SON DAKİKA
Hava Durumu

#Antalya

Ekometre - Antalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antalya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Haziranda yağışlar geçen yıla göre yüzde 90 arttı Haber

Haziranda yağışlar geçen yıla göre yüzde 90 arttı

Ancak yağış miktarı uzun yıllar ortalamasının yüzde 30 altında kaldı. En fazla yağış Rize'de, en az yağış ise Mardin'de kaydedildi. Türkiye'de haziran ayında yağışlar geçen yılın aynı dönemine göre önemli ölçüde artarken, uzun yıllar ortalamasının altında kaldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 2026 Haziran Ayı Alansal Yağış Raporu, yağışların bölgelere göre büyük farklılık gösterdiğini ortaya koydu. Rapora göre, Türkiye genelinde haziran ayında metrekareye ortalama 23,7 kilogram yağış düştü. Haziran ayı uzun yıllar ortalaması 33,6 kilogram olurken, geçen yılın aynı döneminde bu miktar 12,5 kilogram olarak ölçülmüştü. Böylece haziran yağışları, geçen yıla göre yüzde 90 artarken, uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 30 azaldı. Rize zirvede, Mardin dipte İl bazında en fazla yağış metrekareye 121,1 kilogramla Rize'de kaydedildi. En az yağış alan il ise 0,3 kilogramla Mardin oldu. Normaline göre yağış artışının en yüksek olduğu il Muğla olurken, en sert düşüş yüzde 95 ile Mardin'de gerçekleşti. Öte yandan Bartın son 23 yılın, Mardin son 20 yılın ve Giresun son 13 yılın en kurak haziran ayını yaşadı. Bazı illerde yağışlar arttı, bazı bölgelerde sert düştü Haziran ayında Aydın, Muğla, Manisa, Uşak, Denizli, Burdur, Isparta ile Afyonkarahisar'ın güneybatısı ve Antalya'nın kuzeybatısında yağışlar normalin yüzde 80'in üzerinde arttı. Buna karşın Marmara'nın büyük bölümü, Güneydoğu Anadolu, Kuzey Ege, Bartın, Sinop, Kastamonu, Samsun, Mersin, Hatay ve Kaş çevrelerinde yağışlar normaline göre yüzde 80'in üzerinde azaldı. Yağışlı gün sayısı da geriledi Türkiye genelinde haziran ayında ortalama 4,8 gün yağış görülürken, 1991-2020 döneminin haziran ayı ortalaması 6,5 gün olarak hesaplandı. En fazla yağışlı gün Trabzon, Rize, Artvin, Bayburt, Erzurum, Ardahan, Kars, Iğdır ve Ağrı çevrelerinde 15 ila 20 gün arasında gerçekleşirken, Güneydoğu Anadolu ile Balıkesir, Manisa ve İzmir çevrelerinde yağışlı gün sayısı yer yer bir güne kadar düştü. Beş bölgede geçen yıla göre yüzde 100'ü aşan artış Rapora göre Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde haziran yağışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 100'ün üzerinde arttı. Buna karşılık Karadeniz Bölgesi'nde artış yüzde 28 ile sınırlı kalırken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yağışlar geçen yıla göre yalnızca yüzde 12 yükseldi ve bölge metrekareye 1,9 kilogram yağışla en kurak bölgelerden biri olmayı sürdürdü.

Yılın ilk yarısında kurulan şirket sayısı yüzde 9,3 arttı Haber

Yılın ilk yarısında kurulan şirket sayısı yüzde 9,3 arttı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) yayımladığı Haziran 2026 Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri, yılın ilk yarısında girişimcilik eğiliminin güçlenmeye devam ettiğini ortaya koydu. Ocak-haziran döneminde kurulan şirket sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,3 artarken, kapanan şirket sayısı yüzde 1,4 geriledi. Haziran ayında ise hem şirket kuruluşlarında hem de kapanışlarda artış yaşandı. Ay boyunca 9 bin 639 şirket kurulurken, 3 bin 293 şirket faaliyetini sonlandırdı. İlk 6 ayın görünümü Gösterge Ocak-Haziran 2025 Ocak-Haziran 2026 Değişim Kurulan şirket 52.226 57.062 %9,3 ↑ Kapanan şirket 13.677 13.484 %1,4 ↓ Kurulan gerçek kişi işletmesi 8.261 8.855 %7,2 ↑ Kurulan kooperatif 988 814 %17,6 ↓ Kaynak: TOBB Haziran 2026 Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri. Haziranda şirket kuruluşları hızlandı Haziranda kurulan şirket sayısı mayıs ayına göre yüzde 26,1, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 31,5 arttı. Aynı dönemde kapanan şirket sayısı aylık bazda yüzde 58,9, yıllık bazda ise yüzde 28,2 yükseldi. Haziran ayı özeti Gösterge Haziran 2026 Aylık Değişim Yıllık Değişim Kurulan şirket 9.639 %26,1 ↑ %31,5 ↑ Kapanan şirket 3.293 %58,9 ↑ %28,2 ↑ Kurulan gerçek kişi işletmesi 1.631 %41,3 ↑ %45,1 ↑ Kurulan kooperatif 204 %102 ↑ %51,1 ↑ En fazla şirket ticaret sektöründe kuruldu Haziran ayında kurulan şirket ve kooperatiflerin 3 bin 272'si toptan ve perakende ticaret, 1.372'si inşaat, 1.244'ü ise imalat sektöründe faaliyet göstermeye başladı. Gerçek kişi ticari işletmelerinde ise en yoğun kuruluş 714 işletmeyle inşaat sektöründe gerçekleşti. Şirket sermayelerinde güçlü artış Kurulan şirketlerin toplam sermayesi haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 126,3 arttı. Ay içinde kurulan 9 bin 639 şirket ve kooperatifin 8 bin 606'sını limited, 1.032'sini anonim şirketler oluşturdu. Yabancı ortaklı şirket sayısı 894'e ulaştı Haziranda 894 yabancı ortaklı şirket kuruldu. Bu şirketlerin 419'u Suriyeli, 109'u Türk, 54'ü ise İranlı ortaklı olarak kayıtlara geçti. Kurulan yabancı ortaklı şirketlerde yabancı sermayenin toplam sermaye içindeki payı yüzde 77,5 oldu. Bursa ilk 5 il arasında Haziranda en fazla şirket kurulan il 3 bin 486 şirketle İstanbul oldu. İstanbul'u Ankara, İzmir ve Antalya izlerken, Bursa 346 yeni şirketle Türkiye genelinde beşinci sırada yer aldı. En fazla şirket kurulan ilk 5 il İl Kurulan Şirket İstanbul 3.486 Ankara 1.069 İzmir 553 Antalya 450 Bursa 346

COP31’de gözler temiz enerji dönüşümünde Haber

COP31’de gözler temiz enerji dönüşümünde

COP31 öncesinde dikkatler Türkiye’ye çevrildi. Stockholm Environment Institute Katılım ve Etki Direktörü Annika Markovic, enerji krizinin mevcut fosil yakıt sistemini daha maliyetli hale getirdiğini belirterek temiz enerjiye geçişin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Antalya kritik zirveye hazırlanıyor United Nations Framework Convention on Climate Change kapsamında düzenlenecek COP31 zirvesi, kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Türkiye ile Australia arasında geliştirilen ortak organizasyon modeli, zirvenin dikkat çeken başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. “Enerji COP’u olabilir” Markovic, COP31’in “enerji COP’u” niteliği taşıyabileceğini belirterek, fosil yakıtlardan çıkış konusunda ilerleme sağlanmasının kritik önem taşıdığını ifade etti. Bir önceki zirve olan COP30’da fosil yakıtların aşamalı olarak sonlandırılması konusunda uzlaşma sağlanamadığını hatırlatan Markovic, mevcut jeopolitik ortamın küresel anlaşmaları zorlaştırdığını söyledi. Fatih Birol’un COP31 sürecine verdiği desteğin önemli olduğunu belirten Markovic, temiz enerji dönüşümüne ilişkin küresel çalışmaların daha somut hale gelmesi gerektiğini ifade etti. “Temiz enerjiye geçiş gecikmemeli” Markovic, fosil yakıtlara dayalı mevcut enerji sisteminin sürdürülebilir olmadığını belirterek, enerji güvenliği açısından temiz enerji yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Finansman ve fosil yakıtlar en zor başlıklar olacak COP31’de finansman mekanizmaları ve fosil yakıtlardan çıkış sürecinin en zorlu gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor. Markovic, Türkiye ve Avustralya’nın süreci yönetebileceğine inandığını belirterek, zirvenin Paris İklim Anlaşması’nın uygulanması açısından güçlü mesajlar verebileceğini söyledi.

Türk markasından 6 milyon dolarlık yeni fabrika yatırımı Haber

Türk markasından 6 milyon dolarlık yeni fabrika yatırımı

Aromatik bitkiler, uçucu yağlar, takviye edici gıdalar ve fitoterapi temelli ürün gruplarında faaliyet gösteren marka; Türkiye’den doğan üretim modelini küresel ölçekte büyütmeye devam ediyor. Antalya’da 23 yıl önce faaliyetlerine başlayan Talya Bitkisel, Anadolu’nun zengin tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğini katma değerli ürünlere dönüştürerek bugün başta ABD olmak üzere geniş bir coğrafyada satış gerçekleştiriyor. Şirket, 11 yıl önce ABD’de kurduğu yapılanmayla birlikte uluslararası pazardaki operasyonlarını da güçlendirdi. Antalya’dan dünyaya uzanan üretim modeli Antalya Döşemealtı’ndaki üretim tesislerinde faaliyet gösteren Talya Bitkisel; vitamin, mineral, aromaterapi ve kozmetik kategorilerindeki ürünlerini FDA standartlarına uygun şekilde geliştirerek küresel pazarlara sunuyor. Şirket bugün cirosunun önemli bölümünü ihracattan elde ederken, Türkiye’nin bitkisel zenginliğini yüksek katma değerli ürünlerle dünyaya taşımayı sürdürüyor. Takviye edici gıdalar ve aromaterapi ürünleri alanında yaklaşık 23 yıldır faaliyet gösteren Talya Bitkisel, 2025 yılı itibarıyla 6 milyon dolarlık fabrika yatırım sürecini hayata geçirdi. Bu önemli atılım ile birlikte Talya, 2026 yılı itibarıyla gıda takviyeleri alanındaki aylık üretim kapasitesini 1 milyon adetten 10 milyon adede çıkarmayı hedefliyor. Toplam 10 bin metrekarelik alana kurulan üretim tesisinde planlanan yeni üretim hatlarıyla birlikte, şirketin üretim altyapısında kapsamlı bir dönüşüm hayata geçiriliyor. Hedef 40 ülkeden çok daha fazlası Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş: “Türkiye sahip olduğu tıbbi ve aromatik bitki çeşitliliğiyle bu alanda dünyanın en güçlü potansiyellerinden birine sahip. Biz de bu potansiyeli yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek yalnızca üretim yapan değil, global ölçekte marka ihraç eden bir yapı oluşturduk. Bugün 40 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz; ancak hedefimiz bu başarıyı çok daha geniş pazarlara taşımak ve Türkiye’yi fitoterapi ile bitkisel ürünler alanında küresel bir üretim merkezi haline getirmek” ifadelerini kullandı.

YUM-BİR’den küresel masada stratejik temaslar Haber

YUM-BİR’den küresel masada stratejik temaslar

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon öncülüğündeki yaklaşık 20 kişilik heyet, üç gün boyunca küresel sektör temsilcileriyle temaslarda bulunarak Türkiye’nin üretim gücünü ve sektörel önceliklerini uluslararası platformda doğrudan paylaştı. Afyon, konferans kapsamında küresel üretim ve ticaret dengelerine dikkat çekerek, Türkiye’nin uluslararası platformlarda daha aktif rol üstlenme hedefini vurguladı. Küresel temaslar antalya’da zirveye taşınıyor Konferans kapsamında YUM-BİR heyeti, WEO Başkanı Juan Felipe Montoya Muñoz, Başkan Yardımcısı Roger Pelissero ve Genel Sekreteri Julian Madeley ile bir araya geldi. Görüşmelerde, Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek 7. Yumurta Zirvesi’ne WEO yönetimi davet edilirken, Pelissero’nun Eylül ayında WEO Başkanlığı’nı devralmasının ardından zirveye başkan sıfatıyla katılması öngörülüyor. Ayrıca, küresel ölçekte bir WEO toplantısının İstanbul’da gerçekleştirilmesi yönündeki öneri de paylaşılırken, bu yaklaşımın prensipte olumlu karşılandığı ve sürece yönelik çalışmaların başlatılabileceği ifade edildi. Bu temaslar, Türkiye’nin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapma kapasitesini güçlendiren somut bir adım olarak öne çıktı. Afyon: “Türkiye küresel masada daha güçlü” Varşova temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon, “Bu yıl WEO’ya Türkiye’den güçlü bir katılım sağladık. Yaklaşık 20 kişilik delegasyonumuzla hem sektörü yerinde takip ettik hem de aktif temaslarda bulunduk. Küresel ölçekte üretimin güçlü seyrettiği, ancak ticaret akışlarının aynı paralellikte ilerlemediği bir dönemden geçiyoruz. Bu durum birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de iç piyasa dengelerini doğrudan etkiliyor. Bu çerçevede gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, Türkiye’nin uluslararası platformlarda daha etkin bir rol üstlenme iradesini ortaya koydu. Antalya’da düzenlenecek 7. Yumurta Zirvesi ile bu temasları daha ileri taşıyarak somut iş birliklerine dönüştürmeyi hedefliyoruz.” dedi. Küresel gündem: Sürdürülebilirlik ve arz güvenliği ön planda Konferansta üretim, kanatlı sağlığı ve biyogüvenlik başlıkları detaylı şekilde ele alınırken, özellikle sürdürülebilirlik ve arz güvenliği konularının önümüzdeki dönemde belirleyici olacağı vurgulandı. Afyon, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesiyle bu sürecin önemli aktörlerinden biri olduğunu belirterek, yumurtanın erişilebilirliği ve yüksek besin değeriyle stratejik bir protein kaynağı olma özelliğini koruduğunu ifade etti. Ülkeler arası iş birliklerinin güçlendirilmesinin sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu belirten Afyon, Varşova’da kurulan temasların Antalya’da somut çıktılara dönüşmesinin hedeflendiğini dile getirdi.

Güvenli liman algısı gayrimenkul talebini güçlendiriyor Haber

Güvenli liman algısı gayrimenkul talebini güçlendiriyor

Bu yeni eğilim gayrimenkul piyasasında da etkisini gösterirken, turizm altyapısı, yüksek yaşam potansiyeli ve uluslararası talep avantajıyla Antalya, Manavgat ve Side hattı yatırımcıların radarına daha güçlü girmeye başladı. Jeopolitik riskler ve değişen yatırım tercihleri, gayrimenkulde yeni güvenli liman arayışını hızlandırdı. Türkiye’nin Akdeniz hattı, özellikle Antalya-Manavgat-Side ekseni, bu dönüşümün dikkat çeken adreslerinden biri olarak değerlendiriliyor. Turizm altyapısı, yıl boyu yaşam potansiyeli, uluslararası erişim kolaylığı ve artan güvenli destinasyon algısıyla bölge, yalnızca klasik konut yatırımının değil, daha stratejik ve uzun vadeli yatırım modellerinin de merkezlerinden biri haline geliyor. Uzmanlara göre bu ilgi, dönemsel bir hareketten çok yapısal bir yatırım eğilimine işaret ediyor. Gayrimenkul, turizm ve yatırım alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip girişimci Ahmet Tanır’a göre, son dönemde değişen yatırım davranışlarında güven, erişilebilirlik ve değer koruma potansiyeli çok daha belirleyici hale gelmiş durumda. Turizm destekli gayrimenkul modeli güçleniyor Klasik konut yatırımının ötesine geçen modelde, gayrimenkul artık turizm ekonomisiyle birlikte okunuyor. Sezonluk kira getirileri, kısa dönem kiralama imkanları, döviz bazlı değer üretim potansiyeli ve yaşam odaklı projeler yatırımcı ilgisini artırıyor. Özellikle Side’nin uluslararası bilinirliği ve Manavgat’ın gelişime açık yapısı, bölgeyi yalnızca tatil odaklı değil, yatırım perspektifiyle de güçlü kılıyor. Tanır, “Burada yatırım sadece konut almak değil; turizmle beslenen bir değer zincirine dahil olmak anlamına geliyor. Bu nedenle bölge, klasik yatırım bölgelerinden farklı bir dinamik taşıyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Yaşam odaklı ve uzun vadeli yatırımlar Bölgede yalnızca kısa vadeli yatırım modelleri değil, yaşam temelli yeni yatırım kurgularının da dikkat çekmeye başladığı belirtiliyor. Özellikle uzun süreli yaşam, emeklilik odaklı yerleşim modelleri ve wellness eksenli projeler, Akdeniz hattında yeni bir yatırım segmenti oluşturuyor. Sektör temsilcilerine göre bu dönüşüm, konutu sadece bir varlık değil, yaşam ve gelir modeli olarak konumlandıran yeni bir yatırım yaklaşımına işaret ediyor. Arsa ve proje geliştirmede hareketlilik artıyor Manavgat ve Side hattında artan proje stoğu, arsa geliştirme faaliyetleri ve nitelikli konut projeleri bölgedeki büyümenin diğer dikkat çekici göstergeleri arasında yer alıyor. Villa, rezidans ve karma yaşam projelerine artan ilginin, bölgenin uzun vadeli büyüme potansiyelini desteklediği ifade ediliyor. Bu hareketliliğin geçici olmadığını belirten Ahmet Tanır, “Bugün bu bölge yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım merkezlerinden biri olarak okunmalı” diyor. Doğru lokasyon, doğru zaman, doğru proje Artan ilginin yatırım kararlarını daha stratejik hale getirdiğini vurgulayan Tanır, yeni dönemde doğru lokasyon, doğru zamanlama ve doğru proje seçiminin her zamankinden daha önemli olduğuna dikkat çekerek, “Yatırımcı artık yalnızca fiyat odaklı değil; ulaşım, turizm potansiyeli, yaşam kalitesi ve bölgesel gelişim perspektifiyle karar veriyor. Bu da profesyonel bakışı zorunlu hale getiriyor” dedi. Tanır, özellikle Akdeniz hattının bu anlamda güçlü fırsatlar sunduğunu ifade ediyor. Uzmanlara göre güvenli liman algısı, turizm destekli büyüme ve değişen yatırım tercihleri birlikte değerlendirildiğinde, Akdeniz hattı Türkiye gayrimenkul piyasasında yeni büyüme koridorlarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle Manavgat-Side ekseni, hem değer koruma hem uzun vadeli getiri açısından yatırımcı radarındaki yerini güçlendiriyor.

KIRCAALİSİAD heyetinden Ankara çıkarması Haber

KIRCAALİSİAD heyetinden Ankara çıkarması

Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), Ankara’da gerçekleştirdiği temaslar kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çeşitli siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri ve siyasi liderlerle bir araya gelerek Türkiye - Bulgaristan ilişkilerine yönelik önemli görüşmeler gerçekleştirdi. KIRCAALİSİAD heyeti, ziyaretler kapsamında başta Bursa milletvekilleri olmak üzere farklı şehirlerden milletvekilleriyle temaslarda bulunurken, aynı zamanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile de görüşme gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen temaslarda, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve stratejik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Stratejik rapor TBMM gündemine taşındı Ziyaretlerin merkezinde, KIRCAALİSİAD tarafından hazırlanan “Türkiye - Bulgaristan Ekonomik ve Stratejik İş Birliği, Politika ve Eylem Raporu” yer aldı. Söz konusu rapor, iş dünyasının sahadan gelen beklentilerini, sektörlerin mevcut durumunu ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik somut önerileri içeriyor. KIRCAALİSİAD heyeti, raporu TBMM’de gerçekleştirdiği görüşmelerde milletvekillerine sunarak; bölgesel ticaretin geliştirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve iş birliği alanlarının genişletilmesi konusunda görüş alışverişinde bulundu. Geniş kapsamlı temaslar KIRCAALİSİAD heyeti, TBMM ziyaretleri kapsamında Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk, Fevzi Zırhlıoğlu, Refik Özen, Ahmet Kılıç, Emine Yavuz Gözgeç ve Yüksel Selçuk Türkoğlu ile bir araya geldi. Ayrıca Antalya Milletvekili Uğur Poyraz ile gerçekleştirilen görüşmelerde de ekonomik iş birliği ve bölgesel kalkınma başlıkları ele alındı. Gerçekleştirilen temaslarda; iş dünyasının ihtiyaçları, üyelerin beklentileri ve Türkiye ile Bulgaristan arasında daha güçlü ekonomik bağların kurulmasına yönelik öneriler detaylı şekilde paylaşıldı. Görüşmelerde karşılıklı olarak yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilenirken, iş dünyasının politika yapım süreçlerine katkısının önemi vurgulandı. “Ortak akıl ve iş birliği vurgusu” Heyet, ziyaretler kapsamında Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari hacmin artırılması, yatırım süreçlerinin kolaylaştırılması ve iş dünyasının önündeki yapısal engellerin azaltılması için kamu ve özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. TBMM’nin önemi vurgulandı KIRCAALİSİAD tarafından, TBMM ziyareti kapsamında yapılan açıklamada ise Gazi Meclisimizin kuruluşunun yıl dönümüne vurgu yapılarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milli iradenin en güçlü temsil makamı olduğunun altı çizildi. Ayrıca Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kurucu iradeye saygı ve minnet ifade edildi. Somut iş birlikleri için güçlü zemin KIRCAALİSİAD heyeti, Ankara temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede, gerçekleştirilen görüşmelerin somut projelere dönüşmesi yönünde güçlü bir zemin oluşturduğunu belirtti. Dernek, önümüzdeki dönemde kamu kurumları ve siyasi temsilcilerle kurulan bu temasları daha da ileriye taşıyarak, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlamayı sürdüreceğini ifade etti.

Gayrimenkulde yatırım rotası Akdeniz’e kaydı Haber

Gayrimenkulde yatırım rotası Akdeniz’e kaydı

Türkiye’de gayrimenkul piyasasında dengeler yeniden şekillenirken, yatırımcıların rotası turizmle entegre, değer üretme potansiyeli yüksek bölgelere yöneliyor. Bu dönüşümde öne çıkan lokasyonların başında ise Antalya’nın Manavgat ve Side hattı geliyor. Yalnızca dönemsel bir ilgi değil, sürdürülebilir talep yapısı ve güçlü yatırım dinamikleriyle dikkat çeken bölge, her dönemde değerini koruyan ve geliştiren nadir yatırım alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Gayrimenkul, turizm ve yatırım alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip girişimci Ahmet Tanır, Akdeniz hattında yatırım dengelerinin değişmediğini, aksine daha da güçlendiğini vurguluyor. “Manavgat ve sıde her dönemde yatırımcının radarında” Bölgenin yalnızca yazlık ya da ikinci konut talebiyle değil, yatırım odaklı bir açıdan değerlendirildiğini belirten Ahmet Tanır, “Manavgat ve Side, turizm potansiyeli, doğal ve tarihi zenginlikleri ve gelişen şehir yapısıyla Türkiye’de yatırım açısından her zaman güçlü bir konumda oldu. Bugün de bu değişmiş değil. Aksine, artan talep ve gelişen projelerle birlikte bölge yatırımcılar için daha stratejik hale geliyor.” Dedi. Turizm gücü yatırım değerini destekliyor Özellikle Side’nin uluslararası bilinirliği ve Manavgat’ın geniş gelişim alanı, bölgeyi farklı yatırım segmentleri için cazip hale getiriyor. Yüksek sezonluk kira potansiyeli, kısa dönem kiralama modeli ve döviz bazlı gelir imkânı, yatırımcıların ilgisini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Turizmle entegre bir gayrimenkul yapısına sahip olan bölgede yatırım, klasik konut anlayışının ötesine geçtiğini belirten Tanır, “Burada yatırım sadece bir konut almak değil; doğru lokasyonda, doğru projeye dahil olarak uzun vadeli bir değer yaratmak anlamına geliyor.” İfadelerini kullandı. Yeni projeler ve arsa geliştirme hareketliliği dikkat çekiyor Manavgat’ta son dönemde artan proje üretimi ve arsa geliştirme faaliyetleri, bölgenin büyüme potansiyelini ortaya koyuyor. Özellikle villa, site ve rezidans projelerine olan talep artarken, yatırımcıların arsa tarafında da daha bilinçli hareket ettiği gözlemleniyor. Bölgedeki bu hareketliliğin kalıcı olduğuna dikkat çeken Tanır, “Manavgat, gelişmeye açık yapısıyla yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım bölgeleri arasında yer alıyor” ifadelerini kullanıyor. “Doğru yatırım için uzmanlık şart” Artan talep ile birlikte yatırım kararlarının daha stratejik hale geldiğini belirten Tanır, yatırımcıların profesyonel destek almadan hareket etmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün en kritik konu doğru yer, doğru proje ve doğru zaman üçlüsünü bir araya getirebilmek. Bu da ancak bölgeyi iyi tanıyan, sahaya hakim bir bakış açısıyla mümkün.” Dedi. Akdeniz’de değer kaybetmeyen yatırım hattı Manavgat ve Side, turizm gücü, altyapı gelişimi ve artan yatırım ilgisiyle Türkiye’de gayrimenkul yatırımının en güçlü bölgeleri arasında yer almaya devam ediyor. Uzmanlara göre, bu bölgede doğru yapılan yatırımlar, hem kısa vadeli getiri hem de uzun vadeli değer artışı açısından önemli fırsatlar sunuyor.

CW Enerji’den 24 milyon dolarlık  yeni GES sözleşmesi Haber

CW Enerji’den 24 milyon dolarlık yeni GES sözleşmesi

CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, “Her biri özenle geliştirilen güneş panellerimiz sayesinde yatırımcılarımız maksimum performans ve güvenilirlik elde ediyor. CW Enerji olarak AR-GE’ye yaptığımız sürekli yatırımlarla, ürün kalitemizi ve teknolojik yetkinliğimizi her geçen gün daha da ileriye taşıyoruz” dedi. CW Enerji sektörel gelişime katkı sağlayacak çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Son olarak CW Enerji ile yurt içinde yerleşik bir müşterisi arasında arazi tipi güneş enerjisi santrali kurulumu gerçekleştirmek amacıyla bir sözleşme imzalandı. KDV hariç 24.021.192,00 Dolar tutarındaki sözleşme kapsamında projenin 2026 yılının son çeyreği sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Konu hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, güneş enerjisi sektöründe önemli adımlar atmaya ve yeni projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini söyledi. Yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasını sağlamak adına çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Yılmaz, “Sürdürülebilir bir gelecek inşa etme hedefimizle temiz enerji yatırımlarına hız kesmeden devam ediyoruz. Yenilenebilir enerji alanındaki öncü çalışmalarımız doğrultusunda, yurt içinde yerleşik bir müşterimiz ile arazi tipi güneş enerjisi santrali kurulumu gerçekleştirmek üzere KDV hariç 24.021.192,00 Dolar tutarında yeni bir sözleşme imzaladık. Söz konusu proje, 2026 yılının son çeyreği itibarıyla tamamlanacak şekilde planlandı. Ardı ardına gerçekleştirdiğimiz bu projeler, hem ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyor hem de yerli mühendislik gücümüzün başarısını tescilliyor” dedi. Yatırımcılarımız için uzun vadeli değer yaratıyoruz CW Enerji güneş panellerinin yüksek verimlilik, uzun ömür ve zorlu çevre koşullarına dayanıklılık gibi üstün teknolojik özellikleriyle öne çıktığına dikkat çeken Yılmaz, “Her biri özenle geliştirilen güneş panellerimiz sayesinde yatırımcılarımız maksimum performans ve güvenilirlik elde ediyor. CW Enerji olarak AR-GE’ye yaptığımız sürekli yatırımlarla, ürün kalitemizi ve teknolojik yetkinliğimizi her geçen gün daha da ileriye taşıyoruz. Sadece bugünün değil, geleceğin enerji ihtiyaçlarına da sürdürülebilir çözümler sunma amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu anlayışla hem ülkemizin enerji arz güvenliğine katkı sağlıyor hem de yatırımcılarımız için uzun vadeli değer yaratıyoruz” diye konuştu. Yılmaz, bugüne dek olduğu gibi bundan sonra da hem yurt içi hem yurt dışı pazarlarda temiz enerji yatırımlarını artırmaya ve sıfır karbon ekonomisine geçişi desteklemeye devam edeceklerini de sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.