SON DAKİKA
Hava Durumu

#Deprem

Ekometre - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İMO Bursa şubesi uyarıyor: Depreme hazır mıyız? Haber

İMO Bursa şubesi uyarıyor: Depreme hazır mıyız?

Depremin bir beka sorunu olduğunu söyleyen İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, “Depremi afete çeviren inşaat mühendisliği bilimini yok sayan, hatalı ve sorumsuz insanlar eliyle yapılan uygulamalar olup, afetlere engel olmak mümkün olmasa da afetlerin yol açacağı hasarları ortadan kaldırabilir ya da en aza indirebiliriz” dedi. İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, 6 Şubat Depremlerinin yıldönümünde uyarılarda bulunarak basın açıklaması yaptı: “Bugün ülkemizi derinden sarsan ve tüm yurttaşlarımızın hafızalarında unutulmayacak acılar bırakan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıldönümünü geride bırakıyoruz. Aynı gün ardı ardına Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli meydana gelen depremlerde resmî verilere göre yaklaşık 39.530 bina yıkılmış, 200.350 bina ağır hasar almıştır. 11 ilde 14 milyonu aşkın nüfusu doğrudan etkileyen bu yıkımın sonucunda 50 binin üzerinde yurttaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu büyük felakette hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Altını çizerek ifade etmek gerekir ki Türkiye’de deprem “beklenmedik” bir doğa olayı değil; tam olarak ne zaman, nerede ve ne büyüklükte olacağı tespit edilemese de öngörülebilir ve etkileri büyük ölçüde azaltılabilir bir gerçektir. Denilebilir ki yıkımın büyüklüğü, depremin ölçüsünden çok; yapı üretiminin kalitesi, denetimin niteliği ve risk azaltma politikalarıyla doğrudan ilişkilidir. Aynı büyüklükteki depremlerin farklı ülkelerde bu ölçekte yıkıma ve can kaybına yol açmaması, sorunun doğada değil, insan eliyle yaratılan zaaflarda olduğunu açıkça göstermektedir. Dahası, ülkemizde orta büyüklükte sayılabilecek depremlerde bile büyük yıkımların meydana geldiği bilinmektedir. Son olarak 2025 yılında Balıkesir Sındırgı’da 10 Ağustos ve 27 Ekim tarihlerinde meydana gelen 6,1 ve 6,0 büyüklüğündeki iki deprem sonucu toplam 729 binadaki 1036 bağımsız bölüm ağır hasarlı veya yıkık olarak tespit edilmiştir. Yine 23 Nisan 2025 tarihinde Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi’nde yaşayan yurttaşlarımızda büyük endişe yaratmış; depremin ardından iletişim ağının çökmesi, deprem toplanma alanlarının ve acil ulaşım yollarının yetersizliği, daha büyük bir olası depremde yaşanacaklar konusunda ne yazık ki iyimser varsayımlarda bulunmayı güçleştirmiştir. Hala Hangi Kentte Kaç Yapının Riskli Olduğu Net Biçimde Ortaya Konmamıştır Bugün gelinen noktada Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek deprem riski altında olduğu bir sır değildir. Mevcut binaların birçoğunun hasar görebilirliği yüksek olan 2000 yılı öncesi inşa edilmiş binalardan oluşması bir yana, son 25 yılda çıkarılan 6 imar affı yasasıyla mevzuata aykırı eklenti veya değişiklikler, gerekli tedbirler alınmadan kâğıt üstünde yasal hale getirilerek, mühendislik hizmeti almamış kaçak yapıların yasallaşması sağlanmıştır. TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonunun 2023 tarihli raporu ülke genelinde 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiğini; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise sadece İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutun çok riskli olduğunu, toplamda 1,5 milyon konutun dönüşmesi gerektiğini ifade etmektedir. Resmî makamların açık beyanlarıyla ülke genelindeki yapı stokunun ne kadar sorunlu olduğu gözler önüne serilmiştir. Buna rağmen, hâlâ bütüncül ve kamuoyuna açık bir yapı envanteri oluşturulmamış, hangi kentte kaç yapının riskli olduğu net biçimde ortaya konmamıştır. Risk bilinmeden, öncelik belirlenmeden, etkili bir dönüşümden söz etmek de mümkün değildir. Dönüşüm Yalnızca Eski Binaların Yıkılıp Yenilerinin Yapılması Değildir Yaklaşık on üç yıldır yürürlükte olan kentsel dönüşüm uygulamalarının bir kısmı gerçek amacından uzaklaşıp deprem riskini azaltmaktan çok, arsa değeri yüksek bölgelerde parsel bazlı yenilemelere indirgenmiştir. Oysa dönüşüm, yalnızca eski binaların yıkılıp yenilerinin yapılması değildir. Zemin özelliklerinden nüfus yoğunluğuna, ulaşım altyapısından toplanma alanlarına kadar pek çok unsurun birlikte ele alınmasını gerektiren kamusal bir planlama meselesidir. Bugüne kadar gerçekleştirilen dönüşüm uygulamaları, ülke genelindeki riskli yapı miktarıyla karşılaştırıldığında son derece sınırlı kalmıştır. Kentsel dönüşüm planlamasında öncelik göçme riski taşıyan yapılara verilmelidir. Bu sebeple şehirlerimizde yapı stoğu envanteri, saha çalışmaları ile gerçek manada çıkartılmalıdır. Depreme hazırlık konusu ise ne yazık ki afet sonrasına sıkışan, sürekliliği olmayan bir başlık olarak ele alınmaktadır. Oysa asıl belirleyici olan, deprem olmadan önce yapılanlardır. Okulların, hastanelerin, kamu binalarının ve altyapı sistemlerinin ne ölçüde güvenli olduğu ne kadarının güçlendirildiği ya da yenilendiği şeffaf ve bütüncül bir şekilde paylaşılmadığı için hâlâ net değildir. Vurgulamak gerekir ki afet yönetimi, yalnızca arama-kurtarma ya da yardım ulaştırma kapasitesiyle değil, risk azaltma ve hazırlık düzeyiyle ölçülür ki bu faaliyetlerde bile ne kadar hazırlıklı olunduğu da 6 Şubat Depremlerinin ardından açık bir şekilde görülmüştür(!) Toplanma Alanları, Afet Sonrası Değil; Afet Öncesi Planlamanın Asli Unsuru Toplanma alanlarına erişimin zor olduğunun altını çizen Erdem şunları söyledi: “Afet anında insanların nereye gideceğini bilmediği, toplanma alanlarına erişimin fiilen mümkün olmadığı bir kent düzeni, depremin kendisi kadar tehlikelidir. Toplanma alanları, afet sonrası değil; afet öncesi planlamanın asli unsuru olmak zorundadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki deprem toplanma alanları salt boş bir alanı ifade etmez: üzerinde geçici barınma alanlarının kurulabileceği; elektrik, su, ısınma, duş, tuvalet gibi temel ihtiyaçların karşılanabileceği altyapıya sahip büyük ve geniş alanlar olarak tarif edilmektedir.” Uygulamaların İnşaat Mühendisliği Bilimi Öncelenerek Planlanması Gerekir Başkan Serdar Atilla Erdem İnşaat Mühendisliği mesleğinin önemini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Açıkça görülmektedir ki yaşanan her büyük doğa olayı, gerekli önlemlerin vaktinde alınmaması nedeniyle birer afete dönüşerek büyük can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Bu sebeple inşaat mühendisliği bilimi öncelenerek yapılacak uygulamaların planlanması yadsınamayacak bir gerçekliktir. Bu tablo, risk azaltma ve hazırlık çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak bir kez daha vurguluyoruz: afetler kader değildir, bilimi, mühendisliği ve kamusal sorumluluğu esas almayan uygulamalarda ısrarın acı sonuçlarıdır. İvedi olarak yapılması gerekenler bellidir: Ülke çapında güncel ve şeffaf bir yapı envanteri oluşturulmalı, kentsel dönüşüm rant odaklı değil risk temelli bir kamu politikası olarak uygulanmalı, yapı üretiminin tüm aşamaları; proje, imalat ve denetim süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin tam ve doğru bir biçimde verilebilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, uygulamalar sıkı bir şekilde denetlenmelidir. Bursa’mızın Olası Bir Afete Hazır Hale Getirilmesi İçin Hazırladığımız Rapor Yetkililerimize İletilmiştir İMO Bursa Şubesi olarak kentsel dönüşüm ve afetlere hazırlık komitemizin hazırlamış olduğu kapsamlı ve geniş rapor tamamlanarak Bursa Valiliği başta olmak üzere Çevre İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi, İlçe Belediyeleri, AFAD vb. ilgili kurumlara tarafımızca teslim edilmiştir. Deprem riski yüksel bölgelerin başında yer alan Bursa’mızın ivedilikle, olası bir afete hazır hale getirilmesi hepimizin birinci önceliği olmalıdır. Afetlere hazırlık için aşağıda başlıklar halinde sıraladığımız konuların vakit kaybetmeden çalışılarak tamamlanması son derece önemlidir. Bu başlıkları özetle şu şekilde sıralayabiliriz: Stratejik Planlama ve Kurumsal Koordinasyon, Yapı Stoğu Envanterinin Saha Çalışmaları ile Bilimsel Olarak Çıkartılması, Toplanma ve Barınma Alanlarının Belirlenmesi, Sığınak ve Güvenli Alan Kontrolleri, Afet Yönetiminde Uzman Ekiplerin Güçlendirilmesi, Lojistik Alanların Planlanması, Toplumsal Farkındalık ve Eğitim başlıklarında hazırların tamamlanması, Afet Tehlikesinin ve Risk Unsurlarının Belirlenmesi, Kentsel Dönüşüm Süreçlerinin Bilimsel ve Bütüncül Planlanması, Yapı Stoğunun Depreme Hazır Hale Getirilmesi, Yapı Denetim Sisteminin Güçlendirilmesi ve Yetkin Mühendislik Uygulamalarının Hayata Geçirilmesi. 6 Şubat Depremleri, etkilediği coğrafi alanın genişliği, nüfusun fazlalığı ve yıkımın boyutu itibarıyla, yıllarca etkisini sürdürecek bir toplumsal travma yaratmıştır. Bununla birlikte bilimin ve mühendislik uygulamalarının gelişimine, ülkemizin bu alandaki beşerî kaynaklarına dayanarak, Türkiye gibi aktif fay hatlarıyla örülü bir coğrafyada deprem endişesiyle yaşama çaresizliğine mahkûm olmadığımız rahatlıkla söylenebilir. Bu sebeple afetleri bir beka sorunu olarak görüyor; mühendislik biliminin ışığında kanun ve yönetmeliklerdeki eksiklerin tamamlanarak çağımıza uygun hale getirilmesinin elzem olduğunu söylüyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi “deprem öldürmez, mühendislik hizmeti almamış bina öldürür. 1999 Depremi de 6 Şubat Depremi de on binlerce insanımızın yitip gitmesine, devletimizin sırtına yüz milyarlarca dolar maddi yük binmesine sebep olmuştur. Yani hem milletimize hem de devletimize maddi, manevi çok ağır bedeller ödetmiştir. Peki bu iki büyük depremde de can ve mal kayıplarımızın tek sorumlusu inşaat mühendisliği mesleği midir? Elbette değildir. Mesleğimizin icrasındaki denetim ile kanuni ve mesleki eksiklerden kaynaklandığı apaçık ortadadır. Peki maddi ve manevi kayıplara sebep olan deprem sizce de başlı başına bir beka sorunu değil midir? Depremin vereceği hasarları engellemek, yukarıda bahsettiğimiz gibi inşaat mühendislerinin mesleki sorunlarını çözmekle hallolacağı apaçık ortadayken daha neyi bekliyoruz? O zaman gelin ne yapılması gerektiğini konuşalım. Öncelikle devlet ve millet olarak inşaat mühendisliği mesleğine hak ettiği değeri gösterip ardından gerekenleri yapmak için en acilinden bir eylem planı ortaya koyalım. Yapı Denetim Kanunu, Şantiye Şefliği Yönetmeliği ve 1938 yılında yürürlüğe giren Mimarlık ve Mühendislik Hakkındaki Kanun ve Müteahhitlik Yasası’nın eksikliklerinin yasal düzenlemelerle tamamlanıp çağına uygun hale getirilmeli ve Yetkin ve Uzman Mühendislik Yasası bir an önce düzenlenerek hayata geçirilmelidir. Tabii bu konuda en önemli görev devletimize düşmekte olup acilen kanuni ve hukuki düzenlemelerin yapılması şarttır.” Sonuç olarak diyoruz ki deprem bir beka sorunudur. Depremi beka sorunu olmaktan çıkarmanın tek yolu ise asli meslek grubu olan inşaat mühendislerinin önünü açacak doğru planlama ve doğru uygulamalar adına hukuki düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi ve mesleğin kronik sorunlarının çözülmesidir. 6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların bir daha yaşanmaması için bugünden harekete geçmektir. Bilimin ve mühendisliğin uyarılarını dikkate almadan geçen her gün, yeni felaketlerin zeminini hazırlamaktadır.”

Afetlere karşı nasıl hazırlıklı olabilirsiniz? Haber

Afetlere karşı nasıl hazırlıklı olabilirsiniz?

Doğal afetler, beklenmedik anlarda büyük yıkımlara yol açabilen olaylardır. Bu tür afetlerin etkilerini en aza indirmek ve can güvenliğini sağlamak için önceden hazırlıklı olmak büyük bir önem taşır. Hem bireylerin hem de ailelerin bu tür durumlara karşı önlem alması, afet anında ve sonrasında oluşabilecek zararları minimize etmenin en etkili yoludur. Hazırlıklı olmanın en önemli adımları, doğru bilgilere sahip olmak, güvenlik önlemlerini almak ve bu süreçte uygulanacak planlar yapmaktır.160 yıllık köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren Generali Sigorta, afetlere karşı yapılması gereken hazırlıkları paylaştı. Zorunlu Deprem Sigortanızı Yaptırın Zorunlu Deprem Sigortası (DASK), konutunuzu deprem ve buna bağlı gelişen yangın, patlama, tsunami ve yer kayması gibi risklere karşı koruma altına alır. Olası bir depremde maddi kayıpların önüne geçmek için DASK sigortasını yaptırmak oldukça önemlidir. Bu sigorta sayesinde, evinizin zarar görmesi durumunda onarım ya da yeniden inşa sürecinde maddi destek alabilirsiniz. Depremin olası etkilerine karşı alınacak en etkili önlemlerden biri olan DASK, gelecekte oluşabilecek büyük maddi kayıpları engeller. Ev sahibi olarak, bu sigorta ile güvenliğinizi ve maddi güvencenizi sağlayabilirsiniz. Sigorta Poliçenizi Düzenli Olarak Güncelleyin Konutunuzun değeri zamanla değişebileceği için DASK poliçenizi her yıl yenilemek önemlidir. Bu sayede sigorta kapsamındaki teminatlar güncel kalır ve yeterli koruma sağlanır. Poliçenizdeki teminatların eksik olması durumunda, olası bir afetten sonra karşılaşabileceğiniz hasarlar yeterince karşılanmayabilir. DASK poliçenizi düzenli olarak yenileyerek, evinizi ve maddi güvenliğinizi koruma altına alabilir, beklenmedik durumlarda daha güçlü bir maddi destek elde edebilirsiniz. Sigorta poliçenizin düzenli güncellenmesi, deprem gibi afetlere karşı en etkili önlemlerden biridir. Afet Riskine Karşı Bina Güvenliğinizi Artırın Sigorta yaptırmak önemli bir güvence sağlasa da binanızın deprem dayanıklılığını artırmak da afetlere karşı hazırlıklı olmanın vazgeçilmez bir parçasıdır. Binanızın yapı denetiminden geçtiğini ve ihtiyaç duyulan güçlendirme çalışmalarının yapıldığını kontrol etmek hayati önem taşır. Bu önlemler, yalnızca olası can kayıplarını önlemekle kalmaz, aynı zamanda sigorta kapsamında korunan mal varlıklarınızı da güvence altına alır. Depreme karşı dayanıklı bir bina hem sevdiklerinizin güvenliğini sağlar hem de maddi kayıpları en aza indirir, böylece afetlere karşı daha güçlü bir koruma elde edersiniz. Acil Durum Planı Hazırlayın Ailenizle birlikte bir acil durum planı hazırlamak, deprem gibi afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemli bir adımıdır. Deprem anında toplanma noktalarını, binadan çıkış yollarını ve acil durum çantası, el feneri, su, gıda gibi gerekli ekipmanları önceden belirlemelisiniz. Böylece olası bir afet anında nasıl hareket edeceğinizi bilirsiniz. DASK sigortası, maddi kayıplarınızı karşılamaya destek olurken, bu acil durum planı da sizin ve ailenizin güvenliğini sağlamaya yardımcı olur. Hem maddi hem de hayati güvenlik açısından bu tür hazırlıklar, afet anında önemli bir fark yaratabilir. DASK Teminatlarını ve Kapsamını İyi Anlayın DASK sigortasının kapsamını ve hangi durumlarda geçerli olduğunu iyi anlamak, maddi güvenliğinizi sağlamada önemli bir adımdır. DASK, deprem ve buna bağlı hasarların bina üzerindeki etkilerini karşılar; ancak eşyalarınız sigorta kapsamında değildir. Bu nedenle, konutunuzdaki eşyaları da güvence altına almak için ek sigorta seçeneklerini değerlendirmek faydalı olacaktır. Eşyalarınızı kapsayan bir poliçe, olası bir deprem sonrası hem binanızın hem de içindeki eşyaların korunmasını sağlar, böylece daha geniş bir maddi güvence altına girmiş olursunuz.

Avşar: Marmara depremi kapıda hazırlıklar nerede Haber

Avşar: Marmara depremi kapıda hazırlıklar nerede

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Avşar, Büyük Marmara depremi başta olmak üzere olası depremlere yönelik çalışmaların hangi aşamada olduğunu sordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Projesi kapsamında vadettiği konutların akıbetini soran Avşar, rezerv alanlarda 400 bin konut, Yarısı Bizden kampanyasıyla 350 bin konut ve 100 bin sosyal konutun inşa edileceğinin sözünün verildiğini hatırlattı.   “Ülkemiz her 10-15 yılda bir büyük depremlerle karşı karşıya kalmaktadır.” Ülkenin deprem gerçeğini de hatırlatan Avşar, “Ülkemiz üzerinde konumlandığı Anadolu ve Trakya topraklarından Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hattı olmak üzere 3 ana fay hattı geçmekte ve bu fay hatları ülkemize her an tehdit oluşturmaktadır.  Bu durum neredeyse her 10-15 yılda bir büyük depremlerle kendini göstermektedir.” diye konuştu.   “Marmara Bölgesinde gün aşırı 4-5 büyüklüğünde meydana gelen depremler büyük Marmara depremini her defasında tekrar tekrar hatırlatıyor.” Avşar, en son 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde 11 ilimizde büyük bir yıkımın yaşandığını ve milyonlarca insanımızın etkilendiğini, resmi kayıtlara göre 53 bini aşkın vatandaşın da hayatını kaybettiğini, öncesinde 99 depremi, İzmir depremi, Elâzığ depremi, Van depremi gibi depremler başta olmak üzere birçok irili ufaklı depremin yaşandığını söyledi. Avşar, “Bütün bu büyük ve acı depremlerin hala yaraları sarılmaya çalışılırken, bugün Marmara Bölgesinde gün aşırı 4-5 şiddetinde depremler yaşıyoruz. Bu durum tüm deprem bilimcilerinin hem fikir olduğu ve yakın bir zamanda meydana gelmesi beklenilen büyük Marmara depremi gerçeğini her defasında tekrar tekrar hatırlatmaktadır.” dedi. “İstanbul’da kendiliğinden yıkılabilecek durumda olan ve binlerle ifade edilen binanın bulunduğu söylenmektedir.” “Bu noktada Bakanlığın verilerine göre İstanbul’da 600 bin çok riskli konut bulunmakta ve bir an önce bunların yenilenmesi gerekmektedir.” diyen Avşar; “Bunun yanında son birkaç ayda İstanbul’da birçok binanın kendiliğinden yıkıldığı görülmüş ve bu durumda olan binlerle ifade edilen binanın bulunduğu da açıklanmıştır.” ifadelerini kullandı.   “İstanbul depremi ekonomik yıkıma sebep olacaktır.” Avşar, ayrıca böyle bir depremin meydana gelmesi durumunda ülkenin ağır bir ekonomik yıkıma uğrayacağı ve 30 milyona yakın insanın doğrudan etkileneceği bir gerçek olduğunu belirtti. İktidarın hazırlık çalışmalarına değinen Avşar; “Hazırlık çalışmaları kapsamında, kamuoyunda rezerv alan yasası olarak bilinen kanun değişiklikleri yapılmış, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurulmuş ve sayın Cumhurbaşkanının katılımıyla Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Projesi açıklanmıştı. Bu proje ile belirlenen rezerv alanlarda 400 bin konut yapılacağı, yarısı bizden kampanyasıyla 350 bin konutun dönüşeceği ve 100 bin sosyal konutun inşa edileceği açıklanmıştı” dedi ve Bakana Kurum’a sorularını yönetti.  “Kentsel Dönüşüm Başkanlığının kurulmasından bu yana üzerinden geçen yaklaşık 10 aylık süreçte hangi çalışmalar yapılmıştır?” Avşar, “Depreme hazırlık çalışmaları kapsamında Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurulmasından bu yana üzerinden geçen yaklaşık 10 aylık süreçte hangi çalışmalar yapılmıştır?” sorusunu yönelterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dönüşüm yol haritası oluşturulmuş mudur? Bu süreçte deprem bölgesi hariç 1. derece deprem kuşağında olan iller başta olmak üzere depreme karşı tedbirler anlamında ne tür çalışmalar yapılmıştır? Ne kadar konut dönüşüme alınmıştır?”    “Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Projesiyle vaat edilenler hangi aşamadadır? Kamuoyunu bilgilendirecek misiniz?” Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Projesini de soran Avşar, “İstanbul depremi hazırlık çalışmaları kapsamında Sayın Cumhurbaşkanı tarafından kamuoyuna duyurulan Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Projesiyle vaat edilen; rezerv alanlarda 400 bin konut, yarısı bizden kampanyasıyla 350 bin konut ve 100 bin sosyal konutun inşa işlemlerine başlanmış mıdır? Çalışmalar hangi aşamadadır? Projenin tamamlanma ve hak sahiplerine teslim takvimi belirlenmiş midir? Bu konuda kamuoyuna bilgilendirecek misiniz?” dedi.   “Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğünün her an olması beklenilen İstanbul depremine karşı acil eylem planı var mıdır?”  Belediyelerle iş birliğinin önemine değinen Avşar; “Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Projesi kapsamında kurulan Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğünün her an olması beklenilen İstanbul depremine karşı acil eylem planı var mıdır? Bu plan kapsamında ne tür çalışmalar yapılmaktadır?” dedi.   Belediyelerle gerekli koordinasyon çalışmaları yapılmakta mıdır? Avşar, “Belediyeler başta olmak üzere, ilgili STK’lar ve bilim adamlarıyla eş güdüm halinde çalışmak bakımından ortak bir hareket programı oluşturulmuş mudur? Gerekli koordinasyon çalışmaları yapılmakta mıdır?” sorularını da yöneltti. İstanbul’da kendiliğinde yıkılacak durumda olan kaç bina bulunmaktadır. Buna karşın acil önlem bağlamında neler yapılmıştır? Avşar, “Bakanlık verilerine göre İstanbul’da 600 bin çok riskli binanın kaçı kendiliğinden yıkılabilecek durumdadır? Bu durum göz önünde bulundurularak gerekli tespitler ve önceliklendirmeler yapılmış mıdır? Buna karşın acil önlem bağlamında neler yapılmıştır? Bina sakinlerinin can güvenliği sağlanmış mıdır?” ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.