SON DAKİKA
Hava Durumu

#Doğal Gaz

Ekometre - Doğal Gaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal Gaz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran’da doğal gaz alarmı Haber

İran’da doğal gaz alarmı

Bakanlık, kaybedilen kapasitenin 22 Eylül’e kadar yeniden devreye alınmasının planlandığını bildirdi. İran’ın Buşehr eyaletindeki Aseluye gaz işletme tesislerinde meydana gelen hasarın ülkenin doğal gaz üretim kapasitesini önemli ölçüde etkilediği bildirildi. İran devlet televizyonunun haberine göre, Petrol Bakanı Muhsin Paknejad, Aseluye’deki gaz işleme tesisinin bir bölümünde meydana gelen hasar nedeniyle günlük yaklaşık 95 milyon metreküplük doğal gaz üretim kapasitesinin kaybedildiğini açıkladı. Paknejad, söz konusu kapasite kaybının giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek, kaybedilen üretim kapasitesinin 22 Eylül’e kadar yeniden devreye alınmasının hedeflendiğini söyledi. Toplam kapasite kaybı 230 milyon metreküp İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani de 28 Temmuz’da yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş sürecinde ülkenin günlük toplam 230 milyon metreküplük doğal gaz üretim kapasitesini kaybettiğini bildirmişti. Aseluye’de kaybedilen 95 milyon metreküplük kapasite, İran’ın savaş sırasında kaybettiğini açıkladığı toplam günlük doğal gaz üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 41’ine karşılık geliyor. İran’ın enerji altyapısındaki hasar, doğal gaz üretiminin yanı sıra elektrik santrallerine yakıt tedariki ve sanayi tesislerinin enerji ihtiyacı açısından da önem taşıyor. Tahran yönetimi, hasar gören tesislerde onarım çalışmalarını sürdürürken, kaybedilen üretim kapasitesinin yeniden kazanılmasıyla enerji arzındaki baskının azaltılmasını hedefliyor.

İran - ABD hattında müzakere krizi Haber

İran - ABD hattında müzakere krizi

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir yük gemisinin hedef alınması ise küresel enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdı. ABD ile İran arasında aylardır devam eden gerilimin diplomatik yollarla sona erdirilmesine ilişkin belirsizlik sürüyor. Taraflardan gelen birbirini yalanlayan açıklamalar, küresel piyasalarda risk algısını artırırken, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan son güvenlik olayı enerji piyasalarını yeniden gündeme taşıdı. Trump: "İran için son şans" ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te yaptığı açıklamada İran ile temasların sürdüğünü belirterek, Tahran yönetiminin kapsamlı bir anlaşmaya varması için "son şansa" sahip olduğunu söyledi. Trump, görüşmelerin İran'ın yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın talebi doğrultusunda devam ettiğini öne sürdü. Tahran'dan net yalanlama İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD ile herhangi bir müzakerenin yürütülmediğini ve planlanmış hiçbir görüşmenin bulunmadığını açıkladı. Bekayi, İran'ın önümüzdeki günlerde ne yabancı heyet kabul edeceğini ne de yurt dışına müzakere heyeti göndereceğini belirterek, devam eden tek diplomatik temasın Umman ile Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin teknik görüşmeler olduğunu ifade etti. Hürmüz'de saldırı alarmı Bölgedeki güvenlik riskleri de sürüyor. Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisinin kimliği belirsiz bir mühimmatın isabetine uğradığını bildirdi. Olay, küresel enerji arz güvenliğine yönelik endişeleri yeniden artırdı. Deniz trafiği düşük seviyede Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği de düşük seviyelerde kalmaya devam ediyor. Gemi takip şirketi Kpler'in verilerine göre, pazartesi günü boğazdan yalnızca üç petrol tankeri ve üç dökme yük gemisi geçiş yaptı. Bir önceki gün bu sayı yedi olarak kaydedilmişti. Piyasalar gelişmeleri yakından izliyor Analistler, ABD ile İran arasında diplomatik sürecin belirsizliğini koruması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik risklerinin devam etmesi nedeniyle petrol fiyatlarında oynaklığın sürebileceğini belirtiyor. Özellikle enerji arzına ilişkin gelişmelerin önümüzdeki günlerde küresel piyasalarda fiyatlamalar üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 126 bin megavatı aştı Haber

Türkiye'nin elektrik kurulu gücü 126 bin megavatı aştı

Türkiye'nin elektrik kurulu gücü haziran sonu itibarıyla 126 bin 113 megavata yükseldi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 62,7'ye ulaşırken, yerli kaynakların payı ise yüzde 71,9 olarak gerçekleşti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, toplam 126 bin 113 megavatlık kurulu gücün 79 bin 62 megavatını yenilenebilir enerji kaynakları oluşturdu. Güneş ve rüzgarın payı arttı Haziran sonu itibarıyla güneş enerjisi kurulu gücü 27 bin 210 megavata ulaşarak toplam kurulu gücün yüzde 21,6'sını oluşturdu. Rüzgar enerjisi kurulu gücü ise 15 bin 281 megavat ile yüzde 12,1 pay aldı. Böylece güneş ve rüzgar santrallerinin toplam kurulu gücü 42 bin 491 megavata yükselirken, toplam elektrik kurulu gücü içindeki payı yüzde 33,7'ye çıktı. Hidroelektrik ilk sırada Kaynak bazında dağılım incelendiğinde hidroelektrik santralleri 32 bin 344 megavatlık kurulu güç ve yüzde 25,6 pay ile ilk sırada yer aldı. Doğal gaz santrallerinin kurulu gücü 25 bin 21 megavat (yüzde 19,9), yerli kömür santrallerinin kurulu gücü 11 bin 565 megavat (yüzde 9,2), ithal kömür santrallerinin kurulu gücü ise 10 bin 466 megavat (yüzde 8,3) olarak kaydedildi. Biyokütle kaynaklı kurulu güç 2 bin 428 megavatla yüzde 1,9, jeotermal enerji ise 1.798 megavatla yüzde 1,4 paya ulaştı. Bayraktar: Enerjide dönüşüm hız kazanıyor Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, özellikle güneş ve rüzgar enerjisindeki büyümenin Türkiye'nin enerji dönüşümünün en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Bayraktar, elektrik kurulu gücünün 126 bin megavat eşiğini aşmasının önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu: "Kurulu gücümüzü daha da yukarılara taşıyarak 'Enerjide Tam Bağımsız Türkiye' hedefimize emin adımlarla ilerlemeyi sürdüreceğiz. Özellikle güneş ve rüzgar enerjisinde yakaladığımız ivme, ülkemizin enerji mimarisindeki büyük dönüşümün en net göstergesidir."

Elektrik ve doğal gaz faturalarında ağır tablo Haber

Elektrik ve doğal gaz faturalarında ağır tablo

Türkiye, yüzde 26'lık enerji enflasyonuyla OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer alırken, uzmanlar sorunun temelinde iç dinamiklerin bulunduğuna dikkat çekiyor. Artan hayat pahalılığı ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, vatandaşın fatura yükünü her geçen gün ağırlaştırıyor. Dört kişilik bir ailenin asgari yaşam standardı için ödemesi gereken aylık elektrik faturası yaklaşık 745 TL'ye ulaştı. Mevcut asgari ücret dikkate alındığında, bir çalışan aylık gelirinin yaklaşık yüzde 2,6'sını yalnızca elektrik faturası için harcıyor. Kış aylarında doğal gaz faturalarının 2 bin TL'nin üzerine çıkmasıyla birlikte enerji giderlerinin toplamı, asgari ücretli bir hanenin gelirinin en az yüzde 10'unu oluşturuyor. OECD'de açık ara ilk sırada Şubat 2026 verilerinde Türkiye, yüzde 26 enerji enflasyonuyla 36 OECD ülkesi arasında açık ara ilk sırada yer aldı. OECD ortalaması ise eksi yüzde 0,6 seviyesinde bulunuyor. Birçok ülkede enerji fiyatları gerilerken, bazı ülkelerde sınırlı artışlar yaşanıyor. Listede Türkiye'yi yüzde 7,4 ile Avustralya, yüzde 7,1 ile Slovenya takip ediyor. Böylece Türkiye'nin enerji enflasyonu, en yakın ülkenin yaklaşık üç ila dört katına ulaşıyor. "Sorunun kaynağı içeride" TMMOB Makina Mühendisleri Odası'nın hazırladığı "Türkiye'nin Enerji Görünümü 2026 Oda Raporu", tablonun yalnızca yüksek enflasyonla açıklanamayacağını ortaya koyuyor. Raporda, aynı küresel koşullarda birçok ülkede enerji fiyatlarının gerilediği veya sınırlı yükseldiği, buna karşın Türkiye'de sert artışların yaşandığı belirtilerek, sorunun temel nedeninin iç ekonomik dinamikler olduğu vurgulanıyor. Raporda ayrıca, açıklanan verilerin son elektrik ve doğal gaz zamlarını henüz içermediği, bu nedenle önümüzdeki aylarda Türkiye ile OECD ortalaması arasındaki farkın daha da büyüyebileceği ifade ediliyor. 42,3 milyon konut abonesi zamdan etkilendi Rapora göre, 1 Ocak 2024 - 4 Nisan 2026 döneminde elektrik tarifelerine yapılan zamlar abone gruplarına göre farklılık gösterdi. 2024 verilerine göre Türkiye'deki 50,8 milyon elektrik abonesinin yüzde 83,3'ünü oluşturan 42,3 milyon mesken abonesi, yüzde 115'i aşan fiyat artışıyla zamlardan en fazla etkilenen kesim oldu. Aynı dönemde net asgari ücretteki artış yüzde 65,1 seviyesinde kaldı. Raporda, son elektrik zammının ardından düşük kademeli mesken abonelerinde 100 TL'lik bir elektrik faturasının 74,89 TL'sinin dağıtım bedeli, 15,26 TL'sinin enerji bedeli ve 9,85 TL'sinin vergilerden oluştuğu bilgisine de yer verildi.

Trump'ın açıklamaları petrolü rahatlattı Haber

Trump'ın açıklamaları petrolü rahatlattı

Enerji piyasalarında ABD ile İran arasındaki diplomatik sürece yönelik haber akışı öne çıkarken, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıların durdurulduğuna ilişkin açıklamaları ve anlaşma metni üzerinde ilerleme sağlandığına dair haberler petrol fiyatlarında risk priminin gerilemesine neden oldu. Anlaşmaya yönelik iyimser beklentiler, enerji arzına ilişkin endişeleri azaltırken Brent petrolde satış baskısını artırdı. Ancak sürecin henüz kesinleşmemesi ve İran tarafından gelen temkinli açıklamalar, piyasalardaki belirsizliğin sürmesine yol açtı. Hafta içinde açıklanan ABD enflasyon verileri de emtia piyasalarının odağındaydı. Enflasyonun beklentilerin üzerinde seyretmesi, Fed'in faiz indirimlerinde aceleci davranmayacağı yönündeki beklentileri güçlendirdi. Bu durum özellikle değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu. Değerli metallerde ons bazında paladyum ve gümüş yükselirken, altın ve platin değer kaybetti. Analistler, jeopolitik risklere rağmen altın fiyatlarında Fed kaynaklı faiz beklentilerinin daha etkili olduğunu belirtti. Baz metallerde ise Çin ekonomisine ilişkin sinyaller, arz endişeleri ve ticaret politikalarına yönelik belirsizlikler fiyatlamalarda etkili oldu. Bakır ve çinko yükseliş kaydederken, nikel, kurşun ve alüminyumda düşüş görüldü. Enerji tarafında Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 6,5 gerilerken, doğal gaz fiyatlarında da düşüş yaşandı. Piyasalar yeni haftada ABD-İran hattındaki gelişmeleri, Orta Doğu'daki jeopolitik riskleri ve merkez bankalarından gelecek mesajları yakından takip edecek.

EPDK’dan doğal gaz ve elektrik tarifelerinde yeni düzenleme Haber

EPDK’dan doğal gaz ve elektrik tarifelerinde yeni düzenleme

Kararlar kapsamında dört doğal gaz dağıtım şirketinin perakende satış tarifeleri yeniden düzenlenirken, lisanssız elektrik üretim tesislerine uygulanacak dağıtım bedeli ile motorin teknik standartlarında da değişikliğe gidildi. EPDK’nin yayımladığı kurul kararlarına göre Samgaz Doğal Gaz Dağıtım AŞ, Enerya Konya Gaz Dağıtım AŞ, Enerya Denizli Gaz Dağıtım AŞ ve Torosgaz Isparta Burdur Doğalgaz Dağıtım AŞ’nin üçüncü tarife uygulama dönemine ilişkin perakende satış tarifeleri revize edildi. Söz konusu düzenleme, şirketlerin 2022-2026 yıllarını kapsayan 5 yıllık tarife uygulama dönemine yönelik hesaplamaları içeriyor. Bu kapsamda sistem kullanım bedelleri, gelir gereksinimleri ve gelir farkı hesaplamaları yeniden ele alındı. EPDK kararlarıyla birlikte doğal gaz dağıtım şirketlerinin üçüncü tarife dönemine ilişkin gelir ve tarife yapıları güncellenmiş oldu. Düzenlemenin, şirketlerin maliyet hesaplamaları ve dağıtım gelirlerine yönelik teknik revizyonları kapsadığı belirtildi. Kurum ayrıca motorin türlerine ilişkin teknik düzenlemede de değişikliğe gitti. Karara göre “TS EN 590 Otomotiv Yakıtları-Dizel (Motorin)-Gerek ve Deney Yöntemleri Aralık 2025” standardında yer alan “4 mikrometreden büyük partikül sayısı” kriterinin yürürlük tarihi 1 Haziran 2027 olarak belirlendi. Elektrik tarafında ise lisanssız üretim tesislerine uygulanacak dağıtım bedeline yönelik yeni tarife kararı alındı. Buna göre Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında 10 yıllık süresini dolduran lisanssız üretim tesislerinde, Cumhurbaşkanı kararı yayımlanana kadar “Lisanssız Üretici-2” tarifesi uygulanacak. 1 Haziran itibarıyla geçerli olacak düzenlemeyle birlikte, lisanssız elektrik üretim tesislerinin veriş yönlü dağıtım bedellerine ilişkin yeni dönem başlamış olacak. EPDK’nin Resmî Gazete’de yayımlanan kararlarıyla doğal gaz tarifeleri, motorin teknik standardı ve lisanssız elektrik üretim tesislerine uygulanacak dağıtım bedellerinde kapsamlı güncellemelere gidilmiş oldu.

Savaşın AB’ye enerji maliyeti 35 milyar Euro Haber

Savaşın AB’ye enerji maliyeti 35 milyar Euro

AB Komisyonu’nun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, kriz sürecinin başlamasından bu yana Avrupa ülkelerinin enerji için normal seviyelerin yaklaşık 35 milyar euro üzerinde ödeme yaptığını söyledi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde düzenlenen gayriresmi AB enerji bakanları toplantısının ardından konuşan Jorgensen, yaşanan süreci “fosil yakıt krizi” olarak tanımladı. “Avrupa hâlâ kırılgan” Jorgensen, AB’nin 2022’ye kıyasla daha hazırlıklı olduğunu, yenilenebilir enerji kapasitesinin arttığını ve enerji tedarikinin çeşitlendirildiğini belirtti. Ancak küresel piyasalardaki fiyat artışlarının Avrupa ekonomisini hâlâ ciddi şekilde etkilediğini vurguladı. AB’nin fosil yakıtlara bağımlılığını azaltması gerektiğini ifade eden Jorgensen, özellikle sanayi üretimi ve vatandaşların enerji maliyetleri konusunda baskı altında olduğunu söyledi. Jet yakıtı için gözlem merkezi kuruldu AB Komisyonu, olası arz sorunlarını izlemek amacıyla Avrupa’daki jet yakıtı hareketlerini takip edecek özel bir gözlem merkezi kurduğunu duyurdu. Jorgensen, kısa vadede ciddi bir arz güvenliği problemi beklenmediğini ancak Orta Doğu’daki gelişmelerin ve hava yolu şirketlerinin vereceği tepkilerin süreci belirleyeceğini ifade etti. Bazı hava yolu şirketlerinin şimdiden uçuş iptallerine başladığına dikkat çekti. GKRY’den yeni doğal gaz hamlesi GKRY Enerji Bakanı Michael Damianos ise Avrupa’nın ithal fosil yakıtlara bağımlılığının ekonomik ve güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Damianos, Romanya, Yunanistan, Polonya ve GKRY’deki yeni doğal gaz keşiflerinin Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı sağlayabileceğini belirtti. Özellikle GKRY merkezli Kronos sahasında yürütülen görüşmelerin son aşamaya geldiğini ifade eden Damianos, anlaşmanın sağlanması halinde Avrupa pazarına ilk gaz akışının 2027 sonu veya 2028 başında başlayabileceğini açıkladı. Afrodit sahasında ise ilk gaz üretiminin 2030-2031 döneminde başlamasının planlandığı bildirildi. LNG ve enerji güvenliği gündemde AB yetkilileri, küresel LNG piyasasındaki dalgalanmalar ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin Avrupa enerji güvenliği açısından yeni baskılar oluşturduğuna dikkat çekiyor. Birlik, enerji arz güvenliğini artırmak için hem yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmayı hem de yerli doğal gaz kaynaklarını sisteme dahil etmeyi hedefliyor.

Bayraktar: Günlük 22 milyon metreküp doğal gaz üretiyoruz Haber

Bayraktar: Günlük 22 milyon metreküp doğal gaz üretiyoruz

Enerji arzında sorun yaşanmayacağını belirten Bayraktar, Türkiye’nin enerjide merkez ülke olma hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürdüğünü söyledi. BOTAŞ’ın 6 kıta, 39 ülke ve 50’den fazla kaynaktan doğal gaz tedarik ettiğini belirten Bayraktar, LNG ve depolama yatırımlarıyla altyapının güçlendirildiğini ifade etti. “Doğal gazda arz sorunu yaşamıyoruz” Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde düzenlenen ENKA 850 megavat Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali açılışında konuşan Bayraktar, Türkiye’nin son yıllarda enerji krizlerine karşı en dirençli ülkelerden biri haline geldiğini söyledi. Bayraktar, “Gerçekleştirdiğimiz uluslararası projeler ve güçlü altyapımız sayesinde doğal gazda arz sorunu yaşamıyoruz, bundan sonra da yaşamayacağız” dedi. LNG kapasitesi büyüyor Türkiye’nin yıllık yaklaşık 60 milyar metreküplük doğal gaz tüketimiyle Avrupa’da dördüncü sırada yer aldığını belirten Bayraktar, LNG gazlaştırma kapasitesinin günlük 161 milyon metreküpe ulaştığını açıkladı. Önümüzdeki yıllarda iki yeni FSRU yatırımıyla bu kapasitenin günlük 200 milyon metreküpe çıkarılması hedefleniyor. 2035 hedefi: 10 bin megavat ek kapasite Enerji talebinin hızla arttığını vurgulayan Bayraktar, doğal gazın Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir “geçiş yakıtı” olduğunu söyledi. Türkiye Ulusal Enerji Planı kapsamında 2035 yılına kadar doğal gaz santrallerine ilave 10 bin megavat kurulu güç eklenmesinin planlandığını belirten Bayraktar, yenilenebilir enerji yatırımlarının da hız kesmeden süreceğini ifade etti. Depolama kapasitesi artırılıyor Silivri ve Tuz Gölü yer altı depolama tesislerinin toplam kapasitesinin 6,3 milyar metreküpe ulaştığını açıklayan Bayraktar, 2028 yılına kadar Türkiye’nin yıllık doğal gaz tüketiminin en az yüzde 20’sini depolayabilecek seviyeye çıkılacağını söyledi.

Üretimde daralma derinleşiyor Haber

Üretimde daralma derinleşiyor

Petrol ve Akaryakıt zamları sanayiyi vurdu Enerji fiyatlarındaki yükseliş üretimi yavaşlatırken, imalat sanayisinde daralma hız kazandı. Brent petrolün varil fiyatının 113-114 dolar bandında seyretmesi, özellikle enerji yoğun sektörlerde üretim maliyetlerini yukarı çekti. Sanayiciler; zayıflayan talep, artan enflasyon baskısı ve tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle daha temkinli hareket etmeye başladı. Birçok firma istihdamı, satın alma faaliyetlerini ve stok seviyelerini azaltma yoluna gitti. Yİ-ÜFE’de Enerji etkisi sert hissedildi Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE), nisanda aylık yüzde 3,17, yıllık bazda ise yüzde 28,59 arttı. Ham petrol ve doğal gaz sektöründe aylık artış yüzde 39,63’e ulaşırken yıllık artış yüzde 55,96 olarak gerçekleşti. İmalat sanayiinde aylık maliyet artışı yüzde 3,59 olurken, petrol ürünlerinde yani akaryakıtta yıllık fiyat artışı yüzde 117,82 seviyesine çıktı. Uzmanlar, enerji maliyetlerindeki bu yükselişin üretim zincirinin tamamını etkilediğine dikkat çekiyor. İmalat PMI verileri alarm verdi İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı Türkiye İmalat PMI verileri de sanayideki yavaşlamayı ortaya koydu. Mart ayında 47,9 seviyesinde bulunan PMI endeksi nisanda 45,7’ye geriledi. 50 seviyesinin altındaki değerler sektörde daralmaya işaret ediyor. Rapora göre firmalar; Akaryakıt maliyetlerindeki artış,Tedarik sürelerinin uzaması,Yeni siparişlerde yavaşlama,Navlun ve enerji giderlerindeki yükseliş nedeniyle üretim planlarını küçültmeye başladı. En sert darbe kimya ve otomotive Petrol bazlı hammaddelere bağımlı sektörler maliyet şokundan en fazla etkilenen alanlar oldu. Kimya, Plastik ve Kauçuk Sektör; Etilen, nafta ve plastik hammaddelerde yaşanan fiyat artışları nedeniyle sektör son 27 ayın en yüksek maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldı. Tedarik süreleri uzarken kârlılık ciddi şekilde geriledi. Otomotiv ve Metal Sanayi Enerji ve lojistik maliyetlerindeki yükseliş otomotiv üretimini baskılarken, ana metal sanayisinde sipariş düşüşü devam etti. Firmaların artan maliyetleri satış fiyatlarına tam olarak yansıtmakta zorlandığı belirtildi. Petrol fiyatları enflasyonu da besliyor Ekonomistler, petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca üretimi değil tüketici enflasyonunu da doğrudan etkilediğini belirtiyor. Akaryakıt zamlarının nakliye maliyetleri üzerinden gıda ve temel tüketim ürünlerine yansıdığına dikkat çekiliyor. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artışın milyarlarca dolarlık ek enerji faturası oluşturduğu belirtilirken, mevcut jeopolitik risklerin ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele sürecini zorlaştırabileceği ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.