2 milyar liraya indi. Hem maliyet hem istihdam azaldı Teşvik sistemi 2025 yılı Mayıs ayında değiştirildi. Bu değişiklikten sonra Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teşvik istatistiklerini, verilerin önemli bölümünü eksilterek yayımlamaya başladı. Bakanlığın teşvik bülteninden yapılan hesaplamalara göre 1 kişiyi istihdam etmek için gerekli olan yatırım tutarı (toplam yatırımın istihdam sayısına bölünmesiyle hesaplandı) 2020 yılında döviz cinsinden 593 bin dolar seviyesindeydi. Bu tutar 2021’de 381 bin dolara, 2022’de 249 bin dolara, 2023’te ise 211 bin dolara geriledi. 2024 yılında 1 kişiyi istihdam etmek için gerekli olan yatırım 143 bin dolara inerken, geride bıraktığımız 2025 yılında yaklaşık 40 bin dolarlık artışla 181 bin dolara yükseldi. Buna karşılık teşvikli yatırımlarla oluşturulan istihdam yarıya yakın azalarak 270 bin 929’dan 139 bin 542’ye geriledi. Son 6 yıllık zaman diliminde en yüksek istihdam 358 bin 614 ile 2021 yılında yaratıldı. İstihdam desteği almak için son 10 gün Emek yoğun sektörlerde istihdamın korunması amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, KOSGEB ve İŞKUR bünyesinde başlatılan destek paketine başvurular 30 Nisan’da sona eriyor. Bu kapsamda işletmelere 50 milyon liraya kadar yüzde 10 finansman desteği sağlanacak. Bu para sadece vergi ve SGK prim borcu ödemelerinde kullanılabilecek. Toplam büyüklüğü 100 milyar lira olan destek pakete kapsamında, “NACE Kodu Kısım-C İmalat” başlığı altında faaliyet gösteren KOBİ’ler ve Büyük işletmeler anlaşmalı 15 banka aracılığıyla kredi kullanabiliyor. İstihdamı Koruma Paketi kapsamında işletmelere sağlanacak kredi tutarı, 2025 yılı Kasım ve Aralık aylarına ilişkin prime esas kazanç toplamının aylık ortalamasını aşamayacak. İşletme başına 50 milyon lira üst limit belirlenirken, bu limit yıl içerisinde tek seferde kullandırılacak. Krediye 15 banka aracılık edecek T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası, Türkiye İş Bankası, Türkiye Halk Bankası, Türkiye Garanti Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Akbank, DenizBank, Kuveyt Türk Katılım Bankası, Türk Ekonomi Bankası, Ziraat Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası, Albaraka Türk Katılım Bankası, Emlak Katılım Bankası, Türkiye Finans Katılım Bankası. Teminat güçlüğü çeken KOBİ’lere program kapsamında, kefalet sistemi kapsamındaki şirketler aracılığıyla teminat desteği verilecek. Bu kapsamda; Kredi Garanti Fonu A.Ş. (KGF), Katılım Finans Kefalet A.Ş. (KFK), İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) KOBİ’lere teminat sağlayacak. Kişi başına 3 bin 500 lira destek Ekonomim'den Hüseyin Gökçe'nin haberine göre, destelerden yararlanabilmek için ön şart olarak, işletmelerin 2025 yılı Kasım ve Aralık aylarındaki prim gün sayısını korumaları getirildi. Yani istihdamı azaltmamış olmaları gerekiyor. Tekstil, giyim, deri ve mobilya imalatı gibi belirli sektörler için; Korunan her bir istihdam için 30 prim gün karşılığı 3.500 TL geri ödemesiz destek verilecek ve işletme başına üst limit 10 milyon 458 bin lira olacak. Bunlar dışındaki sektörlere ise kullanılacak kredilerde 50 milyon liraya kadar 10 puan finansman desteği sağlanacak. Bu krediler 6 aya kadar anapara ödemesiz ve en fazla 36 ay vade ile kullandırılacak. Burada sağlanacak finansman, sadece vergi ve SGK prim borcu ödemelerinde kullanılabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.