SON DAKİKA
Hava Durumu

#Avrupa Birliği

Ekometre - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AB’nin sanayi planında Türkiye için kritik viraj Haber

AB’nin sanayi planında Türkiye için kritik viraj

Türk sanayisinin Gümrük Birliği sayesinde Avrupa değer zincirlerine derin biçimde entegre olduğu vurgulanırken, Türkiye’nin kapsam dışında bırakılmasının Avrupa’nın maliyetlerini ve küresel rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Avrupa Birliği’nin sanayi politikasını güçlendirmek ve küresel rekabet gücünü artırmak amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası (Industrial Accelerator Act-IAA), Türkiye açısından kritik bir başlık haline geldi. Avrupa Komisyonu tarafından 4 Mart 2026’da açıklanan yasa teklifi, Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’ndeki yasama sürecinden geçiyor. Teklifte çelik, çimento, alüminyum, otomotiv ve net sıfır teknolojiler gibi stratejik alanlarda “Made in EU” ve düşük karbon şartlarının kamu alımları ile destek mekanizmalarında kullanılması öngörülüyor. Yasanın nihai kapsamı henüz kesinleşmezken, Türkiye’nin AB’nin yeni sanayi politikasında nasıl konumlandırılacağı Ankara ile Brüksel arasındaki temasların önemli gündem maddelerinden biri oldu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın 16-17 Temmuz’da Brüksel’de gerçekleştirdiği temaslarda da Türkiye’nin AB ile 30 yıllık Gümrük Birliği ortaklığının ve mevcut ticari entegrasyonunun dikkate alınması gerektiği vurgulandı. Türkiye üçüncü ülke kategorisinde görülmemeli Türkiye açısından temel argüman, Türk sanayisinin Çin, Hindistan veya diğer üçüncü ülkelerle aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiği üzerine kuruluyor. Yaklaşık 30 yıldır yürürlükte bulunan Gümrük Birliği, Türkiye’nin Avrupa sanayi ve tedarik zincirleriyle güçlü biçimde bütünleşmesini sağladı. Bu nedenle “Made in EU” uygulamasının Türkiye’nin mevcut entegrasyon seviyesini göz ardı edecek biçimde uygulanmasının hem Türk üreticiler hem de Avrupa sanayisi açısından sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. AB Komisyonu’nun Nisan 2026’da verdiği bir yanıtta ise IAA teklifinin Gümrük Birliği’ni değiştirmediği, ayrıca Türkiye gibi AB ile gümrük birliği bulunan ülkelerden gelen ve ilgili koşulları sağlayan içeriğin, teklif kapsamındaki “Union origin” şartları bakımından Birlik menşeli içerikle eşdeğer kabul edildiği belirtildi. “Made in EU” tartışmasında Türkiye detayı Türk iş dünyasının yakından takip ettiği başlıklardan biri de IAA kapsamındaki menşe ve yerli içerik kriterleri. Yasanın nihai metni üzerindeki görüşmeler devam ederken, “Made in EU” yaklaşımının Avrupa’nın üretim kapasitesini güçlendirme amacıyla nasıl uygulanacağı tartışılıyor. Türkiye açısından kritik nokta ise mevcut Gümrük Birliği entegrasyonunun bu kuralların dışında bırakılıp bırakılmayacağı. AB Konseyi’ndeki değerlendirmelerde de “Made in EU” yaklaşımının ithalata bağımlılığı azaltabileceğini savunan ülkelerin yanı sıra, uygulamanın Dünya Ticaret Örgütü kuralları ve değer zincirleri üzerindeki etkilerine ilişkin çekinceler dile getiriliyor. Avrupa sanayisi de maliyetle karşılaşabilir Türkiye’nin kapsam dışında bırakılmasına ilişkin tartışmaların yalnızca Türk üreticiler açısından değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor. Otomotivden makineye, demir-çelikten kimyaya kadar birçok alanda Avrupalı üreticiler Türkiye’deki tedarikçilerle uzun süredir entegre biçimde çalışıyor. Türkiye’nin Avrupa üretim zincirlerinden uzaklaştırılması halinde tedarik maliyetlerinin yükselmesi, teslim sürelerinin uzaması ve tedarik güvenliğinin zayıflaması gibi sonuçların ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle Türkiye’nin Avrupa sanayisi açısından yalnızca bir ihracat pazarı değil, üretim ve tedarik zincirinin tamamlayıcı bir parçası olduğu vurgulanıyor. Otomotivde kritik eşik “Made in EU” tartışmasının en kritik alanlarından biri otomotiv sektörü. IAA kapsamında otomotiv ve diğer stratejik sektörlerde Avrupa üretimini ve yerli içeriği artırmaya yönelik politikalar gündemde bulunuyor. Avrupa otomotiv tedarik sanayisini temsil eden CLEPA da Avrupa’nın rekabet gücünün yalnızca araç montajına değil, parçalar ve kritik teknolojiler dahil olmak üzere tüm değer zincirine bağlı olduğunu vurguluyor. Bu çerçevede Türkiye’nin otomotiv üretimi ve tedarik altyapısı, Avrupa’nın dönüşüm sürecinde önemli bir tamamlayıcı kapasite olarak öne çıkıyor. CLEPA: Rekabet gücünün temeli tedarik zinciri Tartışmalarda öne çıkan çalışmalardan biri, CLEPA tarafından Roland Berger’e hazırlatılan Avrupa otomotiv tedarik zincirinin rekabet gücüne ilişkin analizler oldu. Çalışmalarda Avrupa otomotiv tedarikçilerinin araç değerinin önemli bölümünü oluşturduğu ve küresel rekabet koşullarının Avrupa’daki üretim kapasitesi üzerinde baskı yarattığı belirtiliyor. CLEPA, Avrupa’nın rekabet gücünü koruyabilmesi için yalnızca nihai araç üretimine değil, parçalar, elektronik, yazılım ve diğer kritik bileşenlerden oluşan geniş tedarik zincirine odaklanılması gerektiğini savunuyor. CLEPA’nın değerlendirmelerine göre Avrupa’daki otomotiv tedarikçilerinin oluşturduğu değer, sektörün toplam rekabet gücünde belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle “Made in Europe” politikalarının tedarik zincirinin tamamını dikkate alacak biçimde tasarlanması gerektiği ifade ediliyor. Rekabet montajla sınırlı değil Avrupa otomotiv sanayisinin geleceğine ilişkin tartışmalarda öne çıkan temel başlıklar şöyle sıralanıyor: Araç montajı tek başına yeterli değil: Avrupa’da aracın monte edilmesi kadar kritik parçaların ve teknolojilerin de değer zinciri içinde üretilmesi önem taşıyor.Katma değer tedarik zincirine yayılıyor: Motor, elektronik, güç elektroniği, yazılım ve şasi sistemleri gibi bileşenler rekabet gücünün temel unsurları arasında yer alıyor.Tedarik zinciri korunmalı: Avrupa’nın küresel rekabette güçlü kalabilmesi için yalnızca nihai ürün üretimine değil, üretimin tamamını destekleyen tedarik altyapısına odaklanması gerekiyor.Çin ve ABD rekabeti bütüncül kapasite gerektiriyor: Avrupa’nın küresel rekabette teknoloji, üretim kapasitesi ve tedarik güvenliğini birlikte güçlendirmesi gerekiyor. CLEPA’nın 2026 yılı analizleri de Avrupa otomotiv tedarikçilerinin küresel maliyet ve rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğunu ve Avrupa’daki üretim kapasitesinin korunmasının önemini ortaya koyuyor. “Avrupa duvar örmek yerine zinciri güçlendirmeli” Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Genel Sekreteri Emirhan Silahtaroğlu da Avrupa’nın Çin ve ABD karşısındaki rekabet gücünü koruyabilmesi için Türkiye ile sanayi entegrasyonunu güçlendirmesi gerektiğini belirtti. Avrupa’da son dönemde öne çıkan “Made in EU” yaklaşımının yerine, Türkiye gibi yakın ve entegre üretim merkezlerini de kapsayan “Made with Europe” anlayışının daha rekabetçi bir model oluşturabileceğini ifade eden Silahtaroğlu, Türkiye’nin Avrupa açısından yalnızca bir tedarikçi değil, stratejik bir üretim ortağı olduğunu söyledi. Silahtaroğlu, Çin’in üretim ölçeği ve maliyet avantajı ile ABD’nin teknoloji ve sermaye gücü karşısında Avrupa’nın yakın coğrafyadaki güvenilir üretim merkezlerine ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Türkiye dışlanırsa tedarik süresi uzayabilir Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı, nitelikli iş gücü ve lojistik avantajlarıyla Avrupa otomotiv değer zincirinin önemli bir parçası olduğunu belirten Silahtaroğlu, Türkiye’nin sistem dışına itilmesinin maliyetleri artırabileceği ve tedarik sürelerini uzatabileceği değerlendirmesinde bulundu. Silahtaroğlu, Avrupa’nın Çin karşısındaki rekabet gücünü artırmak için yeni ticari duvarlar oluşturmak yerine mevcut ve güvenilir değer zincirlerini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin ürün çeşitliliği avantajı Türk otomotiv satış sonrası sektörünün yalnızca üretim kapasitesiyle değil, ürün çeşitliliği ve teknik yetkinlikleriyle de Avrupa açısından önemli bir avantaj sunduğunu belirten Silahtaroğlu, Türkiye’nin motor parçaları, fren sistemleri, filtreler, süspansiyon bileşenleri, elektrik-elektronik parçalar ve kablo sistemleri gibi geniş bir ürün grubunda üretim gerçekleştirdiğine dikkat çekti. Silahtaroğlu, hızlı teslimat kabiliyeti, ürün çeşitliliği ve maliyet avantajının Avrupa satış sonrası pazarında tedarik sürekliliğine katkı sağladığını belirterek, Türkiye ile sanayi entegrasyonunun derinleştirilmesinin Avrupa’nın dönüşüm kapasitesini ve küresel rekabet gücünü destekleyeceğini söyledi.

Apple’dan iPhone 18 etkinliği öncesi sürpriz güncelleme Haber

Apple’dan iPhone 18 etkinliği öncesi sürpriz güncelleme

Apple, iPhone 18 ailesine ilişkin merakın arttığı etkinliğin hemen öncesinde iPhone ve iPad kullanıcıları için yeni bir ara güncelleme yayımladı. iOS 26.6.2 ve iPadOS 26.6.2, 8 Eylül'de kullanıma sunuldu. Apple'ın resmi sürüm notlarına göre güncellemenin temel amacı, hücresel bağlantı üzerinden yazılım güncellemesi indirilmesini engelleyen sorunu gidermek. Güncellemede yeni bir güvenlik açığına ilişkin CVE kaydı da yayımlanmadı. iOS 26.6.2 hangi sorunu çözüyor? iOS 26.6.2'nin sürüm notu oldukça kısa. Apple, güncellemenin hücresel bağlantı üzerinden bir yazılım güncellemesinin indirilmesini engelleyen sorunu giderdiğini belirtiyor. Dolayısıyla yeni sürüm kapsamlı bir özellik güncellemesinden çok, belirli bir güncelleme indirme sorununa yönelik düzeltme niteliği taşıyor. iPhone 11 ve sonraki modeller destekleniyor iOS 26.6.2, iPhone 11 ve daha yeni iPhone modelleri için yayımlandı. Apple'ın destek listesinde iPadOS 26.6.2 ise belirli iPad Pro, iPad Air, iPad ve iPad mini modelleri için yer alıyor. Kullanıcılar güncellemeyi Ayarlar > Genel > Yazılım Güncelleme yolunu izleyerek yükleyebiliyor. iOS 26.6.1’den yaklaşık üç hafta sonra geldi Yeni sürüm, iOS 26.6.1'in yayımlanmasından yaklaşık üç hafta sonra geldi. Apple'ın güvenlik güncellemeleri sayfasına göre iOS 26.6.1 ve iPadOS 26.6.1, 17 Ağustos'ta yayımlanmıştı. iOS 26.6.2 ise 8 Eylül'de kullanıma sunuldu. Apple'ın yeni sürümü iPhone etkinliğinin hemen öncesinde yayımlaması dikkat çekse de şirket, iOS 26.6.2'yi iOS 27 için özel bir "köprü" sürümü olarak tanımlamıyor. iPadOS 26.6.2 de yayımlandı Apple, iPhone güncellemesiyle birlikte iPadOS 26.6.2'yi de kullanıma sundu. iPadOS tarafındaki güncelleme de aynı soruna odaklanıyor ve hücresel bağlantı üzerinden yazılım güncellemesi indirilmesini engelleyen hatayı gideriyor. Apple bugün iPhone etkinliğini düzenliyor Apple'ın özel etkinliği 9 Eylül'de saat 20.00'de Türkiye saatiyle gerçekleştirilecek. Şirket etkinliği resmi internet sitesi ve Apple TV uygulaması üzerinden yayınlayacak. Apple, etkinlikte tanıtılacak yeni cihazlara ilişkin tüm ayrıntıları henüz resmi olarak açıklamış değil. iOS 27 için geri sayım başladı Apple, iOS 27'yi 2026 sonbaharında kullanıma sunacağını daha önce duyurdu. Şirketin geliştirici kaynaklarında iOS 27'nin beta sürümleri de yer alıyor. Yeni işletim sisteminin öne çıkan özellikleri arasında yeni nesil Apple Intelligence ve Siri AI bulunuyor. Ancak Apple, Siri AI'ın Avrupa Birliği'nde iOS 27 ve iPadOS 27 ile birlikte kullanıma sunulmasının Dijital Piyasalar Yasası (DMA) nedeniyle ertelendiğini açıkladı. iPhone 18 için hangi özellikler bekleniyor? Yeni iPhone ailesinin ayrıntıları etkinlik öncesinde büyük ölçüde sızıntılar ve sektör analizleri üzerinden şekilleniyor. Bu nedenle fiyat, işlemci, kamera, modem ve diğer teknik özelliklere ilişkin bilgilerin Apple tarafından doğrulanmış resmi bilgiler olmadığı özellikle belirtilmeli. Sektör kaynaklarında iPhone 18 Pro modellerinde yeni nesil işlemci, değişken diyaframlı ana kamera ve daha büyük batarya gibi donanım değişiklikleri bekleniyor. TSMC'nin 2 nanometre üretim süreciyle geliştirilen çiplerin ve yeni nesil modem teknolojisinin kullanılması da beklentiler arasında yer alıyor. iPhone 18 Pro fiyatı ne kadar olacak? iPhone 18 Pro'nun fiyatına ilişkin resmi bir Apple açıklaması bulunmuyor. Sektörel projeksiyonlarda iPhone 18 Pro için 1.099 ila 1.199 dolar arasında bir fiyat öngörülüyor. Ancak bu rakamlar resmi fiyat değil, etkinlik öncesindeki tahminlerden oluşuyor. iPhone 18 Pro Max fiyatı ne kadar olacak? Serinin üst seviyedeki Pro Max modeline ilişkin tahminler de geniş bir aralıkta bulunuyor. Sektör kaynaklarında iPhone 18 Pro Max için 1.319 ila 1.625 dolar arasında fiyat beklentileri dile getiriliyor. Apple'ın resmi fiyatlandırması ise etkinlikle birlikte netleşecek. Standart iPhone 18 için farklı takvim iddiası Sektör analizlerinde standart iPhone 18 modelinin Pro modellerinden farklı bir takvimle piyasaya çıkabileceği öne sürülüyor. Bazı analizlere göre Apple, üst segment Pro modellerini 2026 sonbaharında öne çıkarırken standart iPhone 18 ve daha düşük maliyetli modellerin satışını 2027'nin ilk çeyreğine bırakabilir. Bununla birlikte bu ürün takvimine ilişkin bilgiler de şu aşamada sızıntı ve sektör beklentisi niteliğinde. Apple etkinliğinde tüm detaylar netleşecek Apple'ın 9 Eylül'deki etkinliğiyle birlikte yeni iPhone modellerinin yanı sıra iOS 27'nin çıkış takvimi ve yeni donanımların özellikleri konusunda resmi bilgilerin açıklanması bekleniyor. Şimdilik iOS 26.6.2'nin doğrulanmış yeniliği ise oldukça net: hücresel bağlantı üzerinden yazılım güncellemesi indirilmesini engelleyen sorun giderildi.

Otomotiv ihracatı Ağustosta 2,8 milyar dolar Haber

Otomotiv ihracatı Ağustosta 2,8 milyar dolar

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 11,9 oldu. Yılın ilk sekiz ayında otomotiv endüstrisi ihracatı ise 27,2 milyar dolar barajını aştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, “Euro/TL kur artışı enflasyona göre çok geride kalıyor, satışımız döviz ile ama giderlerimizin önemli bir kısmı TL bazında ve uzun süredir artarak devam eden €/TL ile enflasyon arasındaki fark tüm ihracatçıları olumsuz etkiliyor” dedi. Ağustos ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 208 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın ocak-ağustos döneminde ise tedarik endüstrisi ihracatı 10 milyar 677 milyon dolara ulaştı ve toplam otomotiv ihracatından yüzde 39,2 pay aldı. Ağustos ayında Binek Otomobiller ihracatı 626 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı 521 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı 189 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı 184 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Almanya liderliğini korudu Geçen ay Almanya, 489 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürdü. Birleşik Krallık, 305 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar oldu. Üçüncü büyük pazar Fransa’ya yönelik ihracat ise 288 milyon dolar olarak gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 70 Ağustos ayında Avrupa Birliği Ülkeleri yüzde 70 pay ile Ülke Grubunda ilk sıradaki yerini korudu. AB Ülkelerine ihracat ise 1 milyar 942 milyon dolar oldu. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 13 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer aldı. Yılın ilk sekiz ayı bütününde ise AB ülkeleri yüzde 74 pay ve 20 milyar 60 milyon dolar ihracat ile en önemli pazar konumunu sürdürdü.

EİB'den Ağustos ayında 1 milyar 605 milyon dolarlık ihracat Haber

EİB'den Ağustos ayında 1 milyar 605 milyon dolarlık ihracat

Türkiye’nin ihracatı ise Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 8 artışla 23 milyar 466 milyon dolar oldu. EİB’nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 784 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 4 artışla 19 milyar 129 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Ağustos ayında yüzde 1 artışla 824 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 6 artışla 632 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 38 artışla 148 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 206 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 148 milyon dolarlık ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 121 milyon dolarlık döviz getirerek Ağustos ayında ihracatını en fazla artıran Birlikler oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 11 artışla 175 milyon dolarlık ihracatla Ağustos ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 13 artışla 112 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 3 artışla 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 97 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolar ihracatı kayda aldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 57 milyon dolar, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 35 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 16 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık Ağustos ayında 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını, 87 ülkeye ihracatın artırıldığını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Almanya, ABD ve İspanya en büyük ihraç pazarlarımız olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne ihracatımız yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükselirken, toplam ihracatta AB’nin payı yüzde 53’e ulaştı. Son bir yıllık ihracatımızda ilk kez 19 milyar dolar barajını aşarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaştık. Ağustos ayındaki yüzde 4’lük ihracat artışı potansiyelimizi yansıtmıyor. İhracatımızın ekonomik büyümeye güçlü katkı verebilmesi için çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız gerekiyor.” dedi. İhracatçıların yüksek faiz, enflasyon ve döviz kuru üçgeninde rekabetçiliklerini korumakta zorlandıklarını vurgulayan Öztürk, “Enflasyon yüzde 30’un üzerinde direncini korurken yüksek faizler yatırımcının hareket alanını daraltıyor, döviz kurlarındaki artış ise enflasyonun gerisinde kalıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması gerekiyor.” diye konuştu. “İhracatçının finansmana erişimi güçlendirilmeli” İhracatçının uygun maliyetli finansmana erişiminin kritik hale geldiğine dikkati çeken Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksek faiz-düşük kur sarmalından çıkmamız gerekiyor. Üretimin katma değere ve ihracat gelirine dönüşmesi için ihracatçılarımız uygun finansman modelleriyle desteklenmeli. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayimizin çarklarının dönmesi, istihdamın korunması ve toplumun refahının artması için ihracatımızın yolculuğundaki taşları hep birlikte temizlemeliyiz.”

AB'de dış politika için kritik çağrı Haber

AB'de dış politika için kritik çağrı

Avrupa Birliği'nde dış politika kararlarının alınma biçimine ilişkin reform tartışmaları yeniden gündeme geldi. Almanya, Fransa ve İspanya'nın da aralarında bulunduğu 11 üye ülke, oybirliği kuralının ve veto mekanizmasının ortak hareket kabiliyetini sınırlandırdığı gerekçesiyle karar alma sisteminde değişiklik yapılması çağrısında bulundu. Euronews'in haberine göre Almanya, Fransa, İspanya, Avusturya, Danimarka, Belçika, Finlandiya, Lüksemburg, Hollanda, Romanya ve İsveç tarafından imzalanan ortak mektup, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'a gönderildi. "Meşruiyetimiz var ama gücümüz olmamalı" Mektupta, AB'nin uzlaşı kültürünün Birliğin meşruiyetinin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanarak, mümkün olan her durumda uzlaşma arayışının sürdürülmesi gerektiği belirtildi. Ancak uzlaşının ortak hareket etmeyi engelleyen bir mekanizmaya dönüşmemesi gerektiğine dikkat çekilen mektupta, aksi durumda Birliğin meşruiyete sahip olmakla birlikte siyasi gücünü kullanamayacağı ifade edildi. 11 ülke, özellikle dış politika alanında kararların tek bir üye ülkenin vetosuyla bloke edilmesinin AB'nin uluslararası gelişmelere hızlı ve etkili biçimde yanıt verme kapasitesini zayıflattığı görüşünü ortaya koydu. Dış politikada "yapıcı çekimserlik" önerisi Ortak mektupta, AB'nin karşı karşıya olduğu jeopolitik ortamın önemli ölçüde değiştiği belirtildi. Stratejik rekabetin, artan istikrarsızlığın ve kurallara dayalı uluslararası düzeni zayıflatmaya yönelik girişimlerin Birliğin dış eylemlerini daha karmaşık hale getirdiği ifade edildi. Bu koşullarda AB'nin kendi çıkarlarını savunabilmesinin, sahip olduğu siyasi, ekonomik ve diplomatik ağırlığı kolektif olarak ne kadar hızlı ve etkili biçimde kullanabildiğine bağlı olduğu kaydedildi. Bu nedenle 11 ülke, dış politika kararlarında "yapıcı çekimserlik" uygulamasının daha fazla kullanılmasını önerdi. Ayrıca üye ülkelerin karşılıklı dayanışma ilkesine bağlı kalması, dış politika kararlarının başka ve ilgisiz meselelerle ilişkilendirilmemesi ve oybirliği şartının yerine nitelikli çoğunluk sistemine geçiş için farklı seçeneklerin değerlendirilmesi istendi. AB'nin karar alma sistemi tartışılıyor Dış politika kararlarında reform yapılması gerektiği yönündeki görüş, bazı AB ülkelerinde giderek daha fazla destek buluyor. Eleştirilerin merkezinde, Birliğin dış politika yapısının karmaşık olması ve mevcut karar alma mekanizmalarının değişen jeopolitik koşullara yeterince hızlı uyum sağlayamaması bulunuyor. Bu tartışmalar kapsamında haziran ayında Almanya ve Fransa'nın öncülük ettiği üç farklı seçeneği içeren bir belge basına yansımıştı. Söz konusu seçeneklerden ikisinin AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciliği makamının rolünü zayıflatacağı, birinin ise makamın etkisini artıracağı belirtilmişti. Reform önerileri dışişleri bakanlarının gündeminde AB'nin dış politika karar alma mekanizmasına ilişkin reform önerilerinin, yarın yapılması beklenen gayriresmi AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda ele alınması bekleniyor. Toplantıda özellikle oybirliği kuralının yarattığı sınırlamalar, yapıcı çekimserliğin kapsamının genişletilmesi ve dış politika alanında nitelikli çoğunluk sistemine geçiş seçeneklerinin değerlendirilmesi bekleniyor.

Rusya'nın petrol üretiminde tarihi düşüş Haber

Rusya'nın petrol üretiminde tarihi düşüş

Rafineri altyapısına yönelik saldırılar ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle petrol ürünleri ihracatının da 2026'da 98,5 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Rusya'nın enerji sektöründe savaşın etkileri, hükümetin gelecek yıllara ilişkin petrol üretimi ve ihracatı projeksiyonlarına yansıdı. Bütçe hazırlıklarında kullanılması beklenen yeni taslak tahminler, petrol üretiminde aşağı yönlü revizyona işaret ederken rafineri kapasitesindeki sorunların işlenmiş petrol ürünleri ihracatını da baskılayabileceğini ortaya koydu. 2026 üretim tahmini 494,2 milyon tona çekildi Yeni taslak projeksiyona göre Rusya'nın ham petrol ve gaz kondensatı üretiminin 2026'da 17,2 milyon ton azalarak 494,2 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Söz konusu miktar günlük yaklaşık 9,88 milyon varile karşılık geliyor. Tahminin gerçekleşmesi durumunda Rusya'nın petrol üretimi 2009'dan bu yana en düşük seviyesine inecek. Hükümetin mayıs ayında yayımlanan önceki tahmininde ise 2026 petrol üretiminin 511 milyon ton olması bekleniyordu. 2027-2029 projeksiyonları da aşağı çekildi Rusya'nın 2026-2029 dönemine ilişkin petrol üretim beklentileri de önceki tahminlere göre aşağı yönlü revize edildi. Yeni projeksiyonda 2027 üretiminin 500 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Ancak bu rakam, mayıs ayındaki tahminin 16 milyon ton altında kalıyor. 2028 ve 2029 yılları için petrol üretimi beklentisi ise 505 milyon ton olarak belirlendi. Önceki tahminlerde her iki yıl için 525 milyon ton üretim öngörülüyordu. Buna göre üretimin önümüzdeki yıllarda toparlanması beklense de yeni tahminler, Rusya'nın 2025'te gerçekleştirdiği 511,4 milyon tonluk üretimin altında kalıyor. Rafinerilere yönelik saldırılar baskıyı artırdı Üretim ve petrol ürünleri ihracatındaki aşağı yönlü beklentilerde rafineri altyapısında yaşanan sorunlar önemli rol oynuyor. Ukrayna'nın son aylarda Rus rafinerilerine yönelik yoğunlaştırdığı İHA saldırıları yakıt üretimini olumsuz etkilerken, ülkenin bazı bölgelerinde benzin sıkıntısına da neden oldu. Bunun yanında Avrupa Birliği'nin savaş sonrasında Rus petrolü ve petrol ürünlerinin büyük bölümüne yönelik uyguladığı ithalat yasağı, Rusya'nın geleneksel ihracat kanalları üzerindeki baskıyı artırdı. Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak da haziran ayında petrol üretiminin yıl başından bu yana gerilediğini belirtmiş ve düşüşü rafinerilerdeki plansız bakım çalışmalarına bağlamıştı. Ham petrol ihracatında artış bekleniyor Rafineri kapasitesindeki kayıpların işlenmiş petrol ürünleri üretimini sınırlaması, Rusya'nın daha fazla ham petrol ihraç etmesine neden olabilir. Yeni tahmine göre Rusya'nın ham petrol ihracatı 2026'da 244,7 milyon tona ulaşacak. Ülkenin ham petrol ihracatı 2025'te 230,8 milyon ton seviyesindeydi. 2026 beklentisi, mayıs ayında açıklanan 237,2 milyon tonluk önceki tahminin de 7,5 milyon ton üzerinde bulunuyor. Asya pazarlarının ağırlığı artıyor Ham petrol ihracatındaki artışta Çin ve Hindistan başta olmak üzere Asya pazarlarının etkili olması bekleniyor. Bununla birlikte yeni projeksiyonlar, ham petrol ihracatında 2026 sonrasında düşüş öngörüyor. İhracatın 2027'de 232,5 milyon tona, 2028 ve 2029 yıllarında ise 216,6 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Önceki tahminlerde 2027 için 227,4 milyon ton, 2028 ve 2029 yılları için ise 236,3 milyon ton ihracat öngörülmüştü. Petrol ürünleri ihracatında 27,3 milyon tonluk düşüş İşlenmiş petrol ürünlerinde ise daha sert bir gerileme beklentisi bulunuyor. Rus hükümeti, petrol ürünleri ihracatının 2026'da 27,3 milyon ton azalarak 98,5 milyon tona düşmesini bekliyor. Yeni tahmin, önceki projeksiyonun 24,1 milyon ton altında bulunuyor. 2027'de petrol ürünleri ihracatının 113,1 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Ancak bu seviye de 2025'in yaklaşık 13 milyon ton ve önceki tahminin 21 milyon ton altında kalacak. Yeni projeksiyona göre petrol ürünleri ihracatı 2028'de 134 milyon ton, 2029'da ise 130 milyon ton olacak. Moskova iç piyasayı korumak için ihracatı sınırlıyor Rusya, iç piyasadaki yakıt arzını artırmak amacıyla petrol ürünleri ihracatına yönelik kısıtlamalarını da sürdürüyor. Ülke, benzin ve jet yakıtı ihracatına yönelik kısıtlamaların yanı sıra motorin ihracatını da yasakladı. Yeni projeksiyonlar, rafineri kapasitesindeki sorunlar, saldırılar ve ihracat kısıtlamalarının Rusya'nın enerji dengesini önümüzdeki yıllarda da şekillendireceğine işaret ediyor.

AB'den ChatGPT, Reddit ve Roblox'a yeni düzenleme Haber

AB'den ChatGPT, Reddit ve Roblox'a yeni düzenleme

Aylık kullanıcı sayısı 45 milyonu aşan platformların, yasa dışı içerikler, çocukların güvenliği, temel haklar ve kamu güvenliği gibi alanlardaki sistemik riskleri değerlendirmesi ve azaltması gerekecek. Avrupa Birliği, dijital platformlara yönelik denetimlerini genişletiyor. AB Komisyonu, ChatGPT, Reddit ve Roblox'u Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında çok büyük çevrim içi platform ve arama motoru olarak sınıflandırdı. Komisyonun açıklamasına göre, Birlik sınırları içinde aylık ortalama en az 45 milyon kullanıcıya ulaşan yapay zeka sohbet robotu ChatGPT, "Çok Büyük Çevrim İçi Arama Motoru" kategorisine dahil edildi. Sosyal haber ve tartışma platformu Reddit ile dijital oyun platformu Roblox ise "Çok Büyük Çevrim İçi Platform" olarak sınıflandırıldı. Şirketlere uyum için Aralık 2026'ya kadar süre Yeni sınıflandırma, söz konusu hizmetleri DSA'nın çok büyük çevrim içi platformlar ve arama motorları için öngördüğü ilave yükümlülüklere tabi hale getiriyor. ChatGPT, Reddit ve Roblox'un Aralık 2026 sonuna kadar bu yükümlülüklere uyum sağlaması gerekiyor. Bu kapsamda şirketlerden platformlarında ortaya çıkabilecek sistemik riskleri belirlemeleri ve bunları azaltmaya yönelik önlemler almaları bekleniyor. Yasa dışı içerik ve çocukların güvenliği mercek altında AB'nin yeni denetim çerçevesi, yalnızca yasa dışı içeriklerin yayılmasıyla sınırlı kalmıyor. Şirketlerin çocuklar üzerindeki olumsuz etkiler, kullanıcıların fiziksel ve ruhsal sağlığı, temel haklar, seçim süreçleri ve kamu güvenliğiyle bağlantılı sistemik riskleri değerlendirmesi ve azaltması gerekecek. Düzenlemeyle birlikte platformların söz konusu risklere karşı uyguladığı politikalar ve sistemler de daha yakından incelenebilecek. AB Komisyonunun inceleme yetkisi genişliyor AB Komisyonu, sınıflandırma kararlarıyla birlikte söz konusu hizmetlerin işlevlerini ve bunlarla bağlantılı sistemleri inceleme yetkisine de sahip olacak. Böylece Komisyon, DSA kapsamında getirilen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğini daha kapsamlı biçimde denetleyebilecek. DSA kapsamındaki platform sayısı 28'e çıktı ChatGPT, Reddit ve Roblox'a ilişkin son kararlarla birlikte AB'nin Dijital Hizmetler Yasası kapsamında sınıflandırdığı çok büyük çevrim içi platform ve arama motorlarının toplam sayısı 28'e yükseldi. Yeni sınıflandırmalar, AB'nin özellikle yüksek kullanıcı kitlesine ulaşan dijital hizmetlerde yasa dışı içerik, çocukların korunması, temel haklar ve kamu güvenliği gibi alanlardaki risklere yönelik denetimlerini genişlettiğini ortaya koyuyor.

Euro Bölgesi’nde ekonomik toparlanma sinyali Haber

Euro Bölgesi’nde ekonomik toparlanma sinyali

Euro Bölgesi’nde ekonomik güven ağustosta belirgin şekilde iyileşti. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun iş ve tüketici anketinin sonuçlarına göre, ekonomik güven endeksi aylık bazda 1,3 puan yükselerek 98,4 seviyesine çıktı. Piyasa beklentisinin 97,5 puan olduğu dönemde açıklanan verinin tahminleri aşması, Avrupa ekonomisine ilişkin beklentiler açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendirildi. AB genelinde de güven yükseldi AB genelinde ekonomik güven endeksi ağustosta bir önceki aya göre 1 puan artarak 98,2’ye ulaştı. Euro Bölgesi’nin temmuz ayı ekonomik güven endeksi de daha önce açıklanan 96,9 seviyesinden 97,1’e revize edildi. Böylece hem AB hem de Euro Bölgesi’nde ekonomik güven göstergesi üst üste dördüncü ayda da yükselmiş oldu. Sanayi, hizmetler ve perakendede iyimserlik arttı Ekonomik güven endeksindeki yükselişte özellikle sanayi, hizmetler ve perakende ticaret sektörlerindeki güven artışı etkili oldu. Buna karşılık inşaat sektöründe ve tüketiciler arasında güven göstergeleri büyük ölçüde yatay seyretti. Endeksin 100 puanlık uzun dönem ortalamasına yaklaşması, ekonomik aktörlerin bölge ekonomisine yönelik beklentilerinde kademeli bir iyileşmeye işaret etti. Tüketici güveninde sınırlı toparlanma Tüketici güveni de ağustosta hafif bir yükseliş gösterdi. Euro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi eksi 15,9 seviyesinden eksi 15,5’e yükselirken, AB genelinde endeks eksi 15,1’den eksi 15’e çıktı. Veriler, tüketici tarafındaki toparlanmanın henüz sınırlı kaldığını, buna karşın işletmelerin özellikle sanayi, hizmetler ve perakende sektörlerinde daha olumlu bir görünüm sergilediğini ortaya koydu.

Türk kimya şirketine Avrupa’dan 15/15 tam puan Haber

Türk kimya şirketine Avrupa’dan 15/15 tam puan

Enerji yoğun endüstrilerden kaynaklanan karbondioksitin (CO₂) yakalanarak yüksek katma değerli bir kimyasal olan formik aside dönüştürülmesini amaçlayan FLEX-CIRC-CO₂ projesi, Avrupa Komisyonu tarafından 15/15 tam puanla değerlendirildi. 8 ülkeden 14 ortağın yer aldığı uluslararası konsorsiyumda Koruma Klor Alkali, elektrokimyasal proses geliştirme ve pilot ölçekte elektroliz hücresinin geliştirilmesine katkı sağlayacak. Koruma Klor Alkali, sürdürülebilir üretim teknolojileri, döngüsel ekonomi ve karbon dönüşümü alanlarında yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarını Horizon Europe kapsamındaki yeni bir uluslararası iş birliğine taşıdı. Koruma Klor Alkali’nin ortakları arasında bulunduğu FLEX-CIRC-CO₂ – “Flexible Circular CO₂ Capture and Utilisation Across Energy-Intensive Industries” projesi 36 ay boyunca yürütülecek. Birleşik Krallık, Portekiz, Almanya, Yunanistan, İspanya, İtalya, Avusturya ve Türkiye’den araştırma ve sanayi kuruluşları projede birlikte çalışacak. Karbondioksit aynı proseste değerli bir kimyasala dönüştürülecek FLEX-CIRC-CO₂ projesi ile enerji yoğun endüstrilerden kaynaklanan karbondioksitin (CO₂) yakalanması ve aynı entegre proses içerisinde elektrokimyasal yöntemlerle yüksek katma değerli bir kimyasal olan formik aside dönüştürülmesi hedefleniyor. Projenin temel yeniliklerinden biri, karbondioksit yakalama ve elektrokimyasal dönüşüm süreçlerinin entegre bir platformda bir araya getirilmesidir. Koruma Ar-Ge Merkezi, sahip olduğu elektrokimyasal proses geliştirme ve CO₂ kullanım alanlarındaki bilgi birikimiyle projeye katkı sağlayacak. Merkez, özellikle pilot ölçekte elektroliz hücresinin geliştirilmesi çalışmalarında görev alacak. Avrupa Birliği projelerinde uzun soluklu deneyim Koruma’nın Avrupa Birliği destekli projelerdeki deneyimi önceki yıllara uzanıyor. 2015 yılında Ar-Ge tesisini hayata geçiren şirket, 2018 yılında Horizon 2020 kapsamında kabul edilen projeyle ilk kez Avrupa Birliği destekli bir projede görev aldı. Koruma Klor Alkali, Avrupa Komisyonu’nun CORDIS kayıtlarında Horizon 2020 kapsamında yürütülen USABLE PACKAGING (Sürdürülebilir Biyobozunur Ambalajların Potansiyelinin Ortaya Çıkarılması) projesinin katılımcıları arasında da yer alıyor. Aracı: “Ar-Ge ekibimizin ulaştığı teknik yetkinliğin güçlü bir karşılığı” Koruma Klor Alkali Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, FLEX-CIRC-CO₂ projesinin kabul edilmesini Koruma’nın Ar-Ge yaklaşımı ve uluslararası çalışma vizyonu açısından değerli bir gelişme olarak değerlendirdi. Aracı, şunları söyledi: “Koruma’da Ar-Ge’yi üretim süreçlerimizin, rekabet gücümüzün ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızın merkezinde konumlandırıyoruz. Bilimsel bir çalışmanın sanayide uygulanabilir, ölçeklenebilir ve katma değer üreten bir sonuca ulaşmasını önemsiyoruz. Avrupa Birliği proje deneyimimizin bugün Horizon Europe kapsamında 15/15 tam puanla değerlendirilen FLEX-CIRC-CO₂ projesiyle devam etmesi, Ar-Ge ekibimizin ulaştığı teknik yetkinliğin uluslararası ölçekte güçlü bir karşılığı. Ekibimizin bu başarısından dolayı büyük gurur duyuyoruz. Projede geliştirilecek yenilikçi, entegre karbondioksit yakalama ve dönüşüm sistemiyle daha verimli, kompakt ve ölçeklenebilir çözümler üzerinde çalışılacak. Koruma’nın elektrokimya alanındaki bilgi birikimini Avrupa’nın güçlü araştırma ve sanayi kuruluşlarıyla buluşturan bu iş birliğini, Ar-Ge vizyonumuz ve uluslararası Ar-Ge hedeflerimiz açısından değerli bir adım olarak görüyorum.” Avrupa’nın 93,5 milyar avroluk araştırma ve inovasyon programı 2021-2027 dönemini kapsayan Horizon Europe, Avrupa Birliği’nin araştırma ve inovasyon alanındaki temel finansman programı olarak uygulanıyor. Programın söz konusu dönem için gösterge niteliğindeki bütçesi 93,5 milyar avro. Horizon Europe; iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma, Avrupa’nın rekabet gücünün artırılması ile yeni bilgi ve teknolojilerin geliştirilmesine yönelik araştırma ve inovasyon çalışmalarını destekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.