SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dış Ticaret

Ekometre - Dış Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dış Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İthalat ve ihracatta birim değerler yükseldi Haber

İthalat ve ihracatta birim değerler yükseldi

Buna karşın ihracat miktar endeksi yüzde 4,9, ithalat miktar endeksi yüzde 6,9 geriledi. Dış ticaret haddi ise 91,3’e düştü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2026 dönemine ilişkin dış ticaret endekslerini açıkladı. Veriler, dış ticarette birim değerlerin yükseldiğini, ancak ihracat ve ithalat miktar endekslerinde yıllık bazda gerileme yaşandığını ortaya koydu. İhracat birim değer endeksi temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 artarken, ithalat birim değer endeksindeki yıllık artış yüzde 12,8 oldu. İhracatta en yüksek artış yakıtlarda İhracat birim değer endeksindeki yükseliş alt gruplara da yansıdı. Temmuz ayında endeks, geçen yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 6,5, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 10, yakıtlarda yüzde 39,4 ve imalat sanayisinde (gıda, içecek ve tütün hariç) yüzde 6,1 arttı. İthalat birim değer endeksinde ise gıda, içecek ve tütün grubunda yüzde 3,3'lük düşüş görüldü. Buna karşılık yakıtlarda yüzde 23,7, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 11,6 ve imalat sanayisinde (gıda, içecek ve tütün hariç) yüzde 9,1 artış kaydedildi. Dış ticaret miktarında gerileme Birim değerlerdeki yükselişin aksine, miktar endekslerinde yıllık bazda düşüş yaşandı. İhracat miktar endeksi temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,9 azaldı. Alt gruplarda gıda, içecek ve tütünde yüzde 2,9, ham maddelerde ise yüzde 6,4 artış gerçekleşti. Buna karşılık ihracat miktar endeksi yakıtlarda yüzde 30,2, imalat sanayisinde ise yüzde 4,2 geriledi. İthalat miktar endeksinde de yıllık bazda yüzde 6,9 düşüş görüldü. Gıda, içecek ve tütün grubunda yüzde 24,4, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 11,3 artış kaydedilirken; yakıtlarda yüzde 8,6, imalat sanayisinde ise yüzde 7,7 azalış yaşandı. Arındırılmış verilerde ihracat ve ithalat ayrıştı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ihracat miktar endeksi haziranda 139,6 seviyesindeyken temmuzda yüzde 2,7 artarak 143,3 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seride ise ihracat miktar endeksi Temmuz 2025'te 149,4 iken Temmuz 2026'da yüzde 4,9 azalarak 142,1 seviyesine geriledi. İthalat miktar endeksinde ise mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler düşüşe işaret etti. Haziranda 125,7 olan endeks, temmuzda yüzde 8,7 azalarak 114,7 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seride ithalat miktar endeksi de geçen yıl temmuzdaki 129,2 seviyesinden bu yılın aynı ayında yüzde 6,9 düşüşle 120,3'e indi. Dış ticaret haddi 91,3'e geriledi Dış ticaret haddi de temmuz ayında gerileme gösterdi. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi, Temmuz 2025'te 95,3 seviyesindeydi. Temmuz 2026'da ise dış ticaret haddi 4 puan azalarak 91,3 oldu. Böylece temmuz verileri, dış ticarette hem ihracat hem de ithalat birim değerlerinin yıllık bazda yükseldiğini, buna karşın miktar endekslerinin gerilediğini ortaya koydu.

OVP’nin ihracat ve verimlilik hedeflerine Konya’dan güçlü destek Haber

OVP’nin ihracat ve verimlilik hedeflerine Konya’dan güçlü destek

Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemine ilişkin yol haritasını ortaya koyan Orta Vadeli Program’da makroekonomik istikrarın güçlendirilmesinin yanı sıra verimlilik ve rekabet gücünün artırılması, yüksek katma değerli üretimin desteklenmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması ile ihracat kapasitesinin geliştirilmesi öncelikli politika alanları arasında yer aldı. Üretim odaklı büyümeye vurgu Orta Vadeli Program’ı değerlendiren Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, fiyat istikrarı ve mali disiplin korunurken büyümenin üretim kapasitesi, verimlilik ve yüksek katma değer temelinde güçlendirilmesini doğru bir yaklaşım olarak değerlendirdiklerini belirtti. Öztürk, “Üretim, verimlilik, rekabet gücü ve ihracata verilen önceliği reel sektörümüz açısından önemli buluyoruz. İmalat sanayisinin üretim ve ihracat kapasitesini koruyacak, işletmelerimizin rekabet gücünü geliştirecek politikalar kalıcı ekonomik istikrarın sağlanmasına katkı sunacaktır. Programda yer alan tedbirlerin belirlenen takvim çerçevesinde kararlılıkla uygulanması ve sağlanacak imkânların işletmelerimize hızlı biçimde yansıması büyük önem taşımaktadır” dedi. OVP’nin reel sektör hedeflerine KTOTEK desteği OVP’de ihracatın geliştirilmesi, verimliliğin artırılması ve işletmelerin rekabet gücünün desteklenmesine verilen öncelik, reel sektörün bu alanlardaki dönüşümünü daha da önemli hâle getiriyor. Konya Ticaret Odası da KTO Teknoloji ve Eğitim Kampüsü bünyesinde yürüttüğü çalışmalarla Konya iş dünyasına bu süreçte destek sağlıyor. Kampüs içerisinde faaliyet gösteren KTO Dış Ticaret Merkezi firmaların yeni pazarlara ulaşmasına, Konya Model Fabrika ise üretim süreçlerini geliştirerek verimliliklerini artırmasına yönelik hizmetler sunuyor. Firmalara yeni pazarlar için yol haritası KTO Dış Ticaret Merkezi, ihracata yeni başlayacak işletmeler ile mevcut ihracatını geliştirmek isteyen firmalara yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. İhracat Koçluğu, Hedef Pazar Analizi ile Hedef Müşteri ve Tedarikçi Araştırmaları kapsamında işletmelerin doğru pazarları belirlemelerine, potansiyel müşterilere ulaşmalarına ve dış ticaret süreçlerini planlamalarına destek veriliyor. İhracatta kalıcı artış için firmaların yeni pazarlara ulaşmasının önemine dikkat çeken Öztürk, “Küresel belirsizliklerin, korumacı politikaların ve zayıflayan dış talebin iş dünyamız üzerindeki baskıyı artırdığı bir dönemden geçiyoruz. Firmalarımızın mevcut pazarlarını korurken yeni pazarlara açılması ve dış ticaret kabiliyetlerini geliştirmesi gerekiyor. KTO Dış Ticaret Merkezimizle üyelerimizin bu süreçlerini destekliyor, ihracat hedeflerine ulaşmaları için ihtiyaç duydukları alanlarda yanlarında oluyoruz” ifadelerini kullandı. Verimlilik odaklı dönüşümde model fabrika desteği OVP’nin temel başlıklarından biri olan verimlilik ve rekabet gücü alanında ise Konya Model Fabrika tarafından sanayi işletmelerine yönelik uygulamalı çalışmalar yürütülüyor. Yalın üretim eğitimleri ile Öğren ve Dönüş Programları sayesinde üretim süreçlerindeki israfların azaltılması, kaynakların daha etkin kullanılması ve işletmelerde verimlilik kültürünün geliştirilmesi amaçlanıyor. Öztürk, “Günümüzde rekabet gücünü korumak yalnızca daha fazla üretmekle mümkün değildir. Kaynakları etkin kullanan, süreçlerini geliştiren ve daha yüksek katma değer oluşturan bir üretim yapısına yönelmek zorundayız. Konya Model Fabrikamızla işletmelerimizin verimlilik odaklı dönüşümüne katkı sağlıyoruz. KTO Teknoloji ve Eğitim Kampüsümüz bünyesinde yürüttüğümüz çalışmalarla OVP’de ortaya konulan hedeflerin Konya iş dünyasında karşılık bulmasını ve firmalarımızın yeni döneme hazırlanmasını desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Borsa İstanbul güne yükselişle başladı Haber

Borsa İstanbul güne yükselişle başladı

Borsa İstanbul, dünkü sert düşüşün ardından yeni işlem gününe pozitif başladı. Küresel piyasalarda jeopolitik tansiyonun kısmen azalması ve risk iştahının güçlenmesi, BIST 100 endeksinin açılışını destekledi. BIST 100 endeksi, açılışta önceki kapanışa göre 30,61 puan ve yüzde 0,22 artışla 14.081,17 puana yükseldi. Bankacılık endeksi öne çıktı Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,25 değer kaybıyla 14.050,56 puandan tamamlamıştı. Yeni işlem gününün açılışında bankacılık endeksi yüzde 1,17, holding endeksi ise yüzde 0,18 değer kazandı. Sektör endeksleri arasında açılışta en fazla yükselen sektör yüzde 1,18 ile madencilik olurken, en fazla gerileyen sektör yüzde 1,97 ile bilişim oldu. Küresel piyasalarda risk iştahı arttı Küresel piyasalarda jeopolitik tansiyonun kısmen hafiflemesi ve petrol fiyatları ile tahvil faizlerindeki yükselişin hız kesmesi, risk iştahının yeniden güçlenmesine katkı sağladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırıların çok uzun sürmeyebileceğine ilişkin açıklamaları da küresel piyasalardaki olumlu havayı destekledi. ABD'de beklentilerin altında kalan ADP özel sektör istihdam verisi, iş gücü piyasasında ivme kaybına işaret etti. New York Fed Başkanı John Williams ise gümrük vergilerinin etkisinin zayıflaması ve yüksek enerji fiyatlarının diğer hizmet sektörlerine yayılmaması halinde ABD'de enflasyonun yavaşlamayı sürdürebileceğini belirtti. Bu değerlendirmeler, son dönemde güçlenen faiz artırım beklentilerinin kısmen dengelenmesine katkı sağladı. Piyasalarda yoğun veri gündemi Analistler, bugün yurt içinde enflasyon, yurt dışında ise dünya genelinde hizmet sektörü ve Bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin takip edileceğini belirtti. Avro Bölgesi'nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), ABD'de ise dış ticaret dengesi verisinin yatırımcıların odağında olacağı kaydedildi. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 puan direnç, 13.900 ve 13.800 puan ise destek seviyeleri olarak öne çıkıyor.

Borsa güne temkinli başladı Haber

Borsa güne temkinli başladı

Bankacılık endeksi pozitif ayrışırken, küresel piyasalarda Fed Başkanı Kevin Warsh’un Jackson Hole’da vereceği mesajlar öncesinde temkinli görünüm öne çıktı. BIST 100’de 14.500 ve 14.400 seviyeleri destek olarak izleniyor. Borsa İstanbul’da yeni işlem günü sınırlı satışlarla başladı. BIST 100 endeksi açılışta yüzde 0,22 değer kaybederek 14.543,70 puana gerilerken, küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler yatırımcıların odağında kalmaya devam ediyor. Endeks bir önceki işlem gününde de satış ağırlıklı hareket etmiş ve günü yüzde 0,24 kayıpla 14.575,51 puandan tamamlamıştı. Açılışta 31,81 puanlık kayıp BIST 100 endeksi açılışta önceki kapanışa göre 31,81 puan azalarak 14.543,70 seviyesine indi. Ana endeksteki düşüşe karşın bankacılık hisselerinde pozitif ayrışma görüldü. Bankacılık endeksi yüzde 0,67 yükselirken, holding endeksi yüzde 0,57 geriledi. Sektör endeksleri arasında en güçlü performansı yüzde 1,15 yükselişle orman, kağıt ve basım gösterdi. En fazla değer kaybeden sektör ise yüzde 9,09 düşüşle finansal kiralama ve faktoring oldu. Küresel piyasaların gözü Jackson Hole’da Borsa İstanbul’daki temkinli açılışta küresel risk iştahındaki görünüm de etkili oluyor. Uluslararası piyasalarda yatırımcıların odağında Fed Başkanı Kevin Warsh’un Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yapacağı açıklamalar bulunuyor. ABD’de açıklanan son makroekonomik verilerin enflasyonist baskıların devam ettiğine işaret etmesi, para politikasının seyri konusunda belirsizliğin sürmesine neden oluyor. Çip üreticisi Nvidia’nın beklentileri aşan bilançosunun yarattığı iyimserlik de enflasyon ve faiz görünümüne ilişkin endişelerin etkisiyle sınırlı kaldı. Fed’den gelecek faiz mesajları kritik Piyasalar açısından Warsh’un konuşmasındaki temel başlıklardan biri, Fed’in bundan sonraki faiz kararlarını hangi ekonomik koşullara bağlayacağı olacak. Analistler, özellikle hangi gelişmelerin yeni bir faiz artırımını gündeme getirebileceğine ilişkin daha ayrıntılı mesajların piyasalardaki belirsizliği azaltabileceğine dikkat çekiyor. Para politikasının yönü ve zamanlamasına ilişkin daha net bir sinyal verilmesi halinde küresel risk iştahında ve risk primlerinde belirgin hareketler görülebileceği değerlendiriliyor. İçeride ekonomik güven ve dış ticaret izlenecek Yurt içinde günün veri gündeminde ekonomik güven endeksi ve dış ticaret dengesi bulunuyor. Küresel tarafta ise Jackson Hole’dan gelecek mesajların yanı sıra Almanya işsizlik oranı, Avro Bölgesi ekonomik güven endeksi ile ABD’de Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi ve enflasyon beklentileri takip edilecek. Özellikle ABD’den gelecek enflasyon beklentileri, Fed’in para politikasına yönelik fiyatlamalar açısından önem taşıyor. BIST 100’de kritik seviyeler Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.500 ve 14.400 puan seviyeleri destek olarak takip ediliyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 14.700 ve 14.800 puan seviyeleri direnç konumunda bulunuyor. Endeksin 14.500 seviyesinin üzerinde tutunup tutunamayacağı kısa vadeli görünüm açısından öne çıkarken, gün içerisinde küresel piyasalardaki hareketler ve Jackson Hole’dan gelecek mesajların Borsa İstanbul’un yönü üzerinde etkili olması bekleniyor.

Türk lirasının reel değeri temmuzda yükseldi Haber

Türk lirasının reel değeri temmuzda yükseldi

TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksi bir önceki aya göre 0,39 puan artarak 105,96'ya yükselirken, Türk lirasının reel olarak değer kazanmayı sürdürdüğü görüldü. TCMB'nin yayımladığı Reel Efektif Döviz Kuru Gelişmeleri'ne göre, 2025=100 bazlı TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksi temmuz ayında 105,96 seviyesine çıktı. Endeks haziran ayında 105,57 olarak kaydedilmişti. ÜFE bazlı endeks de yükseldi Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) bazlı reel efektif döviz kuru endeksi de temmuz ayında yükseliş gösterdi. Endeks, aylık bazda 0,43 puan artarak 101,50 seviyesine ulaştı. Yıllık bazda dikkat çeken artış Türk lirasının reel değeri geçen yılın aynı ayına göre de yükselişini sürdürdü. TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksi: 9,50 puan arttı.Yİ-ÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksi: 4,29 puan yükseldi.Dolar ve avro yükseldi TCMB verilerine göre temmuz ayında; ABD doları, Türk lirası karşısında ortalama yüzde 1,76 değer kazandı.Avro ise ortalama yüzde 0,77 yükseldi.Enflasyon endeksi yukarı taşıdı Temmuz ayında Türkiye'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 1,78, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise yüzde 1,52 arttı. TCMB değerlendirmesine göre, yurt içi enflasyondaki artış reel efektif döviz kuru endeksini yukarı yönlü desteklerken, dünya enflasyonundaki değişim ve nominal döviz kuru sepetindeki hareketler endeksi aşağı yönlü etkiledi. Reel efektif döviz kuru neyi gösteriyor? Reel efektif döviz kuru, Türk lirasının dış ticaret yapılan ülkelerin para birimleri karşısındaki değerini, ülkeler arasındaki fiyat düzeylerini de dikkate alarak ölçen önemli bir göstergedir. Endeksin yükselmesi Türk lirasının reel olarak değer kazandığını, gerilemesi ise reel değer kaybettiğini ifade ediyor.

Türkiye ihracatta temmuz rekorunu kırdı Haber

Türkiye ihracatta temmuz rekorunu kırdı

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, temmuz ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı. Verilere göre Türkiye'nin ihracatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,9 artış göstererek 25,6 milyar dolar oldu. Bu rakam, Türkiye'nin şimdiye kadar ulaştığı en yüksek temmuz ayı ihracatı olarak kayıtlara geçti. 19 sektör ihracatını artırdı Temmuz ayında 19 sektör ihracatını artırırken, 7 sektörde ise geçen yılın aynı ayına göre gerileme yaşandı. İhracattaki artışın sektörlerin büyük bölümüne yayılması, dış ticaretteki olumlu görünümü destekledi. İlk yedi ayda ihracat 161,6 milyar dolar Ocak-temmuz döneminde Türkiye'nin ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 artış göstererek 161,6 milyar dolara ulaştı. Son 12 aylık ihracat ise yine yüzde 3,4 artışla 278,6 milyar dolar seviyesine yükseldi. İthalat 33 milyar dolar oldu Temmuz ayında ithalat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,2 artarak 33 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu gelişmeyle birlikte temmuz ayı dış ticaret açığı 7 milyar 368 milyon dolar oldu. Ocak-temmuz döneminde dış ticaret açığı 60 milyar 508 milyon dolar olarak hesaplanırken, son 12 aylık dönemde açık 96 milyar 758 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bakan Bolat: Dış ticaret açığı kontrol altında Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dış ticaret açığındaki görünümün yönetilebilir seviyede olduğunu belirterek istikrarlı tablonun sürdüğünü ifade etti. Bolat ayrıca döviz paritesindeki gelişmelerin temmuz ayı dış ticaret performansını olumsuz etkilediğini belirterek, parite etkisinin yaklaşık 300 milyon dolar aşağı yönlü gerçekleştiğini söyledi. Hazır olduğunuzda bu haber için de Ekometre Gazetesi tarzına uygun, aydınlık, gerçekçi, yazısız haber görselini hazırlayayım.

Dış ticaret açığı haziranda 10,4 milyar dolar oldu Haber

Dış ticaret açığı haziranda 10,4 milyar dolar oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan geçici dış ticaret verilerine göre, dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,2 artarak 10 milyar 370 milyon dolara yükseldi. Genel ticaret sistemi kapsamında hazırlanan verilere göre, Haziran ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,7 artışla 24 milyar 915 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 23 artarak 35 milyar 285 milyon dolara ulaştı. Böylece ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 71,4'ten yüzde 70,6'ya geriledi. Yılın ilk altı aylık döneminde ise ihracat yüzde 3,5 artışla 135 milyar 980 milyon dolara, ithalat yüzde 4,6 yükselişle 189 milyar 120 milyon dolara çıktı. Ocak-Haziran döneminde dış ticaret açığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artarak 53 milyar 140 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 72,6'dan yüzde 71,9'a geriledi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda da dış ticaret hacmindeki artış sürdü. Haziran ayında enerji ve altın hariç ihracat yüzde 23,2 artışla 23 milyar 302 milyon dolara, ithalat ise yüzde 24,3 yükselişle 28 milyar 16 milyon dolara ulaştı. Bu kapsamda enerji ve altın hariç dış ticaret açığı 4 milyar 713 milyon dolar olurken, dış ticaret hacmi yüzde 23,8 artarak 51 milyar 318 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 83,2 olarak hesaplandı. Haziran verileri, dış ticarette ihracatın güçlü performansını koruduğunu ancak ithalattaki daha hızlı artışın dış ticaret açığını genişletmeye devam ettiğini ortaya koydu. Önümüzdeki dönemde küresel talep koşulları, enerji fiyatları ve döviz kuru gelişmelerinin dış ticaret dengesi üzerinde belirleyici olmayı sürdüreceği değerlendiriliyor.

Çin Merkez Bankası faizleri değiştirmedi Haber

Çin Merkez Bankası faizleri değiştirmedi

Buna göre bir yıllık kredi referans faizi yüzde 3,00, konut kredileri başta olmak üzere uzun vadeli krediler için esas alınan beş yıllık faiz oranı ise yüzde 3,50 seviyesinde korundu. Böylece Çin, politika faizlerinde üst üste 14'üncü ayda da değişikliğe gitmedi. Karar, küresel piyasalarda sürpriz olarak değerlendirilmedi. Son haftalarda açıklanan ekonomik veriler, Çin ekonomisinde büyümenin hız kestiğine işaret etse de, Pekin yönetiminin kapsamlı bir parasal genişleme yerine hedefe yönelik destek politikalarını tercih ettiği görülüyor. Uzmanlar, Çin yönetiminin para politikasında istikrarı korurken maliye politikası araçlarını daha etkin kullanmayı planladığını değerlendiriyor. Çin ekonomisinde ihracat güçlü seyrini korurken, iç tüketim ve gayrimenkul sektöründeki zayıflık dikkat çekiyor. Bu nedenle piyasalarda, yılın ikinci yarısında ekonomiyi destekleyecek yeni teşvik paketleri ve mali önlemlere ilişkin beklentiler güç kazanmış durumda. Küresel piyasalara etkisi PBOC'nin faizleri sabit tutması, Asya piyasalarında önemli bir dalgalanmaya yol açmadı. Ancak karar; bakır, demir cevheri, enerji ve diğer sanayi emtialarına yönelik talep beklentileri açısından yakından takip ediliyor. Çin'in büyüme performansı, küresel tedarik zincirleri ve uluslararası ticaret hacmi üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Ekonomi çevreleri, Çin'de güçlü ve sürdürülebilir bir iç talep oluşmasının küresel ekonomik toparlanma açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Bu nedenle yatırımcılar, faiz kararından çok önümüzdeki dönemde açıklanabilecek yeni destek paketlerine odaklanmış durumda. Bursa sanayisi için neden önemli? Türkiye'nin ihracat ve üretim üslerinden biri olan Bursa da Çin ekonomisindeki gelişmeleri yakından izliyor. Otomotiv, makine, tekstil, metal ve yan sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar açısından Çin'deki talep görünümü, hammadde fiyatları ve küresel rekabet koşulları üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Özellikle çelik, alüminyum, kimyasal ürünler ve elektronik bileşenlerde Çin kaynaklı fiyat hareketleri, üretim maliyetlerini etkileyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle PBOC'nin para politikası kararları, yalnızca Asya piyasaları için değil, ihracat odaklı Türk sanayisi açısından da dikkatle takip edilen gelişmeler arasında bulunuyor. Ekonomistler, Çin ekonomisinde yılın ikinci yarısında atılacak adımların, küresel büyüme görünümü kadar Türkiye'nin dış ticaret performansı üzerinde de etkili olabileceğini ifade ediyor.

Başkan Öztürk: “Konya’mız yılın ilk yarısını ihracatta güçlü bir performansla tamamladı” Haber

Başkan Öztürk: “Konya’mız yılın ilk yarısını ihracatta güçlü bir performansla tamamladı”

Konya’nın haziran ayında ihracatını yüzde 25,5 artırarak 302 milyon 412 bin dolara ulaştırdığını ifade eden Başkan Öztürk, yılın ilk yarısında ise şehrin ihracatının yüzde 3,4 artışla 1 milyar 691 milyon dolar seviyesine yükseldiğini söyledi. Konya’nın üretim, ticaret ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisine değer katmaya devam ettiğini belirten Başkan Öztürk, “Küresel ekonomide belirsizliklerin, finansman şartlarında sıkılaşmanın ve ihracat pazarlarında yoğun rekabetin yaşandığı bir dönemde Konya’mızın ihracatını artırması son derece kıymetlidir. Haziran ayında Türkiye ihracatı yüzde 21,8 artarken, Konya ihracatının yüzde 25,5 artış göstermesi, şehrimizin üretim gücünü ve ihracatçı firmalarımızın dinamizmini açıkça ortaya koymuştur” dedi. “Konya haziran ayında 302,4 milyon dolar ihracata ulaştı” TİM verilerine göre Türkiye’nin Haziran 2026 ihracatı 21 milyar 804 milyon dolar olarak gerçekleşirken, Konya’nın aynı dönemdeki ihracatı 302 milyon 412 bin dolar oldu. “Konya il bazında ihracatımız 2025 yılının haziran ayına göre yüzde 25,5, 2026 yılı mayıs ayına göre ise yüzde 10,8 oranında artmıştır. Bu tablo, Konya iş dünyasının değişen şartlara hızlı uyum sağlama kabiliyetini, üretimden vazgeçmeyen güçlü duruşunu ve yeni pazarlara erişme iradesini göstermektedir” ifadelerini kullandı. “İlk yarıda ihracatımız 1,691 milyar dolara yükseldi” 2026 yılının ilk altı ayında Konya’nın ihracatının 1 milyar 691 milyon 66 bin dolara ulaştığını ifade eden Başkan Öztürk, ilk yarı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 arttığını söyledi. Öztürk, “Yılın ilk yarısında elde ettiğimiz bu sonuç, Konya’nın üretim altyapısının, girişimci ruhunun ve ihracat potansiyelinin güçlü şekilde devam ettiğini göstermektedir. Sanayicimiz, ihracatçımız ve çalışanlarımız zor şartlara rağmen üretmeye, satmaya, yeni pazarlara ulaşmaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam etmektedir. Bu başarıda emeği olan tüm firmalarımızı, ihracatçılarımızı ve alın teriyle üretime katkı sunan çalışanlarımızı gönülden tebrik ediyorum” dedi. “KTO olarak ihracatçımızın yanında olmaya devam ediyoruz” Konya Ticaret Odası olarak ihracatın artırılması, firmaların yeni pazarlara açılması ve dış ticaret kapasitelerinin geliştirilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Başkan Öztürk, KTO’nun eğitim, bilgilendirme, B2B organizasyonları, dış ticaret programları, fuar çalışmaları ve alım heyetleriyle üyelerin yanında olduğunu vurguladı. Başkan Öztürk, “KTO olarak üyelerimizin küresel pazarlarda daha güçlü yer alması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dış ticaret eğitimlerimiz, ihracata yönelik bilgilendirme programlarımız, ikili iş görüşmeleri organizasyonlarımız, fuar çalışmalarımız ve uluslararası iş birliklerimizle firmalarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Temel hedefimiz; Konya’mızın ihracatçı firma sayısını artırmak, mevcut ihracatçılarımızın pazar çeşitliliğini güçlendirmek ve şehrimizin Türkiye ihracatından aldığı payı daha yukarı taşımaktır” diye konuştu. “Hedefimiz daha güçlü, daha katma değerli ihracat” Konya’nın makineden otomotiv yan sanayine, tarım makinelerinden gıdaya, ayakkabıdan mobilyaya, savunma sanayinden birçok üretim alanına kadar geniş bir ihracat kapasitesine sahip olduğunu belirten Başkan Öztürk, yeni dönemde katma değerli üretim, markalaşma, dijitalleşme ve pazar çeşitliliğinin daha da önem kazanacağını söyledi. Öztürk, “Konya’nın ihracatta daha güçlü hedeflere ulaşacak potansiyele sahip olduğuna yürekten inanıyoruz. Bunun için üretim kapasitemizi artırmamız, teknolojik dönüşümü hızlandırmamız, katma değeri yüksek ürünlere yönelmemiz ve firmalarımızı yeni pazarlara daha etkin şekilde taşımamız gerekiyor. Konya Ticaret Odası olarak bu hedef doğrultusunda üyelerimizin yanında olmaya, şehrimizin ihracat vizyonuna katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Başkan Öztürk, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Haziran ayında ve yılın ilk yarısında ortaya çıkan ihracat performansı, Konya iş dünyasının azmini, üretim gücünü ve rekabet kabiliyetini bir kez daha göstermiştir. Şehrimizin ekonomisine, istihdamına ve ihracatına katkı sunan tüm sanayicilerimizi, tüccarlarımızı, ihracatçılarımızı ve çalışanlarımızı tebrik ediyor; Konya’mızın daha güçlü ihracat hedeflerine hep birlikte ulaşacağına inanıyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.