SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bulgaristan

Ekometre - Bulgaristan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bulgaristan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Demir-çelik ihracatında ağustos atağı Haber

Demir-çelik ihracatında ağustos atağı

Türkiye genelinde Almanya, ADMİB’de ise İtalya ağustosun en büyük pazarı oldu. İlk 10 pazar içinde Türkiye’nin ABD’ye ihracatı yüzde 137, ADMİB’in Estonya’ya ihracatı yüzde 210 arttı. Ağustos ayı ihracat performansını değerlendiren ADMİB Başkanı Rahmi İncetan, “Türkiye demir-çelik sektörü olarak ağustos ayında ihracatımızı artırmayı başardık. Özellikle ADMİB’in çelik ihracatındaki yüzde 48,1’lik artış, firmalarımızın zorlu küresel koşullara rağmen pazarlardaki varlığını koruduğunu gösteriyor. Bu olumlu tablonun sürdürülebilir olması için maliyet ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin demir ve demir dışı metaller ile çelik sektörlerindeki ihracat performansı ağustos ayında da yükselişini sürdürdü. Türkiye genelinde ağustos ayında demir ve demir dışı metaller ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,3 artarak 1,3 milyar dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 12,2 artışla 1,5 milyar dolara çıktı. Böylece iki sektörün toplam ağustos ihracatı 2,8 milyar doları aştı. ADMİB’in ağustos ayı performansında ise çelik ihracatındaki yükseliş dikkat çekti. Birliğin demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 12,7 artışla 73 milyon dolar olurken, çelik ihracatı yüzde 48,1 artışla 270 milyon dolara ulaştı. Ocak-ağustos döneminde ADMİB’in demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 3,7 artışla 549 milyon dolara, çelik ihracatı ise yüzde 19,9 artışla 1,7 milyar dolara yükseldi. ADMİB’in yılın ilk sekiz ayındaki toplam demir ve demir dışı metaller ile çelik ihracatı 2,2 milyar doları aştı. Türkiye genelinde ABD ve Mısır’a ihracatta güçlü artış Türkiye’nin demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında ağustos ayında en büyük pazar Almanya oldu. Almanya’ya 222,4 milyon dolarlık ihracat yapılırken, İtalya 182,1 milyon dolarla ikinci, Birleşik Krallık 163,8 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. İspanya’ya 162,8 milyon dolar, ABD’ye ise 154,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İlk 10 pazar içinde ihracatını oransal olarak en fazla artıran ülke yüzde 137 ile ABD olurken, Mısır’a ihracat yüzde 134, İspanya’ya yüzde 69, Bulgaristan’a yüzde 56 ve Birleşik Krallık’a yüzde 50 arttı. Ocak-ağustos döneminde de Almanya ilk sıradaki yerini korudu. Bu dönemde Almanya’ya yapılan ihracat 1,73 milyar dolara ulaşırken, İtalya 1,48 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı. Romanya 1,2 milyar dolarla üçüncü, Birleşik Krallık 1,09 milyar dolarla dördüncü, Bulgaristan ise 975 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. İlk 10 pazar arasında en yüksek artış yüzde 281 ile Fransa’da kaydedilirken, Almanya’ya ihracat yüzde 260, Polonya’ya yüzde 222 ve Bulgaristan’a yüzde 123 arttı. ADMİB’de ağustosun lideri İtalya, en hızlı artış Estonya’da ADMİB’in ağustos ayı ihracatında İtalya 31,7 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, İspanya 24,6 milyon dolarla ikinci, Mısır 23,4 milyon dolarla üçüncü oldu. Romanya’ya 20 milyon dolar, Irak’a ise 17,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İlk 10 pazar içinde en güçlü artış yüzde 210 ile Estonya’da yaşandı. Birleşik Krallık’a ihracat yüzde 170, Romanya’ya yüzde 148, İspanya’ya yüzde 133, Mısır’a yüzde 127 ve İtalya’ya yüzde 123 arttı. Ocak-ağustos döneminde ADMİB’in en büyük pazarı 155,5 milyon dolarla Romanya olurken, Mısır 140,5 milyon dolarla ikinci, İtalya 133,4 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Fas’a 115,5 milyon dolar, Almanya’ya ise 113,5 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İlk 10 pazar içinde ihracatın en fazla arttığı ülke yüzde 106 ile Birleşik Krallık oldu. Ukrayna’ya ihracat yüzde 67, Libya’ya yüzde 65, Romanya ve Fas’a ihracat yüzde 43 arttı. Ürün bazında Türkiye’de diğer demir-çelik, ADMİB’de boru öne çıktı Türkiye’nin demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında ağustos ayında en fazla ihracat diğer demir-çelik ürün grubunda gerçekleştirildi. Bu gruptan 261,6 milyon dolarlık ihracat yapılırken, demir-çelik çubuk ihracatı 234 milyon dolar, demir-çelik inşaat aksamı ihracatı 230,7 milyon dolar oldu. Demir-çelik yassı sıcak ürünleri 199,6 milyon dolarla dördüncü, demir-çelik boru ihracatı ise 187,2 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. Ocak-ağustos döneminde de sıralamanın ilk üçünde değişiklik yaşanmadı. Diğer demir-çelik ürün grubunda 2,08 milyar dolarlık ihracata ulaşılırken, bunu 1,81 milyar dolarla demir-çelik çubuk ve 1,73 milyar dolarla demir-çelik inşaat aksamı izledi. Demir-çelik yassı sıcak ürünleri 1,38 milyar dolarla dördüncü, alüminyum çubuk ve profiller ise 1,37 milyar dolarla beşinci sırada yer aldı. ADMİB’in ağustos ayındaki demir-çelik ve demir dışı metaller ihracatında en yüksek payı demir-çelik boru ürün grubu aldı. Boru ihracatı 78,1 milyon dolara ulaşırken, demir-çelik yassı sıcak ürünleri 71,8 milyon dolarla ikinci sırada yer aldı. Demir-çelik yassı kaplama ürünleri 34,8 milyon dolar, demir-çelik inşaat aksamı 26 milyon dolar ve diğer demir-çelik ürünleri 20,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sekiz aylık dönemde de boru ihracatı ADMİB’in en önemli ürün grubu olmayı sürdürdü. Ocak-ağustos döneminde demir-çelik boru ihracatı 403,1 milyon dolara ulaşırken, yassı sıcak ürün ihracatı 349,5 milyon dolar, yassı kaplama ürünleri ihracatı 252,3 milyon dolar oldu. İnşaat aksamı 199,2 milyon dolarla dördüncü, diğer demir-çelik ürünleri ise 130,8 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. “Rekabet gücümüzü maliyet yapımızla birlikte ele almalıyız” Ağustos ayı ihracat rakamlarını değerlendiren ADMİB Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi İncetan, küresel rekabetin ihracatçılar üzerindeki maliyet baskısını artırdığını belirterek, destek mekanizmalarının üretim yapısı ve maliyet koşulları dikkate alınarak şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. İncetan, şöyle devam etti: “Türkiye demir-çelik sektörü olarak ağustos ayında ihracatımızı artırmayı başardık. Özellikle ADMİB’in çelik ihracatındaki yüzde 48,1’lik artış, firmalarımızın zorlu koşullara rağmen pazarlardaki varlığını koruduğunu gösteriyor. Ancak bu artışın sürdürülebilir olması için maliyet ve rekabet koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Çin ile fiyat rekabetinde ciddi zorluklar yaşarken, bazı ürün gruplarında Avrupa’daki rakiplerimize karşı maliyet avantajımızı kaybettik. Maliyet artışlarını fiyatlara tam olarak yansıtamadığımız için de kâr marjlarımız baskı altında. Bu nedenle ihracat desteklerinin enerji, işçilik, finansman ve lojistik gibi temel maliyet unsurlarının dikkate alınarak tasarlanması büyük önem taşıyor. Döviz dönüşüm desteğinin devamına ilişkin yaklaşımı olumlu buluyoruz. Demir-çelik ve demir dışı metaller sektörlerinin de yeni düzenlemelerde güçlü şekilde desteklenmesini bekliyoruz. Rekabet gücümüzü korumak için mevcut pazarları güçlendirirken, yeni pazarlara yönelecek ve daha yüksek katma değerli ürünlere odaklanacağız.”

Mobilya ihracatında Avrupa atağı: Fransa pazarı öne çıktı Haber

Mobilya ihracatında Avrupa atağı: Fransa pazarı öne çıktı

Genel tabloda sınırlı daralma yaşanırken Fransa, Fas, Birleşik Krallık ve ABD gibi önemli pazarlardaki artışlar dikkat çekti. Fransa'ya ihracat Türkiye genelinde yüzde 27, AKAMİB bölgesinde ise yüzde 272,6 yükseldi. Sektör temsilcileri, artan maliyetler karşısında ihracatçının fiyat rekabetini koruyabilmesi için desteklerin güçlendirilmesini istiyor. Türkiye mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü ağustos ayında ihracatta sınırlı bir gerileme yaşarken, bazı önemli pazarlardaki güçlü büyüme dikkat çekti. Sektörün toplam ihracatı ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 azalarak 648 milyon 507 bin dolar oldu. Aynı dönemde Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği'nin (AKAMİB) ihracatı yüzde 11,3 gerileyerek 73 milyon 832 bin dolar olarak gerçekleşti. Ocak-ağustos döneminde Türkiye geneli sektör ihracatı yüzde 0,8 düşüşle 5 milyar 121 milyon dolara inerken, AKAMİB'in ihracatı yüzde 14,3 azalarak 540 milyon 473 bin dolara geriledi. Toplam ihracattaki sınırlı daralmaya karşın ülke bazındaki sonuçlar, sektörün farklı pazarlarda birbirinden oldukça farklı bir performans sergilediğini ortaya koydu. Özellikle Fransa'daki yükseliş, ihracat açısından öne çıkan gelişmelerden biri oldu. Fransa'da dikkat çeken yükseliş Türkiye genelinde ağustos ayında sektörün en fazla ihracat yaptığı ülkeler Irak, ABD, Birleşik Krallık, Fas ve Fransa oldu. İlk 10 pazar arasında en yüksek artış yüzde 27 ile Fransa'da gerçekleşti. Fransa'yı yüzde 21,7'lik artışla Fas, yüzde 13,9 ile Birleşik Krallık ve yüzde 10,6 ile ABD izledi. AKAMİB'in ağustos ayı ihracatında ise Irak ilk sıradaki yerini korudu. Fransa, Suriye, Romanya ve Çin de Birliğin en fazla ihracat gerçekleştirdiği pazarlar arasında yer aldı. AKAMİB açısından en dikkat çekici gelişme yine Fransa'da yaşandı. Birliğin Fransa'ya ihracatı ağustosta yüzde 272,6 arttı. Fas'a ihracat yüzde 30,1, Suriye ve ABD'ye ihracat ise yüzde 16 yükseldi. Sekiz aylık tabloda da Fransa öne çıkıyor Fransa'daki hareketlilik yalnızca ağustos ayıyla sınırlı kalmadı. Ocak-ağustos döneminde Türkiye'nin sektör ihracatında ilk 10 pazar arasında en güçlü artışlardan biri Fransa'da kaydedildi. Bu dönemde Fransa'ya ihracat yüzde 18,5 arttı. Bulgaristan'a ihracat da yüzde 13,1 yükseldi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yapılan ihracat ise yüzde 17,6 artışla 86,3 milyon dolara ulaştı. Türkiye'nin sekiz aylık sektör ihracatında Irak, 620,7 milyon dolarla liderliğini sürdürdü. Irak'ın ardından Birleşik Krallık, ABD, Fas ve Libya geldi. AKAMİB'in ocak-ağustos dönemindeki ihracatında da Irak ilk sırada yer alırken Suriye, Fransa, Almanya ve Romanya öne çıkan diğer pazarlar oldu. Bu dönemde en yüksek artış İran pazarında gerçekleşti. İran'a ihracat yüzde 135,6 yükselirken Fransa'ya ihracat yüzde 72,3, Suriye'ye ihracat yüzde 28,4 ve KKTC'ye ihracat yüzde 7,3 arttı. İhracatçı büyümeden önce rekabet gücünü korumak istiyor Sektörün ihracat rakamları, pazar çeşitliliğinin önemini ortaya koyarken üretim maliyetlerindeki artış da ihracatçıların gündemindeki temel sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Mobilya üretiminin önemli ölçüde nitelikli insan emeğine dayanması nedeniyle işçilik maliyetleri sektörün toplam maliyet yapısında önemli bir paya sahip. Enerji, hammadde, lojistik ve finansman giderlerindeki artışlar da eklendiğinde ihracatçının uluslararası pazarlarda fiyat rekabetini koruması zorlaşıyor. AKAMİB Başkanı Adem Derinel, ağustos ayı ihracat sonuçlarını değerlendirirken, bazı pazarlardaki güçlü artışların sektörün yeni fırsatları değerlendirme kapasitesini gösterdiğini belirtti. Derinel, Fransa, Fas, Birleşik Krallık ve ABD gibi pazarlarda elde edilen kazanımların önemine dikkat çekerek, bu ivmenin kalıcı hale gelmesi için ihracatçının maliyet yapısını dikkate alan destek mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu ifade etti. “Fiyat rekabetinde elimizi güçlendirecek desteklere ihtiyaç var” Adem Derinel, küresel pazarlarda rekabetin artık yalnızca kalite ve tasarım üzerinden şekillenmediğini, fiyat unsurunun da giderek daha belirleyici hale geldiğini vurguladı. Derinel, döviz dönüşüm desteğinin ihracatçının finansal yapısını güçlendiren önemli araçlardan biri olduğunu belirterek, destek mekanizmalarının sektörlerin üretim ve maliyet yapıları dikkate alınarak kurgulanması gerektiğini söyledi. Mobilya sektörünün yüksek istihdam sağlayan ve emek yoğun üretim yapan bir yapıya sahip olduğunu belirten Derinel, sektörün daha yüksek oranlarda desteklenmesinin uluslararası fiyat rekabetinde ihracatçının elini güçlendireceğini ifade etti. Yeni pazarlar için maliyet baskısının azaltılması gerekiyor Sektörün önündeki temel sorunlardan biri, artan maliyetlerin ürün fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamaması. İhracatçı, bir yandan mevcut pazarlardaki konumunu korumaya çalışırken diğer yandan yeni pazarlara ulaşabilmek için maliyet avantajını korumak zorunda. Bu nedenle sektör temsilcileri; finansmana erişimin kolaylaştırılması, üretim maliyetlerinin azaltılması ve katma değerli üretimin teşvik edilmesine yönelik desteklerin güçlendirilmesini bekliyor. Ağustos verileri, Türk mobilya sektörünün genel ihracatında henüz güçlü bir büyüme ivmesinin oluşmadığını gösterirken, Fransa başta olmak üzere bazı pazarlardaki yüksek oranlı artışlar yeni ihracat fırsatlarının bulunduğuna işaret ediyor. Sektör açısından önümüzdeki dönemin belirleyici unsuru ise bu pazar kazanımlarının ne ölçüde kalıcı hale getirilebileceği olacak. Bunun için ihracatçının yalnızca yeni talep alanlarına ulaşması değil, aynı zamanda artan üretim ve finansman maliyetleri karşısında rekabet gücünü koruyabilmesi gerekiyor.

Şişecam verimlilik, maliyet ve finansman yönetimine odaklandı Haber

Şişecam verimlilik, maliyet ve finansman yönetimine odaklandı

2026 yılının ilk altı ayında 122 milyar TL net satış elde eden şirketin uluslararası satışlarının toplam satışlar içindeki payı yüzde 61 seviyesinde gerçekleşirken, yatırımları 12 milyar TL'ye, ihracatı ise 464 milyon dolara ulaştı. İlk yarıda Türkiye ve Avrupa’da yeni kaplamalı cam hatlarını devreye alan Şişecam, Avrupa'da ayrıca ilk cam ambalaj tesisi yatırımı olan Macaristan'da önemli bir eşiği geride bıraktı. Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, yılın ilk altı ayında 122 milyar TL net satış gerçekleştirirken, toplam satışları içinde uluslararası satışların payı yüzde 61 oldu. Aynı dönemde 12 milyar TL yatırım yapan Şişecam'ın ihracatı 464 milyon dolar olarak gerçekleşti. Şirket ilk altı ayda 2,8 milyon ton cam, 2,2 milyon ton soda külü ve 2 milyon ton endüstriyel hammadde üretti. Can Yücel: "Önceliğimiz verimlilik, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu" Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, yılın ilk yarısını değerlendirirken şunları söyledi: "Küresel ekonomideki belirsizliklerin, enerji ve lojistik maliyetlerindeki dalgalanmaların devam ettiği bir dönemi geride bıraktık. Bu süreçte küresel üretim ağımız, güçlü müşteri portföyümüz ve çevik yönetim anlayışımız sayesinde operasyonel ve finansal performansımızı korurken yeni fırsatları değerlendirmeye de devam ettik. İlk yarıdaki önceliğimiz verimlilik artışı, maliyet ve finansman yönetimi ile operasyonel çeviklik oldu. Güçlü bilanço ve sağlıklı nakit akışı hedefimiz doğrultusunda nakit yaratımı ve likidite yönetimine öncelik verdik. İşletme sermayesi yönetiminde disiplinli yaklaşımımızı ve sadeleşme çalışmalarımızı sürdürdük. Fon kaynaklarımızı ve nakit varlıklarımızı en verimli şekilde yönetmeye odaklandık. Yılın ilk çeyreğinde yatırımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan Eurobond ihracımız ve uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleri; kısa-orta vadeli likidite yönetimimizi ve uzun vadeli hedeflerimizi desteklememize katkı sağladı." Tarsus yatırımıyla kaplamalı cam kapasitesi yüzde 17 arttı Şişecam, yılın ilk çeyreğinde Bulgaristan ve İtalya'daki düz cam tesislerinde devreye aldığı iki yeni kaplamalı cam hattı ile Avrupa'daki kaplama kapasitesini yaklaşık iki katına çıkararak katma değerli ürün portföyünü genişletti.​ Yılın ikinci çeyreğinde ise Tarsus’taki yeni kaplamalı cam hattını tamamlayan Şişecam; yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli bu yeni yatırımla, toplam kaplamalı cam kapasitesini yüzde 17 artırarak yıllık 48,1 milyon metrekareye ulaştırdı. Şirket, yıl sonuna kadar Hindistan'da devreye alacağı yıllık 4,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hattıyla bu alandaki küresel varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden birini devreye aldı Şişecam, Tarsus'ta ilk çeyrekte devreye aldığı yeşil saha düz cam yatırımındaki TR9 hattını tamamlayarak, yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesine ulaştı. Bu stratejik adımla Tarsus düz cam tesisi, dünyanın en büyük düz cam üretim komplekslerinden biri haline geldi. Ayrıca, Kuzey İtalya düz cam fabrikasında planlanan periyodik bakım ve soğuk tamir çalışmaları başarıyla tamamlandı ve üretim yeniden başladı. Şişecam, bu planlı duruş yönetimi sayesinde Avrupa’daki diğer üretim tesislerinin kapasite kullanım oranlarını dengeli bir şekilde optimize etmeyi başardı. Avrupa'daki ilk cam ambalaj tesisi Macaristan'da üretime hazırlanıyor Şişecam, Avrupa'daki ilk cam ambalaj üretim tesisi olan Macaristan yatırımında önemli bir aşamayı tamamladı. Şirket, yıllık brüt 198 bin ton kapasiteli ilk fırınını test üretimlerine başlamak üzere ateşledi. Tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasıyla birlikte Avrupa pazarındaki operasyonel gücün ve tedarik kabiliyetinin daha da artırılması hedefleniyor. ABD'deki büyüme planlarında ilerleme Şişecam, ABD'deki doğal soda külü faaliyetlerini sürdürürken, aynı bölgede geliştirdiği Pasifik Soda yatırımında ise izin süreçlerinde son aşamaya geldi. Şirket, değişen piyasa koşullarını dikkate alarak yatırımın en uygun şartlarda ilerletilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yenilenebilir enerji kapasitesi yıl sonunda 106 MW'a ulaşacak Karbonsuz üretim hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına devam eden Şişecam, daha önce devreye aldığı 25 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerine Manisa'da kurulan 20 MW'lık yeni tesisi ekledi. Böylece şirketin toplam GES kurulu gücü 45 MW'a ulaştı. Yıl sonuna kadar Kars'ta devreye alınması planlanan 61 MW kapasiteli yeni yatırımla toplam kapasitenin 106 MW'a yükselmesi hedefleniyor. İhracat liderliği ve uluslararası başarılar Şişecam, 2025 yılında gerçekleştirdiği 938 milyon dolarlık ihracat performansıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bir kez daha sektörünün ihracat lideri seçildi. Şirket ayrıca, dünyada ilk kez dijital müzakere edilebilir enstrüman olarak yapılandırılan Working Capital Note işlemiyle GTR Awards 2025 kapsamında "En İyi İşlem" ödülüne layık görüldü. Kurumsal yönetim uygulamalarıyla World Finance tarafından Türkiye'nin en iyisi seçilen Şişecam, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu bağımsız güvence sürecinden geçirerek yayımladı. "Uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanıyoruz" Yılın geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Can Yücel şunları söyledi: "Değişen piyasa koşullarına uyum sağlamayı sürdürürken, uzun vadeli rekabet gücümüzü artıracak alanlara odaklanacağız. Verimlilik programlarımızı yaygınlaştıracak, katma değerli ürünlerin portföyümüzdeki payını artıracak, yeni pazarlardaki etkinliğimizi geliştirecek ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ileri taşıyacağız. Aynı zamanda bilanço yapımızı daha da güçlendirmeye ve finansal dayanıklılığımızı korumaya devam edeceğiz."

KIRCAALİSİAD heyetinden Ankara çıkarması Haber

KIRCAALİSİAD heyetinden Ankara çıkarması

Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), Ankara’da gerçekleştirdiği temaslar kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çeşitli siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri ve siyasi liderlerle bir araya gelerek Türkiye - Bulgaristan ilişkilerine yönelik önemli görüşmeler gerçekleştirdi. KIRCAALİSİAD heyeti, ziyaretler kapsamında başta Bursa milletvekilleri olmak üzere farklı şehirlerden milletvekilleriyle temaslarda bulunurken, aynı zamanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile de görüşme gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen temaslarda, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve stratejik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Stratejik rapor TBMM gündemine taşındı Ziyaretlerin merkezinde, KIRCAALİSİAD tarafından hazırlanan “Türkiye - Bulgaristan Ekonomik ve Stratejik İş Birliği, Politika ve Eylem Raporu” yer aldı. Söz konusu rapor, iş dünyasının sahadan gelen beklentilerini, sektörlerin mevcut durumunu ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik somut önerileri içeriyor. KIRCAALİSİAD heyeti, raporu TBMM’de gerçekleştirdiği görüşmelerde milletvekillerine sunarak; bölgesel ticaretin geliştirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve iş birliği alanlarının genişletilmesi konusunda görüş alışverişinde bulundu. Geniş kapsamlı temaslar KIRCAALİSİAD heyeti, TBMM ziyaretleri kapsamında Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk, Fevzi Zırhlıoğlu, Refik Özen, Ahmet Kılıç, Emine Yavuz Gözgeç ve Yüksel Selçuk Türkoğlu ile bir araya geldi. Ayrıca Antalya Milletvekili Uğur Poyraz ile gerçekleştirilen görüşmelerde de ekonomik iş birliği ve bölgesel kalkınma başlıkları ele alındı. Gerçekleştirilen temaslarda; iş dünyasının ihtiyaçları, üyelerin beklentileri ve Türkiye ile Bulgaristan arasında daha güçlü ekonomik bağların kurulmasına yönelik öneriler detaylı şekilde paylaşıldı. Görüşmelerde karşılıklı olarak yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilenirken, iş dünyasının politika yapım süreçlerine katkısının önemi vurgulandı. “Ortak akıl ve iş birliği vurgusu” Heyet, ziyaretler kapsamında Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari hacmin artırılması, yatırım süreçlerinin kolaylaştırılması ve iş dünyasının önündeki yapısal engellerin azaltılması için kamu ve özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. TBMM’nin önemi vurgulandı KIRCAALİSİAD tarafından, TBMM ziyareti kapsamında yapılan açıklamada ise Gazi Meclisimizin kuruluşunun yıl dönümüne vurgu yapılarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milli iradenin en güçlü temsil makamı olduğunun altı çizildi. Ayrıca Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kurucu iradeye saygı ve minnet ifade edildi. Somut iş birlikleri için güçlü zemin KIRCAALİSİAD heyeti, Ankara temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede, gerçekleştirilen görüşmelerin somut projelere dönüşmesi yönünde güçlü bir zemin oluşturduğunu belirtti. Dernek, önümüzdeki dönemde kamu kurumları ve siyasi temsilcilerle kurulan bu temasları daha da ileriye taşıyarak, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlamayı sürdüreceğini ifade etti.

Türkiye–Bulgaristan hattında yeni iş birlikleri Haber

Türkiye–Bulgaristan hattında yeni iş birlikleri

Yapay zekâdan teknoloji transferine, üniversite-sanayi iş birliğinden Asya pazarına açılıma kadar birçok stratejik başlık masaya yatırıldı. Bulgaristan’ın yükselen ticaret merkezlerinden Varna, Endüstri 5.0 vizyonunun konuşulduğu uluslararası bir iş forumuna ev sahipliği yaptı. Prestige Uluslararası İlişkileri Geliştirme Platformu iş birliğiyle gerçekleştirilen “Varna Endüstri 5.0 İş Forumu”, iş insanı Yılmaz Gözcü’nün ev sahipliğinde geniş katılımla hayata geçirildi. Forumda; yapay zekâ, dijital dönüşüm, üniversite-sanayi iş birliği, teknoloji transferi ve Asya pazarına açılım gibi küresel rekabetin belirleyici başlıkları ele alındı. Endüstri 5.0’ın insan odaklı üretim modeli, sürdürülebilirlik ve yüksek katma değerli teknolojiler ekseninde şekillenen yeni ekonomik paradigma, konuşmacıların sunumlarında öne çıkan ana tema oldu. İsviçre’nin önde gelen teknoloji şirketlerinden VLM Vision temsilcisi Jens Hestel, Avrupa merkezli teknoloji yatırımlarının yeni dönemde bölgesel iş birlikleriyle büyüyeceğine dikkat çekti. Varna Teknik Üniversitesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Hristo Nenov ise akademik bilgi birikiminin sanayi ile entegre edilmesinin, inovasyonun hızını belirleyen temel unsur olduğunu vurguladı. Uluslararası konuşmacıların katkıları ve yatırım şirketlerinin aktif katılımı, forumu yalnızca bir fikir alışverişi platformu olmaktan çıkararak somut iş birliklerine zemin hazırlayan bir buluşmaya dönüştürdü. Türkiye’den katılan temsilcilerle Bulgar iş dünyası arasında gerçekleştirilen temasların, önümüzdeki dönemde yeni projelere dönüşmesi bekleniyor. Etkinliğe Türkiye’den iş, hukuk ve eğitim dünyasının önemli isimleri katıldı. Cabani markasının kurucusu Mehmet Kaban, Smith Anderson & Apa Yönetim Kurulu Üyesi H. Turan Güven, Avcılar Belediyesi önceki dönem Belediye Başkanı Av. Turan Hançerli, Areks Kimya’nın kurucusu Ali Kılıç, Fen Bilimleri Kolejleri Yönetim Kurulu Başkanı Kurtuluş Arıkan ile iş insanları Remzi Öztürk, Fikret Gözcü, Çağlar Kılıç ve Erdoğan Gözcü forumda yer alan isimler arasında bulundu. Varna Endüstri 5.0 İş Forumu, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik ilişkilerin teknoloji ve inovasyon odaklı yeni bir evreye taşındığını gösterirken; şirketler arasında somut ve sürdürülebilir iş birliklerinin temellerini attı.

Türkiye Bulgaristan'ın gazını kesti Haber

Türkiye Bulgaristan'ın gazını kesti

Reuters'ın haberine göre Bulgaristan Devlet Rezervleri Bakanı Assen Asenov, ülkede 35 günlük benzin, 50 günlük dizel stoğu kaldığını açıkladı. Enerji Bakanı Zhecho Stankov ise daha karamsar bir tablo çizerek mevcut stokların sadece 4-5 günlük tüketimi karşılayabileceğini söyledi. Yaptırımlar nedeniyle Bulgaristan'ın yakıt temin ettiği Lukoil'in boru hatlarının devre dışı kalması, ülkenin dışarıdaki ham petrol ve ürün stoklarına erişimini de riske atıyor. Rafineriyi ayakta tutma çabası Bulgaristan'ın en büyük rafinerisi olan Burgas Rafinerisi, yaptırımlar sonrası kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Bakan Stankov, rafinerinin çalışabilmesi için ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı OFAC ile kesintisiz iletişim kurduklarını söylerken, kısa vadede piyasada arz sorunu yaşanmadığını belirtti. Önlemler kapsamında; - Dizel ve havacılık yakıtı ihracatı geçici olarak yasaklandı, - Parlamento, rafinerinin devralınıp satışının gerçekleştirilmesi için hükümete yetki verdi, - Kritik altyapı için ek güvenlik önlemleri uygulandı. Türkiye'ye 4 milyar tl'yi aşan borç: Botaş gazı kesti Bulgaristan'ın enerji krizi yalnızca akaryakıtla da sınırlı değil. Ülkenin kamu doğalgaz şirketi Bulgargaz, Türkiye'den aldığı doğalgazın ödemelerini yapamadığı için BOTAŞ, gaz akışını durdurdu. 2023'te imzalanan ve 13 yılı kapsayan anlaşmaya göre Bulgaristan, her yıl Türkiye'den 1,5 milyar metreküp doğalgaz satın alacaktı. Ancak anlaşmanın üzerinden sadece 1,5 yıl geçmişken Bulgargaz'ın; - 4 milyar lirayı aşan borç biriktirdiği, - Ödemeleri durdurduğu, - Enerji arz güvenliğini tehlikeye attığı ortaya çıktı. Bulgaristan Enerji Bakanı Jeco Stankov ise sözleşmeyi sert sözlerle eleştirerek, "Bu anlaşma devlet şirketimizi dezavantajlı konuma soktu. Bulgargaz adeta 200 yıllık karını Türkiye'ye devretmiş!" ifadelerini kullanmıştı. Stankov ayrıca anlaşmada fesih maddesi bulunmadığını, bu nedenle Türkiye ile yeni bir müzakere sürecinin zorunlu hale geldiğini vurgulamıştı.

Hakan Fidan: Montrö Sözleşmesi’ni harfiyen uygulayacağız Haber

Hakan Fidan: Montrö Sözleşmesi’ni harfiyen uygulayacağız

Bu konunun tartışılmasını bırakın akıldan geçirilmesi bile söz konusu olamaz” dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Arnavutluk ziyaretinin ardından geldiği Bulgaristan’da temaslarını sürdürüyor. Bakan Fidan, başkent Sofya’da Bulgaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mariya Gabriel ile görüştü. Görüşmede, ikili ilişkilerin yanı sıra küresel ve bölgesel konular ele alınırken, Fidan ve Gabriel daha sonra heyetler arası görüşmeye başkanlık etti. Hakan Fidan ve Gabriel, görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Açıklamalarında Coğrafi konumuyla enerji ve ulaştırma projeleri açısından büyük önem taşıyan Bulgaristan’ın bölge istikrarına ve kalkınmasına katkı sağlayan önemli bir ülke olduğunu ifade eden Bakan Fidan, “Türkiye için güvenilir bir komşu ve güçlü bir müttefiktir. Bugün bölgemizde güvenlik ve istikrara öncelik veren sağduyu politikalarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktayız. Bölge ülkeleri olarak iş birliğimizi derinleştirmemiz ve güçlendirmemiz gerekiyor” dedi. “İkili ticaret hacmimiz 7 milyar doları aştı” Bugün gerçekleştirilen görüşmede ikili ilişkilerin her açıdan ele alındığını kaydeden Bakan Fidan, “İş birliğimizi yeni alanlara taşıma konusunda kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduk. Kendilerine Cumhurbaşkanımızın davetini ilettim, Mart ayından sonra. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın yıl içerisinde planlanabilecek bir ziyareti vesilesiyle yapılacak olan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyinin müteakip toplantısını düzenleme konusunda da görüşlerimizi aktardım. Bulgaristan’la ekonomik ilişkilerimizin olumlu yöndeki seyrinden memnuniyet duyuyoruz. İkili ticaret hacmimiz 7 milyar doları aştı. En kısa sürede 10 milyar dolar hedefini yakalamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. “Bulgaristan, Avrupa’daki vatandaşlarımızın Türkiye’ye ulaşımlarında ana güzergâh konumunda” Cam, alüminyum, enerji, otomotiv ve farklı sektörlerdeki Türk şirketlerin Bulgaristan’da faaliyet gösterdiğini vurgulayan Bakan Fidan, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Karayoluyla Avrupa’ya ihracatımızın neredeyse tamamını Bulgaristan üzerinden yapıyoruz. Bu nedenle tırlarımızın geçiş sınır geçişini kolaylaştırması için Bulgar makamlarıyla da sürekli temas halindeyiz. Tırlarımıza, Bulgaristan sınırında ilave bazı kontroller uygulaması hakkında temaslarımız sürüyordu. Stratejik öneme sahip ulaştırma bağlantımızı demiryolu ve Ro-Ro gibi araçlarla çeşitlendirmek ve güçlendirmek için ayrıca çalışmalı, başlıyoruz. Bulgaristan ayrıca Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın Türkiye’ye kara yoluyla ulaşımlarında da ana güzergâh konumundadır. Özellikle yaz aylarında yaşanan yoğunluğun azaltılması için yine beraber çalışıyoruz. Bulgaristan’la güvenlik alan alanında da iş birliğimiz var. Terörizm ve düzensiz göç gibi sınamalarla karşı karşıya olduğumuz bir dönemde ilgili tüm kurumlarımızla, makamlarımızla bu alanlarda da iş birliğimizi artırma iradesini karşılıklı ortaya koyduk.” “Soydaşlarımızın Bulgaristan’daki refahı ve huzuru ülkemiz için önemli konulardan biridir” “Bulgaristan’daki Türk ve Müslüman nüfus ilişkilerimizin bir diğer önemli boyutunu teşkil etmekte” diyen Hakan Fidan, konuşmasında “Soydaşlarımızın vatanları olan Bulgaristan’daki refahı ve huzuru ülkemiz için önemli konulardan biridir. Bu vesileyle soydaşlarımızı gönülden selamlıyorum. Bulgar hükümetlerine de bu konudaki çalışmalarından ötürü teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Bulgaristan’daki kültürel mirasınızın aramızdaki iş birliği ruhuna yakışır şekilde restore edilerek ayağa kaldırmasına da büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı. “Montrö Sözleşmesi’ni harfiyen uygulamayı sürdüreceğiz” Bölgesel ve uluslararası konuların da ele alındığını aktaran Bakan Fidan, “Özellikle Ukrayna’daki savaşın giderek artan olumsuz etkileri karşısında alınabilecek önlemler konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Bizler Karadeniz’e kıyısı olan iki NATO müttefikiyiz. Karadeniz’in güvenliği ve istikrarı ülkelerimiz için hayati önem taşımakta. Bu çerçevede Ukrayna’daki savaşın Karadeniz’de bir tırmanmaya yol açmamasına büyük önem atfediyoruz. Ticari seyrüsefer serbestliğinin yeniden test edilmesi için Birleşmiş Milletler ve ilgili taraflarla beraber çalışmayı sürdürüyoruz. Montrö Sözleşmesi’nin uygulayıcısı olarak Karadeniz’de sükûnetin muhafazası ve bunu tehlikeye sokacak girişimlerin engellenmesi temel önceliklerimiz arasındadır. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya arasında Karadeniz’de mayın karşı tedbirleri görev grubunun kurulmasına ilişkin mutabakattan memnuniyet duyuyoruz. Bölgesel güvenlik iş birliğine de örnek bir vaka olarak gösteriyoruz. Kıyıdaş ülkeler olarak bunu hem bölgesel sahiplenme merkezine hem de müttefiklik ruhuna uygun bir adım olarak görüyoruz. Bizler Montrö Sözleşmesi’ni harfiyen uygulamayı sürdüreceğiz. Bu konunun tartışılmasını bırakın akıldan geçilmesi bile söz konusu olamaz” açıklamasını yaptı.

Bulgarlar komünist rejim dönemine özlem duyuyor Haber

Bulgarlar komünist rejim dönemine özlem duyuyor

Bulgaristan Parlamentosuna bağlı Ulusal Parlamenter Araştırma Merkezinin (NZPİ) yayımladığı anket sonuçları, komünist rejimin lideri Todor Jivkov’un ölümünden 25 yıl, demokrasiye geçişten 33 yıl sonra halkın yüzde 32,6’sının, “Hangi tarihsel dönemde yaşamak isterdiniz?” sorusuna “Jivkov’un iktidarı döneminde.” yanıtını verdiğini ortaya koydu. Komünist rejimde yaşamayı tercih edenlerin yüzde 53’ünü, 59 yaş üstündekiler oluşturdu. Anketin analiz bölümünde bu tercihi yapanların büyük bölümünün küçük yerleşim birimlerinde yaşadığı ve eğitim seviyelerinin düşük olduğu belirtildi. Ankette, Bulgaristan’ın gelişiminde en büyük rol oynayan kişiler bölümünde ilk sırada ülkenin ulusal kahramanı olarak kabul edilen Vasil Levski yer alırken, Todor Jivkov, 6. sıraya, Bulgaristan devletinin kurucusu olarak bilinen Han Asparuh ise 7. sıraya yerleşti. Ankette, son 33 yıldır devam eden demokratik dönemi tercih edenlerin oranı ise yüzde 28,1’de kaldı. Bu yanıtı verenlerin büyük bölümünü 30-39 yaş grubundakilerin oluşturduğu kaydedildi. Ankete katılanların 9,6’sı, 1944’te eski Sovyetler Birliği’nin (SSCB) Kızıl Ordusundan destek alarak, darbe ile iktidara gelen komünizm rejimi öncesi çarlık dönemine özlem duyduklarını beyan etti. Ankete katılan vatandaşların yüzde 7,9’u ise “seçim hakkım olsaydı Bulgaristan’da yaşamazdım.” yanıtını verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.