SON DAKİKA
Hava Durumu

#Diplomasi

Ekometre - Diplomasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diplomasi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti Haber

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti

Brent petrolün varil fiyatı 103,73 dolara çıkarken, piyasalarda Orta Doğu’daki diplomasi trafiği ve petrol arzına ilişkin gelişmeler yakından izleniyor. Brent vadeli kontratları yüzde 1,11 artışla 103,73 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı yüzde 0,38 artarak 89,72 dolara ulaştı. Eylülde güçlü yükseliş Brent petrolün eylül ayını yaklaşık yüzde 14 yükselişle tamamlaması bekleniyor. Bu gerçekleşirse Temmuz 2026’dan bu yana en güçlü aylık artış kaydedilmiş olacak. WTI’ın ise eylül ayını yaklaşık yüzde 4 yükselişle tamamlaması öngörülüyor. İki petrol türü arasındaki fiyat farkı da ay içerisinde dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Trump yaptırım haberlerini reddetti Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump yönetiminin İran’ın nükleer programıyla ilgili somut adımlar atması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına yönelik bir seçeneği değerlendirdiği öne sürüldü. Trump ise Truth Social hesabından yaptığı açıklamayla söz konusu iddiayı reddetti. ABD Başkanı, İran’a böyle bir teklif sunulmadığını belirtti. Trump’ın açıklaması, İran konusunda diplomatik çözüm ihtimaline ilişkin piyasa beklentilerinin yeniden değerlendirilmesine yol açarken petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket görüldü. Katar diplomasi trafiğini sürdürüyor Katar, Washington ile Tahran arasındaki temasların ilerletilmesine yönelik diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed al-Ansari, taraflar arasında mesaj alışverişinin devam ettiğini ve çatışmanın etkilerini sınırlayabilecek ortak bir zemin oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Diplomatik temasların seyri, petrol piyasasında jeopolitik risk priminin yönü açısından önem taşıyor. Hürmüz’den petrol akışı toparlanıyor Arz tarafında ise Hürmüz Boğazı’ndan gerçekleştirilen petrol sevkiyatlarına ilişkin gelişmeler takip ediliyor. Kpler verilerine göre Orta Doğu’nun önde gelen üreticilerinin ham petrol ihracatı eylül ayında günlük 16,328 milyon varile yükseldi. Bu seviyenin, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın şubat sonunda başlamasından bu yana görülen en yüksek ihracat hacmi olduğu belirtiliyor. İhracattaki toparlanmada Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin sevkiyatlarını artırması etkili oldu. Yanbu’dan petrol yüklemeleri yeniden başladı Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı’ndaki faaliyetlerin yeniden başlamasının ardından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’ndan petrol tankerlerine yükleme işlemlerini yeniden başlattığı bildirildi. Yanbu üzerinden yapılan yüklemelerin yeniden başlaması, Hürmüz Boğazı dışındaki alternatif sevkiyat kapasitesinin kullanılması açısından piyasaların yakından takip ettiği gelişmeler arasında yer alıyor. ABD petrol stokları arttı ABD’de ise petrol stoklarına ilişkin veriler piyasaların gündeminde. Piyasa kaynaklarına göre, 25 Eylül’de sona eren haftada ABD ham petrol stokları 1,02 milyon varil arttı. Aynı dönemde benzin stoklarında da yükseliş görülürken distilat stokları geriledi. Piyasalarda oynaklık devam ediyor MST Marquee Enerji Araştırmaları Başkanı Saul Kavonic, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışlarının toparlandığına ilişkin işaretlerin arttığını, ancak petrol taşımacılığının hâlâ maliyetli ve kısıtlı olduğunu belirtti. Petrol piyasasında fiyatların yönü, ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndaki akışların seyri, Suudi Arabistan’ın alternatif sevkiyat kapasitesi ve ABD’nin olası dizel ihracat düzenlemeleri tarafından şekillenmeye devam ediyor.

Hürmüz için kritik diplomasi Haber

Hürmüz için kritik diplomasi

Associated Press’e konuşan bölgesel ve ABD’li yetkililere göre arabulucular, iki taraf arasında çatışmaların sona ermesini ve boğazın yeniden açılmasını sağlayacak kapsamlı bir anlaşma üzerinde çalışıyor. İran’ın geçen hafta sunduğu ve Hürmüz Boğazı’nın yedi gün içinde yeniden açılmasını öngören teklif ABD Başkanı Donald Trump tarafından kamuoyu önünde reddedilmişti. Buna karşın AP’nin son haberine göre perde arkasındaki arabuluculuk girişimleri devam ediyor. Arabuluculuk trafiği yeniden hızlandı AP’ye konuşan üç bölgesel yetkili ile iki ABD’li yetkili, arabulucuların hem Washington hem de Tahran ile temas halinde olduğunu ve dolaylı müzakerelerin yeniden başlamasının beklendiğini aktardı. Görüşmelerin merkezinde çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden gemi trafiğine açılması bulunuyor. Anlaşmanın ilk aşamasında Hürmüz hedefleniyor Görüşülen taslakta ilk aşamada Hürmüz Boğazı’nın yeniden ulaşıma açılması ve ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının kaldırılması öngörülüyor. Daha sonraki aşamada ise yaptırımların kaldırılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin başlıkların ele alınması planlanıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin geçen hafta açıkladığı teklifte de ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması, İran petrolüne yönelik yaptırımları hafifletmesi ve Lübnan’ı da kapsayan bir ateşkes sağlanması karşılığında Hürmüz’ün yedi gün içinde açılması önerilmişti. Trump teklifi reddetti ancak temas kapısı kapanmadı Trump, İran’ın teklifini kabul etmediğini açıklarken, ABD’li yetkililerin İran ile görüşmeleri sürdürmesi bekleniyor. AP’nin son haberinde de ABD’nin İran’ın teklifini resmi olarak kabul etmediği, ancak arabulucuların yeni bir uzlaşma zemini oluşturmak için çalışmayı sürdürdüğü bildirildi. Nükleer dosya anlaşmanın kilit başlıklarından Washington’ın beklentileri arasında İran’ın nükleer programına ilişkin tavizler de bulunuyor. AP’ye göre ABD tarafı, nükleer müfettişlerin İran’a yeniden erişim sağlaması gibi adımların görüşmelerin bir parçası olmasını istiyor. İran ise Hürmüz’ün açılması karşılığında ABD’nin ekonomik baskıyı hafifletmesini ve nükleer görüşmelerin yeniden başlatılmasını talep ediyor. Tahran’ın son önerisi, Haziran ayında kısa sürede çöken mutabakatın bazı unsurlarını yeniden gündeme getiriyor. Katar arabuluculuk sürecinde öne çıkıyor Diplomatik temaslarda Katar önemli bir arabulucu rolü üstleniyor. Erakçi’nin Katarlı arabulucularla görüşmesi ve ABD’nin yanıtının İran tarafına iletilmesi bekleniyor. İran yönetimi, bundan sonraki adımlarını Washington’dan gelecek resmi yanıta göre belirleyeceğini ifade ediyor. Hürmüz küresel enerji piyasasının odağında Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji ticaretini de etkiliyor. AP’ye göre savaşın başlamasının ardından Körfez ülkeleri petrol ihracatını alternatif güzergâhlara yönlendirmeye çalışırken, taşıma maliyetleri ve enerji piyasalarındaki riskler yükseldi. Brent petrolünün 108 doların üzerine çıkması da Hürmüz’deki belirsizliğin enerji piyasaları üzerindeki etkisini gündemde tutuyor. Babülmendep cephesindeki risk de sürüyor Diplomatik sürecin bir diğer önemli boyutunu Kızıldeniz’in güney girişindeki Babülmendep Boğazı oluşturuyor. AP, İran destekli Husilerin bölgedeki faaliyetlerinin enerji ve deniz taşımacılığı üzerindeki baskıyı artırdığını bildiriyor. İran ise Husilerin kendi talepleri doğrultusunda hareket ettiğini ve Suudi Arabistan ile yaşanan gerilimin ABD-İran çatışmasından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bununla birlikte Tahran, taraflar arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu belirtiyor. Diplomasi sürüyor, anlaşmazlıklar devam ediyor ABD ile İran arasındaki temel anlaşmazlıklar henüz aşılmış değil. Hürmüz Boğazı’nın açılması, ABD ablukasının kaldırılması, petrol yaptırımları, nükleer program ve bölgesel ateşkes başlıkları müzakerelerin ana gündemini oluşturuyor. Trump’ın İran’ın son teklifini reddettiğini açıklamasına rağmen arabulucuların temaslarını sürdürmesi, diplomatik kanalın tamamen kapanmadığını gösteriyor. Ancak AP’nin aktardığına göre taraflar arasındaki önemli görüş ayrılıkları devam ediyor.

Merkel’in anıları Avrupa siyasetinin perde arkasını açıyor Haber

Merkel’in anıları Avrupa siyasetinin perde arkasını açıyor

Avro krizinden göç politikalarına, Avrupa Birliği’nin geleceğinden NATO’ya, Ukrayna’dan Rusya ile ilişkilere uzanan eser; kriz yönetimi, siyasi liderlik ve diplomasi alanlarında birinci elden tanıklıklar sunuyor. Türkiye’nin Avrupa’nın göç politikasındaki rolüne de geniş yer ayıran kitap, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler öğrencileri için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Angela Merkel’in Doğu Almanya’da geçen çocukluk yıllarından Berlin Duvarı’nın yıkılışına, bilim insanlığından Almanya’nın ilk kadın şansölyesi oluşuna uzanan yaşamını anlatan Özgürlük: Anılar 1954–2021, Kadim Yayınları etiketiyle Türkçede okurla buluştu. Deniz Weber’in çevirisiyle yayımlanan 720 sayfalık eser, Merkel’in kişisel hikâyesi üzerinden Avrupa’nın geçirdiği dönüşümü ve küresel siyasette değişen güç dengelerini ele alıyor. Liderler arasında kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler, ülkeler arasındaki çıkar çatışmaları ve kriz dönemlerinde alınan kararlar, dönemin en etkili siyasi aktörlerinden birinin gözünden aktarılıyor. Kriz anlarında masada hangi seçenekler vardı? Angela Merkel’in 2005–2021 yıllarını kapsayan görev dönemi, Avrupa ve dünya siyasetinin en sert sınavlarına sahne oldu. Avro Bölgesi’ni sarsan ekonomik kriz, Avrupa Birliği’nin geleceğine ilişkin tartışmalar, artan göç hareketleri, NATO’nun değişen rolü, Ukrayna meselesi, Rusya ile yürütülen ilişkiler, Donald Trump dönemi ve pandemi kitabın başlıca siyasi konularını oluşturuyor. Merkel, yalnızca aldığı kararları değil, bu kararlar öncesinde masada bulunan seçenekleri, karşılaştığı itirazları ve değerlendirdiği riskleri de anlatıyor. Kamuoyuyla paylaşmadığı tereddütlerine de yer veren eski Almanya Şansölyesi, siyasi kararların hangi baskılar, belirsizlikler ve çıkar dengeleri içinde şekillendiğini ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser; kriz yönetimi, siyasi liderlik, Avrupa siyaseti, diplomasi ve uluslararası güvenlik alanlarında çalışan öğrenciler, akademisyenler ve araştırmacılar için birinci elden değerlendirmeler sunan önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Merkel’in anlatımında Türkiye krizin kilit aktörü Kitabın Türkiye’ye ayrılan bölümlerinde, 2015 yılında Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı mülteci krizinin perde arkası dikkat çekiyor. Merkel, Suriye’de başlayan savaşın ardından üç milyondan fazla insanın Türkiye’ye sığındığını hatırlatırken, Avrupa’nın Türkiye’nin üstlendiği ağır sorumluluğu uzun süre yeterince görmediğini ve gerektiği ölçüde takdir etmediğini ifade ediyor. Türkiye’de yaşayan mültecilerin sağlık ve eğitim hizmetlerine ulaşabilmesi, çalışma imkânı bulabilmesi ve kendilerine bir gelecek kurabilmesi için Avrupa Birliği’nin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunan Merkel, Türkiye’nin katkısı olmadan Ege’deki geçişlerin düzenlenmesinin ve insan kaçakçılığıyla etkili biçimde mücadele edilmesinin mümkün olmadığını anlatıyor. Eserde, Merkel ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yürütülen diplomasiye ilişkin ayrıntılara da yer veriliyor. New York ve İstanbul’daki görüşmelerden AB–Türkiye Eylem Planı’na, vize serbestisi tartışmalarından 18 Mart 2016 tarihli AB–Türkiye Mutabakatı’na uzanan süreci aktaran Merkel, hem Avrupa’dan hem de kendi ülkesinden gelen eleştirilere rağmen Türkiye ile iş birliğinde neden ısrar ettiğini açıklıyor. Merkel’in kitapta yer alan, “Bu süreci düzenlemek ve yönetmek ancak Türkiye ile birlikte mümkündü ve bunun ertelenmeye tahammülü yoktu” sözleri, Türkiye işe iş birliğine verdiği önemi açık biçimde ortaya koyuyor. Mutabakatın ardından Balkan güzergâhı üzerinden Kuzey Avrupa’ya ulaşan mülteci sayısının %95 oranında azalması da iş birliğinin somut sonuçlarından biri olarak aktarılıyor. Beyaz Saray’dan Kremlin’e uzanan diplomasi trafiği Kitapta Beyaz Saray’dan Kremlin’e uzanan yoğun diplomasi trafiğine de geniş yer ayrılıyor. Merkel; Vladimir Putin ve Donald Trump başta olmak üzere dünya liderleriyle gerçekleştirdiği görüşmeleri, ortak karar almanın zorlaştığı anları ve devletler arasındaki güç mücadelesini kendi tanıklığıyla anlatıyor. Bu anlatım, uluslararası ilişkiler teorilerinin somut siyasi gelişmeler üzerinden incelenmesine imkân sağlıyor. Diplomatik müzakerelerin nasıl yürütüldüğü, liderlerin devletler arası ilişkilerdeki etkisi ve kriz dönemlerinde verilen kararların uzun vadeli sonuçları somut olaylar üzerinden izlenebiliyor. Tartışılan kararlarını yıllar sonra yeniden değerlendiriyor Özgürlük: Anılar 1954–2021, olayları kronolojik biçimde aktarmakla yetinmiyor. Merkel, iktidarı döneminde aldığı ve uzun süre tartışılan kararları yıllar sonra yeniden değerlendiriyor; hangi seçeneklerle karşı karşıya kaldığını, hangi riskleri gözettiğini ve tercihlerini hangi gerekçelerle yaptığını açıklıyor. Siyasi gücün sınırları, liderlik sorumluluğu, özgürlük anlayışı ve demokratik yönetim gibi kavramlar da Merkel’in kişisel deneyimleri üzerinden ele alınıyor. Hayatının ilk 35 yılını Doğu Almanya’da geçiren Merkel’in özgürlükle kurduğu ilişki, kitabın düşünsel zeminini oluşturuyor. Seyahat etmenin, düşüncelerini açıklamanın ve kendi yaşamı hakkında karar vermenin devlet tarafından sınırlandırıldığı bir sistemde büyüyen Merkel, özgürlüğün kendiliğinden var olmadığını, kazanılması ve korunması gerektiğini vurguluyor. Almanya’nın ilk kadın şansölyesinin yaşamı ve siyasi deneyimleri üzerinden şekillenen eser; siyaset, toplum, birey ve iktidar arasındaki ilişkiye yakından bakma imkânı sunuyor.

Trump’tan Pezeşkiyan’a görüşme mesajı Haber

Trump’tan Pezeşkiyan’a görüşme mesajı

İran konusunda karar aşamasında olduğunu belirten Trump, yakın gelecekte “büyük gelişmeler” yaşanabileceğini söyledi. Açıklamalar, ABD ile İran arasındaki savaşın ardından diplomatik temas beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Trump’tan İran konusunda dikkat çeken mesaj ABD ile İran arasındaki savaş ve bölgesel gerilim devam ederken, diplomasi ihtimali yeniden gündeme geldi. ABD Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bu hafta New York’ta görüşme olasılığına açık olduğunu belirtti. Fox News’e konuşan Trump, İran konusunda henüz nihai kararını vermediğini ifade etti. ABD Başkanı, yakın zamanda önemli gelişmeler yaşanabileceği mesajını verirken, Washington ile Tahran arasındaki olası diplomatik temaslara ilişkin beklentileri artırdı. Trump ayrıca İran’ın bundan sonraki süreçte daha temkinli hareket etmesi gerektiğini söyledi. Pezeşkiyan da New York’ta bulunacak İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları kapsamında New York’ta bulunması bekleniyor. Trump’ın da aynı dönemde kentte temaslar gerçekleştirecek olması, iki lider arasında görüşme ihtimalini gündeme getirdi. Ancak Trump ile Pezeşkiyan arasında kesinleşmiş resmi bir görüşme takvimi bulunmuyor. Piyasalar diplomasi ihtimaline odaklandı Trump’ın açıklamaları, ABD ile İran arasındaki çatışmanın diplomatik yollarla hafifletilebileceği beklentisini güçlendirdi. Enerji piyasalarında da savaşın sona ermesine yönelik bir diplomatik kanal açılması ihtimali yakından takip ediliyor. Brent petrolün varil fiyatı 102 doların altına gerilerken, Batı Teksas tipi ham petrol yaklaşık 98 dolar seviyesinde işlem gördü. Piyasalarda, diplomatik gelişmelerin Orta Doğu kaynaklı arz risklerini azaltabileceği değerlendiriliyor. Hürmüz Boğazı’nda enerji akışı sürüyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının devam etmesi de etkili oldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Başkanı Amiral Brad Cooper, son iki haftada Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz miktarının son altı ayın en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı. Cooper, boğazdaki ana geçiş güzergâhlarının mayınlardan temizlendiğini ve Basra Körfezi ülkelerinin son aylarda Hürmüz Boğazı üzerinden 1 milyar varilden fazla ham petrol sevk ettiğini belirtti. Petrol piyasasında arz baskısı tartışılıyor Guotai Junan Futures Kıdemli Petrol Analisti Xuyi Zhao, petrol piyasasının görünümünde değişim yaşandığını söyledi. Zhao, piyasanın sürekli kötüleşen arz koşullarının hâkim olduğu bir görünümden, arz sıkışıklığının en sert bölümünün geride kalmış olabileceğinin tartışıldığı yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti. Bununla birlikte Zhao, petrol fiyatlarında kalıcı bir düşüş trendinin başladığını söylemek için erken olduğunu ifade etti. Analist, Brent petrolün varil fiyatının 100 dolar civarında dengelenebileceği değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı’nın stratejik rolü gündemde Enerji piyasalarında Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve LNG ticaretindeki gelecekteki rolü de tartışılıyor. Katar Enerji Bakanı Saad Al-Kaabi, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın Hürmüz Boğazı’nın iki yıl içinde stratejik önemini kaybedebileceği yönündeki değerlendirmesine karşı çıktı. Al-Kaabi, boğazın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretindeki önemini koruyacağını savundu. BM Genel Kurulu’nda kritik temaslar bekleniyor Donald Trump’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında İran’ın yanı sıra Çin ve Körfez ülkelerinin liderleriyle de görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu nedenle New York’taki diplomatik temaslar, ABD-İran savaşının geleceği ve bölgedeki enerji arzının seyri açısından yakından izlenecek. Trump ile Pezeşkiyan arasında doğrudan bir görüşme gerçekleşmesi halinde, bu temas savaşın ardından iki ülke arasındaki diplomasi süreci açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

Petrol piyasasında tansiyon düşüyor Haber

Petrol piyasasında tansiyon düşüyor

Brent petrolün varil fiyatı 101 dolar seviyesine gerilerken, düşüş serisi dördüncü işlem gününe taşındı. Piyasada jeopolitik risk priminin azalması ve bölgedeki petrol akışının beklenenden güçlü seyretmesi, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Petrol fiyatlarında düşüş hızlandı Kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı gün içinde yüzde 2'yi aşan düşüşle 101,71 dolara kadar geriledi. ABD tipi Batı Teksas petrolü (WTI) ise yüzde 2'nin üzerinde değer kaybederek 98,15 doları gördü. Böylece Brent petrol, haziran ayından bu yana en uzun günlük düşüş serisine yöneldi. Petrol piyasasındaki satışlarda, ABD ile İran arasında diplomatik temas ihtimalinin güçlenmesi ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının tamamen durmadığına ilişkin veriler etkili oldu. Diplomasi beklentisi risk primini azalttı ABD ile İran arasında diplomatik bir çözüm ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi, savaşın enerji arzı üzerindeki etkilerine yönelik endişelerin kısmen hafiflemesini sağladı. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, ABD-İran savaşında gerilimi azaltabilecek diplomatik bir yol ortaya çıkabileceği beklentisinin petrol fiyatlarındaki risk priminin bir bölümünü ortadan kaldırdığını belirtti. Piyasalar, savaşın seyri ve enerji arzına yönelik olası etkiler açısından diplomatik gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürüyor. Trump-Pezeşkiyan görüşmesi gündemde ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York'ta bulunması beklenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olabileceğini söyledi. Trump'ın aynı hafta Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Körfez ülkelerinin liderleriyle de temaslarda bulunması bekleniyor. Piyasalarda, bu görüşmelerden ABD-İran savaşının geleceğine ilişkin diplomatik bir sinyal çıkıp çıkmayacağı takip ediliyor. Bununla birlikte taraflar arasındaki karşılıklı tehditlerin sürdüğü ve henüz somut bir ateşkes anlaşmasının bulunmadığı belirtiliyor. Hürmüz Boğazı'nda enerji akışı sürüyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte etkili olan bir diğer unsur, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının beklenenden daha dirençli seyretmesi oldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, petrol ve LNG hareketlerinin son iki haftada altı ayın en yüksek seviyesine çıktığını bildirirken, piyasa verileri boğazdaki gemi trafiğinin savaş öncesi seviyelere göre hâlâ oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Reuters'ın Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, 13 Eylül haftasında 13 tanker yaklaşık 34 milyon varil petrol taşıyarak Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yaptı. Bu hacmin yaklaşık yarısını Suudi Arabistan sevkiyatları oluşturdu. Buna karşın boğazdan geçen toplam gemi sayısı savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kalmaya devam ediyor. Bu nedenle enerji akışındaki toparlanmanın tam anlamıyla normalleşme anlamına gelmediği değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'ın petrol ihracatı toparlandı Petrol piyasasında arz endişelerini azaltan gelişmelerden biri de Suudi Arabistan'ın ihracatındaki toparlanma oldu. Kpler verilerine göre ülkenin petrol ihracatı ağustos ayında günlük yaklaşık 2,4 milyon varile kadar geriledikten sonra eylülde yeniden günlük 4 milyon varilin üzerine çıktı. Saudi Aramco, Husilerin Doğu-Batı boru hattına yönelik saldırılarının ardından Yanbu üzerinden bazı sevkiyatları durdurmuş, ancak Hürmüz Boğazı üzerinden ihracatı artırmıştı. Suudi Arabistan'ın son günlerde Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği sevkiyatların artması, piyasalarda en olumsuz arz senaryolarına ilişkin endişelerin bir bölümünü hafifletti. Orta Doğu'daki petrol akışı beklentileri aştı JPMorgan analistleri, Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattındaki aksamalara rağmen Orta Doğu'daki petrol akışlarının beklenenden güçlü kaldığına dikkat çekti. Bölgedeki toplam petrol akışının son 10 günde günlük ortalama 17,1 milyon varil seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu seviye, 2025 ortalamasının altında kalmasına rağmen savaş sırasında öngörülen en kötümser arz senaryolarına kıyasla daha yüksek bir akışa işaret ediyor. Petrol sevkiyatlarının tamamen durmaması, piyasalarda arz açığına ilişkin beklentilerin yeniden değerlendirilmesine neden oluyor. Brent petrolde 100 dolar seviyesi izleniyor Guotai Junan Futures Kıdemli Petrol Analisti Xuyi Zhao, piyasanın giderek "arz koşulları daha ne kadar kötüleşebilir?" sorusundan "arz sıkışıklığının en kötü bölümü geride kalmış olabilir mi?" sorusuna geçtiğini belirtti. Zhao, buna rağmen kalıcı bir düşüş trendinin oluştuğunu söylemek için erken olduğunu ve Brent petrol fiyatının kısa vadede 100 dolar civarında dengelenebileceğini değerlendirdi. Bu değerlendirme, petrol fiyatlarının sert yükselişin ardından daha yatay ve dalgalı bir seyir izleyebileceğine yönelik beklentileri yansıtıyor. Petrol fiyatları yıl başından bu yana yüksek Son dört işlem günündeki düşüşe rağmen Brent petrol, yıl başından bu yana yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. ABD-İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların aksaması, Husilerin Suudi Arabistan'ın enerji altyapısına yönelik saldırıları ve Rusya-Ukrayna savaşında enerji tesislerinin hedef alınması, petrol fiyatlarını destekleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Özellikle motorin ve diğer rafine petrol ürünlerinde yaşanan fiyat artışları, ham petroldeki yükselişin üzerine çıkarak küresel enflasyon baskısını artırdı. Piyasaların odağında diplomasi ve Hürmüz Boğazı var Petrol fiyatlarının bundan sonraki seyri açısından iki temel gelişme öne çıkıyor. Bunlardan ilki, ABD-İran savaşında diplomatik temasların somut bir sonuca dönüşüp dönüşmeyeceği. İkincisi ise Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının ne ölçüde toparlanacağı. Diplomatik gerilimin azalması ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkelerinin ihracatını artırması, ham petrol üzerindeki jeopolitik risk priminin daha da gerilemesine yol açabilir. Buna karşılık savaşın yeniden şiddetlenmesi veya Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların kesintiye uğraması, Brent petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü hareketi gündeme getirebilir.

Brent petrol 78 doların altını test etti Haber

Brent petrol 78 doların altını test etti

rent petrol gün içinde 78,12 doları görerek 13 Temmuz'dan bu yana en düşük seviyesini test ederken, yatırımcıların odağı ABD'nin resmi petrol stok verilerine çevrildi. Petrol fiyatları, haftanın ilk iki işlem gününde yaşanan sert kayıpların ardından düşüş eğilimini sürdürdü. Küresel piyasalarda, ABD ile İran arasında devam eden gerilimin diplomatik yollarla çözülmesine yönelik girişimler ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yeniden normale dönebileceği beklentisi fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Katar'ın arabuluculuk çalışmalarında ilerleme sağlandığını açıklaması, tarafların uzlaşmaya yaklaşabileceği beklentisini güçlendirirken petrol piyasalarında satışların hız kazanmasına neden oldu. Brent petrolde 13 Temmuz'dan bu yana en düşük seviye Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 0,54 düşüşle varil başına 78,94 dolardan işlem görürken, gün içinde 78,12 dolara kadar gerileyerek 13 Temmuz'dan bu yana en düşük seviyesini gördü. ABD tipi ham petrol (WTI) ise yüzde 0,70 değer kaybederek varil başına 75,28 dolara indi. Brent petrol, Katar'dan gelen diplomasi mesajlarının ardından salı günü de yüzde 5'in üzerinde düşüş kaydederek yeniden 80 dolar seviyesinin altına gerilemişti. Katar'dan diplomasi mesajı Katar yönetimi, ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan diplomatik girişimlerde ilerleme sağlandığını duyurdu. Katar Emirliği'nin açıklamasına göre ABD Başkanı Donald Trump ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Washington ile Tahran arasındaki anlaşmazlıkların azaltılmasına yönelik adımlar ve kalıcı bir uzlaşı ihtimali ele alındı. Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nda enerji sevkiyatının yeniden normalleşebileceği beklentisini güçlendirerek petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. Hürmüz Boğazı kritik önemini koruyor Piyasa analistleri, ABD ile İran arasındaki görüşmelerde en önemli başlıklardan birinin Hürmüz Boğazı olduğunu belirtiyor. Analistlere göre İran'ın boğaz üzerindeki talepleri ve ABD'nin bu konudaki yaklaşımı, diplomatik sürecin yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli şekilde uluslararası deniz trafiğine açılabileceği beklentisi ise küresel petrol arzına ilişkin endişeleri azaltarak fiyatların geri çekilmesine katkı sağlıyor. İran müzakere iddialarını reddediyor ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada İran ile görüşmelerin başladığını ve Tahran yönetiminin anlaşmaya varması için önemli bir fırsat bulunduğunu ifade etmişti. İranlı yetkililer ise ABD ile resmi bir müzakere yürütüldüğü yönündeki iddiaları reddetmeye devam ediyor. Taraflardan gelen farklı açıklamalar, diplomatik sürece ilişkin belirsizliğin sürmesine neden oluyor. ABD petrol stokları arttı Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verilerine göre, 31 Temmuz haftasında ABD'nin ham petrol ve benzin stoklarında artış yaşanırken, distilat yakıt stoklarında düşüş görüldü. Ham petrol stoklarının yaklaşık 2,7 milyon varil artması, arzın talebe kıyasla güçlendiğine işaret ederek petrol fiyatları üzerinde ilave baskı oluşturdu. Piyasaların gözü resmi stok verilerinde Piyasalar şimdi ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) çarşamba günü TSİ 17.30'da açıklayacağı resmi petrol stok verilerine odaklandı. Uzmanlar, hem stok verilerinin hem de ABD-İran hattındaki diplomatik gelişmelerin petrol fiyatlarının kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.

İran'dan ABD ile müzakerelere açık kapı Haber

İran'dan ABD ile müzakerelere açık kapı

Açıklama, enerji piyasalarında ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin risk algısında diplomasi beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. İran, ABD ile diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin dikkat çeken bir mesaj verdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ulusal çıkarların korunması şartıyla Washington yönetimiyle müzakerelerin yeniden başlamasının mümkün olduğunu belirtti. Tahran'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Bekayi, çeşitli arabulucu ülkeler aracılığıyla İran'a mesajlar iletildiğini ifade ederek, diplomasi seçeneğinin tamamen masadan kalkmadığını söyledi. Bekayi, "Ulusal çıkarlarımız gözetildiği takdirde ABD ile müzakerelerin yeniden başlaması mümkün. İran, gerektiğinde diplomasiyle, gerektiğinde ise savunma araçlarıyla ulusal çıkarlarını korumaya devam edecektir." ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı vurgusu İran yönetimi, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı konusundaki tutumunu da yineledi. Bekayi, boğaz üzerindeki egemenlik haklarının tartışmaya açık olmadığını belirterek, Hürmüz'ün İran'ın milli güvenliğini tehdit edecek şekilde kullanılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu nedenle bölgede yaşanabilecek her gelişme, uluslararası petrol fiyatları ve enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Piyasalar diplomasiyi izliyor Ekonomi çevreleri, İran'dan gelen uzlaşı mesajlarının jeopolitik risk primini azaltabilecek gelişmeler arasında değerlendirildiğini belirtiyor. ABD ile İran arasında yeniden diplomatik sürecin başlaması halinde petrol arzına ilişkin endişelerin hafiflemesi ve enerji piyasalarında oynaklığın azalması bekleniyor. Buna karşılık taraflar arasında yeni bir gerilim yaşanması durumunda ise petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü baskı oluşabileceği ifade ediliyor. Türkiye açısından önemi Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından Orta Doğu'daki diplomatik gelişmeler, petrol ve doğal gaz maliyetleri üzerinden enflasyon, cari denge ve üretim maliyetleri üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasalarda, İran ile ABD arasında atılacak diplomatik adımlar yakından takip ediliyor.

Trump, Ankara'da Zelenskiy ve Şara ile görüşecek Haber

Trump, Ankara'da Zelenskiy ve Şara ile görüşecek

Trump'ın programında NATO oturumları, liderler yemeği ve yoğun diplomasi trafiği yer alıyor. Beyaz Saray Baş Basın Sözcü Yardımcısı Anna Kelly ile ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi Matt Whitaker, telekonferansla düzenledikleri basın toplantısında Trump'ın Ankara programına ilişkin bilgi verdi. Buna göre Trump, salı günü Ankara'ya gelecek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek ve NATO liderler yemeğine katılacak. Çarşamba günü ise NATO Liderler Zirvesi oturumlarının ardından Zelenskiy ve Ahmed Şara ile ayrı ayrı görüşecek. Gündemde Ukrayna ve bölgesel güvenlik var ABD'li yetkililere göre Trump ile Zelenskiy arasındaki görüşmenin ana gündemini Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler oluşturacak. Tarafların ateşkes ve müzakere sürecini yeniden canlandırma olasılığını ele alması bekleniyor. Zirvede ayrıca İran kaynaklı güvenlik riskleri, deniz ticaret yollarının korunması, NATO'da savunma harcamaları, yük paylaşımı ve savunma sanayisinde olası yeni iş birlikleri de öne çıkan başlıklar arasında yer alacak. Yoğun diplomasi trafiği Trump'ın NATO programının ardından basın toplantısı düzenlemesi ve aynı gün Washington'a dönmesi planlanıyor. Ankara Zirvesi'nin, hem NATO'nun gelecek dönem güvenlik politikaları hem de Ukrayna ve Orta Doğu'daki diplomatik süreçler açısından kritik temaslara sahne olması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.