SON DAKİKA
Hava Durumu

#Arabuluculuk

Ekometre - Arabuluculuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arabuluculuk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hürmüz için kritik diplomasi Haber

Hürmüz için kritik diplomasi

Associated Press’e konuşan bölgesel ve ABD’li yetkililere göre arabulucular, iki taraf arasında çatışmaların sona ermesini ve boğazın yeniden açılmasını sağlayacak kapsamlı bir anlaşma üzerinde çalışıyor. İran’ın geçen hafta sunduğu ve Hürmüz Boğazı’nın yedi gün içinde yeniden açılmasını öngören teklif ABD Başkanı Donald Trump tarafından kamuoyu önünde reddedilmişti. Buna karşın AP’nin son haberine göre perde arkasındaki arabuluculuk girişimleri devam ediyor. Arabuluculuk trafiği yeniden hızlandı AP’ye konuşan üç bölgesel yetkili ile iki ABD’li yetkili, arabulucuların hem Washington hem de Tahran ile temas halinde olduğunu ve dolaylı müzakerelerin yeniden başlamasının beklendiğini aktardı. Görüşmelerin merkezinde çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden gemi trafiğine açılması bulunuyor. Anlaşmanın ilk aşamasında Hürmüz hedefleniyor Görüşülen taslakta ilk aşamada Hürmüz Boğazı’nın yeniden ulaşıma açılması ve ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının kaldırılması öngörülüyor. Daha sonraki aşamada ise yaptırımların kaldırılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin başlıkların ele alınması planlanıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin geçen hafta açıkladığı teklifte de ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması, İran petrolüne yönelik yaptırımları hafifletmesi ve Lübnan’ı da kapsayan bir ateşkes sağlanması karşılığında Hürmüz’ün yedi gün içinde açılması önerilmişti. Trump teklifi reddetti ancak temas kapısı kapanmadı Trump, İran’ın teklifini kabul etmediğini açıklarken, ABD’li yetkililerin İran ile görüşmeleri sürdürmesi bekleniyor. AP’nin son haberinde de ABD’nin İran’ın teklifini resmi olarak kabul etmediği, ancak arabulucuların yeni bir uzlaşma zemini oluşturmak için çalışmayı sürdürdüğü bildirildi. Nükleer dosya anlaşmanın kilit başlıklarından Washington’ın beklentileri arasında İran’ın nükleer programına ilişkin tavizler de bulunuyor. AP’ye göre ABD tarafı, nükleer müfettişlerin İran’a yeniden erişim sağlaması gibi adımların görüşmelerin bir parçası olmasını istiyor. İran ise Hürmüz’ün açılması karşılığında ABD’nin ekonomik baskıyı hafifletmesini ve nükleer görüşmelerin yeniden başlatılmasını talep ediyor. Tahran’ın son önerisi, Haziran ayında kısa sürede çöken mutabakatın bazı unsurlarını yeniden gündeme getiriyor. Katar arabuluculuk sürecinde öne çıkıyor Diplomatik temaslarda Katar önemli bir arabulucu rolü üstleniyor. Erakçi’nin Katarlı arabulucularla görüşmesi ve ABD’nin yanıtının İran tarafına iletilmesi bekleniyor. İran yönetimi, bundan sonraki adımlarını Washington’dan gelecek resmi yanıta göre belirleyeceğini ifade ediyor. Hürmüz küresel enerji piyasasının odağında Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji ticaretini de etkiliyor. AP’ye göre savaşın başlamasının ardından Körfez ülkeleri petrol ihracatını alternatif güzergâhlara yönlendirmeye çalışırken, taşıma maliyetleri ve enerji piyasalarındaki riskler yükseldi. Brent petrolünün 108 doların üzerine çıkması da Hürmüz’deki belirsizliğin enerji piyasaları üzerindeki etkisini gündemde tutuyor. Babülmendep cephesindeki risk de sürüyor Diplomatik sürecin bir diğer önemli boyutunu Kızıldeniz’in güney girişindeki Babülmendep Boğazı oluşturuyor. AP, İran destekli Husilerin bölgedeki faaliyetlerinin enerji ve deniz taşımacılığı üzerindeki baskıyı artırdığını bildiriyor. İran ise Husilerin kendi talepleri doğrultusunda hareket ettiğini ve Suudi Arabistan ile yaşanan gerilimin ABD-İran çatışmasından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bununla birlikte Tahran, taraflar arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu belirtiyor. Diplomasi sürüyor, anlaşmazlıklar devam ediyor ABD ile İran arasındaki temel anlaşmazlıklar henüz aşılmış değil. Hürmüz Boğazı’nın açılması, ABD ablukasının kaldırılması, petrol yaptırımları, nükleer program ve bölgesel ateşkes başlıkları müzakerelerin ana gündemini oluşturuyor. Trump’ın İran’ın son teklifini reddettiğini açıklamasına rağmen arabulucuların temaslarını sürdürmesi, diplomatik kanalın tamamen kapanmadığını gösteriyor. Ancak AP’nin aktardığına göre taraflar arasındaki önemli görüş ayrılıkları devam ediyor.

ABD ve İran ateşkes uzatması için görüşüyor Haber

ABD ve İran ateşkes uzatması için görüşüyor

Pakistan, tarafları müzakere masasında tutmak için diplomatik girişimlerini devam ettirirken, ateşkesin mevcut sürenin sona ermesinin ardından uzatılmasına ilişkin yeni dönemin ayrıntıları henüz netleşmedi. ABD ile İran arasında İslamabad Mutabakatı kapsamında sağlanan ateşkesin geleceğine ilişkin diplomatik temaslar devam ediyor. Pakistan, iki ülke arasındaki gerilimin yeniden tırmanmasını önlemek ve müzakerelerin sürmesini sağlamak amacıyla arabuluculuk girişimlerini sürdürüyor. İslamabad Mutabakatı, taraflara daha kapsamlı bir anlaşmaya ulaşmaları için 60 günlük bir müzakere dönemi öngörüyor. Pakistan’dan diyalog mesajı Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, tarafları müzakere masasında tutmak için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Andrabi, bölgesel barış ve istikrarın sağlanması amacıyla diplomatik çabaların devam ettiğini ifade ederken, taraflar arasındaki doğrudan ve dolaylı iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine dikkat çekti. Pakistanlı yetkililer, İslamabad Mutabakatı'nın tarafların yeniden müzakere masasına dönmesi için temel çerçeveyi oluşturduğunu belirtiyor. Ateşkesin geleceği görüşmelerde belirlenecek İslamabad Mutabakatı kapsamında 60 günlük süre, ABD ve İran'ın daha kapsamlı bir anlaşmaya ulaşabilmesi için oluşturulmuştu. Mutabakat; ateşkesin yanı sıra Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, nükleer program konusunda müzakerelerin sürdürülmesi ve yaptırımlara ilişkin başlıkların ele alınmasını içeriyor. Tarafların ateşkesin uzatılması konusunda yeni bir düzenlemeye gitmesi halinde bunun mevcut sürenin sona ermesinin ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Borsa Ortadoğu'da barış bekliyor Haber

Borsa Ortadoğu'da barış bekliyor

Yıla oldukça güçlü bir başlangıç yapan ve şubat ayında 14 bin 532 puanla tüm zamanların rekorunu test eden Borsa İstanbul (BIST 100) endeksi, ABD, İsrail ve İran hattında patlak veren çatışmalardan etkilendi. Bölgede jeopolitik gerilimlerin hızla tırmanması küresel risk iştahını baskılarken, tedarik zinciri endişeleri ve petrol fiyatlarındaki sert yükseliş enflasyonist korkuları yeniden alevlendirdi. Yatırımcıların riskli varlıklardan kaçarak güvenli liman arayışına girdiği bu zorlu süreçte, BıST 100 endeksi 13 bin puanın altını görerek satış dalgalarına maruz kalsa da savaşın yarattığı küresel sarsıntıya rağmen Borsa İstanbul’un gelişmekte olan diğer piyasalarla (EM) kıyaslandığında bu şoku nispeten daha az hasarla atlatması dikkat çeken bir diğer unsur oldu. Ekonomi yönetiminin savaşın olası etkilerini sınırlamak adına esnek ve proaktif bir yaklaşım benimsemesi, uygulanan güçlü rezerv yönetimi ve Türkiye’nin süreçteki arabuluculuk adımları, yurt içi piyasaların direncini önemli ölçüde artırdı. Gelişmekte olan birçok ülke borsası artan enerji maliyetleri ve enflasyon baskılarıyla daha derin sarsıntılar yaşarken; Borsa İstanbul, güven veren yatırım ortamı ve alınan önlemlerin katkısıyla süreci rakiplerine kıyasla daha sınırlı kayıplarla ve pozitif bir ayrışmayla yönetmeyi başardı. Borsada yeni rota ne olacak? Piyasalardaki bu tablo, tarafların müzakere masasına oturması ve bölgede kalıcı bir barışın sağlanabileceğine yönelik güçlü sinyallerin gelmesiyle yerini temkinli bir iyimserliğe bırakmaya hazırlanıyor. Diplomatik uzlaşı ile jeopolitik tansiyonun düşmesi durumunda; enerji maliyetleri üzerindeki baskının hafiflemesi, küresel piyasalarda risk iştahının yeniden canlanması ve yabancı fonların Borsa İstanbul gibi gelişmekte olan piyasalara geri dönmesi bekleniyor. Uzmanlar, savaş fiyatlamasının devreden çıkmasıyla birlikte çatışma öncesi seviyelerine doğru kayıplarını telafi eden BıST 100 endeksinin önümüzdeki süreçteki olası yükseliş senaryolarını ve yeni dönemde hangi sektörlerin öne çıkabileceğini İstanbul Ticaret için değerlendirdi. Fiyatlamada ana beklenti petrol Geçtiğimiz 28 Şubat’tan bu yana jeopolitik gelişmelerin piyasalar üzerinde belirleyici bir rol üstlendiğini belirten Gedik Yatırım-Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, haber akışlarına bağlı oynaklığın ciddi şekilde arttığına dikkat çekti. aBD ve İran arasında gündeme gelen ateşkes ihtimalinin piyasalara nefes aldırdığını hatırlatan Bal, BıST 100 endeksinde 14 bin puanın üzerine doğru yaşanan toparlanmanın da bu haberlerle desteklendiğini ifade etti. Bu süreçte takip ettikleri en önemli göstergenin petrol fiyatları olduğunun altını çizen uzman isim, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonist baskı yaratarak merkez bankalarını daha sıkı bir duruşa zorladığını belirtti. Bal, bu durumun zayıflayan faiz indirimi beklentileriyle birleştiğinde gelişmekte olan piyasalardan çıkış eğilimini hızlandırdığını vurguladı. Endekste 15 bin puan hedefi Olası bir diplomatik anlaşma durumunda petrol fiyatlarının nerede dengeleneceğinin kritik bir eşik olacağını ifade eden Onurcan Bal, savaşın sona ermesinin enerji fiyatlarını hemen eski seviyelerine düşürmeyeceğini tahmin ettiğini belirtti. Bölgedeki enerji altyapılarında oluşan hasarın boyutu tam bilinmediği için düşüşün zaman alabileceğini söyleyen Bal, petrolün kademeli de olsa düşüş eğilimine girdiği senaryoda Borsa İstanbul için yeni hedeflerin gündeme geleceğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu: “Böyle bir senaryoda Borsa İstanbul’da özellikle 14 bin 530 civarında bulunan zirve seviyesi aşılabilirse, kısa vadede 14 bin 750-15 bin bölgesine doğru teknik bir hareket söz konusu olabilir.” Ralli için gözler enflasyonda Savaş riskinin ortadan kalkmasının borsada ilk etapta bir toparlanma yaratacağını, ancak soluksuz bir ralliden ziyade kontrollü bir seyir beklediğini belirten Onurcan Bal, savaşın Türkiye’nin dezenflasyon sürecine kaçınılmaz etkileri olduğunu hatırlattı. Merkez Bankası’nın enflasyondaki yüksek seyir nedeniyle mart ayını pas geçtiğini ve bu ay da yüzde 2.5 civarında bir aylık enflasyon beklediklerini söyleyen Bal, yabancı çıkışları ve carry trade pozisyonlarının terse dönmesi ve rezervlerde yaşanan düşüşe de dikkat çekti. Kısa vadede bir faiz indirimi beklemediklerini dile getiren Bal, “Piyasada bu savaşın bitmesiyle ilk fiyatlamalarda bir yükseliş görürüz ama bu yükselişin devamlılığı, tekrar faiz indirim beklentilerinin güçlenmesine bağlı” diye konuştu. Bankacılık ve havacılık öne çıkabilir Jeopolitik gerilimin kalıcı olarak azalmasıyla birlikte Borsa İstanbul’da sektörel rotasyon yaşanacağına işaret eden Onurcan Bal, çatışmaların başlamasıyla en büyük tahribatı faiz indirimlerinin zora girmesi nedeniyle bankacılık, gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) ve havacılık sektörlerinin aldığını belirtti. artan ülke risk priminin (CDS) bankacılığı ekstra baskıladığını söyleyen Bal, barış ihtimalinde yaşanacak değişimi şu sözlerle özetledi: “Riskler yatışırsa bankalar, GYO’lar, havacılık ve holdingler toparlanma anlamında biraz daha öne çıkabilir. Bu süreçte daha kuvvetli kalan savunma ve petrokimya sektöründe ise bu sefer tersi fiyatlamalar görebiliriz.” Bal ayrıca, işlerin iyiye gittiği bir senaryoda telekomünikasyon sektörünün de takip edilebileceğini ekledi. Yabancı için ‘ucuzluk’ fırsatı Bölgede suların durulması ve gıda/enerji kaynaklı risklerin geride kalmasıyla birlikte yabancı yatırımcıların yeniden Türkiye piyasalarına yönelmesini bekleyen Onurcan Bal, yabancı fonların da enflasyon görünümünü ve faiz indirim takvimini yakından izleyeceğini vurguladı. Borsa İstanbul’un son yıllarda dolar bazında sergilediği zayıf performansın yarattığı ucuzluk algısına dikkat çeken Bal, “Dezenflasyon süreci devam ettiği ve Merkez Bankası kademeli faiz indirimlerini sürdürdüğü müddetçe Türk varlıklarına yönelik ilgi korunur” diyerek, barış senaryosunda tahvil ve hisse senedi piyasalarında yabancı girişinin yeniden canlanacağını öngördü. Barış haberiyle yukarı yönlü hareketler hızlanır İran odaklı jeopolitik risklerin son bulmasının Borsa İstanbul’a olumlu yansıyacağını belirten İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, piyasanın yakın zamanda bu senaryoyu test ettiğini vurguladı. Altunsaray, “Aslında bunun ön gösterimini 6-10 Nisan tarihleri arasında Borsa İstanbul tarafında gördük. Ateşkes haberinin gelmesi ve görüşmelerin başlayacağı haberi piyasaya gelince Borsa İstanbul’un hızlı bir şekilde 14 bin puanı geçmesi, jeopolitik risklerin bitmesi ihtimalinde olacak hareketi gösterdi” dedi. Bu süreçte kritik olan noktanın resmi bir barış anlaşmasının imzalanması olduğunun altını çizen uzman isim, “Yeni bir yukarı yönlü ralli hareketinin barış haberi ile gelme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Veriler yükselişi sınırlayarabilir Beklenen barış anlaşması güçlü bir katalizör olsa da Altunsaray, savaşın geride bıraktığı ekonomik tahribatın göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda yatırımcıları uyardı. Çatışmaların küresel piyasalardaki yansımalarını değerlendiren Altunsaray, “Atlanmaması gereken nokta; savaş sebebiyle tedarik zincirleri bozuldu, enerji maliyetleri çok arttı ve bunların da enflasyona bir etkisi olacaktır. Bu sebeple de yükselişin ekonomik veriler gelmeye başladıkça sınırlı kalacağını düşünebiliriz” diye konuştu. Piyasalar için ana odak noktasının zamanla değişeceğini belirten Altunsaray, “Asıl hikayenin bu etkilerin azalmaya başladığı zamanda ortaya çıkacağını düşünüyorum” dedi. İki farklı senaryo Jeopolitik tansiyonun düşmesiyle birlikte Borsa İstanbul’da öne çıkacak sektörleri analiz eden Altunsaray, piyasadaki olası sektörel rotasyonu şu sözlerle özetledi: “Tabii ki burada öne çıkacak sektörler aslında savaşla hızı düşen sektörler olacaktır. Örnek olarak bankacılık, ulaştırma ve holdingleri sayabiliriz. Fakat ekonomik veriler geldikçe bu sektörlerde geri çekilmeler görebiliriz.” Açıklanacak enflasyon verilerinin yaratacağı fırsatlara da dikkat çeken Altunsaray, “Küresel enflasyon riskinden özellikle olumlu etkilenebilecek sektörler olarak telekomünikasyon, perakende ve gıda tarafının ön plana çıkmasını bekleyebiliriz. Bu çerçevede doğru risk yönetimi ile bu sektörlere dikkat edilebilir” şeklinde konuştu. Yabancı ilgisinin güçlü bir şekilde artması için küresel çapta likidite oluşumunun şart olduğunu vurgulayan Altunsaray, “Bunun için de gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının tekrar faiz indirimlerini konuşması veya gevşek politikalar uygulaması kritik olacaktır. Ancak son yaşanan küresel enflasyon riski altında bu ihtimalin daha zamanı olduğunu düşünen taraftayım” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.