SON DAKİKA
Hava Durumu

#Birleşik Arap Emirlikleri

Ekometre - Birleşik Arap Emirlikleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşik Arap Emirlikleri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Körfez’de yapay zeka yatırımları büyüyor Haber

Körfez’de yapay zeka yatırımları büyüyor

Son 20 yılda dijital teknolojilere 250 milyar doların üzerinde yatırım yapan bölge, küresel veri merkezi kapasitesinde henüz sınırlı bir paya sahip olsa da yapımı ve planlaması süren projelerde hızla büyüyor. Ancak teknoloji bağımlılığı, nitelikli insan kaynağı açığı, kritik altyapıların güvenliği ve su tüketimi yeni risk alanları oluşturuyor. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, petrol gelirlerine dayalı ekonomik yapıyı çeşitlendirmek amacıyla yapay zeka ve dijital altyapı yatırımlarına ağırlık veriyor. Son 20 yılda yapay zeka, gelişmiş veri merkezleri, video oyunları ve dijital ekosistemlere 250 milyar doların üzerinde yatırım yapan Körfez ülkeleri, küresel teknoloji yarışında daha büyük bir rol üstlenmeye hazırlanıyor. Bölge bugün küresel veri merkezi kapasitesinin yüzde 1’inden biraz fazlasına sahip. Buna karşılık yapımı devam eden veri merkezi kapasitesinin yaklaşık yüzde 7’si, planlanan kapasitenin ise yaklaşık yüzde 6’sı Körfez ülkelerinde bulunuyor. Suudi Arabistan ve BAE öne çıkıyor Körfez'in yapay zeka ve veri merkezi yarışında Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri başı çekiyor. Riyad ve Abu Dabi yönetimleri, ulusal varlık fonlarının sağladığı finansman ve küresel teknoloji şirketleriyle yapılan iş birlikleriyle büyük ölçekli dijital altyapı projelerine yöneliyor. Bölgenin düşük maliyetli enerji kaynakları, güçlü finansal kapasitesi, deniz suyunu arıtma altyapısı ve Avrupa, Asya ile Afrika arasındaki stratejik konumu yatırımlar açısından önemli avantajlar sağlıyor. Ancak dijital dönüşümün hızlanması, Körfez ülkelerinin karşı karşıya olduğu riskleri tamamen ortadan kaldırmak yerine farklı alanlara taşıyor. Teknoloji bağımlılığı sürüyor Körfez ülkelerinin yapay zeka hedefleri, özellikle yarı iletkenler, grafik işlemcileri ve büyük bulut hizmetleri gibi kritik teknolojilerde yabancı şirketlere bağımlılığı devam ettiriyor. Bölgede gelişmiş bir yarı iletken üretim ekosistemi ve güçlü bir yerel yazılım mimarisi altyapısının henüz oluşmamış olması, teknoloji yatırımlarındaki dışa bağımlılığı önemli bir risk haline getiriyor. Benzer bir durum insan kaynağında da görülüyor. Yapay zeka, bulut bilişim ve yarı iletken teknolojilerindeki uzmanlara küresel ölçekte yüksek talep bulunması, Körfez ülkelerinin nitelikli çalışan ihtiyacını artırıyor. Veri merkezleri kritik altyapıya dönüşüyor Dijital ekonominin büyümesiyle birlikte veri merkezleri, deniz altı internet kabloları, bulut platformları ve dijital ağlar Körfez ekonomileri açısından kritik altyapılar haline geliyor. Finansal hizmetlerden kamu sistemlerine, akıllı şehirlerden şirketlerin tedarik zincirlerine kadar çok sayıda sektör bu altyapılara bağımlı hale geliyor. Bu durum, bölgedeki jeopolitik riskler açısından yeni bir kırılganlık alanı oluşturuyor. Büyük veri merkezleri fiziksel saldırılar açısından potansiyel hedef haline gelirken, deniz altı kabloları da dijital bağlantının sürekliliği açısından kritik önem taşıyor. Yapay zekanın su ihtiyacı tartışılıyor Körfez'in dijital dönüşümündeki en önemli sorunlardan biri ise su kaynakları. Tatlı su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgede su ihtiyacının önemli bölümü deniz suyunun arıtılması yoluyla karşılanıyor. Standart bir hiper ölçekli veri merkezinin soğutulması için günde 1 ila 5 milyon litre su gerekebilmesi, veri merkezi yatırımlarının büyümesiyle birlikte su kaynakları üzerindeki baskının da artabileceğine işaret ediyor. Sanayi, konutlar ve dijital altyapı arasında su kullanımının nasıl dengeleneceği, Körfez ülkelerinin teknoloji yatırımlarında giderek daha önemli bir konu haline geliyor. Yeni teknoloji, yeni bağımlılıklar Körfez ülkelerinin yapay zeka yatırımları ekonomik çeşitlenme açısından önemli bir fırsat sunarken, bölgenin risk profilini de değiştiriyor. Enerji gelirlerine bağımlılığın azaltılması hedeflenirken bu kez yarı iletkenlerden bulut hizmetlerine, uzman insan kaynağından kritik dijital altyapılara kadar yeni bağımlılık alanları ortaya çıkıyor. Bu nedenle Körfez'in yapay zeka hamlesi yalnızca teknoloji yatırımları açısından değil; tedarik zincirlerinin güvenliği, operasyonel dayanıklılık, iş sürekliliği ve kritik altyapıların korunması açısından da stratejik önem taşıyor.

İran - ABD hattında müzakere krizi Haber

İran - ABD hattında müzakere krizi

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir yük gemisinin hedef alınması ise küresel enerji arzına ilişkin endişeleri yeniden artırdı. ABD ile İran arasında aylardır devam eden gerilimin diplomatik yollarla sona erdirilmesine ilişkin belirsizlik sürüyor. Taraflardan gelen birbirini yalanlayan açıklamalar, küresel piyasalarda risk algısını artırırken, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan son güvenlik olayı enerji piyasalarını yeniden gündeme taşıdı. Trump: "İran için son şans" ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te yaptığı açıklamada İran ile temasların sürdüğünü belirterek, Tahran yönetiminin kapsamlı bir anlaşmaya varması için "son şansa" sahip olduğunu söyledi. Trump, görüşmelerin İran'ın yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın talebi doğrultusunda devam ettiğini öne sürdü. Tahran'dan net yalanlama İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD ile herhangi bir müzakerenin yürütülmediğini ve planlanmış hiçbir görüşmenin bulunmadığını açıkladı. Bekayi, İran'ın önümüzdeki günlerde ne yabancı heyet kabul edeceğini ne de yurt dışına müzakere heyeti göndereceğini belirterek, devam eden tek diplomatik temasın Umman ile Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin teknik görüşmeler olduğunu ifade etti. Hürmüz'de saldırı alarmı Bölgedeki güvenlik riskleri de sürüyor. Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir yük gemisinin kimliği belirsiz bir mühimmatın isabetine uğradığını bildirdi. Olay, küresel enerji arz güvenliğine yönelik endişeleri yeniden artırdı. Deniz trafiği düşük seviyede Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği de düşük seviyelerde kalmaya devam ediyor. Gemi takip şirketi Kpler'in verilerine göre, pazartesi günü boğazdan yalnızca üç petrol tankeri ve üç dökme yük gemisi geçiş yaptı. Bir önceki gün bu sayı yedi olarak kaydedilmişti. Piyasalar gelişmeleri yakından izliyor Analistler, ABD ile İran arasında diplomatik sürecin belirsizliğini koruması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik risklerinin devam etmesi nedeniyle petrol fiyatlarında oynaklığın sürebileceğini belirtiyor. Özellikle enerji arzına ilişkin gelişmelerin önümüzdeki günlerde küresel piyasalarda fiyatlamalar üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

İran krizi petrol üretimini etkiledi Haber

İran krizi petrol üretimini etkiledi

Orta Doğu’da devam eden savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatları büyük ölçüde durdurması petrol üretimini doğrudan etkiledi. İhraç edilemeyen petrolün depolama kapasitesini hızla doldurması nedeniyle bölge ülkeleri üretimi azaltma kararı aldı. Bloomberg’in haberine göre Irak, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt günlük milyonlarca varillik kesinti uygulamaya başladı. İran krizi petrol üretimini etkiledi Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması Orta Doğu’daki petrol üretimini önemli ölçüde düşürdü. İhracatın aksaması ve depolama kapasitesinin hızla dolması nedeniyle üretici ülkeler üretimi azaltmak zorunda kaldı. En büyük kesinti ırak’tan geldi Irak, günlük yaklaşık 2,9 milyon varil ile en sert üretim kesintisini yapan ülke oldu. Suudi Arabistan ise üretimini günlük 2 milyon ile 2,5 milyon varil arasında düşürdü. Birleşik Arap Emirlikleri günlük 500 bin ile 800 bin varil arasında üretim azaltırken Kuveyt’in günlük kesintisi yaklaşık 500 bin varil seviyesinde gerçekleşti. Petrol fiyatları 120 doları gördü Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve üretim sahalarındaki duruşlar petrol fiyatlarını Pazartesi günü 120 dolar seviyesine kadar taşıdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın yakında sona erebileceğine dair yaptığı açıklamaların ardından Salı günü fiyatlarda bir miktar gevşeme görüldü. ARAMCO CEO’su üretim detayı vermedi Dünyanın en büyük petrol şirketi olan Saudi Aramco’nun CEO’su Amin Nasser, Salı günü gerçekleştirilen kazanç çağrısında mevcut üretim seviyelerine ilişkin detay vermekten kaçındı. On ikiden fazla ülkenin dahil olduğu bölgesel çatışma enerji altyapıları üzerindeki baskısını sürdürürken sevkiyat rotalarının yeniden belirlenmesine yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.

BAE 60 seferle uçuşlara başladı Haber

BAE 60 seferle uçuşlara başladı

Birleşik Arap Emirlikleri'nden açıklama geldi. ülkede mahsur kalan 17 bin 498 yolcu, 60 uçuşla tahliye edildi. BAE Ekonomi ve Turizm Bakanı Abdullah bin Touq el-Marri, diğer bazı hükümet yetkilileriyle düzenlediği basın toplantısında konuştu. Bölgedeki gelişmelere bağlı olarak havalimanlarındaki aksamalardan etkilenenler için uçuşlar düzenlediklerini söyleyen Marri, BAE'deki havalimanlarında ilk aşamada gerçekleştirdikleri 60 uçuşla 17 bin 498 yolcunun tahliye edildiğini belirtti. Marri, planladıkları 80'den fazla uçuşla 27 bini aşkın yolcunun tahliyesini gerçekleştireceklerine dikkati çekti.bBAE Sivil Havacılık Otoritesi Genel Müdürü Seyf Muhammed es-Suveydi de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ülkedeki hava trafiğini yeniden başlatma planlamasına değindi. Havalimanları, destek hizmetleri ve şirketlerin hazır olduğunun teyit edilmesinin ardından 1 Mart Pazar gününden itibaren hava trafiğini başlatmayı planladıklarını vurgulayan Suveydi, şunları kaydetti: "3 Mart Salı gününe kadar 60 uçuş gerçekleştirdik ve bu uçuşlarla 17 bin 498 kişi tahliye edildi. Bugünden itibaren günlük uçuş sayısını 80'e, yolcu sayısını ise 27 bine çıkarmayı planlıyoruz." Suveydi, BAE'deki havaalanlarının kapanmasıyla mahsur kalan ve sayıları yaklaşık 20 bin olan yolcuların konaklamalarını üstlendiklerini ifade etti. İran, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta ülkesine düzenlediği saldırılara misilleme olarak ABD askeri üslerinin bulunduğu Körfez ülkeleri başta olmak üzere, Katar, BAE, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Ürdün, Umman, Suriye ve Irak’ta belirlenen hedeflere İHA ve füze saldırıları düzenliyor.

Şimşek: BAE Türkiye için önemli bir ortak stratejik bir dosttur Haber

Şimşek: BAE Türkiye için önemli bir ortak stratejik bir dosttur

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) hızla dönüşen küresel ekonomide birbirini tamamlayan iki güçlü ortak olarak ön plana çıktıklarını belirterek, "Karşılıklı yatırımların arttırılması, ortak AR-GE projeleri, üçüncü ülkelerde kuracağımız işbirlikleri, ülkelerimizin küresel rekabet gücünü daha da arttıracaktır" dedi. Bakan Şimşek, "Türkiye-BAE ekonomik ortaklığının önümüzdeki dönemde yeni bir ivme kazanacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. 'BAE, Türkiye için hem önemli bir ortak hem de stratejik bir dosttur' BAE'nin kısa sürede dünyada örnek gösterilecek kalkınma ve başarı hikayesi ortaya koyduğunu dile getiren Şimşek, "Etkileyici yükselişin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam edeceğine inanıyoruz. BAE, Türkiye için hem önemli bir ortak hem de stratejik bir dosttur. Siyasi ilişkilerimiz, bugün oldukça güçlü düzeydedir. Son dönemde artan üst düzey temaslar ve etkin kurumsal mekanizmalar sayesinde işbirliğimiz çok daha sonuç odaklı bir yapıya ulaşmıştır" diye konuştu. Şimşek, temmuzda iki ülke liderlerinin eş başkanlığında gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyin ilk toplantısının bunun somut göstergesi olduğunu söyledi. İkili ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesine ve derinleştirilmesine büyük önem verdiklerine dikkati çeken Şimşek, "Eş başkanlığını yürüttüğüm Karma Ekonomik Komisyonu (KEK), bu anlamda en dinamik ve kapsayıcı platformlardan bir tanesidir. KEK aracılığıyla ticaretten yatırımlara, turizmden tarıma, enerjiden dijital dönüşüme kadar birçok alanda çalışma imkanına sahibiz" ifadelerini kullandı. Küresel ekonomide birbirini tamamlayan iki güçlü ortak Şimşek, bir sonraki KEK toplantısına ev sahipliği yapmayı sabırsızlıkla beklediklerini, ortak menfaatleri somut projelere dönüştürmeyi hedeflediklerini vurguladı. Türkiye ile BAE'nin hızla dönüşen küresel ekonomide birbirini tamamlayan iki güçlü ortak olarak ön plana çıktıklarını vurgulayan Şimşek, "BAE'nin ekonomiyi çeşitlendirme, enerji dönüşümünü hızlandırma, lojistik ağlarını güçlendirme ve yüksek teknolojilere odaklanma vizyonuyla Türkiye'nin güçlü sanayi ve hizmet altyapısı, nitelikli iş gücü ve bölgesel tedarik zinciri kapasitesiyle doğal bir uyum oluşturmaktadır" diye konuştu. 'Ekonomik ortaklığın yeni bir ivme kazanacağına inanıyoruz' Şimşek, küresel belirsizliklerin ve korumacılığın arttığı dönemde bölgesel entegrasyonu, ekonomik dayanıklılığın temel unsurlarından biri gördüklerini dile getirdi. Türkiye'nin Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika ülkeleri ile sahip olduğu yakın ilişkilerin, BAE ile ortak ticareti daha da büyütmek için önemli bir fırsat sunduğuna işaret eden Şimşek, şunları kaydetti: "Bu çerçevede Türkiye Körfez İşbirliği Konseyi Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin en kısa sürede sonuçlanmasını bekliyoruz. Yenilenebilir enerji, ileri imalat, savunma sanayisi, yapay zeka, finansal teknolojiler ve temiz teknoloji gibi stratejik alanlarda işbirliğimizi çok daha ileri taşımaya hazırız. Karşılıklı yatırımların arttırılması, ortak AR-GE projeleri, üçüncü ülkelerde kuracağımız işbirlikleri, ülkelerimizin küresel rekabet gücünü daha da arttıracaktır. Türkiye-BAE ekonomik ortaklığının önümüzdeki dönemde yeni bir ivme kazanacağına inanıyoruz. Kısa sürede katettiğimiz mesafe, birlikte çok daha fazlasını başarabileceğimizi gösteriyor. Liderlerimizin ortak vizyonu sayesinde yalnızca ülkelerimizin değil bölgemizin ve daha geniş bir coğrafyanın barışına, refahına ve kalkınmasına katkı sağlayacak önemli adımları birlikte atacağımıza inanıyorum."

Birleşik Arap Emirlikleri petrol düşüşüne meydan okuyor Haber

Birleşik Arap Emirlikleri petrol düşüşüne meydan okuyor

Opec + üretimi artırdıkça ve ham petrol fiyatları varil başına 60 dolara yaklaştıkça 2020’den bu yana en düşük seviye BAE’nin çeşitlendirilmiş ekonomisi son derece dirençli olduğunu kanıtlıyor, bölgesel emsalleri geride bırakıyor ve küresel bir iş merkezi olarak konumunu güçlendiriyor. Analistler, gelişen Opec + üretimi ve yumuşak ham petrol fiyatlarının bölge genelinde açık zorluklar yaratmasına rağmen, BAE’nin bir aykırı değer olarak ortaya çıktığını savunuyorlar. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Ekim 2025 ziyaretinden sonra belirttiği gibi, ülke “küresel belirsizliğe, bölgesel gerilimlere ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı güçlü bir direnç gösterdi.” IMF şimdi BAE’nin gsyih’sının 2025’te yaklaşık yüzde 4,8 ve 2026’da yüzde 5,0 oranında büyümesini öngörüyor bu da akranlarının çoğunun önemli ölçüde önünde. BAE’nin güçlü performansının arkasında hükümetin on yıl süren çeşitlendirme gündemi yatıyor. BAE Merkez Bankası’na göre turizm, lojistik, üretim ve dijital ekonominin yönlendirdiği petrol dışı sektörler artık GSYİH’nın yüzde 73’ünden fazlasına katkıda bulunuyor. Petrol dışı ticaret, 2024’te yıllık% 13,6 artışla 2,8 trilyon Dh’yi (762 milyar $) aşarken, enflasyon 2025’in başlarında% 1,4 ile düşük kalarak tüketici harcamalarının ve yatırımcı güveninin sürdürülmesine yardımcı oldu. IMF, Birleşik Arap Emirlikleri’nin mali ve dış fazlalıklar yayınlamaya devam ettiğini ve “olumsuz şoklara yanıt vermek için kullanılabilecek geniş tamponlar” sağladığını belirtti.” Bu, Körfez’deki bazı komşularla keskin bir tezat oluşturuyor: Suudi Arabistan ve Bahreyn’in PwC Ortadoğu’nun son Ortadoğu Ekonomi İzleme Örgütü’ne göre 2026’da sırasıyla GSYİH’nın yüzde -3,7’si ve yüzde -9,9’u oranında mali açık vereceği tahmin ediliyor. PwC Middle East strateji ve teknoloji sorumlusu Stephen Anderson, “KİK’İN ticaret ve çeşitlendirme stratejisi, ekonomik geleceğini kontrol altına alan bir bölgeyi yansıtıyor. Özellikle BAE, bir enerji tedarikçisinden ticaretin ve yatırımın bir sonraki aşamasını şekillendiren küresel bir lidere kadar rolünü yeniden tanımlıyor.” Yine de, bölgenin genel büyüme tablosu olumlu olmaya devam ediyor. Kik’in en büyüğü olan Suudi Arabistan ekonomisi, Vizyon 2030 reformlarıyla dayanıklılık gösteriyor. Krallığın petrol dışı sektörü, üretim, turizm ve altyapıya yapılan büyük ölçekli yatırımlarla desteklenen 2025’in ilk yarısında yüzde 4,2 büyüdü. Riyad Metrosu, Neom ve Diriyah projeleri iç talebi ve istihdam yaratmayı destekliyor. Petrol gelirindeki geçici yavaşlamaya rağmen IMF, Suudi gsyih’sının 2025’te yüzde 3,5 civarında genişlemesini ve çeşitlendirme harcamalarındaki bölgesel liderliğini sürdürmesini bekliyor. Katar da ivme kazanmaya devam ediyor. Petrol dışı GSYİH, Dünya Kupası sonrası turizm patlaması ve finansal hizmetler ve teknolojideki hızlı büyümenin etkisiyle 2025’in ilk yarısında yüzde 5,3 arttı. Ülkenin mali durumu, güçlü sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatı sayesinde sağlam kalmaya devam ederken, IMF gelecek yıl yüzde 4 civarında reel GSYİH büyümesi öngörüyor. 2027 yılına kadar kapasiteyi yaklaşık yüzde 60 artırması beklenen Kuzey Sahası projesi kapsamında devam eden LNG genişlemesi, Katar’ın düşük petrol fiyatlarında bile uzun vadeli enerji avantajını güçlendiriyor. & nbsp; KİK genelinde, çeşitlendirme dürtüsü açıkça karşılığını veriyor. PwC Orta Doğu, düşük enflasyon, güçlü iç talep ve artan petrol dışı yatırımlarla desteklenen 2025’te yüzde 3,9 ve 2026’da yüzde 4,4’lük genel bölgesel büyümeyi öngörüyor. Abu Dabi, 2025’in ilk yarısında yüzde 6,4’lük petrol dışı büyüme ile öncülük etti ve yeni endüstrilerin şu anda bölgenin genişlemesine nasıl güç verdiğinin altını çizdi. Ticaret başka bir belirleyici güç olarak ortaya çıkıyor. BAE, Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşmaları (Cepa’lar) ve Serbest Ticaret Anlaşmaları (FTA’LAR) dalgasıyla Kik’in küresel ticaret stratejisine öncülük etmiştir. Japonya, Pakistan ve İNGİLTERE ile müzakereler devam ederken, Hindistan, Endonezya, Malezya ve Avustralya ile anlaşmalar imzaladı. 2024’te BAE’nin petrol dışı ticareti yaklaşık yüzde 15 artarak yaklaşık 3 trilyon Dh’ye (817 milyar $) yükseldi ve Asya, Afrika ve Avrupa arasında merkezi bir merkez olarak rolünü güçlendirdi. Bir bütün olarak KİK, ticaret ayak izini hidrokarbonların ötesine genişletiyor. Afrika’daki bölgesel yatırım 2023’te 53 milyar doları aşarken, Asya ile daha derin bağlar küresel ticaret akışlarını yeniden şekillendiriyor. pwc’nin Baş Ekonomisti Richard Boxshall, “bugün mali esneklik, uyarlanabilirlik anlamına geliyor. Daha düşük petrol fiyatları tamponları test ediyor ancak bölgenin reform taahhüdünü güçlendiriyor.” IMF bu görüşü yineleyerek, “BAE’nin ekonomik dönüşümü, disiplinli maliye politikasının, güçlü yönetişimin ve ticarete açıklığın bir ekonomiyi emtia fiyat şoklarından nasıl izole edebileceğini gösteriyor.” Petrol geliri Körfez bütçelerinin kilit bir bileşeni olmaya devam ederken, son verilerden gelen mesaj açıktır: petrol dışı faaliyet artık bölgesel büyümenin gerçek motorudur. Körfez, petrol sonrası ekonominin uzak bir vizyon değil, mevcut bir gerçeklik olduğunu gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.