SON DAKİKA
Hava Durumu

#Arz Güvenliği

Ekometre - Arz Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arz Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Alüminyum stokları 27 yılın en düşük seviyesine indi Haber

Alüminyum stokları 27 yılın en düşük seviyesine indi

Uzmanlar, jeopolitik risklerin ve arz sıkışıklığının sanayi üretiminde maliyet baskısını artırabileceğine dikkat çekiyor. Küresel emtia piyasalarında alüminyum arzına ilişkin endişeler büyüyor. Londra Metal Borsası'na (LME) kayıtlı alüminyum stokları, 24 Temmuz itibarıyla 271 bin 275 tona gerileyerek yaklaşık 27 yılın en düşük seviyesine indi. Veriler, küresel sanayinin temel hammaddelerinden biri olan alüminyumda arz-talep dengesinin giderek sıkılaştığına işaret ediyor. Arz sıkışıklığı stokları eritti Piyasa uzmanlarına göre stoklardaki hızlı düşüşün arkasında, Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerinde oluşturduğu baskı bulunuyor. Olası arz kesintilerine karşı önlem almak isteyen sanayi kuruluşları ve nihai kullanıcılar, ihtiyaçlarını güvence altına almak amacıyla LME depolarındaki metalleri çekmeye devam ediyor. Bu durum, borsa stoklarının hızla erimesine neden olurken, piyasalarda arz güvenliğine ilişkin endişeleri de artırıyor. Küresel tüketimin bir günlük ihtiyacının altında Dikkat çeken bir diğer gelişme ise mevcut LME stoklarının, dünya genelindeki alüminyum tüketiminin bir günlük ihtiyacını dahi karşılayamayacak seviyeye gerilemiş olması. Analistler, bu durumun olası yeni arz kesintilerinde fiyatların çok daha sert hareket etmesine neden olabileceğini değerlendiriyor. Diğer metallerde de gerileme yaşandı LME verilerine göre yalnızca alüminyum değil, birçok sanayi metalinde de stoklar azaldı. Son verilere göre; Alüminyum: 1.500 ton azaldı.Bakır: 3.800 ton geriledi.Çinko: 2.075 ton düştü.Kurşun: 1.050 ton azaldı.Kalay: 375 ton geriledi. Buna karşılık alüminyum alaşımı, kobalt, NASAAC ve nikel stoklarında ise değişiklik yaşanmadı. Sanayi için ne anlama geliyor? Alüminyum; otomotiv, inşaat, savunma, havacılık, beyaz eşya, ambalaj ve yenilenebilir enerji başta olmak üzere birçok stratejik sektörde yoğun olarak kullanılıyor. Stokların tarihi düşük seviyelere gerilemesi halinde; üretim maliyetlerinin artması,sanayi şirketlerinin hammaddeye erişiminin zorlaşması,küresel alüminyum fiyatlarında yukarı yönlü baskının sürmesi,üretici ülkelerin arz politikalarının daha yakından izlenmesi bekleniyor. Gözler jeopolitik gelişmelerde Uzmanlar, alüminyum piyasasının yönünü önümüzdeki dönemde Orta Doğu'daki gelişmeler, enerji maliyetleri ve küresel sanayi talebinin belirleyeceğini ifade ediyor. LME stoklarının 27 yılın en düşük seviyesine inmesi, küresel metal piyasalarında arz güvenliği konusunun yeniden ön plana çıktığını gösterirken, sanayi üreticileri açısından da kritik bir uyarı niteliği taşıyor.

Savaşın AB’ye enerji maliyeti 35 milyar Euro Haber

Savaşın AB’ye enerji maliyeti 35 milyar Euro

AB Komisyonu’nun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, kriz sürecinin başlamasından bu yana Avrupa ülkelerinin enerji için normal seviyelerin yaklaşık 35 milyar euro üzerinde ödeme yaptığını söyledi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde düzenlenen gayriresmi AB enerji bakanları toplantısının ardından konuşan Jorgensen, yaşanan süreci “fosil yakıt krizi” olarak tanımladı. “Avrupa hâlâ kırılgan” Jorgensen, AB’nin 2022’ye kıyasla daha hazırlıklı olduğunu, yenilenebilir enerji kapasitesinin arttığını ve enerji tedarikinin çeşitlendirildiğini belirtti. Ancak küresel piyasalardaki fiyat artışlarının Avrupa ekonomisini hâlâ ciddi şekilde etkilediğini vurguladı. AB’nin fosil yakıtlara bağımlılığını azaltması gerektiğini ifade eden Jorgensen, özellikle sanayi üretimi ve vatandaşların enerji maliyetleri konusunda baskı altında olduğunu söyledi. Jet yakıtı için gözlem merkezi kuruldu AB Komisyonu, olası arz sorunlarını izlemek amacıyla Avrupa’daki jet yakıtı hareketlerini takip edecek özel bir gözlem merkezi kurduğunu duyurdu. Jorgensen, kısa vadede ciddi bir arz güvenliği problemi beklenmediğini ancak Orta Doğu’daki gelişmelerin ve hava yolu şirketlerinin vereceği tepkilerin süreci belirleyeceğini ifade etti. Bazı hava yolu şirketlerinin şimdiden uçuş iptallerine başladığına dikkat çekti. GKRY’den yeni doğal gaz hamlesi GKRY Enerji Bakanı Michael Damianos ise Avrupa’nın ithal fosil yakıtlara bağımlılığının ekonomik ve güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Damianos, Romanya, Yunanistan, Polonya ve GKRY’deki yeni doğal gaz keşiflerinin Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı sağlayabileceğini belirtti. Özellikle GKRY merkezli Kronos sahasında yürütülen görüşmelerin son aşamaya geldiğini ifade eden Damianos, anlaşmanın sağlanması halinde Avrupa pazarına ilk gaz akışının 2027 sonu veya 2028 başında başlayabileceğini açıkladı. Afrodit sahasında ise ilk gaz üretiminin 2030-2031 döneminde başlamasının planlandığı bildirildi. LNG ve enerji güvenliği gündemde AB yetkilileri, küresel LNG piyasasındaki dalgalanmalar ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin Avrupa enerji güvenliği açısından yeni baskılar oluşturduğuna dikkat çekiyor. Birlik, enerji arz güvenliğini artırmak için hem yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmayı hem de yerli doğal gaz kaynaklarını sisteme dahil etmeyi hedefliyor.

YUM-BİR’den küresel masada stratejik temaslar Haber

YUM-BİR’den küresel masada stratejik temaslar

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon öncülüğündeki yaklaşık 20 kişilik heyet, üç gün boyunca küresel sektör temsilcileriyle temaslarda bulunarak Türkiye’nin üretim gücünü ve sektörel önceliklerini uluslararası platformda doğrudan paylaştı. Afyon, konferans kapsamında küresel üretim ve ticaret dengelerine dikkat çekerek, Türkiye’nin uluslararası platformlarda daha aktif rol üstlenme hedefini vurguladı. Küresel temaslar antalya’da zirveye taşınıyor Konferans kapsamında YUM-BİR heyeti, WEO Başkanı Juan Felipe Montoya Muñoz, Başkan Yardımcısı Roger Pelissero ve Genel Sekreteri Julian Madeley ile bir araya geldi. Görüşmelerde, Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek 7. Yumurta Zirvesi’ne WEO yönetimi davet edilirken, Pelissero’nun Eylül ayında WEO Başkanlığı’nı devralmasının ardından zirveye başkan sıfatıyla katılması öngörülüyor. Ayrıca, küresel ölçekte bir WEO toplantısının İstanbul’da gerçekleştirilmesi yönündeki öneri de paylaşılırken, bu yaklaşımın prensipte olumlu karşılandığı ve sürece yönelik çalışmaların başlatılabileceği ifade edildi. Bu temaslar, Türkiye’nin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapma kapasitesini güçlendiren somut bir adım olarak öne çıktı. Afyon: “Türkiye küresel masada daha güçlü” Varşova temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon, “Bu yıl WEO’ya Türkiye’den güçlü bir katılım sağladık. Yaklaşık 20 kişilik delegasyonumuzla hem sektörü yerinde takip ettik hem de aktif temaslarda bulunduk. Küresel ölçekte üretimin güçlü seyrettiği, ancak ticaret akışlarının aynı paralellikte ilerlemediği bir dönemden geçiyoruz. Bu durum birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de iç piyasa dengelerini doğrudan etkiliyor. Bu çerçevede gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, Türkiye’nin uluslararası platformlarda daha etkin bir rol üstlenme iradesini ortaya koydu. Antalya’da düzenlenecek 7. Yumurta Zirvesi ile bu temasları daha ileri taşıyarak somut iş birliklerine dönüştürmeyi hedefliyoruz.” dedi. Küresel gündem: Sürdürülebilirlik ve arz güvenliği ön planda Konferansta üretim, kanatlı sağlığı ve biyogüvenlik başlıkları detaylı şekilde ele alınırken, özellikle sürdürülebilirlik ve arz güvenliği konularının önümüzdeki dönemde belirleyici olacağı vurgulandı. Afyon, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesiyle bu sürecin önemli aktörlerinden biri olduğunu belirterek, yumurtanın erişilebilirliği ve yüksek besin değeriyle stratejik bir protein kaynağı olma özelliğini koruduğunu ifade etti. Ülkeler arası iş birliklerinin güçlendirilmesinin sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu belirten Afyon, Varşova’da kurulan temasların Antalya’da somut çıktılara dönüşmesinin hedeflendiğini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.