SON DAKİKA
Hava Durumu

#Destek

Ekometre - Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Destek haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTM' den 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem Haber

BTM' den 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem

Bu yıl 10’uncu yaşını kutlamaya hazırlanan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı tek cümle ile özetledi: 10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik. İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından kurulan ve fikir aşamasındaki girişimleri küresel ölçekte değer üreten yapılara dönüştüren BTM, bugün girişimcilik ekosisteminin merkezinde konumlanıyor. BTM Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı şöyle özetledi: “10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik.” BTM’nin yalnızca bir kuluçka merkezi olmadığına dikkat çeken Kul, ortaya koydukları somut çıktılara da vurgu yaptı. Kul, “Bugün geldiğimiz noktada BTM, girişimciliğin konuşulduğu bir alan değil; üretildiği, yatırım aldığı ve global ölçekte karşılık bulduğu bir yapı. Geride kalan 10 yıl içinde 12 bin 500’den fazla girişimciye doğrudan destek sağladık. Bugün BTM girişimlerinin ulaştığı toplam portföy büyüklüğü 2 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Aynı şekilde 410 milyon doların üzerinde yatırım değerlemesi, oluşturduğumuz yapının sürdürülebilirliğini ve etkisini açıkça ortaya koyuyor” dedi. Fikirlerin ticarileştiği bir yapı kurduk BTM’nin yaklaşımının klasik destek modellerinden ayrıştığını belirten Kul, “Al fikrini gel, fikrin iş yapsın mottosu ile yola çıktık. Ancak bugün geldiğimiz noktada erken seviyeden ileri aşamaya kadar tüm girişimleri kapsayan desteklere sahip bir yapı haline geldik. Girişimcilerimize yalnızca alan değil; yatırımcıya erişim, mentörlük, uluslararası bağlantılar ve pazara açılma imkanı sunuyoruz. Bu sayede fikirler raflarda kalmıyor, şirketlere dönüşüyor, ticarete katkı sunuyor” dedi. BTM’nin, girişimcilik ekosisteminde otorite olarak kabul edilen UBI Global tarafından “Dünyanın En İyi Üçüncü Kuluçka Merkezi” seçildiğini hatırlatan Kul, uluslararası büyüme stratejilerine de değindi. BTM’nin artık küresel ölçekte oyun kuran bir yapıya dönüştüğünü söyleyen Kul, “BTM bugün dünyanın önemli girişimcilik merkezlerinde yer alarak global bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. Londra’nın dönüşüm hikâyesinin en güçlü simgelerinden biri haline gelen Battersea Power Station’da konumlanmamız, bu vizyonun somut bir göstergesi. Aynı şekilde Dubai World Trade Centre’deki varlığımızla Körfez pazarına doğrudan erişim sağlıyoruz. BTM artık yerel bir yapı değil, global bir oyuncu” dedi. Yeni dönemde Avrupa ve Balkanlar’a açılım kapsamında Saraybosna’da da bir ofis açtıklarını belirten Kul, “Bosna Hersek’te hayata geçirdiğimiz yapılanma ile Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan bir girişimcilik köprüsü kuruyoruz. Bu ofisimiz, bölgedeki girişimciler için önemli bir merkez olacak. Saraybosna’da attığımız adım, Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan yeni bir girişimcilik hattının başlangıcı. Bu bölgeyi yalnızca izlemiyoruz, şekillendirmek de istiyoruz” dedi. 2026’da küresel vitrin genişliyor Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisleri’nin (UTPO) girişimlerin globalleşmesinde kritik rol oynadığını vurgulayan Kul, “Yüzde 75’e varan finansman desteğiyle girişimcinin dünyaya açılmasını bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp stratejik bir avantaja dönüştürdük. Bu model, girişimlerin globalleşme sürecini hızlandıran önemli bir kaldıraç görevi görüyor” dedi. BTM’nin girişimcileri global sahneye taşıma hedefinin altını da çizen Kul, “2026 yılında 30’u aşkın ulusal ve uluslararası fuarla girişimcilerimizi dünyanın farklı pazarlarına taşıyacağız. Bizim için görünürlük değil, erişim önemli” dedi. Bir yandan dünyada açılımlarını sürdürürken bir yandan da yurt içindeki etkin stratejilerine devam edeceklerinin altını çizen Kul, BTM’nin yürüttüğü tematik programların ekosistemde önemli bir derinlik oluşturduğunu ifade eden Kul, İstanbul Kalkınma Ajansı ve uluslararası paydaşlarla hayata geçirilen programların girişimcilik tabanını genişlettiğini belirtti. “Erken aşama girişimlerden yatırımcı geliştirmeye, lise düzeyinden kurumsal iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede programlar yürütüyoruz. Amacımız yalnızca bugünün değil, geleceğin girişimcilik ekosistemini de inşa etmek” diyen Kul, yeni dönemde hayata geçirilecek Yatırımcı Hızlandırma Programı, BİGG Cube ve yapay zekâ odaklı dönüşüm programlarının bu vizyonun bir parçası olduğunu söyledi. “BTM bu hikayenin merkezinde kalacak” Geçen yılın ikinci yarısında uygulamaya aldıkları Kampus Elçisi programına da değinen Kul, “24 üniversitede 34 kampüs elçisiyle girişimciliği sahaya taşıyoruz. Girişimciyi mezun olduktan sonra değil, daha okuldayken yakalıyoruz. Bu programla girişimcilik kültürünü üniversite ortamında yaygınlaştırıyor, genç yetenekleri erken aşamada keşfediyor ve onları ekosistemimize kazandırıyoruz” ifadelerini kullandı. 2025 başında BTM TEKMER’i faaliyete geçirdiklerini de hatırlatan Kul, “BTM TEKMER teknoloji odaklı girişimler için önemli bir merkez oldu. Girişimcilere mentorluk, eğitim, yatırımcı erişimi ve güçlü bir iş ağı sunarak fikirlerin ticarileşmesini ve sürdürülebilir şirketlere dönüşmesini sağlıyoruz” dedi. Dr. Önder Kul, BTM’nin önümüzdeki dönem vizyonunu ise “Türkiye’den çıkan girişimlerin dünyada daha fazla söz sahibi olduğu bir döneme giriyoruz. BTM bu hikayenin merkezinde olmaya devam edecek” sözleriyle özetledi.

ABD İsrail'e Mühimmat Desteği yapmaya devam ediyor Haber

ABD İsrail'e Mühimmat Desteği yapmaya devam ediyor

Güncellenen silah sevkiyatı listesi hakkında bilgi veren ABD'li yetkililer, diğer mühimmatların yanı sıra en az 14.000 MK-84 2.000 kiloluk bomba, 6.500 500 kiloluk bomba, 3.000 Hellfire hassas güdümlü füze, 1.000 sığınak delici bomba ve 2.600 küçük çaplı bomba içeren transferleri ayrıntılı olarak açıkladı. Bu rakamlar, silah tedarikinin sınırlandırılması yönündeki uluslararası baskılara ve Biden yönetiminin kısa süre önce aldığı güçlü bomba sevkiyatını durdurma kararına rağmen ABD'nin İsrail'e verdiği askeri desteği istikrarlı bir şekilde sürdürdüğünü göstermektedir. Kapsamlı teslimat, İsrail'in 7 Ekim'de Hamas militanları tarafından düzenlenen ve İsrail'in açıklamalarına göre 1.200 kişinin ölümü ve 250 kişinin rehin alınmasıyla sonuçlanan saldırıya yanıt olarak Gazze'de başlatılan sekiz aylık yoğun askeri harekâtta kullanılan cephaneliğini yenileme çabalarına işaret ediyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nde silah uzmanı olan Tom Karako, ABD'nin İsrail'e verdiği önemli desteğe dikkat çekerek, gönderilen mühimmat türlerinin İsrail'in Hamas'a karşı savunmasında ve Hizbullah ile olası bir çatışmada kullanacağı mühimmat türleriyle uyumlu olduğunu belirtti. İsrail ve İran destekli Hizbullah arasındaki çatışma, savaşın başlangıcından bu yana ateş teatisine sahne oldu ve tam ölçekli bir savaş olasılığına dair endişeleri arttırdı. Beyaz Saray silah sevkiyatları hakkında yorum yapmadı ve Washington'daki İsrail Büyükelçiliği de sorulara henüz yanıt vermedi. Daha ayrıntılı bilgiler, ABD'nin 7 Ekim'den bu yana İsrail'e 6,5 milyar dolar değerinde silah gönderdiğini ortaya koyuyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu kısa bir süre önce, ABD'li yetkililerin bazı gecikmeleri kabul etmek dışında yalanladığı, alıkonulan silahlarla ilgili endişelerini dile getirmişti. Durdurulan sevkiyatlardan biri, Gazze gibi yoğun nüfuslu bölgelerde büyük yıkıma neden olabilecek 2,000 kiloluk bombaları içeriyordu. Bu özel sevkiyat potansiyel etki kaygıları nedeniyle durdurulmuş olsa da, diğer silah sevkiyatları kesintisiz olarak devam etti. ABD İsrail'e yıllık 3.8 milyar dolar askeri yardım sağlıyor. Başkan Biden, askeri yardımın İsrail'in sivilleri koruma ve Gazze'ye insani yardımı kolaylaştırma çabalarına bağlı olabileceğini belirtmiştir. Bugüne kadar atılan tek adım Mayıs ayındaki sevkiyatın ertelenmesi oldu. Başkan Biden yeniden seçime hazırlanırken, çatışmada İsrail'e verdiği destek özellikle Demokrat Parti içinde siyasi meydan okumalara neden oldu. Gazze sağlık bakanlığına göre Filistinlilerin ölü sayısı 37,000'i aşarken İsrail'in askeri eylemlerine yönelik incelemeler de küresel olarak yoğunlaştı. Biden yönetiminin askeri yardım konusundaki şeffaflığı, İsrail'e gönderilen silah ve mühimmatın kapsamı konusunda daha az ayrıntı ortaya koyan Ukrayna'ya yardım konusundaki ayrıntılı raporuyla tezat oluşturuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.