SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dijitalleşme

Ekometre - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BAE’den Almanya’ya 40 milyar euroluk yatırım hamlesi Haber

BAE’den Almanya’ya 40 milyar euroluk yatırım hamlesi

Berlin’deki temaslarda enerji, yapay zeka, dijital altyapı ve ileri teknoloji alanlarında işbirliğinin güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Almanya ile ekonomik ve stratejik ilişkilerini yeni yatırımlarla güçlendirmeye hazırlanıyor. BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın 9-11 Eylül 2026 tarihlerindeki Almanya ziyareti kapsamında, ülkenin Almanya’da 40 milyar euroluk yatırım paketi planladığı açıklandı. Almanya ve BAE liderlerinin ortak açıklamasına göre yatırım paketinin, Almanya’nın sanayi rekabetçiliğini, teknolojik kapasitesini ve uzun vadeli ekonomik büyümesini desteklemesi hedefleniyor. Paketin önemli başlıkları arasında gelişmiş dijital altyapı ve yaklaşık 1 gigavat kapasiteli yeni veri merkezleri bulunuyor. BAE’nin açıklamasına göre 40 milyar euroluk paketin 10 milyar euroluk bölümü Bavyera’daki yatırımlara ayrılacak. Yatırımların sanayi, ileri teknoloji, yapay zeka, dijital altyapı ve enerji gibi stratejik alanlara yönelmesi bekleniyor. Berlin’de stratejik ortaklık yeniden canlandırıldı Ziyaret kapsamında BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier tarafından askeri törenle karşılandı. Al Nahyan, temasları kapsamında Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile de görüştü. İki ülke liderleri, 2004 yılında kurulan Kapsamlı Stratejik Ortaklığı yeniden canlandırmak amacıyla yeni bir Stratejik Diyalog mekanizması oluşturulmasını kararlaştırdı. Yeni mekanizmanın uluslararası ve bölgesel güvenlik, savunma, ticaret ve yatırım, enerji ve iklim, gelişmekte olan teknolojiler, dijitalleşme, ulaşım, çevre, kültür ve eğitim gibi alanlarda işbirliğini koordine etmesi planlanıyor. Almanya-BAE Yatırım Konseyi kuruluyor Ziyaret kapsamında kamu ve özel sektör arasındaki yatırımları güçlendirmek amacıyla Almanya-BAE Yatırım Konseyi kurulmasına yönelik ortak niyet beyanı da imzalandı. Konseyin iki ülke arasındaki yatırımları teşvik eden ve kamu ile özel sektör arasındaki işbirliğini güçlendiren bir platform olarak faaliyet göstermesi planlanıyor. 29 anlaşmanın değeri 9,3 milyar euroyu aştı Ekonomik temasların en dikkat çekici sonuçlarından biri de iki ülke şirketleri arasında imzalanan anlaşmalar oldu. BAE ve Alman şirketleri arasında 29 mutabakat zaptı ve anlaşma imzalanırken, söz konusu anlaşmaların toplam değerinin 9,356 milyar euroyu aştığı açıklandı. Anlaşmalar, iki ülke arasındaki özel sektör işbirliğinin kapsamının genişletilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Enerji ve sanayi alanında Covestro, RWE, ADNOC ve Masdar gibi şirketler arasındaki ortaklıkların da genişletilmesi gündeme geldi. BAE’nin yatırım kuruluşu XRG’nin Alman kimya şirketi Covestro’daki yaklaşık 15 milyar euroluk mevcut yatırımı da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Enerji ve teknolojide işbirliği genişliyor Yeni yatırım paketinde enerji güvenliğinin yanı sıra ileri teknoloji ve dijital altyapı öne çıkıyor. İki ülke, yapay zeka, veri merkezleri, enerji ve yeni teknolojilerde ortak projelerin geliştirilmesini hedeflerken, Almanya’nın sanayi ve teknoloji kapasitesi ile BAE’nin yatırım gücünün bir araya getirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda yaklaşık 1 GW kapasiteli yeni nesil veri merkezlerinin kurulması planlanıyor. BAE, Almanya’nın Körfez’deki önemli ticaret ortağı BAE, Almanya’nın Körfez bölgesindeki en önemli ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Almanya hükümeti de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesini stratejik ortaklığın temel başlıklarından biri olarak değerlendiriyor. Berlin yönetimi, enerji, yatırım, savunma teknolojileri, yapay zeka ve ticaret başta olmak üzere farklı alanlarda BAE ile işbirliğinin derinleştirilmesini destekliyor. Berlin’deki son ziyaretle birlikte iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın yalnızca mevcut ticaret hacminin artırılmasıyla sınırlı kalmayıp, enerji, teknoloji, dijital altyapı ve yüksek katma değerli sanayiyi kapsayan daha geniş bir yatırım ilişkisine dönüştürülmesi hedefleniyor.

Arteche'nin küresel büyümesine Türkiye'den güçlü katkı Haber

Arteche'nin küresel büyümesine Türkiye'den güçlü katkı

Dünyanın en büyük üç ölçü ve koruma trafosu üreticisinden biri olan İspanya merkezli Arteche, 2026 yılının ilk yarısında güçlü finansal ve operasyonel performansını sürdürdü. Yılın ilk altı ayında net kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,3 artırarak 30,6 milyon Euro'ya çıkaran şirket, siparişlerini yüzde 15,7, satışlarını ise yüzde 10,7 artırdı. Arteche'nin küresel ölçekte devam eden büyümesinde Türkiye fabrikası da üretim, mühendislik ve ihracat kabiliyetiyle stratejik rol üstleniyor. Arteche'nin açıkladığı 2026 ilk yarı sonuçlarına göre şirketin siparişleri 338 milyon Euro'ya, satışları ise 277,9 milyon Euro'ya ulaştı. Operasyonel verimlilik ve ürün karmasındaki gelişimin de katkısıyla FAVÖK yüzde 29,2 artışla 51,1 milyon Euro seviyesine yükselirken, FAVÖK marjı yüzde 18,4 olarak gerçekleşti. Özellikle Türkiye'nin de içinde bulunduğu EMEA bölgesinde siparişlerin yüzde 23,4, satışların ise yüzde 18,8 artması, bölgenin Arteche'nin küresel büyüme stratejisindeki önemini bir kez daha ortaya koydu. Bayram: "Türkiye fabrikamız küresel büyümenin önemli yapı taşlarından biri" Arteche'nin Türkiye ve Endonezya fabrikalarından sorumlu Genel Müdürü Murat Bayram, grubun ilk yarı performansını değerlendirirken, güçlü finansal sonuçların arkasında teknoloji, insan kaynağı, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyüme anlayışının bulunduğunu belirtti. Bayram, "Arteche'nin 2026 yılının ilk yarısında ortaya koyduğu güçlü performans, küresel ölçekte izlediğimiz uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir sonucu. Özellikle EMEA bölgesinde kaydedilen büyüme bizim açımızdan ayrıca değerli. Türkiye fabrikamız; sahip olduğu üretim kabiliyeti, mühendislik gücü, kalite standartları ve ihracat yetkinliğiyle Arteche'nin bu bölgedeki ve küresel pazarlardaki büyümesinin önemli yapı taşlarından biri olmayı sürdürüyor" dedi. Birçok alanda etkin çalışma Öte yandan, Türkiye operasyonunda sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yalın üretim uygulamalarını öncelikli alanlar arasında tutan Arteche; üretim süreçlerinin gerçek zamanlı izlenebilirliğinden enerji verimliliğine, çevre dostu ürün geliştirmeden kaynakların etkin kullanımına kadar birçok alanda çalışmalar yürütüyor. Türkiye fabrikasında mühendislik, inovasyon, kalite ve sürdürülebilirliğin birlikte ele alındığı yaklaşım, şirketin daha önce açıkladığı uzun vadeli büyüme stratejisinin de temelini oluşturuyor.

Türk hazır giyim sektörü Paris’te gücünü gösterecek Haber

Türk hazır giyim sektörü Paris’te gücünü gösterecek

Dünya moda endüstrisinin önemli merkezlerinden Paris’te yılda iki kez düzenlenen Premiere Vision Paris; hazır giyimden kumaşa, iplikten deriye, aksesuardan tasarıma kadar moda endüstrisinin tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturuyor. EHKİB, 19 Türk hazır giyim ihracatçısıyla fuarda yer alarak sektörün üretim kabiliyetini, tasarım gücünü, esnek üretim altyapısını ve sürdürülebilirlik alanındaki dönüşümünü uluslararası alıcılara tanıtacak. Bağcı: “Fransa dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Avrupa Birliği’nin Türkiye hazır giyim sektörünün en önemli ihracat pazarı olduğunu, Fransa’nın ise sektör açısından stratejik ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye’nin Fransa’ya hazır giyim ihracatının 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 468 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini paylaşan Bağcı, şöyle devam etti: “Fransa, Türkiye genelinde en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğimiz 6’ncı büyük pazar konumunda. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz açısından ise Fransa 8’inci büyük ihracat pazarımız. Fransa 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık hazır giyim ithalatı gerçekleştirdi. ABD ve Almanya’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı konumunda bulunuyor. Türkiye ise Çin, Bangladeş ve İtalya’nın ardından Fransa’nın dördüncü büyük giyim tedarikçisi. Bu tablo, Fransa pazarının sektörümüz açısından taşıdığı potansiyeli açık şekilde ortaya koyuyor.” “Türkiye fuarın en güçlü katılımcı ülkeleri arasında” Premiere Vision Paris’in Türk moda endüstrisinin Avrupa’daki konumunu güçlendirmesi açısından kritik bir platform olduğunun altını çizen Bağcı, Türkiye’nin fuardaki güçlü varlığının uzun yıllara dayandığını dile getirdi. Bağcı, “Türkiye; yaklaşık 200 kumaş, hazır giyim, deri ve aksesuar üreticisiyle Premiere Vision Paris’e en fazla katılımcı gönderen ülkelerin başında geliyor. Bu güçlü katılım, Türk moda endüstrisinin küresel tedarik zincirindeki öneminin de göstergesi. Türkiye olarak Avrupa’ya coğrafi yakınlığımız, hızlı ve esnek üretim kabiliyetimiz, güçlü tekstil ve hazır giyim altyapımız, tasarım yetkinliğimiz ve sürdürülebilir üretime yönelik yatırımlarımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz.” diye konuştu. “Fiyat rekabetinden katma değer rekabetine geçmek zorundayız” Türk hazır giyim sektörünün son yıllarda küresel pazarlarda yoğun bir rekabet ortamıyla karşı karşıya olduğuna işaret eden Bağcı, artan üretim maliyetleri nedeniyle Türkiye’nin özellikle fiyat odaklı siparişlerde Asyalı ve Kuzey Afrikalı rakipleriyle rekabet etmekte zorlandığını vurguladı. Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Hazır giyim sektörümüzün küresel rekabette yeniden ivme kazanması için fiyat rekabetinden ziyade tasarım, inovasyon, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, hızlı teslimat ve yüksek katma değerli üretime odaklanması gerekiyor. Avrupa’nın yakın coğrafyadan tedarik eğilimi Türkiye açısından önemli bir fırsat. Bu avantajı kalıcı hale getirmek için müşterilerimizle doğrudan temasımızı artırmamız ve uluslararası fuarlarda güçlü şekilde yer almamız gerekiyor. Premiere Vision Paris’i bu açıdan yalnızca bir fuar değil, sektörümüzün Avrupa’daki mevcut müşterileriyle ilişkilerini geliştirdiği ve yeni iş bağlantıları kurduğu stratejik bir platform olarak görüyoruz.” Seyfeli: “Fransa pazarındaki payımızı korumak ve büyütmek istiyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ise Türk hazır giyim sektörünün son dönemde artan üretim maliyetleri nedeniyle geçmiş yıllardaki maliyet avantajını önemli ölçüde kaybettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin Fransa pazarındaki güçlü konumunu korumasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Seyfeli, “Fransa pazarında hemen arkamızda Hindistan, Vietnam ve Tunus gibi güçlü ihracatçı ülkeler bulunuyor. Bu ülkelere karşı mevcut konumumuzu korumak ve pazar payımızı artırmak için müşterilerimizle yakın temas halinde olmamız gerekiyor. Premiere Vision Paris gibi sektörün küresel ölçekte referans kabul edilen fuarlarına düzenli katılım sağlamamız bu nedenle çok önemli.” dedi. “Müşteriye yakın olmak her zamankinden daha önemli” Avrupalı markaların tedarik kararlarında fiyatın yanı sıra hız, esneklik, kalite, düşük adetli üretim kabiliyeti, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik kriterlerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine işaret eden Seyfeli, Türkiye’nin bu alanlarda önemli avantajlara sahip olduğunu kaydetti. Seyfeli, “Avrupa pazarına yakınlığımız sektörümüzün en önemli avantajlarından biri. Ancak yalnızca coğrafi yakınlık yeterli değil. Alıcıların değişen beklentilerini yakından takip etmek, sürdürülebilir üretim altyapımızı geliştirmek, tasarım ve koleksiyon gücümüzü artırmak ve müşterilerimizle sürekli iletişim halinde olmak zorundayız. PV Paris bu anlamda sektörümüz için son derece değerli. EHKİB olarak fuara 19 firmamızla katılıyoruz. Firmalarımızın yeni müşterilere ulaşmasını sağlarken mevcut müşterileriyle ticari ilişkilerini güçlendirmelerini hedefliyoruz.” diye konuştu. 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üretici Paris’te buluşacak Küresel moda endüstrisinin önemli buluşma noktalarından Premiere Vision Paris Fuarı, dünyanın dört bir yanından tekstil ve moda profesyonellerini bir araya getirecek. Fuar kapsamında iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım başta olmak üzere moda endüstrisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üreticinin koleksiyonlarını uluslararası alıcıların beğenisine sunması bekleniyor. Premiere Vision Paris’in Şubat 2026 edisyonunu yaklaşık 20 bin sektör profesyoneli ziyaret etmişti. Eylül buluşmasında da dünyanın önde gelen moda markalarının satın alma ekipleri, tasarımcılar, üreticiler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerinin Paris’te bir araya gelmesi bekleniyor. EHKİB’den uluslararası pazarlarda kesintisiz tanıtım Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Türk hazır giyim sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmak, ihracatçıların yeni müşterilere ulaşmasını sağlamak ve mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmek amacıyla Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na uzun yıllardır düzenli olarak milli katılım organizasyonu gerçekleştiriyor. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerindeki organizasyonla Premiere Vision Manufacturing Paris’e 21’inci kez milli katılım gerçekleştirerek Ege Bölgesi’nin tasarım, üretim, kalite ve sürdürülebilirlik kabiliyetini dünyanın önde gelen moda profesyonelleriyle buluşturacak.

Türk müteahhitlik sektörü dünya ikinciliğine yükseldi Haber

Türk müteahhitlik sektörü dünya ikinciliğine yükseldi

Türk firmalarının üstlendiği 24,9 milyar dolarlık proje hacmiyle Türkiye, uluslararası proje değerinde de dünya 7'nciliğine yükseldi. Türk müteahhitlik sektörü küresel pazardaki güçlü konumunu yeni bir rekorla pekiştirdi. Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, Engineering News-Record (ENR) tarafından hazırlanan 2026 yılı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması” listesinde 48 Türk şirketi yer aldı. Böylece Türkiye, listedeki firma sayısını son üç yılda istikrarlı biçimde artırırken, 75 firmayla ilk sırada bulunan Çin'in ardından dünya ikinciliğine yerleşti. Türk müteahhitlik şirketleri, üstlendikleri projelerin toplam değeri bakımından da geçen yıla göre iki basamak yükselerek dünyanın en büyük 7'nci uluslararası müteahhitlik gücü oldu. Türk firma sayısı üç yılda 43'ten 48'e çıktı Türk müteahhitlik sektörünün ENR listesindeki yükselişi son yıllarda hız kazandı. 2024 yılında 43 Türk firmasının yer aldığı listede bu sayı 2025'te 45'e, 2026'da ise 48'e ulaştı. Ticaret Bakanlığı, küresel pazarlarda yaşanan jeopolitik ve ekonomik belirsizliklere rağmen Türk müteahhitlik firmalarının uluslararası rekabet gücünü koruduğunu ve dünya ligindeki güçlü konumunu daha da ileri taşıdığını bildirdi. Firma sayısı bakımından Türkiye, 48 şirketle Çin'in ardından ikinci sırada yer aldı. Uluslararası proje hacmi 24,9 milyar dolara ulaştı Listede yer alan Türk firmalarının geçen yıl üstlendiği uluslararası projelerin toplam değeri 24,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu tutar 2024 yılında 20,8 milyar dolar seviyesindeydi. Türk müteahhitlik firmalarının, ENR listesinde bulunan 250 şirketin toplam uluslararası proje hacmi içindeki payı ise yüzde 4,5 oldu. Proje değerleri açısından Türkiye; Çin, Fransa, İspanya, ABD, Güney Kore ve İtalya'nın ardından dünya 7'nciliğine yükseldi. Türkiye, geçen yıla göre iki sıra ilerleyerek Japonya, Hollanda ve Hindistan'ı geride bıraktı. İlk 100'de 7 Türk şirketi yer aldı Türk firmalarının listedeki başarısı yalnızca toplam şirket sayısıyla sınırlı kalmadı. ENR'nin 2026 listesinde ilk 100 şirket arasına 7 Türk müteahhitlik firması girmeyi başardı. Bu şirketlerden ikisi ilk 50 içerisinde yer alarak Türkiye'nin uluslararası müteahhitlik pazarındaki konumunu daha da güçlendirdi. Küresel müteahhitlik gelirleri 550 milyar doları aştı ENR raporunda yer alan 2025 yılı verilerine göre, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firmasının toplam gelirleri yüzde 9,7 artarak 550,6 milyar dolara yükseldi. Küresel pazardaki büyümeye rağmen sektörün önünde önemli riskler bulunuyor. Jeopolitik belirsizlikler, tedarik zincirindeki aksamalar, artan maliyetler, nitelikli iş gücü eksikliği ve iklim değişikliğine bağlı olumsuz hava koşulları sektörün temel sorunları arasında gösteriliyor. Buna karşılık yerel ortaklıklar, etkin risk yönetimi, teknik kapasite, dijitalleşme ve kamu-özel işbirliği modelleri firmaların uluslararası rekabette öne çıkmasını sağlayan başlıca unsurlar olarak değerlendiriliyor. Teknik müşavirlikte de Türk firmalarının sayısı arttı Ticaret Bakanlığı'nın açıklamasına göre ENR'nin “2026 En Büyük 225 Uluslararası Teknik Müşavirlik Firması” listesinde de Türkiye'nin temsil gücü arttı. Listedeki Türk firma sayısı geçen yıla göre bir artarak 9'a yükseldi. Türkiye, firma sayısı bakımından ABD, Çin, İtalya, Güney Kore ve İspanya'nın ardından Japonya ile birlikte dünya 6'ncılığını korudu. 138 ülkede 567,8 milyar dolarlık dev proje hacmi Türk müteahhitlik sektörünün yurtdışı yolculuğu 1972 yılında başladı. Aradan geçen 50 yılı aşkın sürede sektör, faaliyet gösterdiği ülke ve üstlendiği proje sayısını önemli ölçüde artırdı. Bugün itibarıyla Türk şirketleri 138 ülkede toplam 12 bin 952 müteahhitlik projesi üstlenirken, bu projelerin toplam değeri 567,8 milyar doların üzerine çıktı. Türk teknik müşavirlik firmaları da yine 138 ülkede yaklaşık 3,8 milyar dolar değerinde 3 bin 177 uluslararası proje aldı. Yeni hedef pazarlar Libya, Irak, Avrupa, Ukrayna ve Suriye Ticaret Bakanlığı, Türk müteahhitlik ve teknik müşavirlik şirketlerinin yeni projelere erişimini kolaylaştırmak ve uluslararası pazarlarda karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmek amacıyla ticari diplomasinin imkanlarını kullanmaya devam edecek. Bu kapsamda sektörün güçlü olduğu Libya ve Irak başta olmak üzere önemli potansiyel taşıyan pazarlarda ikili temaslar, üst düzey görüşmeler ve ticaret heyetleriyle Türk firmalarına destek sağlanacak. Avrupa'da ise Portekiz ve Romanya gibi yeni fırsatlar sunan pazarlarda işbirliği imkanlarının geliştirilmesi ve Türk şirketlerinin pazar varlığının güçlendirilmesi hedefleniyor. Önümüzdeki dönemde Ukrayna ve Suriye'nin yeniden imar süreçlerinde Türk müteahhitlik sektörünün aktif rol üstlenmesine yönelik çalışmaların da sürdürülmesi planlanıyor. Bakanlık ayrıca İngiltere ve Japonya ile üçüncü ülkelerde işbirliği programları yürüterek sektörün yeni pazarlara erişimini ve proje finansmanına ulaşmasını desteklemeyi hedefliyor.

ŞOK Marketler’in cirosu ilk yarıda 167,8 milyar TL’ye ulaştı Haber

ŞOK Marketler’in cirosu ilk yarıda 167,8 milyar TL’ye ulaştı

ŞOK Marketler, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Şirket, yılın ilk altı ayında satışlarını geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 7 artırarak 167,8 milyar TL’ye ulaştırdı. Mağaza sayısını 11 bin 175’e, çalışan sayısını ise 52 bin 790’a çıkaran ŞOK Marketler, yeni mağaza yatırımları, güçlü tedarik zinciri ve verimlilik odaklı operasyonel yapısıyla istikrarlı performansını sürdürdü. Yeni mağaza konseptiyle büyümesini sürdürdü ŞOK Marketler, yılın ilk yarısında Türkiye genelinde yeni mağaza yatırımlarına devam etti. Açılan mağazaların önemli bölümünü alışveriş deneyimini zenginleştiren yeni mağazalar oluşturdu. ŞOK Marketler’in standart mağazalarına kıyasla daha büyük satış alanı ve daha geniş bir ürün portföyüne sahip olan yeni konsept mağazalarında müşterilere; kafe, yeme-içme alanları, günlük taze fırın ürünleri, hazır yemek seçenekleri gibi yenilikler sunuluyor. Gıda güvenliği yatırımları devam ediyor Gıda güvenliği alanındaki yatırımlarını sürdüren ŞOK Marketler, pestisit analizi uygulamasının kapsamını genişletmeye devam ediyor. Meyve-sebze tedarik platformlarında kurulan son teknoloji laboratuvarlarda taze meyve ve sebzeler raflara ulaşmadan önce pestisit analizinden geçiriliyor. Domatesle başlayan uygulama, daha sonra biber grubu ve narenciye ürünlerini kapsayacak şekilde genişletildi. Üreticilere analiz sonuçları doğrultusunda geri bildirim sağlanırken, ziraat mühendisleri aracılığıyla doğru ilaçlama ve doğru tarım uygulamaları hakkında eğitim veriliyor. Analiz sonuçları QR kodlar aracılığıyla Cepte ŞOK uygulaması üzerinden müşterilerle de paylaşılıyor. Öz markalı ürünler uluslararası lezzet ödülleriyle taçlandı ŞOK Marketler, International Taste Institute’un 2026 Üstün Lezzet Ödülleri’nde 13 öz markalı ürünüyle ödüle layık görüldü. Lezzetleriyle uluslararası ölçekte takdir gören bu ürünler, tüketicinin beğenisini kazanmaya devam ediyor. Uğur Demirel: “Yatırımlarımızla büyümemizi sürdürürken müşteri deneyimini de güçlendiriyoruz” ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, 2026 yılı ilk yarı sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2026 yılının ilk yarısında güçlü finansal performansımızı operasyonel yatırımlarımız ve verimlilik odaklı yaklaşımımızla destekleyerek büyümemizi sürdürdük. Yeni mağazalarımızla erişim ağımızı genişletirken, yeni ŞOK 2.0 mağaza konseptimizle müşterilerimize daha modern, konforlu ve zengin bir alışveriş deneyimi sunuyoruz. Tüketicinin günlük yaşam alışkanlıklarına uygun pratik çözümler sunan Cepte ŞOK uygulamamızla dijital kanallarımızı güçlendirirken; müşterilerimize online siparişlerinde mağaza fiyatlarıyla alışveriş yapma imkânı sunuyoruz. Yeni nesil sadakat programımız Win ile hem mağazalarımızda hem de online kanallarımızda müşterilerimize alışverişlerinde çeşitli avantajlar sağlıyoruz. Gıda güvenliği alanında ise pestisit analizi uygulamamızın kapsamını genişletmeye devam ediyoruz. Amacımız müşterilerimize güvenle tüketebilecekleri taze meyve-sebzeleri ulaştırırken; üreticilerimizin doğru tarım uygulamalarını da desteklemek. Önümüzdeki dönemde de operasyonel mükemmeliyet, dijitalleşme ve müşteri deneyimine odaklanan yatırımlarımızı sürdürerek tüm paydaşlarımız için değer üretmeye devam edeceğiz.”

Elektrik aboneliğinde dijital kimlik doğrulama dönemi başladı Haber

Elektrik aboneliğinde dijital kimlik doğrulama dönemi başladı

Teknoloji ve dijitalleşmeyi odağına alarak grup şirketlerinin operasyonel verimliliğini ve müşteri deneyimini geliştiren Eksim Holding, bu alandaki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Enerji sektöründe ilk olan proje kapsamında DEPSAŞ Enerji müşterileri, kimlik doğrulaması gerektiren yeni abonelik işlemini mobil uygulama üzerinden dijital olarak yapabiliyor. Müşteriler, DEPSAŞ Mobil uygulaması üzerinden kimliklerini NFC özelliğini kullanarak tarattıktan sonra yine uygulama üzerinden fotoğraflarını çekerek işlemlerini saniyeler içinde tamamlayabiliyor. Dijital kimlik doğrulama özelliğine sahip DEPSAŞ Mobil uygulaması sayesinde kullanıcılar, fiziki olarak hizmet noktalarına gitmelerine gerek kalmadan işlemlerini tek platform üzerinden hızlı ve güvenli şekilde gerçekleştirebiliyor. “Teknolojimizle ilklere imza atarak sektörde öncü rolümüzü sürdürüyoruz” Hayata geçirdikleri yeni projeyle enerji sektöründe yeni bir dönemi başlattıklarının altını çizen Eksim Holding Teknoloji Başkanı Sami Saraç şunları söyledi: “Müşterilerimize sunduğumuz dijital kimlik doğrulaması hizmeti, grup şirketlerimiz genelinde teknoloji odaklı dönüşüm yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri oldu. Burada amacımız en son teknolojiyi kullanarak müşterilerimizin hayatını kolaylaştıracak en yeni çözümü kendileriyle buluşturmak. Sağladığımız teknolojiyle müşterilerimiz bulundukları yerden saniyeler içerisinde kimliklerini dijital olarak doğrulayarak işlemlerini kolayca yapabiliyorlar. Kendi alanında bir ilk olan bu çözümün sektörümüzdeki diğer şirketlere de örnek olacağına inanıyoruz. Ar-Ge merkezimiz ve mühendislerimizle müşterilerimiz için yenilikçi teknolojik çözümler üretmeye ve sektörümüze değer katmaya devam edeceğiz.” Abonelik işlemleri DEPSAŞ Mobil ile kolaylaşıyor Eksim Holding’in dijitalleşme vizyonu doğrultusunda yenilenen DEPSAŞ Mobil uygulaması, kullanıcıların birçok işlemi tek platform üzerinden hızlı ve güvenli şekilde gerçekleştirmesine olanak sağlıyor. Uygulama üzerinden yeni abonelik başvurusu, abonelik sonlandırma, geçici açma-kapama, randevu alma, fatura itirazı, güvence bedeli iade talebi, fatura ödeme, tüketim takibi ve planlı kesinti sorgulama gibi işlemler yapılabiliyor. Yeni hayata geçen dijital kimlik doğrulama hizmetinden ilk etapta yıllık tüketimleri 15 bin kW üzerindeki serbest tüketici statüsündeki yeni aboneler faydalanabilecek. Elektrik aboneliğinde dijital kimlik dönemi DEPSAŞ Enerji, yeni abonelik işlemlerinde dijital kimlik doğrulama uygulamasını devreye aldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 6 ilde hizmet veren uygulama sayesinde uygun durumdaki yeni aboneler, hizmet noktalarına gitmeden kimliklerini NFC ve yüz doğrulama adımlarıyla mobil uygulama üzerinden doğrulayabilecek. Eksim Holding, enerji sektöründeki dijital dönüşüm çalışmalarına yeni bir uygulama ekledi. DEPSAŞ Enerji müşterileri, kimlik doğrulaması gerektiren yeni abonelik işlemlerini DEPSAŞ Mobil üzerinden gerçekleştirebilecek. Uygulama kapsamında kullanıcılar, akıllı telefonlarının NFC özelliğiyle kimlik kartlarını okuttuktan sonra uygulama üzerinden fotoğraflarını çekerek kimlik doğrulama işlemini tamamlayabiliyor. Yeni sistemle birlikte müşterilerin abonelik işlemleri için hizmet noktalarına gitmesine gerek kalmazken, işlemlerin tek platform üzerinden daha hızlı ve dijital ortamda tamamlanması hedefleniyor. İlk etapta serbest tüketiciler yararlanacak Dijital kimlik doğrulama hizmetinden ilk aşamada yıllık tüketimi 15 bin kWh'ın üzerinde olan serbest tüketici statüsündeki yeni aboneler yararlanabilecek. DEPSAŞ Mobil üzerinden ayrıca yeni abonelik başvurusu, abonelik sonlandırma, geçici açma-kapama, randevu alma, fatura itirazı, güvence bedeli iade talebi, fatura ödeme, tüketim takibi ve planlı kesinti sorgulama gibi işlemler de yapılabiliyor. “Müşterilerimizin hayatını kolaylaştırıyoruz” Eksim Holding Teknoloji Başkanı Sami Saraç, dijital kimlik doğrulama hizmetinin teknoloji odaklı dönüşüm çalışmalarının önemli bir parçası olduğunu belirtti. Saraç, müşterilerin bulundukları yerden kimliklerini dijital olarak doğrulayarak abonelik işlemlerini kısa sürede tamamlayabildiğini ifade ederek, geliştirilen çözümün enerji sektöründeki dijitalleşme çalışmalarına örnek oluşturmasını hedeflediklerini söyledi. Yeni uygulamayla birlikte DEPSAŞ Enerji'nin abonelik süreçlerinde fiziki başvurudan mobil doğrulamaya geçiş hızlandırılırken, dijital hizmetlerin kapsamının da genişletilmesi amaçlanıyor.

Vergi incelemelerinde yeni dönem Haber

Vergi incelemelerinde yeni dönem

Yeni sistem sayesinde mükellefler, inceleme başlamadan önce kendilerinden istenecek bilgi ve belgeleri elektronik ortamda görebilecek ve eksiklerini tamamlama fırsatı bulacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki Vergi Denetim Kurulu tarafından geliştirilen uygulama, vergi incelemelerinde dijital altyapıyı güçlendirmeyi, hazırlık süreçlerini kolaylaştırmayı ve denetimlerin daha kısa sürede tamamlanmasını hedefliyor. Bilgi ve belgeler önceden görülebilecek Yeni uygulamayla birlikte vergi incelemelerinde talep edilen bilgi ve belgeler standart hale getirilecek. Mükellefler, inceleme başlamadan önce elektronik ortam üzerinden hangi bilgi ve belgeleri hazırlamaları gerektiğini görebilecek. Böylece hazırlıklarını önceden tamamlayarak inceleme sürecine daha etkin şekilde katılabilecek. Hazırlanan bilgi ve belgeler standart elektronik formatlarda Vergi Denetim Kurulu'na iletilecek. Bu sayede farklı formatlarda belge hazırlama zorunluluğu ortadan kalkacak, veri paylaşımı daha hızlı ve düzenli gerçekleştirilecek. OECD standartlarına uygun geliştirildi İncelemeye Hazırlık Dosyası uygulaması, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) geliştirdiği Vergi İçin Standart Denetim Dosyası metodolojisi esas alınarak Türkiye'nin denetim ihtiyaçlarına uygun şekilde hazırlandı. Standart veri yapısı sayesinde bilgisayar destekli analizler ve otomasyon sistemleri daha etkin kullanılabilecek. Böylece hem denetim süreçleri hızlanacak hem de idari iş yükü azalacak. KDV iade incelemeleri hızlanacak Uygulamanın özellikle KDV iade incelemelerinde önemli kolaylık sağlaması bekleniyor. İade süreçlerinde talep edilen bilgi ve belgelerin önceden eksiksiz ve standart formatta hazırlanması sayesinde eksik belge nedeniyle yaşanan yazışmalar ile tekrar eden bilgi taleplerinin azalması öngörülüyor. Yeni sistem ayrıca, vergi müfettişlerinin incelemeye başlamasından önce mükelleflere eksik veya hatalı bilgilerini düzeltme imkânı da tanıyacak. Rehberlik platformu da olacak İncelemeye Hazırlık Dosyası uygulaması yalnızca belge yükleme sistemi olarak değil, kapsamlı bir mükellef rehberliği platformu olarak da hizmet verecek. Dilekçe ve Bilgi Verme Sistemi üzerinden kullanılacak platformda kullanıcı dostu ekranlar, adım adım yönlendiren sihirbazlar, açıklama kutuları, uygulama kılavuzları, yükleme rehberleri ve eğitim videoları yer alacak. Böylece mükelleflerin hazırlık dosyalarını ilave desteğe ihtiyaç duymadan doğru ve eksiksiz şekilde oluşturabilmesi amaçlanıyor. Bakan Şimşek: "Vergi incelemelerinde devrim niteliğinde adım" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uygulamanın elektronik denetim altyapısını güçlendireceğini ve gönüllü vergi uyumunu artıracağını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bu uygulamayla OECD'nin denetim standartlarını hızla uygulamaya koyarken vergi inceleme süreçlerinde devrim niteliğinde bir adım atıyoruz. Amacımız ceza kesmeden önce mükelleflerimizin vergiye gönüllü uyumunu artırmak ve işini kolaylaştırmak." Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise yeni sistem sayesinde mükelleflerin vergi incelemesi başlamadan önce eksiklerini görebileceğini ve gerekli düzeltmeleri yapabileceğini belirterek, dijitalleşme adımlarının kayıt dışılıkla mücadeleyi güçlendireceğini ve Türkiye'nin vergi sistemini uluslararası standartlarla daha uyumlu hale getireceğini ifade etti.

İhracatçının dijital yol arkadaşı EiBoT ödül getirdi Haber

İhracatçının dijital yol arkadaşı EiBoT ödül getirdi

450'den fazla projenin değerlendirildiği yarışmada, 10 farklı kategoride belirlenen toplam 72 finalist arasında yer alan EİB, dijitalleşme alanında ihracatçılara sunduğu yenilikçi hizmetlerle önemli bir başarıya imza attı. Dereceye giren projelerin açıklandığı 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın teşrifleriyle Ankara'da gerçekleştirildi. Törene Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz ile proje sorumlusu Birlik personeli katıldı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, EİB'nin tüm çalışmalarını dijitalleşme perspektifi doğrultusunda şekillendirdiğini ifade ederek şunları söyledi; "Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatçılarımıza daha hızlı, daha erişilebilir ve daha etkin hizmet sunabilmek amacıyla dijitalleşmeyi önceliklerimiz arasına aldık. EiBoT'un Verimlilik Proje Ödülleri'nde finale kalması da bu vizyonumuzun önemli bir göstergesidir. Birliğimizin geliştirdiği EiBoT, ihracatçıların mevzuat, devlet destekleri, hedef pazarlar, üyelik işlemleri, eğitim ve etkinlikler ile ihracat süreçlerine ilişkin sorularına web sitesi ve WhatsApp üzerinden 7 gün 24 saat hızlı ve doğru yanıt veriyor. Yapay zekâ destekli dijital asistanımız, ihracatçıların bilgiye erişimini kolaylaştırırken kurumsal verimliliğin artırılmasına ve üye memnuniyetinin güçlendirilmesine katkı sağlıyor. Yapay zekâ, e-ihracat, veri analitiği ve dijital dönüşüm başlıklarını tüm eğitim ve gelişim programlarımızın merkezine yerleştiriyoruz. UR-GE projelerimizde de dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarına öncelik veriyoruz. Üyelerimizin dijital yetkinliklerini artıracak projeler üretmeye devam edeceğiz.” EiBoT ile bilgiye erişim saniyeler içinde gerçekleşiyor Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz ise EiBoT'un ihracatçılara sunduğu katkıya dikkat çekerek, dijital hizmet altyapısını sürekli geliştirdiklerini söyleyerek, "EiBoT sayesinde firmalarımız mevzuat, devlet destekleri, hedef pazarlar ve ihracat süreçlerine ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere günün her saatinde hızlı ve güvenilir şekilde ulaşabiliyor. Web sitemiz ve WhatsApp entegrasyonu sayesinde üyelerimizin bilgiye erişim süresi önemli ölçüde kısalırken, başvuru, bilgilendirme ve takip süreçleri de daha verimli hale geldi." dedi. EİB yapay zeka destekli çözümlerle ihracatçının yanında İşbırakmaz, EİB'nin dijital dönüşüm çalışmalarının yalnızca yapay zekâ uygulamalarıyla sınırlı olmadığını belirterek şunları kaydetti: "2025 yılı boyunca EİB Kolay uygulamamız üzerinden 5 bin 250 firmamıza dijital destek sağladık. Evrak otomasyon sistemlerimiz, ERP altyapımız, mobil uygulamalarımız ve yeni nesil dijital hizmetlerimizle üyelerimize tek noktadan hızlı ve kolay erişim sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde tüm sistemlerimizi daha entegre, daha kullanıcı dostu ve veriye dayalı bir yapıya dönüştürerek dijital dönüşüm yolculuğumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz." Dijital hizmet ekosistemi EİB ile büyüyor Ege İhracatçı Birlikleri, hazırladığı dijital dönüşüm stratejisi kapsamında; kurumsal dijital altyapının güçlendirilmesi, üye odaklı dijital hizmetlerin yaygınlaştırılması, veri analitiği ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi, dijital yetkinliklerin artırılması ve uluslararası dijital ticaret platformlarıyla entegrasyon başlıklarında çalışmalarını sürdürüyor. EİB, dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda geliştirdiği yenilikçi uygulamalarla ihracatçıların rekabet gücünü artırmayı, hizmet kalitesini yükseltmeyi ve Türkiye'nin ihracat hedeflerine teknoloji odaklı çözümlerle katkı sunmayı hedefliyor.

Başkan Öztürk: “Konya’mız yılın ilk yarısını ihracatta güçlü bir performansla tamamladı” Haber

Başkan Öztürk: “Konya’mız yılın ilk yarısını ihracatta güçlü bir performansla tamamladı”

Konya’nın haziran ayında ihracatını yüzde 25,5 artırarak 302 milyon 412 bin dolara ulaştırdığını ifade eden Başkan Öztürk, yılın ilk yarısında ise şehrin ihracatının yüzde 3,4 artışla 1 milyar 691 milyon dolar seviyesine yükseldiğini söyledi. Konya’nın üretim, ticaret ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisine değer katmaya devam ettiğini belirten Başkan Öztürk, “Küresel ekonomide belirsizliklerin, finansman şartlarında sıkılaşmanın ve ihracat pazarlarında yoğun rekabetin yaşandığı bir dönemde Konya’mızın ihracatını artırması son derece kıymetlidir. Haziran ayında Türkiye ihracatı yüzde 21,8 artarken, Konya ihracatının yüzde 25,5 artış göstermesi, şehrimizin üretim gücünü ve ihracatçı firmalarımızın dinamizmini açıkça ortaya koymuştur” dedi. “Konya haziran ayında 302,4 milyon dolar ihracata ulaştı” TİM verilerine göre Türkiye’nin Haziran 2026 ihracatı 21 milyar 804 milyon dolar olarak gerçekleşirken, Konya’nın aynı dönemdeki ihracatı 302 milyon 412 bin dolar oldu. “Konya il bazında ihracatımız 2025 yılının haziran ayına göre yüzde 25,5, 2026 yılı mayıs ayına göre ise yüzde 10,8 oranında artmıştır. Bu tablo, Konya iş dünyasının değişen şartlara hızlı uyum sağlama kabiliyetini, üretimden vazgeçmeyen güçlü duruşunu ve yeni pazarlara erişme iradesini göstermektedir” ifadelerini kullandı. “İlk yarıda ihracatımız 1,691 milyar dolara yükseldi” 2026 yılının ilk altı ayında Konya’nın ihracatının 1 milyar 691 milyon 66 bin dolara ulaştığını ifade eden Başkan Öztürk, ilk yarı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 arttığını söyledi. Öztürk, “Yılın ilk yarısında elde ettiğimiz bu sonuç, Konya’nın üretim altyapısının, girişimci ruhunun ve ihracat potansiyelinin güçlü şekilde devam ettiğini göstermektedir. Sanayicimiz, ihracatçımız ve çalışanlarımız zor şartlara rağmen üretmeye, satmaya, yeni pazarlara ulaşmaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam etmektedir. Bu başarıda emeği olan tüm firmalarımızı, ihracatçılarımızı ve alın teriyle üretime katkı sunan çalışanlarımızı gönülden tebrik ediyorum” dedi. “KTO olarak ihracatçımızın yanında olmaya devam ediyoruz” Konya Ticaret Odası olarak ihracatın artırılması, firmaların yeni pazarlara açılması ve dış ticaret kapasitelerinin geliştirilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Başkan Öztürk, KTO’nun eğitim, bilgilendirme, B2B organizasyonları, dış ticaret programları, fuar çalışmaları ve alım heyetleriyle üyelerin yanında olduğunu vurguladı. Başkan Öztürk, “KTO olarak üyelerimizin küresel pazarlarda daha güçlü yer alması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dış ticaret eğitimlerimiz, ihracata yönelik bilgilendirme programlarımız, ikili iş görüşmeleri organizasyonlarımız, fuar çalışmalarımız ve uluslararası iş birliklerimizle firmalarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Temel hedefimiz; Konya’mızın ihracatçı firma sayısını artırmak, mevcut ihracatçılarımızın pazar çeşitliliğini güçlendirmek ve şehrimizin Türkiye ihracatından aldığı payı daha yukarı taşımaktır” diye konuştu. “Hedefimiz daha güçlü, daha katma değerli ihracat” Konya’nın makineden otomotiv yan sanayine, tarım makinelerinden gıdaya, ayakkabıdan mobilyaya, savunma sanayinden birçok üretim alanına kadar geniş bir ihracat kapasitesine sahip olduğunu belirten Başkan Öztürk, yeni dönemde katma değerli üretim, markalaşma, dijitalleşme ve pazar çeşitliliğinin daha da önem kazanacağını söyledi. Öztürk, “Konya’nın ihracatta daha güçlü hedeflere ulaşacak potansiyele sahip olduğuna yürekten inanıyoruz. Bunun için üretim kapasitemizi artırmamız, teknolojik dönüşümü hızlandırmamız, katma değeri yüksek ürünlere yönelmemiz ve firmalarımızı yeni pazarlara daha etkin şekilde taşımamız gerekiyor. Konya Ticaret Odası olarak bu hedef doğrultusunda üyelerimizin yanında olmaya, şehrimizin ihracat vizyonuna katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Başkan Öztürk, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Haziran ayında ve yılın ilk yarısında ortaya çıkan ihracat performansı, Konya iş dünyasının azmini, üretim gücünü ve rekabet kabiliyetini bir kez daha göstermiştir. Şehrimizin ekonomisine, istihdamına ve ihracatına katkı sunan tüm sanayicilerimizi, tüccarlarımızı, ihracatçılarımızı ve çalışanlarımızı tebrik ediyor; Konya’mızın daha güçlü ihracat hedeflerine hep birlikte ulaşacağına inanıyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.