SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dolar

Ekometre - Dolar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fed kararı öncesi Euro için kritik eşik Haber

Fed kararı öncesi Euro için kritik eşik

Küresel piyasaların gözü Fed'in faiz kararına çevrilirken euro/dolar paritesinde de kritik bir eşik gündeme geldi. ING, ABD Merkez Bankası'nın faiz kararı ve sonrasında vereceği mesajların doların seyri açısından belirleyici olacağını değerlendirdi. ING'nin tahminine göre Fed'in faiz artırması ve yeni sıkılaşma sinyalleri vermesi halinde euro üzerindeki baskı artabilir. Böyle bir senaryoda euro/dolar paritesinin 1,15 seviyesine kadar gerilemesi bekleniyor. Euro/dolar paritesi mevcut durumda 1,1533 seviyesinde işlem görüyor. ING'den euro için 1,15 senaryosu ING Stratejisti Francesco Pesole, küresel hisse senetleri ile kısa vadeli faizlerin euro/dolar paritesinin mevcut dönemdeki en önemli belirleyicileri arasında yer aldığını belirtti. Pesole'ye göre Fed'in faiz artışıyla birlikte piyasa beklentilerini daha da sıkılaştırması, risk iştahını zayıflatabilir. Bu durum doların güçlenmesine ve euro/dolar paritesinin ING'nin kısa vadeli hedefi olan 1,15 seviyesine çekilmesine neden olabilir. FED'in mesajı piyasalar için kritik Piyasalarda Fed'in çarşamba günü açıklayacağı faiz kararı yakından takip edilecek. Kararın yanı sıra Fed yetkililerinin para politikasının geleceğine ilişkin vereceği mesajlar da paritenin yönü açısından önem taşıyor. Faiz artışının ardından yeni sıkılaşma adımlarına açık kapı bırakılması, dolar üzerindeki desteği güçlendirebilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor. Buna karşılık daha temkinli bir Fed mesajının euro üzerindeki baskıyı sınırlayabileceği belirtiliyor. Yüksek petrol fiyatları tahvil piyasasını da baskılıyor Euro Bölgesi tahvil piyasasında da satış baskısı devam ediyor. Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde seyretmesi, enerji maliyetleri üzerinden enflasyon endişelerini artırırken merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceğine ilişkin beklentileri güçlendiriyor. Bu beklenti, küresel tahvil piyasalarında getirilerin yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor. Gözler ecb'nin ardından fed'e çevrildi Avrupa Merkez Bankası'nın geçen hafta gerçekleştirdiği 25 baz puanlık faiz artışının ardından piyasalarda odak noktası Fed'e döndü. Fed'in de 25 baz puanlık faiz artışına gitmesi beklenirken, euro/dolar paritesi açısından asıl belirleyicinin kararın kendisinden çok Fed'in vereceği yönlendirme olması bekleniyor. Alman tahvil faizi 15 yılın zirvesine yakın Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi 0,9 baz puan yükselerek yüzde 3,545 seviyesine çıktı. Getiri, pazartesi günü görülen yüzde 3,554'lük 15 yılın zirvesinin hemen altında bulunuyor. Commerzbank Stratejisti Christoph Rieger, tahvil piyasalarının kritik seviyelerde kalıcı bir güç kazanmakta zorlandığını belirtti. Rieger, 10 yıllık Alman tahvil faizinin yüzde 3,5'in üzerinde yeni zirveleri test ettiğine dikkat çekti. Euro / Dolarda yönü fed belirleyecek Önümüzdeki günlerde euro/dolar paritesinin seyrinde Fed'in faiz kararı ve karar metnindeki mesajlar belirleyici olacak. Faiz artışıyla birlikte şahin bir ton kullanılması halinde doların güçlenmesi ve paritenin 1,15 seviyesine gerilemesi gündeme gelebilir. Daha ılımlı bir Fed yaklaşımı ise euro üzerindeki satış baskısının azalmasını sağlayabilir.

Altın haftaya düşüşle başladı: Gözler ABD enflasyonunda Haber

Altın haftaya düşüşle başladı: Gözler ABD enflasyonunda

Ons altın 4 bin 389 dolara, gram altın ise 6 bin 833 TL’ye kadar geriledi. Piyasalar bu hafta ABD’nin üretici ve tüketici enflasyonu verilerine odaklanırken, Goldman Sachs 2026 yıl sonu için 4 bin 900 dolarlık altın tahminini koruyor. Altın piyasasında kısa vadeli faiz baskısı ile uzun vadeli yükseliş beklentisi aynı anda fiyatlanıyor. Güçlü ABD istihdam verisi, Fed’in faiz politikasına ilişkin daha şahin beklentileri desteklerken, merkez bankalarının altın alımları ve güvenli liman talebi değerli metaldeki düşüşü sınırlayan unsurlar olarak öne çıkıyor. Ons altın 4 bin 389 dolara geriledi Spot altın, güçlü ABD istihdam verisinin ardından satış baskısıyla 4 bin 389,82 dolara kadar geriledi. Değerli metal, yüzde 0,5 kayıpla 4 bin 408,29 dolar civarında işlem gördü. Altın fiyatları cuma günü de yaklaşık yüzde 1 değer kaybetmişti. Böylece değerli metalde haftanın ilk işlem gününde de aşağı yönlü hareket devam etti. Gram altında 6 bin 833 TL seviyesi görüldü Yurt içi piyasalarda gram altın da ons altındaki düşüşe paralel olarak geriledi. Cuma günü 6 bin 994 TL’ye kadar yükselen gram altın, daha sonra 6 bin 774 TL’ye kadar çekilmiş ve günü yaklaşık 6 bin 897 TL seviyesinde tamamlamıştı. Yeni haftaya 6 bin 877 TL’den başlayan gram altın, gün içinde 6 bin 833 TL’ye kadar geriledi. Fiyat daha sonra 6 bin 856 TL civarında dengelendi. Güçlü istihdam Fed beklentilerini değiştirdi Altındaki satış baskısının temel nedenlerinden biri, cuma günü açıklanan ABD istihdam verisi oldu. Tarım dışı istihdam ağustos ayında beklentilerin belirgin biçimde üzerinde artarken, işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde sabit kaldı. İşgücü piyasasının güçlü görünümünü koruması, Fed’in eylül ayında faiz artırabileceğine ilişkin beklentilerin tamamen ortadan kalkmasını engelledi. Faiz artışı ihtimalinin canlı kalması ise tahvil getirileri ve dolar kanalı üzerinden altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Piyasalar ABD enflasyonuna odaklandı Altın açısından bu haftanın en önemli gündem maddesi ABD enflasyon verileri olacak. ABD üretici fiyat endeksi perşembe günü, tüketici fiyat endeksi ise cuma günü açıklanacak. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, istihdam verisinin altın üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğunu ancak verinin tek başına eylül ayında faiz artışını kesinleştirmediğini belirtti. Waterer’a göre Fed’in önümüzdeki dönemdeki faiz politikasının şekillenmesi açısından eksik parça ABD tüketici enflasyonu olacak. Altındaki geri çekilme kalıcı mı? Piyasanın yakından izlediği bir diğer konu ise son düşüşün yeni bir satış dalgasının başlangıcı mı yoksa geçici bir düzeltme mi olduğu. Vantage Markets Kıdemli Analisti Hebe Chen, yükselen petrol fiyatları, yüksek ABD Hazine tahvili getirileri ve güçlü istihdam verisinin ardından güçlenen daha şahin Fed beklentilerinin altın için yeniden olumsuz bir ortam oluşturduğunu belirtti. Chen’e göre üretici veya tüketici enflasyonunun güçlü gelmesi, faiz artışı beklentilerini daha fazla destekleyebilir. Böyle bir senaryoda 4 bin 400 dolar seviyesindeki savunmanın kırılması gündeme gelebilir. Buna karşılık enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması, altın üzerindeki kısa vadeli baskının hafiflemesini sağlayabilir. Ancak Chen, yalnızca zayıf bir enflasyon verisinin altın fiyatlarında kalıcı bir yön değişikliğini garanti etmeyebileceğine dikkat çekti. 4 bin 379 dolar desteği izleniyor Teknik görünümde spot altın için 4 bin 379 dolar seviyesi kritik destek olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması halinde 4 bin 281–4 bin 342 dolar aralığının gündeme gelebileceği belirtiliyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4 bin 440 dolar ilk önemli dirençlerden biri olarak izleniyor. Bu seviyenin aşılması halinde yüzde 50 düzeltme seviyesi olan 4 bin 489 dolar yeniden hedef haline gelebilir. Goldman Sachs: Yıl sonunda 4 bin 900 dolar Kısa vadede faiz baskısıyla karşı karşıya kalan altın için uzun vadeli görünüm ise güçlü kalmayı sürdürüyor. Goldman Sachs Küresel Emtia Araştırmaları Eş Başkanı Daan Struyven, merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesinin fiyatlar açısından önemli bir destek oluşturduğunu belirtti. Goldman Sachs, ons altının 2026 yıl sonunda 4 bin 900 dolara ulaşacağı yönündeki tahminini koruyor. Merkez bankalarının altın talebi sürüyor Struyven, merkez bankası yönetimine ilişkin belirsizliklerin arttığı, mali görünümün bozulduğu veya tahvil ve döviz piyasalarına alışılmadık müdahalelerin gündeme geldiği dönemlerde altının koruma aracı olarak öne çıktığını ifade etti. Bu nedenle merkez bankalarının altın alımları ve portföy çeşitlendirme talebi, yüksek faiz baskısına rağmen değerli metalin uzun vadeli görünümünü destekleyen temel unsurlar arasında bulunuyor. Altında kısa vadede Fed, uzun vadede merkez bankaları belirleyici Altının kısa vadeli yönünde bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri belirleyici olacak. Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed’in faiz politikasına ilişkin daha şahin beklentileri güçlendirerek tahvil getirilerini yukarı çekebilir ve altın üzerindeki satış baskısını artırabilir. Zayıf enflasyon verileri ise değerli metalde kısa vadeli bir toparlanma alanı oluşturabilir. Bununla birlikte Goldman Sachs’ın 2026 yıl sonu için 4 bin 900 dolarlık ons altın tahminini koruması, merkez bankası alımları ve çeşitlendirme talebi gibi yapısal faktörlerin uzun vadeli yükseliş beklentisini desteklemeye devam ettiğine işaret ediyor.

ABD tahvil faizinde yüzde 5 alarmı Haber

ABD tahvil faizinde yüzde 5 alarmı

Piyasaların odağında 30 yıllık ABD tahvil faizindeki yüzde 5 seviyesi bulunuyor. ABD tahvil piyasasındaki gerilim küresel finans piyasalarının ana gündemlerinden biri haline gelirken, Bank of America stratejisti Michael Hartnett’ten dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Hartnett, ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil faizlerini kontrol altına alma çabalarının sonuç vermemesi halinde dolar üzerinde baskı oluşabileceğini ve riskli varlıklara yönelik satış eğiliminin güçlenebileceğini belirtti. Stratejistin değerlendirmesinde, 30 yıllık ABD tahvil faizindeki yüzde 5 seviyesi kritik bir eşik olarak öne çıktı. 30 yıllık tahvil faizinde kritik eşik yüzde 5 ABD tahvil piyasasında son günlerde sert bir satış dalgası yaşandı. 30 yıllık ABD tahvil faizi 19 Ağustos'ta yüzde 5,34'e çıkarak 2007'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu yükselişin ardından ABD Hazinesi, 10 ila 30 yıl vadeli tahvillerdeki geri alım operasyonlarının büyüklüğünü operasyon başına daha önce planlanan 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkardı. Yeni uygulamanın 9 Eylül ile 4 Kasım 2026 arasında yürürlükte olması planlanıyor. Hazine'nin hamlesi ilk aşamada uzun vadeli faizlerde düşüş sağladı. Ancak piyasalardaki temel tartışma, bu tür müdahalelerin yüksek faizlerin arkasındaki yapısal baskıları kalıcı biçimde azaltıp azaltamayacağı üzerinde yoğunlaşıyor. Reuters'ın aktardığı piyasa değerlendirmelerinde yüksek bütçe açıkları, kamu borcu, enflasyon endişeleri ve tahvil arzına ilişkin kaygıların etkisini sürdürdüğü vurgulanıyor. Hartnett: Plan başarısız olursa baskı artabilir Michael Hartnett'in son değerlendirmesine göre, Hazine'nin uzun vadeli faizleri sakinleştirme planının sonuç vermemesi dolar açısından olumsuz bir tablo yaratabilir. Böyle bir senaryoda riskli varlıklara yönelik satış baskısının artması ve yatırımcıların daha temkinli bir pozisyon alması beklenebilir. Hartnett, 2026 boyunca 30 yıllık tahvil faizindeki yüzde 5 seviyesine özel önem atfediyordu. Daha önceki değerlendirmelerinde bu seviyenin üzerinde kalıcı bir seyrin finansal piyasalar açısından daha sorunlu bir döneme işaret edebileceği uyarısında bulunmuştu. Yüksek faiz neden piyasaları baskılıyor? Uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselmesi, yalnızca devletin borçlanma maliyetini artırmıyor. Şirketlerin ve hanehalklarının finansman koşulları da doğrudan etkileniyor. Reuters'ın değerlendirmesine göre yüksek tahvil faizleri, borçlanma maliyetlerini artırarak şirketler, hanehalkları, finansal piyasalar ve federal bütçe üzerinde baskı oluşturuyor. Bu nedenle uzun vadeli faizlerdeki yükselişin sürmesi, özellikle yüksek değerlemelerle işlem gören ve finansmana daha duyarlı varlıklar açısından risk iştahını zayıflatabilir. Son günlerde küresel piyasalarda yaşanan satış baskısında da tahvil faizlerindeki yükseliş etkili oldu. Reuters, 21 Ağustos tarihli piyasa değerlendirmesinde 30 yıllık ABD tahvil faizinin yüzde 5,34'e ulaşmasının ardından tahvil piyasasındaki kaygıların küresel risk iştahını olumsuz etkilediğini bildirdi. Hazine geri alımları faizleri kalıcı olarak düşürebilecek mi? ABD Hazinesinin son adımı piyasalara kısa süreli rahatlama sağladı. Ancak analistlerin temel sorusu, geri alım programının tek başına tahvil faizlerini yukarı taşıyan yapısal sorunları çözmeye yetip yetmeyeceği. Hazine'nin artırdığı geri alım operasyonları, 10 ila 30 yıl vadeli tahvillerde likiditeyi desteklemeyi amaçlıyor. Buna karşın Reuters'a konuşan bazı piyasa uzmanları, bu hamlenin bütçe açıkları, enflasyon ve tahvil arzı gibi temel sorunları ortadan kaldırmayacağı görüşünde. Bu nedenle piyasaların odağında artık yalnızca geri alım programının büyüklüğü değil, 30 yıllık tahvil faizinin yeniden yüzde 5'in altına inip inemeyeceği de bulunuyor. Dolar ve risk iştahında yeni sınav Tahvil piyasasındaki gelişmelerin doların yönü açısından da önem taşıdığı görülüyor. Hazine'nin geri alım kararının ardından doların zayıflaması, piyasanın bu adımı ABD'nin mali görünümüne ilişkin daha geniş endişeler çerçevesinde değerlendirdiğini gösterdi. Reuters'ın piyasa analizinde de tahvil piyasasını sakinleştirmeye yönelik teknik adımların, temel mali sorunlar çözülmedikçe geçici rahatlama sağlayabileceği ve dolar üzerinde baskı yaratabileceği değerlendirmesine yer verildi. Önümüzdeki dönemde piyasalardaki en kritik göstergelerden biri, 30 yıllık ABD tahvil faizinin yüzde 5 eşiğinin altında kalıcı biçimde dengelenip dengelenemeyeceği olacak. Faizlerin yüksek seyri sürerse dolar ve riskli varlıklar üzerindeki baskı artabilir; tahvil piyasasında kalıcı bir rahatlama ise küresel risk iştahına destek sağlayabilir. Ekometre'nin değerlendirmesiyle, küresel piyasalar açısından yeni dönemin en kritik sorularından biri şu: ABD Hazinesi tahvil piyasasını gerçekten sakinleştirebilecek mi, yoksa yüzde 5 eşiği finansal piyasalarda daha geniş bir baskının başlangıç noktası mı olacak?

Altın yükselişte gözler ABD enflasyon verisinde Haber

Altın yükselişte gözler ABD enflasyon verisinde

Altın piyasasında hareketlilik devam ediyor. Küresel piyasalarda yatırımcıların gözü ABD’de açıklanacak temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisine çevrilirken, altının ons fiyatı yeniden yükselişe geçti. Spot altının ons fiyatı 4 bin 414 dolar seviyesine yaklaşırken, yurt içinde gram altın 6 bin 767 TL seviyelerinde işlem görüyor. Altın fiyatlarında yükseliş Gram altın, ağustos ayının başından bu yana yükselişini sürdürürken yatırımcıların odağında ABD enflasyon verisi bulunuyor. Piyasalarda enflasyon verisinin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Enflasyonun beklentilerin altında kalması halinde Fed’in faiz politikasında daha gevşek bir tutum izleyebileceği beklentisi güçlenebilir. Bu durumun altın fiyatlarını desteklemesi beklenirken, yüksek bir enflasyon verisi ise faiz indirimi beklentilerini zayıflatarak altın üzerinde baskı oluşturabilir. Jeopolitik riskler de altını destekliyor Altın fiyatlarında makroekonomik gelişmelerin yanı sıra jeopolitik riskler de etkili oluyor. Orta Doğu’daki gelişmeler ve bölgedeki gerilimin devam etmesi, yatırımcıların güvenli liman olarak görülen altına yönelmesini destekleyen unsurlar arasında bulunuyor. 12 Ağustos 2026 güncel altın fiyatları Altın türü Alış Satış Gram altın 6.767,28 TL 6.768,41 TL Ons altın 4.413,88 $ 4.414,61 $ Çeyrek altın 10.826,36 TL 11.064,64 TL Yarım altın 21.618,07 TL 22.163,03 TL Tam altın 43.774,00 TL 44.066,00 TL Cumhuriyet altını 43.303,96 TL 44.121,92 TL Ziynet altını 43.371,67 TL 44.190,50 TL Ata altın 44.251,55 TL 45.375,74 TL 14 ayar bilezik 3.681,32 TL 4.897,80 TL 22 ayar bilezik 6.126,28 TL 6.339,77 TL Altın fiyatlarının gün içindeki seyri, ABD enflasyon verisinin yanı sıra doların ve tahvil faizlerinin hareketine göre şekillenmeye devam edecek.

Piyasaların gözü ABD istihdam verilerinde Haber

Piyasaların gözü ABD istihdam verilerinde

Veriler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentileri şekillendirirken; dolar, altın, petrol ve borsa endekslerinde kısa vadeli yön üzerinde belirleyici olabilir. Yatırımcılar hafta sonunda açıklanacak tarım dışı istihdam verisini de yakından takip ediyor. Küresel piyasalarda yatırımcıların odağında bugün ABD'den gelecek istihdam verileri bulunuyor. Özellikle ADP özel sektör istihdam raporu, Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesinde önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Piyasa uzmanları, istihdam piyasasının güçlü kalmaya devam etmesi halinde Fed'in sıkı para politikası duruşunu koruyabileceğini, zayıf verilerin ise faiz artışı beklentilerini azaltabileceğini değerlendiriyor. ADP istihdam verisi neden önemli? ABD'de özel sektör istihdamındaki değişimi gösteren ADP raporu, resmi tarım dışı istihdam verisi öncesinde piyasalara önemli ipuçları veriyor. Her ne kadar iki veri her zaman birebir örtüşmese de yatırımcılar, iş gücü piyasasının genel görünümünü değerlendirmek için ADP verisini yakından izliyor. Beklentilerin üzerinde gelecek bir veri, ABD ekonomisinin güçlü seyrini koruduğu algısını destekleyebilir. Beklentilerin altında kalacak bir veri ise ekonomide yavaşlama sinyali olarak yorumlanabilir. Fed'in faiz kararı açısından kritik İstihdam piyasasının güçlü kalması, ücret artışları ve enflasyon üzerindeki baskının devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor. Bu nedenle güçlü istihdam verileri, Fed'in faiz indirimlerini ertelemesi veya gerektiğinde yeniden faiz artırımı seçeneğini masada tutması yönünde fiyatlamalara neden olabilir. Zayıf istihdam verileri ise para politikasında daha güvercin bir yaklaşım beklentisini artırabilir. Dolar, altın ve petrol nasıl etkilenebilir? Analistlere göre açıklanacak veriler yalnızca ABD piyasalarını değil, küresel finans piyasalarını da doğrudan etkileyebilir. Güçlü istihdam verisi doların değer kazanmasına neden olabilir.Doların güçlenmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir.ABD tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareket görülebilir.Petrol ve gelişmekte olan ülke piyasalarında dalgalanma yaşanabilir. Beklentilerin altında gelecek veriler ise bunun tam tersi yönde fiyatlamalara neden olabilir. Gözler cuma günkü tarım dışı istihdam verisinde Bugünkü ADP raporunun ardından piyasalar, haftanın en önemli ekonomik verilerinden biri olan ABD tarım dışı istihdam rakamlarını beklemeye başlayacak. Tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve saatlik kazanç verileri, Fed'in önümüzdeki dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin en önemli göstergeler arasında yer alıyor. Küresel piyasalarda volatilite artabilir Ekonomistler, ABD'den gelecek istihdam verilerinin ardından küresel piyasalarda volatilitenin artabileceğine dikkat çekiyor. Yatırımcıların açıklanacak rakamların yanı sıra Fed yetkililerinden gelecek olası açıklamaları da yakından izlemesi bekleniyor. Verilerin, önümüzdeki haftalarda küresel piyasalarda fiyatlamaların yönünü belirleyen en önemli başlıklardan biri olacağı değerlendiriliyor.

Euro/dolar paritesi ihracatçının kârlılığını zorluyor Haber

Euro/dolar paritesi ihracatçının kârlılığını zorluyor

Uzmanlar, şirketlerin parite riskini finansal yapıları ve nakit akışlarına uygun yöntemlerle yönetmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Fed'in mesajları doları güçlendirdi Fed'in haziran ayında politika faizini sabit tutmasına rağmen enflasyonla mücadelede sıkı duruşunu koruyacağı mesajını vermesi, doların küresel piyasalarda değer kazanmasına neden oldu. Haziran ortasında 1,16 seviyelerinde bulunan Euro/dolar paritesi, ay sonunda 1,1340 seviyesine kadar gerileyerek yaklaşık son bir yılın en düşük düzeylerini gördü. Temmuz ayında ABD'de açıklanan beklentilerin altındaki istihdam verileri ise faiz artışı beklentilerini zayıflattı. Bunun etkisiyle Euro/dolar paritesi yeniden 1,14 seviyesinin üzerine çıkarken, dolar endeksi de 101 seviyesinin altına geriledi. Parite ihracatçıyı nasıl etkiliyor? Paritedeki gerileme en çok, satış gelirlerini Euro ile elde ederken hammadde, enerji, ara malı ve finansman giderlerini dolar üzerinden karşılayan şirketleri etkiliyor. Örneğin, 1 milyon Euro ihracat geliri elde eden bir şirket, paritenin 1,16 olduğu dönemde yaklaşık 1 milyon 160 bin dolar karşılığı gelir elde ederken, paritenin 1,14'e gerilemesiyle aynı satıştan elde ettiği dolar karşılığı gelir 20 bin dolar azalıyor. Dolar cinsinden maliyetlerin değişmediği durumda bu fark doğrudan kâr marjını aşağı çekiyor. Buna karşılık maliyetleri de büyük ölçüde Euro olan, yerli girdi oranı yüksek bulunan veya kur riskini finansal araçlarla yöneten şirketlerde paritenin etkisi daha sınırlı kalabiliyor. Parite riskine karşı beş öneri Uzmanlar, ihracatçıların yalnızca kur hareketlerine odaklanmak yerine kapsamlı bir risk yönetimi uygulaması gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda öne çıkan öneriler şöyle sıralanıyor: Forward ve opsiyon işlemleriyle kur riskinin kademeli olarak yönetilmesi,Uzun vadeli sözleşmelere parite uyarlama maddeleri eklenmesi,Ticari koşulların uygun olduğu durumlarda çift para birimli fiyatlama yapılması,Gelir ve giderlerin mümkün olduğunca aynı para biriminde dengelenmesi,Tek pazara bağımlılığı azaltacak şekilde müşteri ve pazar çeşitliliğinin artırılması.Tedarik kararlarında yalnızca kur belirleyici olmamalı Uzmanlara göre güçlü dolar pozisyonuna sahip şirketler, Euro cinsinden tedarik seçeneklerini değerlendirebilir. Ancak tedarikçi seçiminde yalnızca parite avantajı değil; ürün kalitesi, teslim süresi, navlun, gümrük maliyetleri, ödeme koşulları ve tedarik güvenliği gibi unsurlar da birlikte analiz edilmeli. Gözler yeni verilere çevrildi Piyasalarda Euro/dolar paritesinin yönünü önümüzdeki dönemde ABD enflasyonu, istihdam verileri, Fed yetkililerinin açıklamaları ve enerji fiyatlarının seyri belirleyecek. Uzmanlar, şirketlerin kısa vadeli kur hareketlerine göre karar almak yerine, uzun vadeli risk yönetimi stratejileri oluşturmasının finansal sürdürülebilirlik açısından daha sağlıklı olacağı görüşünde.

Küresel Piyasalar haftaya karışık başladı Haber

Küresel Piyasalar haftaya karışık başladı

ABD-İran Görüşmeleri yakından izleniyor ABD ve İran heyetleri arasında İsviçre'de yürütülen diplomatik temaslar sürerken, taraflardan gelen açıklamalar piyasalarda temkinli iyimserliği destekledi. Müzakereler sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ın sert açıklamaları dikkat çekerken, İran Meclis Başkanı ve Müzakere Heyeti Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, ABD'nin tehditlerini önemsemediklerini söyledi. Zaman zaman tansiyon yükselse de tarafların müzakere masasında kalmayı sürdürmesi, Orta Doğu'da kalıcı bir barış ihtimaline yönelik beklentileri canlı tutuyor. Enerji Piyasalarında Hürmüz etkisi Küresel enerji arzının kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinde geçen haftaya göre yavaşlama görüldü. Petrol fiyatları üzerindeki etkileri yakından takip edilen gelişmeler, görüşmelerde ilerleme sağlansa bile enerji arzına yönelik risklerin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Gözler ABD verilerinde Bu hafta ABD'de açıklanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyon verisi ile büyüme rakamları piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Geçen hafta Fed Başkanı Kevin Warsh'ın şahin tondaki açıklamaları sonrasında para piyasalarında, yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha yapılacağı beklentisi güç kazandı. ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,22'ye, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,48'e yükseldi. Dolar güçlenirken altın destek buldu Fed'in sıkı para politikasını koruyacağı beklentisiyle dolar endeksi yükselişini sürdürerek 100,9 seviyesine çıktı. Yüksek faiz beklentileri altın üzerinde baskı oluştursa da ABD-İran görüşmelerinde kaydedilen ilerleme güvenli liman talebini destekledi. Altının ons fiyatı haftaya yüzde 0,6 yükselişle 4.180 dolar seviyesinden başladı. ABD endeks vadeli kontratları ise haftaya negatif seyirle giriş yaptı. Avrupa'da Lagarde'ın mesajları bekleniyor Avrupa piyasalarında gözler Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın Avrupa Parlamentosu'nda yapacağı konuşmaya çevrildi. Yatırımcılar, Lagarde'ın açıklamalarından ECB'nin faiz politikalarına ilişkin yeni sinyaller arayacak. Para piyasalarında bankanın yıl sonuna kadar en az bir faiz artışı daha yapacağı beklentisi öne çıkıyor. Bunun yanında açıklanacak PMI verileri de Avrupa ekonomisinin görünümüne ilişkin önemli ipuçları verecek. Asya Piyasalarında Pozitif Hava Asya borsalarında Hong Kong hariç pozitif görünüm öne çıktı. Çin Merkez Bankası'nın kredi faiz oranlarını değiştirmemesi piyasalar tarafından beklentiler doğrultusunda karşılandı. Yarı iletken sektöründeki yükselişler dikkat çekerken, Güney Koreli çip üreticisi SK Hynix'in hisseleri yüzde 3,9 değer kazandı. Kapanışa yakın işlemlerde Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,9, Güney Kore Kospi endeksi yüzde 0,5 ve Çin Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,8 yükselirken, Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 0,7 geriledi. Yurt İçinde Gözler Enflasyon Beklentilerinde Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi cuma gününü yüzde 0,63 düşüşle 14.734 puandan tamamladı. Bugün yurt içinde tüketici güven endeksi, sektörel enflasyon beklentileri ve Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verileri takip edilecek. Analistler, BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.500 puanı destek, 14.800 ve 14.900 puanı ise direnç seviyeleri olarak değerlendiriyor.

Bitcoin’de jeopolitik satış dalgası Haber

Bitcoin’de jeopolitik satış dalgası

Artan enflasyon ve faiz endişeleriyle birlikte yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşması, Bitcoin’de kritik seviyelerin kaybedilmesine neden oldu. Bitcoin, son 24 saatte yüzde 1,2 değer kaybederek 76 bin 593 dolara geriledi. Gün içerisinde 76 bin 720 dolar seviyesine kadar düşen kripto para birimi, böylece uzun süredir takip edilen 77 bin dolar desteğinin altına sarktı. Piyasadaki zayıflamada jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi ve kurumsal yatırımcı tarafındaki temkinli duruş etkili oldu. Petrol fiyatlarındaki yükseliş baskıyı artırdı ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamaları küresel piyasalarda tansiyonu yükseltti. Trump’ın, diplomatik sürecin başarısız olması halinde askeri müdahale ihtimaline işaret etmesi enerji piyasalarında da sert fiyatlamalara neden oldu. Açıklamaların ardından Brent petrol 111 doların üzerine çıkarken, ABD tipi ham petrol WTI da 107 dolar seviyelerini aştı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yeniden hızlandırabileceği beklentisi, yatırımcıların ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini erteleyebileceği düşüncesini güçlendirdi. Tahvil faizleri ve dolar güç kazandı ABD tahvil getirilerindeki yükseliş ve dolar endeksindeki güçlenme, kripto para piyasasında risk iştahını zayıflattı. Piyasa uzmanları, yatırımcıların güvenli liman olarak görülen dolar ve tahvil varlıklarına yöneldiğini belirtirken, yüksek faiz ortamının Bitcoin gibi volatil varlıklar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor. ETF tarafında güçlü çıkış Kripto piyasasında dikkat çeken gelişmelerden biri de spot Bitcoin ETF’lerinde yaşanan para çıkışı oldu. SoSoValue verilerine göre spot Bitcoin ETF’leri, 17 Mayıs haftasında yaklaşık 1 milyar dolarlık net çıkış verdi. Böylece altı haftadır devam eden kesintisiz sermaye girişi sona ermiş oldu. Analistler, kurumsal yatırımcıların kısa vadeli riskleri azaltmak amacıyla daha savunmacı pozisyonlara geçtiğini değerlendiriyor. Piyasanın odağında Fed mesajları var Önümüzdeki dönemde ABD enflasyon verileri, tahvil faizleri ve Fed’in para politikası mesajlarının kripto piyasaları üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Uzmanlara göre küresel risk algısında belirgin bir iyileşme yaşanmadığı sürece Bitcoin’de dalgalı ve baskılı görünüm devam edebilir. Teknik açıdan ise 74 bin dolar seviyesi önemli destek bölgesi olarak öne çıkıyor.

Altın fiyatları barış iyimserliğiyle dengelendi Haber

Altın fiyatları barış iyimserliğiyle dengelendi

Son günlerde sert yükseliş gösteren altın fiyatları, yatırımcıların diplomatik gelişmeleri yakından takip etmesiyle yatay seyre geçti. Ons altın, önceki işlem gününde yüzde 3 yükseldikten sonra yaklaşık 4.690 dolar seviyesinde işlem gördü. Böylece altın, mart sonundan bu yana en güçlü günlük yükselişlerinden birinin ardından dengelenme sürecine girdi. Faiz getirisi olmayan altın, özellikle doların değer kaybettiği dönemlerde yatırımcıların güvenli liman tercihi olmaya devam ediyor. İran, ABD’nin teklifini değerlendiriyor Konuya yakın kaynaklara göre İran yönetimi, yaklaşık 10 haftadır devam eden çatışmaları sona erdirmek amacıyla ABD’den gelen yeni teklifi değerlendirmeye aldı. Çin’in de diplomatik çözüm çağrılarına destek vermesi, küresel piyasalardaki iyimserliği artırdı. ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı açıklamada, İran’ın şartları kabul etmesi halinde ABD’nin askeri operasyonları durdurabileceğini ve Hürmüz Boğazı’ndaki baskının sona erebileceğini ifade etti. Analistler: İyimserlik kırılgan Uzmanlar, piyasaların barış ihtimalini fiyatlamaya başladığını ancak sürecin halen kırılgan olduğunu belirtiyor. TD Securities analistleri yayımladıkları değerlendirmede, barış anlaşmasına yönelik haber akışının değerli metallerde alımları desteklediğini vurguladı. Ancak tarafların taleplerinde büyük değişiklik olmaması nedeniyle müzakerelerin kolay sonuçlanmayacağı ifade ediliyor. Gözler Fed yetkililerinde Piyasalardaki iyimser havaya rağmen ABD Merkez Bankası yetkilileri enflasyon konusunda temkinli mesajlar vermeyi sürdürüyor. Fed üyeleri Austan Goolsbee ve Alberto Musalem, enflasyonun halen yüzde 2 hedefinin üzerinde olduğunu belirterek faiz indirimi konusunda dikkatli olunması gerektiğine işaret etti. Gümüş ve Platin de yükseldi Altın fiyatlarındaki hareketlilik diğer değerli metallere de yansıdı. Gümüş önceki seansta yüzde 6’nın üzerinde yükselirken, platin ve paladyum fiyatlarında da artış görüldü. Dolar endeksi ise son düşüşün ardından yatay seyir izledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.