SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eğitim

Ekometre - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması Haber

Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay: “21. Yüzyılın En Stratejik Yatırımı Yeraltı Kaynakları Değil İnsan Kaynağıdır” BTSO 59’uncu Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Hizmetleri İle Kurslar) katkılarıyla, BTSO Akademi kapsamında düzenlenen buluşmada Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve özel öğretim kurumlarının geleceği konuşuldu. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki programa BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, Meclis Üyesi Orhan Adanur, Komite Başkanı Hasan Temelli, Komite Başkan Yardımcısı Celal Arslan ve komite üyelerinin yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Özel Kurumlar Daire Başkanı Ali İhsan Baykal ile il ve ilçe millî eğitim müdürlüğü yöneticileri de katıldı. Yeni ekonominin sermayesi bilgi Programın açılışında konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, tarih boyunca toprağa hükmedenlerin değil, bilgiye hükmedenlerin dünyaya yön verdiğini söyledi. Sanayi çağında kömür ve çelik ne ifade ediyorsa, bugün bilgi, teknoloji ve insan sermayesinin aynı anlamı taşıdığını belirten Burkay, “21. yüzyılın en stratejik yatırımı yeraltı kaynakları değil, insan kaynağıdır. Bilgiyi üreten ve teknolojiyi yönlendirenler yeni ekonominin belirleyicisi olacaktır. Yeni ekonominin sermayesi bilgi, üretim gücü ise nitelikli insan kaynağıdır.” dedi. Dünyanın tarihin en hızlı dönüşüm süreçlerinden birinden geçtiğini ifade eden Burkay, yapay zekâ ve büyük verinin geleneksel meslek dallarını dönüştürdüğünü kaydetti. Bugünkü eğitim anlayışının yarının dünyasına yetmeyebileceğine dikkat çeken Burkay, önümüzdeki 5 yılda mesleklerin yüzde 30’unun dönüşeceğini ve yeni meslek alanlarının ortaya çıkacağını söyledi. Türkiye Yüzyılı hedefinin bilimde, teknolojide, kültürde ve sanatta öncü bir Türkiye inşa etmek olduğunu belirten Burkay, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni bu nedenle çok önemli bulduklarını ifade etti. Burkay, “Bu model; bilgiyi ahlakla, yetkinliği değerlerle, teknolojiyi ise medeniyet tasavvuruyla buluşturan köklü bir yaklaşımı ifade ediyor. Bu yaklaşımı hayati önemde görüyoruz. Bizim medeniyet perspektifimiz, teknolojiyi insan merkezli değerlerimizle birlikte geliştirmektir. Toplumun tüm dinamikleri olarak değerlerine bağlı, dünyayı doğru okuyabilen nesiller yetiştirmeliyiz.” diye konuştu. Ankara’nın çözüm iradesini yanımızda hissetmek bize güç veriyor Eğitimde özel teşebbüsün kaliteyi yukarıya taşıyan önemli bir araç olduğunu söyleyen Burkay, kurumların beklentilerine kulak verilmesinin rekabet gücüne yapılan en önemli katkılardan biri olduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ifade eden Burkay, Yeniceabat ve Atıcılar Mesleki Eğitim Kampüsü, BUTGEM, BTSO Akademi ve Bursa Business School projeleriyle yaşam boyu eğitimi desteklediklerini söyledi. Ayrıca 17 pilot meslek okulunda mesleki eğitime destek verdiklerini ve sektörel konsey yapılanmasını hayata geçiren ilk oda olduklarını kaydetti. Özel eğitim kurumlarının taleplerine de değinen Burkay, hizmet bedellerinin revize edilmesi, personel onay süreçlerindeki bürokratik engellerin giderilmesi ve artan maliyetlere yönelik finansman ihtiyaçlarının karşılanmasının sektörün öncelikli beklentileri arasında yer aldığını söyledi. Bakanlığın özel öğretim kurumlarına yönelik desteğinin önemli olduğunu belirten Burkay, Ankara’nın çözüm iradesini yanlarında hissetmenin kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Burkay konuşmasının sonunda programa katılan konsey başkanına, meclis ve komite üyelerine, il milli eğitim müdürlüğü temsilcilerine ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Çalışma dönemimizde milli eğitim bakanlarımızı 4 kez btso’da ağırladık BTSO Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, BTSO çatısı altında 8 yıldan bu yana Eğitim Konseyi ve komitelerinde uyumlu bir ekiple görev yaptıklarını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın eğitim konusuna özel bir hassasiyeti olduğunu ve Konseyin tüm çalışmalarına destek verdiğini ifade eden Bingöl, “Biz göreve geldikten sonra pandemi yaşandı, sorunlar ortaya çıktı. Ama BTSO Başkanımızın destekleri ile tam 4 defa Milli Eğitim Bakanı Bursa’ya geldi, 6 defa Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlerimiz ile toplantı yaptık. Ayrıca Türkiye’de mesleki eğitim sistemi ilk olarak Bursa’dan başladı. BTSO’nun vizyonuna yakışan çok güzel işler yaptık, adımlar attık.” dedi. Uludağ’da uluslararası nitelikte, geleneksel hale gelecek büyük çaplı bir Eğitim Zirvesi düzenlemeyi hedeflediklerini kaydeden Bingöl ayrıca yine Uludağ’da özel öğretim kurumlarının temsilcilerini Milli Eğitim Bakanı, Bakan Yardımcıları ve Genel Müdürler ile bir araya getirmeyi planladıklarını açıkladı. Bursa’da özel okullarda eğitim alan 66 bin öğrenci var Özel öğretim kurumlarının eğitim sistemindeki önemine dikkati çeken Bingöl, “Her dönemde Türkiye’nin yüzde 10’unu özel öğretim okutuyor. Bursa bu konuda lider şehirlerden bir tanesi. Bursa’da özel okullarda okuyan 66 bin öğrencimiz var. BTSO gibi güçlü ve ortak bir zeminde okullarımızın sorunlarını gündeme taşımak, çözüme kavuşturmak adına önemli adımlar attık. İnşallah bundan sonra da bu çalışmalara devam edeceğiz.” diye konuştu. Bingöl ayrıca öğretmenlerin eğitimi konusuna vurgu yaptı. Öğretmenlerin yaz aylarında iki aylık izinleri olduğunu, bu dönemin öğretmenlerin gelişimi adına uygulanabilecek eğitim programlarının önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Bursa’da 1.500’e yakın özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bursa’nın sanayi, ticaret, kültür ve turizm kenti olmasının yanı sıra aynı zamanda bir özel öğretim kenti olduğunu söyledi. Bursa’nın yaklaşık 1.500 özel öğretim kurumuyla önemli bir noktada bulunduğunu belirten Güner, “Özel öğretim kurumları olarak hep birlikte çok büyük dokunuşlar yapıyoruz. Türkiye genelinde neredeyse dokunmadığımız birey, aile yok. Özel okullardan rehabilitasyon merkezlerine, özel kurslardan sürücü kurslarına, iş makinesi kurslarından dil kurslarına kadar 22 farklı kurum türüyle çok geniş alanda hizmet veriyoruz” dedi. Özel öğretim kavramının yalnızca bir tanımlama olmadığını ifade eden Güner, “Bu aslında kamu hizmetinin özel kurumlar eliyle gerçekleşmesi anlamına geliyor. Yapılan iş ve üretilen hizmet bir kamu hizmeti. Ben ülkesine ve milletine değer katmak adına eğitim yolunu tercih eden herkese teşekkür ediyorum. Üretmiş olduğunuz değerle, 37 bin kurumla Türkiye’nin insan kaynağına ve gelecek inşasına katkı sunuyoruz” diye konuştu. Türkiye Yüzyılı maarif modeli önemli bir adım Son 3 yılda eğitim alanında önemli adımlar atıldığını belirten Güner, “Bu çalışmalar içerisinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli büyük bir yer tutuyor. Erdem, değer ve eylem üçlemesi çok önemli. ‘Köklerden geleceğe’ anlayışı en önemli kavramlardan biri. 200 yıldır Batı terminolojisinin üstten bakış açısıyla dayattığı kavramları artık kendi medeniyet perspektifimizle inşa edeceğiz. Orta Asya değil Türkistan diyeceğiz. Coğrafi keşifler değil sömürgeciliğin başlangıcı diyeceğiz. Köklerden geleceğe diyerek millet olarak aynı geçmişten ortak geleceğe yürüyeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kamu özel sektör ortaklığında eğitimde yeni başarı hikayeleri yazacağız Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, eğitimin yalnızca bugünü yöneten değil geleceği inşa eden en güçlü toplumsal zemin olduğunu söyledi. Çokgezer, “Bu zeminin sağlamlığı ise eğitim paydaşlarının aynı hedefler doğrultusunda ortak hareket edebilmesine bağlıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli tam olarak bu anlayışın bir tezahürüdür. Bu model yalnızca akademik başarıyı önceleyen değil düşünen, sorgulayan, değerlerine bağlı, vicdan sahibi, üreten, çağın becerileriyle donanmış bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bütüncül bir eğitim yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede özel öğretim kurumlarımızı da eğitim sistemimizin tamamlayıcı ve güçlendirici önemli bir paydaşı olarak görüyoruz.” dedi. Bursa’nın eğitim alanındaki güçlü birikimi ile öncü bir şehir olduğunu ifade eden Çokgezer, şöyle devam etti: “Bursa’da özel okullarda öğrenim gören 66 bin, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim hizmeti alan 33 bin öğrenci bulunuyor. Bursa’da 622’si özel okul olmak üzere bin 483 özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor. Bu rakamlar, özel öğretim kurumlarının eğitimdeki yerini ve üstlendiği önemli sorumluluğu açıkça göstermektedir. Bizler eğitimde kamu-özel ayrımı gözetmeden aynı ideal etrafında birleştikçe daha güçlü başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğiz.” Açılış konuşmalarının ardından BTSO 59. Meslek Komitesi Üyesi İsmail Güler özel öğretim sektörünün yıllar içindeki gelişimini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Program, sektör temsilcileri ve eğitim yöneticilerinin sorularının cevaplanmasıyla son buldu.

Alkışlar Minteks Sanat’a, katkı eğitime Haber

Alkışlar Minteks Sanat’a, katkı eğitime

Eğitime katkı sağlamak amacıyla sahnelenen oyun, izleyicilere hem kahkaha hem de düşündürücü bir deneyim sundu. Oyunun ilk gün prömiyerinin ardından düzenlenen törende, Minteks Sanat Kurucusu Özkan İrman tarafından oyunun yazarı Ayşe Alagöz ve yönetmeni Mehmet Ali Dönmez’e plaket takdim edildi. Sahne performanslarıyla büyük beğeni toplayan oyuncular ise sertifikalarını aldı. Gecede ayrıca Türk Eğitim Vakfı (TEV) Bursa Şube Başkanı Sertaç Şipka, Minteks Şirketler Grubu’nun burs fonuna sağladığı katkılar ve gençlerin eğitimine sunduğu destek dolayısıyla Özkan İrman’a teşekkür plaketi verdi. Tüm geliri Türk Eğitim Vakfı (TEV) Minteks Şirketler Grubu Burs Fonu’na aktarılan etkinlik, sanat yoluyla eğitime destek sunan örnek bir sosyal sorumluluk çalışması olarak öne çıktı. “Yıldızlara Kadar”ın kadrosunda Arda İrman, Çağla Altıntaş, Esra Mütevelli, Gözde Karaman, Irmak Gazioğlu, Kübra Uludoğan, Recep Karataş, Selin İrman ve Volkan Dursun yer aldı. Oyunun yazarlığını Ayşe Alagöz üstlenirken, yönetmen koltuğunda Mehmet Ali Dönmez oturdu. Proje Koordinatörlüğünü Sibel Bağcı Uzun’un yaptığı oyununda, müzikler Selin ve Arda İrman imzası taşırken, afiş ve dekor tasarımı Mehmet Ali Dönmez, afiş uygulaması Betül Çelik Şen ve dekor yapımı Halil Beysir tarafından gerçekleştirildi. Sanatın iyilikle buluştuğu gece, hem sahnedeki başarı hem de eğitime sağlanan katkıyla iz bıraktı.

Geleceğin Liderleri Houston'da Haber

Geleceğin Liderleri Houston'da

Türkiye, FIRST Championship'te büyük bir başarıya imza attı! Dört gün süren bu küresel buluşmada Türkiye, hem FIRST Robotics Competition (FRC) hem de FIRST Tech Challenge (FTC) programlarında güçlü bir performans sergileyerek toplamda 10 ödül kazandı. Bu yıl ülkemizden 23 FRC ve 4 FTC takımı, uluslararası arenada Türkiye'yi temsil etmek üzere şampiyonada yer aldı. Türk takımları; FRC programında 6, FTC programında ise 4 ödül olmak üzere toplamda 10 ödül kazanarak Türkiye'nin STEM alanındaki yükselişini bir kez daha tüm dünyaya kanıtladı. Ayrıca 5 Türk takımı, kendi yarıştıkları division'larda (bölüm) gösterdikleri üstün performansla playoff etabına yükseldi ve şampiyona sürecinde dikkat çeken bir başarıya ulaştı. Bu sonuç, Türkiye'nin yalnızca katılım boyutuyla değil, yarışma performansı açısından da küresel ölçekte başarılarını gözler önüne serdi. Türkiye'den katılan takımlar, yurt içi ve yurt dışında farklı bölgesel turnuvalarda elde ettikleri prestijli ödüller sayesinde bu büyük organizasyonda yarışma hakkı kazandı. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Brezilya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere 50'den fazla ülkeden, iki program kapsamında yaklaşık 1000 takımın yer aldığı şampiyonada Türkiye toplam 27 takımla temsil edildi. Bu büyük organizasyon, yalnızca bir robot yarışması değil; gençlerin potansiyelini tüm dünyaya gösterdiği küresel bir sahne niteliği taşımaktadır. Her yıl milyonlarca öğrenciyi kapsayan FIRST programları, gençleri mühendislik, girişimcilik ve toplumsal sorumluluk alanlarında geleceğe hazırlamaktadır. Öğrenciler yalnızca robot tasarlayıp inşa etmekle kalmayıp, aynı zamanda çeşitli projeler geliştirmekte, iş dünyası ile bağlantılar kurmakta ve uluslararası bir topluluğun parçası olmaktadır. Türkiye'de ise geçtiğimiz haftalarda sona eren 2025-2026 FIRST Robotics Competition sezonu; Fikret Yüksel Foundation ve Fikret Yüksel Eğitim Vakfı öncülüğünde gerçekleştirilmiş, 8 farklı bölgesel etkinlik, 3 etapta ve 2 farklı şehirde düzenlenmiş ve 8.000'in üzerinde öğrenciye ulaşılmıştır. Ayrıca sezon boyunca bizlere destek olan değerli sponsorlarımız; AV Sponsorumuz Consys, Teknoloji Destekçimiz Turknet, Makine Alanı Sponsorumuz Bosch Türkiye, Avrasya Regional Geleceğin Dostu Sponsorumuz Baymak, Ankara Etkinlikleri Mekan Sponsorumuz Etimesgut Belediyesi ve değerli destekçilerimiz Birikim Pilleri, Caudalie, Kurukahveci Mehmet Efendi, Didar Art Collection, Ultra Tekstil ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gönülden teşekkür ederiz. Ödül Listesi Engineering Inspiration 5665 FENERBAHÇE DOGUS SPARC Archimedes FRC Engineering Inspiration 6429 4th Dimension Galileo FRC Championship FIRST Impact Award Finalist 9545 Caracal Robotics FRC Rookie All Star 10907 ROBOLYNX Hopper FRC Rising All Star 10396 Mostra Johnson FRC Judge's Award 6988 ACI35 Newton FRC Championship Compass Award 25171 Burçin Gündüz - RoboTakev FTC Sustain Award 25153 Cartesian Robotics Franklin FTC Connect Award 2nd place 25171 RoboTakev Franklin FTC Reach Award Winner 25577 ZAĞANOS Ross FTC

İş Dünyasından 23 Nisan mesajları Haber

İş Dünyasından 23 Nisan mesajları

İş dünyası temsilcileri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının 106. yılı ve “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nı yayımladıkları mesajlarla kutladı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu: Eğitimli, özgüvenli ve mutlu çocuklar, güçlü bir Türkiye’nin temelidir “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği camiası olarak, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın daha güçlü, daha müreffeh ve daha huzurlu bir ülkede yaşamaları için çalışmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. TOBB olarak ülkemizin 81 ilinde 245 eğitim/öğretim tesisini hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Biliyoruz ki; eğitimli, özgüvenli ve mutlu çocuklar, güçlü bir Türkiye’nin temelidir. Son günlerde yaşanan ve hepimizi derinden üzen okul saldırıları, toplum olarak üzerinde hassasiyetle durmamız gereken önemli bir gerçeği bir kez daha hatırlatmıştır. Okullarımız, çocuklarımızın kendilerini en güvende hissetmeleri gereken yerlerdir. Şiddetin her türlüsünü reddediyor; çocuklarımızın güvenli, sağlıklı ve sevgi dolu ortamlarda büyümesi için hep birlikte daha fazla sorumluluk almamız gerektiğine inanıyorum. Saldırıların tüm boyutlarıyla araştırılıp aydınlığa kavuşturulması ve tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin acil bir şekilde alınması önem arz etmektedir. Çocuklarımızın yüzünün güldüğü, umutlarının yeşerdiği, barış ve güven içinde bir gelecek diliyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli egemenliğimizi bizlere emanet eden tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum”. TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol: Çocuklarımız bu ülkenin gerçek sahipleri ve geleceğimizin teminatı "23 Nisan, milletimizin bağımsızlık mücadelesini ulusal egemenlikle taçlandırdığı, iradesini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Büyük fedakarlıklar, yokluklar ve destansı mücadeleler sonucunda kazanılan ulusal egemenliğin çocuklara emanet edilmesi, geleceği inşa edecek gücün çocuklar olduğuna duyulan derin inancı ortaya koymaktadır. Bizler, çocuklarımızı bu ülkenin gerçek sahipleri ve geleceğimizin teminatı olarak görüyoruz. Onların gözlerindeki umut, bizlere daha iyisini yapma sorumluluğu yüklüyor. Çocuklarımızın, geleceklerini sevgiyle ve güvenle inşa eden ailelerin yanında, umutla yarınlara bakabilmeleri ve yüzlerindeki mutluluğun daim olması en büyük temennimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle, TİSK ve şahsım adına, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize saygı ve minnetlerimi sunuyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm çocuklarımıza ve milletimize kutlu olsun." TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken: Çocuklarımıza emeğin kıymetini aktarmaya devam ediyoruz "Çocuklarımız sadece yarının büyükleri değil, aynı zamanda bugünün de en kıymetli varlıklarıdır. Güçlü bir Türkiye'nin temeli, iyi yetişmiş, bilinçli, çalışkan ve değerlerine sahip çıkan nesillerle mümkündür. Esnaf ve sanatkar camiası olarak köklü Ahilik geleneğimizden aldığımız terbiye ile çocuklarımıza dürüstlüğü, emeğin kıymetini ve üretmenin önemini aktarmaya devam ediyoruz. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm milli mücadele kahramanlarımızı minnetle anıyor, milletimizin ve çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum". ATO Başkanı Gürsel Baran: Çocuklarımızın güçlü girişimci olmaları için çalışıyoruz "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin, tam bağımsızlık meşalesini genç nesillere emanet etme kararlılığı ve güçlü vizyonunun göstergesidir. 'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' şiarıyla kurulan, millet egemenliğinin karargahı olan TBMM ve çocuklarımız, yarınlarımızın en güçlü teminatıdır. Başkentimizin iş dünyası temsilcileri olarak, çocuklarımızın, hayallerini katma değere dönüştüren, üretim, teknoloji ve inovasyonla ekonomiye yön veren güçlü girişimciler olarak yetişmesi için çalışıyoruz". TÜRMOB Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız: Çocuklarımızın daha güçlü bir Türkiye'de yaşamaları için çalışmak en önemli görevimizdir "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara verdiği değer, onların çağdaş, özgür ve bilinçli bireyler olarak yetişmesi yönündeki inancını ortaya koymaktadır. Bu özel gün vesilesiyle, demokrasimizin temeli olan milli egemenliğin korunması ve geliştirilmesi sorumluluğunu hep birlikte taşımamız gerektiğini bir kez daha hatırlıyoruz. Çocuklarımızın daha aydınlık, daha adil ve daha güçlü bir Türkiye'de yaşamaları için çalışmak en önemli görevimizdir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kurtuluş mücadelesi kahramanlarını saygı ve minnetle anıyorum" Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi: 23 Nisan Türkiye’nin kuruluş tohumlarının atıldığı gündür 23 Nisan 1920, Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu döneminde millet iradesinin tecelli ettiği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun dünyaya ilan edildiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, geleceğe duyulan güvenin en güçlü ifadesidir. Bugün bizler, Türk ihracatçıları olarak yalnızca ekonomik değer üretmiyor; aynı zamanda umut, emek ve daha iyi bir gelecek vizyonunu da dünyaya taşıyoruz. Çocuklarımızın güven içinde eğitim aldığı, hayallerini özgürce kurabildiği bir world, sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Son dönemde okullarda yaşanan üzücü olaylar hepimizi derinden yaralamış; çocuklarımızın neşeyle ve güvenle eğitim aldığı ortamların korunmasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Bu bilinçle eğitime katkı sunmak adına iki okul inşa ederek Millî Eğitim Bakanlığı’na bağışlamış bulunuyor, aynı zamanda ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşımak için üretmeye ve ihracata devam ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle başta çocuklarımız olmak üzere tüm milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, geleceğimizin mimarı evlatlarımıza sağlıklı ve umut dolu bir yaşam diliyorum. İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli: Egemenliğin ve geleceğin emaneti 23 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği bu anlamlı gün, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk tarafından 106 yıl önce çocuklara armağan edilmiştir. İzmir Ticaret Borsası olarak, onun izinde yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızı tarımsal üretim, sürdürülebilir çevre ve doğa bilinciyle yetiştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. “Toprak ve Çocuk” programımızla çocuklarımızın erken yaşta çevre ve doğa sevgisi kazanmasını, çağdaş ve donanımlı bireyler olarak yetişmesini destekliyoruz. Çünkü biliyoruz ki gelecek toprakta, toprağımız ise çocuklarımız sayesinde emin ellerdedir. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener: Geleceğin güvencesi çocuklar ve 23 Nisan’ın mirası 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünü kutladığımız bu anlamlı gün, yalnızca bir bayram değil; geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza duyulan güvenin ve verilen değerin en güçlü ifadesidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu bayram, bizlere hem geçmişimizin onurunu hem de yarınlara olan sorumluluğumuzu hatırlatmaktadır. Millî egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bilinciyle, çocuklarımızın özgür, çağdaş ve güçlü bireyler olarak yetişmesi için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. İzmir’in üretim, ticaret ve girişimcilik gücünden aldığımız ilhamla, çocuklarımızın hayallerini destekleyen ve onları geleceğe hazırlayan bir anlayışı büyütmeyi sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü yarınlar ancak iyi yetişmiş, özgüveni yüksek ve umut dolu nesillerle mümkündür. Bu vesileyle başta çocuklarımız olmak üzere tüm milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum.

Şişecam’ın 'Geleceğe ilerleyen kadınlar’ projesi tamamlandı Haber

Şişecam’ın 'Geleceğe ilerleyen kadınlar’ projesi tamamlandı

Kurulduğu günden bu yana üretimden Ar-Ge’ye, satış-pazarlamadan bilgi teknolojilerine kadar her alanda kadınların iş hayatında var olmasını destekleyen Şişecam, 2025 yılının sonunda başladığı Geleceğe İlerleyen Kadınlar sosyal sorumluluk projesinin ilk etabını tamamladı. İstanbul, Kocaeli, Mersin, Eskişehir, Bursa, Kırklareli, Ankara, Balıkesir ve Denizli’den 960 genç kadın, STEM, yapay zekâ, öz gelişim ve liderlik alanında toplam 13 eğitim aldı. Program boyunca ayrıca 7 farklı deneyim aktarım seansında Şişecam’ın liderleri katılımcılarla bir araya geldi. 48 yeni proje fikri geliştirildi Program sonunda düzenlenen ideathon kapsamında katılımcılar, toplumsal fayda yaratmaya yönelik 48 yenilikçi proje fikri geliştirdi. Bu projeler teknoloji, sürdürülebilirlik, toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve sosyal inovasyon gibi farklı alanlarda çözüm önerileri sundu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal bir değer olarak benimseyen Şişecam, “Geleceğe İlerleyen Kadınlar” programıyla genç kadınların potansiyellerini keşfetmelerine, teknolojiye ve geleceğin becerilerine erişim sağlamalarına destek olmaya devam edecek. Program, bilimsel çerçeveye dayanarak hazırlandı UNESCO ve küresel eğitim politikaları; kapsayıcı eğitim, mentorluk, rol modellerle buluşma ve teknoloji odaklı beceri gelişiminin, genç kadınların akademik ve profesyonel yaşama güçlü bir başlangıç yapmalarında kritik rol oynadığını vurguluyor. Şişecam’ın “Geleceğe İlerleyen Kadınlar” programı tam da bu bilimsel çerçeveye dayanarak tasarlandı. Program, genç kadınların geleceğin becerilerine erişimini artırmak, STEM ve yapay zekâ alanlarında güçlendirmek, inovasyon süreçlerine katılımlarını desteklemek ve toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirildi. Bu yönüyle, Şişecam’ın başlattığı program yalnızca katılımcıların bireysel gelişimine değil; aynı zamanda toplumun yenilik kapasitesinin, ekonomik dinamizminin ve eşitlik düzeyinin güçlenmesine yönelik stratejik bir yatırım niteliği taşıyor.

UİB' nin İhracat uzmanlığı programı sona erdi Haber

UİB' nin İhracat uzmanlığı programı sona erdi

7 Şubat 2026 tarihinde başlayan ve 40 katılımcının iştirakiyle 2 ay devam eden İhracat Uzmanlığı Programı kapsamında katılımcılara dış ticaretin temel kavramlarından başlayarak, ihracatta kullanılan belgeler, pazar araştırması, fiyatlandırma, lojistik süreçler ve pazara giriş stratejileri gibi kritik başlıklarda kapsamlı eğitimler verildi. Bunun yanı sıra dış ticaret sözleşmeleri, uluslararası pazarlama ve markalaşma, yazışma teknikleri, ödeme yöntemleri ve finansman konuları da hem teorik hem uygulamalı olarak ele alındı. Eğitim içeriğinde ayrıca Dahilde ve Hariçte İşleme Rejimleri, e-ihracat süreçleri ile ihracata yönelik devlet destekleri ve destek yönetim sistemlerinin kullanımı da yer aldı. Programın son gününde düzenlenen yüz yüze eğitimde sektör temsilcileri deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. MÜSİAD Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Kul, 34 ülkeye gerçekleştirdikleri ihracat tecrübesinden yola çıkarak hedef pazar seçimi, rekabet analizi, müşteri bulma ve inovasyonun önemine dikkat çekti. Hizmet İhracatçıları Birliği Genel Sekreteri Dr. Fatih Özer ise hizmet sektörünün küresel ölçekte artan rolüne vurgu yaparak, hizmet ihracatının stratejik önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kapanış oturumunda konuşan UİB Genel Sekreteri Mümin Karacakayalılar, programın ihracata başlamak isteyen firmaların çalışanları ile dış ticaret alanında kariyer hedefleyen profesyoneller için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Karacakayalılar, “İhracat Akademisi’nin ilkini başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Başta Ticaret Bakanlığımız İhracat Genel Müdürlüğümüz olmak üzere, eğitimin hazırlanmasında emeği geçen tüm paydaşlara ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

TÜMKAD Bilim dostu gençleri keşfediyor Haber

TÜMKAD Bilim dostu gençleri keşfediyor

Bunun en güncel örneğini 4-5 Nisan günlerinde Nilüfer Pancar Deposu’nda gerçekleştirdiği “Fikrini Sadece Düşünmekle Kalma! Sahneye Taşı…” mottosu ile 18-28 yaş arasındaki gençlerin 2 ya da 4’er kişiden oluşan 15 ekiple; enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki fikirlerini mentorluk desteğiyle yarıştırdığı bilgi yarışması ile gösteren TÜMKAD, genç fikirleri bilim dünyasına kazandırıyor. TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Futurizm Komisyonu tarafından hayata geçirilen “GIF-T Ideathon Girişimcilik Yarışması” adıyla düzenlenen etkinlik, genç fikirlerin ve görüşlerin filizlenip yeşermesine zemin oluşturan bir sürecin fitilini de ateşliyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ARSİYAD) Başkanı Erdinç Acar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, bilime gönül veren gençler, TÜMKAD üyeleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı etkinliğin açılışında konuşan TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk, gerçekleştirdikleri etkinliğin sadece bir projenin açılışı olmayıp, bir fikrin, bir cesaretin ve bir geleceğin başlangıcı olduğunu vurguladı. “Geleceği tasarlayanlar kazanacak” TÜMKAD olarak, mühendisliğin teknik bir alan olmakla birlikte dönüştüren, iyileştiren ve geleceği inşa eden bir güç olduğuna inandıklarını ifade eden Öztürk, “Tam da bu inançla, ‘GİF-T – Bir Fikrim Var Projesi’ni hayata geçirdik. Şunu artık çok net biliyoruz ki geleceği bekleyenler değil, tasarlayanlar kazanacak. Sevgili gençler, bugün burada bulunan her birinizin içinde bir fikir var. Belki henüz net değil, belki cesaret bekliyor. Ancak şunu unutmayın: Bir fikrin en büyük gücü, ona inanan bir insanla başlar. GİF-T tam olarak bunun için var. Sadece fikir üretmek için değil, o fikri geliştirmek, test etmek ve gerçeğe dönüştürmek için projelendirildi. Bu süreçte sizlere sadece bilgi değil, ilham, rehberlik ve güçlü bir ekosistem sunacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki birlikte üreten, birlikte düşünen ve birlikte gelişen yapılar, her zaman daha güçlüdür. Bugün burada attığımız bu adım, belki bir girişimin, belki bir iş birliğinin, belki de bir hayat hikayesinin başlangıcı olacak. Yıllar sonra dönüp baktığınızda, ‘ben o gün oradaydım’ diyeceksiniz. Gelecek, cesaret edenlerin olacak. Biz bugün burada, o cesareti büyütmek için bir aradayız” diye konuştu. Projede emeği bulunanlara teşekkür Projenin hayata geçirilmesinde büyük emekleri bulunduğunu söylediği GIF Komisyon Başkanı Merve Kara Oral’a , proje liderliğini üstlenen Yarenur Türe Özkan’a, projenin fikir annesi Rahşan İlkay Yorulmaz’a ve GIF komisyonundaki tüm üyelerine teşekkür eden Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Projemizin iki önemli paydaşı, bizleri her zaman destekleyen Nilüfer Belediyesi İnovasyon Merkezi İş Geliştirme Müdürü Sayın Gülşah Ayzit’e, Merve Hasret’e ve Nilüfer Belediye Başkanımız Sayın Şadi Özdemir’e, Referans Holding Sayın Feray Uzunçayır ve tüm ekibine çok teşekkür ederiz. Projelere mentörlük yapacak değerli gönüllü mentörlerimize, tüm fikirlerin değerlendirileceği jüride bulunan kıymetli jüri üyelerimize, MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Osman Akın’a, İnci Akü Arge Müdürü Sayın Alper Turhan’a, Apra Mühendislik Kurucusu ve değerli TÜMKAD üyemiz sayın Rahşan Yorulmaz’a, Bosch Rexroth Proje Geliştirme Müdürü Sayın Koray Yazdalı’ya çok teşekkür ederiz. Hepinize ilham dolu, üretken ve dönüştürücü bir yolculuk diliyorum.” Genç fikirlerin bilim sınavı TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Başkanı Merve Kara Oral da birçok gencin geleceğe yön vermeye aday özgün fikirleri bulunduğunu belirterek, genç fikirlerin hayata geçirilmesinin büyük öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu tespitten hareketle “GIF-T Ideathon Girişimcilik Yarışması”nın startını verdiklerine işaret eden Oral, yarışmada projeleriyle yarışacak gençlere başarı dileklerinde bulundu. TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Proje Lideri Yarenur Türe Özkan ise yarışma sürecinden söz etti. Yarışmaya 18-28 yaş aralığındaki 2 ya da 4’er kişilik gruplardan oluşan 15 ekibin katılacağını ifade eden Özkan, enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki genç fikirlerin mentorluk desteğiyle yarışacağını dile getirdi. Dereceye giren genç fikirlerin çeşitli ödüllerle ödüllendirileceğine işaret eden Özkan, yarışmanın gençlere vereceği en büyük kazanımın bilimsel düşünce yeteneğinin gelişimine zemin hazırlayacak olması olduğunu dile getirdi. ‘Bilimle dost’ gençler Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de konuşmasında gerçekleştirdikleri etkinlik nedeniyle TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk’ün şahsında TÜMKAD yönetimine teşekkür etti. Geleceğin gençlerin omuzları üzerinde yükseleceğine dikkat çeken Özdemir, “Geleceğimizin teminatı gençlerimizi, bilimsel düşüncenin temellendirdiği eğitim sistemi ile yarınlara hazırlamalıyız. Bilimi, sanatı ve kültürel gelişimi ihmal eden bir toplumun geleceği karanlık demektir. Bu nedenle ülkemizin yarınlarında söz sahibi olacak gençlerimizi ‘bilimle dost’ yapabilmenin arayışlarında olmalıyız. Burada en büyük görev şüphesiz devlete düşüyor. Bununla birlikte sivil toplum kuruluşlarının da bu doğrultuda gerçekleştirebilecekleri pek çok etkinliğin bulunduğunu göz ardı etmemeliyiz. Bu konuda örnek oluşturan TÜMKAD’ı kutluyorum” diye konuştu. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e teşekkür plaketi Konuşmaların ardından TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk, etkinliğin düzenlenmesinde bulundukları katkı nedeniyle Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e teşekkür plaketi takdim etti. Öztürk ayrıca etkinlik projesinin uygulanmasında emeği bulunan TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Başkanı Merve Kara Oral ile TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Proje Lideri Yarenur Türe Özkan’a da teşekkür plaketi verdi. Nefes kesen yarışmada dereceye giren ekipler Etkinliğin ikinci gününde 18-28 yaş aralığındaki 2 ve 4’er kişilik gruplardan oluşan 15 ekipte yer alan 50 genç, nefeslerin tutulduğu heyecanı yüksek yarışmada; enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki fikirlerini yarıştırdı. MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, İnci Akü Ar-Ge Müdürü Alper Turhan, Apra Mühendislik Kurucusu ve TÜMKAD Üyesi Rahşan Yorulmaz ve Bosch Rexroth Proje Geliştirme Müdürü Koray Yazdalı’dan oluşan jüri heyetinin değerlendirmeleri neticesinde şu ekipler ilk 3 dereceyi paylaştı: Ekip Adı: Chemech/Döngüsel Biyodizel. Sloganları: Dışa bağımlılık: Sıfır Atık. Katılımcı Listesi: Yarkın Artunel, Nilsu Baysal.Ekip Adı: Aqua Energy. Sloganları: Geleceği geri kazanıyoruz. Katılımcı Listesi: Esma Tarlak, Süleyman Can Duman, Sevilay Sevim, Fatmanur Ors.Ekip Adı: Ekoprocess team. Sloganları: Tekstil fabrikalarının boyahanelerindeki voc zararlı gazının salınımını azaltmak ve doğalgaz tasarrufu sağlamak. Katılımcı Listesi: Afra Nur Kara, Huzeyfe Akyol, Bilgesu Köse, İrem Oza. Dereceye girenlere ödül ve proje eğitimi desteği Eskişehir Ideathon kapsamında ödül almaya hak kazanan ilk 3 girişimci adayı, Eskişehir Teknopark Tepebaşı Girişim Ofisi tarafından sunulan 15.000 TL değerindeki ‘Ön Kuluçka Programı’ ile ödüllendirildi. ‘Ön Kuluçka Programı’ kapsamında katılımcılar; Girişimcilik eğitimleri, deneyimli mentörlerden birebir destek, iş fikirlerini geliştirmeye yönelik kapsamlı içerikler, patent eğitimi, proje yazma eğitimi ile 2 ay boyunca girişimlerini bir üst seviyeye taşıma fırsatı elde edecekler. Dereceye giren yarışmacılar ayrıca, TÜMKAD tarafından verilecek olan patent ve proje eğitimleri almaya da hak kazandı.

Oyunlaştırma trend değil büyümenin gizli motoru Haber

Oyunlaştırma trend değil büyümenin gizli motoru

Dijital pazarlama dünyasına nitelikli insan kaynağı kazandıran ve sektörel gelişimi destekleyen çalışmalarıyla öne çıkan Dijital Pazarlama Okulu, alışılmış etkinlik formatlarının dışına çıkan yeni bir seriye imza attı. “Dijitalin Arka Bahçesi” adıyla hayata geçirilen etkinlik, sektörün genellikle sahnede parlatılmayan, perde arkasında kalan ama kritik öneme sahip dinamiklerini odağına alıyor. Eğitim ve Oyunlaştırma Danışmanı Ali Cevat Ünsal ve ebebek Performans Pazarlaması ve Büyüme Yöneticisi Anıl Çakar’ın konuk olduğu ilk seriye sektörün duayenleri yoğun ilgi gösterdi. Serinin ilk etkinliğinde; Vogi Digital Ajansın Kurucusu ve Etkinliğin Organizatörü Emine Demirci Kaplan’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda “Kullanıcıyı elde tutmanın gizli yolu: Oyunlaştırılmış deneyimler” başlığı ele alındı. Eğitim ve Oyunlaştırma Danışmanı Ali Cevat Ünsal, kullanıcı bağlılığını artırmada oyunlaştırmanın rolünü somut örnekler üzerinden aktardı. İkinci oturumda ise moderatör koltuğunu devralan Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, “Reklamların ötesinde: Dijital büyümenin gerçek dinamikleri” başlıklı bölümde konuk olarak ebebek Performans Pazarlaması ve Büyüme Yöneticisi Anıl Çakar’ı ağırladı. Eğitim ve oyunlaştırma danışmanı ali cevat ünsal konuşmasında şunlara değindi: “Oyunlaştırma denildiğinde akla ilk gelen rozet, puan ve çark gibi mekanikler; yanlış kurgulandığında kullanıcı için motivasyon değil, anlamsız bir tekrar haline gelir. Rozeti fazla kullanmak ya da ödül sistemini yüzeyselleştirmek, sadakati artırmak yerine kullanıcıyı uzaklaştırır. Bugün birçok marka oyunlaştırmayı yalnızca puan verme veya çark çevirtme seviyesinde ele alıyor; oysa veriler açıkça gösteriyor ki içi boş ödül sistemleri kullanıcı davranışını kalıcı olarak değiştirmez. Gerçek oyunlaştırma; ödül vermek değil, kullanıcıya anlamlı bir ilerleme hissi sunmak ve bu ilerlemeyi görünür kılmaktır. Artık markaların en büyük problemi kullanıcı kazanmak değil, kullanıcıyı elde tutmaktır. Kullanıcıların büyük bir kısmı bir uygulamayı ilk 7 gün içinde terk ederken, doğru kurgulanmış motivasyon sistemleri kullanıcı davranışını ölçülebilir şekilde değiştirebilir. Ancak bu sistemler yanlış tasarlandığında, markalara milyarlarca dolar kaybettirecek kadar büyük etkiler yaratabilir. Kullanıcı sadakati yalnızca ödüllerle değil, ilerleme hissi ve kaybetme korkusu (FOMO) gibi güçlü psikolojik tetikleyicilerle inşa edilir. Bugün asıl kritik soru şudur: Kullanıcı uygulamayı açmadığında neyi kaçırdığını hissediyor mu? Çünkü başarılı markalar yalnızca bir hizmet sunmaz; aynı zamanda bir oyun deneyimi tasarlar. Oyunlaştırma artık bir trend değil, kullanıcı davranışını yönlendiren ve veriyle kanıtlanmış bir büyüme stratejisidir. Asıl fark yaratan markalar ise, kullanıcı uygulamayı kapattığında bile zihninde merak ve geri dönme isteği bırakabilenlerdir.” “Operasyonel hatalar büyümeyi sessizce sabote ediyor” Ebebek Performans Pazarlaması ve Büyüme Yöneticisi Anıl Çakar ise konuşmasında; dijital pazarlamanın yalnızca reklam platformu yönetimi olarak ele alınmasının yetersiz olduğunu vurgulayarak, büyümeyi ürün, veri ve operasyonun entegre edildiği bütünsel bir “sistem tasarımı” olarak konumlandırdı. Performans düşüşlerinin yalnızca kampanya optimizasyonuyla açıklanamayacağını; stok yönetimi, veri ilişkilendirme hataları ve organizasyonel yapılar gibi temel unsurların da kritik rol oynadığını somut örneklerle aktardı. Bu yaklaşım doğrultusunda pazarlama profesyonellerinin rolünün teknik uygulayıcılıktan stratejik büyüme liderliğine evrildiğini belirten Çakar, SEO’dan GEO’ya geçiş gibi yeni nesil teknolojik dinamiklerin de stratejik perspektifte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Kısa vadeli kampanya hedefleri yerine müşteri yaşam boyu değeri (LTV) ve operasyonel verimlilik odaklı sürdürülebilir büyüme modellerinin önemini vurgulayarak, dijital büyümenin bir bütçe meselesinden ziyade uçtan uca bir mühendislik süreci olduğu vizyonunu paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.