SON DAKİKA
Hava Durumu

#Birleşik Krallık

Ekometre - Birleşik Krallık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşik Krallık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

JAECOO 7 Birleşik Krallık pazarında ocak ayının lideri Haber

JAECOO 7 Birleşik Krallık pazarında ocak ayının lideri

Marka için ocak ayı Birleşik Krallık’taki tarihi bir dönüm noktası olurken JAECOO 7, toplam 4 bin 59 adetlik satışla ocak ayında pazarının en çok satan modeli oldu. JAECOO 7 bu performansıyla genel pazar satışlarında da ikinci sıraya yükselmiş oldu. Marka, Birleşik Krallık’ta 48 bin 87 adetlik satışa ve yüzde 2,38 pazar payına ulaşarak dikkat çekmeye devam etti. Otomotiv sektörünün yenilikçi markaları OMODA & JAECOO, global performansını güçlendirmeye devam ediyor. Ocak 2026 itibarıyla global otomotiv markası OMODA & JAECOO, Birleşik Krallık pazarında tarihi bir dönüm noktasına imza attı. JAECOO 7, toplam 4 bin 59 adetlik satışla ocak ayında Birleşik Krallık perakende pazarının en çok satan modeli olurken, aylık perakende satış sıralamasında zirveye yerleşti ve aynı zamanda genel pazar satışlarında ikinci sıraya yükseldi. Aynı dönemde OMODA & JAECOO, ocak ayında 6 bin 696 adetlik toplam satışla Birleşik Krallık’ın en çok satan 8’inci otomobil markası oldu. Bu sonuçla marka, güçlü rakiplerini geride bırakarak ayın lider Çinli markası konumuna yükseldi. Pazardaki temponun belirleyicisi oldu! Eylül 2024’te Birleşik Krallık pazarına giriş yapan OMODA & JAECOO, geçen süre boyunca satış rekorlarını arka arkaya kırarak dikkat çekici bir büyüme ivmesi yakaladı. Sadece 17 ay içinde yeni bir oyuncudan ana akım bir markaya dönüşen OMODA & JAECOO, sektör açısından olağanüstü bir hızla satış listelerinde ilk 8 arasına girmeyi başardı. Bu başarı, markanın “Dünyanın En Hızlı Büyüyen Otomotiv Markası” unvanını güçlü biçimde teyit ediyor. 2025 yılı toplam verilerine göre marka, Birleşik Krallık’ta 48 bin 87 adetlik satışa ve yüzde 2,38 pazar payına ulaştı. Otorite kabul edilen Car Dealer verilerine göre; OMODA & JAECOO yalnızca 9 ayda bu başarıyı yakalayarak pazar penetrasyon hızında eşi benzeri görülmemiş bir rekora imza attı. Bu ivme 2026 yılında da devam ederken, markanın mevcut pazar payı yüzde 4,65 seviyesine yükseldi. Bu başarının arkasında net bir marka konumlandırması yer alıyor: OMODA, “Dünyanın Lider Premium SUV Markası” olma hedefiyle ilerlerken; JAECOO, “Klasikten Gelen, Klasiğin Ötesine” felsefesiyle “Dünyanın Bir Numaralı Off-road Odaklı Şehir SUV Markası” olmayı amaçlıyor. İki marka birlikte, yüksek regülasyonlara sahip Birleşik Krallık pazarındaki bariyerleri aşarak tüketicilere farklı yaşam tarzları ve ürün seçenekleri sunuyor. JAECOO 7 12 ayda 30 bin adetten fazla satıldı! Markanın büyümesindeki itici güç olan JAECOO 7, Ocak 2025’teki lansmanından bu yana geçen 12 ayda 30 bin 100 adedin üzerinde satışa ulaştı ve markayı son 10 yılın en hızlı büyüyen ana akım otomobil markalarından biri haline getirdi. Modelin satış performansı, pazardaki artan cazibesini açıkça ortaya koyuyor: Ekim 2025’te 2 bin 611 adetlik satışla Birleşik Krallık’ta en çok satan Çinli model oldu ve ilk kez aylık satışlarda ilk 10 arasına girdi. Kasım 2025’te 2 bin 400’ü aşan tescil sayısıyla genel satış listesinde 8. sıraya yükselerek köklü modelleri geride bıraktı. Aralık 2025’te yılı 2 bin 863 adet satışla güçlü bir şekilde kapattı. Ocak 2026’da ise 4 bin 59 adetlik satışla Birleşik Krallık’ın en çok satan perakende modeli unvanını elde etti. Satış başarısının ötesinde JAECOO 7 ve marka, sektörde önemli ödüllerle de takdir gördü. Model, 2025 Scottish Car of the Year Awards’ta “En İyi Aile Otomobili” seçilirken, marka 2026 Carwow Awards’ta “Yılın Markası” ödülünü kazandı. Tüketici ilgisi de aynı hızla arttı; JAECOO, 2025 yılında Google UK’de en çok aranan Çinli otomobil markası olurken, “JAECOO cars” ifadesi Birleşik Krallık’ta yılın en popüler ilk üç otomotiv araması arasında yer aldı. OMODA 7 Londra Moda Haftası’nda parlıyor! Ürün geliştirme ve satış alanındaki başarısını kültürel alanlara da taşıyan marka, tasarım odaklı yaklaşımını daha geniş bir sahneye çıkarıyor. OMODA, Şubat 2026’da Londra Moda Haftası (LFW)’nın Ana Sponsoru (Principal Partner) oldu. Bu iş birliği yalnızca sektörler arası bir ortaklık değil; markanın DNA’sı ile üst düzey moda anlayışı arasında güçlü bir uyumu temsil ediyor. Yenilikçi tasarım, bireysel ifade ve sürdürülebilir gelecek odağında buluşan bu birliktelik, Birleşik Krallık lansmanını bu sahnede yapan OMODA 7 modelini küresel moda trendlerinin merkezine taşıyor. Yeni model; ileri görüşlü tasarım dili ile son teknolojiyi bir araya getirerek, segmentinde özel 15,6 inç Star Orbit Kayar Ekran, ultra sessiz VIP kokpit gibi özelliklerle donatıldı. OMODA 7, otomobili yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkarıp, bir “mobil estetik alan” haline getirmeyi hedefliyor. Sadece 9 ayda yüzde 2 pazar payına ulaşan bir marka başarısından, son on yılın en dikkat çekici lansmanlarından birine uzanan bu yolculukla OMODA & JAECOO, otomotiv sektöründe büyüme için yeni bir referans noktası oluşturuyor. Satış liderliğini öncü kültürel iş birlikleriyle birleştiren marka, yalnızca ticari başarıyı değil; mobilitenin geleceğine dair yenilikçi ve küresel bir vizyonu da temsil ediyor.

Küresel ticari sigorta fiyatları yüzde 4 düştü Haber

Küresel ticari sigorta fiyatları yüzde 4 düştü

Dünyanın lider sigorta brokeri ve risk danışmanı Marsh, ‘Küresel Sigorta Piyasası Endeksi’nin 2025 yılı son çeyrek sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, küresel ticari sigorta fiyatları yüzde 4 düşüş gösterdi. Sigorta sektöründe artan rekabet, avantajlı hasar prim oranları ve reasürans düşüşün başlıca nedeni olarak öne çıkıyor. 2025’in dördüncü çeyreğinde; ABD hariç tüm bölgelerde yıllık ortalama sigorta fiyatlarında düşüş kaydedildi. En sert gerilemeler yüzde 12 ile Pasifik ile Hindistan, yüzde 10 ile Orta Doğu ve Afrika (IMEA) bölgelerinde görüldü. Latin Amerika ve Karayipler (LAC), Birleşik Krallık ve Kanada’da fiyatlar yüzde 7 oranında düşerken; Avrupa’da bu oran yüzde 6, Asya’da ise yüzde 5 olarak gerçekleşti. ABD’de ise 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 1 gerileyen ortalama fiyatlar, dördüncü çeyrekte sabit kaldı. 2021’in ilk çeyreğinde başlayan ılımlı fiyat seyri, 2025’in son çeyreğinde de devam etti. Böylece küresel sigorta fiyatlarında üst üste altıncı çeyrek düşüş yaşandı. Raporda öne çıkan diğer bulgular ise şöyle; Sabit kıymet sigortaları: Üçüncü çeyrekteki yüzde 8’lik gerilemenin ardından, dördüncü çeyrekte küresel ölçekte yüzde 9 düşüş kaydedildi. Dört bölgede çift haneli gerilemeler yaşandı. Pasifik’te yüzde 14, Latin Amerika ve Karayipler – LAC’de yüzde 12, Hindistan, Orta Doğu ve Afrika – IMEA’da yüzde 11 ile Birleşik Krallık’ta yüzde 10. ABD, Kanada ve Avrupa’da düşüş yüzde 8, Asya’da ise yüzde 5 oldu. Sorumluluk sigortaları: Fiyatlar, üçüncü çeyrekteki yüzde 3’lük artışın ardından yüzde 4 yükseldi. Bu artışta, özellikle ABD’de görülen yüzde 9’luk yükseliş etkili oldu. Sigortacıların, artan hasar frekansı ve hasar tutarlarına yönelik endişelerinin sürmesi bu artışta belirleyici olurken, yüksek tazminatlarla sonuçlanan jüri kararları (nükleer kararlar) da önemli rol oynadı. Finansal sigortalar ve mesleki sorumluluk sigortaları: Üçüncü çeyrekte yüzde 5 düşen fiyatlar, dördüncü çeyrekte yüzde 4 geriledi. ABD hariç çoğu bölgede düşüş yaşanırken; IMEA’da yüzde 11, Birleşik Krallık ve Kanada’da ise yüzde 5 oranında gerileme kaydedildi. ABD’de ise üçüncü çeyrekteki yüzde 2’lik düşüşün ardından fiyatlar sabit kaldı. Siber sigortalar: Küresel ölçekte fiyatlar yüzde 7 oranında düştü. En belirgin gerileme LAC’ta yüzde 14 olurken, ABD’de düşüş yüzde 3 seviyesinde gerçekleşti. Rapor sonuçlarını değerlendiren Marsh Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, “Küresel sigorta piyasasında son altı çeyrektir, birçok bölge ve sigorta branşında kapasite fazlası gözlemliyoruz. Ani ve beklenmedik gelişmeler yaşanmadığı sürece, bu eğilimin 2026 yılı boyunca da devam etmesini öngörüyoruz. 2025 yılı, müşterilerimizin karmaşıklaşan risklerine yönelik sigorta çözümlerinde hem fiyat pazarlığı yapabilecekleri hem de teminat kapsamlarını genişletebilecekleri olumlu bir dönem olacak” dedi.

Üçüncü ülkelerde alt yapı projeleri hazır Haber

Üçüncü ülkelerde alt yapı projeleri hazır

Türkiye Müteahhitler Birliği ve Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde gerçekleştirilen Türkiye-Birleşik Krallık Altyapı ve Bölgesel İşbirliği Forumu’nda iki ülkenin firmaları üçüncü ülkelerde işbirliği fırsatlarını masaya yatırdı. Forumda Kazakistan, Özbekistan ve Sırbistan’daki projeler için bilgi alışverişinde bulunan şirketler, aynı zamanda sektörün geleceğini de ele aldı. İki ülkenin firmaları Türkiye Müteahhitler Birliği ve Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde, Birleşik Krallık İhracat Kredi Ajansı’nın (UKEF) da katılımıyla İstanbul’da bir araya gelerek Kazakistan, Özbekistan ve Sırbistan’da önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek altyapı projelerine ilişkin bilgi alışverişinde bulundu. Türkiye-Birleşik Krallık Altyapı ve Bölgesel İşbirliği Forumu kapsamında işbirliği fırsatlarının yanı sıra uluslararası banka temsilcileri tarafından uluslararası projelerin finansman modelleri ve destek mekanizmaları üzerinde duruldu. Forumda inşaat sektöründe dijitalleşme, yeni teknolojiler ve uygulamalar da ele alındı. Türkiye, Birleşik Krallık, Kazakistan ve Özbekistan’dan 100’den fazla firma temsilcisinin katıldığı forumun öğleden sonraki bölümünde firmalar arasında ikili görüşmeler yapıldı. Uzun vadede Afrika ülkeleri hedef pazar olabilir Forumun açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez, “Türkiye ve İngiltere inşaat sektörleri arasındaki ilişki yalnızca her iki ülkedeki projeleri üstlenmeye değil, aynı zamanda üçüncü ülkelerde ortak projelerle işbirliği yapmaya dayanmaktadır. Her iki ülkenin de küresel rekabette büyük deneyim ve potansiyelleriyle karşılaştırmalı üstünlüklere sahip olduğuna inanıyoruz. Hatırlayacağınız üzere Ocak 2024’te gerçekleştirilen 7. Türkiye-İngiltere Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) Toplantısı’nda iki bakan tarafından bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzalanmıştır. Bu çerçevede Türk ve İngiliz inşaat sektörleri arasında üçüncü ülkelerde işbirliği faaliyetlerini hayata geçirmeye başladık. Bugünkü merkezi temalardan biri üçüncü ülke işbirliğinin önemidir. Bu çerçeve Türkiye ve İngiltere’nin güçlerini birleştirerek üçüncü pazarlarda ortak faaliyet göstermelerini sağlamaktadır. Bu yaklaşım her iki ülke için stratejik avantajlar yaratırken Kazakistan, Özbekistan ve Sırbistan gibi bölgesel ortakların da yatırımların artması, bilgi birikimi ve sürdürülebilir kalkınma modellerinden yararlanmasına olanak tanımaktadır. Uzun vadede üçüncü ülke işbirliği çerçevesinde Uganda, Kenya, Tanzanya ve Nijerya’nın da gelecekteki hedef pazarlarımıza dâhil edilmesini değerlendirebiliriz” dedi. ‘Gerçek etkiye sahip bir ortaklık yaratıyor’ Forumda konuşan Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu Kenan Poleo ise şunları söyledi: “Birleşik Krallık'ın finansman, mühendislik ve proje hazırlama alanlarındaki dünya standartlarındaki güçlü yönleri, Türkiye'nin müteahhitlik uzmanlığıyla bir araya geldiğinde, gerçek etkiye sahip bir ortaklık yaratıyor. Bugün İstanbul'da yapılan görüşmeler, sürdürülebilir altyapı alanındaki liderliğimizin Orta Asya ve Balkanlar'da nasıl fırsatlar yaratabileceğini gösteriyor.” Sürdürülebilir kalkınmaya katkı fırsatı Türkiye Müteahhitler Birliği Başkan Vekili Başar Arıoğlu da “On yıllardır Türk müteahhitleri, zorlu koşullar altında dahi karmaşık ve büyük ölçekli projeleri hayata geçirme konusunda, kalite, güvenlik ve zamanlama açısından yüksek standartları koruyarak küresel ölçekte güçlü bir itibar kazanmıştır. Aynı zamanda, Birleşik Krallık şirketleri mühendislik, tasarım, danışmanlık ve finans alanlarında dünya çapında uzmanlık sunmaktadır. Güçlerimizin birbirini tamamlayıcı niteliği, küresel pazarda gerçek katma değer yaratmak için eşsiz bir fırsat ortaya koymaktadır. Bu işbirliğini yalnızca olağanüstü altyapı projelerini birlikte gerçekleştirmek için bir araç olarak değil, aynı zamanda faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde sürdürülebilir kalkınma ve refaha katkıda bulunan uzun vadeli ortaklıklar geliştirme fırsatı olarak görüyoruz. Güçlerimizi birleştirerek, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerin dayanıklı, kapsayıcı ve geleceğe dönük altyapılardan faydalanmasını sağlayabiliriz” ifadelerini kullandı. ‘Suriye’nin yeniden imarında Türkiye ve Birleşik Krallık firmaları rol almalı’ Türkiye’nin etkin ve derin kültürel bağlara sahip olduğu Balkanlar ve Orta Asya’da, yüksek kaliteli altyapıya olan talebin artmaya devam ettiğini kaydeden Arıoğlu, şöyle devam etti: “Proje planlarımızı uyumlu hale getirerek ve ev sahibi hükümetlerle yapıcı bir şekilde işbirliği yaparak, bu pazarların özel ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebiliriz. Ayrıca, işbirliğimizi Afrika'da Uganda, Ruanda ve Kenya başta olmak üzere diğer öncelikli ülkelere genişletme potansiyelinin yüksek olduğuna inanıyoruz. Dinamik ve gelişen altyapı ihtiyaçlarına sahip olan bu ülkelerde işbirliğimizin olumlu etki yaratacağı aşikardır. Birlikte, altyapının geleceğini şekillendirebileceğimize, ekonomik bağları güçlendirebileceğimize ve hem sektörlerimiz hem de hizmet sunduğumuz ülkeler için yeni fırsatlar yaratabileceğimize inanıyorum.” Arıoğlu devamla, Suriye’nin acil ihtiyaçlarını dikkate alarak Türkiye ve Birleşik Krallık firmalarının ülkenin yeniden imarı sürecinde öncü bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı. ‘Yeni nesil altyapının şekillenmesine katkıda bulunabiliriz’ Infrastructure Exports UK (IE:UK) Eş Başkanı Stuart Senior ise “Dünya genelinde giderek artan sayıda karmaşık altyapı projesiyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, uzmanlık ve yeniliği bir araya getirecek stratejik ortaklıklar kurmamız büyük önem taşımaktadır. Ancak bu işbirliği yalnızca projelerin uygulanmasından ibaret değildir. Aynı zamanda faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde refah artışını destekleyen uzun vadeli ortaklıklar kurmak anlamına gelmektedir. IE:UK olarak Birleşik Krallık şirketlerinin küresel ölçekte olumlu bir etki yaratmasını destekleme konusunda kararlıyız ve Türkiye Müteahhitler Birliği ile işbirliğimizi, sadece iş fırsatlarını değil, aynı zamanda uluslararası kalkınma sonuçlarını da nasıl teşvik edebileceğine dair örnek bir model olarak görmekteyiz. Özellikle, hızla bir dönüşüm geçiren ve dayanıklı altyapıya olan talebin arttığı Balkanlar ve Orta Asya ülkelerinde birlikte çalışma fırsatı bizi heyecanlandırmaktadır. TMB ile yakın işbirliği içinde çalışarak öncelikli sektörleri ve pazarları belirlemeyi, proje planlarını uyumlaştırmayı ve ev sahibi hükümetler ve paydaşlarla işbirliği yaparak ortak çabalarımızın yerel ihtiyaçlara cevap vermesini sağlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Birlikte, yeni nesil altyapının şekillenmesine katkıda bulunabiliriz. Önümüzdeki yol ve bu ortaklığın sağlayacağı fırsatlar konusunda heyecan duyuyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.