SON DAKİKA
Hava Durumu

#Donald Trump

Ekometre - Donald Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Donald Trump haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump’tan İran için üç seçenek mesajı Haber

Trump’tan İran için üç seçenek mesajı

Trump ayrıca İran ekonomisinin ağır durumda olduğunu savunurken, ABD’nin mühimmat stoklarındaki azalmanın sorumlusunun önceki Başkan Joe Biden yönetimi olduğunu öne sürdü. ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Real America's Voice programına verdiği röportajda konuşan Trump, İranlı yetkilileri “zor müzakereciler” olarak nitelendirdi. Taraflar arasında görüşmeler sırasında bazı konularda uzlaşı sağlandığını ancak İranlı yetkililerin daha sonra bu anlaşmaları kamuoyu önünde reddettiğini savundu. İran için üç seçenek Trump, ABD’nin İran konusunda önünde üç seçenek bulunduğunu söyledi. Bunların ilkini mevcut yaklaşımın sürdürülmesi ve müzakereler kapsamında İran üzerindeki baskının devam ettirilmesi olarak açıklayan Trump, ikinci seçeneğin saldırıların önemli ölçüde artırılması, üçüncü seçeneğin ise ekonomik baskının daha da güçlendirilmesi olduğunu belirtti. Trump, İran’ın ekonomik durumunun kötü olduğunu savunarak ülkedeki enflasyonun yüzde 300’e ulaştığını ve İran para biriminin büyük ölçüde değer kaybettiğini öne sürdü. ABD’nin İran’ın mali kaynakları üzerinde kontrol sahibi olduğunu iddia eden Trump, ekonomik baskının İran politikasının mevcut unsurlarından biri olduğunu ifade etti. “İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engelledim” Trump, İran’ın nükleer programına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellediğini savunan Trump, aksi durumda İran’ın nükleer silaha sahip olacağını öne sürdü. Trump’ın açıklamaları, ABD’nin İran’a yönelik askeri ve ekonomik baskısının yanı sıra diplomatik müzakerelerin de gündemde tutulduğunu ortaya koydu. Mühimmat stokları tartışması Trump, ABD’nin mühimmat stoklarının durumuna ilişkin eleştirileri de değerlendirdi. ABD’nin mühimmat üretiminin hızla sürdüğünü ve stoklarla ilgili temel bir sorun bulunmadığını savunan Trump, mevcut stoklardaki azalmanın önemli ölçüde Biden yönetiminin Ukrayna’ya yönelik askeri yardımlarından kaynaklandığını iddia etti. Trump, Biden yönetiminin Ukrayna’ya 300 milyar dolarlık destek sağladığını öne sürerken, kendi yönetiminin Ukrayna’ya askeri yardım konusunda farklı bir yaklaşım izlediğini söyledi. ABD’nin Avrupa ülkelerine mühimmat ve savaş uçakları sattığını belirten Trump, Avrupa ülkelerinin satın aldıkları askeri ekipmanları Ukrayna’ya gönderebildiğini ifade etti. Trump ayrıca önceki başkanlar Barack Obama ve Biden dönemlerinde ABD ordusuna yönelik harcamaların yetersiz kaldığını savundu. Çin ve enerji mesajı ABD’nin Çin’in önünde olduğunu savunan Trump, ülkesinin teknoloji ve ekonomik kapasite açısından Çin’e kıyasla önemli bir üstünlüğe sahip olduğunu ileri sürdü. Enerji politikalarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Trump, rüzgar türbinlerinin maliyetli olduğunu ve verimli enerji üretmediğini savundu. Trump, Çin’in rüzgar türbinlerinin üretiminde önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek bu enerji politikasını eleştirdi. Trump, ABD siyasetindeki İsrail ve Filistin tartışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. ABD'deki İsrail lobisinin geçmişteki etkisine değinen Trump, Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer hakkında da sert ifadeler kullandı.

Trump Media’da gelir küçük zarar  büyük Haber

Trump Media’da gelir küçük zarar büyük

Donald Trump’ın medya şirketi Trump Media & Technology Group (TMTG), 2026’nın ikinci çeyreğinde 238,1 milyon dolar net zarar açıkladı. Şirketin geliri yüzde 89 artarak 1,7 milyon dolara yükselse de bu gelir, faaliyet giderlerini karşılamaya yetmedi. Dijital varlıklar ve finansal pozisyonlardaki 190,4 milyon dolarlık gerçekleşmemiş değer kaybı da net zararı önemli ölçüde artırdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın medya şirketi Trump Media & Technology Group’un ikinci çeyrek bilançosu, şirketin gelir yaratma kapasitesi ile finansal büyüklüğü arasındaki büyük farkı ortaya koydu. TMTG, 2026’nın nisan-haziran döneminde 238,1 milyon dolar net zarar açıkladı. Şirketin geçen yılın aynı dönemindeki net zararı yaklaşık 20 milyon dolar seviyesindeydi. İkinci çeyrekte şirketin geliri ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 89 artarak 1,7 milyon dolara yükseldi. Ancak gelirdeki güçlü yüzdesel artış, şirketin giderlerini karşılamaya yetmedi. Gelirin büyük bölümü reklamlardan TMTG’nin ikinci çeyrek gelirinin yaklaşık 1,43 milyon doları reklam faaliyetlerinden, 179,5 bin doları ise aboneliklerden elde edildi. Şirketin gelirlerinin artmasına karşın faaliyet giderlerinin yüksek seyretmesi, operasyonel tarafta zarar oluşmasına neden oldu. Bunun yanında bilançodaki en büyük zarar kalemlerinden biri dijital varlıklar ve finansal yatırımlarda yaşanan değer kayıpları oldu. TMTG, ikinci çeyrekte 190,4 milyon dolarlık gerçekleşmemiş zarar kaydetti. Söz konusu tutarın önemli bölümünün piyasa değerlerindeki değişimlerden kaynaklanması nedeniyle, 238,1 milyon dolarlık net zararın tamamının şirket kasasından çıkan nakit kaybı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Şirket ayrıca krediye ilişkin tahakkuk etmiş 11,7 milyon dolar faiz ve 8,1 milyon dolar hisse bazlı ücretlendirme gideri bildirdi. İlk yarıda zarar 644 milyon dolara ulaştı TMTG’nin yılın ilk yarısındaki bilançosu da şirketin gelir yaratma sorununu ortaya koydu. Şirket, 2026’nın ilk altı ayında toplam 644 milyon dolar net zarar açıklarken, aynı dönemde elde edilen toplam gelir yaklaşık 2,5 milyon dolar oldu. Dolayısıyla şirketin temel sorunlarından biri, sahip olduğu finansal varlıkların büyüklüğüne kıyasla ana faaliyetlerinden yeterli gelir elde edememesi olarak öne çıkıyor. TMTG’nin toplam varlıkları yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde bulunurken, şirketin ikinci çeyrekte yalnızca 1,7 milyon dolar gelir elde etmesi, bilanço büyüklüğü ile operasyonel gelir arasındaki farkı belirgin hale getiriyor. Medyadan finans ve teknolojiye genişliyor Truth Social’ın sahibi olan TMTG, son dönemde medya faaliyetlerinin dışına çıkarak finans ve teknoloji alanlarında da büyümeye çalışıyor. Şirketin portföyünde sosyal medya platformu Truth Social, video yayın hizmeti Truth+ ve finansal teknoloji markası Truth.Fi bulunuyor. TMTG ayrıca dijital varlık yatırımlarını artırırken, finansal piyasalara yönelik yeni hizmetler de geliştiriyor. Şirketin yeni ürünlerinden biri olan Truth API, Truth Social'da yayımlanan paylaşımlara hızlı erişim sağlayarak özellikle finansal piyasaları etkileyebilecek açıklamaların yatırımcılara daha hızlı ulaştırılmasını amaçlıyor. Hizmetin özellikle Trump’ın ekonomi politikaları, gümrük tarifeleri ve jeopolitik gelişmelere ilişkin açıklamalarının piyasalar üzerindeki olası etkilerinden yararlanarak yeni bir gelir kanalı oluşturması hedefleniyor. Şirketin önündeki asıl sınav gelir yaratmak TMTG’nin ikinci çeyrek bilançosunda 238,1 milyon dolarlık zarar öne çıksa da şirket açısından daha yapısal sorun gelir tarafında ortaya çıkıyor. Dijital varlıklardaki değer değişimleri nedeniyle oluşan gerçekleşmemiş zararlar, piyasa koşullarına bağlı olarak gelecek dönemlerde tersine dönebilecek bir kalem. Buna karşılık şirketin faaliyetlerinden elde ettiği gelirin düşük kalması, doğrudan iş modelinin performansıyla ilgili. Bu nedenle TMTG açısından önümüzdeki dönemin temel göstergesi yalnızca dijital varlıkların değer kazanıp kazanmayacağı olmayacak. Şirketin Truth Social, abonelikler, reklamlar, Truth API ve diğer yeni faaliyetleri üzerinden sürdürülebilir gelir yaratıp yaratamayacağı daha belirleyici olacak. TMTG’nin bilançosu, Trump markasının şirkete yüksek bir piyasa görünürlüğü sağladığını ancak bu görünürlüğün henüz aynı ölçüde ticari gelire dönüşmediğini gösteriyor. Şirketin bundan sonraki stratejisi ise yalnızca bir medya şirketi olarak büyümekten çok, sosyal medya, finansal teknoloji ve dijital varlıkları bir araya getiren daha geniş bir iş modeline dönüşme yönünde ilerliyor.

Trump'tan İran mesajı: Anlaşma yakında sağlanabilir Haber

Trump'tan İran mesajı: Anlaşma yakında sağlanabilir

Trump'ın açıklamaları, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler ve küresel enerji piyasalarına ilişkin beklentileri yeniden gündeme taşıdı. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Oval Ofis'te düzenlenen başkanlık kararnamesi imza töreninin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İran ile devam eden diplomatik temaslara değinen Trump, müzakerelerin olumlu ilerlediğini belirterek tarafların anlaşmaya her zamankinden daha yakın olduğunu ifade etti. "Anlaşma yakında gerçekleşebilir" Müzakereleri yakından takip ettiğini ve sürece doğrudan dahil olduğunu söyleyen Trump, şu değerlendirmede bulundu: "Bence işler çok iyi gidiyor. Müzakerelerde ben de yer alıyorum. Anlaşma yakında gerçekleşebilir." Trump, savaşın sona ermesiyle birlikte enerji piyasalarında da normalleşme yaşanacağını belirterek benzin fiyatlarının düşeceğini söyledi. Hürmüz Boğazı mesajı Trump, Hürmüz Boğazı konusunda İran ile tam anlamıyla anlaşmaya varıldığını söylemek için henüz erken olduğunu ifade etti. Sürecin devam ettiğini belirten Trump, bölgede güvenlik risklerinin tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı. ABD Başkanı, İran'ın boğazdan geçen gemilere saldırı düzenleyebileceği veya deniz mayınlarının tankerler için risk oluşturabileceği yönündeki değerlendirmelerini de paylaştı. Petrol piyasaları gelişmeleri yakından izliyor Trump'ın açıklamaları, küresel enerji piyasalarında da dikkatle takip edildi. Uzmanlar, ABD ile İran arasında olası bir anlaşmanın Hürmüz Boğazı'ndaki riskleri azaltabileceğini, bunun da petrol arzına ilişkin endişeleri hafifleterek enerji fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini değerlendiriyor. Rusya-Ukrayna savaşına da değindi Trump, açıklamalarında Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Eski Başkan Joe Biden döneminde Ukrayna'ya çok fazla silah ve mühimmat gönderildiğini savunan Trump, ABD'nin ihtiyaç duyması halinde bu ekipmanların bir bölümünü geri çekebileceğini söyledi. İran konusunda ise ABD'nin mühimmat stoklarında herhangi bir sorun yaşanmadığını belirten Trump, gerekli askeri envanterin sürekli yenilendiğini ifade etti. Gözler diplomatik sürece çevrildi Piyasalar şimdi ABD ile İran arasında yürütülen görüşmelerden gelecek resmi açıklamalara odaklanmış durumda. Anlaşmanın sağlanması halinde Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin azalması, enerji ticaretinin normalleşmesi ve küresel piyasalarda risk algısının düşmesi bekleniyor.

Brent petrol 78 doların altını test etti Haber

Brent petrol 78 doların altını test etti

rent petrol gün içinde 78,12 doları görerek 13 Temmuz'dan bu yana en düşük seviyesini test ederken, yatırımcıların odağı ABD'nin resmi petrol stok verilerine çevrildi. Petrol fiyatları, haftanın ilk iki işlem gününde yaşanan sert kayıpların ardından düşüş eğilimini sürdürdü. Küresel piyasalarda, ABD ile İran arasında devam eden gerilimin diplomatik yollarla çözülmesine yönelik girişimler ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yeniden normale dönebileceği beklentisi fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Katar'ın arabuluculuk çalışmalarında ilerleme sağlandığını açıklaması, tarafların uzlaşmaya yaklaşabileceği beklentisini güçlendirirken petrol piyasalarında satışların hız kazanmasına neden oldu. Brent petrolde 13 Temmuz'dan bu yana en düşük seviye Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 0,54 düşüşle varil başına 78,94 dolardan işlem görürken, gün içinde 78,12 dolara kadar gerileyerek 13 Temmuz'dan bu yana en düşük seviyesini gördü. ABD tipi ham petrol (WTI) ise yüzde 0,70 değer kaybederek varil başına 75,28 dolara indi. Brent petrol, Katar'dan gelen diplomasi mesajlarının ardından salı günü de yüzde 5'in üzerinde düşüş kaydederek yeniden 80 dolar seviyesinin altına gerilemişti. Katar'dan diplomasi mesajı Katar yönetimi, ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan diplomatik girişimlerde ilerleme sağlandığını duyurdu. Katar Emirliği'nin açıklamasına göre ABD Başkanı Donald Trump ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Washington ile Tahran arasındaki anlaşmazlıkların azaltılmasına yönelik adımlar ve kalıcı bir uzlaşı ihtimali ele alındı. Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nda enerji sevkiyatının yeniden normalleşebileceği beklentisini güçlendirerek petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. Hürmüz Boğazı kritik önemini koruyor Piyasa analistleri, ABD ile İran arasındaki görüşmelerde en önemli başlıklardan birinin Hürmüz Boğazı olduğunu belirtiyor. Analistlere göre İran'ın boğaz üzerindeki talepleri ve ABD'nin bu konudaki yaklaşımı, diplomatik sürecin yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli şekilde uluslararası deniz trafiğine açılabileceği beklentisi ise küresel petrol arzına ilişkin endişeleri azaltarak fiyatların geri çekilmesine katkı sağlıyor. İran müzakere iddialarını reddediyor ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada İran ile görüşmelerin başladığını ve Tahran yönetiminin anlaşmaya varması için önemli bir fırsat bulunduğunu ifade etmişti. İranlı yetkililer ise ABD ile resmi bir müzakere yürütüldüğü yönündeki iddiaları reddetmeye devam ediyor. Taraflardan gelen farklı açıklamalar, diplomatik sürece ilişkin belirsizliğin sürmesine neden oluyor. ABD petrol stokları arttı Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verilerine göre, 31 Temmuz haftasında ABD'nin ham petrol ve benzin stoklarında artış yaşanırken, distilat yakıt stoklarında düşüş görüldü. Ham petrol stoklarının yaklaşık 2,7 milyon varil artması, arzın talebe kıyasla güçlendiğine işaret ederek petrol fiyatları üzerinde ilave baskı oluşturdu. Piyasaların gözü resmi stok verilerinde Piyasalar şimdi ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) çarşamba günü TSİ 17.30'da açıklayacağı resmi petrol stok verilerine odaklandı. Uzmanlar, hem stok verilerinin hem de ABD-İran hattındaki diplomatik gelişmelerin petrol fiyatlarının kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.

İran - ABD hattında müzakere krizi Haber

İran - ABD hattında müzakere krizi

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir yük gemisinin hedef alınması ise küresel enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdı. ABD ile İran arasında aylardır devam eden gerilimin diplomatik yollarla sona erdirilmesine ilişkin belirsizlik sürüyor. Taraflardan gelen birbirini yalanlayan açıklamalar, küresel piyasalarda risk algısını artırırken, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan son güvenlik olayı enerji piyasalarını yeniden gündeme taşıdı. Trump: "İran için son şans" ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te yaptığı açıklamada İran ile temasların sürdüğünü belirterek, Tahran yönetiminin kapsamlı bir anlaşmaya varması için "son şansa" sahip olduğunu söyledi. Trump, görüşmelerin İran'ın yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın talebi doğrultusunda devam ettiğini öne sürdü. Tahran'dan net yalanlama İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD ile herhangi bir müzakerenin yürütülmediğini ve planlanmış hiçbir görüşmenin bulunmadığını açıkladı. Bekayi, İran'ın önümüzdeki günlerde ne yabancı heyet kabul edeceğini ne de yurt dışına müzakere heyeti göndereceğini belirterek, devam eden tek diplomatik temasın Umman ile Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin teknik görüşmeler olduğunu ifade etti. Hürmüz'de saldırı alarmı Bölgedeki güvenlik riskleri de sürüyor. Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisinin kimliği belirsiz bir mühimmatın isabetine uğradığını bildirdi. Olay, küresel enerji arz güvenliğine yönelik endişeleri yeniden artırdı. Deniz trafiği düşük seviyede Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği de düşük seviyelerde kalmaya devam ediyor. Gemi takip şirketi Kpler'in verilerine göre, pazartesi günü boğazdan yalnızca üç petrol tankeri ve üç dökme yük gemisi geçiş yaptı. Bir önceki gün bu sayı yedi olarak kaydedilmişti. Piyasalar gelişmeleri yakından izliyor Analistler, ABD ile İran arasında diplomatik sürecin belirsizliğini koruması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik risklerinin devam etmesi nedeniyle petrol fiyatlarında oynaklığın sürebileceğini belirtiyor. Özellikle enerji arzına ilişkin gelişmelerin önümüzdeki günlerde küresel piyasalarda fiyatlamalar üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Bitcoin 65 bin doları aştı Haber

Bitcoin 65 bin doları aştı

Gözler şimdi hem Kongre'deki yasa sürecine hem de Fed'in faiz kararına çevrildi. Kripto para piyasası yeni haftaya yükselişle başladı. Jeopolitik risklerin geçici de olsa azalması ve ABD'de dijital varlıklara yönelik kapsamlı düzenleme beklentileri, yatırımcıların yeniden riskli varlıklara yönelmesini sağladı. Bitcoin, Asya piyasalarında 65 bin 598 dolara kadar yükselirken, gün içerisinde yüzde 1'in üzerinde primle 65 bin 400 dolar seviyelerinde işlem gördü. Uzmanlara göre yükselişte yalnızca jeopolitik gelişmeler değil, ABD'de kripto para sektörünün geleceğini şekillendirecek düzenlemelere ilişkin beklentiler de etkili oluyor. Ateşkes beklentisi risk iştahını artırdı Yaklaşık iki hafta boyunca karşılıklı saldırılarla küresel piyasalarda tedirginlik yaratan ABD-İran geriliminde tansiyonun düşmesi, yatırımcıların güvenli limanlardan yeniden riskli varlıklara yönelmesine neden oldu. Diplomatik temasların başlayabileceğine yönelik beklentiler; hisse senetleri, emtia ve kripto para piyasalarında alımları destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor. Analistler, jeopolitik risklerin azalmasının Bitcoin gibi yüksek volatiliteye sahip varlıklarda kısa vadeli toparlanmayı hızlandırdığını belirtiyor. CLARITY Yasası neden önemli? Bitcoin fiyatlarını destekleyen ikinci önemli unsur ise ABD Kongresi'nde görüşülen CLARITY Yasası oldu. Söz konusu düzenleme, dijital varlık piyasasının hangi kurum tarafından denetleneceğini ve sektörün hukuki çerçevesini netleştirmeyi amaçlıyor. Piyasa oyuncuları, düzenleyici belirsizliğin azalmasının kurumsal yatırımcıların kripto piyasasına daha güçlü giriş yapmasının önünü açabileceğini değerlendiriyor. Ancak tasarının Senato'dan geçebilmesi için Demokrat üyelerin desteği kritik önem taşıyor. Trump'ın kripto gelirleri tartışma konusu Yasa görüşmelerinde en çok tartışılan başlıklardan biri ise kamu görevlilerinin kripto sektöründeki mali çıkarları oldu. ABD Başkanı Donald Trump ve bağlantılı kuruluşların 2025 yılında kripto para girişimlerinden yaklaşık 1,4 milyar dolar gelir elde ettiği yönündeki iddialar, Demokrat üyelerin etik kuralların daha da sıkılaştırılması yönündeki taleplerini güçlendirdi. Bu nedenle CLARITY Yasası'nın nihai metni üzerindeki müzakerelerin önümüzdeki günlerde yoğunlaşması bekleniyor. ETF çıkışları sürüyor FalconX Kıdemli Türev İşlemleri Uzmanı Ivan Lim, uzun vadede Bitcoin görünümünün olumlu olduğunu ancak son dönemde ETF'lerden yaşanan çıkışların ve düzenleyici belirsizliklerin fiyat üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Lim'e göre makroekonomik gelişmelerin yanı sıra ABD'deki yasal sürecin seyri de Bitcoin'in yönü açısından belirleyici olacak. Gözler Fed'in faiz kararında Kripto para piyasalarının bu hafta izleyeceği en önemli başlıklardan biri de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı olacak. Piyasalarda politika faizinin sabit bırakılması beklenirken, Fed'in yılın geri kalanına ilişkin vereceği mesajların doların seyri ve riskli varlıklar üzerinde belirleyici olması öngörülüyor. Faizlerin uzun süre yüksek kalacağına işaret edecek açıklamaların Bitcoin başta olmak üzere kripto para piyasalarında dalgalanmayı artırabileceği belirtiliyor. Türkiye'deki yatırımcılar açısından ne ifade ediyor? Bitcoin'deki yükseliş, küresel risk iştahının yeniden güçlendiğine işaret etse de uzmanlar kısa vadeli fiyat hareketlerinde jeopolitik gelişmeler, ABD'deki düzenleme süreci ve Fed politikalarının belirleyici olmaya devam edeceğini vurguluyor. Özellikle CLARITY Yasası'nın Senato'dan geçmesi ve Fed'in piyasa dostu mesajlar vermesi halinde Bitcoin'de yukarı yönlü hareketlerin ivme kazanabileceği, buna karşılık jeopolitik tansiyonun yeniden yükselmesi veya Fed'in beklenenden daha şahin bir duruş sergilemesi durumunda kâr satışlarının hızlanabileceği değerlendiriliyor.

Bitcoin  ABD-İran gerilimiyle 62 bin doların altına indi Haber

Bitcoin ABD-İran gerilimiyle 62 bin doların altına indi

ABD Başkanı Donald Trump'ın geçici ateşkesin sona erdiğini açıklamasının ardından Bitcoin yüzde 3'ün üzerinde değer kaybederek 62 bin dolar seviyesinin altına geriledi. Satış baskısı Ether ve Solana başta olmak üzere kripto para piyasasının geneline yayıldı. Jeopolitik riskler satışları hızlandırdı NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'de bulunan ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile sağlanan geçici ateşkesin sona erdiğini açıklaması ve yeni askeri çatışma ihtimaline işaret etmesi, yatırımcıların riskli varlıklardan çıkışını hızlandırdı. Artan belirsizlik ortamı küresel piyasalarda güvenli liman talebini artırırken, yüksek oynaklığa sahip kripto varlıklar satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Bitcoin'de kayıplar derinleşti Londra açılışı öncesindeki işlemlerde yüzde 3'ten fazla gerileyen Bitcoin, 62 bin doların altına indi. Lider kripto paradaki düşüşün ardından Ether ve Solana gibi yüksek işlem hacmine sahip dijital varlıklarda da değer kayıpları yaşandı. Analistler, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde yatırımcıların daha temkinli hareket ettiğini ve kripto para piyasasında volatilitenin belirgin şekilde yükseldiğini belirtiyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş yeni risk oluşturdu Gerilimin enerji piyasalarına yansıması da dikkat çekti. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5'in üzerinde yükselirken, Batı Teksas (WTI) petrolünde de güçlü fiyat artışları görüldü. Enerji maliyetlerindeki yükselişin küresel enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği beklentisi, merkez bankalarının faiz indirimlerini öteleyeceği yönündeki öngörüleri güçlendirdi. Daha uzun süre yüksek faiz beklentisi ise kripto para piyasası üzerinde ilave baskı oluşturdu. "Dalgalı seyir sürebilir" Orbit Markets Kurucu Ortağı Caroline Mauron, jeopolitik gerilim ile yükselen enerji fiyatlarının yatırımcıların risk alma iştahını zayıflattığını belirterek, piyasalardaki dalgalanmanın kısa vadede devam edebileceğini söyledi. Mauron, jeopolitik gelişmeler ve makroekonomik görünüm netleşene kadar kripto varlıklarda yüksek volatilitenin süreceğini ifade etti. Strategy satışı ikinci planda kaldı Bitcoin'in en büyük kurumsal yatırımcılarından Michael Saylor'ın kurduğu Strategy'nin 216 milyon dolarlık Bitcoin satışı ise piyasalarda sınırlı etki yarattı. Şirketin 2022'den bu yana gerçekleştirdiği ilk satış olmasına rağmen yatırımcıların odağı büyük ölçüde Orta Doğu'daki gelişmelere çevrildi ve satış haberi fiyatlamalarda belirleyici olmadı. Gözler jeopolitik gelişmelerde Bitcoin, haziran ayında yaklaşık yüzde 18 değer kaybederek son dört yılın en zayıf aylık performansını sergilemişti. Temmuz ayında toparlanma sinyalleri veren kripto para, ABD-İran geriliminin yeniden tırmanmasıyla kazançlarının önemli bölümünü geri verdi. Analistler, önümüzdeki günlerde Bitcoin'in yönü üzerinde Orta Doğu'dan gelecek haber akışı, petrol fiyatlarının seyri ve küresel merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentilerin belirleyici olacağını değerlendiriyor.

Altında gözler 14 Temmuz TÜFE verisinde Haber

Altında gözler 14 Temmuz TÜFE verisinde

Jeopolitik gerilim ve FED baskısı altını zorluyor Gram altın 9 Temmuz 2026 sabahına 6.125 TL, ons altın ise 4.065 dolardan başladı. Orta Doğu'da yeniden yükselen jeopolitik tansiyon ve ABD Merkez Bankası'nın (FED) şahin mesajlar içeren son toplantı tutanakları, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Hafta genelinde yüzde 2'nin üzerinde değer kaybeden altın, merkez bankalarının güçlü alımları sayesinde daha sert bir düşüşten şimdilik korunuyor. Piyasaların odağında ise 14 Temmuz'da açıklanacak ABD haziran ayı enflasyon verisi bulunuyor. Orta Doğu yeniden piyasaların odağında ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesin fiilen sona erdiğini açıklaması, İran'a yönelik hava saldırıları, yeni abluka ihtimali ve Tahran'ın misilleme açıklamaları bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ardından petrol fiyatlarının 80 dolar seviyesini test etmesi de küresel enflasyon endişelerini artırdı. Artan enflasyon beklentileriyle birlikte yüksek faiz beklentilerinin güçlenmesi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskıyı artırdı. Gram altında zayıf görünüm sürüyor Dünkü işlemlerde 4.021 dolara kadar gerileyen ons altın, bugün TSİ 06.00 itibarıyla 4.065 dolar seviyesinde işlem görüyor. Haftalık bazda kayıp yüzde 2'nin üzerine çıkarken, spot gram altın da 6.125 TL'den güne başladı. Piyasalarda yatırımcılar, Orta Doğu'dan gelecek haber akışını yakından izlemeyi sürdürüyor. FED tutanakları beklentileri değiştirdi FED'in haziran toplantısına ilişkin yayımlanan tutanaklar, faiz indirimi beklentilerini zayıflattı. Tutanaklar, üyeler arasında görüş ayrılığı bulunduğunu ortaya koyarken, bazı üyelerin faizlerin yıl sonuna kadar yüzde 3,50-3,75 bandında kalmasını savunduğu, bazı üyelerin ise gerekirse yeni faiz artışlarının gündeme gelebileceğini değerlendirdiği görüldü. Piyasalar ise 2026 sonuna kadar en az bir faiz artışı ihtimalini fiyatlamaya devam ediyor. Altın üzerinde çifte baskı Analistler, altının şu anda iki önemli riskle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Bir yanda Orta Doğu kaynaklı belirsizlikler enflasyon baskısını artırırken, diğer yanda FED'in şahin duruşu reel faizleri yüksek tutuyor. Uzmanlara göre altının yeniden güç kazanabilmesi için 14 Temmuz'da açıklanacak ABD haziran ayı TÜFE verisinin enflasyonda belirgin bir yavaşlamaya işaret etmesi gerekiyor. Merkez bankaları düşüşü sınırlıyor Olumsuz tabloya rağmen merkez bankalarının fiziki altın alımları fiyatlara destek vermeyi sürdürüyor. Son olarak Çin Merkez Bankası'nın haziran ayında da 15 ton altın almasıyla rezervlerini üst üste 20'nci ay artırması dikkat çekti. Analistler, küresel merkez bankalarının devam eden altın talebinin fiyatlarda daha sert düşüşlerin önüne geçtiğini belirtiyor. Kısa vadede ons altında 4.000 dolar psikolojik, 3.940 dolar ise teknik destek olarak öne çıkarken, 4.200 dolar seviyesi ilk önemli direnç noktası olarak takip ediliyor.

Katar'dan piyasaları rahatlatan açıklama Haber

Katar'dan piyasaları rahatlatan açıklama

. Tarafların müzakereleri sürdürme konusunda mutabakata vardığı, bir sonraki görüşmenin ise cenaze töreninin ardından yapılmasının planlandığı bildirildi. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda Doha'da ABD ve İran heyetleriyle ayrı ayrı gerçekleştirilen görüşmelerde, İslamabad Mutabakat Zaptı kapsamındaki başlıklarda olumlu ilerleme sağlandığını duyurdu. Müzakereler devam edecek Ensari, İsviçre'de düzenlenen Luzern Gölü Zirvesi'nde elde edilen sonuçların temel alındığını belirterek, tarafların müzakereleri önümüzdeki dönemde sürdürme konusunda mutabakata vardığını ifade etti. Yeni görüşme cenaze töreni sonrasında Katarlı sözcü, bir sonraki temasın, eski İran lideri Ali Hamaney'in cenaze töreninin tamamlanmasının ardından mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, 29 Haziran'da yaptığı açıklamada İran'ın görüşme talebinde bulunduğunu ve toplantının 30 Haziran'da Doha'da yapılacağını duyurmuştu. İran ise Doha'ya heyet göndereceğini ancak 14 Haziran'da varılan mutabakattaki maddeler yerine getirilmeden ABD heyetiyle doğrudan görüşmeyeceğini açıklamıştı. Öte yandan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, İran heyetinin Doha'da ABD ile doğrudan temas kurmadığını belirterek, Katar ve Pakistan heyetleriyle üçlü görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Garibabadi, görüşmelerde özellikle Lübnan'a ilişkin Mutabakat Zaptı'nın uygulanması ve İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konularının ele alındığını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.