SON DAKİKA
Hava Durumu

#Deniz Güvenliği

Ekometre - Deniz Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deniz Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu diplomasisi Brent petrolü geriletti Haber

Orta Doğu diplomasisi Brent petrolü geriletti

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın Tahran’da yürüttüğü görüşmeler arz endişelerini hafifletirken Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ve Suudi Arabistan’a yönelik güvenlik tehditleri fiyatlardaki düşüşü sınırlıyor. Petrol piyasalarında diplomatik çözüm beklentisi ile devam eden askeri gerilim aynı anda fiyatlanıyor. Brent petrolün altı ayın zirvelerinden geri çekilmesine rağmen yüksek seviyelerde kalması, küresel enerji arzına yönelik risklerin henüz ortadan kalkmadığını gösteriyor. Brent petrol 114,65 dolara geriledi Petrol fiyatları, Orta Doğu’da diplomatik çözüm ihtimalinin güçlenmesiyle aşağı yönlü hareket etti. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 1 düşüşle varil başına 114,65 dolara gerilerken ABD Batı Teksas Tipi (WTI) ham petrolünün fiyatı yüzde 1,05 kayıpla 100 dolar seviyesine indi. Geçen hafta yaklaşık altı ayın zirvesine çıkan petrol fiyatlarında, diplomatik temasların ardından savaş kaynaklı risk priminin bir bölümü geri verildi. Ancak Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların devam etmesi, fiyatlardaki düşüşün daha belirgin hale gelmesini engelliyor. Petrol fiyatları neden düşüyor? Petrol piyasasındaki son geri çekilmenin temelinde, Orta Doğu’daki çatışmaların sona erdirilebileceğine ilişkin diplomatik beklentilerin güçlenmesi bulunuyor. Bölgesel gerilimin kontrol altına alınması halinde enerji üretimi ve sevkiyatında yeni kesintiler yaşanacağına yönelik endişelerin azalabileceği değerlendiriliyor. Bu beklenti, geçen hafta hızla yükselen savaş risk priminin bir bölümünün fiyatlardan çıkmasına neden oldu. Bununla birlikte petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması, yatırımcıların kalıcı bir çözüm ihtimalini henüz kesinleşmiş bir gelişme olarak değerlendirmediğine işaret ediyor. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan Tahran’da görüştü Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’dan üst düzey temsilciler pazartesi günü Tahran’da İranlı yetkililerle bir araya geldi. Görüşmelerde, Orta Doğu’daki askeri gerilimin yeniden tırmanmasını önleyecek iletişim ve müzakere kanallarının oluşturulması amaçlandı. Tarafların barış ve güvenlik konularındaki görüşmeleri sürdürme konusunda mutabık kalması, petrol piyasasında diplomatik çözüm beklentisini güçlendirdi. Temaslar, bölgesel çatışmanın başlamasından bu yana gerçekleştirilen önemli doğrudan görüşmeler arasında öne çıktı. Diplomasi petrol fiyatlarındaki savaş primini düşürüyor Diplomatik temasların sonuç vermesi halinde petrol arzına ilişkin olumsuz senaryoların gerçekleşme ihtimali azalabilir. Özellikle Suudi Arabistan’daki enerji altyapısına yönelik saldırıların sona ermesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gemi trafiğinin normalleşmesi, petrol fiyatlarındaki risk priminin daha da gerilemesini sağlayabilir. Ancak mevcut görüşmeler henüz kalıcı bir ateşkes veya kapsamlı bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Bu nedenle fiyatlardaki düşüş, kesinleşmiş bir arz rahatlamasından ziyade diplomatik çözüm ihtimalinin piyasa beklentilerine yansıması olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar fiyatları baskılıyor Diplomatik temaslara rağmen Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar sona ermiş değil. İran destekli Husiler, son saldırı dalgasında Suudi Arabistan’ın enerji altyapısını ve ulaşım noktalarını hedef aldıklarını açıkladı. Suudi yetkililer ise bazı füze ve insansız hava araçlarının engellendiğini bildirdi. Bölgedeki güvenlik riskinin sürmesi, petrol fiyatlarında diplomatik iyimserliğin daha sert bir düşüşe dönüşmesini engelleyen unsurlar arasında yer alıyor. Hürmüz Boğazı’nda ekim ayında saldırı rekoru Küresel enerji ticaretinin kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı, petrol piyasasının yakından izlediği başlıca risk alanlarından biri olmaya devam ediyor. Deniz güvenliği olaylarını 2017’den bu yana takip eden verilere göre ekim ayı, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari gemilere yönelik saldırıların yoğunluğu açısından kayıtlardaki en hareketli dönem oldu. Ekim ayında bölgede 28 teyitli veya bildirilen saldırı kaydedildi. Şubat ayının sonundan bu yana toplam saldırı sayısının ise 100’ü aştığı belirtiliyor. Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretindeki stratejik konumu, bölgedeki güvenlik risklerini enerji fiyatları açısından önemli hale getiriyor. Ticari gemilere yönelik saldırılar, doğrudan arz kesintisi yaşanmasa bile navlun, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırarak petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor. Brent petrol geçen hafta 117 doları aştı İran ile bağlantılı saldırıların tanker trafiğine yönelik riskleri artırmasıyla Brent petrol geçen hafta 117 doların üzerine çıktı ve nisan ayından bu yana en yüksek seviyesini gördü. Pazartesi günü fiyatların yeniden 117 dolara yaklaşmasının ardından diplomatik temasların güçlenmesiyle geri çekilme yaşandı. Buna rağmen Brent petrolün 114 doların üzerinde kalması, bölgedeki arz güvenliği risklerinin fiyatlamadan tamamen çıkmadığını ortaya koyuyor. Rus rafinerilerinde dizel üretimi artıyor Petrol ürünleri piyasasında arzı destekleyebilecek gelişmelerden biri de Rusya’dan geldi. Rus rafinerileri ekim ayında dizel üretimini artırırken hükümetin ABD ile yapılan tedarik anlaşmasının ardından uygulamaya aldığı ihracat kotaları bu artışta etkili oldu. Ayın başında günlük yaklaşık 160 bin tona kadar gerileyen dizel üretiminin, kotaların verilmesinin ardından 180 bin tona doğru yükseldiği belirtiliyor. Rusya’nın ABD’ye ilk dizel sevkiyatının da yola çıktığı ve yeni teslimatların devam etmesinin planlandığı aktarılıyor. Rusya’daki üretim artışı küresel dizel arzına destek sağlayabilecek olsa da Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ham petrol piyasasının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Brent petrol fiyatlarında düşüş sürecek mi? Brent petrolün önümüzdeki dönemdeki seyri, büyük ölçüde Tahran’daki diplomatik görüşmelerin somut sonuçlar verip vermeyeceğine bağlı olacak. Görüşmelerin ateşkes veya saldırıların azaltılması yönünde ilerlemesi halinde savaş kaynaklı risk priminin bir bölümü daha fiyatlardan çıkabilir. Buna karşılık Suudi Arabistan’ın enerji tesislerine veya Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik yeni saldırılar, petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabilir. Bu nedenle petrol piyasasında kısa vadeli görünüm, diplomatik çözüm beklentisi ile küresel enerji arzına yönelik güvenlik riskleri arasındaki denge tarafından şekilleniyor.

İran’dan ABD’ye Hürmüz mesajı: 7 şart yerine gelmeden boğaz açılmayacak Haber

İran’dan ABD’ye Hürmüz mesajı: 7 şart yerine gelmeden boğaz açılmayacak

Kalibaf, İran’ın daha önce Katar aracılığıyla Washington’a ilettiği 7 şartın yerine getirilmemesi halinde boğazın yeniden açılmayacağını söyledi. Kalibaf’tan Hürmüz açıklaması İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Kalibaf, Meclisin basına açık oturumunda ABD ile yürütülen dolaylı görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin kamuoyuna yansıyan açıklamalarının aksine Washington’ın arabulucular üzerinden İran’a öneriler ilettiğini belirten Kalibaf, Tahran’ın kendi şartlarında ısrar ettiğini söyledi. Kalibaf, tek taraflı talepler döneminin sona erdiğini belirterek, İran’ın sunduğu 7 şart yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını ifade etti. İran’ın 7 şartı masada İran, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında ABD’ye Katar aracılığıyla bir teklif iletmişti. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre teklif, gerekli koşulların karşılanması halinde Hürmüz Boğazı’nın yedi gün içinde yeniden açılmasını ve normal deniz trafiğinin başlamasını öngören bir güven artırıcı plan içeriyordu. Washington’ın söz konusu plana ilişkin yanıtı da Katar üzerinden Tahran’a iletildi. Taraflar arasındaki görüşmelerde temel anlaşmazlığın, planın içeriğinden çok adımların hangi sırayla uygulanacağı üzerinde yoğunlaştığı bildirildi. Tahran nükleer görüşmeleri ayrı tutuyor İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD’den gelen mesajlara ilişkin yaptığı açıklamada, bu aşamada önceliğin Hürmüz Boğazı ve bölgedeki deniz güvenliği olduğunu belirtti. Reuters’ın aktardığına göre Bekayi, İran’ın ABD ile nükleer konu başlığında yeni bir müzakereye başlamadığını ve Hürmüz’ün yeniden güvenli şekilde kullanıma açılması için Washington’ın somut adımlar atması gerektiğini söyledi. Trump daha önce İran teklifini reddetmişti ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin teklifini daha önce kabul etmediğini açıklamıştı. Buna karşın Katar’ın arabuluculuğunda Washington ile Tahran arasındaki dolaylı temaslar devam ediyor. Kalibaf’ın son açıklaması, İran’ın Hürmüz Boğazı konusunda müzakere sürecini kendi belirlediği şartların uygulanmasına bağladığını bir kez daha ortaya koydu. Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip. Reuters verilerine göre savaş öncesinde boğazdan dünya genelindeki günlük ham petrol ve LNG arzının yaklaşık yüzde 20’si geçiyordu.

Hürmüz Boğazı'nda tanker alarmı Haber

Hürmüz Boğazı'nda tanker alarmı

Suudi Arabistanlı Bahri tarafından işletilen Sidr ile Sinokor'un işlettiği Senegal Prosperity adlı tankerlerin hedef alınması, kritik enerji güzergahındaki güvenlik endişelerini yeniden artırdı. Hürmüz Boğazı'nda petrol taşımacılığı yapan iki tankerin saldırıya uğraması, bölgedeki deniz güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. Deniz güvenliği danışmanlık şirketi Marisks, iki dev petrol tankerinin boğazdan geçişleri sırasında kısa aralıklarla kimliği belirlenemeyen cisimlerin hedefi olduğunu bildirdi. İki tanker kısa aralıklarla hedef alındı Marisks'in aktardığı bilgilere göre, Suudi Arabistanlı Bahri nakliye şirketi tarafından işletilen dev ham petrol tankeri Sidr, Umman'ın Khasab kentinin kuzeydoğusunda seyir halindeyken vuruldu. Sinokor tarafından işletilen Senegal Prosperity adlı tanker ise Umman'ın doğusunda seyir halindeyken üç mermiyle hedef alındı. Her iki geminin de Basra Körfezi'nden çıkış yaptığı belirtildi. Saldırıların ardından gemilerde hasar meydana gelirken, olayların kaynağına ilişkin henüz net bir açıklama yapılmadı. Bahri ve Sinokor'dan açıklama gelmedi Gemileri işleten Bahri ve Sinokor, olaylarla ilgili henüz açıklama yapmadı. Saldırıların kim tarafından gerçekleştirildiği ve kullanılan mühimmatın niteliği konusunda da kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, küresel petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip bu güzergâhtaki güvenlik risklerinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Bir tanker daha vurulmuştu İki tankere ilişkin gelişmeden önce İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları da bir tankerin Hürmüz Boğazı'ndan çıkış transitini tamamlarken nereden geldiği belirlenemeyen üç mermiyle vurulduğunu bildirmişti. Kurum, söz konusu tankerin kimliğini açıklamamıştı. Art arda yaşanan olaylar, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilerin güvenliğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.