SON DAKİKA
Hava Durumu

#Beyaz Eşya

Ekometre - Beyaz Eşya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyaz Eşya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin yeni üretim yatırımı 3D yazıcı çiftlikleri Haber

Türkiye’nin yeni üretim yatırımı 3D yazıcı çiftlikleri

Endüstriyel üretimde 600’ün üzerinde 3D yazıcının aktif olarak kullanıldığı Türkiye’de, profesyonel ölçekte seri üretim yapan 3D Farm sayısının 30 ila 80 arasında olduğu tahmin ediliyor. Küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm, artan işçilik maliyetleri, kişiselleştirilmiş ürünlere yönelik talebin yükselmesi ve düşük adetli üretimin önem kazanması, şirketleri kalıpsız ve dijital üretim modellerine yönlendiriyor. Bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri olan 3D yazıcı çiftlikleri (3D Farm), dünya genelinde yeni nesil üretim yatırımlarının önemli unsurlarından biri haline geliyor. Küresel eklemeli imalat pazarının 30,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı, yıllık ortalama yaklaşık yüzde 24 büyüme ivmesiyle 2033 yılında 169 milyar dolara çıkmasının beklendiği belirtiliyor. Türkiye’de ise endüstriyel üretimde kullanılan 600’ün üzerinde 3D yazıcının aktif olarak çalıştığı, ticari 3D baskı hizmeti sunan işletme sayısının 700 ila 1.000’in üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Buna karşın, gerçek anlamda seri üretim gerçekleştiren profesyonel 3D yazıcı çiftliklerinin sayısının yaklaşık 30 ila 80 arasında olduğu değerlendiriliyor. Kalıpsız üretim modeli öne çıkıyor Geleneksel üretim yöntemlerinde yeni bir ürünün geliştirilmesi ve seri üretime alınması; yüksek kalıp maliyetleri, uzun hazırlık süreçleri ve yüksek yatırım gereksinimleri nedeniyle özellikle düşük adetli ve kişiselleştirilmiş üretimlerde önemli maliyetler yaratıyor. 3D yazıcı çiftlikleri ise onlarca, hatta yüzlerce yazıcının aynı anda çalıştığı dijital üretim modeliyle bu süreci farklılaştırıyor. Dijital tasarımın sisteme yüklenmesinin ardından üretim kısa sürede başlatılabiliyor. Yeni bir ürün için kalıp hazırlanması ya da üretim hattının yeniden kurulması gerekmiyor. Türkiye’de 3D Farm ekosistemi genişliyor Türkiye’de eklemeli imalat ekosisteminin her geçen yıl büyüdüğünü belirten EXPO3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, Türkiye’de endüstriyel üretimde kullanılan 600’ün üzerinde 3D yazıcının aktif olduğunu, ticari olarak 3D baskı hizmeti sunan işletme sayısının ise 700 ila 1.000’in üzerinde olduğunun tahmin edildiğini söyledi. Sektörün önemli bölümünün halen prototipleme ve düşük adetli üretim gerçekleştiren işletmelerden oluştuğuna dikkat çeken Ünverdi, gerçek anlamda seri üretim yapan ve 10’un üzerinde yazıcıyla faaliyet gösteren profesyonel 3D yazıcı çiftliklerinin sayısının ise yaklaşık 30 ila 80 arasında olduğunu ifade etti. ABD, Çin ve Avrupa’da binlerce profesyonel 3D yazıcı çiftliğinin üretim süreçlerinde aktif olarak kullanıldığını belirten Ünverdi, yapay zekâ destekli üretim yönetimi, otomasyon sistemleri ve yeni nesil malzeme teknolojilerindeki gelişmelerin 3D Farm modelinin kullanım alanını genişlettiğini söyledi. Ünverdi, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve artan teknoloji yatırımları sayesinde bu dönüşümden daha fazla pay alabileceğini belirtti. Otomotivden medikale geniş kullanım alanı Türkiye’nin otomotiv yan sanayisi, savunma sanayii, beyaz eşya, makine ve kalıp üretimindeki deneyiminin eklemeli imalat teknolojilerinin yaygınlaşması açısından önemli avantajlar sunduğunu belirten Ünverdi, Avrupa pazarına yakınlığın da Türkiye’yi bölgesel bir dijital üretim merkezine dönüştürebilecek fırsatlar barındırdığını ifade etti. 3D Farm modelinin yalnızca büyük sanayi kuruluşları için değil, KOBİ’ler ve girişimciler açısından da önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Ünverdi, yüksek kalıp yatırımı gerektirmeden üretime başlanabilmesinin düşük ve orta ölçekli seri üretimi ekonomik hale getirdiğini söyledi. Aynı üretim altyapısıyla farklı tasarımların üretilebilmesi kişiselleştirilmiş üretimi kolaylaştırırken; plastik, reçine, metal, seramik ve kompozit gibi farklı malzemelerin kullanılabilmesi teknolojinin uygulama alanını da genişletiyor. Otomotiv, havacılık, savunma sanayii ve medikal sektörlerinin yanı sıra tasarım ve e-ticaret alanlarında da 3D yazıcı çiftliklerinin kullanımının arttığı belirtiliyor. Düşük adetli ancak yüksek katma değerli ürünlerin ekonomik şekilde üretilebilmesi, Türkiye’nin yüksek teknolojili ve kişiselleştirilmiş ürün ihracatındaki payını artırma potansiyeli taşıyor. Ünverdi, çoklu 3D yazıcı sistemlerinin gelecekte fabrikaların standart üretim altyapısının bir parçası haline gelebileceğine dikkat çekerek, eklemeli imalatın prototiplemenin ötesine geçerek seri üretimde daha fazla kullanılacağını ifade etti. Eklemeli imalat sektörü EXPO3D İstanbul’da buluşacak Eklemeli imalat teknolojilerinin tüm paydaşlarını bir araya getirecek EXPO3D İstanbul – 3D Baskı Teknolojileri ve Katmanlı Üretim Fuarı, 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Türkiye’nin bu alandaki ilk ve tek ihtisas fuarı olarak tanıtılan organizasyon; 3D yazıcı üreticilerinden filament ve metal tozu tedarikçilerine, yazılım geliştiricilerinden otomasyon firmalarına, tarama sistemlerinden son işlem teknolojilerine kadar eklemeli imalat ekosisteminin farklı paydaşlarını bir araya getirecek. Savunma sanayii, otomotiv, havacılık, medikal, kalıp, makine, enerji, eğitim ve tasarım başta olmak üzere birçok sektörden profesyonelin katılması beklenen fuar, üretim süreçlerini dijitalleştirmek isteyen sanayi kuruluşları açısından yeni iş birlikleri, yatırım fırsatları ve teknoloji transferleri için buluşma noktası olmayı hedefliyor.

Alüminyum stokları 27 yılın en düşük seviyesine indi Haber

Alüminyum stokları 27 yılın en düşük seviyesine indi

Uzmanlar, jeopolitik risklerin ve arz sıkışıklığının sanayi üretiminde maliyet baskısını artırabileceğine dikkat çekiyor. Küresel emtia piyasalarında alüminyum arzına ilişkin endişeler büyüyor. Londra Metal Borsası'na (LME) kayıtlı alüminyum stokları, 24 Temmuz itibarıyla 271 bin 275 tona gerileyerek yaklaşık 27 yılın en düşük seviyesine indi. Veriler, küresel sanayinin temel hammaddelerinden biri olan alüminyumda arz-talep dengesinin giderek sıkılaştığına işaret ediyor. Arz sıkışıklığı stokları eritti Piyasa uzmanlarına göre stoklardaki hızlı düşüşün arkasında, Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerinde oluşturduğu baskı bulunuyor. Olası arz kesintilerine karşı önlem almak isteyen sanayi kuruluşları ve nihai kullanıcılar, ihtiyaçlarını güvence altına almak amacıyla LME depolarındaki metalleri çekmeye devam ediyor. Bu durum, borsa stoklarının hızla erimesine neden olurken, piyasalarda arz güvenliğine ilişkin endişeleri de artırıyor. Küresel tüketimin bir günlük ihtiyacının altında Dikkat çeken bir diğer gelişme ise mevcut LME stoklarının, dünya genelindeki alüminyum tüketiminin bir günlük ihtiyacını dahi karşılayamayacak seviyeye gerilemiş olması. Analistler, bu durumun olası yeni arz kesintilerinde fiyatların çok daha sert hareket etmesine neden olabileceğini değerlendiriyor. Diğer metallerde de gerileme yaşandı LME verilerine göre yalnızca alüminyum değil, birçok sanayi metalinde de stoklar azaldı. Son verilere göre; Alüminyum: 1.500 ton azaldı.Bakır: 3.800 ton geriledi.Çinko: 2.075 ton düştü.Kurşun: 1.050 ton azaldı.Kalay: 375 ton geriledi. Buna karşılık alüminyum alaşımı, kobalt, NASAAC ve nikel stoklarında ise değişiklik yaşanmadı. Sanayi için ne anlama geliyor? Alüminyum; otomotiv, inşaat, savunma, havacılık, beyaz eşya, ambalaj ve yenilenebilir enerji başta olmak üzere birçok stratejik sektörde yoğun olarak kullanılıyor. Stokların tarihi düşük seviyelere gerilemesi halinde; üretim maliyetlerinin artması,sanayi şirketlerinin hammaddeye erişiminin zorlaşması,küresel alüminyum fiyatlarında yukarı yönlü baskının sürmesi,üretici ülkelerin arz politikalarının daha yakından izlenmesi bekleniyor. Gözler jeopolitik gelişmelerde Uzmanlar, alüminyum piyasasının yönünü önümüzdeki dönemde Orta Doğu'daki gelişmeler, enerji maliyetleri ve küresel sanayi talebinin belirleyeceğini ifade ediyor. LME stoklarının 27 yılın en düşük seviyesine inmesi, küresel metal piyasalarında arz güvenliği konusunun yeniden ön plana çıktığını gösterirken, sanayi üreticileri açısından da kritik bir uyarı niteliği taşıyor.

Enflasyonun ana eğilimi martta geriledi Haber

Enflasyonun ana eğilimi martta geriledi

TCMB Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’nda akaryakıt fiyatlarındaki yüzde 9,52’lik yükselişin ulaştırma hizmetlerini doğrudan etkilediği vurgulanırken; gıda enflasyonundaki yavaşlama ve dayanıklı tüketim mallarındaki ılımlı seyrin, genel enflasyon görünümündeki bozulmayı dengelediği belirtildi. TCMB, Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporuna göre, tüketici fiyatları mart ayında yüzde 1,94 arttı, yıllık enflasyon 0,66 puan azalışla yüzde 30,87 seviyesinde gerçekleşti. Mart ayında tüketici enflasyonunda, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak enerji fiyatları ve bunun ulaştırma hizmetlerine olan yansımaları öne çıktı. İlgili dönemde, enerji fiyatları ham petrol fiyatlarındaki gelişmelere istinaden akaryakıt fiyatları öncülüğünde yüzde 4,75 artarken eşel mobil uygulaması uluslararası enerji fiyat gelişmelerinin enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı. Enerji dışı aylık tüketici enflasyonu ise yüzde 1,74 ile sınırlı oranda gerçekleşti. Yılın ilk iki ayında gıda enflasyonunda gözlenen yüksek seyir mart ayında hız kesti. Temel mal enflasyonu dayanıklı tüketim mallarındaki görünümün de etkisiyle düşük seyrini sürdürdü. Diğer taraftan, mevsimsel etkilerden arındırıldığında, aylık hizmet enflasyonu jeopolitik gelişmelerle güçlenen ulaştırma fiyatları kaynaklı olarak yüksek seyrini korudu. Yurt içi üretici fiyatları mart ayında yüzde 2,30 artışla yüksek seyretmeye devam etti ve yıllık üretici enflasyonu 0,52 puanlık artışla yüzde 28,08 oldu. Eşel mobil uygulaması tüketici fiyatları üzerinde sınırlayıcı bir etki oluştururken vergi dışı derlenen üretici fiyatlarının küresel gelişmelerden daha fazla etkilendiği görüldü. Tüketici fiyatları mart ayında arttı Rapora göre, mart ayında tüketici fiyatları artışı yüzde 1,94 olarak gerçekleşti ve yıllık enflasyon 0,66 puan azalarak yüzde 30,87‘ye geriledi. Yıllık tüketici enflasyonundaki düşüşe karşın B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları yaklaşık 0,20’şer puan artışla sırasıyla yüzde 30,11 ve 29,68 olarak gerçekleşti. Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, gıda ve alkolsüz içecekler, temel mallar ile alkol tütün ve altın gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,84, 0,30 ve 0,22 puan azalırken enerji ile hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,36 ve 0,34 puan arttı. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla zayıfladı. Bu dönemde gıda enflasyonu yavaşlarken gıda dışı tüketici enflasyonu enerji fiyat gelişmelerine bağlı olarak yükseldi. Aylık artışlar, B endeksinde düşerken C endeksinde yükseliş kaydetti. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel mallarda bir miktar yükselirken hizmette yatay seyretti, işlenmiş gıdada ise önemli ölçüde zayıfladı. TCMB bünyesinde takip edilen göstergeler, mart ayında enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine işaret etti. Göstergeler üç aylık ortalamalar bazında ise belirgin bir değişim sergilemedi. Hizmet fiyatları mart ayında yüzde 2,39 yükseldi, grup yıllık enflasyonu 0,59 puan artarak yüzde 40,26 seviyesinde gerçekleşti. Bu gelişmede ulaştırma hizmetleri etkili olurken yıllık enflasyon ulaştırma ve haberleşmede arttı, diğer alt gruplarda geriledi. Jeopolitik gelişmelerle mart ayında, artan akaryakıt fiyatlarının etkisiyle ulaştırma hizmetleri fiyatları aylık yüzde 6,07 yükseldi. Bu dönemde, hava yolu ile yurt dışı yolcu taşımacılığı fiyatları (yüzde 10,94) öne çıktı, şehir içi ulaşım hizmetleri fiyat ayarlamalarının gerçekleşen ve sarkan etkileri ile yükselirken şehirlerarası otobüs ücretlerinde akaryakıta ek olarak bayram etkisi gözlendi. Haberleşme hizmetlerinde aylık enflasyon yüzde 3,03 ile görece yüksek seyretti. Kiralarda aylık artış yüzde 2,41 olurken, kira yıllık enflasyonu 1,46 puan azalışla yüzde 52,45’e geriledi. Öte yandan, eğitim başta olmak üzere diğer hizmetler ile lokanta-otel hizmetleri alt grupları bu dönemde görece ılımlı bir seyir izledi. Temel mal grubu fiyatları sınırlı arttı Temel mal grubu fiyatları mart ayında yüzde 0,44 ile sınırlı bir oranda arttı, grup yıllık enflasyonu 0,51 puan düşüşle yüzde 16,06’ya geriledi. Bu dönemde, dayanıklı mal (altın hariç) fiyatları yüzde 0,81 ile ılımlı bir oranda yükseldi. Mart ayında beyaz eşya, otomobil ve mobilya fiyatları sırasıyla yüzde 2,39, yüzde 0,93 ve yüzde 0,76 artarken, diğer elektrikli ve elektriksiz alet fiyatları yüzde 0,26 azaldı. Bu dönemde, giyim ve ayakkabı fiyatları yüzde 2,17 geriledi. Diğer temel mallar alt grubunda aylık enflasyon yüzde 2,20 ile önceki aya kıyasla güçlendi. Enerji fiyatları mart ayında yüzde 4,75 arttı, grup yıllık enflasyonu 6,05 puan yükselerek yüzde 34,24 oldu. Bu gelişmede, ham petrol fiyatlarına paralel olarak artan akaryakıt fiyatları (yüzde 9,52) öne çıktı. Eşel mobil uygulamasıyla, rafineri ürün fiyatlarındaki artışların önemli bir bölümünün maktu ÖTV tutarından karşılanması daha olumsuz bir görünümü sınırladı. Ayrıca, yağışlara bağlı olarak hidroelektriğin elektrik üretimindeki artan payı neticesinde son kaynak tedarik tarifesi (SKTT) kaynaklı elektrik fiyatındaki gerilemenin (yüzde eksi 1,24) sürmesi olumlu katkı verdi. Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatlarının artışı yavaşladı Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatlarının artışı yüzde 1,79 ile son iki aya kıyasla yavaşladı, grup yıllık enflasyonu ise 4,09 puan düşüşle yüzde 32,36 oldu. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada belirgin oranda gerilerken, işlenmiş gıdada görece yatay seyretti. Ayrıca bu dönemde her iki grupta aylık fiyat artışları ivme kaybetti. İşlenmemiş gıda grubunda yılın ilk iki ayında sebze fiyatlarında kaydedilen yüksek artışlar, mart ayında yerini görece düşük oranlı bir yükselişe bırakırken et fiyatlarındaki güçlü seyir devam etti. Mart ayında işlenmiş gıdada aylık fiyat artışının yüzde 0,62 ile son iki aya kıyasla belirgin bir şekilde yavaşladığı izlendi. Alkollü içecekler ve tütün grubunda fiyatlar, tütün ürünlerinde şubat ayında yapılan artışın mart ayına sarkan etkisiyle yüzde 4,36 yükseldi. Yurt içi üretici fiyatları arttı Yurt içi üretici fiyatları mart ayında yüzde 2,30 artışla yüksek seyretmeye devam etti ve yıllık üretici enflasyonu 0,52 puan yükselerek yüzde 28,08 oldu. Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, enerji fiyatları jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yüzde 4,65 ile yüksek bir oranda arttı. Diğer taraftan, yağışların seyrine bağlı olarak elektrikte üretici fiyatlarının yüzde 11,2 gerilemesi, enerjide daha olumsuz bir görünümü sınırladı. Ayrıca, dayanıklı tüketim ile sermaye malları fiyatlarında ılımlı bir seyir (sırasıyla yüzde 0,89 ve yüzde 0,68 artış) izlendi. Eşel mobil mekanizması tüketici fiyatları üzerinde sınırlayıcı bir etki oluştururken vergi dışı derlenen üretici fiyatları küresel gelişmelerden daha fazla etkilendi. TCMB açıklamasında "Bu nedenle gelecek dönemde üretici ve tüketici enflasyonları arasında bir ayrışma gözlenmesi söz konusu olabilecektir." değerlendirmesine yer verdi.

Beyaz eşya piyasası daralıyor Haber

Beyaz eşya piyasası daralıyor

TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül'e göre, sektör 2026 yılına daralma ile başladı. Beyaz eşya pazarınıki daralma Şubat ayında da devam etti. TÜRKBESD verilerine göre, Şubat ayında ihracat yıllık yüzdü 20 düşüş kaydetti. İç satışlardaki daralma ise yüzde 14 olarak izlendi. TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, 2026’nın ilk iki ayında iç satış, ihracat ve üretimde çift haneli gerileme yaşandığını belirterek, maliyet baskıları ve anti-damping sürecinin sektör için kritik riskler yarattığını söyledi. Beyaz eşya sektöründe üretim, ihracat ve satışlar geriledi TÜRKBESD tarafından yapılan ve görüşlerine yer verilen açıklamada, TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül'e göre, sektör 2026 yılına daralma ile başladı. Ocak–Şubat döneminde iç satışlar yüzde 14 düşüşle 1,4 milyon adede, ihracat yüzde 19 gerilemeyle 2,6 milyon adede, üretim ise yüzde 26 azalışla 3,9 milyon adede indi. Şubat ayında ise üretimdeki daralma yüzde 31’e, ihracattaki düşüş yüzde 20’ye ulaşırken, iç satışlardaki gerileme yüzde 10 ile sınırlı kaldı. Şengül, dış talepteki zayıflık ve üretimdeki sert düşüşün sektör performansı üzerindeki baskıyı artırdığını belirtirken, soğuk haddelenmiş, galvanizli ve boyalı yassı çeliğe yönelik anti-damping soruşturmasının maliyetler üzerinde belirleyici olabileceğine dikkat çekti. Olası ilave yüklerin üretim maliyetleri, ihracat, istihdam ve nihai fiyatlar üzerinde doğrudan etkili olabileceğini vurgulayan Şengül, daralmayı derinleştirebilecek adımların tedarik zincirine yayılma riski taşıdığını ifade etti.

Mobilya ve beyaz eşya sektörü sıkıntıda Haber

Mobilya ve beyaz eşya sektörü sıkıntıda

Ekonomik kriz her sektörü ve toplumun her kesimini olumsuz etkiliyor. Yaz aylarıyla birlikte geleneksel hale gelen düğün mevsimi bu yıl büyük sıkıntılarla geçiyor. Mobilyadan düğün salonuna evlenme maliyeti en az 600 bin TL’ye yaklaşırken bir de taksit sınırlaması gelince gençlerin borçlanarak bile evlenmesi hayal oldu.  Mobilya ve beyaz eşya üreticileri, taksit sınırlamasının kalkmaması halinde ilgili sektörlerde büyük sıkıntı yaşanacağını açıkladı. İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de evlenmek birçok zengin ülkeye göre daha pahalı. Geçen hafta açıklanan verilere göre gıda fiyatları Londra’dan kira ve ev fiyatları Barcelona’dan yüksek. Örneğin kişi başı geliri 82 bin dolar olan Singapur’da evlenme maliyeti güncel kurdan 518 bin 670 lira.  Hollanda’da evlenme maliyeti 467 bin 820, İsviçre’de 461 bin 440 lira. İstanbul’da ise evlenme maliyeti 589 bin 405 lira. Çiftler kır düğününü tercih etmeye kalkarsa evlenme maliyeti 754 bin 405 liraya çıkıyor. Bu maliyetlere kına, nişan, takılar ve balayı masrafları dahil değil.  Mobilya Sanayicileri Federasyonu Başkanı Ahmet Güleç, düğün sezonunun sıkıntılı geçtiğini söylüyor. Mağazaya gelenlerin bile azaldığını anlatan Güleç, “İnsanlar evliliklerini ertelemek zorunda kalıyorlar” diyor ve şu bilgileri veriyor:  Kimsede birikim yok “Gençlerimizin hayatlarının en önemli gününde dilediğince eşya alamamaları çok kötü bir durum. Bunun da en önemli nedeni taksit sınırlaması. Borçlanarak bile evlenemiyor gençlerimiz. Mobilya alışverişi 10 yıllık bir ihtiyacı giderir. Bu ihtiyacı taksitle alma imkânı genişlemeli çünkü kimsede böyle bir birikim yok. Hedef tasarruf ama gençler asıl bu masrafları karşılayacak kadar para biriktiremeyince elindekini harcıyor. Bu enflasyonu artırıyor.”  İstanbul’da 25 yıldır mobilya üretimi yapan Serkan Bilgin de “Bu sezon yüzde 40 oranında bir düşüş var ve tüm üreticiler bunun 2-3 yıl daha süreceğini düşünüyor. Taksit sınırlaması insanları çok zorluyor. Satın alamamalarının temel nedeni bu. İnsanlar taksit yapılması için mobilyaların ödemesini kuyumculardan yapıyor. Çünkü onlar dokuz taksite kadar çıkabiliyorlar.”  İstanbul Toplantı ve Düğün Davet Salonları Esnaf Odası Genel Sekreteri Ahmet Batmaz da “Düğünlerde sezonun ilk yarısı çok durgun geçti. Eylül itibarıyla yeniden bir hareketlenme oldu ama istenen seviyede değil. Eskiden 6-7 ay önceden rezerve ederdik salonları. Şimdi bir hafta kala bile rezervasyon gelebiliyor, insanlar olabildiğince bu masraflara girmek istemiyor. Bizim fiyatlarımız da yüzde 65 civarında arttı ama elektrik Ocak 2023’ten bu yana yüzde 120 zamlandı. İçeceklerimiz yüzde 178, personel yüzde 165 zamlandı” diyor.  Esnafın stoğu artıyor İstanbul Ticaret Odası Elektrikli Ev Aletleri Satıcıları Meslek Komisyonu Başkanı Fadıl Hekimoğlu’nun görüşleri ise şöyle:  “Satışlar düştü. Eskiden evlenmeden bir yıl önce alınırdı beyaz eşya şimdi son bir ayda alıyorlar. Esnaf da ürün satamadığı için depoları doldu, fabrikalara olan borçları arttı. Biz şu anda dokuz taksit yapabiliyoruz. Ama çoğu banka sıkılaşma adımlarıyla bu imkânlarını zaten askıya aldı. Bir de yasal bir kararla taksitlere sınırlama gelirse bizim sektör bitme noktasına gelir. Biz İTO aracılığıyla gerekli mercilerle görüşmeler yapacağız” diye konuştu.

Beyaz Eşya satışlarında yüzde 7 daralma oldu Haber

Beyaz Eşya satışlarında yüzde 7 daralma oldu

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği'nin (TÜRKBESD) altı ana ürün için derlediği verilere göre beyaz eşya üretimi Kasım ayında yüzde 6 düşüşle 2,85 milyon adet olarak gerçekleşti. Beyaz eşya iç satışları Kasım ayında yüzde 1 gerilemeyle 743,577 adet oldu. Buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makinasi ile fırından oluşan dört ana ürün grubunda ihracat Kasım ayında yüzde 11 düşüşle 1,7 milyon adette kalırken Ocak-Kasım döneminde üretim yüzde 11 düşüşle 18,2 milyon adet olarak gerçekleşti. Altı ana grubunda ise ihracat Kasım'da yüzde 9 düşüşle 2,1 milyon Ocak- Kasım döneminde yüzde 11 düşüşle 2,3 milyon adet olarak kaydedildi. İç satışlar Ocak-Kasım döneminde yüzde 15 artışla 8,9 milyon adet oldu. Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Sığın, verilere ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede, " Kasım ayı verilerimize baktığımızda, geçen yılın aynı dönemine kıyasla iç satışlarımızda yüzde 1’lik bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. İhracat rakamlarımız Kasım ayında yüzde 9’luk bir azalma kaydetmiş olmakla beraber, Eylül ayında yüzde 18’lerde olan düşüşün Ekim (yüzde 5) ve Kasım’da dengelenmeye başlamış olması yeni yıla dair umutlarımızı artırıyor. Öte yandan, ihracat ve iç satışlardan oluşan toplam satışlarımızdaki daralma da bu ay 7 ile sınırlı kaldı" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.