SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ecb

Ekometre - Ecb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ecb haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Borsa güne yükselişle başladı Haber

Borsa güne yükselişle başladı

Endeks açılışta yüzde 0,19 değer kazanarak 12 bin 271,92 puana yükselirken, yatırımcıların odağında yurt içindeki fon piyasasına ilişkin gelişmeler ile ABD’den gelecek kritik istihdam verileri bulunuyor. Sektörlerde farklı seyir Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,15 gerilerken, holding endeksindeki kayıp yüzde 1,11 oldu. Sektör endeksleri arasında bilişim yüzde 0,72 yükselişle pozitif ayrıştı. Finansal kiralama ve faktoring endeksi ise yüzde 7,38 düşüşle açılışta en fazla değer kaybeden sektör oldu. BIST 100 endeksi önceki işlem gününü yüzde 2,53 yükselişle 12 bin 249,04 puandan tamamlamıştı. Borsada kritik seviyeler Analistler, BIST 100’de yükseliş eğiliminin devam etmesi halinde 12 bin 400 puanın ilk önemli direnç seviyesi olarak öne çıktığını belirtiyor. Bu seviyenin aşılması durumunda 12 bin 500 puan takip edilecek. Olası satışlarda ise 12 bin 100 ve 12 bin puan seviyeleri destek olarak izlenecek. Fon piyasasında kritik toplantı Yurt içinde yatırımcıların takip ettiği başlıklardan biri de Fon Koordinasyon Kurulu’nun ikinci toplantısı olacak. Fon piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından oluşturulan kurulun toplantısında, tasfiye sürecindeki fonlara ilişkin yürütülen çalışmalar ve yatırımcıların haklarının korunmasına yönelik adımların değerlendirilmesi bekleniyor. Kurulun önceki toplantısının ardından süreçle ilgili yol haritasının belirlendiği ve ilgili kurumların çalışmalarını eş güdüm içerisinde sürdürdüğü açıklanmıştı. Gözler ABD istihdam verisinde Küresel piyasaların bugün en önemli gündem maddesi ise ABD’de açıklanacak eylül ayı tarım dışı istihdam verisi olacak. Türkiye saatiyle 15.30’da açıklanacak verinin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor. İstihdam verisinin yanı sıra işsizlik oranı, ücret artışları ve önceki aylara ilişkin revizyonlar da piyasaların yönü açısından yakından izlenecek. Avro Bölgesi enflasyonu izlenecek Küresel veri gündeminde Avro Bölgesi’nin eylül ayına ilişkin öncü enflasyon rakamları da bulunuyor. Açıklanacak verinin, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikasına ilişkin beklentiler açısından önem taşıması bekleniyor. Böylece Borsa İstanbul’da haftanın son işlem gününde hem yurt içindeki fon piyasasına ilişkin gelişmeler hem de küresel merkez bankalarının faiz politikalarına yön verebilecek ekonomik veriler fiyatlamalarda belirleyici olacak.

ECB'den Euro Bölgesi için enerji ve enflasyon uyarısı Haber

ECB'den Euro Bölgesi için enerji ve enflasyon uyarısı

Enflasyonun 2022’deki kadar geniş bir alana yayılmadığını belirten Pereira, özellikle doğal gaz fiyatlarındaki yükselişin yakından takip edildiğini vurguladı. Avrupa Merkez Bankası, Euro Bölgesi’nde enerji fiyatları kaynaklı enflasyon risklerini yakın takibe aldı. ECB Yönetim Konseyi Üyesi ve Portekiz Merkez Bankası Başkanı Álvaro Santos Pereira, son aylarda ekonomik görünüm üzerindeki risklerin arttığına dikkat çekti. Enflasyonda 2022 vurgusu Pereira, mevcut fiyat baskılarının henüz 2022’de yaşanan enflasyon dalgasındaki kadar geniş bir alana yayılmadığını söyledi. Bununla birlikte mevcut tablonun ilerleyen aylarda değişebileceğine işaret eden Pereira, fiyat artışlarının ekonominin daha geniş kesimlerine yayılıp yayılmadığının dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti. ECB'nin radarında doğal gaz var Pereira’nın özellikle üzerinde durduğu başlıklardan biri doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş oldu. Enerji maliyetlerindeki artışın yalnızca doğrudan fiyat etkisi yaratması değil, zaman içerisinde diğer mal ve hizmet fiyatları ile ücretlere yansıması da ECB açısından kritik önem taşıyor. Bu nedenle doğal gazdaki hareketlilik, Euro Bölgesi enflasyonunun seyri açısından önümüzdeki dönemin önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Enerji şokunun yayılma riski izleniyor ECB açısından temel soru, enerji fiyatlarındaki yükselişin geçici ve sınırlı bir etki yaratıp yaratmayacağı. Enerji maliyetlerinin üretim maliyetleri, hizmet fiyatları ve ücretler üzerinden ekonominin diğer alanlarına taşınması halinde enflasyon baskılarının daha kalıcı hale gelmesi riski bulunuyor. Pereira da önümüzdeki birkaç ayda fiyat baskılarının genişleyip genişlemediğinin yakından takip edileceğini ifade etti. Ekonomik riskler arttı Pereira, Euro Bölgesi'nin karşı karşıya olduğu belirsizliklerin enerji fiyatlarıyla sınırlı olmadığına da dikkat çekti. Son aylarda çok sayıda riskin belirgin biçimde yükseldiğini belirten Pereira, merkez bankalarının küresel büyüme ve enflasyon görünümünü etkileyebilecek yeni gelişmeleri de değerlendirmek zorunda olduğunu söyledi. Bu çerçevede ECB'nin önümüzdeki dönemdeki para politikası kararlarında enerji fiyatlarının seyri ve enflasyonun ekonominin geneline yayılma hızı kritik göstergeler arasında yer alacak.

Fed kararı öncesi Euro için kritik eşik Haber

Fed kararı öncesi Euro için kritik eşik

Küresel piyasaların gözü Fed'in faiz kararına çevrilirken euro/dolar paritesinde de kritik bir eşik gündeme geldi. ING, ABD Merkez Bankası'nın faiz kararı ve sonrasında vereceği mesajların doların seyri açısından belirleyici olacağını değerlendirdi. ING'nin tahminine göre Fed'in faiz artırması ve yeni sıkılaşma sinyalleri vermesi halinde euro üzerindeki baskı artabilir. Böyle bir senaryoda euro/dolar paritesinin 1,15 seviyesine kadar gerilemesi bekleniyor. Euro/dolar paritesi mevcut durumda 1,1533 seviyesinde işlem görüyor. ING'den euro için 1,15 senaryosu ING Stratejisti Francesco Pesole, küresel hisse senetleri ile kısa vadeli faizlerin euro/dolar paritesinin mevcut dönemdeki en önemli belirleyicileri arasında yer aldığını belirtti. Pesole'ye göre Fed'in faiz artışıyla birlikte piyasa beklentilerini daha da sıkılaştırması, risk iştahını zayıflatabilir. Bu durum doların güçlenmesine ve euro/dolar paritesinin ING'nin kısa vadeli hedefi olan 1,15 seviyesine çekilmesine neden olabilir. FED'in mesajı piyasalar için kritik Piyasalarda Fed'in çarşamba günü açıklayacağı faiz kararı yakından takip edilecek. Kararın yanı sıra Fed yetkililerinin para politikasının geleceğine ilişkin vereceği mesajlar da paritenin yönü açısından önem taşıyor. Faiz artışının ardından yeni sıkılaşma adımlarına açık kapı bırakılması, dolar üzerindeki desteği güçlendirebilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor. Buna karşılık daha temkinli bir Fed mesajının euro üzerindeki baskıyı sınırlayabileceği belirtiliyor. Yüksek petrol fiyatları tahvil piyasasını da baskılıyor Euro Bölgesi tahvil piyasasında da satış baskısı devam ediyor. Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde seyretmesi, enerji maliyetleri üzerinden enflasyon endişelerini artırırken merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceğine ilişkin beklentileri güçlendiriyor. Bu beklenti, küresel tahvil piyasalarında getirilerin yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor. Gözler ecb'nin ardından fed'e çevrildi Avrupa Merkez Bankası'nın geçen hafta gerçekleştirdiği 25 baz puanlık faiz artışının ardından piyasalarda odak noktası Fed'e döndü. Fed'in de 25 baz puanlık faiz artışına gitmesi beklenirken, euro/dolar paritesi açısından asıl belirleyicinin kararın kendisinden çok Fed'in vereceği yönlendirme olması bekleniyor. Alman tahvil faizi 15 yılın zirvesine yakın Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi 0,9 baz puan yükselerek yüzde 3,545 seviyesine çıktı. Getiri, pazartesi günü görülen yüzde 3,554'lük 15 yılın zirvesinin hemen altında bulunuyor. Commerzbank Stratejisti Christoph Rieger, tahvil piyasalarının kritik seviyelerde kalıcı bir güç kazanmakta zorlandığını belirtti. Rieger, 10 yıllık Alman tahvil faizinin yüzde 3,5'in üzerinde yeni zirveleri test ettiğine dikkat çekti. Euro / Dolarda yönü fed belirleyecek Önümüzdeki günlerde euro/dolar paritesinin seyrinde Fed'in faiz kararı ve karar metnindeki mesajlar belirleyici olacak. Faiz artışıyla birlikte şahin bir ton kullanılması halinde doların güçlenmesi ve paritenin 1,15 seviyesine gerilemesi gündeme gelebilir. Daha ılımlı bir Fed yaklaşımı ise euro üzerindeki satış baskısının azalmasını sağlayabilir.

Fed beklentileri değişti gözler ABD istihdam verisinde Haber

Fed beklentileri değişti gözler ABD istihdam verisinde

Piyasaların yönünü belirlemesi beklenen en önemli veri ise bugün açıklanacak ABD tarım dışı istihdam raporu olacak. Küresel piyasalarda haftanın son işlem gününde pozitif hava öne çıkıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımına gideceği yönündeki beklentilerin zayıflaması ve tahvil faizlerindeki gerileme, yatırımcıların risk iştahını destekledi. Piyasalarda bugün ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve ortalama saatlik kazançlar başta olmak üzere istihdam verileri izlenecek. Söz konusu verilerin Fed’in önümüzdeki dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed beklentileri piyasaları destekledi Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller’ın, ekonomik verilerin enflasyon baskılarının hafiflediğini teyit etmesi halinde bu ayki para politikası toplantısında faiz oranlarının sabit tutulmasını destekleyebileceğine yönelik açıklaması, faiz artırım beklentilerini zayıflattı. Açıklamanın ardından Fed’in eylül ayında faiz artırımına gideceğine ilişkin öngörüler yüzde 70 seviyelerinden yüzde 50'lere kadar geriledi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,78 seviyesinde yatay seyrederken, dün 4 bin 500 doların üzerini test eden ons altın bugün önceki kapanışın hemen üzerinde 4 bin 474 dolar seviyesinde işlem görüyor. Fed’in sıkı para politikasına yönelik endişelerin azalması ve tahvil faizlerindeki gevşeme, küresel risk iştahını desteklerken, Bitcoin de mayıs ayından bu yana ilk kez 82 bin doların üzerini test etti. Kripto para daha sonra 81 bin dolar seviyesinde dengelendi. Vance: Faizlerin düşmesi gerektiğine inanıyoruz ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında Fed’in faizleri düşürmesi gerektiğine inandıklarını söyledi. İran konusunda da değerlendirmelerde bulunan Vance, askeri, ekonomik ve diplomatik “tüm seçeneklerin” masada olduğunu belirterek, Tahran’la süresiz bir savaş istemediklerini ifade etti. Ticaret cephesinde ise Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD ile olası bir ticaret anlaşmasına hazır olduklarını açıkladı. Carney, iki ülkenin de yararına olacak bir anlaşmanın mümkün olduğunu belirtirken, böyle bir anlaşmanın istikrar ve güvenilirlik temelinde olması gerektiğini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump ise Kanada ile yaşanan gerilim nedeniyle Carney’i suçladı ve Kanada ekonomisinin çökebileceğini savundu. Petrol ve dolar yükselişte Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin etkisiyle kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 artarak 95,7 dolara yükseldi. Dolar endeksi de yüzde 0,1 artışla 99 seviyesinde bulunuyor. Analistler, bugün açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisinin piyasaların yönü açısından belirleyici olabileceğini ve verilerin Fed’in gelecek dönemdeki para politikası hakkında önemli ipuçları verebileceğini belirtiyor. ABD borsaları günü yükselişle tamamladı New York borsası, Fed’in bu ay faiz artırımına gideceği beklentilerinin zayıflamasıyla günü pozitif tamamladı. ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 29 Ağustos ile biten haftada 206 bine yükselerek piyasa beklentisinin hafif üzerinde gerçekleşti. Ülkenin dış ticaret açığı ise temmuz ayında aylık bazda yüzde 24,4 artışla 88,6 milyar dolara çıktı. Böylece dış ticaret açığı 16 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler, artışta yapay zeka harcamalarının etkili olduğunu değerlendirdi. ABD’de tarım dışı iş gücü verimliliği ikinci çeyrekte yüzde 1,4 yükselirken, Fed’in takip ettiği göstergelerden biri olan birim emek maliyeti aynı dönemde yüzde 1,2 arttı. ISM hizmet sektörü PMI da ağustosta 55,4 seviyesine çıkarak beklentileri aştı ve hizmet sektöründeki büyümenin hızlandığına işaret etti. Öte yandan Nvidia’nın yapay zeka geliştirme platformu Hugging Face’i 12,93 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya vardığını açıklamasının ardından şirket hisseleri yüzde 1,8 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar da güne pozitif başladı. Avrupa borsalarında yükseliş hakim Avro Bölgesi’nde temmuz ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), aylık yüzde 1,6, yıllık yüzde 5,8 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Veriler, haziran ayına kıyasla üretici fiyatlarındaki artışın hızlandığını gösterdi. Analistler, Hürmüz Boğazı kaynaklı tedarik sıkıntılarının enerji maliyetlerini artırmasının Avrupa’daki üretici fiyatlarına yansıdığına dikkat çekti. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in gelecek hafta yapılacak Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararı toplantısı öncesinde banka yetkilileriyle görüşmesi bekleniyor. İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başekonomisti Huw Pill ise ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle yükselen enflasyona karşı politika faizinin hızlı şekilde artırılmasının ilerleyen dönemde daha agresif faiz artışlarına duyulabilecek ihtiyacı azaltabileceğini belirtti. Gelişmelerin ardından FTSE 100 yüzde 0,7, DAX 40 yüzde 0,63, CAC 40 yüzde 0,07 ve FTSE MIB 30 yüzde 0,88 yükseldi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar da güne pozitif başladı. Asya piyasalarında teknoloji hisseleri öne çıktı Asya borsalarında da teknoloji şirketleri öncülüğünde yükseliş görüldü. Fed’in faiz artırımına yönelik beklentilerin zayıflaması, teknoloji hisselerine yönelik risk iştahını artırdı. SoftBank Group hisseleri yüzde 9,5, SK Hynix yüzde 4,1, Samsung Electronics yüzde 2,5 ve Baidu yüzde 4 değer kazandı. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırabileceğine ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle 155,3 seviyesine gerileyerek bir ayın en düşük seviyesini gören dolar/yen paritesi, 156 seviyesinin üzerinde dengelendi. Çin yönetimi ise ABD’nin İran’la bağlantılı oldukları gerekçesiyle Çin vatandaşları ve şirketlerine uyguladığı yaptırımların kaldırılması çağrısında bulundu. Kapanışa yakın Kospi yüzde 1,9, Nikkei 225 yüzde 1,2, Hang Seng yüzde 2,1 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 yükseldi.

Karahan: Enflasyon beklentileri iyileştikçe faizler geriliyor Haber

Karahan: Enflasyon beklentileri iyileştikçe faizler geriliyor

TCMB Başkanı Fatih Karahan, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nda (ETSO) düzenlenen toplantıda yaptığı sunumda, Merkez Bankası'nın reel sektörle güçlü bir iletişim içinde olduğunu söyledi. 2013 yılından bu yana farklı sektör ve ölçeklerdeki firmalarla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Karahan, "2026 yılında Erzurum ve bölge illerinde 132, son beş yılda ise toplam 1.413 firma ile görüşme yaptık." ifadelerini kullandı. Karahan, bu görüşmelerden elde edilen güncel bilgilerin para politikası kararlarında önemli rol oynadığını, firmalardan gelen beklenti ve önerilerin ilgili kamu kurumlarıyla paylaşıldığını belirterek, reel sektörle çift yönlü bir iletişim yürüttüklerini söyledi. Dezenflasyonda ilerleme sürüyor Sunumunda enflasyondaki gelişmelere de değinen Karahan, Temmuz ayında yıllık enflasyonun yüzde 31,8 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlattı. Mayıs 2024'ten bu yana enflasyonda genele yayılan bir gerileme yaşandığını belirten Karahan, özellikle kira ve eğitim kalemlerindeki katılığın azalmasının dezenflasyon sürecini desteklediğini ifade etti. İş yeri kira enflasyonundaki düşüşün maliyet baskılarını hafiflettiğini vurgulayan Karahan, iç talepte dengelenmenin sağlandığını, tüketici ve firmaların enflasyon beklentilerinde de gerileme görüldüğünü söyledi. Buna karşın gıda fiyatlarında ürün bazında yüksek oynaklığın sürdüğünü, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarında yukarı yönlü baskının devam ettiğini belirten Karahan, kira ve eğitimde dezenflasyonun süreceğini, ancak savaş kaynaklı maliyet artışlarının yurt içi fiyatlar üzerinde etkisini sürdürdüğünü kaydetti. "Politika faizindeki gerileme piyasa faizlerine yansımaktadır" İç talepteki yavaşlamanın daha belirgin hale geldiğini ifade eden Karahan, bu durumun ithalattaki artışı da 2022'ye kıyasla sınırladığını söyledi. Reel sektörün enflasyon beklentilerinin savaş dönemindeki yükselişin ardından gerilemeye başladığını dile getirdi. Kredi faizlerinin enflasyon ve enflasyon beklentilerinden doğrudan etkilendiğini vurgulayan Karahan, şöyle konuştu: "Faiz indirimleri ancak enflasyon kontrol altındayken etkili olabilir. Enflasyon beklentileri iyileştikçe kredi ve tahvil faizleri gerilemektedir. Politika faizindeki gerileme piyasa faizlerine yansımaktadır." Küresel risklere dikkat çekti Karahan, savaşın küresel ekonomiye etkilerinin sürdüğünü belirterek, küresel büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edilirken enflasyon tahminlerinin yükseldiğini söyledi. Savaşın enflasyonist baskıları artırdığını ifade eden Karahan, yıl sonu piyasa beklentilerine göre ABD Merkez Bankası (Fed) politika faizinin yüzde 3,97, Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika faizinin ise yüzde 2,59 seviyesinde öngörüldüğünü aktardı. Jeopolitik gelişmeler ve yapay zekâ yatırımlarının küresel büyüme dinamiklerini değiştirdiğini belirten Karahan, küresel tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanmanın Türkiye'nin ihracatına olumlu katkı sağladığını ve ihracatçı firmaların beklentilerinin olumlu seyrettiğini söyledi. "Sıkı para politikası sürecek" Fiyat istikrarının yatırım ve üretim ortamını güçlendirdiğini vurgulayan Karahan, dezenflasyon sürecinin verimliliği desteklediğini belirtti. Çalışan başına üretimin 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık yüzde 3,8 arttığını ifade eden Karahan, sıkılaşma dönemlerinde AR-GE harcamalarının yükseldiğini ve yüksek verimliliğe sahip firmaların ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı olduğunu söyledi. Konuşmasının sonunda para politikasına ilişkin mesaj veren Karahan, fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Kurul, politika faizine ilişkin adımları enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilimi ve beklentilerini dikkate alarak belirleyecektir. Para politikası kararları toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması halinde para politikası duruşu ilave sıkılaştırılacaktır."

Jeopolitik riskler azalırken ekonomik belirsizlikler sürüyor Haber

Jeopolitik riskler azalırken ekonomik belirsizlikler sürüyor

Küresel piyasalar yeni haftaya karışık bir görünümle başladı. ABD ile İran arasında diplomatik temasların yeniden başlayacağı yönündeki açıklamalar, jeopolitik tansiyonun düşeceği beklentisini güçlendirirken, yatırımcıların odağı ekonomik veriler ve merkez bankalarının para politikalarına çevrildi. Orta Doğu'da uzlaşı beklentisi piyasaları rahatlattı ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakerelerin yeniden başlayacağını ve taraflar arasında anlaşma sağlanabileceği konusunda iyimser olduğunu açıkladı. Trump ayrıca Hürmüz Boğazı'nın yeniden tam kapasiteyle açık kalması ve İran'ın nükleer programına ilişkin uzlaşının yakın olduğunu ifade etti. Bu açıklamalar jeopolitik risk algısını azaltırken, petrol fiyatlarında da gerilemeye neden oldu. Ancak yüksek tahvil faizleri ve küresel büyümeye ilişkin belirsizlikler piyasalardaki iyimserliği sınırlıyor. ABD verileri Fed beklentilerini değiştirdi ABD'de enflasyonun yavaşlaması ve büyüme verilerinin beklentilerin altında kalması, Fed'in agresif faiz artırımlarına devam edeceği yönündeki beklentileri zayıflattı. Piyasalarda yıl sonuna kadar tek bir faiz artışı öngörülürken, yatırımcılar bu hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verisini yakından takip edecek. Asya borsalarında çip baskısı Çin'in yapay zeka ve yarı iletken teknolojilerindeki yatırımları sektör genelinde rekabet ve kârlılık endişelerini artırırken, teknoloji hisselerindeki satış baskısı yeni haftada da devam etti. Güney Kore'de SK Hynix ve Samsung Electronics hisselerinde sert kayıplar yaşanırken, Japonya ve Çin'de açıklanan ekonomik veriler de piyasalara destek vermedi. Kapanışa yakın işlemlerde; Japonya Nikkei 225 Endeksi yüzde 1,2,Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 5,4,Çin Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,7 gerilerken,Hong Kong Hang Seng Endeksi yatay seyir izledi.Tahvil faizleri gerilerken petrol düştü ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,70'e, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,24 seviyesine geriledi. Dolar endeksi 99,7 seviyesinde dengelenirken, ons altın faiz artışı beklentilerinin zayıflamasıyla yükselişini sürdürdü. Brent petrolün varil fiyatı ise arz endişelerinin azalmasının etkisiyle yüzde 5'in üzerinde değer kaybederek 83,4 dolar seviyesine geriledi. Avrupa'da gözler ekonomik verilere çevrildi Avrupa piyasalarında da Orta Doğu'daki gerilimin azalması olumlu karşılandı. Bu hafta açıklanacak üretici enflasyonu ve PMI verilerinin Avrupa ekonomisinin büyüme görünümüne ilişkin önemli sinyaller vermesi bekleniyor. Para piyasalarında Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) eylül ayında faiz artırma olasılığı yüksek fiyatlanmaya devam ediyor. Yurt içinde enflasyon verisi öne çıkıyor Yurt içinde yatırımcıların odağında temmuz ayı enflasyon rakamları bulunuyor. Ekonomistlerin beklentisi, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) temmuz ayında yüzde 1,82 artacağı yönünde. Analistler, BIST 100 Endeksi'nde 13.300 ve 13.200 puanı destek, 13.600 ve 13.700 puanı ise direnç seviyeleri olarak değerlendiriyor.

Altında düşüş sürüyor: Gözler FED' e çevrildi Haber

Altında düşüş sürüyor: Gözler FED' e çevrildi

Ortadoğu'da gerilimin azalması ve petrol fiyatlarındaki geri çekilmeye rağmen altın fiyatlarında düşüş eğilimi devam ediyor. Uzmanlara göre yüksek faiz beklentileri, güçlü dolar ve yükselen tahvil getirileri altın üzerinde baskı oluşturuyor. Ons altın, önceki günkü yükselişin ardından yeniden satış baskısıyla karşılaştı. Dün yüzde 1,5'in üzerinde değer kaybeden ons altın 4.126 dolara gerilerken, bu sabah işlemlerinde 4.059 dolar seviyesine kadar çekildi. Yurt içinde ise gram altın 6.180 TL seviyesine indikten sonra sabah saatlerinde 6.068 TL civarında işlem gördü. Faiz beklentileri altını baskılıyor Analistlere göre altın fiyatlarındaki düşüşün en önemli nedeni, küresel enflasyon baskılarının sürmesi ve merkez bankalarının faizleri uzun süre yüksek seviyelerde tutacağı beklentisi. Avrupa'da yükselen enflasyonun ardından Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz artırımı kararı alması, piyasalarda sıkı para politikalarının devam edeceği görüşünü güçlendirdi. ABD'de de enerji fiyatlarının etkisiyle enflasyonun yüksek seyretmesi, yatırımcıların Fed'den yeni faiz artışları beklemesine neden oluyor. Güçlü dolar ve tahvil faizleri etkili Faiz beklentilerinin güçlenmesiyle birlikte ABD tahvil faizlerinde yükseliş yaşanırken dolar endeksi de 101 seviyesinin üzerinde kalmayı sürdürüyor. Yüksek faiz ortamı ve güçlü dolar, faiz getirisi olmayan altının yatırımcılar açısından cazibesini azaltıyor. 4 bin dolar seviyesi kritik Piyasa uzmanları, ons altında 4 bin ila 4 bin 10 dolar aralığının kritik destek bölgesi olduğunu belirtiyor. Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerde değişiklik yaşanmaması halinde ons altının kısa vadede 4 bin doların altını test edebileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte uzmanlar, olası geri çekilmelerin ardından tepki yükselişlerinin görülebileceğini ancak faiz görünümünde değişim olmadığı sürece bu yükselişlerin kalıcı olmasının zor olduğunu ifade ediyor.

Küresel Piyasalar haftaya karışık başladı Haber

Küresel Piyasalar haftaya karışık başladı

ABD-İran Görüşmeleri yakından izleniyor ABD ve İran heyetleri arasında İsviçre'de yürütülen diplomatik temaslar sürerken, taraflardan gelen açıklamalar piyasalarda temkinli iyimserliği destekledi. Müzakereler sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ın sert açıklamaları dikkat çekerken, İran Meclis Başkanı ve Müzakere Heyeti Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, ABD'nin tehditlerini önemsemediklerini söyledi. Zaman zaman tansiyon yükselse de tarafların müzakere masasında kalmayı sürdürmesi, Orta Doğu'da kalıcı bir barış ihtimaline yönelik beklentileri canlı tutuyor. Enerji Piyasalarında Hürmüz etkisi Küresel enerji arzının kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinde geçen haftaya göre yavaşlama görüldü. Petrol fiyatları üzerindeki etkileri yakından takip edilen gelişmeler, görüşmelerde ilerleme sağlansa bile enerji arzına yönelik risklerin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Gözler ABD verilerinde Bu hafta ABD'de açıklanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyon verisi ile büyüme rakamları piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Geçen hafta Fed Başkanı Kevin Warsh'ın şahin tondaki açıklamaları sonrasında para piyasalarında, yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha yapılacağı beklentisi güç kazandı. ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,22'ye, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,48'e yükseldi. Dolar güçlenirken altın destek buldu Fed'in sıkı para politikasını koruyacağı beklentisiyle dolar endeksi yükselişini sürdürerek 100,9 seviyesine çıktı. Yüksek faiz beklentileri altın üzerinde baskı oluştursa da ABD-İran görüşmelerinde kaydedilen ilerleme güvenli liman talebini destekledi. Altının ons fiyatı haftaya yüzde 0,6 yükselişle 4.180 dolar seviyesinden başladı. ABD endeks vadeli kontratları ise haftaya negatif seyirle giriş yaptı. Avrupa'da Lagarde'ın mesajları bekleniyor Avrupa piyasalarında gözler Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın Avrupa Parlamentosu'nda yapacağı konuşmaya çevrildi. Yatırımcılar, Lagarde'ın açıklamalarından ECB'nin faiz politikalarına ilişkin yeni sinyaller arayacak. Para piyasalarında bankanın yıl sonuna kadar en az bir faiz artışı daha yapacağı beklentisi öne çıkıyor. Bunun yanında açıklanacak PMI verileri de Avrupa ekonomisinin görünümüne ilişkin önemli ipuçları verecek. Asya Piyasalarında Pozitif Hava Asya borsalarında Hong Kong hariç pozitif görünüm öne çıktı. Çin Merkez Bankası'nın kredi faiz oranlarını değiştirmemesi piyasalar tarafından beklentiler doğrultusunda karşılandı. Yarı iletken sektöründeki yükselişler dikkat çekerken, Güney Koreli çip üreticisi SK Hynix'in hisseleri yüzde 3,9 değer kazandı. Kapanışa yakın işlemlerde Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,9, Güney Kore Kospi endeksi yüzde 0,5 ve Çin Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,8 yükselirken, Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 0,7 geriledi. Yurt İçinde Gözler Enflasyon Beklentilerinde Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi cuma gününü yüzde 0,63 düşüşle 14.734 puandan tamamladı. Bugün yurt içinde tüketici güven endeksi, sektörel enflasyon beklentileri ve Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verileri takip edilecek. Analistler, BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.500 puanı destek, 14.800 ve 14.900 puanı ise direnç seviyeleri olarak değerlendiriyor.

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor Haber

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor

Yıla faiz indirimi beklentisiyle giren piyasalarda ‘şahin’ politikaların devam edeceği beklentisi hakim olmaya başladı. Küresel piyasalar nisan ayına İran merkezli jeopolitik gerilimlerin gölgesinde girerken, tedarik endişeleriyle 115 dolar seviyelerine kadar tırmanan Brent petrol, yüksek enflasyonun kalıcı hale geleceği korkusunu tetikleyerek, para politikasının dizginlerini elinde tutan merkez bankalarının mevcut planlarını doğrudan etkiledi. Yaşanan bu ani enerji şoku, yıla faiz indirim döngüsü beklentisiyle giren majör merkez bankalarının nisan ayındaki toplantılarında planları değiştirdi. 29 Nisan’da toplanacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerini ertelemesi bekleniyor. Fed, kararını 30 Nisan’da açıklayacak. Avrupa Merkez Bankası’nın da (ECB) olası bir ‘faiz artırımı’ senaryosu dahi yeniden dillendirilmeye başlandı. İngiltere Merkez Bankası’na (BOE) yönelik faiz indirimi beklentileri ise yerini sabit tutma eğilimine bırakırken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artıracağına ilişkin öngörüler güçlendi. 22 Nisan’da toplanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da değişen bu küresel ve yerel şartlar ışığında faiz kararını piyasalarla paylaşacak. Enerjide ‘hürmüz’ çıkmazı İstanbul Ticaret’e değerlendirmede bulunan Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan ve halen devam eden mevcut savaş halinin en çok enerji piyasalarını vurduğunu belirtti. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki sert artışın nedenlerini detaylandıran Bal, “Bölgedeki altyapı tesislerinin zarar görmesi ve üretimin ilerleyen sürece dair ne kadar hasar alacağına ilişkin belirsizliğin yanı sıra dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık beşte birine hizmet eden Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması, enerji maliyetlerinde ciddi bir artışı beraberinde getirdi” dedi. Enerji maliyetlerinin artmasının küresel çapta enflasyon ve büyüme üzerinde olumsuz etkiler yarattığına dikkat çeken Bal, savaş sona erse dahi petrol fiyatlarının çok hızlı bir şekilde savaş öncesi seviyelere dönmesinin ana senaryo olmadığını vurguladı. İndirim döngüsü şimdilik rafa kalktı Son bir buçuk aylık süreçte artan maliyetler ve enflasyon tarafında gündeme gelen endişelerin merkez bankalarının stratejilerini doğrudan değiştirdiğini ifade eden Bal, “Savaş öncesinde küresel piyasalarda hâkim olan kademeli faiz indirim döngüsü şu an için rafa kaldırılmış durumda. Merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelediğini söyleyebiliriz” dedi. Küresel çapta çok hızlı bir şahinleşme ve sert faiz artırımları beklemediklerini dile getiren Bal, beklentilerindeki değişimi şu sözlerle aktardı: “Fed’e ilişkin genel beklentiler, bu yıl faiz indirimi yapılmaması yönünde ama kuvvetli bir faiz artırım beklentisi yok. Avrupa Merkez Bankası’nda ise bu yıl faiz değişimi beklenmiyordu, şimdi ‘bir artırım olabilir’ düşüncesi daha ağır basıyor. Fed ve İngiltere Merkez Bankası gibi faiz indirim döngüsünde olan merkez bankalarının bu döngüyü şu an için ertelemesi anlamına geliyor.” Enerji maliyetlerindeki tırmanış, zayıflayan faiz indirimi beklentileri ve riskli varlıklara yönelik azalan iştahın, gelişmekte olan ülkelerden para çıkışlarına sebep olduğunu belirten Bal, jeopolitik riskler sürdükçe bu çıkış eğiliminin devam edebileceğinin altını çizdi. Güvenli liman arayışında yatırımcıların ağırlıklı olarak tahvil ve dolara yöneldiğini aktaran Bal, değerli metallerdeki alışılagelmişin aksine yaşanan düşüşe dikkat çekti: “Normal şartlarda güvenli liman talebiyle altın talep görür, ancak içinde bulunduğumuz sürecin faiz indirim beklentilerini zayıflatması, tahvil faizlerini yükseltmesi ve dolara olan ilgiyi artırması, altını ve gümüşü zayıflatan bir faktör. Enerji maliyetleri yüksek seyretmeye devam ederse altın ve gümüş tarafı zayıf kalmaya devam edebilir.” TCMB için beklenti Küresel jeopolitik tablonun yurt içine yansımalarını da değerlendiren Bal, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) cephesinde de indirim beklentilerinin ötelendiğini kaydetti. Yüzde 1.94 gelen mart enflasyonunun ardından nisan ayının da marttan düşük olmayacağına işaret eden Bal, “Hâlihazırda zaten üst banttan fonlama yapıldığını görüyoruz. Dolayısıyla kısa vadeli bir faiz indirimi şu an bizim taraf için de yok” dedi. Küresel enflasyon korkusunun yeni bir faza geçebileceği uyarısında da bulunan Bal, “savaş uzamaya devam eder, daha da şiddetlenir ve enerji maliyetlerindeki artış eğilimi tekrar hızlanacak olursa hem bizde hem dünyada faiz artırım ihtimalleri daha ciddi konuşulmaya başlanabilir” değerlendirmesinde bulundu. Piyasalar yön arıyor İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, yıla başlarken dünyada enflasyonun kontrol altına alındığı ve gelişmekte olan ülkelerde dezenflasyon sürecinin devam ettiği iyimser bir tablo olduğunu hatırlattı. Ancak jeopolitik gerilimlerin bu durumu hızla tersine çevirdiğini belirten Altunsaray, “ABD, İran ve İsrail savaşının başlaması, devamında Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve petrolde arz sıkıntısının devreye girmesiyle beraber petrol fiyatlarında ciddi artışlar gördük” dedi. Dünya LNG ticaretinin de sekteye uğramasıyla enerji maliyetlerinin ciddi oranda tırmandığını vurgulayan Altunsaray, enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü her hareketin tarihi olarak enflasyonist baskı yarattığını ifade etti. Fiyat istikrarının merkez bankalarının ana görevi olduğunu hatırlatan Altunsaray, değişen beklentileri şu sözlerle özetledi: “Şu an enerji maliyetlerinin artmasından dolayı küresel bir enflasyon riski olduğunu düşünecek olursak merkez bankalarının faiz indirimlerinin rafa kalktığını söyleyebiliriz. Hatta Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BOE) gibi kimi merkez bankalarından faiz artışları bile bekleniyor.” Gelişmekte olan borsalardan çıkış hızlandı Gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz politikalarındaki şahinleşme eğiliminin piyasalardaki para akışını doğrudan değiştirdiğini vurgulayan Altunsaray, bu durumun borsalar üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekti. Ocak başından şubat sonuna kadarki süreci örnek gösteren Altunsaray, “Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının faiz indirimi yaptığı ya da beklendiği dönemlerde genelde gelişmekte olan ülkelerin borsalarına ve piyasalarına para girişi olduğunu görmüşüzdür” dedi. Ancak mevcut tabloda rüzgarın tersine döndüğünü belirten Altunsaray, “Faiz indirimi beklentileri değişip merkez bankalarının faiz politikaları sıkılaşma anlamında değiştiği zaman, gelişmekte olan ülkelerin borsalarından çıkış olup paranın sabit getirili ürünlere gittiğini görmüşüzdür. Aslında şu anda gerçekleşen durum tam olarak bu” değerlendirmesinde bulundu. Yeni güvenli liman talebi Yatırımcıların bu belirsizlik ortamında nasıl bir strateji izlemesi gerektiğine de değinen Altunsaray, portföylerin bir miktar nakitte tutulmasının veya para piyasası fonları (PPF) ile mevduat gibi sabit getirili enstrümanlarda değerlendirilmesinin daha kritik olacağını kaydetti. Altın fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin arka planını da açıklayan Altunsaray, şunları söyledi: “Şu an merkez bankalarının altın satması, Körfez ülkelerinden likidite ihtiyacı dolayısıyla altın satılması ve dolar endeksinin (DXY) güçlenmesi geri çekilmelere sebep oldu. Aynı zamanda Fed’in faiz indirimlerini ötelemesi dünyada doları güçlendirdi. Bu yüzden güvenli liman tarafının, piyasadaki belirsizlikten dolayı şu an için sabit getirili ürünlerde olduğunu düşünüyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.