SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dijitalleşme

Ekometre - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KOBİ’ler için yeni büyüme reçetesi Haber

KOBİ’ler için yeni büyüme reçetesi

Küresel ekonomide artan belirsizlikler, yüksek rekabet baskısı ve hızla değişen tüketici beklentileri, KOBİ’leri 2026’ya giderken daha stratejik ve veri odaklı kararlar almaya zorluyor. ME Consultancy Kurucusu Murat Erdör, 2026 yılına yaklaşırken KOBİ’lerin büyüme potansiyelini doğrudan etkileyecek en kritik unsurun, plansız dijital yatırımlar değil; net hedeflerle oluşturulmuş bir dijitalleşme yol haritası olduğuna dikkat çekiyor. Erdör’e göre önümüzdeki dönemde başarılı olacak KOBİ’ler, teknolojiyi “maliyet” olarak değil, stratejik bir kaldıraç olarak konumlandıranlar olacak. Dijitalleşme KOBİ’ler İçin Rekabetin Yeni Zemini Son yıllarda dijital araçları etkin kullanan KOBİ’lerin, hem iç pazarda hem de ihracat kanallarında daha hızlı büyüdüğü görülüyor. E-ticaret altyapıları sayesinde coğrafi sınırlar ortadan kalkarken, dijital pazarlama ve CRM çözümleri KOBİ’lere büyük markalarla aynı sahada rekabet edebilme imkânı sunuyor. 2026’ya doğru bu farkın daha da belirginleşmesi bekleniyor. Murat Erdör, bu dönüşümün ölçekten bağımsız bir avantaj yarattığını ifade ederken, dijitalleşmenin artık büyük şirketlerin ayrıcalığı olmadığını vurguluyor. Ona göre doğru kurgulanmış dijital sistemler sayesinde KOBİ’ler, sınırlı insan kaynağı ve bütçeyle çok daha geniş müşteri kitlelerine ulaşabiliyor. Bu noktada mesele, hangi teknolojinin kullanıldığı değil; teknolojinin iş modeline nasıl entegre edildiği oluyor. 2026 Ajandasında Öne Çıkan Dijitalleşme Başlıkları 2026’ya yaklaşırken KOBİ’lerin dijital gündemi yalnızca görünür alanlarla sınırlı kalmıyor. Web sitesi ya da sosyal medya varlığı artık yeterli kabul edilmiyor. Asıl dönüşüm; arka planda, süreçlerin yeniden tasarlanmasıyla gerçekleşiyor. Bulut tabanlı muhasebe ve ERP sistemleri, operasyonel verimliliği artırırken; yapay zekâ destekli CRM çözümleri müşteri davranışlarını daha doğru analiz etmeyi mümkün kılıyor. Erdör’e göre KOBİ’ler için kritik olan, bu araçları tek tek kullanmak değil; birbirini besleyen bir sistem kurgusu oluşturmak. Dijitalleşme yolculuğunda plansız yapılan yatırımların çoğu zaman beklenen faydayı sağlamadığını belirten Erdör, teknolojinin ancak iş hedefleriyle uyumlu olduğunda gerçek değer ürettiğine dikkat çekiyor. Veriye Dayalı Karar Alma Kültürü Güçleniyor 2026’nın KOBİ’leri için sezgisel yönetim anlayışı yerini giderek veriye dayalı karar alma kültürüne bırakıyor. Satış performansından müşteri memnuniyetine, stok yönetiminden pazarlama bütçelerine kadar pek çok başlıkta verinin sunduğu içgörüler belirleyici hale geliyor. Dijital raporlama ve analiz araçları sayesinde işletmeler, yalnızca geçmişi okumakla kalmıyor; geleceğe dair daha sağlıklı öngörüler geliştirebiliyor. Murat Erdör, verinin tek başına yeterli olmadığını özellikle vurguluyor. Ona göre asıl fark yaratan unsur, bu veriyi anlamlandırabilen ve aksiyona dönüştürebilen yönetim yaklaşımı. Veriyle desteklenmeyen kararların, 2026’nın rekabet ortamında KOBİ’leri ciddi risklerle karşı karşıya bırakabileceğini belirtiyor. Dijital Pazarlama ve Deneyim Odaklı Büyüme Dijitalleşme yol haritasının en görünür ama aynı zamanda en stratejik başlıklarından biri de dijital pazarlama ve müşteri deneyimi. 2026’da KOBİ’ler için yalnızca görünür olmak yeterli olmayacak; doğru kanalda, doğru zamanda ve tutarlı bir deneyim sunmak belirleyici olacak. Dijital kanalların ölçümlenebilir yapısı, KOBİ’lere daha kontrollü bütçe yönetimi ve daha yüksek geri dönüş imkânı sağlıyor. Erdör, müşterilerin artık markaları değil, yaşadıkları deneyimleri hatırladığını ifade ediyor. Dijital temas noktalarında tutarsızlık yaşayan ya da beklentiyi karşılamayan KOBİ’lerin, fiyat avantajı sunsalar bile uzun vadeli sadakat yaratmakta zorlandığını vurguluyor. Bu nedenle dijital pazarlamanın, yalnızca satış değil, güven inşa eden bir araç olarak ele alınması gerektiğini belirtiyor. 2026’da KOBİ’ler İçin Net Bir Yol Haritası 2026, KOBİ’ler için belirsizliklerin yüksek olduğu kadar fırsatların da güçlü olduğu bir dönemi işaret ediyor. Dijitalleşmeyi bütüncül bir stratejiyle ele alan, insan kaynağını bu dönüşüme hazırlayan ve veriyi işin merkezine koyan KOBİ’ler; ölçeklerinden bağımsız olarak rekabet avantajı elde edebilecek. Bu noktada 2026’ya hazırlanan KOBİ’ler için dijitalleşme, soyut bir dönüşüm başlığı olmaktan çıkıp net adımlarla ilerlemesi gereken bir süreç haline geliyor. İlk aşamada yapılması gereken, mevcut iş süreçlerinin dijital olgunluk seviyesinin gerçekçi biçimde analiz edilmesi. Satış, muhasebe, müşteri ilişkileri ve stok yönetimi gibi temel alanlarda hâlâ manuel ya da dağınık sistemlerle ilerleyen KOBİ’lerin, önceliği bu süreçleri sadeleştiren ve birbirine entegre eden çözümlere vermesi gerekiyor. Örneğin; ayrı ayrı yürütülen muhasebe ve satış takibi yerine, bulut tabanlı bir ERP altyapısına geçmek hem operasyonel yükü azaltıyor hem de yöneticilere anlık veriyle karar alma imkânı sunuyor. Dijital pazarlama ve müşteri yönetimi tarafında ise 2026’nın KOBİ’leri için “her yerde olmak” yerine “doğru yerde, doğru mesajla olmak” öne çıkıyor. Sosyal medya, e-posta ve e-ticaret kanallarını birbirinden bağımsız yöneten işletmeler yerine, CRM destekli bir yapı kurarak müşterinin tüm temas noktalarını tek merkezden takip eden KOBİ’ler fark yaratıyor. Örneğin; bir müşterinin web sitesinde incelediği ürünün, daha sonra kişiselleştirilmiş bir e-posta teklifiyle karşısına çıkması ya da satış sonrası otomatik memnuniyet anketleriyle sürecin devam ettirilmesi, hem satış hem de sadakat açısından somut katkı sağlıyor. Murat Erdör’e göre 2026’da dijitalleşmede başarı, büyük yatırımlardan çok; küçük ama doğru kurgulanmış, ölçülebilir ve sürdürülebilir adımlarla mümkün olacak. Murat Erdör’e göre bu süreci başarıyla yöneten KOBİ’ler, dijitalleşmeyi geçici bir trend olarak değil, iş yapma kültürlerinin ayrılmaz bir parçası olarak benimseyenler olacak. Erdör, 2026’nın kazananlarının teknolojiyi takip eden değil, onu doğru yöneten işletmeler olacağını vurguluyor.

Dijitalleşmeyle Türkiye’nin “enerji”si artacak Haber

Dijitalleşmeyle Türkiye’nin “enerji”si artacak

Bu yatırımlarla Türkiye’nin toplam dağıtım hattı, 1,5 milyon km’ye; abone sayımız ise 51,5 milyona ulaşmış durumdadır” dedi Türkiye’nin dijital haritacısı Başarsoft, Vizyon Buluşmaları’nda “Elektrik Dağıtımında Dijitalleşme ve Gelecek Vizyonu” konusunu masaya yatırdı. İlgili kamu kurumları, elektrik dağıtım şirketleri, teknoloji sağlayıcıları ve sektör paydaşlarını bir araya getiren etkinlikte, modern enerji altyapılarında Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS), saha iş gücü yönetimi, işletme-bakım, yatırım planlama ve varlık yönetimi süreçlerinin entegrasyonuna odaklanan çözümler ve yeni nesil dijital yönetim yaklaşımları tartışıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Türkiye’nin elektrik dağıtım altyapısında gelinen noktayla, gurur duyulacak bir başarı hikayesi yazıldığını ifade etti. Son 20 yılda enerji altyapısına yaptıkları yatırımlarla Türkiye’nin, bölgesinin en güçlü enerji merkezlerinden biri hâline geldiğini belirten Tancan, “Dijitalleşme ve CBS tabanlı çözümler ile vatandaşımıza daha kaliteli hizmet sunmanın, enerji verimliliğini artırmanın ve yeşil dönüşümü hızlandırmanın ortak çabası içerisindeyiz. Bu yatırımlarla Türkiye’nin toplam dağıtım hattı 1,5 milyon kilometreye, abone sayımız ise 51,5 milyona ulaşmış durumdadır” dedi. “Türkiye sayılı ülkelerden biri olacak” Bugün Türkiye’de 21 dağıtım bölgesinin tamamında CBS altyapısının kurulduğunu ifade eden Tancan, “Bu kadar büyük ölçekli dağıtık üretimin güvenli, verimli ve kesintisiz entegrasyonu ancak dijitalleşmiş, öngörülebilir ve esnek bir dağıtım şebekesiyle mümkün olabilir. TEDAŞ koordinasyonunda, ülkemizin tüm orta ve alçak gerilim şebekesi standart bir veri modeliyle tek platformda, Kurumsal Envanter Yönetimi ve Proje Onay Sistemi (KEYPOS) ile dijitalleştiriliyor. Böylece Türkiye, dağıtım şebekesini tam entegre CBS ortamında yöneten, dünyadaki sayılı ülkelerden biri olacak” dedi. Küçükpehlivan: 30 yıllık tecrübemiz var Başarsoft Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Dr. Tuncay Küçükpehlivan da yaptığı konuşmada, Başarsoft’un elektrik dağıtım konusunda 30 yıllık bir birikime sahip olduğunu hatırlatarak, “Elektrik şebeke envanterinin dijital haritalara konumlandırılması ile başlayan bu süreçte yatırım planlama, imalat, hakediş, varlık bakım, saha operasyon süreçlerini CBS içinde uçtan uca yönetebiliyoruz. Bu sayede diğer sistemlerle entegre tüm karar destek ve raporlama süreçlerinde oldukça hızlı çözümler sunabiliyoruz” dedi. Her yıl 400 bin evrak dijitale işlendi Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen panellerde de elektrik konusu enine boyuna tartışıldı. TEDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Yakup Avan, şebekelerin dijital dönüşümünde, coğrafi tabanlı süreç yönetiminin kritik önem taşıdığını vurgulayarak, KEYPOS projesinin TEDAŞ’ın saha operasyonlarını, merkezi sistemlerle anlık olarak buluşturan ve karar alma süreçlerini hızlandıran stratejik bir bileşen haline geldiğini söyledi. Proje kapsamında tüm süreçleri, web ve mobil uygulama üzerinden takip edebildiklerini kaydeden Avan, “Dijital dönüşümün temel amacı, işletmelerin ve kurumların teknolojiyi etkin bir şekilde kullanarak iş süreçlerini dönüştürmesi ve geliştirmesidir. Proje ile proje onay ve kabul süreçleri dahil, dağıtım şebekesi varlıklarının CBS üzerinde takibini, dijital ortamda yapabiliyoruz. Bu sayede bir yılda yaklaşık 400 bin evrak dijital olarak işlendi” dedi. SEDAŞ Genel Müdürü Fatih Danacı da dağıtım şirketlerinin CBS dışında da pek çok sistemler kullandığını belirterek, CBS verilerinin canlı tutulmasının tüm sistemlerin doğru çalışmasını sağlayacağını söyledi. Eksim Holding CTO’su Sami Saraç ise CBS’nin neredeyse 120’den fazla ana sistemi birbirleriyle buluşturduğunu ifade ederek, “Bu coğrafyada teknolojinin katkısı ve desteği olmaksızın yürümek çok zor” dedi. Oturumun son konuşmacısı Schneider Electric Dijital Şebekeler Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Kanal Müdürü Cemil Ayan da Türkiye’de dijital şebeke çözümlerinin yaygınlaşmasını beklediklerini vurgulayarak, “Biz de bu dijital dönüşüme katkı sağlıyoruz” ifadelerini kullandı. Etkinliğin kapanış konuşmasını ise Başarsoft Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Çiftçi gerçekleştirdi. Elektrik dağıtım sektörünün dijital dönüşüm yolculuğunda daha güçlü, daha yenilikçi ürün ve çözümler sunmaya devam edeceklerini vurgulayan Çiftçi, “Sektörümüze birlikte düşünmeye, deneyimlerimizi paylaşmaya ve iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz” dedi.

Dijitalleşmenin kalbi İstanbul’da atıyor Haber

Dijitalleşmenin kalbi İstanbul’da atıyor

Açılış törenine T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı temsilcileri, üniversite yetkilileri ve sektör paydaşları katılırken; Başoğlu Kablo’da güçlü üretim gücü ve insan odaklı yaklaşımıyla törende yer aldı. Şirket, sanayi dönüşüm projelerine gösterdiği destekle; yalnızca üretimde değil, aynı zamanda ülkemizin küresel rekabet gücünü artıracak vizyoner projelere katkı sunma kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Sanayide Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Vurgusu Törende yapılan konuşmalarda, dijital teknolojilerin sanayi üretim süreçlerine entegrasyonunun, hem yerli üretim gücünü artıracağı hem de sanayinin küresel pazarlarda daha rekabetçi bir konuma ulaşmasına olanak tanıyacağı vurgulandı. Sanayi Dönüşüm Merkezi, sanayi bölgelerinde verimlilik, enerji tasarrufu ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri için yol gösterici bir merkez olacak. Bu merkezde, ileri veri analitiği, otomasyon sistemleri ve dijital ikiz teknolojileri gibi güncel uygulamalar sanayi sektörüne entegre edilecek. Böylelikle, Türk sanayisi çağın ihtiyaçlarına cevap veren, esnek ve yenilikçi bir üretim modeliyle güçlenecek. Başoğlu Kablo’nun Vizyoner Katkısı Enerji ve endüstriyel bağlantı sektöründe yerli üretim gücüyle öne çıkan Başoğlu Kablo, Sanayi Dönüşüm Merkezi projesine gösterdiği ilgi ve katılımla; sektörel liderliğini yalnızca ürün kalitesiyle değil, ülkemizin kalkınma hedeflerine sağladığı katkılarla da güçlendirdi. Şirket, sanayide dijital dönüşümün getireceği verimlilik artışını ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini destekleyerek; çalışan odaklı kurumsal kültürünü ve yenilikçi mühendislik gücünü projelere taşımayı sürdürüyor.Başoğlu Kablo, üretim alanındaki başarısının yanı sıra, sanayi dönüşüm projelerinde aktif yer alarak, Türkiye’nin sanayi alanında daha rekabetçi ve yenilikçi bir geleceğe ulaşmasına katkı sağlıyor. Şirket yetkilileri, bu gibi projelerin sadece teknik dönüşüm için değil; aynı zamanda çalışan refahı ve toplumsal kalkınma için de kritik bir rol oynadığını vurguluyor.

Sanayide dijitalleşme için akıllı yatırımlar Haber

Sanayide dijitalleşme için akıllı yatırımlar

Bu dönüşümün yol haritası, DT Cloud'un ev sahipliğinde HAB Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde gerçekleşen özel bir etkinlikte çizildi. Etkinlikte, TÜBİTAK DDX Modeli, yerli bulut altyapısının çığır açan avantajları, KOSGEB ve TEB destekleriyle üretimin geleceği masaya yatırıldı, sanayicilere somut bir yol haritası sunuldu. DT Cloud, Türkiye'nin dijitalleşme hedefleri doğrultusunda, sanayi sektöründe faaliyet gösteren Küçük ve Orta Boy İşletmelerin (KOBİ) dönüşüm süreçlerini hızlandırmak amacıyla önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 29 Mayıs tarihinde HAB Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde, "Sanayide Dijitalleşme için Akıllı Yatırımlar – Yerli Bulut, Dijital Dönüşüm ve Devlet Destekleriyle Güçlenen Üretim" başlıklı özel bir buluşma gerçekleştirildi. Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) faaliyet gösteren KOBİ’lerin dijital olgunluklarını, operasyonel verimliliklerini ve küresel rekabet güçlerini artırmayı hedefleyen bu önemli etkinlikte, TÜBİTAK DDX Modeli, yerli bulut altyapısının stratejik avantajları, KOSGEB ve TEB iş birliğiyle sunulan finansal destekler detaylıca ele alındı; KOBİ temsilcileri, OSB yöneticileri ve çözüm ortakları arasında yoğun bir bilgi alışverişi sağlandı. Geleceğe yönelik akıllı yatırımlar Türkiye sanayisinin dijital dönüşümünü hızlandırmak için gerçekleştirilen etkinlikte, TÜBİTAK DDX Modeli'nin yol göstericiliği, DT Cloud'un yerli bulut altyapısı ve KOSGEB/TEB finansal desteklerinin birleşimiyle, sanayicilere akıllı yatırımlar ve sürdürülebilir üretim için somut bir yol haritası sunuldu. Yerli ve Regülasyonlara tam uyumlu bulut altyapısı Türkiye’nin ilk yerli self servis bulut platformu DT Cloud, "Dijital Türkiye’nin Yerli Bulutu" vizyonuyla, sanayi üretiminde hem verimlilik hem de veri güvenliği açısından üstün yerli bulut çözümleri sunuyor. KVKK ve GDPR’a tam uyumlu DT Cloud çözümleri, Türkiye’de bulunan yüksek güvenlikli veri merkezleriyle verilerin ülke içinde kalmasını garanti ediyor. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında yetkilendirilmiş bir işletmeci ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu’na tam uyumlu bir altyapıya sahip olan DT Cloud, özellikle hassas verilerle çalışan ve regülasyonlara tabi sanayi kuruluşları için güvenilir bir dijital dönüşüm ortağı olarak öne çıkıyor. Endüstriye özel akıllı üretim çözümleri Etkinlikte, DT Cloud'un sanayiye özel geliştirdiği teknolojik çözümler de tanıtıldı. Edge Thunder ile üretim sahasında uçta veri işleme yeteneği, IoT (Nesnelerin İnterneti) ile ise üretim süreç analizi, enerji izleme ve çevresel koşul izleme imkanları sunuluyor. Yapay zeka destekli üretim çözümleri ise önleyici bakım sistemleri ve karar destek mekanizmalarıyla üretim hattında verimliliği artırıyor. Ayrıca sanal makine ve içerik dağıtım altyapısı, yük dengeleyici, gözlemlenebilirlik ve yapay zeka destekli analiz servisleri gibi çözümlerle sanayi kuruluşlarının dijitalleşme ihtiyaçları uçtan uca karşılanıyor. KOSGEB – TEB destek programları ve finansman modeli Etkinlikte, dijital dönüşüm süreçlerinin finansmanına erişimi kolaylaştırmak amacıyla KOSGEB’in sunduğu destek programları ve Türk Ekonomi Bankası (TEB) iş birliği ile geliştirilen finansman modeli hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı. Bu destekler, KOBİ’lerin dijitalleşme yatırımlarını daha erişilebilir kılmayı ve dönüşüm süreçlerine daha kolay başlamalarını sağlamayı hedefliyor. Sanayide dijitalleşme, KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmanın ve geleceğe hazırlanmanın en önemli anahtarlarından. Yerli bulut altyapısının sunduğu verimlilik, güvenlik ve regülasyon uyumu avantajlarını, TÜBİTAK DDX gibi yol gösterici modellerle ve KOSGEB veya TEB gibi finansal desteklerle bir araya getiren OSB üreticileri, dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırıyor, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerini ulaşılabilir kılıyor.

Dijitalleşme ekonomiye can suyu olacak Haber

Dijitalleşme ekonomiye can suyu olacak

Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezleri (Model Fabrikalar), üretimde verimliliğin artırılması ve dijital dönüşüm sürecinin hızlandırılması amacıyla hayata geçirilmeye devam ediyor. Model fabrikalarda, gerçek bir üretim ortamında, deneyimsel öğrenme teknikleri kullanılarak, verimlilik temelli dönüşümün öğretilmesini ve yaygınlaştırılmasını sağlayan eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi amaçlanıyor. IAS de bu model fabrikaların dört tanesinde Ankara, Kayseri, Konya, Bursa’da hayata geçirdiği dijitalleşme projeleri ve teknoloji eğitimleri ile ülkemizin dijital dönüşümüne katkı vermeyi sürdürüyor.  Türkiye’de model fabrika alanındaki çalışmalar 2015 yılında TC Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda başlatıldı. İlk etapta, ulusal ve uluslararası fonlar aracılığıyla Adana, Ankara, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin ve Samsun’da olmak üzere on adet model fabrika hayata geçirildi. Bu model fabrikalara ek olarak Denizli, Kocaeli, Malatya, Tekirdağ ve Trabzon’da da model fabrika kurulum çalışmaları devam ediyor. İşletmelere dönüşüm yolculuklarında rehberlik eden model fabrikaların çalışma odağını yalın üretim, eğitim ve danışmanlık oluşturmakla birlikte dijital dönüşüm alanında faaliyet gösterebilmeleri için de altyapı ve insan kaynağı geliştirme çalışmaları da yürütülüyor. KOBİ’lere yalın üretim imkanı Model fabrikaların, ülkemizdeki işletmelerin özellikle de imkanları daha kısıtlı olan küçük ve orta ölçekli işletmeler için yalın üretim kavramlarıyla tanışması açısından önemli bir hizmet olduğunun altını çizen IAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Can Karabiber, “Biz de IAS olarak Kayseri, Ankara, Bursa ve Konya olmak üzere dört model fabrikada gerçekleştirdiğimiz dijitalleşme projesi ile yalın üretim tekniklerini Endüstri 4.0 kavramları ile buluşturduk ve işletmelerimiz için bu kavramlarının işlendiği bir eğitim müfredatı hazırladık. Bu işbirliği 2022 yılında açılan dört model fabrikanın dijitalleşme ihalesini kazanmamızla başladı. Bu ihale kapsamında dört model fabrikanın yeni dijital teknolojiler ile donatılması ve bu teknolojilerin Endüstri 4.0 işlevleri açısından kullanımının gösterildiği eğitimler hazırlandı. Dört model fabrikada gerçekleştirilen bu çalışmaların ülkemizdeki tüm model fabrikalara yaygınlaştırılması ve hazırlanan dijitalleşme eğitim müfredatından mümkün olduğunca çok işletmenin faydalanması için IAS olarak elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” dedi. Kazanılan ihale kapsamında model fabrikaların ihtiyaçlarına yönelik teknoloji desteği sunduklarını ve böylece Türkiye ekonomisine önemli katkılar olacağına vurgu yapan Can Karabiber sözlerine şu şekilde son verdi: “Yapılan işler sonucunda model fabrikalarda yalın dijital üretim kavramlarının eğitiminin verileceği etkili bir müfredat oluşturuldu. Bu müfredat sayesinde özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, dijitalleşme kavramları ile tanışarak, işletmelerinde Endüstri 4.0 uygulamalarına başlamak için bir dayanak noktası bulmuş oldular. İhale kapsamında model fabrikalar; sunucu, istemci, panel PC, tablet, dashboard, akıllı tahta, RFID okuyucu ve antenler, akıllı saat, tepe lambaları, pick-by-light gibi donanımlar ile donatıldı. Kurulan otomasyon ve IoT altyapısı ile tüm iş istasyonları, boyutsal ölçüm gibi kalite cihazları, pick-by-light, konveyör gibi yardımcı cihaz ve makineler birbirine bağlandı. ERP, MES, tüm bağlı üretim makineleri ve cihazlarından oluşan bütünleşik tek bir sistem kuruldu.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.