SON DAKİKA
Hava Durumu

#Deprem Güvenliği

Ekometre - Deprem Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Konut fiyatlarında reel kayıp sürüyor Haber

Konut fiyatlarında reel kayıp sürüyor

Merkez Bankası verilerine göre ağustos ayında konut fiyatları yıllık yüzde 23 arttı ancak reel bazda yüzde 6,5 geriledi. Ortalama konut fiyatının 5 milyon 311 bin TL’ye ulaştığı piyasada yüksek finansman maliyetleri talebi baskılarken, uzmanlar finansmanı hazır alıcılar açısından pazarlık imkanlarının devam ettiğine dikkat çekiyor. Konut fiyatlarında reel gerileme Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Ağustos 2026 Konut Fiyat Endeksi verilerine göre konut fiyatları aylık yüzde 0,9, yıllık ise yüzde 23 arttı. Ancak enflasyondan arındırılmış konut fiyatları aynı dönemde yıllık yüzde 6,5 geriledi. Böylece konut fiyatlarında nominal artış devam etmesine karşın, enflasyon karşısındaki reel kayıp da sürdü. Ortalama konut fiyatı 5,3 milyon TL Emlakjet’in Endeksa verileriyle hazırladığı Ağustos 2026 Konut Değer Raporu’na göre Türkiye genelinde ortalama konut satış fiyatı 5 milyon 311 bin TL’ye yükseldi. Ortalama metrekare fiyatı ise 42 bin 488 TL olarak hesaplandı. Metrekare fiyatlarında yıllık nominal artış yüzde 23,5 olurken, reel bazda yüzde 6,2 düşüş kaydedildi. Konutun reel değeri geriliyor Gayrimenkul Strateji Derneği (GİSP) Başkanı Işıl Dinçer, konut fiyatlarındaki nominal yükselişin yatırımcı açısından doğrudan reel kazanç anlamına gelmediğini belirtti. Dinçer, konut fiyatlarının TL bazında artmasına rağmen bu artışın enflasyonun altında kalması nedeniyle konutun reel değerinin azaldığını söyledi. Konut yatırımının performansının yalnızca satış fiyatındaki değişim üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dinçer; enflasyondan arındırılmış fiyatların, kira gelirlerinin ve alternatif yatırım araçlarının performansının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Finansmanı hazır alıcı için pazarlık alanı Yüksek finansman maliyetleri ve satın alma gücündeki gerilemenin konut talebini baskıladığını belirten Dinçer, reel fiyatlardaki düşüşün orta vadede alım fırsatları oluşturabileceğini söyledi. Arsa ve inşaat maliyetleri nedeniyle konut fiyatlarında TL bazında sert düşüşler beklemenin kolay olmadığını ifade eden Dinçer, piyasanın değerlendirilmesinde nominal fiyat artışının yanı sıra reel fiyat hareketleri, kira getirisi ve alternatif yatırım araçlarına göre performansın da dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Konut yatırımında uzun vade öne çıkıyor Konut fiyatlarının enflasyon karşısındaki gerilemesi, yatırımın toplam getirisinde kira gelirinin ve elde tutma süresinin önemini artırıyor. Konutun bulunduğu bölgenin gelişimi, arz-talep dengesi ve kira potansiyeli de uzun vadeli getiriyi belirleyen unsurlar arasında yer alıyor. Son bir yılda konutunu elinde tutan yatırımcıların durumuna ilişkin değerlendirmede bulunan Dinçer, gayrimenkul yatırımlarının kısa vadeli fiyat hareketleri yerine uzun vadeli perspektifle ele alınması gerektiğini belirtti. Bazı bölgelerde fiyat artışlarının enflasyonun altında kalabileceğini söyleyen Dinçer, bölgesel gelişim ve kira geliri potansiyelinin uzun vadede belirleyici olmaya devam edeceğini ifade etti. Alıcının ödeme gücü belirleyici İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen ise konut fiyatlarının enflasyonun gerisinde kalmasında finansmana erişimin önemli rol oynadığını söyledi. Konut fiyatlarını yalnızca inşaat maliyetlerinin belirlemediğini belirten Hepşen, alıcının ödeme kapasitesinin de fiyatlar üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Yüksek faiz ortamında hanehalkının satın alma gücünün konut fiyatlarındaki nominal artışı desteklemekte zorlandığını kaydetti. Her konut aynı yatırım getirisini sunmuyor Hepşen, konutun enflasyona karşı koruma özelliğinin kısa vadede zayıfladığını ancak bundan kalıcı bir sonuç çıkarılmaması gerektiğini belirtti. Gayrimenkul performansının yalnızca bir yıllık fiyat değişimiyle ölçülemeyeceğini ifade eden Hepşen, kira gelirinin de toplam getiriye dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Lokasyon, konutun niteliği, deprem güvenliği, arz durumu ve kira potansiyelinin yatırım kararında daha fazla önem kazandığını belirten Hepşen, gayrimenkulün uzun vadeli bir reel varlık olmayı sürdürdüğünü ancak her konutun otomatik olarak iyi bir yatırım anlamına gelmediğini vurguladı. Faiz düşerse talep yeniden hızlanabilir Türkiye’de ertelenmiş önemli bir konut talebi bulunduğunu belirten Hepşen, konut ihtiyacı devam etmesine rağmen yüksek finansman maliyetleri nedeniyle satın almaların ertelendiğini söyledi. Faizlerin belirgin biçimde gerilemesi halinde bekleyen talebin hızla piyasaya dönebileceğini ifade eden Hepşen, satışa sunulan konut arzının yeterince artmaması durumunda fiyat baskısının yeniden güçlenebileceği uyarısında bulundu. Hepşen, konut kredilerinin ucuzlamasının tek başına yeterli olmayacağını, talebi destekleyen finansman politikalarının konut arzındaki artışla birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti. Faiz beklentisi ile fiyat riski arasında denge Konut almayı planlayanlar açısından mevcut dönemde iki temel seçenek öne çıkıyor: Bugünkü pazarlık imkanlarından yararlanmak veya faizlerin daha da gerilemesini beklemek. Hepşen’e göre faizlerin düşmesi kredi maliyetlerini azaltabilir ancak ertelenmiş talebin aynı dönemde piyasaya dönmesi, satıcıların pazarlık gücünü artırabilir. Kendi oturacağı evi almak isteyen ve finansmanı hazır olan kişiler açısından mevcut piyasanın fırsatlar barındırabileceğini belirten Hepşen, yalnızca daha düşük faiz beklentisiyle beklemenin satın alınmak istenen konutun fiyatında değişiklik riskini de beraberinde getirdiğine dikkat çekti. Yatırım amacıyla konut alacakların ise kira çarpanı, lokasyon, binanın niteliği, aidat yükü, deprem riski ve alternatif yatırım araçlarının getirilerini birlikte değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. İstanbul’da ortalama fiyat 7,3 milyon TL Emlakjet’in Endeksa verilerine göre İstanbul’da ortalama konut satış fiyatı Ağustos 2025’te 5 milyon 996 bin TL iken, Ağustos 2026’da 7 milyon 359 bin 550 TL’ye yükseldi. Yaklaşık 1,4 milyon TL’lik nominal artışa rağmen İstanbul’da metrekare fiyatları reel bazda yıllık yüzde 3,4 geriledi. Veriler, İstanbul’da konut fiyatlarının TL bazında yükselmeye devam ettiğini ancak enflasyondan arındırıldığında reel fiyat performansının zayıfladığını ortaya koyuyor.

İnşaat sektörünü şekillendirecek yatırım trendleri Haber

İnşaat sektörünü şekillendirecek yatırım trendleri

Gayrimenkul ve inşaat sektörü, değişen ekonomik dinamikler, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda dönüşümünü sürdürürken, 2026 yılında sektöre yön verecek yatırım trendleri de netleşmeye başladı. Deprem güvenliği, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve yaşam kalitesi odaklı projeler yatırımcıların karar süreçlerinde belirleyici unsurlar haline gelirken, sektör temsilcileri de geleceğin ihtiyaçlarına uygun projeler geliştirmeye odaklanıyor… SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, gayrimenkul sektöründe yaşanan dönüşümü değerlendirerek yatırımcı davranışlarının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Artukoğlu, “Geçmişte yatırım kararlarında öncelikli kriter lokasyon ve fiyat olurken, bugün güvenli yapılaşma, sosyal yaşam alanları, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi unsurlar da en az bunlar kadar önem taşıyor. Özellikle deprem gerçeğinin daha fazla hissedildiği bir dönemde yatırımcılar yalnızca bir mülk satın almıyor; güvenli ve uzun vadeli bir yaşam alanına yatırım yapıyor” ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir projeler ön plana çıkıyor Küresel ölçekte çevresel farkındalığın artmasıyla birlikte sürdürülebilir yapıların önem kazandığını belirten Artukoğlu, enerji tasarrufu sağlayan sistemlerin ve çevre dostu uygulamaların yeni projelerin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ifade etti. “Yeşil bina uygulamaları, yenilenebilir enerji çözümleri ve düşük karbon ayak izine sahip projeler artık yatırımcıların tercih sebepleri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik odaklı projelerin sektördeki payının daha da artacağını öngörüyoruz” diye konuştu. Akıllı teknolojiler yatırım değerini artırıyor Dijitalleşmenin inşaat ve gayrimenkul sektöründe de etkisini gösterdiğine dikkat çeken Artukoğlu, akıllı bina teknolojilerinin yatırım kararlarında giderek daha fazla rol oynadığını belirtti. Artukoğlu, “Enerji tüketimini optimize eden sistemler, uzaktan yönetilebilen yaşam alanları ve güvenlik teknolojileri artık modern projelerin standartları arasında yer alıyor. Akıllı teknolojilere sahip yapılar hem kullanıcı deneyimini artırıyor hem de uzun vadede yatırım değerine katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. Ankara ve gelişen şehirler yatırımcıların radarında Türkiye’de yatırımcı ilgisinin yalnızca büyük metropollerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Artukoğlu, gelişen şehirlerin ve yeni yaşam merkezlerinin öne çıkmaya başladığını söyledi. “Ulaşım yatırımları, yeni ticaret alanları ve planlı şehirleşme projeleri sayesinde Ankara başta olmak üzere birçok şehir yatırım açısından önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle yaşam kalitesini yükselten, sosyal donatıları güçlü ve ulaşım avantajı sağlayan projeler yatırımcıların dikkatini çekmeye devam edecek” dedi. ‘Geleceğin projeleri bugünden şekilleniyor’ 2026 yılında sektörün odağında güven, sürdürülebilirlik ve teknoloji ekseninin yer alacağını belirten Artukoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Gayrimenkul sektörü yalnızca yapı üretmekten ibaret değil. İnsanların yaşamlarına değer katan, şehirlerin gelişimine katkı sağlayan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir alanlar bırakan projeler geliştirmek gerekiyor. Biz de SOA Holding olarak geleceğin ihtiyaçlarını bugünden analiz ederek, uzun vadeli değer üreten projelere odaklanmayı sürdürüyoruz” ifadelerinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.