SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ar-Ge

Ekometre - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye yapay zekâda küresel sahneye çıkıyor Haber

Türkiye yapay zekâda küresel sahneye çıkıyor

GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül’de İstanbul Fuar Merkezi’nde küresel teknoloji şirketleri, yatırımcılar ve girişimcilik ekosistemini bir araya getirecek. Türkiye, yapay zeka ve dijital teknolojilerde küresel yatırım çekim merkezi olma hedefi doğrultusunda yeni bir uluslararası organizasyona hazırlanıyor. Dünyanın önde gelen teknoloji ve yapay zeka etkinlik ağlarından GITEX’in Türkiye organizasyonu olan GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik, Türkiye ile Avrasya bölgesindeki yapay zeka yatırımları, teknoloji iş birlikleri ve girişimcilik ekosistemini küresel yatırımcılarla buluşturmayı amaçlıyor. Yapay zeka ve veri merkezlerine milyarlarca dolarlık yatırım Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojileri pazarının 2026 yılında 38 milyar dolar seviyesinde olduğu, 2031 yılına kadar 58 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğü belirtiliyor. Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri kapsamında veri merkezleri ve yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlar da artırılıyor. Kamu desteğiyle 3 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi ve özel sektörden 10 milyar dolarlık kaynağın teknoloji yatırımlarına yönlendirilmesi hedefleniyor. Yapay zeka alanında insan kaynağının geliştirilmesi de büyüme stratejisinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye'nin Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli ve 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı yetiştirilmesi hedefleniyor. Girişim ekosistemi yatırım çekiyor Türkiye'nin teknoloji girişimciliği ekosisteminde de yatırım hareketliliği sürüyor. 2026'nın ilk çeyreğinde Türkiye'deki girişimler 559 milyon dolarlık yatırım çekti. Bu tutarın geçen yılın aynı dönemine göre yedi katın üzerinde artış anlamına geldiği belirtiliyor. Türkiye'nin teknoloji altyapısında ise teknoparklar ve Ar-Ge merkezleri önemli bir rol üstleniyor. Ülkede 100'ün üzerinde teknoparkın yanı sıra çok sayıda Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi de Türkiye'de 2025'in üçüncü çeyreği itibarıyla 1.059 aktif yapay zeka girişimi bulunduğunu açıklamıştı. GITEX Ai Türkiye İstanbul’da küresel teknoloji ağını buluşturacak GITEX Ai Türkiye 2026, Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumunu teknoloji ve yatırım alanında avantaja dönüştürmeyi hedefliyor. İki gün sürecek etkinlikte yapay zeka, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri, siber güvenlik, veri merkezleri, fintech, e-ticaret, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim gibi alanlar öne çıkacak. Etkinliğin Türkiye ve Avrasya'da teknoloji yatırımlarını, sınır ötesi iş birliklerini ve girişimlerin uluslararası pazarlara erişimini hızlandırması amaçlanıyor. Küresel teknoloji şirketleri İstanbul’a geliyor GITEX Ai Türkiye 2026'da Google Cloud, HPE, NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji şirketlerinin yanı sıra Türkiye'nin teknoloji ve girişimcilik ekosisteminden şirketlerin de yer alması bekleniyor. Etkinlikte kamu kurumları, yatırımcılar, girişimler, teknoloji şirketleri ve teknoparkların bir araya gelmesi planlanıyor. GITEX'in resmi organizasyon sayfasında da etkinliğin yatırımcılar, girişimler ve teknoloji şirketleri arasında doğrudan bağlantı kurulmasına yönelik özel programlar içereceği belirtiliyor. Google Cloud’dan Türkiye’ye uzun vadeli yatırım Google Cloud'un etkinliğe ana ortak olarak katılması, şirketin Türkiye'deki uzun vadeli teknoloji yatırımları açısından da dikkat çekiyor. Google, Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye'de yeni bir Google Cloud bölgesi kurulmasına yönelik yatırım planını daha önce açıklamıştı. HPE ve NVIDIA da yapay zeka altyapısı ve hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getiren çözümlerle etkinlikte yer alacak. Yatırımcılarla girişimler buluşacak GITEX Ai Türkiye 2026'nın önemli başlıklarından biri de girişimcilik ekosistemi olacak. Etkinlik kapsamında farklı ülkelerden yatırımcıların Türkiye'deki yapay zeka, fintech, oyun, e-ticaret, endüstriyel teknoloji ve derin teknoloji girişimleriyle bir araya gelmesi hedefleniyor. Türkiye'deki teknopark ve inovasyon merkezlerinin de etkinlikte yer almasıyla, yerli girişimlerin uluslararası yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına erişiminin artırılması amaçlanıyor. İstanbul teknoloji yatırımlarının yeni buluşma noktası olmayı hedefliyor GITEX Ai Türkiye'nin İstanbul'da düzenlenmesi, Türkiye'nin teknoloji ekosistemini uluslararası yatırımcılarla buluşturma hedefinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Etkinlik, yapay zeka ve dijital teknolojilerin yanı sıra veri merkezleri, siber güvenlik, bulut bilişim, fintech ve ileri üretim gibi alanlarda yeni yatırım ve iş birliği fırsatlarının oluşturulmasını hedefliyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek.

İlaç devlerinden 400 milyar dolarlık birleşme hamlesi Haber

İlaç devlerinden 400 milyar dolarlık birleşme hamlesi

Gerçekleşmesi halinde anlaşma, son yılların en büyük ilaç sektörü birleşmelerinden biri olacak. Financial Times'ın ilk olarak gündeme getirdiği ve Reuters'ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, AstraZeneca ile Bristol Myers Squibb arasında olası bir birleşmeye yönelik ön temaslar gerçekleştirildi. Ancak görüşmelerin halen devam edip etmediği veya resmi bir sürece dönüşüp dönüşmeyeceği henüz netlik kazanmadı. Yaklaşık 400 milyar dolarlık dev oluşum İki şirketin birleşmesi halinde ortaya çıkacak yapının piyasa değerinin yaklaşık 400 milyar dolar seviyesine ulaşacağı belirtiliyor. Böyle bir anlaşma, 2020 yılından bu yana ilaç sektöründeki en büyük birleşme olarak kayıtlara geçecek. Her iki şirket de özellikle kanser tedavilerine yönelik güçlü ilaç portföyleriyle öne çıkıyor. Bu nedenle olası birleşmenin, küresel ilaç sektörünün rekabet dengelerini önemli ölçüde değiştirebileceği değerlendiriliyor. Hisselerde sert hareket Birleşme iddialarının ardından Londra Borsası'nda işlem gören AstraZeneca hisseleri yaklaşık yüzde 7 değer kaybederek FTSE 100 endeksinin en fazla gerileyen hissesi oldu. Buna karşın Bristol Myers Squibb hisselerinde yükseliş görüldü. Analistler temkinli yaklaşıyor Piyasa uzmanları, AstraZeneca'nın son yıllarda güçlü büyüme performansı sergilediğine dikkat çekerek böylesine büyük bir satın almanın stratejik gerekliliğini sorguluyor. Ayrıca iki şirketin özellikle onkoloji alanındaki benzer ürün portföyleri nedeniyle anlaşmanın ABD, İngiltere ve Avrupa'daki rekabet otoritelerinin kapsamlı incelemesine tabi tutulabileceği belirtiliyor. Resmi açıklama yapılmadı Reuters'ın haberine göre AstraZeneca konu hakkında yorum yapmazken, Bristol Myers Squibb cephesinden de resmi bir açıklama gelmedi. Görüşmelerin sonuçlanacağına ilişkin herhangi bir kesinlik bulunmuyor ve tarafların anlaşmaya varmadan süreci sonlandırabileceği ifade ediliyor. Bu haber uluslararası piyasalarda bugün en çok konuşulan şirket haberlerinden biri. Görselini hazırladığımda, iki şirketin genel merkezlerini ve ilaç Ar-Ge laboratuvarı atmosferini çağrıştıran, aydınlık, premium görünümlü, yazısız bir kompozisyon kullanmanızı öneririm.

BTSO’nun hizmet kalitesine 7 yıldızlı tescil Haber

BTSO’nun hizmet kalitesine 7 yıldızlı tescil

TOBB 2026 Akreditasyon Sertifika Töreni, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla Ankara’daki TOBB İkiz Kuleler Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Yenilenen sistem kapsamında Türkiye’de ilk kez verilmeye başlanan 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaya hak kazanan 4 oda ve borsadan biri olan BTSO, 60 bini aşkın üyesine sunduğu hizmetlerin kalitesini ve kurumsal gelişim anlayışını en üst seviyede tescilledi. Burkay: “Dönüşüm Yolculuğumuzun Güçlü Bir Sonucu” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, törende yaptığı değerlendirmede, 7 yıldızlı akreditasyon belgesini almaktan büyük gurur duyduklarını belirtti. Başarının 2013 yılından bu yana kararlılıkla sürdürdükleri dönüşüm çalışmalarının sonucu olduğunu ifade eden Burkay, şunları kaydetti: “Yenilenen TOBB Akreditasyon Sistemi kapsamında en üst seviye olan 7 yıldızlı akreditasyonu almaya hak kazanan 4 oda ve borsadan biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, 2013 yılından bu yana kararlılıkla sürdürdüğümüz dönüşüm yolculuğunun, üyelerimizi merkeze alan hizmet anlayışımızın, yenilikçi projelerimizin ve kurumsal gelişim vizyonumuzun güçlü bir sonucudur.” Burkay, elde edilen başarıda emeği bulunan BTSO çalışanlarını tebrik ederek, belgenin 60 bini aşkın BTSO üyesi ve Bursa iş dünyası için hayırlı olmasını diledi. Türkiye’deki oda ve borsa sisteminin gelişimine öncülük eden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na da teşekkür eden Burkay, akreditasyon sisteminin uluslararası ölçekte örnek gösterilen bir yapıya dönüşmesinde Hisarcıklıoğlu’nun ortaya koyduğu vizyonun önemli rol oynadığını vurguladı. Hisarcıklıoğlu: “Şehrinizi Marka Yapmak İçin Liderliği Siz Üstleneceksiniz” TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da törende yaptığı konuşmada, 11’i ilk kez olmak üzere 73 oda ve borsaya akreditasyon sertifikası verildiğini söyledi. Akreditasyon sisteminin oda ve borsaların kurumsal dönüşümünde temel bir rol üstlendiğini belirten Hisarcıklıoğlu, sistem sayesinde kurumların kendilerini geliştirdiğini, yeni projeler ürettiğini ve uluslararası iş birlikleri kurduğunu ifade etti. Oda ve borsaların bugüne kadar 2 bin 750 projeyi hayata geçirdiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, 30’dan fazla ülkedeki oda ve borsalarla ortak çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi. Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların uluslararası yarışmalarda ödüller kazandığına işaret ederek, şöyle konuştu: “Akreditasyon sistemi sayesinde oda ve borsalarımız kendilerini dönüştürüyor ve geliştiriyor, proje üretiyor, yurt dışına açılıyor, illerine ve ilçelerine kaynak sağlıyor. Yaptıkları projelerle dünyadaki oda ve borsaların katıldığı yarışmalarda ödül alıyorlar, dünya şampiyonu oluyorlar. Oda ve borsalarımız, girişimcilerimize en iyi şekilde hizmet üreten ve sunan merkezler haline geldi.” Şehirlerin markalaşma sürecinde oda ve borsalara önemli sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “İlin ve ilçenin kanaat önderleri sizlersiniz. Şehrinizi marka yapmak için liderliği de sizler üstleneceksiniz. Camiamıza ve girişimcilerimize rehberlik edeceksiniz.” ifadelerini kullandı. Akreditasyon Sistemine Yeni Standartlar Eklendi Hisarcıklıoğlu, değişen ekonomik ve ticari şartlara uyum sağlanması amacıyla TOBB Akreditasyon Sistemi’nin standartlarının yenilendiğini belirtti. Yeni sistemde e-ticaret, tedarik zinciri, AR-GE faaliyetleri, sosyal sorumluluk, yerel değerlerin tanıtımı, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm gibi alanların değerlendirme kapsamına alındığını bildiren Hisarcıklıoğlu, daha önce kullanılan A, B ve C sınıfı kategorilerinin yerine 4, 5, 6 ve 7 yıldızlı puanlama sistemine geçildiğini kaydetti. Bolat: “Akreditasyon Modeli İslam Ülkelerine de Yayılıyor” Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise TOBB tarafından yürütülen akreditasyon çalışmalarının, Türkiye genelindeki oda ve borsaların hizmet kalitesini ve çalışma disiplinini geliştirmeyi hedeflediğini söyledi. Akreditasyon sisteminin meslek kuruluşlarının kurumsal kapasitesini güçlendirdiğini belirten Bolat, modelin Türkiye sınırlarını aşarak İslam ülkelerindeki ticaret odaları tarafından da örnek alınmaya başladığını ifade etti. Küresel ekonomide korumacılık eğilimlerinin arttığına ve dijital dönüşümün rekabet koşullarını değiştirdiğine dikkati çeken Bolat, Türk sanayisinin üretim ve ihracat gücünün korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Bolat, Türkiye’nin ticari diplomasi faaliyetleri ile uluslararası ticaret müzakerelerini TOBB ve özel sektör kuruluşlarıyla yakın iş birliği içinde sürdürdüğünü belirterek, oda ve borsaların iş dünyasına rehberlik eden güçlü kurumlar haline gelmesinin Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunduğunu kaydetti. BTSO, 60 Bini Aşkın Üyesine Sunduğu Hizmeti Tescilledi TOBB Akreditasyon Kurulu Başkanı Faik Yavuz’un da akreditasyon sisteminin oda ve borsaların kurumsal kapasitesine sağladığı katkılara ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu programın sonunda, belge almaya hak kazanan kurumlara sertifikaları takdim edildi. Toplam 289 oda ve borsanın akreditasyon sürecini tamamladığı sistemde BTSO, en üst seviye olan 7 yıldızlı akreditasyon belgesiyle Bursa iş dünyasına sunduğu hizmetlerin kalitesini bir kez daha ulusal ölçekte tescillemiş oldu. BTSO’nun elde ettiği 7 yıldızlı akreditasyon; üyelerini merkeze alan hizmet yaklaşımının, kurumsal gelişim çalışmalarının, yenilikçi projelerinin ve sürdürülebilir dönüşüm vizyonunun önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Kale Grubu'ndan geleceğe yatırım Haber

Kale Grubu'ndan geleceğe yatırım

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’ın da katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi ile Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı'nın açılışı gerçekleştirildi. Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarıyla geleceğin rekabetine bugünden hazırlandıklarını vurgulayarak, teknoloji üretme kapasitesinin temelinde bilgi üretme kültürü ile insana yapılan uzun soluklu yatırımın yer aldığını belirtti. Kale Grubu, 69. kuruluş yıldönümünü Çan'daki Kaleseramik tesislerinde düzenlenen Geleneksel Seramik Bayramı'nda çalışanları, iş ortakları ve paydaşlarıyla birlikte kutladı. Çan’daki Kaleseramik tesislerinde düzenlenen törene, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Çanakkale kent protokolü, kamu ve özel sektör temsilcileri de katıldı. Törende Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi ile Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı hizmete alınırken, grubun teknoloji, Ar-Ge, yüksek katma değerli üretim ve insan odaklı gelişim vizyonu paylaşıldı. Zeynep Bodur Okyay: “69 yıldır bilgiye, Ar-Ge'ye ve insana yatırım” Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, Kale'nin teknoloji üretme kapasitesinin temelinde yalnızca yatırımların değil, bilgi üretme kültürü ile insan kaynağına yapılan uzun soluklu yatırımın bulunduğunu söyledi. Ar-Ge'yi hiçbir zaman yalnızca bir bölüm olarak görmediklerini belirten Okyay, şöyle konuştu: "Teknolojiyi satın alabilirsiniz. Makineyi satın alabilirsiniz. Ama bilgi üretme kabiliyetini satın alamazsınız. Bilgi ancak öğrenilerek üretilir, denenerek geliştirilir, sabırla korunur ve zamanla kurumsal bir hafızaya dönüşür. İşte bu nedenle Ar-Ge'yi hiçbir zaman yalnızca bir bölüm olarak görmedik. Ar-Ge, Kale'nin düşünme biçimidir." dedi. Kalesinterflex'te yüksek katma değerli üretim kapasitesi arttı Kale Grubu'nun yüksek katma değerli ürün segmentindeki rekabetçiliğini artıracak önemli adımlardan biri olan Kalesinterflex 2. Hat Tevsi Yatırımı Seramik Bayramı kapsamında devreye alındı. Bu yeni üretim hattı sayesinde, Kaleseramik'in 3mm inceliğindeki büyük ebatlı porselen plaka üretim kapasitesi yüzde 44 artarak 2,4 milyon metrekareye ulaşacak. Bu yatırımla birlikte Kalebodur'un toplam porselen plaka üretim kapasitesi 5,6 milyon metrekarenin üzerine çıkarken, şirket, 100x300 cm'den 162x323 cm'ye uzanan büyük ebat seçenekleri ve 2 ila 20 mm arasındaki kalınlık alternatifleriyle farklı kullanım alanlarına yönelik geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi açıldı Törende, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın’ın katılımıyla, açılışı yapılan bir diğer yatırım ise Seramik Teknolojileri Öncül Ar-Ge Merkezi oldu. Kale'nin Ar-Ge alanındaki 50 yılı aşkın birikimi üzerine inşa edilen ve TÜBİTAK 1515 Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programı kapsamında beş yıl boyunca yaklaşık 125 milyon TL destek almaya hak kazanan merkez, Türkiye'de seramik teknolojileri alanında lazer, mikrodalga ve fonksiyonel dijital mürekkep geliştirme konularında ilk ve öncü laboratuvar olma özelliğini taşıyor. Merkezde dijital baskı teknolojileri, yeni nesil fonksiyonel yüzeyler, çevreci üretim yöntemleri ve ileri proses teknolojileri üzerine çalışmalar yürütülecek. 2030 yılına kadar altı patente ulaşmayı hedefleyen merkezin açılışında konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, “Bu merkezin gerçek başarısının yetiştireceği araştırmacılarla, mühendislerle ve bilim insanlarıyla ölçüleceğine inanıyoruz. Bu anlayışla oluşturacağımız araştırma ekibinde kadın istihdamını önceliklendiriyor, merkezimizde yüzde 60 kadın istihdam oranını hedefliyoruz” dedi. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın “TÜBİTAK olarak, ülkemizin bilim, teknoloji ve yenilik ekosistemini güçlendirecek stratejik programlar yürütüyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz 1515 Öncül Ar-Ge Laboratuvarları Destekleme Programı ile sanayi, üniversite ve kamu arasında bütüncül bir araştırma ağı kurarak ülkemizi küresel bir çekim merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Dünyanın önde gelen seramik üreticileri arasında yer alan Kaleseramik’in kurduğu bu Öncül Ar-Ge Laboratuvarı, seramikte ileri malzeme ve yenilikçi imalat teknolojilerine odaklanarak sektörün yeşil dönüşümüne ve dışa bağımlılığın azaltılmasına önemli katkılar sunacaktır. Enerji ve su verimliliğinden nitelikli insan kaynağına, patentlerden uluslararası iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede değer üretecek bu laboratuvarın, Türkiye’nin küresel bilim ve teknoloji arenasındaki konumunu daha da güçlendireceğine yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Savunma ve havacılıkta teknoloji odaklı büyüme sürüyor Kale Grubu, Yapı Grubu şirketlerinde gerçekleştirdiği teknoloji ve Ar-Ge odaklı dönüşümü, savunma ve havacılık alanındaki faaliyetleriyle desteklemeye devam ediyor. Grup, geliştirdiği yerli turbojet motorlarıyla Türkiye'nin savunma sanayiindeki teknoloji yetkinliğini güçlendirirken, jet motoru ihracatına yönelik 10'dan fazla ülkeyle görüşmelerini sürdürüyor. Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda iki yeni jet motorunun geliştirme çalışmaları devam ederken, yakın zamanda bünyesine kattığı Kale ANDAR ile elektromekanik sistemler alanındaki yetkinliklerini de güçlendirerek Türkiye'nin kritik sistemleri geliştirme kabiliyetine katkı sunuyor. Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, savunma ve havacılık faaliyetlerinin Grubun dönüşüm vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek, "Savunma ve havacılık bizim için yeni bir alan değil; yaklaşık kırk yıllık mühendislik birikimimizin ileri teknolojilere taşınmasıdır. Türkiye'nin ilk yerli jet motorunu geliştiren, bu ürünle ilk ihracatı gerçekleştiren savunma şirketi olmak bizim için hiçbir rakamla ölçülemeyecek bir gurur. Savunma ve havacılıkta gerçek başarı, kısa vadeli kazanımlarla değil; yıllar içinde inşa edilen teknoloji yetkinliği ve sürdürülebilir mühendislik kabiliyetiyle mümkün oluyor." dedi Seramik Bayramı geleneği devam ediyor Kale kültürünün en önemli buluşmalarından biri olan Seramik Bayramı kapsamında bu yıl da çalışanlar, aileleri, emekliler, bayiler ve iş ortakları bir araya geldi. Program kapsamında spor ödülleri, kıdem törenleri ve geleneksel sünnet organizasyonu gerçekleştirilirken, Kale Grubu'nun 69 yıllık kurum kültürü ve birliktelik anlayışı bir kez daha vurgulandı. Bu yıl altı branşta 435 çalışan spor organizasyonlarına katılırken, 102 çocuk için geleneksel sünnet töreni düzenlendi. Ayrıca Kale Grubunda 5, 10, 15, 20, 25, 30, 35 ve 40 yıl çalışanlara kıdem ödülleri takdim edildi.

Anadolu Isuzu Fransa’daki başarısını güçlendiriyor Haber

Anadolu Isuzu Fransa’daki başarısını güçlendiriyor

Ticari araç sektöründe 40 yılı aşkın deneyime sahip olan Anadolu Isuzu, araçlarını kendi Ar-Ge merkezinde tasarlayıp geliştirerek akıllı fabrika teknolojileriyle donatılmış modern üretim tesislerinde üretiyor. Esnek ve ihtiyaca özel üretim kabiliyeti sayesinde şirket, uluslararası pazarlarda ülke, belediye ve operatörlerin özel ihtiyaçlarına uygun özelleştirilmiş ulaşım çözümleri sunuyor. Bugün Anadolu Isuzu, 36 distribütörü ile 44 ülkede faaliyet göstererek küresel ayak izini genişletiyor ve Türkiye’nin önde gelen ticari araç ihracatçılarından biri olarak konumunu güçlendiriyor. Fransa pazarında güçlü konum Fransa, Anadolu Isuzu’nun en başarılı uluslararası pazarlarından biri olarak öne çıkıyor. Fast Concept Car (FCC) ile uzun yıllara dayanan iş birliği sayesinde, Anadolu Isuzu Fransa pazarında elektrikli (EV) ve sıkıştırılmış doğal gazlı (CNG) modelleri de dahil olmak üzere 2000’in üzerinde bir araç parkına ulaşmış durumda. Birçok şehirde toplu taşıma ve yolcu mobilitesi ihtiyaçlarına hizmet eden Anadolu Isuzu araçları, Fransa yollarında tanıdık bir görünüm kazanarak markanın pazardaki bilinirliğini ve itibarını yansıtıyor. Bu büyüyen araç parkı, operasyonel başarının ötesinde, Anadolu Isuzu’nun araçlarına, mühendislik yetkinliğine ve müşteri odaklı yaklaşımına duyulan güvenin de somut bir göstergesi niteliği taşıyor. Bugün Anadolu Isuzu, Fransa genelindeki güçlü ve etkin varlığıyla modern, sürdürülebilir mobilite çözümlerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı sürdürüyor. 130 araçlık yeni teslimatlar büyümeyi hızlandırıyor Anadolu Isuzu, bu güçlü ivmeyi iş ortağı Fransa distribütörü Fast Concept Car (FCC) ile birlikte imzalanan 130 araçlık yeni sözleşme kapsamındaki teslimatlarla sürdürüyor. Citiport CNG ve Kendo CNG modellerinden oluşan filo, Fransa'nın daha temiz ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine geçiş sürecine katkı sağlıyor. Bu teslimatlar, Anadolu Isuzu ve FCC’nin değişen müşteri beklentilerine, satın alma kriterlerine ve çevre dostu mobilite çözümlerine yönelik artan talebe etkin şekilde yanıt verme kabiliyetini ortaya koyuyor. Anadolu Isuzu’nun üretim ve mühendislik uzmanlığını, FCC’nin güçlü yerel pazar deneyimi, müşteri desteği ve operasyonel yetkinliğiyle birleştiren iş birliği, Fransa genelinde güvenilir ve sürdürülebilir mobilite çözümleri sunmaya devam ediyor. Paris’teki 130 araçlık filo gibi büyük ölçekli projelerde ise kesintisiz operasyonun sağlanması ve uzun vadeli müşteri memnuniyeti açısından satış sonrası hizmetler ile yedek parça bulunabilirliği kritik önem taşıyor.

5G'de yeni dönem sırada 6G var Haber

5G'de yeni dönem sırada 6G var

Raporda, 2031 yılına kadar küresel 5G kullanıcı sayısının 6,4 milyara ulaşması beklenirken, Türkiye'nin yapay zeka çağının gerektirdiği ağ altyapısını karşılamaya hazır olduğu vurgulandı. 5G büyümesini sürdürüyor Rapora göre, yılın ilk çeyreğinde dünya genelinde 5G abone sayısı 162 milyon artarak 3 milyarı geçti. Yaklaşık 390 mobil operatör ticari 5G hizmeti sunarken, bunların 90'dan fazlası bağımsız 5G (5G SA) mimarisine geçti. Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Kuzeydoğu Asya ve Körfez ülkelerinde 2031 yılı sonunda 5G abonelik oranının yüzde 90'ın üzerine çıkması öngörülüyor. Mobil veri kullanımında yeni dönem Ericsson'un analizine göre mobil veri kullanım alışkanlıkları da değişiyor. Akıllı telefonlardan yapılan görüntülü görüşmeler, bulut tabanlı uygulamalar ve içerik paylaşımındaki artış nedeniyle yükleme (uplink) trafiği, birçok operatörde indirme (downlink) trafiğinden daha hızlı büyüyor. İncelenen 55 mobil operatörün 43'ünde yükleme trafiği indirme trafiğini geride bırakırken, 17 operatörde ise büyüme hızı 1,5 katın üzerine çıktı. 6G hazırlıkları hız kazandı Rapor, sektörün artık 6G teknolojisine odaklanmaya başladığını da ortaya koydu. İlk uygulanabilir 6G standartlarının 2028 sonu veya 2029 başında tamamlanması, ilk ticari 6G hizmetlerinin ise 2030 yılı civarında devreye alınması bekleniyor. Türkiye 5G altyapısına hazır Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul, Türkiye'nin yapay zeka destekli yeni nesil uygulamaların ihtiyaç duyduğu düşük gecikmeli ve yüksek kapasiteli ağ altyapısını karşılamaya hazır olduğunu belirtti. Oğul, Ericsson'un Türkiye'deki AR-GE yatırımlarının hem 5G hem de geleceğin 6G teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade ederek, bu yatırımların telekomünikasyondan sanayiye kadar birçok alanda yeni fırsatlar oluşturacağını söyledi.

Arçelik 25 ülkeden distribütörlerini  Manisa’da ağırladı Haber

Arçelik 25 ülkeden distribütörlerini Manisa’da ağırladı

Şirketin küresel büyüme stratejisi, yenilikçi ürün ve üretim yatırımlarına olan kararlılığı ile uzun vadeli ortaklık vizyonunu paylaştığı etkinlikte distribütörler tüketicilere sundukları ürünlerin ar-ge ve tasarım süreçleri ile üretim teknolojilerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Arçelik CEO’su Can Dinçer, “57 ülkede 120 iştirakimiz ve 22 markamızla faaliyet gösteriyor, dünyanın dört bir yanındaki ar-ge merkezlerimizde farklı pazarların ihtiyaçları doğrultusunda ürünler geliştiriyoruz. Bu küresel yapının gücünü sahaya taşıyan, teknolojilerimizi daha geniş kitlelere ulaştıran global distribütör ağımız, büyüme stratejimizin çok kıymetli bir parçasını oluşturuyor. Distribütörlerimizin tüketicilerle buluşturdukları ürünlerin arkasında nasıl bir ar-ge birikimi, üretim teknolojisi ve mühendislik yetkinliği yattığını bizzat deneyimlemelerini istedik. Bu anlamda %80 otomasyon seviyesi, her 6 saniyede 1 ürün üretimi ve 99 ülkeye ihracatıyla şirketimizin üretim altyapısının en güçlü örneklerinden biri olan Manisa İşletmemizde bir araya geldik. Şirketimizin dünyanın dört bir yanındaki küresel varlığının ve etki alanının güzel bir yansıması olan bu etkinlikte, 25 ülkeden partnerlerimizi işletmemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Önümüzdeki dönemde iş birliklerimizi daha da derinleştirerek daha fazla evde katma değer yaratmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, Azerbaycan, Balkanlаr, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Doğu Avrupa, Kanada, Kıbrıs, Kuzey Afrika ve Orta Doğu distribütörlerinin temsilcilerini bir araya getirdiği Global Distribütörler Toplantısı’nı Manisa’da düzenledi. Arçelik CEO’su Can Dinçer ve Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural’ın ev sahipliğinde dijitalleşme, yapay zekâ ve ileri otomasyon da dahil sürdürülebilir üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla Türkiye'nin en ileri üretim tesislerinden biri olan Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, 100’e yakın distribütör; sattıkları ürünlerin tasarımından üretime uzanan süreçleri bizzat yerinde inceledi. Toplantıda şirketin büyüme stratejisi, rekabet avantajı, çok markalı yönetim anlayışı, kusursuz üretim yaklaşımı, ar-ge ve inovasyon platformu, müşteri hizmetleri, sürdürülebilirlik, yapay zekâ odaklı değer yaratma ve EMENA stratejisi başlıkları ele alınırken, uzun vadeli ve karşılıklı fayda sağlayan ortaklık vizyonu distribütörlerle paylaşıldı. Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Distribütör ağımız büyüme stratejimiz için çok kıymetli” Konuyla ilgili açıklamada bulunan Arçelik CEO’su Can Dinçer, “57 ülkede 120 iştirakimiz ve 22 markamızla faaliyet gösteriyor, dünyanın dört bir yanındaki ar-ge merkezlerimizde farklı pazarların ihtiyaçları doğrultusunda ürünler geliştiriyoruz. Kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik odağında ürün ve üretim yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyor, teknoloji altyapımızı güçlendiriyor ve tüketicilerin hayatına gerçek anlamda değer katan yenilikçi ürünler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu küresel yapının gücünü sahaya taşıyan, teknolojilerimizi daha geniş kitlelere ulaştıran distribütör ağımız büyüme stratejimizin çok kıymetli bir parçasını oluşturuyor. Distribütörlerimizin tüketicilerle buluşturdukları ürünlerin arkasında nasıl bir ar-ge birikimi, üretim teknolojisi ve mühendislik yetkinliği yattığını bizzat deneyimlemelerini istedik. Bu anlamda %80 otomasyon seviyesi, her 6 saniyede 1 ürün üretimi ve 99 ülkeye ihracatıyla şirketimizin üretim altyapısının en güçlü örneklerinden biri olan Manisa İşletmemizde bir araya geldik. Şirketimizin dünyanın dört bir yanındaki küresel varlığının ve etki alanının güzel bir yansıması olan bu etkinlikte, 25 ülkeden partnerlerimizi işletmemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Önümüzdeki dönemde iş birliklerimizi daha da derinleştirerek daha fazla evde katma değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi. Arçelik, 22 markasının sahip olduğu mağazaları, bayi ağı ve distribütörlerini kapsayan geniş satış kanalları üzerinden bugün 150’den fazla ülkede tüketicilere ulaşıyor. Şirket, bu güçlü küresel yapıyı yenilikçi ürün yatırımları ve derinleşen ortaklıklarla daha da ileriye taşıyor. 100’E yakın ülkeye çamaşır makinesi ihracatı Arçelik’in global distribütörlerini ağırladığı Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi, yapay zekâ destekli üretim sistemleri, veri odaklı yönetim anlayışı ve ileri otomasyon da dahil sürdürülebilir üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla ülkenin en teknolojik üretim tesislerinden biri konumunda yer alıyor. 92 bin m2’lik alana kurulu tesis, 4 milyona yakın çamaşır makinesi üretim kapasitesiyle yılda ortalama 1900 kişiye istihdam sağlarken, işletmede üretilen ürünler 99 ülkeye ihraç ediliyor. Otomatik Yönlendirmeli Araçlar (AGV), Raylı Güdümlü Araçlar (RGV) ve Otomatik Depolama Sistemleri (SLS) teknolojileriyle donatılan tesis, üretim hatlarında %80 otomasyon seviyesine ulaşırken, sürdürülebilirlik performansıyla da sektörde fark yaratıyor. Tesisin çatısına kurulu 10 MW’lık güneş enerji sistemiyle yılın üç ayı enerjisinin tamamı güneşten karşılanırken, yağmur suyu depolama sistemiyle su tüketimi de önemli ölçüde azaltılıyor.

ESET’ten Ar-Ge ve yapay zekâ destekli siber güvenliğe dev yatırım Haber

ESET’ten Ar-Ge ve yapay zekâ destekli siber güvenliğe dev yatırım

Siber güvenliği ön planda tutan temel yapay zekâ modelleri, katmanlı bir yapay zekâ yığını ve yeni nesil bir AI SOC'nin geliştirilmesini hızlandırıyor. Yeni yetenekler, yapay zekâ iş akışlarını koruyacak, siber güvenliğe özel yapay zekâyı güçlendirecek ve siber güvenlik telemetrisinin analizinde ve anlaşılmasında devrim yaratacak. ESET, otonom ve ajan yapay zekâ sistemlerinin neden olduğu hızla ortaya çıkan yeni bir saldırı yüzeyine karşı uyarıda bulunurken yapay zekâ destekli siber güvenliğin geleceğine 40 milyon avroluk bir yatırım yapacağını paylaştı. ESET CEO'su Richard Marko tarafından ESET World 2026'da duyurulan bu taahhüt, ESET'in kendi verilerinde halihazırda gözlemlenen bir değişime yanıt olarak geliyor. Mart 2026'dan bu yana ESET teknolojileri, yapay zekâ ajanlarına görevleri nasıl yerine getireceklerini, araçları nasıl kullanacaklarını, hizmetlere nasıl erişeceklerini ve harici sistemlerle nasıl etkileşime gireceklerini söyleyen modüler bileşenler olan yaklaşık 800 bin benzersiz yapay zekâ becerisini taradı. Bu becerilerin yaklaşık 25 bini şüpheli olarak sınıflandırıldı ve 3 binden fazlası tamamen kötü amaçlı olduğu için engellendi. Bu genel rakam, bu yılın başında gözlemlenen yaklaşık 60 bin halka açık beceriye kıyasla 13 katlık bir artışa işaret ediyor. ESET araştırmacılarına göre, yapay zekâ becerileri hızla büyüyen bir yazılım tedarik zinciri katmanının parçası ve genellikle hassas sistemleri harici depolara, eklentilere, veri kümelerine ve üçüncü taraf hizmetlere bağlar. ESET CEO'su Richard Marko yaptığı açıklamada: "Siber güvenlik tamamen yeni bir döneme giriyor. Yapay zekâ artık sadece bir savunma aracı değil saldırı yüzeyinin bir parçası hâline geliyor. Yatırımımız, yapay zekânın siber güvenliği zayıflatmak yerine güçlendirmesini sağlamaya ve otonom yapay zekâ dünyasında kuruluşları koruyabilecek teknolojiler geliştirmeye odaklanıyor. Bu girişim, gelişmiş yapay zekâ sistemlerine erişimin giderek az sayıda küresel teknoloji şirketinde yoğunlaştığı bir dönemde, ESET’in teknolojik bağımsızlığını ve Avrupa’nın siber güvenlik egemenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Siber güvenliğin geleceğinin tamamen büyük teknoloji şirketleri tarafından kontrol edilen modellere bağlı olamayacağına inanıyoruz. Siber güvenlikte egemenlik önemlidir” dedi. ESET’in Ar-Ge ekibini 1.000 araştırmacı ve mühendise çıkaracak üç yıllık bir işe alım planıyla desteklenen 40 milyon avroluk yatırım, üç stratejik alana odaklanacak: Güvenlik öncelikli bağımsız temel AI modelleri; Tam katmanlı bir yapay zekâ güvenlik yığını; Yeni nesil AI SOC. ESET Yapay Zekâ Başkan Yardımcısı Juraj Jánošík “ESET, siber güvenliğe yapay zekâ uygulamasında uzun süredir öncülük ediyor. Şu anda değişen şey, yapay zekânın oynadığı rol. Yapay zekâ araçları günlük işlerin bir parçası hâline geliyor, ajan sistemler saldırı yüzeyini genişletiyor ve güvenlik ekipleri tehditlere daha hızlı yanıt verebilecek yöntemlere ihtiyaç duyuyor. Bu yatırım, yapay zekâ kullanımını güvence altına almak, siber güvenlik için yapay zekâ modelleri oluşturmak ve insan denetimi altında güvenlik operasyonlarına otonom yetenekler kazandırmak gibi tüm alanlarda çalışmamızı sağlıyor” açıklamasını yaptı. Bağımsız, güvenlik öncelikli temel yapay zekâ modelleri ESET, siber güvenlik uygulamaları için özel olarak tasarlanmış, güvenlik odaklı kendi yapay zekâ modellerinin geliştirilmesini hızlandıracak. Geniş internet içeriği üzerinde eğitilmiş genel amaçlı yapay zekâ sistemlerinden farklı olarak ESET’in modelleri, ESET’in yaklaşık 35 yıllık geçmişi boyunca toplanan siber güvenlik telemetrisi ve gerçek dünya tehdit istihbaratı kullanılarak optimize edilecek. ESET, mevcut yapay zekâ destekli teknolojilerini (ESET LiveGrid, ESET LiveCortex ve ESET LiveGuard gibi) genişletmeye devam ederken dijital ortamlardaki davranış, bağlam ve niyeti anlayabilen World Models dâhil olmak üzere yeni ortaya çıkan yapay zekâ kavramlarını da keşfedecek. Eksiksiz, katmanlı bir yapay zekâ güvenlik yığını oluşturma Yapay zekâ, günlük iş operasyonlarına entegre oldukça ESET, kuruluşları ortaya çıkan yapay zekâ kaynaklı risk ve tehditlerden korumak için tasarlanmış kapsamlı bir yapay zekâ tabanlı güvenlik mimarisi oluşturuyor. Yatırım, kullanıcılar, yapay zekâ ajanları, iş uygulamaları ve yapay zekâ modelleri arasında güvenli bir ara katman olan ESET Secure AI Relay'in geliştirilmesini de içerecek. ESET ayrıca yapay zekâ ajanları arasındaki iletişim için ağ düzeyinde güvenlik korumaları da oluşturacak. ESET AI Skills Checker (RSAC 2026 Konferansı'nda lanse edilen ücretsiz bir araç), ESET ürünlerine entegre edilmiş gelişmiş sürümleriyle birlikte özellikle bu yeni ortaya çıkan ajan yapay zekâ sistemleri ekosistemi için tasarlandı. Yeni nesil AI SOC'nin oluşturulması Modern tespit ve müdahale ortamlarının artan ölçeği ve karmaşıklığını ele almak üzere yeni nesil AI Güvenlik Operasyon Merkezi (SOC) teknolojileri tasarlanacak. ESET, analistleri yapay zekâ ajanlarıyla basitçe değiştirmek yerine, siber güvenlik telemetrisinin işlenme, ilişkilendirilme ve anlaşılma şeklini temelden yeniden düşünmeyi hedefliyor. Şirketin vizyonu, gelişmiş yapay zekâ destekli siber güvenliği yalnızca büyük işletmelerin değil, aynı zamanda orta ve küçük ölçekli kuruluşların da yüksek düzeyde otomatikleştirilmiş, denetimli koruma teknolojileri aracılığıyla erişilebilir hâle getirmektir. ESET CEO'su Richard Marko, “Siber güvenlik, daha fazla uyarı, daha fazla gösterge paneli ve daha fazla karmaşıklık ekleyerek ölçeklendirilemez. Sektörün bir başka büyük sıçramaya ihtiyacı var. Yapay zekânın, dünya standartlarında siber güvenliği zahmetsiz hâle getirip herkesin erişimine açmasına yardımcı olması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

İzocam’a iki prestijli ödül birden Haber

İzocam’a iki prestijli ödül birden

İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” seçilirken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası, Şantiye'nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü. Türkiye'nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı. Firmanın, yalıtım sektöründe fark yaratan ürünleri arasında yer alan İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” ödülüne layık görülürken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ise Şantiye'nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü. Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi” ve “Şantiye’nin Yıldızı” ödülleri, yeni-inovatif-sürdürülebilir çözümlerin inşaat sektörüne daha yakından tanıtılması amacıyla gerçekleştiriliyor. İzocam HT camyünü prefabrik boru, sanayi tesislerine özel olarak geliştirildi Sektörde 60 yılı aşkın deneyimiyle sürdürülebilir, güvenli ve yüksek kaliteli yalıtım çözümleri sunan İzocam, geçen sene piyasaya kazandırdığı yeni ürünü "HT Camyünü Prefabrik Boru" ile yüksek sıcaklıklarda yalıtım performansını bir üst seviyeye taşıdı. Performans, güvenlik ve konforu bir arada sunduğu bu ürününü sanayi tesislerine özel olarak tasarlayan lider firma, endüstriyel yalıtıma güçlü bir katkı daha sunmuş oldu. Yüzde 80’e kadar geri dönüştürülmüş içeriğe sahip camyününden imal edilen ve dış yüzeyi alüminyum folyo ile kaplanan bu inovatif ürün, 450°C’ye kadar sıcaklıklara dayanıklılığı ile öne çıkıyor. Sanayi tesisleri, enerji santralleri, doğalgaz ve petrokimya hatları gibi yüksek sıcaklıkla çalışan sistemlerde ideal bir çözüm sunan bu benzersiz ürün, tesisatlarda ve boru hatlarında ısı yalıtımı, terleme ve donmaya karşı koruma gibi temel işlevlerinin yanı sıra; basınçlı su borularında titreşim ve ses yalıtımı amacıyla da kullanılıyor. A sınıfı yangın dayanımı ile öne çıkan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, yangın güvenliği açısından da önemli bir avantaj sunuyor. Yüksek sıcaklıklarda bile düşük ısı iletkenlik değerleriyle mükemmel bir enerji tasarrufu sağlayan ürün, çalışanlar için daha sessiz, güvenli ve konforlu bir ortam yaratılmasına katkıda bulunuyor. Modüler yapısı sayesinde kolay montaj imkânı sunan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, montaj sürecinde zaman ve iş gücünden de önemli ölçüde tasarruf edilmesini sağlıyor. Böylece büyük ölçekli endüstriyel projelerde hem ekonomik hem de verimli bir tercih olarak öne çıkıyor. İzocam everest mineral asma tavan levhası ile yalıtımı zirveye taşıdı İzocam, geçen yıl sektöre kazandırdığı diğer ürünü “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası” ile de iç mekan tasarımında estetik ve işlevi bir arada sunuyor. Üstün teknik performansı şık tasarımla birleştiren bu özel ürün, modern mimarinin ihtiyaçlarına kusursuz bir çözüm getirirken yalıtımı da zirveye taşıyor. “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, yüksek performanslı mineral yün yapısı sayesinde A sınıfı yangın dayanımı sunarken, aynı zamanda ses ve ısı yalıtımında da üstün bir performans sergiliyor. Farklı en, boy ve kalınlık seçenekleri ile projelere esneklik kazandıran bu yenilikçi çözüm, üzerindeki dekoratif cam tülü kaplama sayesinde estetik beklentileri de karşılıyor. Ofislerden okullara, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar birçok alanda kullanım için ideal olan ürün, mekanlara güvenli ve konforlu bir atmosfer kazandırıyor. Mineral yünün doğal ses yutma özelliği, “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”nın en güçlü yönlerinden biri. Ortamda oluşan gürültüyü önemli ölçüde azaltarak daha huzurlu ve verimli yaşam alanları sunan “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, okul ve ofislerde hem öğrenciler hem de çalışanlar için dikkatlerini daha kolay toplayarak, performanslarını artırabilecekleri ortamların oluşmasına maksimum katkı sağlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.