SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dolar Endeksi

Ekometre - Dolar Endeksi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolar Endeksi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ABD istihdamı beklentilerin altında kaldı Haber

ABD istihdamı beklentilerin altında kaldı

İstihdam yalnızca 29 bin kişi artarken dolar geriledi, ABD 10 yıllık tahvil faizinde düşüş görüldü. Faiz beklentilerindeki değişimin etkisiyle gram altın yüzde 1,19 yükselerek 6 bin 667 TL’ye, ons altın ise yüzde 1,18 artışla yukarı yöneldi. İstihdam verisi sonrası dolar geriledi ABD tarım dışı istihdam verisinin açıklanmasının ardından doların altı önemli para birimi karşısındaki değerini ölçen dolar endeksinde düşüş hızlandı. Veri öncesinde 102,09 seviyesinde bulunan dolar endeksi, açıklamanın ardından 101,87’ye geriledi. ABD 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 1,28 oranında düşüşle yüzde 5,17 seviyesine indi. Tahvil getirilerindeki geri çekilme, faiz getirisi bulunmayan altın gibi değerli metalleri destekleyen unsurlar arasında öne çıktı. Gram altın 6 bin 667 TL’ye yükseldi ABD’den gelen zayıf istihdam verisinin ardından altın fiyatlarında yükseliş görüldü. Gram altın yüzde 1,19 artışla 6 bin 667 TL’ye çıkarken, ons altın da yüzde 1,18 değer kazandı. Yurt içi piyasalarda döviz kurları da yakından izlenirken dolar/TL 49,14, Euro/TL ise 55,31 seviyesinde işlem gördü. Kripto paralarda da yükseliş yaşandı ABD istihdam verisinin ardından kripto para piyasasında da yukarı yönlü hareket görüldü. Bitcoin 86 bin 908 dolar seviyesine yükselirken Ethereum 2 bin 758 dolardan işlem gördü. Makroekonomik verilerin Fed’in para politikası üzerindeki etkisi, kripto para piyasalarının yönü açısından da yakından takip ediliyor. Fed’in faiz politikası yeniden gündemde ABD Merkez Bankası’nın para politikasında istihdam ve enflasyon verileri temel göstergeler arasında yer alıyor. Tarım dışı istihdam artışının beklentilerin altında kalması, iş gücü piyasasındaki momentumun zayıfladığına ilişkin değerlendirmeleri gündeme getirirken, Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler de yeniden şekillendi. Fed’in bir sonraki para politikası toplantısı 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. Zayıf istihdam altını destekleyebiliyor Tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması, diğer koşulların da uygun olması halinde dolar ve tahvil faizlerinde düşüşe yol açarak altın fiyatlarını destekleyebiliyor. Buna karşılık güçlü istihdam verileri, faiz beklentilerini ve dolar talebini artırarak ons altın üzerinde baskı oluşturabiliyor. Ancak altın fiyatlarının yönünü yalnızca istihdam verisi belirlemiyor. Enflasyon gelişmeleri, Fed’in para politikası, jeopolitik riskler ve küresel risk iştahı da fiyatlamalarda etkili oluyor. Kripto para piyasasında ise istihdam verilerinin etkisi; faiz beklentileri, dolar likiditesi ve yatırımcıların risk alma eğilimi üzerinden şekilleniyor.

Gram altın 6 bin 800 TL seviyesine çekildi Haber

Gram altın 6 bin 800 TL seviyesine çekildi

Capital.com analisti Kyle Rodda, altındaki oynaklığın bu iki başlığa bağlı olarak şekillenebileceğini belirtiyor. Standard Chartered, Goldman Sachs ve Société Générale ise orta ve uzun vadede ons altın için yüksek fiyat beklentilerini koruyor. Altın piyasasında yeni işlem gününe düşüşle başlanırken, ons altındaki gerileme yurt içindeki gram altın fiyatlarına da yansıdı. 23 Eylül 2026 itibarıyla gram altın 6 bin 800 TL çevresinde işlem görürken, yatırımcılar hem kısa vadeli fiyat hareketlerini hem de büyük finans kuruluşlarının gelecek döneme ilişkin tahminlerini izliyor. Altın fiyatlarının yönünde ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası, doların seyri, petrol fiyatları ve Orta Doğu'daki gelişmeler belirleyici başlıklar arasında yer alıyor. Gram altın 6 bin 800 TL sınırında Ons altın 4 bin 330 dolar seviyelerine gerilerken, gram altın da bu harekete paralel olarak aşağı yönlü seyretti. Gün içerisinde 6 bin 788 TL seviyesi görülürken gram altın yaklaşık 6 bin 806 TL civarında işlem gördü. 23 Eylül 2026 tarihli verilerde ekran fiyatlarında gram altın alış 6.810,60 TL, satış 6.811,46 TL seviyesinde bulunuyor. Serbest piyasada ise alış fiyatı 6.766,11 TL, satış fiyatı 6.772,40 TL olarak veriliyor. Ons altının alış fiyatı 4.332,60 dolar, satış fiyatı ise 4.333,15 dolar seviyesinde yer alıyor. Fed ve güçlü dolar altın üzerinde baskı oluşturuyor Altın fiyatlarındaki geri çekilmede ABD Merkez Bankası'nın para politikasına ilişkin beklentiler öne çıkıyor. Fed'in daha uzun süre sıkı para politikası uygulayabileceğine yönelik değerlendirmeler, değerli metalin kısa vadeli görünümünü etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Fed'in eylül ayı projeksiyonlarında 2026 sonu için medyan politika faizi tahmini yüzde 4,1 olarak açıklandı. Vadeli piyasa fiyatlamalarında ise 23 Eylül itibarıyla aralık toplantısında yeni bir faiz artışı ihtimali yüksek oranda fiyatlanıyor. Faiz beklentileri ve ABD dolarındaki güçlenme, dolar cinsinden fiyatlanan altının diğer para birimleriyle işlem yapan yatırımcılar açısından maliyetini artırabiliyor. Dolar iki ayın en güçlü seviyelerine yakın Fed'in şahin görünümü, ABD dolarını destekleyen faktörler arasında gösteriliyor. Dolar endeksi son işlemlerde yaklaşık yedi haftanın en yüksek seviyelerine yakın seyrederken, güçlü dolar altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabiliyor. Capital.com Kıdemli Finansal Piyasa Analisti Kyle Rodda, kısa vadeli altın hareketlerinde petrol fiyatları ve Orta Doğu'daki gelişmelerin kritik rol oynayabileceğini belirtiyor. Petrol fiyatları yakından izleniyor Rodda'nın dikkat çektiği ilk başlık petrol fiyatları oldu. Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle yükselen enerji fiyatları küresel enflasyon görünümünü etkilerken, son dönemde petrol fiyatlarında yaşanan gerileme enflasyonist baskının bir bölümünü hafifletebilir. Suudi Arabistan'ın saldırı nedeniyle devre dışı kalan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'nı yeniden çalıştırmaya başlaması ve Yanbu Limanı'ndan petrol ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik hazırlıklar, enerji piyasalarında yakından izlenen gelişmeler arasında yer aldı. Brent petrolün 100 doların altına gerilemesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki akışın iyileşebileceğine ilişkin beklentiler, arz endişelerinin seyrini etkiledi. Orta Doğu gelişmeleri altının yönünü etkileyebilir Altın fiyatlarının kısa vadeli görünümünde ikinci önemli başlık ABD-İran hattındaki gelişmeler. ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İran'la anlaşma ihtimalinin devam ettiğini ifade etti. Trump, anlaşma sağlanamaması halinde askeri gerilimin sürebileceğine yönelik açıklamalarda da bulundu. Daha sonra ABD ve İranlı yetkililerin New York'ta yaklaşık üç saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini açıklayan Trump, yeni temasların yapılabileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmeler ve alternatif petrol güzergâhlarının yeniden devreye alınması yönündeki adımlar, küresel enerji arzına ilişkin beklentiler açısından önem taşıyor. Standard Chartered'ın ons altın beklentisi 4 bin 650 dolar Kısa vadeli fiyat baskısına rağmen bazı büyük finans kuruluşları, altın için orta ve uzun vadede yüksek fiyat tahminlerini sürdürüyor. Standard Chartered, 2026'nın dördüncü çeyreğinde ons altın fiyatının ortalama 4 bin 650 dolar seviyesinde olmasını bekliyor. Banka, altının reel faizlerdeki yükselişe geçmiş dönemlere kıyasla daha dirençli kaldığını belirtirken, merkez bankalarının altın alımları ve dolardan uzaklaşma eğilimini destekleyici unsurlar arasında gösteriyor. Goldman Sachs yıl sonu için 4 bin 900 doları işaret ediyor Goldman Sachs, 2026 yıl sonu ons altın tahminini 4 bin 900 dolar seviyesinde tutuyor. Kurum, merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme amacıyla gerçekleştirdiği altın alımlarının değerli metali destekleyen temel faktörlerden biri olmayı sürdüreceğini öngörüyor. Société Générale de altın için uzun vadeli yükseliş beklentisini koruyor. Banka, ons altının 2026'nın son çeyreğinde 4 bin 750 dolar, 2027'nin ikinci çeyreğinde 5 bin dolar ve üçüncü çeyreğinde 5 bin 250 dolar seviyesine çıkmasını bekliyor. Kurumun değerlendirmesinde merkez bankalarının çeşitlendirme amaçlı alımları, borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelik talep ve ilerleyen dönemde reel faizlerin gerileme ihtimali, altın fiyatlarını destekleyebilecek unsurlar arasında sıralanıyor. Kısa vadeli baskı ile uzun vadeli beklenti ayrışıyor Altın piyasasında kısa ve uzun vadeli beklentiler farklı dinamikler üzerinden şekilleniyor. Fed'in para politikası, faiz artışı beklentileri ve güçlü dolar kısa vadede fiyatlar üzerinde baskı oluştururken, merkez bankalarının alımları ve yapısal yatırım talebi orta ve uzun vadede destekleyici faktörler olarak öne çıkıyor. Kyle Rodda'nın değerlendirmesine göre kısa vadeli oynaklık açısından petrol fiyatlarının seyri ve Orta Doğu'daki gelişmeler yakından izlenmesi gereken iki başlık olarak öne çıkıyor. 23 Eylül 2026 güncel altın fiyatları Aşağıdaki fiyatlar paylaşılan 23 Eylül 2026 tarihli verilere dayanmaktadır. Altın ons Alış: 4.332,60 dolar Satış: 4.333,15 dolar Gram altın Alış: 6.810,60 TL Satış: 6.811,46 TL Gram altın (serbest piyasa) Alış: 6.766,11 TL Satış: 6.772,40 TL Çeyrek altın Alış: 10.825,77 TL Satış: 11.072,88 TL Yarım altın Alış: 21.583,89 TL Satış: 22.145,75 TL Tam altın Alış: 43.303,10 TL Satış: 44.156,06 TL Cumhuriyet altını Alış: 44.876,00 TL Satış: 45.574,00 TL Ata altın Alış: 44.656,32 TL Satış: 45.781,44 TL 24 ayar has altın Alış: 6.698,89 TL Satış: 6.984,53 TL Has altın (0.995) Alış: 6.776,55 TL Satış: 6.777,41 TL 22 ayar bilezik Alış: 6.170,69 TL Satış: 6.176,43 TL

Fed beklentileri değişti gözler ABD istihdam verisinde Haber

Fed beklentileri değişti gözler ABD istihdam verisinde

Piyasaların yönünü belirlemesi beklenen en önemli veri ise bugün açıklanacak ABD tarım dışı istihdam raporu olacak. Küresel piyasalarda haftanın son işlem gününde pozitif hava öne çıkıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımına gideceği yönündeki beklentilerin zayıflaması ve tahvil faizlerindeki gerileme, yatırımcıların risk iştahını destekledi. Piyasalarda bugün ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve ortalama saatlik kazançlar başta olmak üzere istihdam verileri izlenecek. Söz konusu verilerin Fed’in önümüzdeki dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed beklentileri piyasaları destekledi Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller’ın, ekonomik verilerin enflasyon baskılarının hafiflediğini teyit etmesi halinde bu ayki para politikası toplantısında faiz oranlarının sabit tutulmasını destekleyebileceğine yönelik açıklaması, faiz artırım beklentilerini zayıflattı. Açıklamanın ardından Fed’in eylül ayında faiz artırımına gideceğine ilişkin öngörüler yüzde 70 seviyelerinden yüzde 50'lere kadar geriledi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,78 seviyesinde yatay seyrederken, dün 4 bin 500 doların üzerini test eden ons altın bugün önceki kapanışın hemen üzerinde 4 bin 474 dolar seviyesinde işlem görüyor. Fed’in sıkı para politikasına yönelik endişelerin azalması ve tahvil faizlerindeki gevşeme, küresel risk iştahını desteklerken, Bitcoin de mayıs ayından bu yana ilk kez 82 bin doların üzerini test etti. Kripto para daha sonra 81 bin dolar seviyesinde dengelendi. Vance: Faizlerin düşmesi gerektiğine inanıyoruz ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında Fed’in faizleri düşürmesi gerektiğine inandıklarını söyledi. İran konusunda da değerlendirmelerde bulunan Vance, askeri, ekonomik ve diplomatik “tüm seçeneklerin” masada olduğunu belirterek, Tahran’la süresiz bir savaş istemediklerini ifade etti. Ticaret cephesinde ise Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD ile olası bir ticaret anlaşmasına hazır olduklarını açıkladı. Carney, iki ülkenin de yararına olacak bir anlaşmanın mümkün olduğunu belirtirken, böyle bir anlaşmanın istikrar ve güvenilirlik temelinde olması gerektiğini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump ise Kanada ile yaşanan gerilim nedeniyle Carney’i suçladı ve Kanada ekonomisinin çökebileceğini savundu. Petrol ve dolar yükselişte Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin etkisiyle kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 artarak 95,7 dolara yükseldi. Dolar endeksi de yüzde 0,1 artışla 99 seviyesinde bulunuyor. Analistler, bugün açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisinin piyasaların yönü açısından belirleyici olabileceğini ve verilerin Fed’in gelecek dönemdeki para politikası hakkında önemli ipuçları verebileceğini belirtiyor. ABD borsaları günü yükselişle tamamladı New York borsası, Fed’in bu ay faiz artırımına gideceği beklentilerinin zayıflamasıyla günü pozitif tamamladı. ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 29 Ağustos ile biten haftada 206 bine yükselerek piyasa beklentisinin hafif üzerinde gerçekleşti. Ülkenin dış ticaret açığı ise temmuz ayında aylık bazda yüzde 24,4 artışla 88,6 milyar dolara çıktı. Böylece dış ticaret açığı 16 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler, artışta yapay zeka harcamalarının etkili olduğunu değerlendirdi. ABD’de tarım dışı iş gücü verimliliği ikinci çeyrekte yüzde 1,4 yükselirken, Fed’in takip ettiği göstergelerden biri olan birim emek maliyeti aynı dönemde yüzde 1,2 arttı. ISM hizmet sektörü PMI da ağustosta 55,4 seviyesine çıkarak beklentileri aştı ve hizmet sektöründeki büyümenin hızlandığına işaret etti. Öte yandan Nvidia’nın yapay zeka geliştirme platformu Hugging Face’i 12,93 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya vardığını açıklamasının ardından şirket hisseleri yüzde 1,8 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar da güne pozitif başladı. Avrupa borsalarında yükseliş hakim Avro Bölgesi’nde temmuz ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), aylık yüzde 1,6, yıllık yüzde 5,8 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Veriler, haziran ayına kıyasla üretici fiyatlarındaki artışın hızlandığını gösterdi. Analistler, Hürmüz Boğazı kaynaklı tedarik sıkıntılarının enerji maliyetlerini artırmasının Avrupa’daki üretici fiyatlarına yansıdığına dikkat çekti. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in gelecek hafta yapılacak Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararı toplantısı öncesinde banka yetkilileriyle görüşmesi bekleniyor. İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başekonomisti Huw Pill ise ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle yükselen enflasyona karşı politika faizinin hızlı şekilde artırılmasının ilerleyen dönemde daha agresif faiz artışlarına duyulabilecek ihtiyacı azaltabileceğini belirtti. Gelişmelerin ardından FTSE 100 yüzde 0,7, DAX 40 yüzde 0,63, CAC 40 yüzde 0,07 ve FTSE MIB 30 yüzde 0,88 yükseldi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar da güne pozitif başladı. Asya piyasalarında teknoloji hisseleri öne çıktı Asya borsalarında da teknoloji şirketleri öncülüğünde yükseliş görüldü. Fed’in faiz artırımına yönelik beklentilerin zayıflaması, teknoloji hisselerine yönelik risk iştahını artırdı. SoftBank Group hisseleri yüzde 9,5, SK Hynix yüzde 4,1, Samsung Electronics yüzde 2,5 ve Baidu yüzde 4 değer kazandı. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırabileceğine ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle 155,3 seviyesine gerileyerek bir ayın en düşük seviyesini gören dolar/yen paritesi, 156 seviyesinin üzerinde dengelendi. Çin yönetimi ise ABD’nin İran’la bağlantılı oldukları gerekçesiyle Çin vatandaşları ve şirketlerine uyguladığı yaptırımların kaldırılması çağrısında bulundu. Kapanışa yakın Kospi yüzde 1,9, Nikkei 225 yüzde 1,2, Hang Seng yüzde 2,1 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 yükseldi.

Küresel piyasalar Jackson Hole'a kilitlendi Haber

Küresel piyasalar Jackson Hole'a kilitlendi

PCE enflasyonunun beklentileri aşmasının ardından piyasalarda faiz artışı beklentisi de gündemde kalmayı sürdürüyor. Küresel finans piyasalarında Jackson Hole öncesi temkinli bir görünüm hakim. Dolar ve ABD tahvil faizleri dar bantta hareket ederken, yatırımcıların ana gündemini Fed Başkanı Kevin Warsh'ın sempozyumda yapacağı konuşma oluşturuyor. Bu yıl Jackson Hole'da yalnızca kısa vadeli faiz kararlarına ilişkin sinyaller değil, Warsh yönetimindeki Fed'in para politikası anlayışı ve piyasalarla kuracağı iletişimin çerçevesi de izlenecek. Son PCE verilerinin enflasyon baskısının sürdüğüne işaret etmesi ise Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentileri daha da kritik hale getirdi. Warsh, Jackson Hole'a ilk kez Fed Başkanı olarak katılıyor Kansas City Fed tarafından düzenlenen Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu öncesinde piyasalardaki beklenti, Kevin Warsh'ın vereceği mesajlara yoğunlaştı. Isio Investment Management CIO'su Ajith Nair, yatırımcıların doğal olarak faiz görünümünü takip edeceğini ancak bu yılki toplantının en önemli başlığının Warsh'ın Jackson Hole'a ilk kez Fed Başkanı sıfatıyla katılması olduğunu ifade etti. Nair'e göre Warsh'ın konuşması, Fed'in önümüzdeki dönemdeki vizyonu ve merkez bankasının finansal piyasalarla iletişiminde benimseyeceği yaklaşım konusunda önemli işaretler verebilir. Fed'in yeni iletişim anlayışı da masada Warsh döneminde piyasalarda öne çıkan değerlendirmelerden biri, Fed'in ekonomik tahminler ve politika projeksiyonları üzerinden yapılan yönlendirmeye daha az bağımlı bir iletişim modeli benimseyebileceği yönünde. Jackson Hole'daki konuşmanın, bu yaklaşımın kapsamına ilişkin daha net mesajlar vermesi bekleniyor. Bu nedenle yatırımcılar yalnızca bir sonraki faiz kararına ilişkin ipuçlarını değil, Fed'in uzun vadede piyasaları nasıl yönlendireceğini de takip edecek. Dolar endeksi 99,13 seviyesinde Sempozyum öncesinde döviz piyasalarında sınırlı hareketler yaşanıyor. Dolar endeksi, sekiz günlük zirvesinin ardından elde ettiği kazanımların bir bölümünü geri verse de 99,13 seviyesinde yatay seyrini sürdürüyor. Euro, dolar karşısında yüzde 0,05 değer kazanarak 1,1655'e yükseldi. Sterlin ise yüzde 0,05 düşüşle 1,3586 dolar seviyesine geriledi. Avustralya doları da yüzde 0,18 artışla 0,718 dolara çıktı. PCE enflasyonu beklentilerin üzerinde geldi Fed'in para politikası beklentilerini etkileyen son önemli gelişme, ABD'de açıklanan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi oldu. Temmuz ayında yıllık PCE enflasyonu yüzde 3,7 ile bir önceki aya göre değişmezken, yüzde 3,6 seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerine çıktı. Aylık artış ise yüzde 0,2 olarak gerçekleşti. Piyasalarda aylık bazdaki beklenti yüzde 0,1 düzeyindeydi. Veriler, enflasyonist baskıların Fed açısından tamamen ortadan kalkmadığına işaret ederken, faiz beklentilerinin de canlı kalmasına neden oldu. Faiz artışı beklentisi gündemde kalıyor Westpac ekonomisti Ryan Wells, açıklanan enflasyon verilerinin yıl sonuna kadar Fed'den faiz artırımı beklentisini desteklediğini belirtti. Wells'e göre piyasaların asıl odağı ise Kevin Warsh'ın Jackson Hole'da kullanacağı ton olacak. Danske Bank analisti Jesper Fjarstedt de çekirdek PCE enflasyonunun yıllık yüzde 3,3 seviyesinde kalmasının ve “supercore” enflasyondaki yeniden hızlanmanın, Warsh üzerinde daha şahin mesaj verme baskısı oluşturduğunu ifade etti. Buna karşın Fjarstedt, Fed Başkanı'nın Jackson Hole konuşmasında belirgin ve doğrudan bir politika taahhüdünde bulunmaktan kaçınmasının daha olası olduğunu değerlendirdi. Japonya'da faiz artışı olasılığı yüzde 86 Asya piyasalarında da merkez bankalarının para politikası adımları yakından takip ediliyor. Japon yeni dolar karşısında 159,30 seviyesinde yatay hareket ederken, Japonya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Ryozo Himino, zamanında yapılacak faiz artırımlarının ilerleyen dönemde daha sert bir parasal sıkılaşma ihtiyacını azaltabileceğini söyledi. Himino, eylül ayındaki toplantıya ilişkin açık bir yönlendirme yapmazken, Totan Tanshi verilerine göre piyasalar BOJ'un gelecek ay faiz artırma ihtimalini yüzde 86 olarak fiyatlıyor. Güney Kore'den ikinci faiz artırımı Güney Kore Merkez Bankası'nın politika faizini 25 baz puan yükselterek yüzde 3'e çıkarmasının ardından Güney Kore wonu dolar karşısında yüzde 0,39 değer kazandı. Söz konusu karar, merkez bankasının art arda gerçekleştirdiği ikinci faiz artırımı olarak kayıtlara geçti. ABD tahvil faizleri yüksek seviyesini koruyor ABD tahvil piyasasında da Fed'in daha sıkı bir politika izleyebileceği beklentisi etkisini sürdürüyor. 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizi yüzde 4,652 civarında işlem görürken, 30 yıllık tahvil faizinde yüzde 5,171 seviyesi öne çıkıyor. Küresel piyasaların gözü şimdi Jackson Hole'da Kevin Warsh'ın yapacağı konuşmaya çevrilmiş durumda. Warsh'ın enflasyon görünümü, faizlerin gelecekte izleyeceği rota ve Fed'in yeni iletişim stratejisine ilişkin vereceği mesajların, önümüzdeki dönemde piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Fed’in faiz artışı beklentisi zayıfladı Haber

Fed’in faiz artışı beklentisi zayıfladı

Dolar endeksi DXY, 99,294 seviyesine inerek haziran başından bu yana en düşük değerini gördü. ABD doları, ABD ekonomisine ilişkin son verilerin Fed’in faiz artırımı ihtimalini azaltmasıyla haftaya düşüşle başladı. Zayıf istihdam ve perakende satış verilerinin yanı sıra enflasyon göstergelerindeki ılımlı seyir, para piyasalarında Fed’in eylül ayında faiz artıracağı yönündeki fiyatlamayı aşağı çekti. DXY 10 haftanın en düşük seviyesinde Doların başlıca para birimleri karşısındaki performansını ölçen DXY endeksi, Avrupa işlemlerinin ilk bölümünde yüzde 0,3 gerileyerek 99,294 seviyesine indi. Böylece endeks, haziran başından bu yana en düşük seviyesini gördü. Doların zayıflamasına karşılık euro iki ayın zirvesi olan 1,1614 dolara, sterlin ise üç ayın en yüksek seviyesi olan 1,3571 dolara yükseldi. Euro/dolar paritesi de yüzde 0,25 artışla 1,15991 seviyesine çıktı. Fed’in eylül toplantısına ilişkin beklenti değişti Fed, temmuz toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutarken karar üç üyenin faiz artışı yönündeki itirazına rağmen alındı. Fed Başkanı Kevin Warsh ise gelecekteki faiz kararlarına ilişkin net bir yönlendirme yapmak yerine ekonomik verilere odaklanılacağını vurguladı. Para piyasalarında Fed’in 16 Eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırma ihtimali yüzde 31 seviyesine geriledi. Söz konusu oran, 7 Ağustos’ta açıklanan beklentilerin altında kalan tarım dışı istihdam verisi öncesinde yüzde 50’nin üzerindeydi. Piyasalarda yıl sonuna kadar toplam 21 baz puanlık faiz artışı fiyatlanıyor. Avrupa'da faiz artışı beklentisi daha güçlü ABD ile Avrupa arasındaki faiz beklentilerindeki ayrışma da dolar üzerindeki baskıyı artırıyor. Euro Bölgesi para piyasalarında Avrupa Merkez Bankasının eylül ayında 25 baz puanlık faiz artırımına gitme ihtimali yüzde 84 olarak fiyatlanırken, yıl sonuna kadar toplam 38 baz puanlık artış bekleniyor. İngiltere'de ise piyasalar, İngiltere Merkez Bankasının yıl sonuna kadar 25 baz puanlık faiz artırımını tamamen fiyatlamış durumda. Analistler: Dolar üzerindeki baskı sürebilir Commerzbank analisti Volkmar Baur, piyasaların Fed’in faiz artışı beklentilerini daha da azaltması halinde dolar üzerindeki baskının güçlenebileceğini belirtti. Banka, gelecek yıl Fed'den üç faiz indirimi bekliyor. MUFG analistleri Lee Hardman ve Derek Halpenny ise son ekonomik verilerin Fed’in faiz artırma ihtiyacının azaldığı yönünde güçlü bir sinyal verdiğini ifade etti. ING analisti Chris Turner da temmuz toplantısından bu yana gelen zayıf ekonomik aktivite verilerinin, Fed tutanakları kararın sanılandan daha çekişmeli geçtiğine işaret etse dahi piyasalarda güçlü faiz artışı beklentisinin yeniden oluşmasını zorlaştırabileceğini belirtti. Piyasaların gözü Fed tutanaklarında Yatırımcıların odağında bu hafta yayımlanacak Fed'in temmuz toplantısına ilişkin tutanaklar bulunuyor. Tutanakların, faiz kararının arka planına ve Fed üyelerinin önümüzdeki dönemdeki para politikasına ilişkin görüşlerine ışık tutması bekleniyor. Öte yandan Orta Doğu'daki jeopolitik belirsizlikler doların kayıplarını sınırlayabilecek önemli bir risk unsuru olarak öne çıkıyor. Gerilimin yeniden tırmanması halinde güvenli liman talebinin doları desteklemesi, petrol fiyatları ve tahvil getirileri üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşturması bekleniyor.

Jeopolitik riskler azalırken ekonomik belirsizlikler sürüyor Haber

Jeopolitik riskler azalırken ekonomik belirsizlikler sürüyor

Küresel piyasalar yeni haftaya karışık bir görünümle başladı. ABD ile İran arasında diplomatik temasların yeniden başlayacağı yönündeki açıklamalar, jeopolitik tansiyonun düşeceği beklentisini güçlendirirken, yatırımcıların odağı ekonomik veriler ve merkez bankalarının para politikalarına çevrildi. Orta Doğu'da uzlaşı beklentisi piyasaları rahatlattı ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakerelerin yeniden başlayacağını ve taraflar arasında anlaşma sağlanabileceği konusunda iyimser olduğunu açıkladı. Trump ayrıca Hürmüz Boğazı'nın yeniden tam kapasiteyle açık kalması ve İran'ın nükleer programına ilişkin uzlaşının yakın olduğunu ifade etti. Bu açıklamalar jeopolitik risk algısını azaltırken, petrol fiyatlarında da gerilemeye neden oldu. Ancak yüksek tahvil faizleri ve küresel büyümeye ilişkin belirsizlikler piyasalardaki iyimserliği sınırlıyor. ABD verileri Fed beklentilerini değiştirdi ABD'de enflasyonun yavaşlaması ve büyüme verilerinin beklentilerin altında kalması, Fed'in agresif faiz artırımlarına devam edeceği yönündeki beklentileri zayıflattı. Piyasalarda yıl sonuna kadar tek bir faiz artışı öngörülürken, yatırımcılar bu hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verisini yakından takip edecek. Asya borsalarında çip baskısı Çin'in yapay zeka ve yarı iletken teknolojilerindeki yatırımları sektör genelinde rekabet ve kârlılık endişelerini artırırken, teknoloji hisselerindeki satış baskısı yeni haftada da devam etti. Güney Kore'de SK Hynix ve Samsung Electronics hisselerinde sert kayıplar yaşanırken, Japonya ve Çin'de açıklanan ekonomik veriler de piyasalara destek vermedi. Kapanışa yakın işlemlerde; Japonya Nikkei 225 Endeksi yüzde 1,2,Güney Kore Kospi Endeksi yüzde 5,4,Çin Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,7 gerilerken,Hong Kong Hang Seng Endeksi yatay seyir izledi.Tahvil faizleri gerilerken petrol düştü ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,70'e, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,24 seviyesine geriledi. Dolar endeksi 99,7 seviyesinde dengelenirken, ons altın faiz artışı beklentilerinin zayıflamasıyla yükselişini sürdürdü. Brent petrolün varil fiyatı ise arz endişelerinin azalmasının etkisiyle yüzde 5'in üzerinde değer kaybederek 83,4 dolar seviyesine geriledi. Avrupa'da gözler ekonomik verilere çevrildi Avrupa piyasalarında da Orta Doğu'daki gerilimin azalması olumlu karşılandı. Bu hafta açıklanacak üretici enflasyonu ve PMI verilerinin Avrupa ekonomisinin büyüme görünümüne ilişkin önemli sinyaller vermesi bekleniyor. Para piyasalarında Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) eylül ayında faiz artırma olasılığı yüksek fiyatlanmaya devam ediyor. Yurt içinde enflasyon verisi öne çıkıyor Yurt içinde yatırımcıların odağında temmuz ayı enflasyon rakamları bulunuyor. Ekonomistlerin beklentisi, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) temmuz ayında yüzde 1,82 artacağı yönünde. Analistler, BIST 100 Endeksi'nde 13.300 ve 13.200 puanı destek, 13.600 ve 13.700 puanı ise direnç seviyeleri olarak değerlendiriyor.

Ons altında satış baskısı: 4 bin dolar eşiği kritik Haber

Ons altında satış baskısı: 4 bin dolar eşiği kritik

Buna rağmen değerli metal, aylık bazda yüzde 1,1 yükselerek şubat ayından bu yana en güçlü performansını sergilemeye hazırlanıyor. Uluslararası piyasalarda ons altın, ABD dolarındaki değer kazancı ve kar satışlarının etkisiyle haftanın son işlem gününde sert değer kaybetti. Gün içinde yüzde 2'ye yaklaşan düşüş yaşayan değerli metal, kritik 4 bin dolar seviyesinin hemen üzerinde tutunmaya çalışıyor. Spot altın yüzde 1,5 gerileyerek 4.045 dolar seviyesine inerken, ABD'de işlem gören ağustos vadeli altın kontratları da yüzde 1,3 düşüşle 4.107 dolardan kapandı. Aylık performans pozitif Kısa vadeli satış baskısına rağmen altın, temmuz ayını güçlü bir performansla tamamlamaya hazırlanıyor. Değerli metal, aylık bazda yaklaşık yüzde 1,1 prim yaparak şubat ayından bu yana en iyi aylık yükselişini kaydetme yolunda ilerliyor. ABD'de enflasyonun beklentilere paralel yavaşlaması ve petrol fiyatlarındaki geri çekilme, Fed'in faiz artışlarına ilişkin beklentileri zayıflatırken, güvenli liman talebi altın fiyatlarını desteklemeyi sürdürüyor. 4 bin dolar seviyesi kritik Bybit Baş Piyasa Analisti Han Tan, altın piyasasında 4 bin dolar seviyesinin psikolojik ve teknik açıdan önemini koruduğunu belirtti. Tan, altının son dört aylık düşüş serisini sona erdirmeye hazırlandığını ancak 4 bin doların üzerinde kalıcı bir hareket oluşturmakta zorlandığını ifade etti. Analiste göre Fed Başkanı Kevin Warsh'ın para politikasında yalnızca faiz artışlarına odaklanmayacağı yönündeki beklentiler ise altın fiyatlarını destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Dolar güçlenince altın geriledi Perşembe günü son 1,5 yılın en sert günlük düşüşünü yaşayan ABD Dolar Endeksi, haftanın son işlem gününde toparlanma sinyali verdi. Doların güç kazanması, altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale getirirken, bu durum değerli metal üzerindeki satış baskısını artırdı. Öte yandan CME FedWatch verilerine göre piyasaların Fed'in eylül ayında faiz artıracağına yönelik beklentisi son bir haftada yüzde 80'den yüzde 65'e geriledi. Piyasalar, bundan sonraki süreçte Fed Başkanı Kevin Warsh'tan gelecek mesajların para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde belirleyici olmasını bekliyor. Diğer değerli metallerde de düşüş Altındaki geri çekilme diğer değerli metallere de yansıdı. Spot gümüş yüzde 2,1, platin yüzde 0,6, paladyum ise yüzde 1,8 değer kaybetti.

Euro/dolar paritesi ihracatçının kârlılığını zorluyor Haber

Euro/dolar paritesi ihracatçının kârlılığını zorluyor

Uzmanlar, şirketlerin parite riskini finansal yapıları ve nakit akışlarına uygun yöntemlerle yönetmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Fed'in mesajları doları güçlendirdi Fed'in haziran ayında politika faizini sabit tutmasına rağmen enflasyonla mücadelede sıkı duruşunu koruyacağı mesajını vermesi, doların küresel piyasalarda değer kazanmasına neden oldu. Haziran ortasında 1,16 seviyelerinde bulunan Euro/dolar paritesi, ay sonunda 1,1340 seviyesine kadar gerileyerek yaklaşık son bir yılın en düşük düzeylerini gördü. Temmuz ayında ABD'de açıklanan beklentilerin altındaki istihdam verileri ise faiz artışı beklentilerini zayıflattı. Bunun etkisiyle Euro/dolar paritesi yeniden 1,14 seviyesinin üzerine çıkarken, dolar endeksi de 101 seviyesinin altına geriledi. Parite ihracatçıyı nasıl etkiliyor? Paritedeki gerileme en çok, satış gelirlerini Euro ile elde ederken hammadde, enerji, ara malı ve finansman giderlerini dolar üzerinden karşılayan şirketleri etkiliyor. Örneğin, 1 milyon Euro ihracat geliri elde eden bir şirket, paritenin 1,16 olduğu dönemde yaklaşık 1 milyon 160 bin dolar karşılığı gelir elde ederken, paritenin 1,14'e gerilemesiyle aynı satıştan elde ettiği dolar karşılığı gelir 20 bin dolar azalıyor. Dolar cinsinden maliyetlerin değişmediği durumda bu fark doğrudan kâr marjını aşağı çekiyor. Buna karşılık maliyetleri de büyük ölçüde Euro olan, yerli girdi oranı yüksek bulunan veya kur riskini finansal araçlarla yöneten şirketlerde paritenin etkisi daha sınırlı kalabiliyor. Parite riskine karşı beş öneri Uzmanlar, ihracatçıların yalnızca kur hareketlerine odaklanmak yerine kapsamlı bir risk yönetimi uygulaması gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda öne çıkan öneriler şöyle sıralanıyor: Forward ve opsiyon işlemleriyle kur riskinin kademeli olarak yönetilmesi,Uzun vadeli sözleşmelere parite uyarlama maddeleri eklenmesi,Ticari koşulların uygun olduğu durumlarda çift para birimli fiyatlama yapılması,Gelir ve giderlerin mümkün olduğunca aynı para biriminde dengelenmesi,Tek pazara bağımlılığı azaltacak şekilde müşteri ve pazar çeşitliliğinin artırılması.Tedarik kararlarında yalnızca kur belirleyici olmamalı Uzmanlara göre güçlü dolar pozisyonuna sahip şirketler, Euro cinsinden tedarik seçeneklerini değerlendirebilir. Ancak tedarikçi seçiminde yalnızca parite avantajı değil; ürün kalitesi, teslim süresi, navlun, gümrük maliyetleri, ödeme koşulları ve tedarik güvenliği gibi unsurlar da birlikte analiz edilmeli. Gözler yeni verilere çevrildi Piyasalarda Euro/dolar paritesinin yönünü önümüzdeki dönemde ABD enflasyonu, istihdam verileri, Fed yetkililerinin açıklamaları ve enerji fiyatlarının seyri belirleyecek. Uzmanlar, şirketlerin kısa vadeli kur hareketlerine göre karar almak yerine, uzun vadeli risk yönetimi stratejileri oluşturmasının finansal sürdürülebilirlik açısından daha sağlıklı olacağı görüşünde.

Altında düşüş sürüyor: Gözler FED' e çevrildi Haber

Altında düşüş sürüyor: Gözler FED' e çevrildi

Ortadoğu'da gerilimin azalması ve petrol fiyatlarındaki geri çekilmeye rağmen altın fiyatlarında düşüş eğilimi devam ediyor. Uzmanlara göre yüksek faiz beklentileri, güçlü dolar ve yükselen tahvil getirileri altın üzerinde baskı oluşturuyor. Ons altın, önceki günkü yükselişin ardından yeniden satış baskısıyla karşılaştı. Dün yüzde 1,5'in üzerinde değer kaybeden ons altın 4.126 dolara gerilerken, bu sabah işlemlerinde 4.059 dolar seviyesine kadar çekildi. Yurt içinde ise gram altın 6.180 TL seviyesine indikten sonra sabah saatlerinde 6.068 TL civarında işlem gördü. Faiz beklentileri altını baskılıyor Analistlere göre altın fiyatlarındaki düşüşün en önemli nedeni, küresel enflasyon baskılarının sürmesi ve merkez bankalarının faizleri uzun süre yüksek seviyelerde tutacağı beklentisi. Avrupa'da yükselen enflasyonun ardından Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz artırımı kararı alması, piyasalarda sıkı para politikalarının devam edeceği görüşünü güçlendirdi. ABD'de de enerji fiyatlarının etkisiyle enflasyonun yüksek seyretmesi, yatırımcıların Fed'den yeni faiz artışları beklemesine neden oluyor. Güçlü dolar ve tahvil faizleri etkili Faiz beklentilerinin güçlenmesiyle birlikte ABD tahvil faizlerinde yükseliş yaşanırken dolar endeksi de 101 seviyesinin üzerinde kalmayı sürdürüyor. Yüksek faiz ortamı ve güçlü dolar, faiz getirisi olmayan altının yatırımcılar açısından cazibesini azaltıyor. 4 bin dolar seviyesi kritik Piyasa uzmanları, ons altında 4 bin ila 4 bin 10 dolar aralığının kritik destek bölgesi olduğunu belirtiyor. Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerde değişiklik yaşanmaması halinde ons altının kısa vadede 4 bin doların altını test edebileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte uzmanlar, olası geri çekilmelerin ardından tepki yükselişlerinin görülebileceğini ancak faiz görünümünde değişim olmadığı sürece bu yükselişlerin kalıcı olmasının zor olduğunu ifade ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.