SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bilanço

Ekometre - Bilanço haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilanço haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kiler Holding'de FAVÖK ikiye katlandı ilk yarı zarar yazdı Haber

Kiler Holding'de FAVÖK ikiye katlandı ilk yarı zarar yazdı

Geçen yılın aynı döneminde şirket yaklaşık 699 milyon TL net kâr açıklamıştı. Kiler Holding A.Ş. (KLRHO), 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, ocak-haziran döneminde operasyonel göstergelerinde güçlü bir büyüme kaydederken, dönem sonunda net zarara geçti. İlk yarı sonuçlarında brüt kâr ve FAVÖK'teki güçlü artış dikkat çekerken, şirketin net dönem performansı geçen yılın aynı dönemine göre tersine döndü. FAVÖK yüzde 106 arttı Kiler Holding'in 2026 yılının ilk altı ayındaki FAVÖK'ü 2,07 milyar TL'ye ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 1 milyar TL seviyesinde bulunan FAVÖK, böylece yıllık bazda yüzde 106,3 artış gösterdi. Şirketin FAVÖK marjı da yüzde 22'den yüzde 25'e yükseldi. Bu görünüm, holdingin ilk yarıda operasyonel kârlılığını belirgin biçimde güçlendirdiğine işaret etti. Brüt kâr 2,3 milyar TL'ye çıktı Şirketin brüt kârı da güçlü bir artış sergiledi. 2025 yılının ilk yarısında yaklaşık 1,04 milyar TL olan brüt kâr, 2026'nın aynı döneminde 2,30 milyar TL seviyesine yükseldi. Bu artış, faaliyet tarafındaki büyümenin ve operasyonel performanstaki iyileşmenin ilk yarı sonuçlarına yansıdığını ortaya koydu. Net sonuç zarara döndü Operasyonel göstergelerdeki güçlü performansa karşın Kiler Holding, 2026'nın ilk yarısını yaklaşık 640 milyon TL net zarar ile tamamladı. Şirket, 2025 yılının aynı döneminde ise yaklaşık 699 milyon TL net kâr açıklamıştı. Böylece holdingin net dönem sonucu bir yıl içinde kârdan zarara döndü. Bilanço büyüklüğü 82,7 milyar TL'ye ulaştı Kiler Holding'in bilanço tarafındaki büyümesi ise devam etti. Şirketin 30 Haziran 2026 itibarıyla toplam varlıkları 82,71 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Toplam özkaynakların 55,31 milyar TL, ana ortaklığa ait özkaynakların ise 37,90 milyar TL düzeyinde olduğu açıklandı. Operasyonel güçlenme net kâra yansımadı İlk yarı sonuçları, Kiler Holding'de operasyonel performansın güçlü biçimde iyileştiğini ancak bu iyileşmenin dönem sonunda net kâra dönüşmediğini gösterdi. FAVÖK'ün iki kattan fazla artması ve marjlardaki yükseliş faaliyet tarafında olumlu bir tablo ortaya koyarken, şirketin net dönem sonucunun zarara dönmesi finansal sonuçların diğer kalemlerindeki baskının belirleyici olduğunu gösterdi.

Vestel’de finansal baskı sürüyor satışlar yüzde 48 geriledi Haber

Vestel’de finansal baskı sürüyor satışlar yüzde 48 geriledi

Şirket 9,74 milyar TL ana ortaklık net zararı açıklarken, FAVÖK 2,7 milyar TL negatife döndü ve net borç 105,95 milyar TL’ye yükseldi. Vestel Elektronik’in 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin finansal sonuçları, şirketin operasyonel performansı ve bilançosu üzerindeki baskının devam ettiğini gösterdi. Şirketin ilk yarı net satışları 46,91 milyar TL oldu. Geçen yılın aynı döneminde 89,79 milyar TL olan satışlar böylece yaklaşık yüzde 48 geriledi. Satışlardaki düşüş brüt kâra da yansıdı. Geçen yılın ilk yarısında 15,2 milyar TL seviyesinde bulunan brüt kâr, bu yıl 6,3 milyar TL’ye geriledi. Brüt kâr marjı da yaklaşık yüzde 17’den yüzde 13,4’e düştü. FAVÖK negatife döndü Vestel’in operasyonel performansındaki bozulma FAVÖK rakamında da görüldü. Şirket, geçen yılın ilk yarısında 924,8 milyon TL FAVÖK açıklarken, 2026’nın aynı döneminde 2,7 milyar TL negatif FAVÖK kaydetti. Böylece FAVÖK marjı yaklaşık yüzde 5,8 negatife geriledi. İkinci çeyrekte de belirgin bir toparlanma görülmedi. Şirketin ikinci çeyrek satışları yaklaşık 24,4 milyar TL olurken, dönem net zararı 6,9 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Net zarardaki düşüş operasyonel kârdan gelmedi Vestel’in ana ortaklık net zararı geçen yılın ilk yarısındaki 16,70 milyar TL’den 9,74 milyar TL’ye geriledi. Ancak net zarardaki bu düşüş, şirketin esas faaliyet performansında bir iyileşme olduğu anlamına gelmiyor. Yüksek enflasyon ortamında finansal tablolara yansıyan net parasal pozisyon kazancı, zararın daha düşük gerçekleşmesinde önemli rol oynadı. Şirketin ilk altı ayda kaydettiği net parasal pozisyon kazancı 12,56 milyar TL oldu. Bu tutar geçen yılın aynı döneminde 9,07 milyar TL seviyesindeydi. Dolayısıyla satışlardaki sert düşüş ve FAVÖK’ün negatife dönmesine karşın net zararın gerilemesinde operasyonel performanstan ziyade parasal pozisyon kazancının etkisi öne çıktı. Net borç 106 milyar TL’ye yaklaştı Bilanço tarafında da borçluluk dikkat çekti. Vestel’in net borcu mart sonunda 99,34 milyar TL iken haziran sonunda 105,95 milyar TL’ye yükseldi. Üç aylık dönemde net borç yaklaşık yüzde 7 arttı. Aynı dönemde özkaynaklar 28,23 milyar TL’den 21,89 milyar TL’ye geriledi. Özkaynaklardaki düşüş yaklaşık yüzde 22 olarak gerçekleşti. Toplam varlıklar ise 213,41 milyar TL’den 203,67 milyar TL’ye düşerek yaklaşık yüzde 5 geriledi. Dönen varlıklardaki daralma ise yüzde 13 seviyesinde oldu. Bu görünüm, şirketin finansman ve bilanço üzerindeki baskısının sürdüğüne işaret ediyor. Net borç, özkaynağın 4,8 katına çıktı Haziran sonu itibarıyla 105,95 milyar TL net borca karşılık 21,89 milyar TL özkaynak bulunuyor. Buna göre Vestel’in net borç/özkaynak oranı yaklaşık 4,8 kat seviyesinde bulunuyor. Şirket açısından önümüzdeki dönemde satışların yeniden büyümesi kadar operasyonel kârlılığın toparlanması ve borçluluğun kontrol altına alınması da önem taşıyor. Vestel’in 2025 yıl sonu finansallarında da ana ortaklığa ait özkaynakların 26,88 milyar TL, net dönem zararının ise 31,11 milyar TL olduğu görülüyor. Finansal yeniden yapılandırma süreci Vestel’in ilk yarı finansal sonuçları, şirketin haziran ayında yaptığı finansal yeniden yapılandırma başvurusunun ardından geldi. Şirket 26 Haziran 2026 tarihinde Türk finans kuruluşlarına finansal yeniden yapılandırma başvurusunda bulunduğunu açıkladı. Başvurunun amacı, mevcut konsolide kredilerin geri ödeme planı ve vade yapısının şirket faaliyetlerinden sağlanan konsolide nakit akışıyla uyumlu hale getirilmesi olarak açıklandı. İlk yarı sonuçları birlikte değerlendirildiğinde Vestel’de temel gündemin satışların yeniden toparlanması, operasyonel kârlılığın pozitife dönmesi ve yüksek borçluluğun yönetilmesi olduğu görülüyor.

Trump Media’da gelir küçük zarar  büyük Haber

Trump Media’da gelir küçük zarar büyük

Donald Trump’ın medya şirketi Trump Media & Technology Group (TMTG), 2026’nın ikinci çeyreğinde 238,1 milyon dolar net zarar açıkladı. Şirketin geliri yüzde 89 artarak 1,7 milyon dolara yükselse de bu gelir, faaliyet giderlerini karşılamaya yetmedi. Dijital varlıklar ve finansal pozisyonlardaki 190,4 milyon dolarlık gerçekleşmemiş değer kaybı da net zararı önemli ölçüde artırdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın medya şirketi Trump Media & Technology Group’un ikinci çeyrek bilançosu, şirketin gelir yaratma kapasitesi ile finansal büyüklüğü arasındaki büyük farkı ortaya koydu. TMTG, 2026’nın nisan-haziran döneminde 238,1 milyon dolar net zarar açıkladı. Şirketin geçen yılın aynı dönemindeki net zararı yaklaşık 20 milyon dolar seviyesindeydi. İkinci çeyrekte şirketin geliri ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 89 artarak 1,7 milyon dolara yükseldi. Ancak gelirdeki güçlü yüzdesel artış, şirketin giderlerini karşılamaya yetmedi. Gelirin büyük bölümü reklamlardan TMTG’nin ikinci çeyrek gelirinin yaklaşık 1,43 milyon doları reklam faaliyetlerinden, 179,5 bin doları ise aboneliklerden elde edildi. Şirketin gelirlerinin artmasına karşın faaliyet giderlerinin yüksek seyretmesi, operasyonel tarafta zarar oluşmasına neden oldu. Bunun yanında bilançodaki en büyük zarar kalemlerinden biri dijital varlıklar ve finansal yatırımlarda yaşanan değer kayıpları oldu. TMTG, ikinci çeyrekte 190,4 milyon dolarlık gerçekleşmemiş zarar kaydetti. Söz konusu tutarın önemli bölümünün piyasa değerlerindeki değişimlerden kaynaklanması nedeniyle, 238,1 milyon dolarlık net zararın tamamının şirket kasasından çıkan nakit kaybı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Şirket ayrıca krediye ilişkin tahakkuk etmiş 11,7 milyon dolar faiz ve 8,1 milyon dolar hisse bazlı ücretlendirme gideri bildirdi. İlk yarıda zarar 644 milyon dolara ulaştı TMTG’nin yılın ilk yarısındaki bilançosu da şirketin gelir yaratma sorununu ortaya koydu. Şirket, 2026’nın ilk altı ayında toplam 644 milyon dolar net zarar açıklarken, aynı dönemde elde edilen toplam gelir yaklaşık 2,5 milyon dolar oldu. Dolayısıyla şirketin temel sorunlarından biri, sahip olduğu finansal varlıkların büyüklüğüne kıyasla ana faaliyetlerinden yeterli gelir elde edememesi olarak öne çıkıyor. TMTG’nin toplam varlıkları yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde bulunurken, şirketin ikinci çeyrekte yalnızca 1,7 milyon dolar gelir elde etmesi, bilanço büyüklüğü ile operasyonel gelir arasındaki farkı belirgin hale getiriyor. Medyadan finans ve teknolojiye genişliyor Truth Social’ın sahibi olan TMTG, son dönemde medya faaliyetlerinin dışına çıkarak finans ve teknoloji alanlarında da büyümeye çalışıyor. Şirketin portföyünde sosyal medya platformu Truth Social, video yayın hizmeti Truth+ ve finansal teknoloji markası Truth.Fi bulunuyor. TMTG ayrıca dijital varlık yatırımlarını artırırken, finansal piyasalara yönelik yeni hizmetler de geliştiriyor. Şirketin yeni ürünlerinden biri olan Truth API, Truth Social'da yayımlanan paylaşımlara hızlı erişim sağlayarak özellikle finansal piyasaları etkileyebilecek açıklamaların yatırımcılara daha hızlı ulaştırılmasını amaçlıyor. Hizmetin özellikle Trump’ın ekonomi politikaları, gümrük tarifeleri ve jeopolitik gelişmelere ilişkin açıklamalarının piyasalar üzerindeki olası etkilerinden yararlanarak yeni bir gelir kanalı oluşturması hedefleniyor. Şirketin önündeki asıl sınav gelir yaratmak TMTG’nin ikinci çeyrek bilançosunda 238,1 milyon dolarlık zarar öne çıksa da şirket açısından daha yapısal sorun gelir tarafında ortaya çıkıyor. Dijital varlıklardaki değer değişimleri nedeniyle oluşan gerçekleşmemiş zararlar, piyasa koşullarına bağlı olarak gelecek dönemlerde tersine dönebilecek bir kalem. Buna karşılık şirketin faaliyetlerinden elde ettiği gelirin düşük kalması, doğrudan iş modelinin performansıyla ilgili. Bu nedenle TMTG açısından önümüzdeki dönemin temel göstergesi yalnızca dijital varlıkların değer kazanıp kazanmayacağı olmayacak. Şirketin Truth Social, abonelikler, reklamlar, Truth API ve diğer yeni faaliyetleri üzerinden sürdürülebilir gelir yaratıp yaratamayacağı daha belirleyici olacak. TMTG’nin bilançosu, Trump markasının şirkete yüksek bir piyasa görünürlüğü sağladığını ancak bu görünürlüğün henüz aynı ölçüde ticari gelire dönüşmediğini gösteriyor. Şirketin bundan sonraki stratejisi ise yalnızca bir medya şirketi olarak büyümekten çok, sosyal medya, finansal teknoloji ve dijital varlıkları bir araya getiren daha geniş bir iş modeline dönüşme yönünde ilerliyor.

SPK Freni Arzum'un finansman planlarını zorlaştırdı Haber

SPK Freni Arzum'un finansman planlarını zorlaştırdı

Şirketin kısa vadeli borç yükü ile dönen varlıkları arasındaki dikkat çekici fark, yatırımcıların bilançoya yönelik hassasiyetini artırdı. Borsada son dönemde şirket kaynaklı olumsuz gelişmelerin ardından yatırımcıların odağı bu kez Arzum'a çevrildi. Şirketin sermaye artırımı yoluyla kaynak yaratma ve kısa vadeli yükümlülüklerini yönetme planı, SPK'dan onay çıkmaması nedeniyle önemli ölçüde sekteye uğradı. Cari Oran alarm veriyor Ercan İnan'ın haberine göre Arzum'un son finansal verileri, bilanço tarafındaki baskıyı ortaya koyuyor. Şirketin 154 milyon liralık dönen varlığına karşılık kısa vadeli yükümlülükleri 1 milyar 384 milyon liraya ulaşıyor. Finansal analizlerde önemli göstergelerden biri olan cari orandaki zayıflama, yatırımcıların yakından takip ettiği başlıkların başında geliyor. Personel sayısı azaldı Nakit akışındaki sıkışıklığı aşmak amacıyla alacaklı bankalarla kredi yapılandırma görüşmeleri yürüten Arzum, operasyonel verimliliği artırmak için organizasyon yapısında da değişikliğe gitti. Şirketin çalışan sayısı 156'dan önce 129'a, ardından 99'a kadar geriledi. Bu adımların finansal sonuçlara etkisinin, açıklanacak altı aylık bilançolarda daha net görülmesi bekleniyor. Bono borcu yeni ihraçla çevrildi Arzum'un mevcut ödemelerinde herhangi bir aksama bulunmuyor. Şirketin 3 Mart'ta ihraç ettiği 105 gün vadeli 47 milyon liralık finansman bonosunun geri ödemesi geçtiğimiz günlerde gerçekleştirildi. Ancak aynı gün içinde yaklaşık 37,8 milyon lira tutarında, 34 gün vadeli yeni bir finansman bonosu ihraç edildi. Bu gelişme, şirketin kısa vadeli finansman ihtiyacını sermaye piyasaları aracılığıyla yönetmeye devam ettiğini gösterdi. Ortaklık yapısında hareketlilik Şirket hisselerine ilişkin dikkat çeken gelişmelerden biri de ortaklık yapısında yaşandı. 3 Nisan tarihinde yapılan açıklamada, sermayenin yüzde 51'ine sahip ortakların ellerindeki payların tamamının veya bir bölümünün satışı için potansiyel yatırımcılarla görüşmelere başlanmasına karar verildiği duyuruldu. Açıklamanın ardından Arzum hisseleri 2,96 liradan 3,60 liranın üzerine çıkarak yüzde 20'nin üzerinde değer kazanırken, işlem hacminde de belirgin artış yaşandı. Daha sonraki süreçte şirket yöneticilerinden Ali Osman Kolbaşı'nın borsada hisse satışı yaptığı ortaya çıktı. Arzum hisseleri bugün 2,17 lira seviyesinde işlem görürken, şirketin piyasa değeri yaklaşık 28 milyon dolar düzeyinde bulunuyor. Yatırımcıların takip ettiği başlıklar Yatırımcılar özellikle şu gelişmelere odaklanıyor: SPK'nın sermaye artırımı başvurusunu reddetmesiDönen varlıklar ile kısa vadeli borçlar arasındaki yüksek farkBankalarla devam eden yeniden yapılandırma görüşmeleriPersonel azaltımına yönelik adımlarFinansman bonolarıyla sürdürülen kaynak yönetimiYüzde 51 pay sahibi ortakların olası hisse satışı süreci Piyasalar, Arzum'un açıklayacağı yeni finansal sonuçlar ile ortaklık yapısında yaşanabilecek gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürüyor.

Kurumlar vergisi beyanı ve ödemesi için son 3 gün Haber

Kurumlar vergisi beyanı ve ödemesi için son 3 gün

2025 hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmesi ve tahakkuk eden vergi ödemeleri için son tarih 30 Nisan Perşembe olarak belirlenirken; mükelleflerin GİB dijital kanalları üzerinden beyanlarını sunmaları, AR-GE ve teşviklerden yararlanmaları ve şartları sağlayan uyumlu mükelleflerin yüzde 5’lik vergi indiriminden faydalanmak için süreci zamanında tamamlamaları gerekiyor. Kurumlar vergisi mükellefi sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıkları için beyanname dönemi devam ediyor. Bu çerçevede, 2025 hesap dönemine yönelik beyannameler 30 Nisan Perşembe günü sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına (GİB) verilebilecek. Beyannamelere ilişkin ödemelerin de aynı tarihe kadar yapılması gerekiyor. Öte yandan, özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar ise vergilerini, beyannamelerini verdikleri ilgili ayın sonuna kadar ödeyebiliyor. Mükellefler, vergilerini GİB'e ait "gib.gov.tr" internet sitesinden, Dijital Vergi Dairesi ve GİB mobil uygulaması üzerinden, anlaşmalı bankaların banka-kredi kartı veya hesaplarından, yabancı ülkede faaliyet gösteren bankaların kartlarıyla ödeyebiliyor. Ayrıca anlaşmalı bankaların şubeleri, internet, telefon ve mobil bankacılık gibi alternatif kanallar ile PTT şubelerinden de ödeme gerçekleştirilebiliyor. Uyumlu mükelleflere yüzde 5 indirim Beyannamelere, bilanço, gelir tablosu, işletme hesabı özeti, kesinti yoluyla ödenen vergiler, serbest bölgelerde elde edilen kazançlar, teknogirişim ve teknokent sermaye destekleri, yabancı ülkelerde ödenen vergiler, temel mali tablolar, kurum ortaklarına ve yönetim kurulu üyelerine ilişkin bildirimler gibi bilgi ve belgelerin eklenmesi gerekiyor. AR-GE, tasarım, nakdi sermaye artışı, sınai mülkiyet hakkı istisnası gibi indirim ve istisnalara ilişkin bilgi ve belgelerin de beyannameyle sunulması önem taşıyor. Kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç) belirlenen şartları taşıyanların beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin yüzde 5'i indirime tabi tutuluyor. Bunun için indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergilerin kanuni süresinde ödenmesi ve belirtilen sürede kesinleşmiş olması koşuluyla beyannamelerdeki vergi türleri itibarıyla ikmalen, resen veya idarece yapılmış tarhiyatın bulunmaması gibi şartlar aranıyor.

İşletmelerde yeniden değerleme uygulaması gündemde Haber

İşletmelerde yeniden değerleme uygulaması gündemde

Patronların yeniden değerlemeyle nasıl daha az vergi ödeyebileceğine dair ip uçları bu haberde. Yeniden değerleme, işletmeye dahil ta­şınmazlar ve amortismana tabi diğer ik­tisadi kıymetlerin vergi usul kanununa göre tespit edilen değerlerinin ve amor­tismanlarının yeniden değerleme ora­nı ile çarpılması suretiyle tespit edilme­si işlemidir. Dünya Gazetesi Yazarı Mahmut Bülent Yıldırım bugünkü yazısında bununla ilgili şunları yazdı: "Vergisiz yeniden değerleme olarak adlandırılan ve Vergi Usul Kanu­nunun mükerrer 298/ç maddesinde dü­zenlenmiş olan uygulama hem işletme­lerin öz kaynaklarını artırmakta hem de daha az vergi ödenmesini sağlamaktadır. Yeniden değerleme uygulamasından kimler yararlanabilir? Yeniden Değerleme uygulamasından, tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefle­ri ve kurumlar vergisi mükellefleri (kol­lektif şirketler, adî komandit şirketler ve adî şirketler dâhil) yararlanabilmekte­dir. Uygulama zorunlu değil, mükellefle­re sağlanmış bir haktır. Yeniden değerleme uygulamasından; Dar mükellefiyet esasında vergilendiri­lenler, İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, Serbest meslek kazanç defteri tutan serbest meslek erbapları, Münhasıran sürekli olarak işlenmiş al­tın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler, Kayıtlarını TL dışında­ki başka para birimi üzerinden tutanlar yararlanamaz. Yeniden değerleme ora­nı ilgili yıl için ve geçici vergi dönemle­ri için Gelir İdaresi tarafından ilan edilir. Hangi kıymetler yeniden değerlemeye tabi? Değerlemenin yapılacağı dönem sonu itibarıyla aktifte bulunan amortismana tabi taşınmazlar, gayrimenkullerin mü­temmim cüzileri ve teferruatları, tesisat ve makinalar, gemiler ve diğer taşıtlar, gayri maddi haklar, demirbaşlar, şerefi­yeler, aktifleştirilen Ar-Ge harcamaları, özel maliyet bedelleri, aktifleştirilen ku­ruluş giderleri yeniden değerlemeye tabi. Buna göre 31.12.2024 tarihli bilançoda bulunan ve 2025 dönem sonunda aktif­te bulunmaya devam eden amortismana tabi sabit kıymetler için yeniden değer­leme yapılabilir. 2025 hesap döneminde aktife giren ancak dönem sonunda aktif­te olmayan sabit kıymetler için yeniden değerleme yapılamaz. Boş arsa ve araziler ile yapılmakta olan yatırımlar hesabında takip edilen tutar­lar amortismana tabi olmadığından bu kıymetler için yeniden değerleme yapı­lamaz. Ayrıca, iktisadi kıymetlerin alım, satım, inşa işleriyle devamlı olarak uğra­şanların bu amaçla aktiflerinde bulunan emtia niteliğindeki kıymetler de yeniden değerlemeye tabi değildir. Yeniden değerlemenin avantajları Yeniden değerleme uygulamasının en önemli özelliği; uygulamanın vergisel bir maliyeti olmadığı gibi, sabit kıymetlerin yeniden değerlenmiş tutarı üzerinden amortisman ayrılabilmesi neticesinde vergi matrahını düşürerek daha az vergi ödenmesine yol açmasıdır. Yeniden değerleme uygulamasının ver­gisel avantajları olduğu gibi işletmele­rin öz kaynak yapılarının güçlenmesine de olumlu katkıları bulunmaktadır. Bu avantajları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz. -Öz kaynaklarda artış sağlar. -Ek amortisman gideri yapılır. -İktisadi kıymetin satışında yüksek maliyet bedeli dikkate alınarak kârı azal­tır. -Finans kurumları nezdinde kredibili­te artışı sağlar -Finansman gider Kısıtlaması uygula­masında vergi avantajı sağlar -Ortaklardan daha yüksek tutarda borçlanma imkanı sağlanır. -Öz kaynakların artışı nedeni ile bor­ca batıklık veya teknik iflastan uzaklaş­ma sağlar.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.