SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bddk

Ekometre - Bddk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bddk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Taksitli satışlarda yeni dönem Haber

Taksitli satışlarda yeni dönem

Yeni düzenlemeyle perakende satışlarda uygulama birliğinin sağlanması ve BDDK kararlarının sektöre daha hızlı yansıtılması hedefleniyor. Ticaret Bakanlığı, perakende ticarette taksitli satışlara ilişkin kurallarda değişikliğe gitti. Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelik’te yapılan düzenlemeyle Bakanlığa, konut satışları dışındaki taksitli mal ve hizmet satışlarının sürelerini belirleme yetkisi verildi. Düzenleme kapsamında Bakanlık, ihtiyaç görülmesi hâlinde taksitlendirme sürelerine ilişkin ilave sınırlamalar da getirebilecek. Taksitli satışlarda BDDK uyumu hedefleniyor Düzenlemeyle perakende işletmelerin tüketicilere sunduğu taksitli satışlarda uygulama birliğinin sağlanması amaçlanıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından kredi kartı, alışveriş kredisi ve tüketici finansmanı yoluyla yapılan satışlara yönelik alınan taksit kararlarının, perakende sektöründeki diğer satış yöntemleriyle de uyumlu hâle getirilmesi hedefleniyor. Konut satışları kapsam dışında tutuldu Yeni yetki konut satışlarını kapsamıyor. Ticaret Bakanlığı, konut dışındaki taksitli mal ve hizmet satışlarında uygulanacak süreleri belirleyebilecek ve gerekli gördüğünde ek sınırlamalar getirebilecek. Kararların uygulamaya yansıması hızlanacak Yönetmelik değişikliğiyle BDDK tarafından alınan kararların perakende sektörüne daha hızlı ve etkin biçimde yansıtılması amaçlanıyor. Böylece taksitli satış uygulamalarında ekonomik koşullara ve düzenleyici kararlara bağlı değişikliklerin daha kısa sürede hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bakanlık kararları internet sitesinden duyurulacak Ticaret Bakanlığının yeni yetki kapsamında alacağı kararlar, Bakanlığın resmî internet sitesinde ilan edilecek. Kararlar ayrıca ilgili üst meslek kuruluşlarına iletilecek.

TMSF İranlı Bank Mellat için iflas sürecini başlatıyor Haber

TMSF İranlı Bank Mellat için iflas sürecini başlatıyor

TMSF, bankanın sigortaya tabi mevduatlarının ödenmesinin ardından mahkemeden doğrudan iflas talebinde bulunacağını açıkladı. Türkiye’de 1982 yılından bu yana faaliyet gösteren İran merkezli Bank Mellat’ın İstanbul Türkiye Merkez Şubesi hakkında alınan kararın ardından tasfiye süreci başladı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 18 Eylül 2026 tarihli kararıyla bankanın faaliyet izni kaldırıldı. Karar, 19 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Faaliyet izninin kaldırılmasıyla birlikte Bank Mellat’ın yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildi. Böylece banka hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında yürütülecek tasfiye süreci resmen başlamış oldu. TMSF’den doğrudan iflas başvurusu TMSF, Bank Mellat nezdindeki sigortaya tabi mevduatların ödenmesinin ardından bankanın ilgili mahkemeden doğrudan iflasının talep edileceğini bildirdi. TMSF tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 18/09/2026 tarihli ve 11572 sayılı Kararı ile; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 71’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde Bank Mellat Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi’nin (Bank Mellat) faaliyet izni kaldırılmış ve işbu karar 19/09/2026 tarih ve 33375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu kararla birlikte yönetim ve denetimi TMSF’ye intikal eden Bank Mellat’ın, 5411 sayılı Kanun kapsamında TMSF tarafından yürütülecek tasfiye süreci başlamıştır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümleri gereğince TMSF tarafından Bank Mellat nezdindeki sigortaya tabi mevduatın ödenmesini müteakiben, Bank Mellat’ın ilgili mahkemeden doğrudan iflası talep edilecek. Mahkemece iflasına karar verilmesi halinde iflas tasfiyesi, iflas kararı verilmemesi halinde ise 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlerin infisah ve tasfiyesine ilişkin hükümlerine tabi olmaksızın iradi tasfiyesi TMSF tarafından yürütülecektir.”

Bankacılık sektöründe 7 ayda 596,4 milyar liralık net kar Haber

Bankacılık sektöründe 7 ayda 596,4 milyar liralık net kar

Bankaların toplam kredileri 27,4 trilyon liraya, mevduatları ise 30,9 trilyon liraya ulaştı. Türk bankacılık sektörünün finansal büyüklükleri temmuz ayında da artışını sürdürdü. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) yayımladığı verilere göre, sektörün toplam aktifleri temmuz sonu itibarıyla 53 trilyon 817 milyar 209 milyon liraya çıktı. BDDK, temmuz ayına ilişkin "Türk Bankacılık Sektörünün Konsolide Olmayan Ana Göstergeleri" raporunu yayımladı. Raporda sektörün aktif büyüklüğünün 2025 yıl sonuna kıyasla 6 trilyon 870 milyar 411 milyon lira arttığı görüldü. Krediler 27,4 trilyon liraya yükseldi Bankacılık sektörünün aktifleri içerisinde en büyük kalem olmayı sürdüren kredilerin toplamı temmuz ayında 27 trilyon 448 milyar 319 milyon liraya ulaştı. Menkul değerler toplamı ise 7 trilyon 790 milyar 424 milyon lira olarak kayıtlara geçti. 2025 yıl sonuyla karşılaştırıldığında sektörün toplam aktifleri yüzde 14,6, kredileri yüzde 18,7 ve menkul değerleri yüzde 11,1 oranında arttı. Aynı dönemde kredilerin takibe dönüşüm oranı yüzde 2,86 olarak gerçekleşti. Mevduat 30,9 trilyon lirayı aştı Bankaların en önemli fon kaynaklarından biri olan mevduat da yıl sonuna göre yükseldi. Temmuz itibarıyla toplam mevduat, 2025 yıl sonuna kıyasla yüzde 13,6 artarak 30 trilyon 924 milyar 126 milyon liraya çıktı. Bankaların öz kaynakları 4,6 trilyon liraya ulaştı Sektörün öz kaynak toplamında da artış kaydedildi. Bankaların öz kaynakları, geçen yıl sonuna göre yüzde 11,9 yükselerek 4 trilyon 649 milyar 885 milyon liraya ulaştı. BDDK verilerine göre Türk bankacılık sektörünün temmuz sonu itibarıyla dönem net karı ise 596 milyar 395 milyon lira oldu. Sektörün sermaye yeterliliği standart oranı da yüzde 16,61 olarak gerçekleşti.

Karşılıksız çeklerde alarm tutar 198 milyar liraya çıktı Haber

Karşılıksız çeklerde alarm tutar 198 milyar liraya çıktı

Yılın ilk yedi ayında karşılıksız çıkan çeklerin toplam tutarı 198 milyar liraya ulaşırken, ticari kredilerdeki reel büyümenin zayıflaması şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacını daha önemli hale getiriyor. Türkiye ekonomisinde sıkı finansal koşulların şirketlerin nakit akışı üzerindeki etkisi daha belirgin hale geliyor. Bankaların ticari kredi büyümesinde daha temkinli hareket etmesi ve ticari faaliyetlerdeki yavaşlama, işletmelerin tahsilat sürelerini ve işletme sermayesi ihtiyacını gündeme taşıyor. Yılın ilk yedi ayında karşılıksız çıkan çeklerin toplam tutarının yaklaşık 198 milyar liraya ulaşması, şirketler arasındaki ödeme zincirinde yaşanan sorunların boyutuna ilişkin önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Karşılıksız çek tutarı 198 milyar liraya ulaştı Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre, yılın ilk yedi ayında bankalara ibraz edildiğinde karşılıksız çıkan çeklerin toplam tutarının 198 milyar liraya ulaştığı belirtiliyor. Geçen yılın tamamında bu tutar 128 milyar lira seviyesindeydi. Bu gelişme, özellikle işletmelerin birbirinden olan alacaklarının tahsil edilmesinin ve nakit akışının önemini artırıyor. Bir şirketin müşterisinden tahsilat yapamaması, aynı şirketin kendi tedarikçisine veya bankasına olan yükümlülüklerini yerine getirmesini de zorlaştırabiliyor. Böylece ödeme zincirinde yaşanan sorunlar, tedarik zincirinin diğer halkalarına da yayılabiliyor. Ticari kredilerde reel büyüme zayıfladı Bankacılık sistemindeki kredi koşulları da şirketlerin finansman imkanları açısından belirleyici olmaya devam ediyor. BDDK haftalık verilerine göre ticari kredi hacmi 26 Aralık 2025-31 Temmuz 2026 döneminde yüzde 19,6 artarak 20,7 trilyon liraya yükseldi. Ancak aynı dönemde enflasyonun yüksek seyretmesi, nominal kredi artışının reel olarak sınırlı kalmasına neden oldu. Bu tablo, şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacını yalnızca banka kredileriyle karşılamasını zorlaştırırken, ticari vadelerin önemini artırıyor. Vadeler uzadıkça şirketlerin alacak riski büyüyor Bankacılık kredilerine erişimin daha maliyetli hale geldiği dönemlerde şirketler, müşterilerine daha uzun vadeler sunarak ticari faaliyetlerini sürdürmeye çalışabiliyor. Bu durumda satıcı şirket açısından ticari alacaklar yükselirken, nakdin işletmeye dönüş süresi uzuyor. Özellikle tahsilatın gecikmesi, işletmelerin kendi ödemelerini yapabilmek için ilave finansmana ihtiyaç duymasına yol açıyor. Büyük şirketler güçlü bilançoları sayesinde bu süreci daha uzun süre taşıyabilirken, sermaye yapısı daha sınırlı olan KOBİ'ler açısından tahsilat sorunları daha ciddi bir finansman baskısı yaratabiliyor. Ticarette yavaşlama dikkat çekiyor Ticari faaliyetlerdeki ivme kaybı da şirketlerin nakit akışını etkileyen unsurlar arasında. TÜİK'in Mayıs 2026 verilerine göre ticaret satış hacmi yıllık bazda yüzde 1,4 geriledi. Buna karşılık perakende satış hacmi yüzde 13,7 arttı. Veriler, ticaretin alt kalemlerinde farklılaşan bir görünüm olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle karşılıksız çeklerdeki artışın yalnızca kredi politikasına bağlanması yerine; satış hacmi, finansman maliyetleri, tahsilat süreleri ve şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. KOBİ'ler daha kırılgan Tahsilat süresinin uzaması, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için önemli bir risk oluşturuyor. Büyük işletmeler daha yüksek nakit rezervleri veya alternatif finansman kaynaklarıyla ödeme zincirindeki gecikmeleri daha uzun süre karşılayabilirken, KOBİ'lerde birkaç büyük müşteriden yapılacak tahsilatın gecikmesi bile nakit akışını bozabiliyor. Bu nedenle karşılıksız çeklerdeki yükseliş, yalnızca çek sahiplerinin ödeme gücü açısından değil, şirketler arasındaki ticari alacak zinciri açısından da izlenmesi gereken bir gösterge haline geliyor. Faktoringe olan ihtiyaç artıyor Şirketlerin vadeli alacaklarını daha erken nakde çevirmek için kullandığı faktoring de bu ortamda önem kazanıyor. Faktoring, özellikle bankacılık kredisine erişimin sınırlı veya maliyetli olduğu dönemlerde şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacını karşılamada alternatif bir finansman kanalı olarak öne çıkıyor. Ancak alacakların finansman kuruluşlarına devredilmesi, ticari faaliyetlerdeki tahsilat probleminin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Asıl belirleyici unsur, mal ve hizmet satışından doğan alacağın vadesinde tahsil edilip edilememesi olmaya devam ediyor. Gözler şirketlerin nakit akışında Önümüzdeki dönemde karşılıksız çek verileri, ticari kredi hacmi, satış göstergeleri ve şirketlerin finansal tablolarındaki ticari alacaklar birlikte izlenecek. Özellikle KOBİ'lerde tahsilat sürelerinin uzaması ve işletme sermayesi ihtiyacının artması, finansman koşullarının şirketler üzerindeki baskısının devam ettiğine işaret edebilir. Türkiye'de dezenflasyon süreci devam ederken ticari faaliyetlerin ve kredi koşullarının nasıl şekilleneceği, şirketlerin nakit akışları açısından belirleyici olmaya devam edecek.

Borç yapılandırmada son 1 ay Haber

Borç yapılandırmada son 1 ay

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) aldığı bir karar ile bankalara olan kart ve kredi borçlarının yeniden yapılandırılmasının önünü açmıştı. Yapılandırma başvuru için de 3 aylık bir süre verildi. 29 Ocak'ta alınan bu karar sonrası son başvuru ise 29 Nisan'da son erecek. Borçtan kurtulmak isteyenler için 1 aylık bir süre kalmış durumda. Peki bu yapılandırma nasıl yapılacak. BDDK'nın kararına göre işte yapılandırmanın detayları... Kimler yapılandırmadan yararlanabilecek? Son ödeme tarihinde dönem borcu kısmen ya da tamamen ödenmemiş bireysel kredi kartları ile 29 Ocak 2026'dan önce kullandırılmış ve bu tarih itibarıyla anapara ve/ veya faiz ödemeleri otuz günden fazla gecikmiş ihtiyaç kredilerinin (kredili mevduat hesapları dahil) sahipleri olan vatandaşlar yapılandırmadan yararlanacak. Yapılandırma şartları nasıl belirlendi? Yapılandırma için vade seçenekleri 48 aya kadar çıkartıldı. Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğe göre de uygulanacak akdi faiz oranı, ilan edilen aylık referans oranını aşamayacak. Bu da yüzde 3.11 olarak belirlendi. Daha kısa vade seçilebilecek mi? Sabh'tan Faruk Erdem'in haberine göre, BDDK yapılandırma vadesi olarak 'en fazla 48 ay' sınırı belirledi. Tüketiciler isterlerse daha kısa vadelerde borçlarını bitirebilecek. Böylece daha az faiz ile kısa sürede borçlarından kurtulabilecek. Her tüketici ödeme imkanına göre vade belirleyebilecek. Bankalar hangi işlemleri yapacak? Şartları taşıyan vatandaşlar, borçlu oldukları bankalara müracaat edecekler. Banka kendiliğinden işlem yapmayacak. Başvuru gerekiyor. Bankalar borçlunun istediği vade seçeneğine göre belirlenen faiz oranını uygulayarak borcu taksitlendirecek. Sonra da ödemeler başlayacak. İlk taksit ödendikten sonra vatandaşın kredi riski de kalkmış olacak. Kredi kartında yapılandırılan aylık taksit tutarı, ilgili ayın asgari ödeme tutarına eklenecek. Kredi kartı yeniden yapılandırma borcunun yüzde 50'si ödeninceye kadar ilgili bankaca kart hamiline tahsis edilen kredi kartlarının limiti artırılmayacak. Kredi kartı tekrar kullanılabilecek mi? Yapılandırmadaki kredi kartı limiti olduğu sürece kullanılabilecek. Yeniden yapılandırma tutarının kredi kartı limitini aşması halinde, yapılandırma tutarının kart limitini aşan kısmı, limit aşımı olarak değerlendirilmeyecek. Başvuru süresi ne zaman bitecek? Yapılandırma başvuruları, bankalar üzerinden gerçekleşecek. Yapılandırma için 3 ay içinde başvurmak gerekiyor. Karar tarihi 29 Ocak 2026. Buna göre borçlu vatandaşlar 29 Nisan'a kadar bankalarına başvurabilecek. Bu yüzden tüketiciler için sadece 1 aylık süre kaldı. En az faiz ödeme hangi vadede olacak? Borçlar 48 aya kadar taksitle yapılandırılabiliyor. Ödeme gücü hangi taksite yetiyorsa o vadeyi seçmek daha doğru. Ancak hesaplamalar kısa vadeli yapılandırmanın avantajlı olduğunu gösteriyor. Böylece daha kısa sürede daha az ödeme yaparak borç kapatılabilecek. Vade kısaldıkça ödenecek faiz miktarı da azalıyor. Bu yüzden bütçeler zorlanarak kısa vade seçilmesi tüketicinin avantajına olacak.

Siemens Türkiye’deki finansman seçeneklerini genişletecek Haber

Siemens Türkiye’deki finansman seçeneklerini genişletecek

1997 yılından itibaren finansal kiralama (leasing) hizmeti sunan Siemens Finansal Hizmetler’in deneyimi üzerine inşa edilen Siemens Finansman A.Ş., Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) lisansı ile faaliyet gösterecek ve 500 milyon TL’lik sermaye yapısıyla müşterilerine çok daha geniş kapsamlı ve esnek finansman çözümleri sunacak. Siemens’in ülkemizde hayata geçirdiği yeni finansman yapısı, Türkiye’nin üretim gücüne, sanayi dönüşümüne ve dijitalleşme potansiyeline duyulan stratejik güveni de ortaya koyuyor. Siemens Finansman A.Ş., yazılım, dijital çözümler, servisler ve entegre projeleri kapsayan çok yönlü ve bütünsel bir yapıda kurgulandı. Böylece bu hizmeti alan tüm kurum ve kuruluşlar teknoloji yatırımlarını daha esnek ve planlı finansman modelleriyle hayata geçirme imkânına sahip olacak. Bu hizmet kapsamında özellikle sanayide ve üretimin hemen her aşamasında dijitalleşme, verimlilik artışı ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm yatırımlarının devamlılığını sağlamak amacıyla finansman tarafında daha güçlü bir yapı oluşturuluyor. Yeni yapı ile hizmet alan müşteriler, tedarik ettikleri ürün ve hizmetlerin ödemelerini vadeli olarak gerçekleştirebilecek. Böylece müşterilerin, yatırımlarını devreye aldıktan sonra ödeme planlarını başlatabilmeleri ve nakit akışlarını daha etkin yönetebilmeleri de sağlanmış olacak. Leasing ile desteklenen makine ve ekipman yatırımlarına ek olarak geliştirlen bu modelin, leasing kapsamı dışında kalan dijital çözümleri, yazılım ve bütünleşmiş projeleri kapsaması planlanıyor. Bu yeni finansman modeli ile “Şimdi Al, Sonra Öde” yaklaşımı, Siemens’in bu alandaki küresel vizyonunun Türkiye’deki yansıması olarak şekilleniyor. Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin üretim ekosisteminde sanayiden ileri teknoloji yatırımlarına, üretim altyapısından farklı sektörlere kadar tüm paydaşlar için en temel gerekliliklerden biri sürdürülebilir ve erişilebilir finansman olarak öne çıkıyor. Bu doğrultuda biz de ülkemizin üretim kapasitesine, mühendislik gücüne ve dönüşüm potansiyeline olan inancımız doğrultusunda, müşterilerimizin yatırım kararlarını destekleyecek daha güçlü ve sürdürülebilir bir finansman altyapısını devreye alıyoruz. Siemens Finansman A.Ş., yalnızca finansal bir yapı değil, Türkiye’nin sanayi ve dijital dönüşüm yolculuğuna duyduğumuz güvenin de bir göstergesi. Amacımız, yatırım yapmak isteyen iş ortaklarımızın yanında durarak dönüşüm süreçlerini hızlandırmalarına katkı sağlamak” Siemens Finansman A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Girginer ise yeni yapının işleyişine ilişkin şu bilgileri paylaştı: “500 milyon TL’lik güçlü sermaye yapımızla sürdürülebilir bir finansman kapasitesi oluşturuyoruz. Siemens Finansman A.Ş. aracılığıyla ürün, yazılım, servis ve bütünleşmiş projeleri kapsayan uçtan uca finansman çözümleri sunarak müşterilerimizin yatırım süreçlerini desteklemeyi hedefliyoruz. Mevcut leasing faaliyetleri Siemens Finansal Kiralama A.Ş. çatısı altında devam ederken, Siemens Finansman A.Ş. esnek finansman modelleriyle Siemens ürün ve çözümlerini tamamlayıcı bir rol üstlenecek. Bu iki yapı birlikte, müşterilerin farklı ihtiyaçlarına uygun çözümler sunan bütünleşmiş bir finansman yaklaşımı oluşturacak”. Siemens, Türkiye’deki sanayi ve teknoloji yatırımlarını desteklemeye yönelik bu yeni adımıyla, yalnızca ürün ve hizmet sağlayıcısı değil; aynı zamanda dönüşümün finansal ortağı olma vizyonunu da güçlendiriyor.

BDDK basit şifreleri yasaklıyor Haber

BDDK basit şifreleri yasaklıyor

Yeni düzenleme, gelecek hafta itibarıyla Türkiye genelinde uygulanmaya başlanacak. Enflasyon ve kart kullanımındaki artış Yükselen enflasyonla birlikte kredi ve banka kartı kullanımının hızla artması, hırsızlık vakalarındaki artışı da beraberinde getirdi. Bankaların mevcut güvenlik önlemlerini yetersiz bulması üzerine, BDDK devreye girdi. Basit şifreler yasaklanıyor Yapılan araştırmalar, birçok müşterinin hâlâ basit ve tahmin edilebilir şifreler kullandığını gösterdi. Bu kapsamda, özellikle "1453" ve "1923" gibi yaygın kullanılan şifrelerin yasaklanması planlanıyor. Yeni düzenleme kapsamında yasaklı kombinasyonları kullanan müşteriler, ATM'de ilk işlem sırasında şifrelerini değiştirmeye yönlendirilecek. ATM’lerdeki banknot sıkıntısı ATM'lerde düşük banknot eksikliği nedeniyle yalnızca 200 TL'lik banknotların verilmesi, özellikle büyük şehirlerde vatandaşların sıkıntı yaşamasına sebep oluyor. BDDK'nin amacı, hem kullanıcı güvenliğini artırmak hem de ATM'lerdeki bu tür sorunları en aza indirmek olsa da düşük miktardaki banknotların eksikliği vatandaşların tepkilerine neden oluyor. Yeni banknotlar çözüm olabilir Yeni banknotların tedavüle girmesi, BDDK’nin sorunları çözme çabaları açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Böylece, hem güvenlik önlemleri artırılacak hem de ATM'lerde yaşanan para çekme sıkıntıları önlenmiş olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.