SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dolar

Ekometre - Dolar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ABD istihdamı beklentilerin altında kaldı Haber

ABD istihdamı beklentilerin altında kaldı

İstihdam yalnızca 29 bin kişi artarken dolar geriledi, ABD 10 yıllık tahvil faizinde düşüş görüldü. Faiz beklentilerindeki değişimin etkisiyle gram altın yüzde 1,19 yükselerek 6 bin 667 TL’ye, ons altın ise yüzde 1,18 artışla yukarı yöneldi. İstihdam verisi sonrası dolar geriledi ABD tarım dışı istihdam verisinin açıklanmasının ardından doların altı önemli para birimi karşısındaki değerini ölçen dolar endeksinde düşüş hızlandı. Veri öncesinde 102,09 seviyesinde bulunan dolar endeksi, açıklamanın ardından 101,87’ye geriledi. ABD 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 1,28 oranında düşüşle yüzde 5,17 seviyesine indi. Tahvil getirilerindeki geri çekilme, faiz getirisi bulunmayan altın gibi değerli metalleri destekleyen unsurlar arasında öne çıktı. Gram altın 6 bin 667 TL’ye yükseldi ABD’den gelen zayıf istihdam verisinin ardından altın fiyatlarında yükseliş görüldü. Gram altın yüzde 1,19 artışla 6 bin 667 TL’ye çıkarken, ons altın da yüzde 1,18 değer kazandı. Yurt içi piyasalarda döviz kurları da yakından izlenirken dolar/TL 49,14, Euro/TL ise 55,31 seviyesinde işlem gördü. Kripto paralarda da yükseliş yaşandı ABD istihdam verisinin ardından kripto para piyasasında da yukarı yönlü hareket görüldü. Bitcoin 86 bin 908 dolar seviyesine yükselirken Ethereum 2 bin 758 dolardan işlem gördü. Makroekonomik verilerin Fed’in para politikası üzerindeki etkisi, kripto para piyasalarının yönü açısından da yakından takip ediliyor. Fed’in faiz politikası yeniden gündemde ABD Merkez Bankası’nın para politikasında istihdam ve enflasyon verileri temel göstergeler arasında yer alıyor. Tarım dışı istihdam artışının beklentilerin altında kalması, iş gücü piyasasındaki momentumun zayıfladığına ilişkin değerlendirmeleri gündeme getirirken, Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler de yeniden şekillendi. Fed’in bir sonraki para politikası toplantısı 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. Zayıf istihdam altını destekleyebiliyor Tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması, diğer koşulların da uygun olması halinde dolar ve tahvil faizlerinde düşüşe yol açarak altın fiyatlarını destekleyebiliyor. Buna karşılık güçlü istihdam verileri, faiz beklentilerini ve dolar talebini artırarak ons altın üzerinde baskı oluşturabiliyor. Ancak altın fiyatlarının yönünü yalnızca istihdam verisi belirlemiyor. Enflasyon gelişmeleri, Fed’in para politikası, jeopolitik riskler ve küresel risk iştahı da fiyatlamalarda etkili oluyor. Kripto para piyasasında ise istihdam verilerinin etkisi; faiz beklentileri, dolar likiditesi ve yatırımcıların risk alma eğilimi üzerinden şekilleniyor.

Altında kritik gün gözler ABD istihdam verisinde Haber

Altında kritik gün gözler ABD istihdam verisinde

Küresel piyasalarda ise yatırımcıların odağında bugün açıklanacak ABD istihdam verileri yer alıyor. Verinin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması beklenirken, altın fiyatlarında gün içinde hareketliliğin artabileceği değerlendiriliyor. Altın fiyatlarında son durum 2 Ekim Cuma sabahı itibarıyla gram altın 6 bin 600 TL seviyelerinde işlem görüyor. Çeyrek altının satış fiyatı ise 10 bin 800 TL'nin üzerinde seyrediyor. Uluslararası piyasalarda ons altın yaklaşık 4 bin 170 dolar seviyesinde bulunuyor. Fiyatlarda gün içerisinde veri sağlayıcıya ve işlem saatlerine bağlı olarak farklılık görülebiliyor. Piyasaların odağı ABD istihdamında Altın piyasasında haftanın son işlem gününün en önemli gündem maddesi ABD'den gelecek istihdam raporu olacak. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun (BLS) eylül ayına ilişkin istihdam verileri Türkiye saatiyle 15.30'da açıklanacak. İstihdam piyasasının güçlü seyrini koruduğunu gösteren bir veri, Fed'in faiz indirimlerinde daha temkinli hareket edebileceği beklentisini güçlendirebilir. Böyle bir tablo dolar ve ABD tahvil faizlerini desteklerken, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı oluşturabilir. Buna karşılık beklentilerin altında kalacak bir istihdam verisi, Fed'in daha güvercin bir para politikası izleyebileceğine yönelik beklentileri güçlendirebilir. Bu durumun altın fiyatlarına destek vermesi mümkün. Güçlü dolar altını baskılıyor Altın fiyatlarında son dönemde doların seyri ve ABD tahvil faizlerindeki hareketlilik belirleyici oluyor. Doların güçlenmesi, dolar dışındaki para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından altının maliyetini artırırken, tahvil getirilerindeki yükseliş de faiz getirisi bulunmayan altına yönelik talebi sınırlayabiliyor. Reuters verilerine göre spot altın cuma günü 4 bin 184 dolar civarında işlem görürken, değerli metal haftalık bazda yüzde 2'nin üzerinde kayba yöneldi. Fed toplantısı yaklaşıyor ABD istihdam verileri, Fed'in 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştireceği Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesinde takip edilen önemli göstergeler arasında bulunuyor. Piyasaların önündeki bir diğer önemli veri ise 14 Ekim'de açıklanması beklenen ABD eylül ayı tüketici enflasyonu olacak. İstihdam ve enflasyon göstergelerinin birlikte değerlendirilmesi, Fed'in önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikasına ilişkin beklentilerin şekillenmesinde etkili olacak. Bu nedenle altın piyasasında bugün açıklanacak istihdam verisinin ardından dolar, tahvil faizleri ve ons altındaki hareketlerin yakından izlenmesi bekleniyor.

İran’da kur şoku derinleşiyor Dolar 240 bin tümen sınırını aştı Haber

İran’da kur şoku derinleşiyor Dolar 240 bin tümen sınırını aştı

Serbest piyasada doların 240 bin tümen seviyesine ulaşmasıyla tümen, dolar karşısında tarihinin en düşük değerlerinden birine geriledi. Dolar kurunda yeni rekor İran’ın serbest döviz piyasasında dolar/Tümen kuru 240 bin seviyesini test etti. Böylece İran para birimindeki değer kaybı yeni bir aşamaya taşınırken, döviz piyasasında tarihi seviyeler kaydedildi. Eylül ayında serbest piyasadaki dolar kuru 230 bin tümen seviyelerinin üzerine çıkmış, ay içinde 235 bin tümen civarına kadar yükselmişti. Enflasyon baskısı büyüyor Para birimindeki değer kaybı, İran ekonomisindeki fiyat baskısını da artırıyor. Ülkede yıllık enflasyonun yüksek seviyelerde seyrettiği bir dönemde gıda fiyatlarındaki artış dikkat çekiyor. İran Merkez Bankası Başkanı Abdolnaser Hemmati’nin aktarılan açıklamalarına göre, eylül ayında yıllık bazda nokta enflasyonu yüzde 83,8 olarak gerçekleşti. Gıda ve içeceklerdeki yıllık artış ise yüzde 128,1 seviyesinde bulunuyor. Yaptırımlar ekonomiyi zorluyor İran ekonomisi uzun süredir ABD yaptırımlarının yanı sıra yüksek enflasyon, döviz sıkıntısı ve ulusal para birimindeki değer kaybının oluşturduğu baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Kurda yaşanan sert hareketler özellikle ithal ürünlerin maliyetleri ve temel tüketim maddelerinin fiyatları üzerindeki baskıyı artırıyor. İran’daki ekonomik sıkıntının hane halklarının alım gücü üzerinde de belirgin baskı oluşturduğu bildiriliyor.

Altın fiyatlarında Fed baskısı Haber

Altın fiyatlarında Fed baskısı

Ons altında 4 bin 317 dolar seviyesi kısa vadeli destek olarak izlenirken TD Securities, fiyatlardaki zayıflığın uzun vadeli yatırımcılar için alım fırsatı oluşturabileceği değerlendirmesinde bulundu. Altın fiyatlarında teknik seviyeler Ons altın için kısa vadede 4 bin 317 dolar seviyesi destek noktası olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması durumunda 4 bin 298 dolar civarına doğru geri çekilme gündeme gelebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4 bin 373 dolar ilk önemli direnç olarak izleniyor. Bu seviyenin aşılması halinde 4 bin 406-4 bin 446 dolar aralığı yeniden takip edilecek. Fed'in faiz politikası fiyatlamayı etkiliyor Altın piyasasındaki baskının temel unsurlarından biri, ABD'de faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisi. Fed geçen hafta politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Piyasalarda ek faiz artışı beklentileri de güçlendi. St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem, enflasyonun yüzde 2 hedefinin belirgin biçimde üzerinde seyrettiğini ve ilave faiz artışlarının gerekebileceğini belirtti. Musalem, güçlü iç talep ile petrol dışındaki emtia fiyatlarına yayılan arz şoklarının enflasyonist baskıları canlı tuttuğunu ifade etti. Musalem, enflasyona karşı erken ve kademeli sıkılaşmanın ilerleyen dönemde daha sert politika adımlarına duyulabilecek ihtiyacı azaltabileceği görüşünü dile getirdi. ABD'de temmuz ayı kişisel tüketim harcamaları enflasyonunun yüzde 3,7 seviyesinde bulunması ve ekonomik aktivitenin güçlü seyretmesi, Fed'in yüzde 2 enflasyon hedefine dönüşünü zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Faiz getirisi sağlamayan altın, yüksek faiz ortamında tahvil ve benzeri getirili varlıklara kıyasla daha yüksek fırsat maliyetiyle karşı karşıya kalabiliyor. Petrol fiyatları ve Fed mesajları izleniyor Pepperstone Araştırma Başkanı Chris Weston, ABD'de bu haftaki ekonomik veri takviminin görece sakin olması nedeniyle yatırımcıların Fed yetkililerinin açıklamalarına ve petrol fiyatlarına odaklanacağını belirtti. Petrol fiyatlarında yeni bir yükselişin enflasyon beklentilerini güçlendirebileceğini belirten Weston, böyle bir gelişmenin Fed'in daha sıkı bir para politikası izleyeceği beklentisini artırabileceğine dikkat çekti. Bu senaryoda tahvil getirilerinin yükselmesi altın üzerinde ilave baskı oluşturabilir. Petrol fiyatlarındaki gerilemenin kalıcı hale gelmesi ise enerji kaynaklı enflasyon endişelerini hafifletebilir. TD Securities uzun vadeli görünümde desteğe dikkat çekiyor TD Securities analistleri Ryan McKay ve Bart Melek, Fed faiz artışı beklentileri ile yüksek enerji maliyetlerinin sistematik fonlarda satışları artırdığını, ancak altın piyasasının uzun vadeli desteklerinin korunduğunu belirtiyor. Analistlere göre merkez bankalarının altın alımları, fon talebindeki toparlanma ve doların uzun vadeli değerine ilişkin kaygılar, değerli metal fiyatlarındaki düşüşü sınırlayabilecek unsurlar arasında bulunuyor. Kurum, kısa vadeli geri çekilmelerin uzun vadeli yükseliş beklentisi taşıyan yatırımcılar açısından potansiyel birikim fırsatı olarak değerlendirilebileceğini ifade ediyor. Şahin Fed beklentileri yükselişi geciktirebilir TD Securities'in değerlendirmesine göre enflasyonun yeniden hızlanması, faiz beklentilerinin daha şahin bir noktaya taşınmasına ve altındaki yeni yükselişin gecikmesine neden olabilir. Bununla birlikte merkez bankası talebi ve yatırım fonlarından gelen alımlar, uzun vadeli görünümün tamamen bozulmasını önleyebilecek faktörler arasında gösteriliyor. Bu yaklaşım, kısa vadeli faiz baskısıyla uzun vadeli yatırım talebinin altın piyasasında birbirinden farklı yönlerde etkili olabileceğine işaret ediyor. Altın destekli fonlarda güçlü giriş Kurumsal yatırımcıların altına yönelik talebi, piyasanın takip ettiği temel göstergeler arasında yer alıyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel altın destekli ETF'lere ağustos ayında 18 milyar dolarlık giriş gerçekleşti. Fonların fiziki altın varlıkları bir ayda 121 ton artarak 4 bin 189 tonla rekor seviyeye ulaştı. Toplam yönetilen varlık büyüklüğü ise yüzde 16 artışla 615 milyar dolara yükseldi. Fon talebindeki bu artış, Fed kaynaklı kısa vadeli satış baskısına rağmen altına yönelik kurumsal yatırım ilgisinin sürdüğünü gösteren göstergelerden biri olarak öne çıkıyor. Trump-Şi görüşmesi piyasaların gündeminde Altın piyasasında bu haftanın izlenecek başlıkları arasında ABD-Çin ilişkileri de bulunuyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in, Donald Trump'ın davetiyle 23-25 Eylül tarihlerinde ABD'ye resmi ziyarette bulunması bekleniyor. Görüşmelerde ticari ilişkiler, yapay zeka, tedarik zincirleri ve küresel gelişmelerin ele alınması öngörülüyor. Zirveden çıkacak mesajların dolar, tahvil faizleri ve küresel risk iştahı üzerinden altın fiyatlamasına yansıması bekleniyor. Altında kısa vadeli yönü belirleyecek gelişmeler Altın fiyatlarının kısa vadeli seyri açısından Fed yetkililerinin açıklamaları, ABD tahvil faizleri ve petrol fiyatları öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Faiz artışı beklentilerinin güçlenmesi ve tahvil getirilerinin yükselmesi, ons altın ve gram altın üzerinde baskıyı artırabilecek unsurlar arasında bulunuyor. Buna karşılık enerji kaynaklı enflasyon endişelerinin hafiflemesi ve tahvil faizlerinde gerileme yaşanması, ons altında 4 bin 317 dolar seviyesinin korunmasına destek sağlayabilir. Altın fiyatları 22 Eylül 2026 Altın türü Alış Satış Altın ons 4.325,17 dolar 4.325,77 dolar Gram altın 6.795,10 TL 6.796,02 TL Gram altın (serbest piyasa) 6.766,28 TL 6.772,56 TL Çeyrek altın 10.826,04 TL 11.073,13 TL Yarım altın 21.584,42 TL 22.146,27 TL Tam altın 43.304,16 TL 44.157,08 TL Cumhuriyet altını 44.856,00 TL 45.554,00 TL Ata altın 44.657,41 TL 45.782,50 TL 24 ayar has altın 6.678,83 TL 6.963,61 TL Has altın (0.995) 6.761,12 TL 6.762,04 TL 22 ayar bilezik 6.170,84 TL 6.176,57 TL

Fed kararı öncesi Euro için kritik eşik Haber

Fed kararı öncesi Euro için kritik eşik

Küresel piyasaların gözü Fed'in faiz kararına çevrilirken euro/dolar paritesinde de kritik bir eşik gündeme geldi. ING, ABD Merkez Bankası'nın faiz kararı ve sonrasında vereceği mesajların doların seyri açısından belirleyici olacağını değerlendirdi. ING'nin tahminine göre Fed'in faiz artırması ve yeni sıkılaşma sinyalleri vermesi halinde euro üzerindeki baskı artabilir. Böyle bir senaryoda euro/dolar paritesinin 1,15 seviyesine kadar gerilemesi bekleniyor. Euro/dolar paritesi mevcut durumda 1,1533 seviyesinde işlem görüyor. ING'den euro için 1,15 senaryosu ING Stratejisti Francesco Pesole, küresel hisse senetleri ile kısa vadeli faizlerin euro/dolar paritesinin mevcut dönemdeki en önemli belirleyicileri arasında yer aldığını belirtti. Pesole'ye göre Fed'in faiz artışıyla birlikte piyasa beklentilerini daha da sıkılaştırması, risk iştahını zayıflatabilir. Bu durum doların güçlenmesine ve euro/dolar paritesinin ING'nin kısa vadeli hedefi olan 1,15 seviyesine çekilmesine neden olabilir. FED'in mesajı piyasalar için kritik Piyasalarda Fed'in çarşamba günü açıklayacağı faiz kararı yakından takip edilecek. Kararın yanı sıra Fed yetkililerinin para politikasının geleceğine ilişkin vereceği mesajlar da paritenin yönü açısından önem taşıyor. Faiz artışının ardından yeni sıkılaşma adımlarına açık kapı bırakılması, dolar üzerindeki desteği güçlendirebilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor. Buna karşılık daha temkinli bir Fed mesajının euro üzerindeki baskıyı sınırlayabileceği belirtiliyor. Yüksek petrol fiyatları tahvil piyasasını da baskılıyor Euro Bölgesi tahvil piyasasında da satış baskısı devam ediyor. Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde seyretmesi, enerji maliyetleri üzerinden enflasyon endişelerini artırırken merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceğine ilişkin beklentileri güçlendiriyor. Bu beklenti, küresel tahvil piyasalarında getirilerin yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor. Gözler ecb'nin ardından fed'e çevrildi Avrupa Merkez Bankası'nın geçen hafta gerçekleştirdiği 25 baz puanlık faiz artışının ardından piyasalarda odak noktası Fed'e döndü. Fed'in de 25 baz puanlık faiz artışına gitmesi beklenirken, euro/dolar paritesi açısından asıl belirleyicinin kararın kendisinden çok Fed'in vereceği yönlendirme olması bekleniyor. Alman tahvil faizi 15 yılın zirvesine yakın Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi 0,9 baz puan yükselerek yüzde 3,545 seviyesine çıktı. Getiri, pazartesi günü görülen yüzde 3,554'lük 15 yılın zirvesinin hemen altında bulunuyor. Commerzbank Stratejisti Christoph Rieger, tahvil piyasalarının kritik seviyelerde kalıcı bir güç kazanmakta zorlandığını belirtti. Rieger, 10 yıllık Alman tahvil faizinin yüzde 3,5'in üzerinde yeni zirveleri test ettiğine dikkat çekti. Euro / Dolarda yönü fed belirleyecek Önümüzdeki günlerde euro/dolar paritesinin seyrinde Fed'in faiz kararı ve karar metnindeki mesajlar belirleyici olacak. Faiz artışıyla birlikte şahin bir ton kullanılması halinde doların güçlenmesi ve paritenin 1,15 seviyesine gerilemesi gündeme gelebilir. Daha ılımlı bir Fed yaklaşımı ise euro üzerindeki satış baskısının azalmasını sağlayabilir.

Altın haftaya düşüşle başladı: Gözler ABD enflasyonunda Haber

Altın haftaya düşüşle başladı: Gözler ABD enflasyonunda

Ons altın 4 bin 389 dolara, gram altın ise 6 bin 833 TL’ye kadar geriledi. Piyasalar bu hafta ABD’nin üretici ve tüketici enflasyonu verilerine odaklanırken, Goldman Sachs 2026 yıl sonu için 4 bin 900 dolarlık altın tahminini koruyor. Altın piyasasında kısa vadeli faiz baskısı ile uzun vadeli yükseliş beklentisi aynı anda fiyatlanıyor. Güçlü ABD istihdam verisi, Fed’in faiz politikasına ilişkin daha şahin beklentileri desteklerken, merkez bankalarının altın alımları ve güvenli liman talebi değerli metaldeki düşüşü sınırlayan unsurlar olarak öne çıkıyor. Ons altın 4 bin 389 dolara geriledi Spot altın, güçlü ABD istihdam verisinin ardından satış baskısıyla 4 bin 389,82 dolara kadar geriledi. Değerli metal, yüzde 0,5 kayıpla 4 bin 408,29 dolar civarında işlem gördü. Altın fiyatları cuma günü de yaklaşık yüzde 1 değer kaybetmişti. Böylece değerli metalde haftanın ilk işlem gününde de aşağı yönlü hareket devam etti. Gram altında 6 bin 833 TL seviyesi görüldü Yurt içi piyasalarda gram altın da ons altındaki düşüşe paralel olarak geriledi. Cuma günü 6 bin 994 TL’ye kadar yükselen gram altın, daha sonra 6 bin 774 TL’ye kadar çekilmiş ve günü yaklaşık 6 bin 897 TL seviyesinde tamamlamıştı. Yeni haftaya 6 bin 877 TL’den başlayan gram altın, gün içinde 6 bin 833 TL’ye kadar geriledi. Fiyat daha sonra 6 bin 856 TL civarında dengelendi. Güçlü istihdam Fed beklentilerini değiştirdi Altındaki satış baskısının temel nedenlerinden biri, cuma günü açıklanan ABD istihdam verisi oldu. Tarım dışı istihdam ağustos ayında beklentilerin belirgin biçimde üzerinde artarken, işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde sabit kaldı. İşgücü piyasasının güçlü görünümünü koruması, Fed’in eylül ayında faiz artırabileceğine ilişkin beklentilerin tamamen ortadan kalkmasını engelledi. Faiz artışı ihtimalinin canlı kalması ise tahvil getirileri ve dolar kanalı üzerinden altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Piyasalar ABD enflasyonuna odaklandı Altın açısından bu haftanın en önemli gündem maddesi ABD enflasyon verileri olacak. ABD üretici fiyat endeksi perşembe günü, tüketici fiyat endeksi ise cuma günü açıklanacak. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, istihdam verisinin altın üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğunu ancak verinin tek başına eylül ayında faiz artışını kesinleştirmediğini belirtti. Waterer’a göre Fed’in önümüzdeki dönemdeki faiz politikasının şekillenmesi açısından eksik parça ABD tüketici enflasyonu olacak. Altındaki geri çekilme kalıcı mı? Piyasanın yakından izlediği bir diğer konu ise son düşüşün yeni bir satış dalgasının başlangıcı mı yoksa geçici bir düzeltme mi olduğu. Vantage Markets Kıdemli Analisti Hebe Chen, yükselen petrol fiyatları, yüksek ABD Hazine tahvili getirileri ve güçlü istihdam verisinin ardından güçlenen daha şahin Fed beklentilerinin altın için yeniden olumsuz bir ortam oluşturduğunu belirtti. Chen’e göre üretici veya tüketici enflasyonunun güçlü gelmesi, faiz artışı beklentilerini daha fazla destekleyebilir. Böyle bir senaryoda 4 bin 400 dolar seviyesindeki savunmanın kırılması gündeme gelebilir. Buna karşılık enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması, altın üzerindeki kısa vadeli baskının hafiflemesini sağlayabilir. Ancak Chen, yalnızca zayıf bir enflasyon verisinin altın fiyatlarında kalıcı bir yön değişikliğini garanti etmeyebileceğine dikkat çekti. 4 bin 379 dolar desteği izleniyor Teknik görünümde spot altın için 4 bin 379 dolar seviyesi kritik destek olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması halinde 4 bin 281–4 bin 342 dolar aralığının gündeme gelebileceği belirtiliyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4 bin 440 dolar ilk önemli dirençlerden biri olarak izleniyor. Bu seviyenin aşılması halinde yüzde 50 düzeltme seviyesi olan 4 bin 489 dolar yeniden hedef haline gelebilir. Goldman Sachs: Yıl sonunda 4 bin 900 dolar Kısa vadede faiz baskısıyla karşı karşıya kalan altın için uzun vadeli görünüm ise güçlü kalmayı sürdürüyor. Goldman Sachs Küresel Emtia Araştırmaları Eş Başkanı Daan Struyven, merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesinin fiyatlar açısından önemli bir destek oluşturduğunu belirtti. Goldman Sachs, ons altının 2026 yıl sonunda 4 bin 900 dolara ulaşacağı yönündeki tahminini koruyor. Merkez bankalarının altın talebi sürüyor Struyven, merkez bankası yönetimine ilişkin belirsizliklerin arttığı, mali görünümün bozulduğu veya tahvil ve döviz piyasalarına alışılmadık müdahalelerin gündeme geldiği dönemlerde altının koruma aracı olarak öne çıktığını ifade etti. Bu nedenle merkez bankalarının altın alımları ve portföy çeşitlendirme talebi, yüksek faiz baskısına rağmen değerli metalin uzun vadeli görünümünü destekleyen temel unsurlar arasında bulunuyor. Altında kısa vadede Fed, uzun vadede merkez bankaları belirleyici Altının kısa vadeli yönünde bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri belirleyici olacak. Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed’in faiz politikasına ilişkin daha şahin beklentileri güçlendirerek tahvil getirilerini yukarı çekebilir ve altın üzerindeki satış baskısını artırabilir. Zayıf enflasyon verileri ise değerli metalde kısa vadeli bir toparlanma alanı oluşturabilir. Bununla birlikte Goldman Sachs’ın 2026 yıl sonu için 4 bin 900 dolarlık ons altın tahminini koruması, merkez bankası alımları ve çeşitlendirme talebi gibi yapısal faktörlerin uzun vadeli yükseliş beklentisini desteklemeye devam ettiğine işaret ediyor.

ABD tahvil faizinde yüzde 5 alarmı Haber

ABD tahvil faizinde yüzde 5 alarmı

Piyasaların odağında 30 yıllık ABD tahvil faizindeki yüzde 5 seviyesi bulunuyor. ABD tahvil piyasasındaki gerilim küresel finans piyasalarının ana gündemlerinden biri haline gelirken, Bank of America stratejisti Michael Hartnett’ten dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Hartnett, ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil faizlerini kontrol altına alma çabalarının sonuç vermemesi halinde dolar üzerinde baskı oluşabileceğini ve riskli varlıklara yönelik satış eğiliminin güçlenebileceğini belirtti. Stratejistin değerlendirmesinde, 30 yıllık ABD tahvil faizindeki yüzde 5 seviyesi kritik bir eşik olarak öne çıktı. 30 yıllık tahvil faizinde kritik eşik yüzde 5 ABD tahvil piyasasında son günlerde sert bir satış dalgası yaşandı. 30 yıllık ABD tahvil faizi 19 Ağustos'ta yüzde 5,34'e çıkarak 2007'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu yükselişin ardından ABD Hazinesi, 10 ila 30 yıl vadeli tahvillerdeki geri alım operasyonlarının büyüklüğünü operasyon başına daha önce planlanan 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkardı. Yeni uygulamanın 9 Eylül ile 4 Kasım 2026 arasında yürürlükte olması planlanıyor. Hazine'nin hamlesi ilk aşamada uzun vadeli faizlerde düşüş sağladı. Ancak piyasalardaki temel tartışma, bu tür müdahalelerin yüksek faizlerin arkasındaki yapısal baskıları kalıcı biçimde azaltıp azaltamayacağı üzerinde yoğunlaşıyor. Reuters'ın aktardığı piyasa değerlendirmelerinde yüksek bütçe açıkları, kamu borcu, enflasyon endişeleri ve tahvil arzına ilişkin kaygıların etkisini sürdürdüğü vurgulanıyor. Hartnett: Plan başarısız olursa baskı artabilir Michael Hartnett'in son değerlendirmesine göre, Hazine'nin uzun vadeli faizleri sakinleştirme planının sonuç vermemesi dolar açısından olumsuz bir tablo yaratabilir. Böyle bir senaryoda riskli varlıklara yönelik satış baskısının artması ve yatırımcıların daha temkinli bir pozisyon alması beklenebilir. Hartnett, 2026 boyunca 30 yıllık tahvil faizindeki yüzde 5 seviyesine özel önem atfediyordu. Daha önceki değerlendirmelerinde bu seviyenin üzerinde kalıcı bir seyrin finansal piyasalar açısından daha sorunlu bir döneme işaret edebileceği uyarısında bulunmuştu. Yüksek faiz neden piyasaları baskılıyor? Uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselmesi, yalnızca devletin borçlanma maliyetini artırmıyor. Şirketlerin ve hanehalklarının finansman koşulları da doğrudan etkileniyor. Reuters'ın değerlendirmesine göre yüksek tahvil faizleri, borçlanma maliyetlerini artırarak şirketler, hanehalkları, finansal piyasalar ve federal bütçe üzerinde baskı oluşturuyor. Bu nedenle uzun vadeli faizlerdeki yükselişin sürmesi, özellikle yüksek değerlemelerle işlem gören ve finansmana daha duyarlı varlıklar açısından risk iştahını zayıflatabilir. Son günlerde küresel piyasalarda yaşanan satış baskısında da tahvil faizlerindeki yükseliş etkili oldu. Reuters, 21 Ağustos tarihli piyasa değerlendirmesinde 30 yıllık ABD tahvil faizinin yüzde 5,34'e ulaşmasının ardından tahvil piyasasındaki kaygıların küresel risk iştahını olumsuz etkilediğini bildirdi. Hazine geri alımları faizleri kalıcı olarak düşürebilecek mi? ABD Hazinesinin son adımı piyasalara kısa süreli rahatlama sağladı. Ancak analistlerin temel sorusu, geri alım programının tek başına tahvil faizlerini yukarı taşıyan yapısal sorunları çözmeye yetip yetmeyeceği. Hazine'nin artırdığı geri alım operasyonları, 10 ila 30 yıl vadeli tahvillerde likiditeyi desteklemeyi amaçlıyor. Buna karşın Reuters'a konuşan bazı piyasa uzmanları, bu hamlenin bütçe açıkları, enflasyon ve tahvil arzı gibi temel sorunları ortadan kaldırmayacağı görüşünde. Bu nedenle piyasaların odağında artık yalnızca geri alım programının büyüklüğü değil, 30 yıllık tahvil faizinin yeniden yüzde 5'in altına inip inemeyeceği de bulunuyor. Dolar ve risk iştahında yeni sınav Tahvil piyasasındaki gelişmelerin doların yönü açısından da önem taşıdığı görülüyor. Hazine'nin geri alım kararının ardından doların zayıflaması, piyasanın bu adımı ABD'nin mali görünümüne ilişkin daha geniş endişeler çerçevesinde değerlendirdiğini gösterdi. Reuters'ın piyasa analizinde de tahvil piyasasını sakinleştirmeye yönelik teknik adımların, temel mali sorunlar çözülmedikçe geçici rahatlama sağlayabileceği ve dolar üzerinde baskı yaratabileceği değerlendirmesine yer verildi. Önümüzdeki dönemde piyasalardaki en kritik göstergelerden biri, 30 yıllık ABD tahvil faizinin yüzde 5 eşiğinin altında kalıcı biçimde dengelenip dengelenemeyeceği olacak. Faizlerin yüksek seyri sürerse dolar ve riskli varlıklar üzerindeki baskı artabilir; tahvil piyasasında kalıcı bir rahatlama ise küresel risk iştahına destek sağlayabilir. Ekometre'nin değerlendirmesiyle, küresel piyasalar açısından yeni dönemin en kritik sorularından biri şu: ABD Hazinesi tahvil piyasasını gerçekten sakinleştirebilecek mi, yoksa yüzde 5 eşiği finansal piyasalarda daha geniş bir baskının başlangıç noktası mı olacak?

Altın yükselişte gözler ABD enflasyon verisinde Haber

Altın yükselişte gözler ABD enflasyon verisinde

Altın piyasasında hareketlilik devam ediyor. Küresel piyasalarda yatırımcıların gözü ABD’de açıklanacak temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisine çevrilirken, altının ons fiyatı yeniden yükselişe geçti. Spot altının ons fiyatı 4 bin 414 dolar seviyesine yaklaşırken, yurt içinde gram altın 6 bin 767 TL seviyelerinde işlem görüyor. Altın fiyatlarında yükseliş Gram altın, ağustos ayının başından bu yana yükselişini sürdürürken yatırımcıların odağında ABD enflasyon verisi bulunuyor. Piyasalarda enflasyon verisinin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Enflasyonun beklentilerin altında kalması halinde Fed’in faiz politikasında daha gevşek bir tutum izleyebileceği beklentisi güçlenebilir. Bu durumun altın fiyatlarını desteklemesi beklenirken, yüksek bir enflasyon verisi ise faiz indirimi beklentilerini zayıflatarak altın üzerinde baskı oluşturabilir. Jeopolitik riskler de altını destekliyor Altın fiyatlarında makroekonomik gelişmelerin yanı sıra jeopolitik riskler de etkili oluyor. Orta Doğu’daki gelişmeler ve bölgedeki gerilimin devam etmesi, yatırımcıların güvenli liman olarak görülen altına yönelmesini destekleyen unsurlar arasında bulunuyor. 12 Ağustos 2026 güncel altın fiyatları Altın türü Alış Satış Gram altın 6.767,28 TL 6.768,41 TL Ons altın 4.413,88 $ 4.414,61 $ Çeyrek altın 10.826,36 TL 11.064,64 TL Yarım altın 21.618,07 TL 22.163,03 TL Tam altın 43.774,00 TL 44.066,00 TL Cumhuriyet altını 43.303,96 TL 44.121,92 TL Ziynet altını 43.371,67 TL 44.190,50 TL Ata altın 44.251,55 TL 45.375,74 TL 14 ayar bilezik 3.681,32 TL 4.897,80 TL 22 ayar bilezik 6.126,28 TL 6.339,77 TL Altın fiyatlarının gün içindeki seyri, ABD enflasyon verisinin yanı sıra doların ve tahvil faizlerinin hareketine göre şekillenmeye devam edecek.

Piyasaların gözü ABD istihdam verilerinde Haber

Piyasaların gözü ABD istihdam verilerinde

Veriler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentileri şekillendirirken; dolar, altın, petrol ve borsa endekslerinde kısa vadeli yön üzerinde belirleyici olabilir. Yatırımcılar hafta sonunda açıklanacak tarım dışı istihdam verisini de yakından takip ediyor. Küresel piyasalarda yatırımcıların odağında bugün ABD'den gelecek istihdam verileri bulunuyor. Özellikle ADP özel sektör istihdam raporu, Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesinde önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Piyasa uzmanları, istihdam piyasasının güçlü kalmaya devam etmesi halinde Fed'in sıkı para politikası duruşunu koruyabileceğini, zayıf verilerin ise faiz artışı beklentilerini azaltabileceğini değerlendiriyor. ADP istihdam verisi neden önemli? ABD'de özel sektör istihdamındaki değişimi gösteren ADP raporu, resmi tarım dışı istihdam verisi öncesinde piyasalara önemli ipuçları veriyor. Her ne kadar iki veri her zaman birebir örtüşmese de yatırımcılar, iş gücü piyasasının genel görünümünü değerlendirmek için ADP verisini yakından izliyor. Beklentilerin üzerinde gelecek bir veri, ABD ekonomisinin güçlü seyrini koruduğu algısını destekleyebilir. Beklentilerin altında kalacak bir veri ise ekonomide yavaşlama sinyali olarak yorumlanabilir. Fed'in faiz kararı açısından kritik İstihdam piyasasının güçlü kalması, ücret artışları ve enflasyon üzerindeki baskının devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor. Bu nedenle güçlü istihdam verileri, Fed'in faiz indirimlerini ertelemesi veya gerektiğinde yeniden faiz artırımı seçeneğini masada tutması yönünde fiyatlamalara neden olabilir. Zayıf istihdam verileri ise para politikasında daha güvercin bir yaklaşım beklentisini artırabilir. Dolar, altın ve petrol nasıl etkilenebilir? Analistlere göre açıklanacak veriler yalnızca ABD piyasalarını değil, küresel finans piyasalarını da doğrudan etkileyebilir. Güçlü istihdam verisi doların değer kazanmasına neden olabilir.Doların güçlenmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir.ABD tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareket görülebilir.Petrol ve gelişmekte olan ülke piyasalarında dalgalanma yaşanabilir. Beklentilerin altında gelecek veriler ise bunun tam tersi yönde fiyatlamalara neden olabilir. Gözler cuma günkü tarım dışı istihdam verisinde Bugünkü ADP raporunun ardından piyasalar, haftanın en önemli ekonomik verilerinden biri olan ABD tarım dışı istihdam rakamlarını beklemeye başlayacak. Tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve saatlik kazanç verileri, Fed'in önümüzdeki dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin en önemli göstergeler arasında yer alıyor. Küresel piyasalarda volatilite artabilir Ekonomistler, ABD'den gelecek istihdam verilerinin ardından küresel piyasalarda volatilitenin artabileceğine dikkat çekiyor. Yatırımcıların açıklanacak rakamların yanı sıra Fed yetkililerinden gelecek olası açıklamaları da yakından izlemesi bekleniyor. Verilerin, önümüzdeki haftalarda küresel piyasalarda fiyatlamaların yönünü belirleyen en önemli başlıklardan biri olacağı değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.