SON DAKİKA
Hava Durumu

#Çin

Ekometre - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mayıs ayında ihracat yüzde 9,3 geriledi Haber

Mayıs ayında ihracat yüzde 9,3 geriledi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, mayıs ayında ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,3 azalarak 22 milyar 504 milyon dolar, ithalatın ise yüzde 10,7 düşüşle 28 milyar 103 milyon dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı. Ankara'da düzenlenen Mayıs Ayı Dış Ticaret Verileri Basın Toplantısı'nda konuşan Bolat, bayram tatili nedeniyle mayıs ayında resmi çalışma günlerinin azalmasının dış ticaret verileri üzerinde etkili olduğunu belirtti. İhracatta yaşanan gerilemeye rağmen günlük bazda önemli bir rekora imza atıldığını vurgulayan Bolat, 22 Mayıs 2026 tarihinde 2,4 milyar dolarlık ihracatla tüm zamanların en yüksek günlük ihracat rakamına ulaşıldığını söyledi. İthalat tarafında da düşüş yaşandığını belirten Bolat, mayıs ayında mal ithalatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,7 gerileyerek 28,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Dış ticaret açığındaki iyileşmeye dikkat çeken Bolat, mayıs ayında açığın yıllık bazda yüzde 15,7 azalarak 5,6 milyar dolara düştüğünü ve son 9 ayın en düşük seviyesinin görüldüğünü kaydetti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yılın aynı ayına göre 1,2 puan artarak yüzde 80,1'e yükseldi. Böylece söz konusu oran son 20 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe de mayıs ayında yedi iş gününün bayram tatili nedeniyle kaybedildiğini belirterek, ihracattaki düşüşte takvim etkisinin önemli rol oynadığını söyledi. İlk beş aylık dönemde ihracatın 111,2 milyar dolara, son 12 aylık ihracatın ise 273,5 milyar dolara yükseldiğini belirten Gültepe, otomotiv sektörünün 3,3 milyar dolarla ihracat liderliğini sürdürdüğünü ifade etti. Gültepe, Avrupa ve ABD'de talebin canlanmaya başladığını, Çin'de ise üretim maliyetlerinin yükseldiğini belirterek Türkiye'nin yeni siparişler açısından fırsatlar yakalayabileceğini söyledi. Ancak sanayi üretimindeki yavaşlamaya dikkat çeken Gültepe, rekabet gücünün artırılması için üretim maliyetleriyle fiyatlar arasında daha sağlıklı bir denge kurulması gerektiğini vurguladı. Mayıs ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler Almanya, ABD, İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya olurken, Körfez ülkelerine yapılan ihracat ise yüzde 16,2 gerileyerek 2,24 milyar dolar seviyesinde kaldı.

Demir cevheri fiyatlarında yükseliş sürüyor Haber

Demir cevheri fiyatlarında yükseliş sürüyor

Dalian Commodity Exchange’de işlem gören eylül vadeli demir cevheri kontratı yüzde 0,73 artışla ton başına 822,5 yuana çıktı. Singapore Exchange’de işlem gören gösterge haziran vadeli demir cevheri fiyatı ise yüzde 0,88 yükselerek 111,4 dolar seviyesine ulaştı. Çin talebi piyasayı destekledi Piyasada, Çin’in çelik ihracatındaki düşüşün üretici marjlarını dengeleyebileceği beklentisi fiyatları destekledi. Çin’in çelik ihracatı nisanda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 azalarak 9,5 milyon tona geriledi. Buna rağmen aylık bazda yüzde 4’lük artış kaydedildi. Uzmanlar, ihracattaki gerilemenin iç piyasada çelik fiyatlarını ve üretici kârlılığını destekleyebileceğini değerlendiriyor. Liman stokları geriledi Demir cevheri piyasasında arz tarafındaki sıkı görünüm de yükselişte etkili oldu. SteelHome verilerine göre Çin limanlarındaki demir cevheri stokları aylık bazda yüzde 1,5 azalarak 162,65 milyon tona geriledi. Böylece stoklar şubat sonundan bu yana en düşük seviyeye indi. Çelik hammaddelerinde yükseliş Diğer çelik hammaddelerinde de yukarı yönlü hareket görüldü. Koklaşabilir kömür yüzde 0,85, kok fiyatları ise yüzde 1,25 yükseldi. Shanghai Futures Exchange’de işlem gören inşaat demiri ve sıcak haddelenmiş rulo fiyatları yüzde 0,34 artarken, filmaşin yüzde 1,56 prim yaptı. Paslanmaz çelik fiyatları ise yüzde 0,56 geriledi.

Altın fiyatları barış iyimserliğiyle dengelendi Haber

Altın fiyatları barış iyimserliğiyle dengelendi

Son günlerde sert yükseliş gösteren altın fiyatları, yatırımcıların diplomatik gelişmeleri yakından takip etmesiyle yatay seyre geçti. Ons altın, önceki işlem gününde yüzde 3 yükseldikten sonra yaklaşık 4.690 dolar seviyesinde işlem gördü. Böylece altın, mart sonundan bu yana en güçlü günlük yükselişlerinden birinin ardından dengelenme sürecine girdi. Faiz getirisi olmayan altın, özellikle doların değer kaybettiği dönemlerde yatırımcıların güvenli liman tercihi olmaya devam ediyor. İran, ABD’nin teklifini değerlendiriyor Konuya yakın kaynaklara göre İran yönetimi, yaklaşık 10 haftadır devam eden çatışmaları sona erdirmek amacıyla ABD’den gelen yeni teklifi değerlendirmeye aldı. Çin’in de diplomatik çözüm çağrılarına destek vermesi, küresel piyasalardaki iyimserliği artırdı. ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı açıklamada, İran’ın şartları kabul etmesi halinde ABD’nin askeri operasyonları durdurabileceğini ve Hürmüz Boğazı’ndaki baskının sona erebileceğini ifade etti. Analistler: İyimserlik kırılgan Uzmanlar, piyasaların barış ihtimalini fiyatlamaya başladığını ancak sürecin halen kırılgan olduğunu belirtiyor. TD Securities analistleri yayımladıkları değerlendirmede, barış anlaşmasına yönelik haber akışının değerli metallerde alımları desteklediğini vurguladı. Ancak tarafların taleplerinde büyük değişiklik olmaması nedeniyle müzakerelerin kolay sonuçlanmayacağı ifade ediliyor. Gözler Fed yetkililerinde Piyasalardaki iyimser havaya rağmen ABD Merkez Bankası yetkilileri enflasyon konusunda temkinli mesajlar vermeyi sürdürüyor. Fed üyeleri Austan Goolsbee ve Alberto Musalem, enflasyonun halen yüzde 2 hedefinin üzerinde olduğunu belirterek faiz indirimi konusunda dikkatli olunması gerektiğine işaret etti. Gümüş ve Platin de yükseldi Altın fiyatlarındaki hareketlilik diğer değerli metallere de yansıdı. Gümüş önceki seansta yüzde 6’nın üzerinde yükselirken, platin ve paladyum fiyatlarında da artış görüldü. Dolar endeksi ise son düşüşün ardından yatay seyir izledi.

Çin’den İngiltere’ye sert tepki, yaptırım krizi büyüyor Haber

Çin’den İngiltere’ye sert tepki, yaptırım krizi büyüyor

Pekin yönetimi, Londra’nın kararına sert tepki göstererek yaptırımları protesto etti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, Pekin’de düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı olmadan uygulanan tek taraflı yaptırımlara karşı olduklarını söyledi. İngiltere’nin kararını kınadıklarını belirten Lin, diplomatik kanallar üzerinden resmi protestonun iletildiğini açıkladı. “Meşru Haklarımızı Koruyacağız” Çin’in Ukrayna krizinde barış görüşmelerini destekleyen bir tutum izlediğini ifade eden Lin, askeri ve sivil çift kullanımlı ürünlerin ihracatının sıkı şekilde denetlendiğini vurguladı. Pekin yönetiminin Çin ile Rusya arasındaki ticari ilişkileri hedef alan girişimleri kabul etmeyeceğini belirten Lin, “Çinli şirketlerin meşru hak ve çıkarlarını kararlılıkla koruyacağız” mesajı verdi. İngiltere’den yaptırım kararı İngiltere hükümeti 5 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna savaşına destek sağladıkları gerekçesiyle bazı şirket ve kişileri yaptırım listesine aldığını duyurmuştu. Yaptırım listesinde Hong Kong merkezli M9 Logistics ile şirketin Şanghay’daki iştirakinin de yer aldığı belirtildi. İngiliz yetkililer, söz konusu şirketlerin Rusya’ya dron parçaları ve çeşitli askeri ekipman tedarik ettiğini öne sürdü. Küresel gerilim tırmanıyor Uzmanlar, Çin ile Batılı ülkeler arasında son dönemde artan yaptırım ve ticaret gerilimlerinin küresel ekonomide yeni kırılmalara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle oluşan bloklaşmanın, ticaret zincirleri ve uluslararası diplomasi üzerinde etkisini artırdığı değerlendiriliyor.

Pekin’den Orta Doğu’ya kritik hamle Haber

Pekin’den Orta Doğu’ya kritik hamle

Orta Doğu’da yükselen savaş gerilimi küresel dengeleri sarsarken, Çin’den dikkat çeken bir diplomatik hamle geldi. Pekin yönetimi, İran ile ABD arasında tırmanan krizin daha büyük bir çatışmaya dönüşmesini önlemek amacıyla diplomasi trafiğini hızlandırdı İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Pekin ziyareti uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, görüşmelerde ateşkes, enerji güvenliği ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim masaya yatırıldı. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin “tam ve kalıcı ateşkes şart” mesajı ise dünya piyasalarında dikkatle takip edildi. ABD ile İran arasında özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden artan tansiyon, petrol piyasalarında da baskıyı artırıyor. Uzmanlara göre Pekin yönetimi, hem enerji arz güvenliğini korumak hem de bölgede arabulucu güç olarak öne çıkmak istiyor. Çin’in son dönemde İran, Pakistan ve Körfez hattında yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği bu stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor. Washington’un bazı Çinli şirketlere yönelik yaptırım kararları sonrası Pekin’in geri adım atmaması ise küresel güç rekabetinin yeni bir boyuta taşındığı yorumlarına neden oldu. Çin’in İran üzerindeki etkisini kullanarak bölgede denge kurmaya çalıştığı belirtilirken, yaklaşan Trump-Şi zirvesi öncesinde diplomatik temasların daha da hızlanması bekleniyor. Analistler, Orta Doğu’daki gelişmelerin sadece bölgesel değil; enerji, ticaret ve küresel enflasyon açısından da kritik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek yeni bir kriz, petrol fiyatlarında sert yükseliş riskini gündemde tutuyor.

Çin’den ABD yaptırımlarına sert hamle Haber

Çin’den ABD yaptırımlarına sert hamle

China ile United States arasındaki yaptırım gerilimi yeni bir aşamaya taşındı. “Engelleme kuralı” ilk kez devrede Pekin, İran petrolü yaptırımlarına karşı şirketlere “uymayın” talimatı verdi Ministry of Commerce of the People's Republic of China, şirketlere ABD yaptırımlarına uymamaları yönünde talimat verirken, 2021 yılında yürürlüğe giren “engelleme kuralı” ilk kez bu kapsamda devreye alındı. ABD’nin hedefinde Çinli rafineriler vardı Washington yönetimi son haftalarda İran petrolü kullandığı öne sürülen Çinli rafinerilere yönelik yaptırım baskısını artırmıştı. ABD, nisan ayında Hengli Petrochemical bünyesindeki bir birimi yaptırım listesine eklerken, İran petrolü ticaretine aracılık eden finans kuruluşlarının da hedef alınabileceği uyarısında bulundu. Bu gelişmelerin ardından Pekin yönetimi, Amerikan yaptırımlarına karşı daha sert ve doğrudan bir pozisyon aldı. Çin “engelleme kuralını” ilk kez uyguladı Çin’in devreye aldığı “engelleme kuralı”, yabancı ülkelerin ticareti kısıtlayan veya uluslararası hukuk normlarına aykırı görülen yaptırımlarına karşı şirketleri korumayı amaçlıyor. Uzmanlara göre bu adım, Pekin’in ABD yaptırımlarına yalnızca diplomatik açıklamalarla değil, düzenleyici ve hukuki araçlarla da karşılık vermeye başladığını gösteriyor. “Pekin direnmeye hazır olduğunu gösteriyor” Nanyang Technological University bünyesinde Çin dış politikası üzerine çalışan uzman Dylan Loh, Çin’in hamlesini stratejik bir mesaj olarak değerlendirdi. Loh’a göre Pekin, tek taraflı yaptırımlara karşı direnebileceğini ve buna hazır olduğunu göstermek istiyor. Carnegie China Araştırma Direktörü Damien Ma ise Çin’in bu hamlesini, ABD’nin ekonomik baskı araçlarına karşı geliştirilen bir yanıt olarak yorumladı. Trump-Xi görüşmesi öncesi dikkat çeken zamanlama Analistler, kararın zamanlamasına dikkat çekiyor. Hamlenin, Donald Trump ile Xi Jinping arasında gerçekleşmesi beklenen temaslar öncesinde geldiğine işaret ediliyor. Uzmanlara göre Pekin yönetimi, Washington’un yaptırımları diplomatik pazarlık aracı olarak kullanmasına karşı müzakere masasındaki dengeyi yeniden kurmayı hedefliyor. İran petrolü yeni gerilim başlığı oldu ABD’nin İran petrolüne yönelik yaptırım politikası, Çinli rafinerilerin hedef alınmasıyla birlikte Washington-Pekin hattında yeni bir kriz alanına dönüştü. Çin’in şirketlere açık şekilde “uymayın” talimatı vermesi, iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi rekabetin daha sert bir zemine taşındığı şeklinde değerlendiriliyor.

Küresel yetenek açığı yüzde 70'i aştı Haber

Küresel yetenek açığı yüzde 70'i aştı

Yetenek açığı yüzde 78 olarak ölçülen ve 41 ülke içerisinde 12. sıraya çıkan Türkiye'de ise iş dünyasının bulmakta en zorlandığı teknik beceriler üretim ve imalat ile yapay zekâ ilişkili beceriler oldu. Araştırmaya göre yapay zekâ becerileri küresel çapta ilk kez en zor bulunan yetkinlikler haline gelerek mühendislik ve BT'yi geride bıraktı. ManpowerGroup tarafından 41 ülkede 39 binden fazla işverenle gerçekleştirilen 2026 Küresel Yetenek Açığı Araştırması'na göre küresel ölçekte 2026 yılında işverenlerin yüzde 70'ten fazlası, ihtiyaç duydukları yetenekleri bulmakta zorlandıklarını belirtiyor. Bu oran, bir önceki yıl yüzde 74 olan orana kıyasla sınırlı bir iyileşmeye işaret etse de yetenek açığının küresel ölçekte devam ettiğini gösteriyor. Yetenek açığının yüzde 78 olarak ölçüldüğü Türkiye ise 41 ülke içerisinde 12. sıraya yükseldi. Türkiye geçen yıl yüzde 76 ile yetenek açığı sıralamasında 21. sırada yer almıştı. Yüzde 87 ile Slovakya işverenlerin vasıflı yeteneklere ulaşmada en çok zorluk çeken ülke olurken bu ülkeyi yüzde 84 ile Yunanistan ve yine yüzde 84 ile Japonya takip etti. Çin işverenlerin boş pozisyonları doldurmakta en az zorlanan ülke oldu. Bu ülkeyi yüzde 57 ile Polonya ve yüzde 60 ile Finlandiya takip etti. Yapay zekâ ilk kez, işverenlerin bulmakta en çok zorlandığı beceri oldu Araştırma yapay zekâ (AI) becerilerinin ilk kez, küresel ölçekte işverenlerin bulmakta en çok zorlandığı yetkinlikler haline gelerek, geleneksel mühendislik ve BT becerilerini geride bıraktığını da ortaya çıkardı. Yapay zekâ model ve uygulama geliştirme ile yapay zekâ okuryazarlığı küresel ölçekte bulunması en zor beceriler sıralamasında ilk sıraya yerleşti. Türkiye'de iş dünyasının bulmakta en zorlandığı teknik beceriler listesinin başında üretim ve imalat yer alırken, bunu yapay zekâ modeli ve uygulaması geliştirme ile yapay zekâ okuryazarlığı takip etti. Türkiye ve dünyada bulunması en zor teknik beceriler Türkiye Dünya 1 Üretim ve İmalat Yapay Zekâ Modeli ve Uygulama Geliştirme 2 Yapay Zekâ Modeli ve Uygulama Geliştirme Yapay Zekâ Okuryazarlığı 3 Yapay Zekâ Okuryazarlığı Mühendislik 4 Mühendislik Satış ve Pazarlama 5 Operasyon ve Lojistik Üretim ve İmalat Türkiye ve dünyada en kritik davranışsal yetkinlikler Türkiye Dünya 1 İletişim, İş Birliği ve Takım Çalışması İletişim, İş Birliği ve Takım Çalışması 2 Profesyonellik ve İş Disiplini Profesyonellik ve İş Disiplini 3 Uyum Yeteneği ve Öğrenmeye Açıklık Uyum Yeteneği ve Öğrenmeye Açıklık 4 Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Etik Değerler ve Dürüstlük 5 Zaman Yönetimi Zaman Yönetimi “Yapay zekâ işleri ortadan kaldırmıyor, işleri dönüştürüyor” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, “Yapay zekâ becerilerinin en zor bulunan yetkinlikler listesinin zirvesine çıkması, yetenek dünyasındaki dönüşümün hızını açıkça ortaya koyuyor. Şirketler bu değişime, çalışanlarını yeniden beceri kazandırmaya yönelik programlar ve daha esnek iş gücü modelleriyle karşılık veriyor; artık mevcut becerilerin yanı sıra potansiyele göre işe alım yapmanın önemini kabul ediyorlar. Bununla birlikte, çalışanların yeni teknolojileri doğru ve güvenle kullanabilmesi için yapay zekâ okuryazarlığını yaygınlaştırmaya odaklanıyorlar. Yapay zekâ işleri ortadan kaldırmıyor, işleri dönüştürüyor. Verimlilik artışını kariyer gelişimiyle birleştirebilen şirketler yetenek açığının yüksek olduğu bu ortamda rekabette öne çıkacak.” dedi. Türkiye ve dünyada sektörler genelinde yetenek açığı Küresel Yetenek Açığı Araştırması'nda sektörlere göre yetenek açığına bakıldığında ise Türkiye'de ticaret ve lojistik en fazla yeteneğe ihtiyaç duyulan sektör olurken bilişim yetenek açığının en az olduğu sektör oldu. Buna karşın bilişim, küresel yetenek açığında ilk sırada, ticaret ve lojistik 8. sırada yer aldı. Türkiye Dünya 1 Ticaret ve Lojistik (%89) Bilişim (%75) 2 İnşaat ve Emlak (%80) Ağırlama (%74) 3 Profesyonel, Bilimsel ve Teknik Hizmetler (%79) Kamu Sektörü, Sağlık ve Sosyal Hizmetler (%74) 4 Ağırlama (%78) Profesyonel, Bilimsel ve Teknik Hizmetler (%73) 5 Kamu Hizmetleri (%74) İmalat (%72) 6 Kamu Sektörü, Sağlık ve Sosyal Hizmetler (%74) İnşaat ve Emlak (%71) 7 İmalat (%73) Finans ve Sigorta (%71) 8 Finans ve Sigorta (%72) Ticaret ve Lojistik (%69) 9 Bilişim (%69) Kamu Hizmetleri ve Doğal Kaynaklar (%68) Türkiye ve dünyada şirket büyüklüğüne göre yetenek açığı Şirket büyüklüğüne göre yetenek açığı sıralamasında ülkemizde ilk sırada çalışan sayısı 250-999 olan şirketler yer alırken dünyada listenin başında çalışan sayısı 1.000-4.999 olan şirketler bulunuyor. Türkiye Dünya 1 250–999 çalışan (%80) 1.000–4.999 çalışan (%75) 2 10–49 çalışan (%78) 5.000+ çalışan (%74) 3 10'dan az çalışan (%77) 50–249 çalışan (%73) 4 50–249 çalışan (%77) 10–49 çalışan (%72) 5 1.000–4.999 çalışan (%75) 250–999 çalışan (%72) 6 5.000+ çalışan (%70) 10'dan az çalışan (%64) En fazla yetenek ihtiyacı Marmara Bölgesi'nde Türkiye genelinde bölgelere göre yetenek açığı incelendiğinde ise yüzde 82 ile Marmara Bölgesi ilk sırada yer alarak en fazla yetenek ihtiyacı duyulan bölge oldu. Marmara'yı sırasıyla yüzde 81 ile Doğu Anadolu, yüzde 80 ile Ege ve yüzde 78 ile İç Anadolu bölgeleri takip etti. Yetenek açığının nispeten daha düşük olduğu diğer bölgeler ise yüzde 70 ile Akdeniz, yüzde 68 ile Güneydoğu Anadolu ve yüzde 61 ile Karadeniz.

Bursa makine sektörü temsilcileri ITES China Fuarı’na çıkarma yaptı Haber

Bursa makine sektörü temsilcileri ITES China Fuarı’na çıkarma yaptı

Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesinde yurt dışı iş programları büyük önem taşırken, BTSO da firmaların dış ticaret hacmini artırmak hedefiyle 2026 yılında farklı coğrafyalara yönelik iş programlarını sürdürüyor. BTSO öncülüğünde yürütülen 3. Makine Teknolojileri UR-GE Projesi kapsamında UR-GE üyeleri ilk yurt dışı programını sektörün en önemli organizasyonlarından ITES China Fuarı’na çıkarma yaparak gerçekleştirdi. 120 bine yakın kişi, bin 600’ün üzerinde firmanın katıldığı fuarda, BTSO UR-GE projesi üyeleri son teknolojileri yerinde inceleme fırsatı buldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, meclis ve komite üyeleri ve 80’i aşkın firma temsilcisinin yer aldığı heyet, fuarı detaylı bir şekilde incelerken farklı coğrafyalardan katılımcılarla görüşme imkanı yakaladı. “Hedefimiz Ülke İhracatına Katkı Koymak” BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Makine UR-GE’nin 81 sektör paydaşıyla birlikte ITES China Makine, Otomasyon, Ekipmanları ve Elektronik Fuarı’nı ziyaret ettiklerini söyledi. Bu fuarın otomasyon teknolojileri ve elektronik açısından son derece belirleyici ve öncelikli bir organizasyon olduğunu söyleyen Şener, “Bizler de bu fuarda üretimlerimizin çeşitliliğini artırmak ve rekabet kapasitemizi geliştirmek için incelemelerde bulunuyoruz. Aktif olan 17 UR-GE’mizin önemli projelerinden biri makine UR-GE’miz. Bu fuarda hem Çin pazarını analiz etme hem de üretim teknolojileri hakkında bilgi edinme fırsatı bulduk. Çin, yüksek miktarda makine ithalatı yapan ve Amerika, Japonya, Almanya ile İtalya gibi güçlü rakiplerle rekabet ettiğimiz bir pazar. Biz de firmalarımızla birlikte bu pazarda yerimizi güçlendirmek adına sahada incelemeler gerçekleştirdik. Makine UR-GE’si olarak ilk kez Çin’e yönelik bir program düzenledik ve bu ziyaret tüm katılımcılar için oldukça verimli geçti. Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle yürüttüğümüz UR-GE projeleriyle üyelerimizin ihracat performansını artırırken yeni pazarlara açılmalarını da sağlıyoruz. Bu çalışmalarla hem sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de ülke ihracatına katkı sunmayı hedefliyoruz.” dedi. “Farklı İş Yapma Biçimleri Öğreniyoruz” Çin pazarına yönelik UR-GE programı kapsamında savunma ve enerji alanında sektöre ve firmalarına neler katabileceklerini araştırmak amacıyla fuara katıldıklarını söyleyen UR-GE Üyesi Faruk Önal, “BTSO’nun düzenlediği UR-GE programları firmalar için son derece önemli ve faydalı. Mümkün oldukça tüm UR-GE organizasyonlarına katılarak farklı iş yapma biçimlerini ve yenilikleri yerinde görüyoruz. Elde ettiğimiz bu kazanımları Bursa’da firmamızda uygulayarak kendimizi geliştirmeye ve ihracatımıza katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bu projelerin hayata geçmesini sağlayan ve desteklerini esirgemeyen BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’a da teşekkür ediyorum.” dedi. “Dünyanın Birçok Pazarına Ulaşabiliyoruz” BTSO’nun makine UR-GE kümelenmesi sayesinde dünyanın birçok pazarına ulaşabildiklerini söyleyen UR-GE Üyesi Emre Bahtiyar, “Gerçekten güzel bir organizasyon, hepimiz için verimli oldu. Şehrimiz makine sektöründe iyi bir konumda olsa da Çin, maliyetler ve yenilikler açısından ciddi bir rakibimiz. Özellikle yapay zekânın makinelere entegrasyonu konusunda önemli adımlar attıklarını görüyoruz. Biz de bu gelişmeleri yakından takip etmek ve bu alanlarda neler yapabileceğimizi öngörmek adına buradayız.” dedi. “Bizler İçin Önemli Bir Deneyim ve Kazanım” BTSO 9.Meslek Komitesi Başkanı Tülay Kurtul, BTSO makine UR-GE projesi kapsamında geniş bir heyetle Çin’de düzenlenen ITES Fuarı’na katıldıklarını söyledi. Fuarda sergilenen yeni teknolojileri yerinde inceleyerek Türk sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik fırsatları değerlendirmek amacıyla bu organizasyonda yer aldıklarını söyleyen Kurtul, “Burada sektörümüz açısından neler yapabileceğimizi görmek ve gelişen teknolojileri yakından takip etmek için kapsamlı incelemelerde bulunuyoruz. Çin pazarına yönelik ilk kez gerçekleştirilen bu UR-GE programı, firmalarımız açısından önemli bir deneyim ve kazanım sağlıyor. Elde ettiğimiz bilgileri ve gözlemleri kendi üretim süreçlerimize yansıtarak daha rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu değerli organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. UR-GE Üyesi Mehmet Parladı ise, “Sektörün yönünü ve yeni teknolojileri yerinde görmek bizim için çok değerli. UR-GE projeleri firmalarımıza büyük katkılar sağlıyor.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.