SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bursa Uludağ Üniversitesi

Ekometre - Bursa Uludağ Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Uludağ Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

OİB’den mobilitenin geleceğine akıllı dokunuş Haber

OİB’den mobilitenin geleceğine akıllı dokunuş

OİB’in bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla düzenlediği 15. Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışmasında, otonom yazılımlardan yapay zeka çözümlerine, yeni nesil komponentlerden bütünsel mobilite sistemlerine kadar geniş bir yelpazedeki projeleriyle finale kalan 10 proje, büyük ödüllere ulaşmak için sahneye çıktı. OGTY’nin bu yılki şampiyonu; Helios projesiyle Gizem Uysal ve Gizem Şanyılmaz oldu. Toplam 1,5 milyon TL’lik büyük ödülün sahibi olan alternatif yakıt teknolojileri, malzeme ve komponentler ve çevreci araçlar alanında faaliyet gösteren Helios, MOF teknolojisiyle hidrojeni daha güvenli ve kompakt depolayarak temiz yakıtlı araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeli çözmeyi hedefliyor. OGTY’de dereceye giren ilk beş proje toplam 5 milyon TL nakdi ödül, Patent Tescil Ödülü, Ticaret Bakanlığının uygun bulması halinde Yurt Dışı Eğitim Bursu ve İTÜ Çekirdek Growth Ödülü kazandı. OGTY’de En Çok Proje Gönderen Üniversite Ödülünü ise Bursa Uludağ Üniversitesi aldı. Üniversitenin Teknoparkı Ulutek Teknopark ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin (Bursa Uludağ TTO) projelerinden 5’i de bu yıl ilk 15 proje arasına girmeyi başardı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ve OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Zeki Şafak Ozan ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serhat Karyeyen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş ile OİB Yönetim Kurulu ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Kılıçkaya: “OİBventure girişimcilerimize destek için hayata geçirildi” Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, “İhracatın şampiyonu otomotiv sektörümüzün önünde fırsatlar olduğu kadar tehditler de var. AB’nin Made in EU yasa tasarısı, hep birlikte takip ettiğimiz bir süreç. Made in EU’da Gümrük Birliği’nden gelen hakları korumak için Ticaret Bakanımız başta olmak üzere sektörümüzle omuz omuza çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da sürece dahil durumda. Bu konuda da desteğimiz sonuna kadar sürecek” dedi. Yazıcı: “Tüm zorluklara rağmen ihracatı artırıyoruz” OİB Başkanı Kemal Yazıcı, Türkiye’nin otomotiv sektöründe Avrupa'nın en önemli üretim ve tedarik üslerinden olduğunu, sektörde araç üreten 14 ana sanayi firması, Tier-1 olarak parça / sistem üreten 500’ün üzerinde tedarikçi firma ve ihracat yapan 2 bin 500’ün üzerinde aktif firma bulunduğunu söyledi. Yazıcı “Sektörümüz üretimde doğrudan 250 bin kişiye ve diğer destek hizmetlerle birlikte toplam 550 bin kişiye istihdam sağlıyor. Ürettiğimiz araçlar ve parçalar dünyanın yaklaşık 200 ülke ve bölgesine ulaşıyor. Bu başarının arkasındaki en önemli güçlerden biri, çalışkan insan gücümüzün yanında, Ar-Ge ve inovasyon kapasitemizdir. Otomotiv sektörü bugün 168 Ar-Ge merkezi ile Türkiye’de en fazla Ar-Ge merkezi bulunan sektörlerden birisi konumunda” diye konuştu. Bu yıla girerken ihracat hedefini 43 milyar dolar olarak belirlediklerini hatırlatan Yazıcı “Yılın ocak-eylül döneminde otomotiv ihracatı geçen yıla göre yüzde 3,1 artarak 31 milyar 145 milyon dolar oldu. Bu yılı hedefimize yakın bir rakamla, yaşadığımız tüm zorluklara rağmen yeni bir ihracat rekoruyla kapatmaya hazırlanıyoruz” dedi. “Türkiye’nin Made in Europe içinde kalması için tüm gücümüzle çalışıyoruz” İhracatı artırdıklarını ancak bölgemizdeki savaşlar, jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve enflasyona kıyasla düşük seyreden döviz kurlarının rekabetçiliği olumsuz etkilemeye devam ettiğini de vurgulayan Yazıcı, “Son dönemde Avrupa Birliği ülkelerinin kendilerini Çin’e karşı koruma hazırlığı ve Made in Europe olarak da bilinen IAA-Industrial Accelerators Act yasa taslağı şu anda ihracatımızı olumsuz etkileyebilecek en önemli risk olarak görülüyor. Türkiye’nin de Made in Europe kapsamı içerisinde kalması için tüm gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Dünya otomotiv endüstrisinde yenilikçi tasarımların öneminin her geçen gün arttığını da dikkat çeken Yazıcı “Ülkemizi bu dönüşümde öncü bir konuma taşımamız gerekiyor. Gençlerimizin bu süreçte doğru konumlanması çok önemli. Sadece otomotiv endüstrisinin değil, ülkemizin de geleceği cesur, yaratıcı ve girişimci gençlerimizin elinde. Sektörümüzün teknolojik dönüşümünü hızlandırmak ve yeni nesil mobilite girişimlerine doğrudan destek sunmak amacıyla kısa süre önce OİBventure fonunu da hayata geçirdik. OGTY’de bulunan girişimlerimizin her birini geleceğe taşımak için OİBventure fonumuzu da etkin bir şekilde kullanmayı hedefliyoruz” dedi. Ozan: “Projelerin değerlemesi yaklaşık 22 milyar TL’ye ulaştı” OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Zeki Şafak Ozan da bu yıl OGTY’ye toplam 435 başvuru olduğunu, 2012 yılından bugüne kadar ise toplam 6.079 başvuru olduğunu belirterek “Bugüne desteklediğimiz projeler toplam 2,2 milyar TL yatırım aldı ve 2.135 kişilik istihdam oluşturdu. Ciroları 1,2 milyar TL’ye, değerlemeleri ise yaklaşık 22 milyar TL'ye ulaştı. Projelerin yaklaşık yüzde 70’i şirketleşti. Birçoğu artık mobilite dünyasının aktif oyuncuları arasında. Bu girişimler artık yalnızca birer fikir değil, aynı zamanda sektörel dönüşümün öncüleri. Big Bang Startup Challenge gibi büyük sahnelerde kendilerine yer bulacak bu ekiplerin, gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacaklarına gönülden inanıyoruz, OİBventure İnovasyon Fonu da gençlerin başarılarına katkı sağlayacak” dedi. Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serhat Karyeyen konuşmasında tüm finalistlere başarılar dilerken, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş da “Otomotiv ve mobilitede bugüne dek OİB iş birliğinde 530 otomotiv girişimini destekledik ve yaklaşık 50 girişimcinin global pazara açılmasına katkı sağladık” dedi. OGTY’ye en çok proje gönderen ödülün takdim edildiği Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi de “Otomotivin başkenti olan Bursa’da bu sektöre önemli yatırımlar yapıyoruz. Üniversite ve Teknokent olarak da projelerimizle OGTY’ye başvurmaya devam edeceğiz” dedi. OGTY otomotivde ufuk açan konferans ve panellere ev sahipliği yaptı Her yıl katlanarak büyüyen ve bir tasarım yarışmasından olmasından öte Türk otomotiv endüstrisinin inovasyon ekosisteminin temel taşlarından birine dönüşen OGTY, profesyonellerden öğrencilere geniş bir kitlenin yaratıcı fikirlerini ve potansiyelini ortaya koyması bakımından da önem taşıyor. Ülkemiz otomotiv sektöründe Ar-Ge ve tasarım kültürünün yerleşmesi, teknoloji ile bütünleşmesi, ihracatta katma değerin artırılması ve komponent bazlı yenilikçi ürünler tasarlanması amacıyla düzenlenen OGTY, bu yıl da önemli organizasyonlara ev sahipliği yaptı. Doç. Dr. Dicle Yurdakul’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen OGTY’de, Strateji ve İnovasyon Danışmanı Mustafa İçil “Endüstriyel Mobilitede Geleceği Tasarlamak: Yapay Zeka, İnovasyon ve Yeni Rekabet Oyunu” başlıklı konuşma yaparken, Türkiye Kalkınma Fonu Genel Müdürü Dr. Elif Altuğ da OİBventure Mobilite İnovasyon Fonu Tanıtım Sunumu gerçekleştirdi. OGTY’DE DERECEYE GİREN İLK BEŞ PROJE 1. Helios - 1,5 milyon TL ödül Helios, MOF teknolojisiyle hidrojeni daha güvenli ve kompakt depolayarak temiz yakıtlı araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeli çözmeyi hedefliyor. 2. ICARBON - 1 milyon TL ödül Otomotiv endüstrisi kaynaklı polimerik atıkların yüzde 90 üzeri verimle tekrar kullanılmasını sağlamak için “Hidrotermal İleri Geri Dönüşüm Teknolojileri” üzerinde çalışıyor. 3. Gibrin eDrive - 900 bin TL ödül Elektrikli ve hibrit araçlar için geliştirilen, yüksek verimli BLDC elektrik motoru, akıllı motor sürücüsü ve uzaktan kontrol platformunu tek sistemde sunan yerli e-mobilite çözümü. 4. NuManufacturing - 850 bin TL ödül NuCoatSense Mobility, otomotivde üretim ve mal kabulde malzeme, boya ve kaplama kalitesini NIR sensör füzyonu ve Edge AI ile anlık doğrulayan sürdürülebilir kalite ve DPP platformu. 5. TUSMEC - 750 bin TL ödül Farklı tipte otonom sistemleri tek bir yapay zekâ platformu üzerinden koordine ederek tarım, lojistik ve güvenlik operasyonlarını otomatikleştiren bir robotik deeptech teknoloji girişimi.

Köy okullarında bilimsel yolculuk Haber

Köy okullarında bilimsel yolculuk

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı köy okullarında düzenlenen etkinliklere destek vererek çocukların eğlenceli ve bilim dolu bir gün geçirmesine katkı sağladı. Bursa’da toplumun tüm kesimlerine bilimi sevdirmek ve ‘Ben de yapabilirim’ duygusunu aşılamak adına çeşitli etkinlikler düzenleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, üreten bir nesil yetişmesi amacıyla diğer kurumlarla iş birliklerini de sürdürüyor. Eğitim hayatına her alanda katkı sunmayı amaçlayan Büyükşehir Belediyesi, öğrencileri erken yaşta bilim, teknoloji ve araştırmayla buluşturmak hedefiyle uygulanan ve Bursa Uludağ Üniversitesi akademisyenlerinin yürütücülüğünde gerçekleştirilen ‘TÜBİTAK 4009 Köy Okullarına Yönelik Destek Programı’nda Bilim ve Teknoloji Şube Müdürlüğü aracılığıyla yer aldı. Köy okullarındaki öğrencilerin bilimsel meraklarının güçlendirilmesini, üretme ve keşfetme becerilerinin desteklenmesini amaçlayan proje, Orhangazi ilçesi Gedelek Köyü Orhan Öcalgiray Ortaokulu’nda gerçekleştirildi. Üç gün boyunca devam eden proje kapsamında öğrenciler, doğa, teknoloji, mühendislik ve temel bilimleri bir araya getiren uygulamalı atölyelerde yer aldı. Programın ilk gününde tanışma etkinlikleri, kâğıt ve tohum topu atölyesi, biyoplastik yapımı, doğa içinde yaşamsal müzik etkinlikleri ve söyleşilere katılan öğrenciler, uzmanların rehberliğinde eğlenceli bir gün geçirdi. İkinci gün ise ‘doğadan akıllı yapılar’, mikroskop incelemeleri ve sabun atölyesine katılan öğrenciler, tabiattan ilham alan tasarımları ve bilimsel keşif süreçlerini deneyimledi. Projenin son gününde ise oryantiring, robot böcek atölyesi, bilim ritmi, tohum topu etkinliğinde yer alan öğrenciler, unutamayacakları bir bilimsel deneyim yaşadı. Üç gün boyunca çok eğlendiklerini ve atölyelerde birçok yeni bilgi öğrendiklerini söyleyen öğrenciler, kendilerini ziyaret eden Bursa Uludağ Üniversitesi akademisyenlerine ve Bursa Büyükşehir Belediyesi yetkililerine teşekkür etti.

Osmangazi Belediyesi’nden Dil Felsefesi buluşması Haber

Osmangazi Belediyesi’nden Dil Felsefesi buluşması

Gerçekleştirdiği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları ile felsefeyi yalnızca akademik bir alan olmaktan çıkararak toplumun her kesimine ulaştıran anlamlı buluşmalara imza atan Osmangazi Belediyesi, ‘Şehrin Kalbinde Felsefe Rüzgarları Esiyor’ mottosundan hareketle dil felsefesi konusunu masaya yatırdı. Şadırvanlı Han’ın tarihi atmosferinde Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü iş birliğiyle düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Zeki Özcan, 1880’li yıllarda ortaya çıkan dil felsefesinin amacına ve anlamına yönelik düşüncelerini kapsamlı bir şekilde aktardı. Dil felsefesinin amacının, anlamı, anlaşmayı ve insanlar arası iletişimi iyileştirme hedefiyle dilin analiz edilmesi olduğuna değinen Prof. Dr. Zeki Özcan, “Önceden felsefe, sadece kavramlara dayalı yapılıyordu. Dil felsefesiyle birlikte felsefe artık dilimizde anlamı belirleyen, faktörleri ve anlamı belirsizleştiren, faktörleri belirleyerek daha iyi anlamayı, anlaşmayı ve iyi bir iletişim kurmayı amaçlamaktadır” diye konuştu. “Kelimeleri kendi istediğimiz gibi kullanamayız” Dilin yaşayan bir organizma olarak tanımlayarak, temel ayırt edici özelliğinin de kullanımı olduğunu belirten Prof. Dr. Özcan, şöyle devam etti: “Dilin kullanımı keyfi değildir, uzlaşımsaldır. Herkes dilin içine doğar ve dilde kullanılan anlamları öğrenir, kullanır. Başka bir deyişle, kavramları, kelimeleri kendi istediğimiz gibi anlayıp, istediğimiz gibi kullanamayız. Zaten dil felsefesinin ayırt edici özelliği buradan gelir. Anlamın psikolojik sübjektif kavramlarla değil, toplumda öğrenilen, kullanılan ifadelerden öğrenileneceğini kabul eder. Dil felsefesine göre insan bir soğan gibidir, soğanın en dış kabuğunda kültür vardır, ikinci kabukta sosyal hayat vardır, üçüncü kabukta psikolojik durumlar vardır. Dil felsefesi, soğanın dış kabuğundaki kültürdeki anlamı, kullanımı, referansları temel alarak insanların nasıl daha iyi bir hayat ortaya koyabilmelerini, düşüncelerini nasıl daha berraklaştırılmaları gerektiğini ifade eder. Düşünce mi dili, dil mi düşünceyi doğurur? Gerçekte dil ve düşünce arasında öncelik sonralık ilişkisi yoktur. Biz bir şeyi düşünmeye başladığımız anda dilimiz vardır, dilimizle ifade ederiz. Dilimizden ayrı düşünce yoktur.” “İnsanın düşüncesinin sınırları diliyle kısıtlı” Panelin moderatörlüğünü üstlenen Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı E. Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hızalan da, Bursa’da son yıllarda yoğun felsefe etkinliklerinin olduğunu belirterek, “Dil felsefesi, felsefenin alt dalı mı, birebir kendisi mi, o kadar önemli. Çünkü dil insanın her şeyi. İnsanın dünyasının, düşüncesinin sınırları diliyle kısıtlı, dili kadar düşünebiliyor” ifadelerini kullandı. Panelin sonunda Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Sosyolog Mutlu Çınar ve Bursa Felsefe Kulübü Başkanı Dr. Gürkan Kaya tarafından, moderatör Prof. Dr. İbrahim Hızalan ile konuşmacı Prof. Dr. Zeki Özcan’a teşekkür belgesi verildi.

BUÜ Ziraat Fakültesi’nin 2 bölümü akredite edildi Haber

BUÜ Ziraat Fakültesi’nin 2 bölümü akredite edildi

BUÜ’nün farklı fakülte ve birimlerde kazandığı akreditasyon başarılarına bir yenisi daha eklendi. Ziraat Fakültesi, alt yapı hazırlıklarını tamamlayarak başvurduğu akreditasyon sürecini eksiksiz bir şekilde tamamladı. Fakülte yönetiminin başvuru yaptığı Biyosistem Mühendisliği ve Zootekni Bölümü, Ziraat Fakülteleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon (ZİDEK) Derneği tarafından 2 yıl süreyle akredite edilmeye hak kazandı. BUÜ Ziraat Fakültesi, Rektörlük Binası’nda gerçekleştirilen törenle akreditasyon belgelerini teslim aldı. Törene Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Dekan Prof. Dr. İlhan Turgut, ZİDEK Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gökhan Söylemezoğlu, fakülte yöneticileri ve akademisyenler katıldı. Rektör Yılmaz: Daha iyisi için çalışmaya devam edeceğiz Elde edilen başarıda emeği bulunan herkesi tebrik eden Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, göreve geldikleri ilk andan itibaren yer aldıkları Araştırma Üniversiteleri sıralamasında yukarılara çıkmak için çalıştıklarının altını çizdi. Üniversitenin sahip olduğu en büyük misyonlardan birinin bu ligde daha güçlü hale gelmesi olduğuna işaret eden Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; “Türkiye’deki 23 Araştırma Üniversitesi arasında yer alıyoruz. Bu üniversiteler arasında son derece kıymetli bir yarış var. Bilimsel ve akademik gelişimi destekleyen bu tatlı yarışta Bursa Uludağ Üniversitesi’ni çok daha üst sıralarda görmek istiyoruz. Sıralamayı etkileyen bütün parametrelerde iyileştirme çalışmalarına başladık. Hedefe yönelik çalışacak olan Araştırma ve Geliştirme Koordinatörlüğünü kurduk. Koordinatörlüğümüz tüm birimlerimizin karnesini çıkardı. Eldeki veriler doğrultusunda da eksik olan ne varsa tamamlanması için adımlar atıyoruz. Kısa sürede çok daha iyi hale geleceğimize inanıyoruz” açıklamasında bulundu. Örnek teşkil edecek Akreditasyon faaliyetlerinin Araştırma Üniversiteleri kriterleri arasında özel bir yeri bulunduğuna işaret eden Rektör Yılmaz; “Ziraat Fakültemiz, güçlü bir akademik geleneği bulunan fakültelerimiz arasında yer alıyor. Bugün alınan akreditasyon belgeleri hepimizi gururlandırdı. Başlangıç olarak 2 bölümümüz akredite edildi. Toplam 9 bölümün olduğu fakültemizin, diğer programlar için de en kısa sürede çalışmaları tamamlayarak akreditasyon belgesi için başvuracağını biliyoruz. Bu gayretler tüm fakülte ve meslek yüksekokullarımıza örnek teşkil edecek. Üniversitemiz genelinde de hazırlıkların hızlandırılacağı, akademik ve bilimsel faaliyetlerin üst seviyelere çıkarılacağı ve nihayetinde de akreditasyon başta olmak üzere ulusal ve uluslararası geçerliliği bulunan belgelerin üniversitemize kazandırılacağına inanıyoruz” dedi. Öncelik kalitede Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut ise akreditasyon hazırlıklarını uzun süredir yürüttüklerini ancak başvuru noktasında bir sorun yaşadıklarını söyledi. Yeni kurulan ZİDEK Derneği’ne zaman kaybetmeden başvurularını yaptıklarını açıklayan Prof. Dr. İlhan Turgut; “Fakülte olarak kalite konusuna öncelik veriyoruz. YÖKAK saha ziyaretlerinde bu çalışmaların meyvelerini almıştık. Denetimlerden başarı ile çıkmamıza vesile oldu. Hedefimiz ise çok daha kaliteli bir eğitim-öğretim imkanı sunabilmek. 2 bin 300 öğrenciye sahibiz. 104 öğretim üyemiz bulunuyor. Böylesine köklü ve deneyimli bir fakültenin akreditasyon konusunda da kendisini kanıtlaması gerekiyordu. Süreci başarı ile yürüttük. 2 bölümümüzü akredite ettirdik. Bundan sonra da yeni bölümlerimiz için altyapı hazırlıklarını tamamlayacak ve en kısa sürede başvurularımızı yapacağız” diye konuştu. ZİDEK Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gökhan Söylemezoğlu da uzun ve meşakkatli bir sürecin ardından BUÜ Ziraat Fakültesi’nin iki programının akredite edilmeye hak kazandığını vurguladı. Dernek olarak 2020 Temmuz ayından itibaren yetki belgesi aldıklarını ve geniş bir eğitim programı kapsamında akreditasyon süreci değerlendirmesi yaptıklarını kaydeden Prof. Dr. Söylemezoğlu, başarıda emeği bulunan herkesi tebrik etti. Tören, bölüm yöneticilerinin akreditasyon belgelerini teslim almalarının ardından sona erdi.

BUÜ lü akademisyenden Din Bilimlerine metodolojik katkı Haber

BUÜ lü akademisyenden Din Bilimlerine metodolojik katkı

BUÜ İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Mantık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aytekin Özel’in ADEP kapsamında hazırladığı ve 3 yıl sürecek olan projesi, Din Bilimlerinde kullanılan Usûl (metodoloji) alanına yeni bir açılım sağlamayı hedefliyor. “Modern Formel Mantık Bakımından Aristoteles’in Kıyas Teorisi ve Din Bilimlerinde Kullanılmasının İmkânı” başlıklı proje; ilk olarak, tarihi süreç içerisinde pek çok bilimde bir araç olarak kullanılan Aristoteles’in kıyas teorisinin modern zamanlardaki yorumlarına, ikinci olarak ise söz konusu teorinin yeni yorumlarını, özelde İslam İlimleri genelde de Din Bilimleri metodolojisinde nasıl kullanılabileceğinin imkanını araştırmaya odaklanıyor. Çalışmanın ilk yılını geride bıraktıklarını açıklayan Prof. Dr. Aytekin Özel, önemli metinleri kritik eden proje ekibinde yer alan araştırmacı ve bursiyerlerden de 2 yüksek lisans tezini 2023 yılı içerisinde projenin birer çıktısı olarak tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. "Çağdaş dönem Aristoteles yorumları kısmı için yurtdışı (İngiltere) ayağı da bulunan projeye müzakere yoluyla akademik destek alındığının altını çizen Özel, BUÜ dışında 3 üniversiteden (Ondokuz Mayıs, Uşak, Selçuk) araştırmacının da ekipte görev aldığını aktardı. Usûl alanına katkı sağlayacak yeni perspektifler tespit edildi Projenin detayları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Aytekin Özel; “Biz öncelikle modern dönemde Aristoteles’in kıyas sistemine yönelik ortaya çıkan metinleri kritik ederek nitel araştırma yöntemlerini, metinsel karşılaştırma tekniklerini, mantık biliminin iç disiplininde kullanılan kendine özgü metotları, çağdaş argümantasyon teknik ve usullerini kullanarak, o metinlerden hangisinin en iyi bir şekilde Aristoteles’i anladığını ve Aristoteles’in kıyas sistemini yeniden yorumlayabildiğini belirlemeye çalışıyoruz. Yeni bir mantıksal yorum geliştirmeye ve daha sonra da bu yorumun dini bilimlerinde kullanılmasının imkanını ortaya koymaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu. Aynı zamanda Balıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığını da yürüten Prof. Dr. Özel, projenin toplam bütçesinin 399.407,83 TL olduğunu açıkladı.

BUÜ de üretilen 120 şeftali çeşidinin hasadı yapıldı Haber

BUÜ de üretilen 120 şeftali çeşidinin hasadı yapıldı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), eğitim öğretim faaliyetlerinin yanı sıra Ar-Ge konularında da bilimsel çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kendi alanında Türkiye’nin önde gelen eğitim kurumlarından birisi olan BUÜ Ziraat Fakültesi, üretimini yaptığı 120 şeftali çeşidi ile hem öğrencilerine nitelikli eğitim veriyor hem de araştırma projeleri konusundaki deneyimini geliştiriyor. Türkiye’nin en geniş kampüs alanlarından birine sahip olan BUÜ’de farklı meyve ve sebzelerin üretimi yapılıyor. Bunların başında gelen şeftali üretimi de her geçen yıl kapasite artışı ile önemli bir yere sahip olmaya başladı. BUÜ Ziraat Fakültesi bünyesinde üretimi yapılan 120 çeşit şeftali, öğrenciler ve akademisyenler için son derece nitelikli bir görevi de yerine getiriyor. Yaklaşık 10 dekarlık bir alanda sürdürülen üretimde bir taraftan bilimsel projeler yürütülüyor bir taraftan da öğrencilere mesleki eğitim veriliyor. Üniversite heyetini ağırlayan Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümran Ertürk, şeftali bahçesinde yürütülen bilimsel ve akademik çalışmaların yanı sıra üretimi yapılan çeşitler hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Ümran Ertürk; “2015 yılında 10 dekarlık alanda kurulan bahçede şeftali, nektarin, basık şeftali ve sanayiye yönelik 120 şeftali çeşidimiz bulunuyor. Bu çeşitler genel olarak İspanya’dan getirildi. Ürünler arasında bulunan basık ve sanayi tipi şeftali, ülkemizde yeni yeni yetiştirilmeye başlandı. Buradaki temel amaç; farklı şeftali çeşitlerinin üreticilere tanıtılmasını sağlamak ve yeni bahçelerin bu çeşitler ile kurulmasına yardımcı olmaktır” dedi. Alternatif terbiye sistemleri uygulanabilecek Aynı arazide bulunan TÜBİTAK 1001 destekli ‘Şeftalide Modern Terbiye Sistemlerinin Ülkemiz Şartlarında Uygulanabilirliği’ konulu doktora projesinin tamamlandığını bilgisini de veren Prof. Dr. Ümran Ertürk; “Proje kapsamında üç farklı şeftali çeşidinde, sekiz farklı terbiye sisteminin Bursa koşullarında uygulanabilirliğini araştırdık. Terbiye sistemlerinin vejetatif gelişim, verim, meyve kalite parametreleri ve üretim maliyetleri üzerine etkilerini araştırdık. Çalışma sonunda elde edilen verilere göre terbiye sistemlerinin ağaçların vejetatif gelişim, verim, meyve kalitesi ve işçilik üzerine etkilerinin farklı olduğunu gördük. Bu sistemlerden bazılarının erken ve yüksek verim ile düşük işçilik maliyetleri, yönetim kolaylığı ve nispeten mekanizasyona uygunluğu bakımından klasik sistem olan Vazo sistemine üstünlük gösterdiğini belirledik” açıklamasında bulundu. Araştırma üniversitesi vasfına katkı sağlayacak Sürdürülen çalışmalar hakkında bilgi alan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da bilimsel ve akademik anlamda hedeflenen seviyeye ulaşabilmek için proje sayısını yükseltmeleri gerektiğini vurguladı. Ziraat Fakültesi’nin Türkiye genelinde önemli bir konumda bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; “Fakültemiz, köklü geçmişi ve deneyimli akademik kadrosu ile ülkemizdeki yükseköğretim kurumları arasında özel bir yere sahip. Üniversitemizin de köklü kurumları arasında yer alıyor. Burada yürütülen çalışmalar, Araştırma Üniversitesi vasfımıza değerli katkılar veriyor. Bu katkıların artması ve proje sayısının yükseltilmesi için ciddi bir destek veriyoruz, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Dekanlığımızı ve proje üreterek bizlere katkı sağlayan tüm öğretim üyelerimizi gönülden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz” dedi. Ürünler satış mağazalarında tüketiciyle buluşuyor Fakülte Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut ise 10 dekarlık alanda üretilen şeftalilerin döner sermaye üzerinden satışının yapıldığını açıkladı. Elde edilen tonlarca ürünün kampüs içerisindeki mağazalarda tüketicinin beğenisine sunulduğunu kaydeden Dekan Turgut, satış gelirlerinin çalışmaların sürdürülmesi ve yeni projelere kaynak olması açısından önem taşıdığının altını çizdi.

BUÜ’lü akademisyenden çimentonun dayanıklılığını yükseltecek proje Haber

BUÜ’lü akademisyenden çimentonun dayanıklılığını yükseltecek proje

Bursa Uludağ Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Mardani’nin projesi, “Akıllı ve Yenilikçi Malzeme” kategorisi altında Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BUÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Kara ve Bursa Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Ü. Süleyman Özen ile BUÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Doktora Öğrencisi Yahya Kaya’nın araştırmacı olarak görev alacağı projede, literatüre kıyasla daha ekonomik olan 12 farklı yaklaşım ile liflerde yüzey modifikasyonu gerçekleştirilerek performansının arttırılması hedeflenmiştir. Çalışmada aynı zamanda yüzeyi modifiye edilmiş geri dönüştürülmüş liflere puzolanik özellik kazandırılarak çok daha verimli lifler üretilmesinin sağlanması amaçlanmıştır. Çatlak gelişiminin önüne geçilecek Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Ali Mardani, patentlenebilirlik potansiyeli yüksek olan puzolanik özelliğine sahip çevre dostu akıllı liflerin üretimini gerçekleştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Proje kapsamında 12 farklı yüzey iyileştirme yöntemi kullanılarak söz konusu liflerin matris ile daha iyi yapışma (aderans) sağlayacağını düşündüklerini vurgulayan Mardani; “Ayrıca lifin yüzeyine reaktif silisyum oksitin sağlanması ile oluşacak puzolanik reaksiyonlar sonucu numunelerin boşluk hacminin azaltılmasını hedefliyoruz. Bu sayede üretilen lifli numunelerde matris ve lifin yekpare olarak birlikte çalışmasını sağlayacağız. Böylece, malzemede çatlak gelişimi önlenerek gevrek kırılma yerine sünek kırılma sağlanmış olacaktır. Ayrıca, lifin matrisle olan aderansının artması ve reaktif silisyum oksit ile meydana gelen puzolanik reaksiyonlar sayesinde lifin etkinliği artarak numunelerin mekanik ve durabilite performansını geliştirecek” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.