SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ateşkes

Ekometre - Ateşkes haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ateşkes haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kızıldeniz’de kriz büyüyor Babülmendep tehlikede Haber

Kızıldeniz’de kriz büyüyor Babülmendep tehlikede

Kritik deniz geçişinin güvenliğiyle ilgili endişeler artarken, bölgedeki çatışmaların yeniden geniş çaplı savaşa dönüşmesinden korkuluyor. Yemen’de Husiler ile uluslararası alanda tanınan hükümet güçleri arasındaki çatışmalar, ülkenin batı kıyısında yeniden şiddetlendi. Husilerin stratejik Kızıldeniz liman kenti el-Muha’yı ele geçirmesi, ardından Babülmendep Boğazı’na doğru ilerlemesi, bölgedeki askeri dengeleri değiştirdi. Babülmendep, Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan kritik deniz geçişlerinden biri. Boğaz çevresindeki güvenlik risklerinin artması, yalnızca Yemen’deki çatışmanın taraflarını değil, küresel ticaret ve enerji taşımacılığını da doğrudan ilgilendiriyor. Husiler Babülmendep’e ilerliyor Husilerin son operasyonları, Yemen’in batı kıyısındaki kontrol alanlarını genişletme hedefinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Reuters, Husilerin el-Muha kentini ele geçirmesinin ardından Babülmendep’e yaklaşmasının, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki kritik deniz hattı üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi. Husilerin Haniş Adaları yönünde de ilerlediği aktarılırken, Yemen hükümeti karşı operasyon hazırlığı yapıyor. Husilerin ilerleyişi, 2022’de Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin ardından ülkede yaşanan en ciddi askeri tırmanışlardan biri olarak değerlendiriliyor. El-Muha’nın kontrolü kritik dönüm noktası Kızıldeniz kıyısındaki el-Muha, Babülmendep’e yakınlığı nedeniyle stratejik önem taşıyor. Husilerin kenti ele geçirmesiyle birlikte grubun Kızıldeniz kıyısındaki hareket alanı genişlerken, Babülmendep’e yönelik askeri baskının da arttığı belirtiliyor. Yemen hükümetine bağlı güçlerin ise bazı bölgelerden geri çekilerek yeniden konuşlanmaya çalıştığı bildiriliyor. Husilerin ilerleyişinin bir sonraki hedefleri arasında Babülmendep çevresindeki Dhubab ve Perim Adası bulunuyor. Perim Adası, boğazın ortasında yer alması nedeniyle deniz trafiğinin kontrolü açısından stratejik öneme sahip. Zukur Adası konusunda belirsizlik sürüyor Yerel kaynaklar ve bazı medya kuruluşları adanın Husilerin kontrolüne geçtiğini öne sürerken, bu bilginin tüm taraflarca resmen doğrulandığı söylenemiyor. Daha önce Yemen ordusu, Husi unsurlarının Zukur ve Haniş adalarına yaklaşmaya çalıştığını ve patlayıcı yüklü teknelerin engellendiğini açıklamıştı. Bu nedenle adanın kesin kontrol durumunun sahadaki gelişmelerle birlikte netleşmesi bekleniyor. Yemen hükümeti karşı operasyon hazırlığında Husilerin batı kıyısındaki ilerleyişi karşısında Yemen hükümeti güçlerini yeniden konumlandırıyor. Yemen hükümetine bağlı güçlerin el-Muha ve çevresindeki bazı bölgelerden geri çekilmesinin ardından karşı operasyon hazırlıkları gündeme geldi. Suudi Arabistan da Husi hedeflerine yönelik hava saldırılarını artırdı. Husiler ise operasyonlarının Yemen egemenliğini korumaya yönelik olduğunu savunurken, uluslararası deniz seyrüseferinin güvenli olduğunu ileri sürüyor. Ancak grup, Suudi gemilerine yönelik deniz ablukasının devam ettiğini bildiriyor. Karşılıklı saldırılar çatışmayı büyütüyor Sahadaki gelişmeler yalnızca batı kıyısıyla sınırlı kalmıyor. Husiler, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki hedeflere yönelik hava saldırılarının arttığını belirtirken, Riyad da Husi saldırılarının Suudi Arabistan'daki enerji altyapısını ve çeşitli kentleri hedef aldığını açıklıyor. Son günlerdeki karşılıklı saldırılar, Yemen'deki çatışmanın yeniden ülke sınırlarını aşan daha geniş bir bölgesel krize dönüşebileceği endişelerini artırıyor. “Babülmendep yalnızca Yemen meselesi değil” Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Babülmendep çevresindeki gelişmelerin yalnızca Yemen'in iç meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. El-Alimi, boğazın Kızıldeniz, Süveyş Kanalı ve Hint Okyanusu arasındaki bağlantıyı sağlaması nedeniyle buradaki güvenlik risklerinin doğrudan uluslararası ticareti etkileyebileceğini belirtti. Uluslararası toplumdan Yemen kıyılarındaki devlet kontrolünün yeniden sağlanmasına destek verilmesini istedi. BM’ye acil çağrı Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zube de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne çağrıda bulunarak Husilerin batı kıyısındaki ilerleyişine karşı uluslararası toplumun daha güçlü bir tutum almasını istedi. Yemen yönetimi, çatışmaların siviller açısından yeni bir insani krize yol açabileceği uyarısında bulunurken, Husi güçlerinin İran'dan aldığı destek ve silah akışının kesilmesini talep ediyor. Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg de çatışmaların yeniden tırmanmasının siviller açısından ağır sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulundu. Küresel ticaret için kritik hat Babülmendep Boğazı'nın önemi, Yemen'deki çatışmanın çok ötesine uzanıyor. Kızıldeniz üzerinden Süveyş Kanalı'na ulaşan deniz yolu, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret açısından kritik güzergâhlardan biri. Boğaz çevresinde güvenliğin bozulması halinde gemilerin daha uzun alternatif rotalara yönelmesi, taşımacılık süreleri ve maliyetleri üzerinde baskı oluşturabilir. Husilerin Babülmendep'e doğru ilerleyişi, özellikle daha önce Kızıldeniz'deki Husi saldırıları nedeniyle zaten baskı altında bulunan deniz ticaretinin yeniden ciddi bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya kalabileceği endişesini artırıyor. Reuters, gelişmelerin enerji arzı ve küresel deniz ticareti açısından da risk taşıdığına dikkat çekiyor. 2022 ateşkesi yeniden tehlikede Yemen'de 2022'de sağlanan ateşkes, ülke genelindeki büyük çaplı çatışmaları önemli ölçüde azaltmıştı. Ancak son aylarda yeniden başlayan çatışmalar, bu kırılgan dengeleri bozdu. Husilerin batı kıyısında elde ettiği yeni kazanımlar, hükümet güçlerinin karşı operasyon hazırlıkları ve Suudi Arabistan'ın müdahalesi, Yemen'de savaşın yeniden geniş çaplı hale gelmesi riskini artırıyor. Babülmendep çevresindeki askeri hareketliliğin devam etmesi halinde Yemen'deki iç savaşın yanı sıra Kızıldeniz ticaretinin güvenliği, enerji taşımacılığı ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki baskının da artması bekleniyor.

Altın yeniden yükselişte Haber

Altın yeniden yükselişte

Altın piyasası haftaya yükselişle başladı. ABD ile İran arasında ateşkes sağlanabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi ve jeopolitik risklerdeki gelişmeler, değerli metallere yönelik alımları yeniden artırdı. Haftanın ilk işlem gününde ons altın yaklaşık 4.070 dolar seviyesine yükselirken, gram altın Kapalıçarşı'da 6 bin 200 liranın üzerine çıktı. Sabah saatlerinde gram altın 6.202 TL, çeyrek altın ise 10.126 TL seviyesinden işlem gördü. Finans Analisti Memiş, altındaki yükselişin şimdilik güçlü ve kalıcı bir trendden ziyade, geçen haftaki sert düşüşün ardından gelen tepki alımlarından kaynaklandığını belirtti. Jeopolitik gelişmelerin fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam edeceğini ifade ederek, özellikle ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik girişimlerin ve ateşkes sürecine ilişkin haber akışının altın fiyatlarında sert dalgalanmalara neden olabileceğini söyledi. Kısa vadede ons altında 3.970-4.200 dolar bandının izlenmesi gerektiğini vurgulayan Memiş, 3.970 dolar seviyesinin önemli bir destek, 4.200 doların ise kritik direnç konumunda bulunduğunu dile getirdi. Yılın son çeyreğine yönelik yükseliş beklentisini koruduğunu belirten Memiş, jeopolitik belirsizliklerin devam etmesi halinde güvenli liman talebinin yeniden güçlenebileceğine dikkat çekti. Piyasalarda gözler, önümüzdeki günlerde Orta Doğu'dan gelecek diplomatik açıklamalar ile küresel merkez bankalarının para politikalarına ilişkin mesajlarda olacak. Bu gelişmelerin altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Trump, Ankara'da Zelenskiy ve Şara ile görüşecek Haber

Trump, Ankara'da Zelenskiy ve Şara ile görüşecek

Trump'ın programında NATO oturumları, liderler yemeği ve yoğun diplomasi trafiği yer alıyor. Beyaz Saray Baş Basın Sözcü Yardımcısı Anna Kelly ile ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi Matt Whitaker, telekonferansla düzenledikleri basın toplantısında Trump'ın Ankara programına ilişkin bilgi verdi. Buna göre Trump, salı günü Ankara'ya gelecek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek ve NATO liderler yemeğine katılacak. Çarşamba günü ise NATO Liderler Zirvesi oturumlarının ardından Zelenskiy ve Ahmed Şara ile ayrı ayrı görüşecek. Gündemde Ukrayna ve bölgesel güvenlik var ABD'li yetkililere göre Trump ile Zelenskiy arasındaki görüşmenin ana gündemini Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler oluşturacak. Tarafların ateşkes ve müzakere sürecini yeniden canlandırma olasılığını ele alması bekleniyor. Zirvede ayrıca İran kaynaklı güvenlik riskleri, deniz ticaret yollarının korunması, NATO'da savunma harcamaları, yük paylaşımı ve savunma sanayisinde olası yeni iş birlikleri de öne çıkan başlıklar arasında yer alacak. Yoğun diplomasi trafiği Trump'ın NATO programının ardından basın toplantısı düzenlemesi ve aynı gün Washington'a dönmesi planlanıyor. Ankara Zirvesi'nin, hem NATO'nun gelecek dönem güvenlik politikaları hem de Ukrayna ve Orta Doğu'daki diplomatik süreçler açısından kritik temaslara sahne olması bekleniyor.

Trump’tan İran’a kritik güvenlik mesajı Haber

Trump’tan İran’a kritik güvenlik mesajı

ABD yönetiminin, müzakerelerde yaşanan çıkmaz sonrası yeni askeri seçenekleri değerlendirdiği bildirildi. ABD basınında yer alan haberlere göre Trump, İran’ın son teklifini “tamamen kabul edilemez” olarak nitelendirirken, Beyaz Saray’da üst düzey güvenlik toplantısı gerçekleştirildi. Beyaz Saray’da kritik zirve Toplantıya ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de katıldığı belirtildi. Görüşmelerde, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riski ve İran’a yönelik olası yeni askeri adımların ele alındığı ifade edildi. “Ateşkes kritik seviyede” Trump, İran’ın ABD’nin barış teklifine verdiği yanıtı “çöp” olarak tanımlarken, ateşkes sürecinin ciddi risk altında olduğunu söyledi. ABD Başkanı’nın, İran’ın nükleer programına ilişkin taviz vermemesi halinde baskının artırılacağı mesajını verdiği aktarıldı. İran’dan sert karşılık Iran tarafı ise olası bir saldırıya “güçlü karşılık verileceği” uyarısında bulundu. İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, ülkesinin tüm senaryolara hazır olduğunu belirterek, ABD’nin İran halkının taleplerini kabul etmekten başka seçeneği olmadığını söyledi. Petrol piyasaları alarmda Kriz nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek yeni gerilimlerin enerji piyasalarında endişeyi artırdığı belirtiliyor. Analistler, ABD-İran hattındaki tansiyonun yükselmesinin petrol fiyatlarında yeni dalgalanmalara yol açabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Pekin’den Orta Doğu’ya kritik hamle Haber

Pekin’den Orta Doğu’ya kritik hamle

Orta Doğu’da yükselen savaş gerilimi küresel dengeleri sarsarken, Çin’den dikkat çeken bir diplomatik hamle geldi. Pekin yönetimi, İran ile ABD arasında tırmanan krizin daha büyük bir çatışmaya dönüşmesini önlemek amacıyla diplomasi trafiğini hızlandırdı İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Pekin ziyareti uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, görüşmelerde ateşkes, enerji güvenliği ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim masaya yatırıldı. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin “tam ve kalıcı ateşkes şart” mesajı ise dünya piyasalarında dikkatle takip edildi. ABD ile İran arasında özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden artan tansiyon, petrol piyasalarında da baskıyı artırıyor. Uzmanlara göre Pekin yönetimi, hem enerji arz güvenliğini korumak hem de bölgede arabulucu güç olarak öne çıkmak istiyor. Çin’in son dönemde İran, Pakistan ve Körfez hattında yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği bu stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor. Washington’un bazı Çinli şirketlere yönelik yaptırım kararları sonrası Pekin’in geri adım atmaması ise küresel güç rekabetinin yeni bir boyuta taşındığı yorumlarına neden oldu. Çin’in İran üzerindeki etkisini kullanarak bölgede denge kurmaya çalıştığı belirtilirken, yaklaşan Trump-Şi zirvesi öncesinde diplomatik temasların daha da hızlanması bekleniyor. Analistler, Orta Doğu’daki gelişmelerin sadece bölgesel değil; enerji, ticaret ve küresel enflasyon açısından da kritik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek yeni bir kriz, petrol fiyatlarında sert yükseliş riskini gündemde tutuyor.

Petrol yükselmeye devam ediyor Haber

Petrol yükselmeye devam ediyor

CENTCOM'un yeni saldırı planları hazırladığı ve Tahran'ın misilleme tehdidinde bulunduğu süreçte, Brent petrol %1,11 artışla 111,63 dolar seviyesine ulaştı. Petrol, Perşembe günü oldukça dalgalı geçen bir seansın ardından Cuma günü yükseldi. Cuma günü Brent petrol yüzde 1,11 artışla 111,63 dolara yükselirken, ABD ham petrolünün (WTI) yüzde 0,45 artışla 105,54 dolara çıktı. Bu hareketler, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran savaşına ilişkin askeri eylemler kapsamında Savaş Yetkileri Kararı uyarınca karşı karşıya olduğu 60 günlük süre baskısı altında gerçekleşiyor. 1973 tarihli bu yasaya göre, başkan Kongre’ye asker gönderildiğini bildirdikten sonra, eğer Kongre askeri müdahaleyi onaylamazsa, birlikleri 60 gün içinde geri çekmek zorunda. Ancak Kongre böyle bir onay vermiş değil. Trump yönetimi ise Cuma günü yaptığı açıklamada, üç hafta önce sağlanan ateşkesin iki taraf arasındaki çatışmaları “sona erdirdiğini” savundu. MSNow’a göre bu yorum, Beyaz Saray’ın savaş için Kongre onayı alma zorunluluğundan kaçınmasına olanak sağlayabilir. Bir yönetim yetkilisi, 7 Nisan’da varılan ateşkesten bu yana ABD güçleri ile İran arasında doğrudan bir çatışma yaşanmamasının, 60 günlük sürenin artık geçerli olmadığı anlamına geldiğini belirtti. Yetkili, “Savaş Yetkileri Kararı açısından, 28 Şubat Cumartesi günü başlayan çatışmalar sona ermiştir” dedi. Bu görüş ilk olarak Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından aynı gün Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’ndeki oturumda dile getirildi. Hegseth, ateşkesin fiilen savaşı duraklattığını ifade etti. ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılar başlatmış, Trump ise 2 Mart’ta Kongre’yi resmi olarak bilgilendirerek 60 günlük süreci başlatmış ve 1 Mayıs’ı son tarih olarak belirlemişti. Yasaya göre Trump 30 günlük ek süre talep edebilirdi, ancak milletvekillerine göre böyle bir başvuru yapılmadı. Ateşkese rağmen gerilim yüksek kalmaya devam ediyor. Trump, Çarşamba günü Tahran’a yönelik tehditlerini artırarak, İran bir nükleer anlaşmayı kabul edene kadar ABD’nin uyguladığı ablukayı sürdüreceğini söyledi. Tahran ise ABD İran limanlarına uyguladığı ablukayı kaldırmadıkça Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı reddediyor. Axios’un haberine göre, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Washington ile Tahran arasındaki tıkanan görüşmeleri kırmak amacıyla İran’a yönelik “kısa ve güçlü” bir saldırı planı hazırladı. İki taraf şu anda ateşkes halinde olsa da, İran Devrim Muhafızları’ndan üst düzey bir yetkili, Washington’un saldırıları yeniden başlatması durumunda ABD hedeflerine “uzun ve acı verici saldırılar” düzenleneceği tehdidinde bulundu.

Hürmüz Boğazında ateşkes belirsizliği sürüyor Haber

Hürmüz Boğazında ateşkes belirsizliği sürüyor

İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırıları süresiz olarak durdurduğunu açıklamasının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki denetimini artırdı. Barış görüşmelerine dair net bir ilerleme olmaması ve ateşkesin geleceğine ilişkin belirsizlik sürerken, İran güçleri boğazda iki gemiye el koydu. Bu gelişme, dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği stratejik geçitte tansiyonu yeniden yükseltti. Ateşkes belirsizliği sürüyor İki haftalık ateşkesin sona erip ermeyeceği belirsizliğini korurken, Trump’ın ani açıklamayla ateşkesi uzatma yönünde adım attığı bildirildi. Ancak İranlı yetkililer bu uzatma konusunda herhangi bir anlaşma yapıldığını doğrulamadı. İran’dan abluka eleştirisi İran tarafı, ABD Donanması’nın deniz ticaretine yönelik uyguladığı ablukayı “savaş eylemi” olarak değerlendirdi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, tam ateşkesin ancak ablukanın kaldırılması halinde anlamlı olacağını vurguladı. Hürmüz boğazı açılmayabilir Kalibaf, ateşkes ihlallerinin sürdüğü bir ortamda Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının mümkün olmadığını belirtti. Açıklamada, boğazın kapalı kalmasının küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. İki gemiye el konuldu İran Devrim Muhafızları’nın, Liberya bayraklı Epaminondas ve Panama bayraklı MSC Francesca gemilerine el koyduğu bildirildi. Gemilerin İran kıyılarına kadar eşlik edildiği, izinsiz faaliyet ve navigasyon sistemleriyle oynama suçlaması yöneltildiği aktarıldı. Bölgede gerilim artıyor Aynı bölgede Liberya bayraklı bir başka konteyner gemisine ateş açıldığı ancak geminin hasar almadan yoluna devam ettiği belirtildi. ABD tarafı ise gemilere el konulmasını ateşkes ihlali olarak değerlendirmedi. ABD ablukası genişliyor ABD ordusu, İran’a yönelik abluka kapsamında 30’dan fazla geminin geri döndürüldüğünü açıkladı. Ayrıca Asya sularında İran bayraklı tankerlerin de durdurulduğu ve rotalarının değiştirildiği bildirildi. Petrol fiyatlarında yükseliş Küresel enerji piyasalarında da etkisini gösteren gelişmeler sonrası Brent petrol fiyatı varil başına 100 doların üzerinde kalmaya devam etti. Bu durum, enerji maliyetleri ve enflasyon üzerinde baskıyı artırıyor. Ateşkes için son tarih yok Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ateşkes görüşmeleri için herhangi bir son tarih belirlenmediğini açıkladı. Taraflar arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen temaslardan henüz somut sonuç çıkmadı. Nükleer ve siyasi talepler ABD, İran’dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesini ve nükleer programını sınırlamasını isterken, İran ise yaptırımların kaldırılması, zararların tazmini ve boğaz üzerindeki kontrolünün tanınmasını talep ediyor. Ayrıca İran, bölgedeki diğer çatışmaların da ateşkes sürecine dahil edilmesini şart koşuyor.

Altın yükselir mi? Haber

Altın yükselir mi?

Altın, ABD’nin İran ile ateşkesi uzatma kararı sonrası petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon baskılarını ve uzun süre yüksek faiz beklentilerini hafifletmesiyle çarşamba günü yükseliş kaydetti. Spot altın yüzde 0,9 yükselerek ons başına 4.755,11 dolara çıktı. Bu artış, fiyatların Salı günü 13 Nisan’dan bu yana en düşük seviyeye gerilemesinin ardından geldi. ABD’de Haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 1,1 değer kazanarak 4.772,90 dolara ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin süresinin dolmasına saatler kala İran ile yürütülecek barış görüşmelerine alan açmak için ateşkesi süresiz olarak uzatacağını söyledi. Ancak bu açıklamanın tek taraflı olduğu, İran veya ABD’nin müttefiki İsrail’in bu uzatmayı kabul edip etmediğinin ise net olmadığı belirtildi. Ateşkes iki hafta önce başlamıştı. Bloomberg HT'de yer alan habere göre Marex analisti Edward Meir, “Bu ateşkes uzatmasıyla piyasalar gerilimin azaldığını düşünüyor. Eğer ateşkes sona erer ve çatışmalar yeniden başlarsa dolar güçlenir, petrol ve faizler yükselir; bu da altın fiyatlarını baskılar” dedi. Ateşkes uzatması sonrası hisse senetleri yükseldi, dolar geriledi ve petrol fiyatları düşüşe geçti. Yüksek ham petrol fiyatları, taşıma ve üretim maliyetlerini artırarak enflasyonu körükleyebilir. Altın enflasyona karşı bir koruma aracı olarak görülse de, yüksek faiz oranları getirili varlıkları daha cazip hale getirerek altının cazibesini azaltıyor. "Altının yeniden rekor seviyeleri test etmesini beklemeye devam ediyoruz" Standard Chartered bir notunda, “Fiyat hareketleri Orta Doğu ateşkes haberlerine ve likidite ihtiyacına bağlı kalmaya devam ediyor. Son yükseliş kırılgan ve kısa vadeli bir düzeltme riski taşıyor, ancak değerli metallerde toparlanma ve özellikle altının yeniden rekor seviyeleri test etmesini beklemeye devam ediyoruz” dedi. Bu arada, Kevin Warsh salı günü yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump’a faiz indirimleri konusunda hiçbir taahhütte bulunmadığını söyledi. Warsh, Senato onay süreci kapsamında merkez bankasını yönetirken Beyaz Saray’dan bağımsız hareket edeceğini ve geniş kapsamlı reformlar yapacağını vurguladı. Spot gümüş yüzde 1,5 artışla ons başına 77,84 dolara yükseldi. Platin yüzde 1,5 artarak 2.067,25 dolara, paladyum ise yüzde 1,8 yükselişle 1.560,31 dolara çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.