SON DAKİKA
Hava Durumu

#Düşüş

Ekometre - Düşüş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Düşüş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İthalatta sınırlı düşüş değerde artış Haber

İthalatta sınırlı düşüş değerde artış

İthalatta sınırlı gerileme görülürken, dış ticaret haddindeki yükseliş gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Şubat 2026 dönemine ilişkin dış ticaret endeksleri, ihracatta çarpıcı bir ayrışmaya işaret etti. İhracat birim değer endeksi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,7 artış kaydetti. Alt kalemlerde gıda, içecek ve tütün grubunda yüzde 12,5, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 9,7 ve imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 13,3 artış görüldü. Yakıt grubunda ise yüzde 6,8’lik düşüş yaşandı. Buna karşılık ihracat miktar endeksi aynı dönemde yüzde 10,1 azaldı. En sert gerileme yüzde 35,6 ile yakıt grubunda gerçekleşirken, gıda, içecek ve tütünde yüzde 13,9, ham maddelerde yüzde 8,7 ve imalat sanayinde yüzde 7,0 düşüş kaydedildi. İthalat tarafında ise birim değer endeksi yıllık bazda yüzde 5,0 arttı. Gıda, içecek ve tütünde yüzde 4,7, imalat sanayinde yüzde 7,2 artış görülürken; yakıtlarda yüzde 14,5, ham maddelerde ise yüzde 7,0 düşüş kaydedildi. İthalat miktar endeksi ise aynı dönemde yüzde 1,3 geriledi. Gıda, içecek ve tütünde yüzde 2,7, ham maddelerde yüzde 6,6 ve yakıtlarda yüzde 5,6 düşüş yaşanırken, imalat sanayinde yüzde 6,1 artış dikkat çekti. Arındırılmış verilerde yatay seyir Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ihracat miktar endeksi, Ocak ayında 139,0 seviyesindeyken Şubat ayında yüzde 0,1 azalarak 138,8’e geriledi. İthalat miktar endeksi ise aynı dönemde yüzde 0,7 artışla 126,9’dan 127,9’a yükseldi. Dış ticaret haddinde iyileşme İhracat ve ithalat birim değer endekslerinin oranı ile hesaplanan dış ticaret haddi, Şubat 2025’teki 86,4 seviyesinden 6,3 puan artarak Şubat 2026’da 92,7’ye çıktı.

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor Haber

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor

Altın fiyatları, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinin seyrine yönelik belirsizlik nedeniyle perşembe günü yatay bir görünüm sergiledi. Yatırımcıların odağında ayrıca gün içinde açıklanacak kritik ABD enflasyon verileri yer aldı. Spot altın, ons başına 4 bin 720 dolarda sınırlı değişim gösterdi. ABD’de haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,8 düşüşle 4 bin 736,50 dolara geriledi. Gram altın ne kadar? Gram altın fiyatları yeni güne 6 bin 756 lira seviyesinde başladı. GoldSilver Central Genel Müdürü Brian Lan, altının kısa vadede net bir yön arayışında olmadığını belirterek, “Ateşkes sonrası gelişmelere dair spekülasyonlar sürüyor. Altın şu an için belirgin bir hareket sinyali vermiyor” dedi. Lan, fiyatların yakın vadede 4 bin 607 ile 4 bin 860 dolar aralığında konsolide olmasını beklediğini ifade etti. Jeopolitik riskler piyasaları baskılıyor Çarşamba günü İsrail’in Lübnan’a yönelik bugüne kadarki en yoğun saldırılarını gerçekleştirmesi ve yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesi, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. İran’dan gelen misilleme tehdidi ise risk iştahını baskıladı. Öte yandan petrol fiyatları, Ortadoğu’daki arzın ateşkese rağmen tam olarak toparlanamayabileceğine yönelik endişelerle yükseldi. Altında savaş sonrası sert geri çekilme Spot altın, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yüzde 10’dan fazla değer kaybetti. Artan enerji fiyatlarının enflasyon baskısını güçlendirmesi, piyasaların faiz beklentilerini yeniden şekillendirmesine neden oldu. Faiz getirisi bulunmayan altın, genellikle düşük faiz ortamlarında daha güçlü performans gösteriyor. FED mesajları ve veri gündemi belirleyici olacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 17-18 Mart tarihli toplantı tutanakları, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmesi nedeniyle daha fazla faiz artışı ihtimalinin güç kazandığını ortaya koydu. Özellikle İran savaşı kaynaklı enflasyon baskısı bu beklentiyi destekledi. Piyasalar şimdi ABD’de açıklanacak şubat ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisi ile cuma günü yayımlanacak mart ayı enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Bu verilerin, Fed’in para politikası patikasına dair yeni ipuçları sunması bekleniyor. Standard Chartered tarafından yayımlanan notta ise kısa vadeli dalgalanmalara rağmen, artan jeopolitik riskler nedeniyle altının önümüzdeki aylarda yeniden yükseliş trendine girebileceği öngörüldü. Diğer değerli metallerde düşüş Diğer değerli metallerde ise satış baskısı öne çıktı. Spot gümüş yüzde 0,5 düşüşle ons başına 73,71 dolara, platin yüzde 0,6 kayıpla 2.017,26 dolara ve paladyum yüzde 0,4 gerileyerek 1.549,18 dolara indi.

Otomotiv Endüstrisinin mart ayı ihracatı 3,3 milyar dolar oldu Haber

Otomotiv Endüstrisinin mart ayı ihracatı 3,3 milyar dolar oldu

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik: “Otomotiv endüstrisi olarak martta yaşadığımız kısmi daralmaya rağmen ülke ihracatındaki liderliğimizi ve stratejik önemimizi korumaya devam ediyoruz. Binek otomobillerdeki düşüşe karşılık Otobüs ve Minibüs grubundaki yüzde 10’luk artış, ürün çeşitliliğimizin küresel pazardaki rekabet gücünü ve esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Bu yıl sonundaki sürdürülebilir ihracat hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz.” Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin mart ayı ihracatı yüzde 6,3 düşüşe rağmen Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini korudu. Geçen ay 3 milyar 293 milyon dolarlık ihracata imza atan sektörün ülke ihracatından aldığı pay da %16,9 oldu. Mart ayında Binek otomobiller ihracatı %20 azalırken, Otobüs minibüs midibüs ihracatı %10 arttı. İspanya’ya %23, Slovenya’ya %16, Polonya’ya %20 ihracat düşüşü dikkat çekti. Yılın ilk üç ayında otomotiv endüstrisi ihracatı %4,3 artmış ve 9 milyar 896 milyon USD olarak gerçekleşti. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Otomotiv endüstrisi olarak martta yaşadığımız kısmi daralmaya rağmen ülke ihracatındaki liderliğimizi ve stratejik önemimizi korumaya devam ediyoruz. Binek otomobillerdeki düşüşe karşılık Otobüs ve Minibüs grubundaki yüzde 10’luk artış, ürün çeşitliliğimizin küresel pazardaki rekabet gücünü ve esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Bu yıl sonundaki sürdürülebilir ihracat hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz” dedi. Tedarik endüstrisi 1,3 milyar dolar oldu Martta en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre hemen hemen aynı kalarak 1 milyar 318 milyon USD oldu. Binek Otomobiller ihracatı %20 azalarak 909 milyon USD, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı %3,5 düşüşle 553 milyon USD, Otobüs-minibüs-midibüs ihracatı %10 artışla 293 milyon USD ve Çekiciler ihracatı da %5 artışla 178 milyon USD olarak gerçekleşti. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu ve bu ülkeye ihracat %2 arttı. Önemli pazarlardan İtalya’ya %25, Birleşik Krallık’a %13, Hollanda’ya %25 ve Slovenya’ya %71 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya %20, İspanya’ya %18 ihracat düşüşü oldu. Martta Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat %18 azaldı. İspanya’ya %30, Slovenya’ya %19, Birleşik Krallık’a %21, Polonya’ya %49, Belçika’ya %32 ihracat düşüşü, Fas’a %100, Mısır’a %50 ihracat artışı yaşandı. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a %1, Fransa’ya %51, Avustralya’ya %134 ihracat artışı, Almanya’ya %12, Slovenya’ya %32, İtalya’ya %25, İspanya’ya %45 ihracat düşüşü kaydedildi. Otobüs Minibüs Midibüs ürün grubunda Fransa’ya %14, Almanya’ya %29, Birleşik Krallığa %48 ihracat düşüşü yaşanırken, İtalya’ya %56, Romanya’ya %204, İspanya’ya %200, Çekya’ya %143 ihracat artışı kaydedildi. Çekicilerde ise Almanya’ya %35, Birleşik Krallık’a %14 ihracat düşüşü, Fransa, İtalya ve Polonya’ya üç haneli artışlar yaşandı. Almanya’ya ihracatta yüzde 6 düşüş Martta en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya yüzde 6 düşüşle 525 milyon USD’lik ihracat yapıldı. İkinci büyük Pazar Fransa’ya yüzde 1 düşüşle 456 milyon USD’lik ihracat yapılırken, İtalya’ya yönelik ihracatımız ise %8 artışla 306 milyon USD oldu. Önemli pazarlardan İspanya’ya %23, Slovenya’ya %16, Belçika’ya %13, Polonya’ya %20 ihracat düşüşü yaşanırken, Fas ve Çekya’ya %36, Avustralya ve Sırbistan’a %23, İsveç’e %29 ihracat artışı oldu. AB ülkelerine ihracatta yüzde 6 azalış oldu Martta yüzde 74’lük pay ile en büyük pazar olarak Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 6 azalışla 2 milyar 440 milyon USD ihracat yapıldı. Diğer Avrupa Ülkeleri %10,8 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer aldı. Mart ayında Orta Doğu Ülkeleri’ne %63 ihracat düşüşü yaşanırken, Okyanusya Ülkelerine ihracat %33 arttı.

Beyaz eşya piyasası daralıyor Haber

Beyaz eşya piyasası daralıyor

TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül'e göre, sektör 2026 yılına daralma ile başladı. Beyaz eşya pazarınıki daralma Şubat ayında da devam etti. TÜRKBESD verilerine göre, Şubat ayında ihracat yıllık yüzdü 20 düşüş kaydetti. İç satışlardaki daralma ise yüzde 14 olarak izlendi. TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, 2026’nın ilk iki ayında iç satış, ihracat ve üretimde çift haneli gerileme yaşandığını belirterek, maliyet baskıları ve anti-damping sürecinin sektör için kritik riskler yarattığını söyledi. Beyaz eşya sektöründe üretim, ihracat ve satışlar geriledi TÜRKBESD tarafından yapılan ve görüşlerine yer verilen açıklamada, TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül'e göre, sektör 2026 yılına daralma ile başladı. Ocak–Şubat döneminde iç satışlar yüzde 14 düşüşle 1,4 milyon adede, ihracat yüzde 19 gerilemeyle 2,6 milyon adede, üretim ise yüzde 26 azalışla 3,9 milyon adede indi. Şubat ayında ise üretimdeki daralma yüzde 31’e, ihracattaki düşüş yüzde 20’ye ulaşırken, iç satışlardaki gerileme yüzde 10 ile sınırlı kaldı. Şengül, dış talepteki zayıflık ve üretimdeki sert düşüşün sektör performansı üzerindeki baskıyı artırdığını belirtirken, soğuk haddelenmiş, galvanizli ve boyalı yassı çeliğe yönelik anti-damping soruşturmasının maliyetler üzerinde belirleyici olabileceğine dikkat çekti. Olası ilave yüklerin üretim maliyetleri, ihracat, istihdam ve nihai fiyatlar üzerinde doğrudan etkili olabileceğini vurgulayan Şengül, daralmayı derinleştirebilecek adımların tedarik zincirine yayılma riski taşıdığını ifade etti.

Ekonomik Güven Endeksi Mart ayında yüzde 2,8 düştü Haber

Ekonomik Güven Endeksi Mart ayında yüzde 2,8 düştü

Güvende en sert düşüşler yüzde 3,9’la reel sektör ve inşaatta. Perakende ticarette yüzde 2, tüketicide yüzde 0,8 ve hizmet sektöründe de yüzde 0,5 düşüş var. ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın yarattığı jeopolitik gerilim, başta petrol arzı olmak üzere uluslararası ticarette ortaya çıkan aksama ve ileriye yönelik belirsizlikler, Türkiye’de tüm ekonomik aktörlerin beklentilerine olumsuz yansıdı ve genel güven düzeyinde sert düşüşe yol açtı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre Ekonomik Güven Endeksi, martta önceki aya göre yüzde 2,8 düşerek 97,9 oldu. Böylece ülke ekonomisindeki genel güven düzeyini yansıtan endeksin değeri yeniden 100 eşiğinin altına indi. Endeksin bileşenlerini oluşturan ekonomideki tüketici ve üretici tüm kesimlerin güven düzeyi mart ayında aşağı geldi. Alt endekslerdeki düşüşler, savaşın yarattığı dış şokun özellikle üretim ve yatırım tarafında daha güçlü hissedildiğine işaret etti. Tüketici Güven Endeksi, mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet, perakende ticaret, inşaat sektörleri güven endeksleri ile Merkez Bankası tarafından yayımlanan reel kesim (imalat sanayii) güven endeksi alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşturuluyor. Ekonomik güven endeksi 0-200 aralığında değer alabiliyor. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise kötümserliği gösteriyor. Savaşın ilk şoku Dünya'dan Naki Bakır'ın haberine göre, Ekonomik Güven Endeksi verisi, savaşın ilk bir aylık dönemine denk gelen mart ayını temsil ediyor. Ancak, endeksin bileşenleri olan reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endeksleri TÜİK ve Merkez Bankası iş birliği ile her ayın 1-15’i arasında yürütülen İktisadi Eğilim Anketi; tüketici güveni de Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanıyor. Buna göre tüketici, hizmet, perakende, inşaat güven düzeyleri, anketler ayın ilk yarısında yapıldığı için bu dönemdeki algıyı yansıtıyor. Reel kesim güven düzeyi de ilgili anket ayın 15’i civarında tamamlandığı için sanayicilerin ay ortasındaki algı durumunu gösteriyor. Bu durum dikkate alınırsa, sonuçlar aslında savaşla geçen mart ayının ilk yarısındaki şoku ifade ediyor. Martın ikinci yarısında savaş sürecinin aldığı boyuta bağlı olarak güven düzeyinde yaşanan değişim izleyen ay açıklanacak endekslerde görülecek. En sert düşüş reel sektör ve inşaatta Mart ayında güven düzeyinde en belirgin gerileme reel kesim/imalat sanayii ile inşaat sektörlerinde görüldü. Reel Kesim Güven Endeksi önceki aya göre yüzde 3,9 oranında 4,1 puan düşerek eşik değer olan 100’e, başka deyişle güvende iyimser bölgenin sınırına indi. Reel sektördeki düşüş, ihracat pazarlarına ilişkin belirsizlik, enerji fiyatlarında artış riski ve finansman koşullarına yönelik kaygıların arttığını gösteriyor. Marttaki düşüşlerle Reel Kesim Güven Endeksi bir yıl önceki düzeyinin 3,2 puan altına ve son sekiz ayın dip düzeyine geldi. Uzunca bir dönemdir zaten kötümser bölgede seyreden İnşaat Sektörü Güven Endeksi de martta yüzde 3,9 düşerek 80,6’ya kadar geriledi. İnşaat tarafındaki gerileme ise zaten zayıf seyreden talep ortamının jeopolitik risklerle daha da kırılgan hale geldiği, gelecek döneme ilişkin beklentilerde kötüleşmenin arttığına işaret ediyor. İnşaat Sektörü Güven Endeksi bir yıl önceye göre yüzde 9,3’lük düşüşle Mart 2025 düzeyinin 8,3 puan altına indi. Düşüş perakende de güçlü, hizmette sınırlı İç talebe daha duyarlı sektörlerde düşüş reel sektör ve inşaata göre daha sınırlı kaldı. Ancak perakende ticaret güven endeksi önceki aya göre yine güçlü bir güven kaybı sayılacak yüzde 2 ile görece düşüşle 113,6’ya geriledi. Bu düşüş, savaşın ilk bir aylık döneminde tüketim faaliyetini tamamen bozmadığını, ancak mağazalar, zincir marketler ve giyim, elektronik gibi alanlarda doğrudan tüketiciyle temas eden firmaları kapsayan perakende ticarette risklerin büyüdüğü, gerilimin arttığı, işletmelerin gelecek aylara ilişkin temkinli bir beklentiye geçtiğini gösterdi. Turizm, ulaştırma, konaklama, bilgi-iletişim gibi alt sektörleri kapsayan hizmet sektörü endeksi ise yüzde 0,5’le daha sınırlı bir düşüş kaydederek 113,2’ye geriledi. Sektörde, güven düzeyindeki düşüş sınırlı kalmakla birlikte, gelecek döneme ilişkin talep daralması ve fiyat düzeyinde gerileme beklentilerinin güçlendiği gözlendi. Belirsizlik kanalı çalışıyor Ekonomistler, savaşın Türkiye ekonomisine olumsuz etkisinin ilk etapta başlıca şu üç kanal üzerinden ortaya çıktığını belirtiyor: * Enerji fiyatlarında yükseliş ve bunun de­vam etme riski * Finansal piyasalarda oynaklık ve sermaye çıkışlarında hızlanma * Dış talep ve ticaret beklentilerinde zayıflama. Güven endeksle-rindeki bozulma ekonomideki aktörlerin ilk şokunu yansıtırken, savaşın temel ekonomik göstergelerde yol açtığı somut ektiler ise istatistiki verilere henüz yeterince yansımadı. Ancak izleyen aylarda bunun daha somut olarak görüleceği ve ekonomik aktörlerin üretim, yatırım ve tüketim kararlarının daha temkinli hale gelebileceğine işaret ediliyor. Tüketici güveni daha da dibe indi Zaten uzun süredir iyimserlik eşiği olan 100’ün oldukça altında bulunan Tüketici Güven Endeksi de martta yüzde 0,8 düşüşle 85’e indi. Bu değişim, hane halkının enflasyon, gelir ve gelecek beklentilerinde sınırlı bir kötüleşmeye işaret ediyor. Ancak söz konusu endeks TÜİK ve Merkez Bankası tarafından her ayın 1-15’i arasında yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplandığı için, mart ayı verisi, savaşın süresi ve sonucunun henüz öngörülemediği ilk iki haftadaki durumu yansıtıyor. Hanelerin kendi maddi durumları ve genel ekonomiye ilişkin değerlendirmeleri ile geleceğe ilişkin beklentileri ve harcama eğilimini yansıtan Tüketici Güven Endeksini oluşturan ve çoğu 100 baz değerin altında seyreden alt endekslerde, savaşın henüz yeni olduğu ve ne kadar süreceğinin kestirilemediği ilk iki haftadaki bu düşüşler, beklentilerde genel bir bozulmaya işaret ediyor.

Merkez Bankası brüt rezervlerinde 20,5 milyar dolarlık kayıp Haber

Merkez Bankası brüt rezervlerinde 20,5 milyar dolarlık kayıp

Rezervlerin büyük kısmını altın olarak tutmanın riskli olduğunu vurgulayan uzmanlar portföy çeşitlenmesine gidilmesi gerektiğini kaydetti. ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ile başlayan finansal çalkantı Merkez Bankası rezervlerini de olumsuz etkiledi. Özellikle yabancı yatırımcıların TL varlıklardan hızlı çıkışına karşı döviz satışı ile gerileyen Merkez Bankası rezervlerine bir negatif etki de düşen altın fiyatlarından geldi. QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre mart ayı boyunca altın fiyatlarındaki düşüşün net rezervlerde yarattığı kayıp 14.5 milyar dolar, brüt rezervlerde ise 20.5 milyar dolara ulaştı. Uzmanlar, Merkez Bankası rezervlerinde altının yoğunluğuna dikkat çekerken portföy çeşitlendirmenin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Brüt rezervler 177.3 milyar dolara indi Şebnem Turhan'ın haberine göre, altının ons fiyatı 27 Şubat’ta savaş başlamadan önce 5 bin 167 dolar seviyesinde bulunuyordu. Savaşla birlikte önceki dönemlerdeki güvenli liman etkisi yaşanmayan altının ons fiyatı sert düşüş yaşadı. Dün altının ons fiyatı 4 bin 400 doların altında işlem gördü. Bu kayıp son dönemde altın rezervlerini artıran Merkez Bankası’nı da vurdu. Yılın ilk Enfl asyon Raporu’n toplantısında TCMB Başkan Yardımcısı Hatice Karahan’ın verdiği bilgilere göre son iki yılda Merkez Bankası brüt rezervlerindeki 84 milyar dolar artışın 68 milyar doları altın fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandı. Aynı dönemde swap hariç rezervdeki 143 milyar dolarlık artışın da 50 milyar doları altın fiyatlarındaki yükselişten yakalandı. Altın fiyatlarındaki yükseliş TCMB rezervlerini son iki yılda olumlu etkilese de savaş ile birlikte başlayan sert düşüş de negatif etki yarattı. QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre 20 Mart ile biten hafta itibariyle TCMB brüt rezervleri 12.3 milyar dolar azalarak 177.3 milyar dolara indi. Böylece brüt rezervler Eylül 2025 seviyesine geriledi, savaş öncesine göre brüt rezervlerdeki azalma 33 milyar doları buldu. 20 Mart ile biten haftada bankaların TCMB’de zorunlu karşılık ve teminat depo çerçevesinde tuttukları döviz miktarının 0.2 milyar dolar azalması, brüt rezervi olumsuz etkiledi. QNB ekonomistlerinin analizine göre bunu hariç tutan net rezervde aynı hafta 12.1 milyar dolar azalış yaşandı ve net uluslararası rezervler 56.9 milyar dolara indi. Geçen yıl hazirandan bu yana net uluslararası rezervler bu seviyeye inmemişti. Swap hariç net rezerv de önceki haftaya göre 11.2 milyar dolar azalışla 43.1 milyar dolara geriledi. Mart ayı döviz satışı 26.2 milyar dolar Net uluslararası rezervler içinde değerlendirilen yurt içi bankalarla yapılan satım yönlü swap hacminin 20 Mart haftasında 0.9 milyar dolar artmasının net rezervi olumsuz etkilediğini belirten QNB ekonomistleri altın fiyatlarının gerilemesinin ise net rezervde 7.5 milyar dolarlık azalışa yol açtığını vurguladı. Kamunun döviz mevduatı da incelenen hafta içerisinde 0.9 milyar dolar düştü. QNB ekonomistleri “Sonuç olarak, bu saydığımız işlemler net rezervin geçen hafta 9.3 milyar dolar gerilemesine neden olmuştur. Net rezervdeki değişimi dikkate aldığımızda, bunun dışında kalan işlemlerle toplamda 2.8 milyar dolar döviz satışı gerçekleştiğini hesaplıyoruz. Mart ayındaki döviz satışı 26.2 milyar dolara ulaştı” dedi. Altın payının yüksek olmasının riski TCMB rezervlerinde altın fiyatlarından kaynaklı fatura büyümeyi sürdürdü. Net uluslararası rezervlerde 20 Mart ile biten haftaya kadar 9.2 milyar dolarlık kayıp altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklanırken yeni haftada altın fiyatlarındaki gerilemenin sürmesinin net rezervlere 5.3 milyar dolar daha negatif etkisi hesaplandı. Böylece mart ayı boyunca altın fiyatlarının düşüşü net uluslararası rezervleri 14.5 milyar dolar geriletti. Brüt rezervlerde 20 Mart ile biten haftaya kadar 13 milyar dolarlık kayıp yaratan altın fiyatlarındaki gerileme bu haftada 7.5 milyar dolar daha düşüş getirdi. Böylece brüt rezervlere altın fiyatlarının verdiği hasar 20.5 milyar dolara ulaştı. Uzmanlar, savaş öncesindeki dönemde merkez bankalarının rezervlerindeki altın payını arttırdığını TCMB’nin de bu trende uyum gösterdiğini hatırlatarak altın fiyatları hızla yükselirken rezervlere olumlu etki yarattığını anımsattı. TCMB Başkan Yardımcısı Hatice Karahan Enflasyon Raporu toplantısında TCMB’nin yurtdışı ve yurtdışı altın işlemleri çeşitliliği açısından dünyada sayılı merkez bankalarından biri olduğunu belirterek “Bu yüzden de altın varlıklarımızın miktarı yüksek. Sahip olduğumuz altınların likiditesine yönelik gerekli enstrüman çeşitliliğine sahibiz” demişti. Uzmanlar da rezervler içindeki altın payının yüksek olmasının bu tarz dönemlerde dalgalı ve riskli bir durum yarattığına işaret ederek portföy çeşitlendirilmesinin önemli olduğuna dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.