SON DAKİKA
Hava Durumu

#Doğal Gaz

Ekometre - Doğal Gaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal Gaz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Anne Krueger: ABD kendi ördüğü ticaret duvarının altında kalacak Haber

Anne Krueger: ABD kendi ördüğü ticaret duvarının altında kalacak

Kariyerini, "piyasa bozucu unsurlar" ve "rant arayışları”nın tehlikelerine karşı uyarmaya adayan Krueger bugün 92 yaşında ve halen Johns Hopkins Üniversitesi’nde Uluslararası Ekonomi Profesörü olarak görev yapıyor. Birçok ekonomist Krueger’ın geçmiş uyarılarının bugün kehanet niteliği taşıdığını söylese de kendisi henüz “maç sayısının atılmadığı” görüşünde. “Trump fena halde yanlış hesap yaptı” Piyasaların Trump benzeri “korumacı” siyasetçilere karşı kendi savunma hattını kurduğunu söyleyen Krueger, bu “gizli direniş” esnasında en büyük zararı ABD’nin göreceğini savunuyor. Ona göre "Trumponomics" ile yükselen gümrük duvarları, küresel ticareti yavaşlatmanın ötesinde inovasyonu boğarak ABD ekonomisini vuran bir bumeranga dönüşüyor. Krueger, “Trump'ın şimdiye kadar yaptıkları piyasa ekonomisini gerçekten zayıflattı ve rant arayışını güçlendirdi. Bu durum devam ettiği sürece, ekonomik büyümeye zarar vereceği açık. Pek çok Amerikalı bunun ABD'yi nasıl etkileyeceği konusunda çok endişeli” dedi. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artışın bu yılın geri kalanına zarar vereceğini de vurgulayan Krueger, şunları söyledi: “Sadece ithalatçılar değil herkes etkilenecek. Bu durum, etkisi itibarıyla yüksek bir gümrük vergisinden farksız. En iyi tahminler, dünya ekonomisi için büyümenin olması gerekenin yüzde birkaç puan altında kalacağı yönünde.” Krueger’in İran ile ilgili yorumu da dikkat çekici: “Bence Trump fena halde yanlış hesap yaptı. İran halkının kendi hükümetlerine sahip olma arzusunu feci şekilde küçümsedi. Bu yüzden bugün eskisinden daha az emin, daha az güvenli görünüyor. ABD'deki kamuoyu yoklamaları da halkın olanlardan hoşlanmadığını gösteriyor. Bu yüzden geri adım atılabileceğine dair bazı sinyaller var ama ben bir ekonomistim, siyaset bilimci değil.” “Türkiye’nin yakaladığı ivme tek bir şartla taçlanabilir” Gelişmekte olan ekonomilerin bu dönüşüm krizini görece daha iyi atlattığını söyleyen Krueger, Türkiye’nin ise 2001 sonrası yakaladığı ivmenin ancak tek bir şartla taçlanabileceğini vurguluyor: Enflasyon sendromunu bitirmek. Bunun ülkeyi dış şoklara karşı koruyan en iyi kalkan olacağını belirten Krueger, jeopolitik saf tartışmalarına da son noktayı koyuyor: “Türkiye’nin üretken bir ekonomi olarak doğal kaderi Rusya veya diğer alternatifler değil, Avrupa tedarik zinciriyle tam entegrasyondur.”

Para Politikası Kurulu toplantı özeti açıklandı Haber

Para Politikası Kurulu toplantı özeti açıklandı

Küresel Ekonomi 1. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve ölçüsü enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir. 2. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, başta Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olmak üzere birçok ekonomide 2026 yılı için büyüme öngörüleri aşağı yönde güncellenmiştir. Diğer taraftan, 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesi ile büyüme oranlarının toparlanması beklenmektedir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin yıllık bazda bir önceki PPK dönemine göre 2026 yılı için bir miktar aşağı,2027 yılı için ise bir miktar yukarı yönde revize edilerek sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 2,4 oranında artacağı tahmin edilmektedir. 3. Emtia fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırmıştır. Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Gelişmiş ülke merkez bankalarının fiyatlanan politika faizi patikaları, geçtiğimiz PPK dönemine göre belirgin olarak yukarı kaymıştır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır. Parasal ve Finansal Koşullar 4. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 13 Mart–17 Nisan döneminde yüzde 3,2 seviyesine ulaşmıştır. Bu artışta ihtiyaç ve taşıt kredileri etkili olmuştur. Türk lirası (TL) ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,9, kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması ise yüzde 2,5 seviyesine yükselmiştir. 5. TL mevduat faiz oranları, 13 Mart ile biten haftaya kıyasla 260 baz puan artarak 17 Nisan ile biten haftada yüzde 47,2 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 121 baz puan artışla yüzde 49,3 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 441 baz puan artarak yüzde 63,1; konut kredisi faizleri 267 baz puan artarak yüzde 36,8; oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faizleri ise 397 baz puan artarak yüzde 39,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 6. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 27 Mart tarihinde, makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla Türk lirası cinsinden kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında değişiklikler yapmıştır. Buna göre, deprem bölgesine kullandırılan kredilere ilişkin istisnalar kaldırılmış, istisna krediler arasında yer alan esnaf kredilerinin kapsamı daraltılmıştır. 7. TCMB brüt uluslararası rezervleri, 13 Mart’tan bu yana 15,2 milyar ABD doları azalarak 17 Nisan itibarıyla 174,5 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 11 Mart’tan bu yana yaklaşık 20 baz puan düşerek 21 Nisan itibarıyla 233 baz puan seviyesine gerilemiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 21 Nisan itibarıyla 11 Mart’a kıyasla yüzde 9,3 seviyesine gerilerken, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 21,0 seviyesine yükselmiştir.Önceki PPK toplantı haftasından 17 Nisan’a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasından 4,2 milyar ABD doları çıkış, hisse senedi piyasasına ise 0,5 milyar ABD doları giriş olmak üzere toplam 3,7 milyar ABD doları net portföy çıkışı gerçekleşmiştir. Talep ve Üretim 8. Şubat ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 0,2 oranında azalış, çeyreklik bazda ise yüzde 4,5 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışlarda aylık bazda sınırlı yükseliş gözlenmekle birlikte çeyreklik artış manşet rakama göre daha düşük olmuştur. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,6 oranında düşüş, çeyreklik bazda ise yüzde 1,2 oranında artış göstermiştir. Hizmet üretim endeksinde şubat ayında, aylık bazda yüzde 1,2, çeyreklik bazda ise yüzde 1,1 oranında artış olmuştur. Ulaştırma ve konaklama gibi hanehalkı talebiyle daha yakından ilişkilendirilebilecek alt kalemlerde çeyreklik görünüm daha zayıftır. Kartla yapılan harcamalar ilk çeyrekte sınırlı bir artış göstermiştir. Beyaz eşya satışları şubat ayında yükselmekle birlikte çeyreklik olarak düşmüştür. Otomobil satışları ise yılın ilk çeyreğinde gerilemiştir. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın ilk çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde bir miktar artışa, geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde ise gerilemeye işaret etmiştir. Nisan ayına ilişkin veriler, kayıtlı iç piyasa siparişlerinde ılımlı bir seyir ile geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde sınırlı bir iyileşme ima etmektedir. Özetle, göstergeler iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret etmektedir. 9. Şubat ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2,6 oranında, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 2,2 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, şubat ayı itibarıyla ilk çeyrekte yatay seyretmiştir. Şubat ayında, ocak ayında sanayi üretimindeki daralmada önemli rolü olan inşaat bağlantılı sektörlerin üretiminde artış olmakla birlikte, söz konusu artış ocak ayındaki gerilemeyi kısmen telafi etmiştir. Böylece, şubat ayı itibarıyla inşaat bağlantılı sektörlerde üretim çeyreklik olarak azalmıştır. Tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında, sanayi üretimi çeyreklik bazda sınırlı bir gerileme göstermiştir. Bu çerçevede, sanayi üretiminin ana eğilimi zayıf seyretmektedir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, mart ayında savaş kaynaklı etkilerle geleceğe yönelik üretim beklentilerinde bozulma ima etmiştir. Nisan ayı iktisadi yönelim anketi verileri de üretim beklentilerindeki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Diğer taraftan kapasite kullanım oranı mart ve nisan aylarında yatay bir seyir izlemiştir. İnşaat üretim endeksi ise, şubat ayı itibarıyla yılın ilk çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,4 oranında, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 6,9 oranında yükseliş kaydetmiştir. Böylece, ilk çeyrekte inşaat üretim endeksinin çeyreklik ve yıllık büyüme oranları gerilemiştir. 10. Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,2 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 1,3 oranında azalmıştır. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,8 puan düşmüştür. İstihdamda ve katılım oranındaki gerilemelerin birbirini büyük ölçüde dengelemesiyle işsizlik oranı çeyreklik olarak yüzde 8,3 seviyesinde yatay seyretmiştir. Anket göstergeleri, imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir. 11. Şubat ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 7,5 milyar ABD doları açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 2,3 milyar ABD doları artarak 35,4 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri aylık bazda 2,7 milyar ABD doları, 12 aylık birikimli olarak 60,1 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 62,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür. 12. Mart ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalat, savaşın olumsuz etkilerine rağmen artış kaydetmiştir. Bununla birlikte, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre yükselmiştir. Söz konusu dönemde, altın ithalatı bir miktar gerilemiştir. Mart ayı itibarıyla 12 aylık birikimli altın ithalatı 23,6 milyar ABD doları olmuştur. Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açığın mart ayında artacağı öngörülmektedir. Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin nisan ayında da süreceği, söz konusu etkilerin boyutunun ise gelişmelerin süresi ve ölçüsüne göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Yılın ilk çeyreğinde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı bir önceki çeyreğe göre gerilemiştir. Mart ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ve nisan ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta sınırlı artışa işaret etmektedir. 13. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı şubat ayında yüzde 159,7 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 214,9 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir. Enflasyon Gelişmeleri ve Beklentiler 14. Tüketici fiyatları mart ayında yüzde 1,94 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,66 puan azalarak yüzde 30,87’ye gerilemiştir. Mart ayında tüketici enflasyonunda, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan enerji fiyatları ve bunun ulaştırma hizmetlerine olan yansımaları öne çıkmıştır. Bu çerçevede, yıllık enflasyon enerji ile hizmet gruplarında bir miktar yükselirken, diğer ana gruplarda gerilemiştir. Yıllık tüketici enflasyonundaki düşüşe karşın, B endeksinin (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı ile C endeksinin (gıda ve alkolsüz içecekler, enerji, alkollü içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı her iki endekste de yaklaşık 0,20 puan artışla sırasıyla yüzde 30,11 ve yüzde 29,68 olarak gerçekleşmiştir. 15. Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, gıda ve alkolsüz içecekler, alkol-tütün-altın ve temel mallar gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,83, 0,22 ve 0,21 puan azalırken; enerji ve hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,35 ve 0,25 puan artmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla zayıflamıştır. Bu dönemde gıda enflasyonu yavaşlarken, gıda dışı tüketici enflasyonu enerji fiyat gelişmelerine bağlı olarak yükselmiştir. 16. Mart ayında tüketici enflasyonundaki yükselişte enerji grubunun etkisi öne çıkmıştır. Bu dönemde, enerji fiyatları ham petrol fiyatlarındaki gelişmelere istinaden akaryakıt fiyatları öncülüğünde yüzde 4,75 oranında artarken, eşel mobil uygulaması uluslararası enerji fiyat gelişmelerinin enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırlamıştır. Yağışlara bağlı olarak hidroelektriğin elektrik üretimindeki artan payı ile son kaynak tedarik tarifesi (SKTT) üzerinden elektrik fiyatında kaydedilen gerileme bu grupta daha olumsuz bir görünümü sınırlayan bir diğer unsur olmuştur. Yılın ilk iki ayında gıda enflasyonunda gözlenen yüksek seyir mart ayında yavaşlamıştır. İşlenmemiş gıda fiyatlarında temelde sebze ile et fiyatları öne çıkarken, işlenmiş gıda grubunda fiyat artışları önemli ölçüde yavaşlamıştır. Hizmet enflasyonu aylık bazda gerilerken, mevsimsel etkilerden arındırıldığında, haberleşme ile jeopolitik gelişmelerle güçlenen ulaştırma hizmetleri fiyatlarındaki artışların da katkısıyla yüksek seyrini korumuştur. Diğer taraftan, temel mal grubu enflasyonu, giyim ve ayakkabı fiyatlarında mevsimsel gerilemeye ek olarak, dayanıklı tüketim malları fiyatlarındaki görünümün etkisiyle düşük seyrini sürdürmüştür. 17. Enflasyonun ana eğilimi mart ayında gerilemiştir. Ana eğilim bileşenlerinden olan, mevsimsellikten arındırılmış aylık B enflasyonu düşerken, C enflasyonu yükselmiştir. Bu ayrışmada işlenmiş gıda enflasyonundaki yavaşlama etkili olmuştur. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel mallarda bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdürmüş, hizmette yatay seyretmiş, işlenmiş gıdada ise önemli ölçüde zayıflamıştır. Ana eğilim göstergeleri, üç aylık ortalamalar bazında ise belirgin bir değişim göstermemiştir. 18. Mart ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama enflasyon bir önceki aya kıyasla hem temel mallarda hem de hizmetler sektöründe görece yatay seyretmiştir. 19. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmakta ve hizmet enflasyonu mal enflasyonuna göre yüksek seyretmektedir. Mart ayı itibarıyla yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 26, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında seyretmektedir. Mart ayında hizmet sektörü alt kalemleri arasında ulaştırma hizmetleri aylık yüzde 5,06’lık artış ile öne çıkmış, bu gelişmede akaryakıt fiyat gelişmelerinin yansımaları hissedilmiştir. Haberleşme hizmetlerinde aylık enflasyon yüzde 3,03 ile görece yüksek seyretmiştir. Diğer hizmetler grubunda en belirgin yükseliş yüzde 4,51 ile paket turda gözlenmiş, bunu yüzde 4,35 oranındaki artışla finansal hizmetler kalemi izlemiştir. Eğitim hizmetlerinde ise aylık fiyat artışı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük gerçekleşmiştir. Bu dönemde, kira enflasyonu aylık bazda yüzde 2,42 olurken yıllık bazda yüzde 52,45’e gerilemiştir. Lokanta-otel grubunda fiyatlar, yüzde 1,18 ile bir önceki aya göre sınırlı oranda artmıştır. 20. Yurt içi üretici fiyatları mart ayında yüzde 2,30 oranında artmış, yıllık üretici enflasyonu 0,52 puan yükselişle yüzde 28,08 olmuştur. Tüketici fiyatlarında olduğu gibi üretici tarafında da enerji fiyat gelişmeleri öne çıkmıştır. Enerji fiyatları aylık yüzde 4,65 oranı ile belirgin ölçüde yükselirken, yağışların seyrine bağlı olarak elektrikte üretici fiyatlarının gerilemesi, enerji fiyatlarında daha olumsuz bir görünümü sınırlamıştır. Mart ayında dayanıklı tüketim ile sermaye malları fiyatlarında ılımlı bir seyir izlenmiştir. Eşel mobil mekanizması tüketici fiyat artışlarını sınırlarken, vergi dışı derlenen üretici fiyatları küresel gelişmelerden daha fazla etkilenmektedir. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde tüketici ve üretici enflasyonları arasında bir ayrışma gözlenmesi söz konusu olabilecektir. 21. Brent ham petrol fiyatları jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hem mart hem de nisan ayında genel olarak yükseliş göstermiş ve güçlü oynaklık sergilemiştir. Petrol fiyatlarına benzer şekilde, TTF doğal gaz fiyatları arz kısıtları endişesiyle mart ayının ortalarında belirgin bir oranda yükseldikten sonra nisan ayında düşüş eğilimi göstermiştir. Ayrıca enerji ile bağlantılı emtia fiyatları dalgalı bir seyir izlemiştir. Enerji ve hammadde akışındaki küresel ölçekte kesintiler, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yüksek artışla birlikte üretim maliyetlerini artırarak küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır. 22. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi mart ayında tarihsel ortalamasının üzerinde seyretmiştir. Mart ayında, Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler ve alternatif rota arayışları teslimat sürelerini uzatırken, güvenlik riskleri nedeniyle sigorta primleri ve navlun fiyatları yükselmiştir. Nisan ayında, Çin’e yönelik konteyner endeksi yüksek seviyelerini sürdürürken, küresel konteyner endeksinde ve kuru yük taşımacılık endekslerinde de belirgin fiyat artışları kaydedilmiştir. Döviz kuru sepeti nisan ayının ilk üç haftası itibarıyla ılımlı seyrini sürdürmüştür. Mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri mart ayında hem girdi fiyatlarında hem de ürün fiyatlarında yükselişe işaret etmiştir. Veriler teslim sürelerinde kısmi bir uzamaya işaret ederken, henüz üretimi aksatacak boyutta bir tedarik sorununu ima etmemektedir. 23. Nisan ayında enflasyon beklentilerinde yükseliş gözlenmiştir. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 2,2 puan yükselerek yüzde 27,5 seviyesinde; 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi 1,4 puan artışla yüzde 20,1 düzeyinde gerçekleşmiştir. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 1,2 puan yukarı yönlü güncelleme ile yüzde 23,4 olurken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,7 puan artışla yüzde 18,0 oranında ölçülmüştür. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,3 puan yükselerek yüzde 11,9 düzeyine çıkmıştır. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, mart ayında 0,9 puan artarak yüzde 32,9 seviyesine yükselmiştir. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 1,1 puan artarak yüzde 49,9 olmuştur. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Yakın dönemdeki gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkileri önem taşıyacaktır. 24. Öncü veriler, nisan ayında tüketici fiyatlarının seyrinde enerji ve gıda fiyatlarının öne çıkacağına, ana eğilimin ise bir miktar yükseleceğine işaret etmektedir. Yurt içi enerji fiyatlarında meskenlere yönelik doğalgaz ve elektrik fiyat artışlarına istinaden önemli bir yükseliş izlenmektedir. Doğalgazda, elektriktekine benzer şekilde, meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmiştir. Bu uygulamanın da etkisiyle nisan ayında meskenlere yönelik doğal gaz fiyatları yüksek bir oranda artmaktadır. Jeopolitik gelişmelerle artan petrol fiyatlarının etkisiyle akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş sürmektedir. Öncü veriler nisan ayında gıda fiyatlarında bir miktar yükselişe işaret etmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatları temelde sebze ile et kalemleri öncülüğünde artarken, işlenmiş gıda tarafında ekmek fiyatlarındaki yükseliş öne çıkmaktadır. Hizmet grubunda, akaryakıt fiyatlarındaki artışın yansımasıyla ulaştırma hizmetlerinde (özellikle havayolu taşımacılığı tarafında) artış devam etmektedir. Temel mal grubunda yeni sezona geçişle giyim ve ayakkabı tarafında mevsimsel fiyat artışları izlenirken, dayanıklı tüketim mallarında aylık enflasyon mobilya ve beyaz eşyadaki artışlara karşın, otomobil sektöründeki indirim kampanyaları ile ılımlı seyretmektedir. Emtia fiyatlarındaki oynaklığın ve arz kısıtlarının boyutu dikkate alındığında, enflasyon görünümüne yönelik belirsizlik önemli ölçüde yükselmiştir. Söz konusu gelişmeler ile yurt içi enerji fiyatlarının maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir. Para Politikası 25. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tutmuştur. 26. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır. 27. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. 28. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.

Petrol ve gaz fiyatları yeniden yükselişte Haber

Petrol ve gaz fiyatları yeniden yükselişte

ABD ile İran arasında artan gerilim, enerji piyasalarını yeniden hareketlendirdi. ABD Donanması’nın hafta sonu İran’a ait bir gemiye müdahale ederek el koymasının ardından petrol ve doğal gaz fiyatlarında sert yükseliş yaşandı. Bölgede tansiyon yeniden yükseldi Hafta sonu boyunca bölgede tansiyon yüksek seyretti. Tahran yönetiminin bazı gemilere ateş açtığı ve Hürmüz Boğazı’nda yeniden denetim uygulamalarını devreye aldığı bildirildi. Petrol ve doğal gaz fiyatları sıçradı Brent petrol, kritik geçiş noktasının yeniden açıldığına dair açıklamaların ardından cuma günü yaşadığı düşüşü büyük ölçüde telafi ederek yüzde 7,9’a kadar yükseldi. Avrupa’da doğal gaz fiyatları ise aynı süreçte yüzde 11’e varan artış kaydetti. İran, ABD’nin İran bağlantılı gemilere yönelik ablukasının salı günü sona erecek ateşkesi ihlal ettiğini savunarak cumartesi günü boğazı yeniden kapattığını duyurdu. ABD’den gemiye müdahale ABD Başkanı Donald Trump, Umman Körfezi’nde Hürmüz’e doğru ilerleyen ve yapılan uyarılara rağmen durmayan bir gemiye ABD Donanması tarafından ateş açıldığını ve gemiye el konulduğunu açıkladı. Bu gelişme, yaklaşık bir hafta önce başlayan abluka sürecindeki ilk ciddi karşılaşma olarak kayda geçti. Olay, İslamabad’da yapılması planlanan olası barış görüşmelerine ilişkin karşılıklı mesajların hemen ardından yaşandı. Trump, bir anlaşma ihtimali gördüğünü belirtirken, İran tarafı ise uzlaşı için “net bir perspektif” bulunmadığını ifade etti. Piyasada risk primi sürüyor Chicago merkezli Karobaar Capital LP’nin baş yatırım sorumlusu Haris Khurshid, “Piyasa hâlâ bu son tarihe doğru bir risk primi taşıyor, ancak buna tam anlamıyla bağlanmış değil. Eğer durum bu şekilde devam ederse, fiyatların kademeli olarak 105–115 dolar aralığına yükseldiğini görebiliriz; ancak haber akışına bağlı olarak dalgalanmalar sürecektir” diye ekledi. İslamabad görüşmeleri belirsiz Bir Beyaz Saray yetkilisinin verdiği bilgiye göre, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, özel temsilci Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner, salı günü yapılması planlanan görüşmeler için pazartesi gecesi İslamabad’a gitmeye hazırlanıyor. Ancak İran devlet televizyonu, müzakere heyetinden bir yetkilinin toplantıya katılım planını reddettiğini aktardı. Bloomberg verilerine göre, pazar günü Londra saatiyle öğleden sonra itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndan herhangi bir gemi geçişi tespit edilmedi. Cumartesi günü ise en az 13 petrol tankeri rotasını değiştirerek Basra Körfezi’ne geri döndü ve bölgeden ayrılma girişimlerini askıya aldı.

Orta Doğu'daki savaşın etkileri enerji krizini derinleştiriyor Haber

Orta Doğu'daki savaşın etkileri enerji krizini derinleştiriyor

Orta Doğu'daki savaşın tetiklediği enerji krizi derinleşirken, tedarik kıtlığına karşı dünya çapında birçok ülke, tüketimi azaltmak ve artan maliyetlerin etkisini sınırlandırmak için bir dizi önlem devreye aldı. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) "2026 Enerji Krizi Politika Takip Aracı" ve hükümetlerin açıklamalarından derlenen bilgilere göre, ülkeler bir yandan talebi düşürmeye yönelik tasarruf politikalarını devreye alırken, diğer yandan vergi indirimleri, sübvansiyonlar ve fiyat kontrolleriyle hane halklarını korumaya çalışıyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kesintisi, Brent petrolün varil fiyatının savaş öncesi döneme göre yüzde 50'ye yakın artmasına neden oldu. Dünya genelinde doğal gaz fiyatları da hızla arttı. Pek çok ülke, yüksek fiyatlar ve arz kısıtı karşısında talebi düşürmek için önlem almaya başladı. Asya'da sert tasarruf ve kısıtlama politikaları Orta Doğu'dan gelen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikine yüksek bağımlılığı olan Asya ülkeleri, enerji tüketimini doğrudan sınırlayan önlemlerle öne çıkıyor. Körfez ülkeleri ve İran'dan önemli miktarda ham petrol ithal eden Çin ise yurt içindeki rafine petrol ürünlerinin fiyatlarına yönelik geçici sınırlama getirdi. Bangladeş'te kamu binalarında klima sıcaklığı 25 dereceyle sınırlandırıldı, üniversiteler geçici olarak kapatıldı, gereksiz aydınlatmanın azaltılması ve toplu taşıma kullanımının artırılması istendi. Endonezya'da kamu çalışanları için haftada bir gün uzaktan çalışma uygulaması başlatılırken, kamu görevlilerinin seyahatleri sınırlandırıldı ve kamu binalarında enerji tasarrufu önlemleri sıkılaştırıldı. Ülkede biyoyakıt üretim programının hızlandırılması kararlaştırıldı. Hindistan, sanayide doğal gaz kullanımını sınırlandırdı, LPG yerine boru hattıyla gaz kullanımını yaygınlaştırma kararı aldı ve ticari LPG kullanımına sınırlama getirdi. Hindistan petrol ihtiyacının yüzde 50'sinden fazlasını Orta Doğu'dan alıyordu. Güney Kore'de kamu kurumlarında araç kullanımına yönelik haftalık sınırlama sistemi uygulanırken, enerji yoğun sektörlerde tasarruf kampanyaları yürütülüyor. Petrol fiyatlarının 120-130 dolar bandına çıkması halinde özel araç kullanımına da kısıtlama getirilmesi planlanıyor. Laos'ta kamu çalışanları için uzaktan çalışma ve vardiyalı sistem uygulanırken, okullarda haftalık eğitim süresi 5 günden 3 güne indirildi. Ulusal acil durum ilan edilen Filipinler'de kamu çalışanları için 4 günlük çalışma sistemine geçildi, gereksiz kamu seyahatleri sınırlandırıldı ve bazı şehirlerde öğrenci ve çalışanlara ücretsiz toplu taşıma imkanı sağlandı. Filipinler enerji ihtiyacının neredeyse tamamını Orta Doğu'dan karşılıyordu. Myanmar'da kamu görevlileri için haftada bir gün zorunlu uzaktan çalışma uygulanırken, araçlar için dönüşümlü kullanım sistemi ve "yakıt kotası" uygulaması devreye alındı. Sri Lanka'da kamu kurumları haftanın belirli günlerinde kapatılırken, uzaktan çalışma teşvik ediliyor. QR kodlu yakıt dağıtım sistemi ve araç başına yakıt kotası uygulamaya konuldu. Ayrıca reklam panolarının aydınlatması gece saatlerinde kapatıldı. Tayland'da uzaktan çalışma ve çevrim içi toplantılar teşvik edilirken, kamu görevlilerinin yurt dışı seyahatleri sınırlandırıldı ve ortak araç kullanımı (carpooling) özendirildi. Ülkede ofis çalışanlarının asansör yerine merdivenleri kullanması ve kullanılmayan cihazların kapalı tutulması istendi. Vietnam'da uzaktan çalışma yaygınlaştırılırken, özel araç kullanımını azaltmaya yönelik kampanyalar ve toplu taşıma teşvikleri devreye alındı. Singapur'da vatandaşların enerji tasarrufu için verimliliği yüksek cihazlar kullanması tavsiye edildi. Afrika ülkeleri tasarrufa odaklandı Nijerya'da özellikle sanayi kuruluşlarının enerji verimliliğine odaklanması istendi. Etiyopya'da kamu ve özel sektörde uzaktan çalışma ve çevrimiçi toplantılar teşvik edilirken, hükümet yakıt sübvansiyonlarını artırdı ve vatandaşlara enerji tasarrufu çağrısı yaptı. Mısır'da kamu çalışanları için haftada bir gün uzaktan çalışma uygulaması başlatıldı, kamu binalarında aydınlatma ve elektronik cihaz kullanımı sınırlandırıldı, başkentte kamu kurumlarının çalışma saatleri kısaltıldı. Halka enerji tasarrufu için çağrıda bulunulurken, dükkanların hafta sonu biraz daha erken kapatılması istendi. Senegal'de vatandaşlara enerji tüketimini azaltma çağrısı yapıldı. Avrupa'da fiyat kontrolleri ve vergi indirimleri Avrupa ülkeleri enerji krizine daha çok ekonomik araçlarla müdahale ediyor. Almanya'da akaryakıt istasyonlarının fiyat artışlarını günde bir defa ile sınırlandıran düzenleme yürürlüğe girerken, Fransa ulaşım, balıkçılık ve tarım sektörlerine yönelik doğrudan mali destek paketleri açıkladı. İspanya'da enerji verimliliği yatırımları ve yenilenebilir enerji kurulumlarına yönelik vergi indirimleri devreye alınırken, akaryakıtlar için de KDV indirimine gidildi. İsveç'te araç yakıtlarına yönelik vergiler geçici olarak düşürüldü. Polonya ve Hırvatistan'da benzin ve dizel fiyatlarına tavan fiyat uygulanırken, Slovenya'da yakıt alımları geçici olarak sınırlandırıldı. Sırbistan'da ise yakıtlara tavan fiyat konuldu ve vergi indirimleri yürürlüğe alındı. İngiltere'de düşük gelirli ailelere yönelik yakıt desteği açıklandı. İrlanda'da akaryakıt vergileri düşürüldü, emekliler ve engelliler gibi kırılgan gruplara yönelik hedefli destek programları hayata geçirildi. İtalya'da yakıt üzerindeki tüketim vergileri azaltılırken, Portekiz'de de akaryakıt vergilerinde geçici indirim uygulandı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu da Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji arzı üzerindeki etkileri nedeniyle üye ülkelerden, vatandaşlarını daha az araç kullanmaya, daha az uçuş yapmaya ve evden çalışmaya teşvik etmelerini istedi. Öte yandan, Orta Doğu'daki çatışmanın başlangıcından bu yana AB'de gaz fiyatları yaklaşık yüzde 70, petrol fiyatları yüzde 60 artarken, 30 günlük çatışmanın Birliğin fosil yakıt ithalat faturasına 14 milyar avro ekledi. Türkiye, akaryakıt fiyatlarındaki artışın tüketiciye yansımasını sınırlandırmak için mart başında eşel mobil mekanizmasını devreye aldı. Meksika ve latin amerika'da önlemler Brezilya'da yakıt üreticileri ve ithalatçılarına yönelik destekler artırılırken, dizele yönelik vergiler düşürüldü. Şili'de kerosen fiyatları donduruldu ve yakıt kredileri askıya alındı. Meksika'da akaryakıt fiyatlarını sınırlamak için sektörle anlaşmalar yapılırken, Barbados'ta fuel oil fiyatları geçici olarak sabitlendi ve elektrik sübvansiyonları artırıldı. Arjantin'de yakıt vergisi artışları ertelendi, bazı ülkelerde biyoyakıt karışım oranlarının artırılması gibi alternatif çözümler devreye alındı. Avustralya'da hükümet, artan maliyetleri hafifletmek amacıyla akaryakıt vergilerini geçici olarak yarıya indirdi ve akaryakıt istasyonlarının kar marjlarını sınırlandırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.