SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bankacılık

Ekometre - Bankacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bankacılık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ATM'den gram altın satışı başladı Haber

ATM'den gram altın satışı başladı

Türkiye'de bankacılık hizmetlerinde dijital dönüşüm yeni bir aşamaya taşındı. Müşteri deneyimini geliştirmeyi hedefleyen bazı bankalar, ATM'ler üzerinden fiziki gram altın satışını pilot olarak başlattı. Uygulama sayesinde vatandaşlar, belirlenen ATM'lerden güvenli ve hızlı şekilde sertifikalı gram altın satın alabiliyor. Uzmanlar, yeni uygulamanın özellikle kuyumcuların kapalı olduğu saatlerde ve acil altın ihtiyacının bulunduğu dönemlerde önemli kolaylık sağlayacağını belirtiyor. ATM'den altın almak nasıl mümkün olacak? Yeni sistem kapsamında altın satışına uygun hale getirilen ATM'lere özel altın modülleri yerleştirildi. Kullanıcılar; banka kartı,kredi kartıveya karekod yöntemiyle ATM'ye giriş yaptıktan sonra "Altın İşlemleri" menüsünden istedikleri gramajı seçebiliyor. Ödeme işleminin tamamlanmasının ardından sertifikalı ve özel ambalajlı gram altın, ATM'nin teslim bölümünden kullanıcıya veriliyor. Güvenlik ön planda Bankalar, sahtecilik riskine karşı kapsamlı güvenlik önlemleri aldıklarını belirtiyor. ATM'lerde satılan altınların; Darphane veya akredite rafineriler tarafından üretildiği,özel güvenlik ambalajı taşıdığı,karekod ve seri numarasıyla takip edilebildiği ifade ediliyor. Bu sayede fiziki altın alımlarında güvenilirliğin artırılması hedefleniyor. İlk etapta pilot uygulama ATM üzerinden gram altın satışı şimdilik büyükşehirlerde bulunan yoğun işlem hacmine sahip belirli noktalarda uygulanıyor. Bankacılık sektörü temsilcileri, kullanıcı talebinin yüksek olması halinde uygulamanın Türkiye genelindeki daha fazla ATM'ye yaygınlaştırılmasının planlandığını belirtiyor. Finansal hizmetlerde yeni dönem Bankalar son yıllarda ATM'leri yalnızca para çekme ve yatırma cihazı olmaktan çıkararak çok daha geniş kapsamlı finansal hizmet merkezlerine dönüştürüyor. Fiziki gram altın satışının da bu dönüşümün son adımlarından biri olduğu değerlendirilirken, uygulamanın hem müşteri deneyimini geliştirmesi hem de altına erişimi kolaylaştırması bekleniyor.

Akbank Genç KOBİ Paketi’ni hayata geçirdi Haber

Akbank Genç KOBİ Paketi’ni hayata geçirdi

Paketin finansman ayağında, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) iş birliğinde, Gençler İş Başında Programı kapsamında sağlanan 50 milyon ABD doları tutarındaki kaynak ve Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti de yer alıyor. Akbank, genç girişimcilerin ve genç liderlerin yönettiği KOBİ’lerin ihtiyaçlarına bütüncül çözümler sunmak amacıyla Akbank Genç KOBİ Paketi’ni geliştirdi. Genç KOBİ’lerin finansmana erişimden danışmanlık ve iş birliği ağlarına kadar farklı alanlardaki ihtiyaçlarını tek bir çatı altında ele alan paket ile Akbank, gençlerin liderliğindeki işletmelerin büyüme, yatırım ve ölçeklenme hedeflerini desteklemeyi amaçlıyor. Akbank Genç KOBİ Paketi; girişimci, KOBİ sahibi veya yönetici olan 18-34 yaş aralığındaki Akbanklılara yönelik olarak tasarlandı. Paket kapsamında finansman çözümlerinin yanı sıra özellikle e-ticaret yapan firmalara yönelik çözüm ortaklıkları ile %55’e varan indirimler sunularak işletmelerin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda tüm ihtiyaçlarına yanıt verilmesi hedefleniyor. Genç KOBİ Paketi’nin finansman ayağında, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğinde, Avrupa Birliği ve Türkiye destekli Gençler İş Başında Programı kapsamında sağlanan kaynak bulunuyor. Akbank, bu program çerçevesinde 50 milyon ABD doları tutarındaki finansmanı gençlerin liderliğindeki işletmelerin kullanımına sunuyor. Böylece, işletmelere teminat bulma konusunda destek olarak finansmana erişimleri için önemli bir destek mekanizması oluşturuyor. Ayrıca Akbank Genç KOBİ Paketi ile avantajlı komisyon oranı ile teminat mektubu, uygun komisyon oranlı ve 6 ay boyunca ücret muafiyetli POS teklifi, yapılan harcamalara Axess Business ile 15 bin TL’ye varan indirim, Wings Business ile 1 milyon Mil Puana kadar ödüllü ticari kredi kartı, 100 bin TL’ye kadar yapılan peşin işlemlere vade farksız 3 taksit imkânı ve avantajlı maaş ödeme programı gibi farklı bankacılık ürünleri sunuluyor. Bankacılık dışı ürün ve hizmetlerde ise KOBİ’lerin hayatını; yapay zekâ müşteri temsilcisi, tek ekran üzerinden birden fazla pazaryeri kontrolü, stok ve fiyat takibi, yapay zekâ tabanlı reklam yönetimi ve yurt dışı kargo hizmetleri ile kolaylaştıracak çözüm ortaklarında %55 varan indirim sağlanıyor. Paket kapsamında genç liderlerin Akbank’ın güçlü iş birliği ağına erişimi de destekleniyor. “Uçtan uca hizmetlerle Genç KOBİ’lerin yanındayız” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, “Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin dinamizmini gençlerin enerjisi, cesareti, yenilikçi bakış açısı ve büyüme iştahı belirliyor. Bugün birçok genç girişimci ve KOBİ lideri güçlü fikirlere, yüksek motivasyona ve büyüme hedeflerine sahip. Ancak finansmana ve sürdürülebilir büyüme için gerekli rehberliğe erişim, bu hedeflerin hayata geçmesinde önemli eşikler oluşturabiliyor. Akbank olarak Genç KOBİ Paketi’ni bu ihtiyaca yanıt vermek üzere hayata geçiriyoruz. Bu paketi gençlerin liderliğindeki KOBİ’lerin büyüme yolculuğunu çok boyutlu destekleyen bir yapı olarak tasarladık. EBRD iş birliğiyle sağladığımız kaynak ve KGF kefaletiyle finansmana erişimin önündeki engelleri azaltırken; danışmanlık, mentorluk, teknik bilgi ve finans dışı hizmetlerle genç liderleri destekliyoruz. Akbank olarak genç girişimcilerin ve KOBİ’lerin yanında yer almayı, kapsayıcı bankacılık yaklaşımımızın en önemli başlıklarından biri olarak görüyoruz. Bu alanda yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.” Genç KOBİ’lere finansman, bilgi ve rehberlik bir arada sunulacak Akbank Genç KOBİ Paketi ile genç liderlerin finansmana daha kolay erişimlerinin sağlanması ve büyüme planlarını hayata geçirmelerinin desteklenmesi hedefleniyor. Paket, özellikle öz kaynakla sınırlı büyümeye çalışan, teminat yetersizliği nedeniyle istediği finansmana ulaşamayan, alternatif kaynak arayışında olan veya ikinci nesil işletmesini ölçeklendirmek isteyen genç girişimciler için önemli bir finansal destek mekanizması sunuyor. Akbank, Genç KOBİ Paketi ile genç liderlerin finans dışı ihtiyaçlarına da çözüm sunarak bütüncül bir platform oluşturacak. Böylece bu işletmelerin uzun vadeli rekabet gücüne ve sürdürülebilir büyüme potansiyeline katkı sunacak. Akbank, gençlerin finansmana erişimini kolaylaştıran ürün ve hizmetleriyle KOBİ ve girişimcilik ekosisteminin sürdürülebilir büyümesini desteklemeye devam edecek.

Borsa İstanbul haftaya yükselişle başladı Haber

Borsa İstanbul haftaya yükselişle başladı

Endeks açılışta yüzde 0,33 değer kazanarak 14.321,44 puana yükseldi. Bankacılık hisseleri pozitif ayrıştı. BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 47,43 puan artışla 14.321,44 puana çıktı. Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,27, holding endeksi ise yüzde 0,34 yükseldi. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 1,07 ile orman, kağıt ve basım olurken, bilişim sektörü yüzde 0,45 ile en fazla değer kaybeden sektör oldu. Jeopolitik gelişmeler yakından izleniyor Küresel piyasalarda Orta Doğu kaynaklı haber akışı fiyatlamalar üzerinde etkisini sürdürüyor. Hafta sonu yaşanan karşılıklı saldırıların ardından İran ile ABD arasında saldırıların durdurulması ve diplomatik görüşmelerin yeniden başlatılmasına yönelik uzlaşı mesajları piyasalarda temkinli iyimserliği destekledi. Açığa satış düzenlemesi devrede Borsa İstanbul'da açığa satış yasağının kaldırılmasının ardından pay piyasasında emir/işlem oranı bugünden itibaren yeniden 5/1 olarak uygulanmaya başladı. Düzenlemenin piyasa işleyişine katkı sağlaması bekleniyor. Gözler ekonomik verilerde Yatırımcılar bugün yurt içinde ekonomik güven endeksi verisini takip edecek. Küresel tarafta ise Avro Bölgesi ekonomik güven endeksi ile ABD'de açıklanacak Dallas Fed imalat sanayi endeksi piyasaların odağında olacak. Analistler teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.400 ve 14.500 puan seviyelerini direnç, 14.100 ve 14.000 puan seviyelerini ise destek olarak değerlendiriyor.

Bankaların %11’i güvenilir yapay zeka yetkinliğine ulaşabildi Haber

Bankaların %11’i güvenilir yapay zeka yetkinliğine ulaşabildi

Bankacılıkta güven bir tercih değil, temel bir gerekliliktir. Ancak bankalar yapay zeka yatırımlarını diğer sektörlere kıyasla daha hızlı artırıyor. Buna rağmen çoğu kurum, bu teknolojiyi güven oluşturacak yönetişim, gözetim ve altyapıdan yoksun şekilde hayata geçiriyor. IDC’nin araştırma verilerine dayanan SAS Veri ve Yapay Zeka Etki Raporu: Güven Esası (The Trust Imperative), sektördeki bu temel çelişkiye dikkat çekiyor. Araştırmada, incelenen dört sektör arasında bankacılık; hem yapay zeka harcamalarında hem de güvenilir yapay zeka uygulamalarının benimsenmesinde kamu, sigorta ve yaşam bilimleri sektörlerini geride bırakıyor. Nitekim bankaların yaklaşık dörtte biri (%23), IDC’nin Güvenilir Yapay Zeka Endeksi’nde en yüksek seviyede yer alıyor. Ancak bu avantajlara rağmen, kurumların büyük çoğunluğu raporun "ideal durum" olarak tanımladığı "yüksek iç güven ve kanıtlanmış güvenilirlik" kombinasyonunun çok uzağında kalıyor. Rapora göre: Bankaların yalnızca %11’i hem kurum içi yapay zekâ güvenini yüksek seviyede tesis edebilmiş hem de somut olarak güvenilirliği kanıtlanmış yapay zekâ sistemlerine sahip. Bankaların yaklaşık yarısı (%47) IDC’nin “güven ikilemi” olarak tanımladığı noktada konumlanıyor. Bu kurumlar ya güven eksikliği nedeniyle güvenilir yapay zekayı yeterince kullanamıyor ya da doğrulanmamış sistemlere aşırı bağımlı hale geliyor. SAS Risk, Dolandırıcılık ve Uyum Çözümlerinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Stu Bradley, konuya ilişkin şunları söyledi: “Güvenilir yapay zeka söz konusu olduğunda bankacılık, bu çalışmadaki tüm sektörlerin önünde yer alıyor. Buna rağmen çoğu bankanın temel hazırlık seviyesi olması gereken noktanın oldukça gerisinde kalıyor. Yaklaşık 10 bankadan 9'u henüz güven algısını somut kanıtlarla hizalayamadı ve her beş bankadan biri hâlâ izole edilmiş (silo) veri yapılarıyla çalışıyor. Yapay zeka hedefleri ile hazırlık seviyesi arasındaki bu boşluğu kapatmak, tüm bankalar için yönetim katında bir öncelik olmalıdır.” Yatırımlar artıyor, ancak temeller hâlâ kırılgan Dünya genelinde 2.375 BT ve iş dünyası liderinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor: Yapay zeka yetkinliklerine yapılan yatırımlar; bu teknolojiyi güvenilir kılan "sorumlu inovasyon" ilkeleri ile yapılan yatırımlarla eşleşmiyor. Tek bir model hatasının bile ağır düzenleyici cezalara yol açabileceği veya müşteri güvenini bir gecede yerle bir edebileceği bu sektörde, söz konusu kopukluk ciddi bir risk arz ediyor. Sorun yatırım eksikliği değil: Bankaların yapay zeka harcama grafiği, araştırmadaki diğer tüm sektörlerin üzerinde seyrediyor. Bankaların %60’ı bu alanda %4 ile %20 arasında bir büyüme beklerken, %12’lik bir kesim çok daha keskin artışlar öngörüyor. Bu ivmeye rağmen, çalışmada şu kritik temel yapısal zayıflıklara dikkat çekiyor: Veri siloları: Bankaların %19’u hâlâ silo veri altyapısıyla faaliyet gösteriyor; bu oran araştırmadaki en yüksek seviye. Yetersiz veri temelleri: Bankaların önemli bir bölümü etkin veri yönetişimi (%45) ve/veya merkezi ya da optimize edilmiş veri altyapısından (%41) yoksun. Yetenek açığı: Kurumların %42’si uzmanlaşmış yapay zekâ yetkinliklerinde eksiklik yaşıyor. Bu sorunları aşmak için bankaların %52’si yapay zekâ mimarisini genişletmeyi, %43’ü ise özel yapay zekâ ekipleri kurmayı veya büyütmeyi planlıyor. Ancak yalnızca %31’i doğrudan yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesine odaklanmayı hedefliyor. Bu da karşı karşıya olunan engellerin teorik değil, doğrudan yapısal olduğunu ortaya koyuyor. IDC Yapay Zeka ve Otomasyon Bölümü Araştırma Direktörü Kathy Lange, “Bankacılık sektörü yapay zekanın potansiyelini açıkça anlıyor, ancak anlamak ile uygulamak aynı şey değil. Güçlü veri mimarileri, yönetişim çerçeveleri ve yetkin insan kaynağı olmadan bankalar, yatırım getirisi (ROI) sağlayamayan projelere kaynak ayırma riskiyle karşı karşıya kalır. Daha da önemlisi, bu durum güven temelini zedeleyebilir.” uyarısında bulundu. Yapay zekada gerçek değer: maliyet değil, inovasyon Rapor, yapay zekânın bankacılıktaki temel değerinin maliyet azaltımı olduğu yönündeki yaygın varsayımı da sorguluyor. Buna karşılık bankacılık sektörü, yapay zekâdan elde edilen değerin ana kaynağı olarak süreç verimliliği yerine ürün ve hizmet inovasyonunu önceliklendiren tek sektör olarak öne çıkıyor. Sektörler arası yatırım getirisi (ROI) verileri de bu yaklaşımı destekliyor. Yapay zekayı müşteri deneyimini iyileştirmek için kullanan kurumlar, yapılan her 1 dolarlık yatırım karşılığında 1,83 dolar ile en yüksek getiriyi elde ediyor. Pazar payını artırmaya odaklananlar 1,74 dolar ile ikinci sırada yer alırken, maliyet tasarrufuna odaklananların getirisi 1,54 dolar ile en düşük seviyede kalıyor. Ayrıca güvenilir yapay zekâyı önceliklendiren kurumların, yapay zekâ yatırımlarından elde ettikleri toplam getiriyi iki katına çıkarma olasılığı %60 daha yüksek. Bankalar aynı zamanda agentic AI (ajan tabanlı yapay zeka) konusunda diğer sektörlere göre daha kararlı adımlar atıyor. Kurumların yaklaşık üçte biri, daha otonom sistemleri desteklemek için güvenilir yapay zeka yatırımlarını artırmayı planlıyor. Ancak yapay zeka sistemleri daha fazla karar verme yetkisi kazandıkça, zayıf yönetişimin doğuracağı sonuçlar da bir o kadar ağırlaşıyor. SAS Global Finansal Hizmetler Direktörü Alex Kwiatkowski ise şunları söyledi: “Düzenleyici kurumlar ve müşteriler süreci yakından takip ediyor. Şu anda bankaların neredeyse yarısı ya doğrulanmamış yapay zekalar kullanıyor ya da onayladıkları teknolojileri hayata geçirmekte tereddüt ediyor,” diyerek ekledi: “Hiçbir banka bu rekabetçi rekabette geri planda kalan oyuncu olmak istemez ancak maliyet tasarrufu tek başına onları yarışta tutmaya yetmeyecektir. Kazananlar; yönetişim, açıklanabilirlik, şeffaflık ve güçlü veri temellerine işi ölçeklendirmeden önce, yani henüz bir şeyler bozulmadan yatırım yapan bankalar olacak.” dedi.

Bankaların takipteki alacak bakiyesi yüzde 85,55 arttı Haber

Bankaların takipteki alacak bakiyesi yüzde 85,55 arttı

Artan takipteki alacak bakiyesine karşılık bankacılık sektörünün takipteki alacak satışları hızlandı ve 18 milyar lirayı aşan satışla rekor kırıldı. Enflasyonla mücadelede uygulanan sıkı para politikası, yükselen faizler ve gerileyen alım gücü vatandaş ile şirketlerin kredi ve kredi kartı ödemelerini olumsuz etkiledi. Bankacılık sektöründe artan takipteki alacaklara karşılık bankaların da takipteki alacak satışları 2024’ten itibaren hızlandı ve bu yıl üçüncü çeyrek itibariyle rekor seviyeye çıktı. Şebnem Turhan'ın haberine göre bankaların ve varlık yönetim şirketlerinin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptıkları bildirimlerden yapılan hesaplamalara göre bu yılın üçüncü çeyreğinde bankaların takipteki alacak satışı 18 milyar lirayı aştı ve bu görülen en yüksek seviye. Üçüncü çeyrek itibariyle alacak satışı 44 milyar liraya dayandı. Toplam takipteki alacak bakiyesi yüzde 85,55 arttı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre eylül sonu itibariyle bankacılık sektöründe toplam takipteki alacak bakiyesi 489 milyar 351 milyon liraya yükseldi. Bu son bir yılda takipteki alacak bakiyesinin yüzde 85,55 arttığını gösteriyor. Geçen yıl eylül sonunda takipteki alacak bakiyesi 263 milyar 719 milyon lira idi. Çeyrekler itibariyle BDDK verilerinden yapılan hesaba göre geçen yıl üçüncü çeyrekte takipteki alacak bakiyesi büyüklüğü 253 milyar 680 milyon lira olurken bu yıl üçüncü çeyrekte 471 milyar 554 milyon liraya çıktı. Geçen yıl üçüncü çeyrekten bu yıl üçüncü çeyreğe takipteki alacak bakiyesi artışı yüzde 85,88 oldu. Hem çeyreklik hem de 9 aylık satış zirvede Takipteki alacak bakiyelerinde bu hızlı yükseliş bankacılık sektöründe takipteki alacak satışlarını da arttırdı. 2023 toplamında sadece 14 milyar 119,5 milyon liralık takipteki alacak portföyü ana para satışı yapan bankacılık sektörü 2024 yılında 40 milyar 731,3 milyon liralık takipteki alacak ana para satışı gerçekleştirdi. 2025 yılının ilk dokuz ayında ise 2024 yılının tamamı geride kaldı ve 43 milyar 721,1 milyar lirayla 44 milyar liraya dayanan takipteki alacak satışı yapılmış oldu. Geçen yılın ilk üç çeyreğinde 32 milyar 51 milyon liralık satış olurken bu yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 36,4 artış gözlendi. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde de tüm yılın en güçlü satışı yapan bankacılık sektörü bu yıl da aynı performansı sergiledi. Geçen yıl üçüncü çeyrekte 17.4 milyar lirayı aşan takipteki alacak satışı yapan bankacılık sektörü bu yılın üçüncü çeyreğinde de 18 milyar lirayı aşan takipteki alacak portföyü satışı ile bir rekora imza attı. Takipteki alacak bakiyesinde payı azaldı Hem takipteki alacak bakiyesi hem de takipteki alacak satışı hızlandı bu yıl. Ama geçen yıla göre takipteki alacak bakiyesinin çok daha hızlı yükselmesi bankacılık sektörünün yaptığı rekor seviyedeki takipteki alacak satışının toplam takipteki alacak bakiyesi içindeki payının 2024’e göre daha düşük kalmasına neden oldu. BDDK verilerinden yapılan hesaplamalara göre geçen yıl üçüncü çeyrekte bankacılık sektörünün yaptığı takipteki alacak satışının toplam takipteki alacak bakiyesi içindeki payı yüzde 6,86 ile oldukça yüksek bir seviyeye çıkarken bu yıl üçüncü çeyrekte yüzde 2,84 seviyesinde gerçekleşti. Bu yılın ilk çeyreğinde takipteki alacak satışının toplam takipteki alacak bakiyesi içindeki payı yüzde 3,05, yılın ikinci çeyreğinde ise yüzde 3,93 seviyelerinde bulunuyordu. Yılsonunda satışlar 55-60 milyar liraya ulaşabilir Gelecek Varlık Yönetimi Genel Müdürü Sezin Ünlüdoğan, bu yıl üçüncü çeyrekte bankaların tahsili gecikmiş alacak portföyü anapara satışlarının 18 milyar TL’yi aştığını vurgulayarak böylece yılın ilk dokuz ayındaki kümülatif anapara satış tutarının 44 milyar TL’ye yaklaştığına dikkat çekti. Yılsonuna kadar bankacılık sektöründe toplam tahsili gecikmiş alacak portföyü anapara satışının 55-60 milyar TL aralığında gerçekleşmesini öngördüklerine işaret eden Ünlüdoğan, “Bu rakamlar nedeni ile bu yılı bankaların proaktif satış stratejilerini hayata geçirdiği ve sektörün ve bizim yatırımlarımızın güçlü olduğu bir yıl olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu. Ünlüdoğan, geçmiş yıllardaki genel trendlere bakıldığında, dördüncü çeyrekte daha yüksek bir satış performansı gözlendiğinin söylenebileceğini dile getirerek ancak, bu yıl halihazırda her çeyrek güçlü satışlar gerçekleştiği için 2025’in son çeyreğinde üçüncü çeyreğe göre satışların yavaşlayabileceğini öngördüklerini söyledi. 980 bin müşteri finansal özgürlüğüne kavuştu Gelecek Varlık Yönetimi Genel Müdürü Sezin Ünlüdoğan 2025 yılının şirketlerinin kuruluşunun 20. yıldönümünü olduğunu ve çeşitli alanlarda ilkleri gerçekleştirdikleri, sektör lideri konumlarını güçlendirdikleri bir yıl olduğunu kaydederek bugüne kadar yaklaşık 980 bin müşteriyi fi nansal özgürlüğüne kavuşturduklarını dile getirdi. Ünlüdoğan, “Sürdürülebilirliğe olan bağlılığımızla tanınan ve fi nansal büyümeyi toplumsal fayda ile birlikte artırmayı hedefl eyen bir varlık yönetim şirketi olma vizyonunu benimsedik. Önümüzdeki dönemde güçlü fi nansal sonuçlarımızı, dijitalleşme yatırımlarımızı ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımımızı bütünleştirerek büyümeye devam edeceğiz. Son çeyreğe girerken hedefi miz; daha fazla müşteriye ulaşarak hem sektörümüze hem de ülke ekonomisine olan katkımızı artırmak” dedi.

Faiz düştü vade kısaldı Haber

Faiz düştü vade kısaldı

Mevduat faizlerindeki gerileme, vade tercihlerini de kısaltmaya başladı. Bankaların 6 ay ve üzeri mevduatlara verdikleri faizler yüzde 30’lara kadar gerilerken daha kısa vadeli dönemler içinse faizler hala yüzde 40 ve üzeri seviyelerinde bulunuyor. Bu da müşterinin uzun vadeden kısa vadeye geçmesine neden oluyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun açıkladığı son verilere göre 2025 Ocak ayında 6-12 ay vadeli mevduat miktarı 289.6 milyar düzeyinde oldu. Eylül 2024 tarihinde bu rakam 647 milyar liraydı. Aylık seyre bakıldığında her ay düzenli olarak gerileme kaydedildiği görüldü. Ekim’de rakam 516 milyar, kasımda 334 milyar ve aralık 2024’te 290 milyar lira oldu. Eylülde hızlandı Nefes'ten Emel Yiğit'in haberine göre kısa vadede ise mevduatlarda artış dikkat çekti. 1-3 ay arası mevduatlar ocak ayında 4 trilyon 785 milyar lira olarak gerçekleşirken, aynı vadede aralık 2024 tarihinde mevduat toplamı 4.7 trilyon oldu. En hızlı hareketin olduğu ay olan eylül ayında 1-3 ay vadeli mevduat toplamı 3.5 trilyon lira olmuştu. Ekimde bu rakam 4.2 trilyon liraya, kasımda da 4.6 trilyon liraya yükseldi. Daha yüksek faiz fırsatlarından yararlanmak isteyenler vade kısaltırken diğer yandan her an koşulların değişebileceği bir dönemde yatırımcının alternatif yatırım araçları fırsatlarını kaçırmak istemediği için de kısa vadeye yöneldiği belirtiliyor. Enflasyon, kur dalgalanmaları veya Merkez Bankası politikaları gibi belirsizlikler yatırımcıların uzun vadeli taahhütlerden kaçınmasına neden oluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.