SON DAKİKA
Hava Durumu

#Elektrifikasyon

Ekometre - Elektrifikasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrifikasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sabancı Holding'in 9 aylık net kârı 19,6 milyar TL'ye ulaştı Haber

Sabancı Holding'in 9 aylık net kârı 19,6 milyar TL'ye ulaştı

Sabancı Holding, 2026 yılının ilk dokuz ayında 1,3 trilyon TL kombine gelir elde ederken konsolide net kârını 19,6 milyar TL'ye yükseltti. Holdingin son beş yılda banka ve finansal hizmetler dahil yurt içi ve yurt dışındaki toplam yatırımları 10 milyar dolara ulaştı. Şirket ayrıca 7 milyar TL'lik pay geri alım programı başlattı. Yatırımlar ve operasyonel performans kârlılığı destekledi Sabancı Holding, 2026 yılının ilk dokuz aylık dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Holdingin temettü geliri hariç kombine geliri 1,3 trilyon TL olarak gerçekleşirken konsolide net kârı 19,6 milyar TL oldu. Değişen piyasa koşulları ve uzun vadeli büyüme hedefleri doğrultusunda portföyünü şekillendiren Holding, Topluluk şirketlerinin operasyonel performansıyla finansal sonuçlarını destekledi. Şirket, mevcut faaliyet alanlarındaki verimlilik çalışmalarının yanı sıra yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi sürdürdü. 7 milyar tl'lik pay geri alım programı 2003 yılından bu yana kesintisiz kâr payı dağıtımı gerçekleştiren Sabancı Holding, sermaye yönetimi stratejisi kapsamında yeni bir pay geri alım programı başlattı. 16 Ekim'de duyurulan programın süresi azami üç yıl, ayrılan toplam fon ise 7 milyar TL olarak belirlendi. Programla pay fiyatında sağlıklı ve istikrarlı oluşumun desteklenmesi, yatırımcı menfaatlerinin korunması ve piyasa değerinin Holdingin operasyonel performansını daha iyi yansıtması hedefleniyor. Programdan bağımsız olarak 19 Ekim'de Sabancı Ailesi üyeleri Dilek Sabancı ve Serra Sabancı ile Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı, CEO Kıvanç Zaimler ve CFO Mustafa Aydın toplam 2 milyon 776 bin 300 lot Sabancı Holding payı satın aldı. İşlemler Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) duyuruldu. Son beş yıldaki yatırımlar 10 milyar dolara ulaştı Sabancı Holding CEO'su Kıvanç Zaimler, farklı sektörlerdeki faaliyetlerin geleceğe yönelik büyüme stratejisini desteklediğini belirtti. Değişen koşullara hızlı uyum sağlayan, fırsatları doğru zamanda değerlendiren bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini ifade eden Zaimler, verimlilik artışı, kaynakların etkin kullanımı ve yeni yatırımların öncelikli gündem maddeleri olduğunu söyledi. Türkiye'yi yatırımlarda önceliklendirmeye devam ettiklerini vurgulayan Zaimler, banka ve finansal hizmetler dahil son beş yıldaki toplam yurt içi ve yurt dışı yatırımlarının 10 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Topluluk şirketlerinin operasyonel performansının izlenen stratejiyi desteklediğini belirten Zaimler, finansal sağlamlığı koruyarak yatırımlara devam etmeyi hedeflediklerini kaydetti. Enerjisa üretim'den 180 milyon dolarlık finansman Sabancı Topluluğu şirketleri, yılın ilk dokuz ayında stratejik büyüme alanlarındaki yatırımlarını sürdürdü. Enerjisa Üretim, Muğla'daki Artuna, Gaia ve Falp rüzgâr enerji santralleri için uluslararası finans kuruluşları FMO ve DEG ile 180 milyon dolarlık finansman anlaşması imzaladı. Böylece YEKA-2 projelerinin finansman süreci tamamlandı. Şirket ayrıca 1.000 MW kurulu güce sahip YEKA-2 rüzgâr enerjisi santrali projelerinde 241'inci ve son türbinin kurulumunu gerçekleştirdi. Enerjisa enerji'den 207 milyon dolarlık kaynak Enerjisa Enerji, Türkiye'nin elektrik altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımları kapsamında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile yedi yıl vadeli finansman anlaşması imzaladı. 207 milyon dolar karşılığı Türk lirası tutarındaki anlaşma, şirketin uluslararası finansman kaynaklarına erişimini destekledi. ABD'deki yenilenebilir enerji portföyü 790 mw'a ulaştı Sabancı Renewables, ABD'deki Pepper ve Lucky 7 güneş enerjisi santrallerinde inşaat çalışmalarına başladı. Şirket, yeni projelerle ABD'deki yenilenebilir enerji portföyünü genişletmeye yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. İnşaat ve lisanslama aşamasındaki projeler dahil olmak üzere şirketin ABD'deki toplam yenilenebilir enerji portföyü 790 MW seviyesine ulaştı. Akbank'ın ekonomiye kredi desteği 3 trilyon tl'yi aştı Akbank, 2026 yılının ilk dokuz ayında Türkiye ekonomisine sağladığı kredi desteğini artırdı. Bankanın toplam kredi desteği 3 trilyon 35 milyar TL'ye yükselirken, bunun 2 trilyon 334 milyar TL'lik bölümünü nakdi krediler oluşturdu. Çimsa'nın CAC kapasitesi 200 bin tona yaklaştı Çimsa, Mersin Fabrikası'nda hayata geçirdiği yeni kalsiyum alüminat çimento (CAC) üretim hattını devreye aldı. Yatırımla birlikte şirketin CAC üretim kapasitesi 200 bin tona yaklaşırken, Çimsa Çin hariç küresel pazarlardaki toplam tüketimin yaklaşık yüzde 20'sini tek başına karşılayabilecek kapasiteye ulaştı. Temsa'dan çekya'ya batarya ihracatı Mobilitenin elektrifikasyonuna yönelik yatırımlarını sürdüren TEMSA, geliştirdiği 50 adet yüksek voltajlı lityum iyon batarya ve 10 adet güç dağıtım ünitesini Çekya'ya ihraç etti. Bu sevkiyat, şirketin otobüs dışındaki ilk ihracatı oldu. TEMSA'nın kısa süre önce üretim bandından indirdiği 26 bininci otobüsün elektrikli Avenue Neo olması da şirketin elektrifikasyon stratejisinin önemli göstergelerinden biri olarak öne çıktı. Kordsa ve Brisa'da operasyonel toparlanma Kordsa, kompozit segmentindeki güçlü talep ve operasyonel toparlanmanın katkısıyla yılın ilk dokuz ayında güçlü bir performans sergiledi. Brisa'da ise yenileme kanalının öncülüğünde artan satış hacmi, katma değerli ürünlerin satışlar içindeki payının yükselmesi ve maliyet verimliliğine yönelik çalışmalar operasyonel kârlılığı destekledi. Bu gelişmelerle şirketin FAVÖK marjı geçen yılın aynı dönemine göre belirgin şekilde arttı. Agesa büyüme ve kârlılığını korudu Hayat ve bireysel emeklilik sektöründe faaliyet gösteren Agesa, yılın ilk dokuz ayında güçlü büyüme ivmesini sürdürdü. Şirket, sektördeki öncü konumunu korurken yüksek kârlılık performansını da devam ettirdi.

Bursa OSB Dünya Otomotiv Devlerini buluşturuyor Haber

Bursa OSB Dünya Otomotiv Devlerini buluşturuyor

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın destekleriyle, Bursa Organize Sanayi Bölgesi, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) ile Bursa OSB Akıllı Ulaşım ve Hareketlilik Kümelenmesi’nin faaliyetlerinden biri olan ‘Automotive Meetings – Dünya Otomotiv Buluşmaları’nda; TOGG, Volkswagen Group, Man EU, Aston Martin, Ashok Leyland, Hyundai, Ford, Oyak Renault, Toyata gibi dünya otomotiv devleri Bursa’da bir araya geliyor. 11-12 Kasım 2026 tarihlerinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek etkinlik öncesi, Bursa OSB Cemil Usta’da basın toplantısı düzenlendi. Medya mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği basın toplantısında, Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz’ın yanı sıra; Bursa OSB Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Gökşimşek, Kadri Uğur, Bursa OSB Denetim Kurulu Üyesi Galip Sakder, Bursa OSB Akıllı Ulaşım ve Hareketlilik Kümelenmesi Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Şahin, Bursa OSB Bölge Müdür Vekili Onur Onurlu, Bursa OSB İş Geliştirme Kümelenme ve Müşteri İlişkileri Yöneticisi Zafer Pehlivan da hazır bulundu. Etkinliğin içeriği ve kapsamı Etkinliğin içeriğine ve kapsamına ilişkin bilgilendirmede bulunan Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, 2’şer yıl arayla düzenlenen ‘Automotive Meetings – Dünya Otomotiv Buluşmaları’nın bu yıl, Bursa OSB’nin ev sahipliğinde, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirileceğini vurguladı. Organizasyonun 12 yıldır Meksika, ABD, İspanya, İtalya ve Türkiye’deki otomotiv sektörünün OEM, TİER 1, TİER 2, yan sanayi, ağır vasıta ve Aftermarket’in önemli firmalarını bir araya getireceğini ifade eden Durmaz, “Bu etkinlik, Kasım 2017’de, Avrupa kıtasında ilk kez Türkiye’de ve Bursa’da Bursa OSB’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilmiş olup, Türkiye’nin tek OEM ve TİER 1 otomotiv üretim tedarik zinciri etkinliğidir” diye konuştu. Automotive Meetings – Dünya Otomotiv Buluşmaları etkinliği ile yerli ve yabancı sektör temsilcisi dünya devlerini altıncı kez otomotiv sektörünün başkenti Bursa’da buluşturacaklarına işaret eden Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, 2 yılda bir düzenlenen etkinliğin, 11-12 Kasım 2026 tarihlerinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirileceğini belirtti. 44 ülkeden 300 sektör temsilcisi Karibu ile ABE’nin organizasyonel destekleriyle yapılacak bu yılki buluşmaya, binek araçtan ticari araç ve ağır vasıta grubuna kadar birçok farklı alanda 44 ülkeden toplamda 300 sektör temsilcinin katılımda bulunacağına ilişkin bildirimde bulunduğuna işaret eden Durmaz, “Bunlar arasında dünyaca ünlü markalar TOGG, Volkswagen Group, Man EU, Stellantis, Alexander Dennis, Aston Martin, Ashok Leyland, Mahindra, Hyundai, Ford, Tamb Durabus, Oyak Renault, Toyata gibi firmalar yer almaktadır. Etkinliğimize katılacaklar arasında, ABD’den Almanya’ya, Slovenya’dan Hindistan’a kadar, alıcıların yetkilileri de bulunuyor. Bununla birlikte İngiltere, Meksika ve Güney Kore’de bulunan sektörün önemli resmi kurumları da katılım sağlayacaktır. Bu etkinliğe olan ilgi her geçen yıl artarak devam etmektedir. Örneğin 2017’de 25 ülke katılırken, bu sayı 2022’de 37’ye yükseldi. Bu yıl da 44’e ulaştı. Katılımcı firma sayısında da durum aynı, 260’dan 300’e çıktı” dedi. Uluslararası tedarik zinciri etkinliği olan Automotive Meetings – Dünya Otomotiv Buluşmaları katılımcıları arasındaki ikili iş görüşmelerinin toplam sayısının da her yıl arttığına değinen Durmaz, bu yıl sonu itibariyle 43 milyar doları aşması beklenen Türk otomotiv endüstrisi ihracat toplamının yüzde 25’ini Bursa firmalarının gerçekleştirdiğini vurguladı. Bursa’nın otomotiv endüstrisindeki önemi Bu durumun, Türkiye’nin ve Bursa’nın otomotiv endüstrisi ürünleri ihracatının artmasında da etkili olacağını ifade eden Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Sonuçta baktığımızda küresel çapta doğru bir iş yaptığımız ortaya çıkmaktadır. 11 Kasım Çarşamba günü inovasyon, elektrifikasyon ve geleceğin tedarik zincirleri konuları ele alınacak. Sabah 09.30’daki açılışın ardından ‘demo day’ programında otomotiv ve mobilite sektörünün geleceğine yönelik yenilikçi çözümler geliştiren girişimcilerin sunumları gerçekleştirilecek. 12 Kasım Perşembe günü ise hidrojen mobilitesi, ağır ticari araçlar ve uluslararası iş birlikleri konuşulacak. Ayrıca 2 gün boyunca katılımcılar kendi aralarında ikili iş görüşmelerini gerçekleştirecekler. Etkinliğin 11 Kasım Çarşamba günü sabah 09.30’da başlayacak açılışına sizleri de bekleriz. Ülkemizin ilk ve her zaman örnek olan Bursa Organize Sanayi Bölgesi faaliyetleriyle üyelerine, Bursamıza ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor ve bundan sonra da edecektir.” Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz ve Bursa OSB Akıllı Ulaşım ve Hareketlilik Kümelenmesi Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Şahin’in açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Siemens Türkiye, COP31’de iklim hedeflerini teknolojiyle buluşturacak Haber

Siemens Türkiye, COP31’de iklim hedeflerini teknolojiyle buluşturacak

Yeşil Bölge’de İklim Destekçisi olarak yer alacak şirket, üçü Yeşil Bölge’de, biri Mavi Bölge’de olmak üzere toplam dört panelde enerji dönüşümü, sanayinin karbonsuzlaşması ve iklime dayanıklı altyapıları ele alacak. Siemens Türkiye'nin Gaziantep'te su yönetimi, AGT Ağaç'ta enerji verimliliği ve Gebze Üretim Tesisi'nde düşük karbonlu üretim alanlarında hayata geçirdiği projeler, teknolojinin sürdürülebilirlik hedeflerine katkısını ortaya koyan örnekler arasında yer alacak. Şirket, Teknoloji, İnovasyon ve Bilgi Hub’ındaki standıyla da ziyaretçilerle buluşacak. Türkiye’nin sanayi ve teknoloji dönüşümüne 170 yıldır katkı sunan Siemens Türkiye, COP31 kapsamında sürdürülebilir dönüşüme yönelik teknoloji ve uygulamalarını uluslararası katılımcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Enerji dönüşümü, sanayinin karbonsuzlaşması, enerji ve kaynak verimliliği ile iklime dayanıklı altyapılar başlıklarında çalışmalarını paylaşacak şirket, kendi operasyonlarında elde ettiği sonuçların yanı sıra müşterileriyle hayata geçirdiği projelerin somut çıktılarını da zirve gündemine taşıyacak. Young Guru Academy (YGA) iş birliğiyle yürütülen Climathon çalışmaları da gençlerin iklim odaklı çözüm önerileriyle programda yer alacak. Dört panelde sürdürülebilir dönüşümün farklı boyutları ele alınacak Siemens Türkiye, COP31 kapsamında Yeşil Bölge’de üç, Mavi Bölge’de bir olmak üzere toplam dört panelde yer alacak. Müşterileriyle birlikte gerçekleştireceği oturumlarda sanayide enerji verimliliği, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve kaynak yönetimi alanlarında hayata geçirilen uygulamalar ve elde edilen sonuçlar paylaşılacak. Gaziantep'teki su iletim altyapısı ve AGT Ağaç'ın üretim süreçlerinde gerçekleştirilen enerji verimliliği çalışmaları, teknoloji uygulamalarının farklı sektörlerde yarattığı etkiyi ortaya koyacak. YGA iş birliğiyle yürütülen Climathon çalışmaları ise Yeşil ve Mavi Bölge'de gerçekleştirilecek oturumlarda ele alınacak. Gençlerin iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik geliştirdiği fikir ve çözüm önerilerinin paylaşılacağı panellerde, inovasyonun sürdürülebilir dönüşümdeki rolü ve gençlerin bu süreçte üstlenebileceği sorumluluklar değerlendirilecek. Müşteri projeleriyle enerji ve kaynak verimliliğine katkı Siemens Türkiye'nin müşterileriyle farklı sektörlerde hayata geçirdiği projeler, teknolojinin enerji ve kaynak verimliliği alanında sağladığı katkıyı somut sonuçlarla ortaya koyuyor. Gaziantep'te sanayinin su ihtiyacının sürdürülebilir biçimde karşılanmasına yönelik geliştirilen Fırat-Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Su İletim Hattı projesi, iklime dayanıklı altyapılar açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Fırat Nehri'nden alınan suyun organize sanayi bölgesine iletilmesini sağlayan sistem, günlük 80 bin ile 120 bin metreküp arasında su iletim kapasitesine sahip. Yeraltı su kaynakları üzerindeki baskının azaltılmasına katkı sağlayan projede, enerji otomasyonu ve şebeke yönetimi çözümleriyle sistemin verimli işletilmesi hedefleniyor. Projenin işletme ve bakım süreçlerinde yaklaşık 500 bin avroluk tasarruf potansiyeli bulunuyor. AGT Ağaç ile gerçekleştirilen çalışmada ise üretim süreçlerinin dijital enerji yönetimi ve proses yönetimi çözümleriyle iyileştirilmesine odaklanılıyor. Proje kapsamında yıllık 159 bin MMBtu enerji tasarrufu sağlanırken, enerji tüketiminde yüzde 4,9 iyileşme ve yaklaşık 5.350 ton CO₂ emisyon azaltımı elde ediliyor. Dijital teknolojilerin üretim süreçlerine entegre edilmesi, enerji kullanımının daha etkin yönetilmesini ve kaynak verimliliğinin artırılmasını destekliyor. Siemens Türkiye, kendi operasyonlarında karbon ayak izini azaltıyor Siemens Türkiye, sürdürülebilirlik hedeflerini yalnızca müşterileriyle gerçekleştirdiği projelerle değil, kendi operasyonlarında hayata geçirdiği uygulamalarla da destekliyor. Şirketin operasyonel karbon ayak izi, 2019 yılına kıyasla 2025'te yaklaşık yüzde 70 azalarak 4.500 ton CO₂e seviyesine geriledi. Elektrik tüketiminde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanan Siemens Türkiye, 2022-2025 döneminde enerji tüketimini de yüzde 13 azalttı. Düzenli depolamaya gönderilen atık miktarı ise 81 tondan 13 tona düşürüldü. Gebze Üretim Tesisi'nde yürütülen BOLD (Building Our Low-carbon Destination) programı, Siemens Türkiye'nin düşük karbonlu üretim yaklaşımının önemli örneklerinden birini oluşturuyor. Programın 2021-2024 dönemini kapsayan ilk fazında güneş enerjisi sistemleri, LED aydınlatma ve yeşil enerji uygulamalarıyla tesisin enerji ve kaynak verimliliği geliştirildi. Yıllık yaklaşık 1,3 GWh yenilenebilir enerji üretimine ulaşan tesiste enerji tüketiminde yüzde 30, su tüketiminde yüzde 50 tasarruf sağlanırken, inşaat atıklarının yüzde 75'i geri kazanıldı. Programın 2026-2027 dönemini kapsayan ikinci fazında ise yeni nesil ısı pompası sistemleri, atık ısı geri kazanımı ve yapay zekâ destekli bina otomasyonu gibi teknolojilerin devreye alınması planlanıyor. Bu çalışmalarla 2027 yılına kadar karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 93, enerji, doğal gaz ve su tüketiminin ise yüzde 54 azaltılması hedefleniyor. Siemens Türkiye'nin müşterileriyle yürüttüğü enerji verimliliği çalışmaları da bu yaklaşımın farklı sektörlerdeki etkisini ortaya koyuyor. Dört ülkede 22 müşteriyle gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 448 enerji tasarrufu önleminin uygulanmasına destek verildi. Projelerle yaklaşık 21,72 milyon avroluk tasarruf potansiyeli oluşturulurken, 148 bin ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağlandı. Siemens'in demiryolu ulaşımına yönelik teknolojileri de sürdürülebilir dönüşümün hızlandırılmasına katkı sağlıyor. Railigent® X platformu, yapay zekâ destekli varlık yönetimi ve operasyon optimizasyonuyla demiryolu işletmelerinin enerji tüketimini yüzde 10-20 oranında azaltmasına yardımcı oluyor. Dijital ikizler, kestirimci bakım ve durum izleme uygulamaları plansız duruşların azaltılmasını, ekipman ömrünün uzatılmasını ve ağ dayanıklılığının artırılmasını destekliyor. Siemens Velaro yüksek hızlı tren platformu ise kısa mesafeli hava ulaşımı ve karayoluna kıyasla daha düşük karbonlu bir alternatif sunuyor. Yolcu-kilometre başına havacılığa göre yüzde 90'a varan CO₂ azaltım potansiyeliyle ulaşım kaynaklı emisyonların düşürülmesine katkı sağlıyor. Siemens Teknolojileri, COP31 ziyaretçileriyle buluşacak Siemens Türkiye, COP31 kapsamında Teknoloji, İnovasyon ve Bilgi Hub'ında yer alacak standıyla da ziyaretçilerini ağırlayacak. Stantta dijitalleşme, otomasyon, elektrifikasyon ve yapay zekâ alanlarındaki teknoloji çözümleri tanıtılacak. Ziyaretçiler, bu teknolojilerin sanayi, enerji sistemleri ve altyapılarda sürdürülebilir dönüşüme nasıl katkı sağladığını yakından inceleme fırsatı bulacak. “Teknoloji ve inovasyon, sürdürülebilir dönüşümde belirleyici bir rol oynuyor” Siemens AG İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Küresel Sürdürülebilirlik Başkanı Eva Riesenhuber, Siemens'in sürdürülebilirlik yaklaşımına ve teknolojinin bu dönüşümdeki rolüne ilişkin şunları söyledi: “İnsanlar ve gezegen için daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek; sanayi, enerji sistemleri, binalar ve ulaşım alanlarında dönüşümü gerektiriyor. Teknoloji ve inovasyon, bu dönüşümün hayata geçirilmesinde belirleyici bir rol oynuyor. Siemens olarak teknolojiyi kaynak verimliliğini artırmak, altyapıların dayanıklılığını güçlendirmek ve iklim hedeflerini somut sonuçlara dönüştürmek için kullanıyoruz. COP31'i bu etkiyi ortaya koymak, deneyimleri paylaşmak ve iş birliklerini güçlendirmek için önemli bir fırsat olarak görüyoruz.” “Teknoloji ve mühendislik gücümüzle sürdürülebilir dönüşümü destekliyoruz” Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gelis ise teknolojinin sürdürülebilir dönüşümdeki rolüne dair şöyle konuştu: “Sürdürülebilir dönüşümün hız kazanmasında teknolojinin sunduğu olanakların somut uygulamalara dönüştürülmesi büyük önem taşıyor. Siemens Türkiye olarak dijitalleşme, elektrifikasyon, otomasyon ve yapay zekâ alanındaki yetkinliklerimizle sanayinin dönüşümünü destekliyoruz. Kendi operasyonlarımızda enerji tüketimimizi ve karbon emisyonlarımızı azaltmaya yönelik elde ettiğimiz sonuçları, müşterilerimizle gerçekleştirdiğimiz projelere taşıyoruz. Gaziantep'te su yönetimi, sanayide enerji verimliliği ve Gebze Üretim Tesisimizde düşük karbonlu üretim alanlarında hayata geçirdiğimiz çalışmalar, teknolojinin sürdürülebilirlik hedeflerine nasıl katkı sağlayabildiğini gösteriyor. COP31'i bu deneyimleri uluslararası katılımcılarla paylaşmak, teknolojinin sunduğu fırsatları değerlendirmek ve yeni iş birliklerini geliştirmek açısından önemli bir platform olarak görüyoruz. Türkiye'nin sürdürülebilir dönüşüm yolculuğuna teknoloji ve mühendislik gücümüzle katkı sağlamayı sürdüreceğiz.”

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği Başkanı Barbaros Oktay oldu Haber

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği Başkanı Barbaros Oktay oldu

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) çatısı altında örgütlenen Avrupa otobüs üreticileri, MAN Truck & Bus’ın Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay’ı ACEA’nın yeni Otobüs Bölüm Başkanı olarak atadı. Görev süresi bir yıl olan Oktay; otobüs pazarında elektrifikasyon dönüşümünün hız kazandığı ve “Avrupa’dan Satın Al” (Buy European) yaklaşımı gibi yeni düzenlemelerin sektörün geleceğini doğrudan etkilediği kritik bir dönemde bu önemli sorumluluğu üstlenecek. Barbaros Oktay, görev süresi boyunca Avrupa’daki otobüs üreticileri ile Brüksel’deki politika yapıcılar arasındaki ilişkilerde sektörün sesi olacak. “Sürdürülebilir ulaşım hedefleri için destek şart” Atama sonrası değerlendirmelerde bulunan Barbaros Oktay, şunları söyledi: “Şehir içi otobüs taşımacılığı, Avrupa otomotiv endüstrisinin karbondan arındırma konusunda en ileri seviyedeki segmentidir. Aynı zamanda otobüsler, milyonlarca Avrupalının günlük yaşamında vazgeçilmez bir rol üstlenmektedir. Bu nedenle yasa koyucuların yeni düzenlemeleri şekillendirirken; Portekiz’den Polonya’ya, İsveç’ten Sicilya’ya kadar toplumların ihtiyaç duyduğu sosyal ve sürdürülebilir ulaşımı, Avrupa otobüs üreticilerinin rekabet gücünü zayıflatmadan desteklemeleri büyük önem taşımaktadır. Sektörümüzün rekabetçiliğini ve inovasyon kapasitesini güçlendirecek daha fazla siyasi desteğe ihtiyaç duyulmaktadır.” Sanayi hızlandırıcı yasası, sanayi değer yaratımını şekillendiriyor Avrupa Komisyonu tarafından yakın zamanda sunulan Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nın merkezinde “Avrupa’dan Satın Al” düzenlemeleri yer alıyor. Planlara göre; değer zincirinde yüksek oranda Avrupa ürünü bulunduran üreticilerin, Avrupa’da otobüs satışı yapabilmesine yalnızca kamu ihaleleri yoluyla izin verilmesi öngörülüyor. Hâlen devam eden yasama sürecinde önemli değişiklikler yapılması bekleniyor. Barbaros Oktay konuya ilişkin olarak şunları ifade etti: “Avrupalı otobüs üreticileri, prensipte ‘Avrupa’dan Satın Al’ yaklaşımını olumlu karşılamaktadır. Ancak önerilen planların ciddi bir bürokratik yük oluşturma riski bulunmaktadır. Biz ise kaynaklarımızı; müşterilerimize daha fazla fayda sağlayan, ulaşımı daha sürdürülebilir ve verimli hâle getiren ürünlerin geliştirilmesine yönlendirmeyi tercih etmekteyiz.” Otobüs sektöründe büyümenin motoru olarak elektrikli araçlar Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana MAN Truck & Bus’ta Otobüs Bölümü Başkanı olarak bu dönüşümü aktif şekilde yönetiyor. Bu süre zarfında şirket, otobüs iş kolundaki pazar konumunu önemli ölçüde güçlendirdi ve 2025 mali yılında 7.000’in üzerinde otobüs satışı gerçekleştirerek pandemi öncesi seviyelere yeniden ulaştı. Özellikle elektrikli mobilite alanı güçlü bir performans sergiledi. Elektrikli şehir içi otobüs satışları yüzde 118’in üzerinde artış göstererek 1.300 adedi aştı ve rekor seviyeye ulaştı. Oktay, “Otobüs sektörü, Avrupa ticari araç endüstrisinin sıfır emisyonlu güç aktarma sistemlerine geçişte en dinamik segmentlerinden biridir. Şehir içi otobüsler, otomotiv endüstrisinde elektrifikasyonun öncü alanlarından birini oluşturmaktadır,” değerlendirmesinde bulundu. Elektrikli ulaşım, şehirlerarası seyahat alanında da giderek önem kazanıyor. 2026 yılının sonunda piyasaya sunulması planlanan MAN Lion’s Coach E ile birlikte, Avrupalı bir üretici tarafından geliştirilen tamamen elektrikli bir otobüs, ilk kez uzun mesafeli yolculuk ve turizm uygulamalarında kullanıma hazır hâle gelecek. Geçtiğimiz sonbaharda Brüksel’de gerçekleştirilen fuar lansmanı, tüm kullanım alanlarında elektrikli otobüs uygulamalarına geçiş sürecinde önemli bir kilometre taşı oldu. Şarj altyapısının hedeflenen şekilde genişletilmesi çağrısı Olumlu piyasa eğilimlerine rağmen, altyapı eksiklikleri önemli bir zorluk olmaya devam ediyor. Şehir içi segmentte elektrifikasyon ilerlemiş olsa da şehirlerarası otobüsler için şarj altyapısı konusunda ciddi bir gelişmeye ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle otobüs sektörü; ulaşım merkezleri, şehirlerarası otobüs terminalleri, turistik bölgeler ve ana güzergâhlar başta olmak üzere, Avrupa genelinde yüksek performanslı bir şarj ağının kurulması için siyasi destek bekliyor. Barbaros Oktay konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Şehirlerarası otobüsler için kapsamlı ve yüksek performanslı bir şarj altyapısı olmadan, uzun mesafeli taşımacılıkta elektrikli mobilite potansiyelinin tamamı hayata geçirilemez. Önümüzdeki yıllarda alınacak politika kararları, dönüşümün ne kadar hızlı ve başarılı bir şekilde gerçekleşeceğini belirleyecektir.” Ankara'daki MAN üretim hattından Avrupa liderliğine 1979 yılında doğan Barbaros Oktay, lise eğitimini Ankara’da tamamladıktan sonra 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 2010-2012 yılları arasında Bilkent Üniversitesi İşletme ve Yönetim (MBA) yüksek lisans programını tamamladı. Kariyerine 2004 yılında MAN Türkiye A.Ş.’de üretim mühendisi olarak başlayan Oktay; şirket bünyesinde sırasıyla Üretim Mühendisi, Üretim Mühendisi Grup Lideri, Üretim Müdürü ve Satın Alma & Tedarikçi Geliştirme Bölüm Sorumlusu olarak görev yaptı. 2013 yılında iç rotasyon kapsamında Almanya’daki MAN merkezine Otobüs Satın Alma Grup Başkanı olarak atanan Oktay, 2016 yılında MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs Bölüm Başkanlığı görevini üstlendi. 2021 yılında ise MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs, Ürün ve Proje Yönetimi Başkanlığı görevine getirildi. Bu göreviyle birlikte dünyanın en büyük ticari araç üreticilerinden TRATON Group’ta Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Otobüs Çözümleri Başkanlığı görevini de yürüttü. Nisan 2022 itibarıyla MAN Türkiye A.Ş. İcra Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana ise MAN Truck & Bus’ın global Otobüs Bölümü Başkanı olarak görev yapıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.